Bugün - 22 Ekim 2014 Çarşamba
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.malatyatime.com Logo
Gündem
Özel Haber
Spor
Siyaset
Kültür-Sanat
Sağlık
Vefat
Eğitim
Ekonomi
Asayiş
Diğer »
-
Malatya 19°C
Haber Detayları

Hizmet ile ihanet arasındaki farkı iyi görmek gerekir

“Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylık teklif edilirse düşünebilirim” diyen Ak Parti’nin Malatya eski Milletvekili Ali Osman Başkurt: Hizmet ile ihanet arasındaki farkı iyi görmek gerekir Malatya’da Ak Parti’nin kurucu il başkanı ve eski milletvekili Ali Osman Başkurt, bugünkü siyasi gelişmeler ve önümüzdeki yerel seçimle ilgili görüşlerini aktardı.

Özel Haber Haberi - 10 Nisan 2013 Çarşamba - 10:45
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylık teklif edilirse düşünebilirim” diyen Ak Parti’nin Malatya eski Milletvekili Ali Osman Başkurt:

Hizmet ile ihanet arasındaki farkı iyi görmek gerekir

Malatya’da Ak Parti’nin kurucu il başkanı ve eski milletvekili Ali Osman Başkurt, bugünkü siyasi gelişmeler ve önümüzdeki yerel seçimle ilgili görüşlerini aktardı. Ali Osman Başkurt’la yaptığımız röportajda, Malatya için yaptıklarını ve yapmayı planladıklarını konuştuk. İlgiyle takip edeceğinizi düşündüğümüz röportajı Yönetim Kurulu Başkanımız Murat Çetin yaptı.

Sayın Başkurt öncelikli olarak bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Önümüzde bir yerel seçim var. Malum siyasetin de çok fazla etkin yönü var. Kimisi der ki “Siyasi merci tavandır, yani Ankara’dır ve genel merkezlerdir”, kimisi de “Hayır tabandır” der. Siyasette duayen olmuş biri olarak size sormak istiyoruz. Sizce bu görüşlerin hangisi geçerlidir. Siyaset vitrinine çıkacak isimlere kim veya kimler karar veriyor? Siyasete adım atacak kişilere ne gibi tavsiyeleriniz olacak?

Bildiğiniz üzere Ak Parti’nin Malatya’da kurucu il başkanlığı görevini yaptım. Daha sonra milletvekili oldum. Vekillikten sonra aday adayı oldum. Süreç başlamıştı ancak hastaydım, yine de aday adayı oldum. Temayül yoklamasında 3. sıradaydım. Ankette zannediyorum ikinciydim. Fakat ilk 11’e giren hiç kimse listede yer alamadı. Yani  genel merkezin de, tabanın da ağırlığı var. Sanırım bununla ilk sorunuzun cevabını hemen hemen vermiş gibiyim. Aslında ikisinin de yani tabanın da tavanın da ortası olması lazım. Tabana dayalı yoklama yapılıyor. Delege yoklaması ve halk yoklaması yapılıyor. Anket çalışmaları yapılıyor. Bildiğim kadarıyla üç tane yoklama yapılıyor. Genel merkez bunların ne kadarına uyuyor bunu bilemem. Uyduğu yer de var uymadığı da var. Ancak gönül isterdi ki bunun halka açık bir şekilde yapıldığı için daha şeffaf olmasıdır. Kamuoyuna açıklıyorsanız buna sadık kalın. Benim demokrasi anlayışım budur. Malatya’da bu partinin kurucusuyum. Partimin lideriyle herhangi bir problemim yoktur, olması da mümkün değildir. Partinin yönetiminde olayım veya olmayayım sonuna kadar liderimin yanındayım, arkasındayım ve duacısıyım. Önemli olan memlekete hizmet etmektir. Sayın genel başkanımın çalıştığını görüyor ve O’nun için dua ediyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE YABANCI DEĞİLİZ

Sayın Başkurt, şu anda ülkemizin komşularıyla olan ilişkileri, Kürt açılımı ve ekonominin istenen seviyede görülememesi gibi konular var. Başkanlık sistemi konusunu da eklersek gündem hayli yoğun. Bunlarla ilgili görüşünüzü alabilir miyiz?

Ülkemizin komşularıyla ilişkileri, kürt açılımı ve ekonomik programları hakkındaki görüşüm tamamen hükümetimiz lehindedir. Başkanlık sistemi meselesine gelecek olursak, zaten ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde halka gidilecek. Cumhurbaşkanını halk seçtiğine göre başkanlık sistemine büyük bir oranda geçilmiş olacaktır. Eğer yüzde 50 veya 60’la cumhurbaşkanı seçiliyorsa ve partisi de yüzde 30 veya 40 aldıysa partisiyle çalışmayacak mı? Yine çalışacak. Benim gönlümden geçen yarı başkanlık sistemidir. Dünyada başkanlık veya yarı başkanlık sistemini yürütenler gayet güzel götürüyor. Bizim genlerimizde de zaten bu var. Bu husus, geçmişimizde yıllarca asırlarca uygulanmıştır. Osmanlı bir krallık sistemi değildi, yarı başkanlık sistemiydi. Gerektiğinde şeyhülislam padişahı aşağı indirebiliyordu. Bence o tarafa doğru bir gidiş var. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi değil de diğer seçimde bu husus belirlenecektir.

MALATYALI HALEN BİR CADDE İLE YETİNİYOR

Siyasi felsefenize ve Malatya’ya bakışınızı öğrenebilir miyiz?

Siyasette kendi adıma “Halka hizmet hakka hizmettir” düsturunu uygulamaya çalışıyorum. Malatya Büyükşehir’e hizmet yarışında inşallah çeşitli gruplardan insanlar çıkacaktır. Bir partide de ne kadar çok aday adayı çıkarsa zenginliktir. İnşaallah emaneti hak edene verirler. Maalesef Malatya bir türlü belediyecilikte bir yerlere taşınamadı. Ben bu durumu gelen belediye başkanlarının eksikliğine yoruyorum. Yol yapmaktan başka bir şey yok. Malatya halen bir caddede sallanıp duruyor. Kışla Caddesi’nden başka bir caddemiz var mı? Gelecek ekibin başındaki kişi ekip çalışmasına önem verir ve öyle çalışırsa o şehirde yaşayanlar o şehri büyütürler. En ufak kesimleri dahi temsil edecek bir ekip gerekiyor. Böylesine herkesi kucaklayan bir başkana işin teslim edilmesini diliyorum. Şu kadarını söyleyeyim ki ben bir ihtiyaç görmesem kesinlikle getirdiğim bir arkadaşın önüne çıkmam.

Peki ihtiyaç var mı?

İhtiyacı kamuoyu yoklamaları ortaya çıkaracak. Bana gelen çok teklif var. Partimin eğilimine bakacağım. Hizmet yarışında benimle kimse boy ölçüşemez. Malatya’ya hizmet konusunda hiç kimse benim rakibim olamaz. Rabbimin izniyle hizmet delisi bir insanım. Hiç kimseyi rakibim olarak görmüyorum. Öyle bir rakibim olsa onun karşısına belki de hiç çıkmam. Fakat süreç bitmiş değil kim bilir belki de çıkar. Ben Adıyaman yoluna, Darende’ye ve Arapgir’e yaptıklarımı hiç saymıyorum. Bütün ilçelerde adil bir yatırım yapmışımdır. Benden sonra oralara hiçbir yatırım gitmedi. Köydes ve Toplu konut işten bile değil oralarda işler zaten yürür. Uzun sözün kısası Malatya Büyükşehir Aday Adaylığımı ciddi ciddi düşündüm. Ama istişarelerim neticesinde, partimin, genel merkezimin ve vekillerimin eğilimi ne olur onu bilemiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ciddi ciddi adayım demiyorum. Dostlarım, Malatya’yı sevenler ve sürekli bu yarışa girmemi isteyenler yol işaretimi koyacaklardır. Önümüzdeki seçim süreci siyasetçi için çok uzun bir zaman değil. Allah’ın izniyle son dakika yarışa girsem ilk üçün içine girerim. Cenab-ı Allah izin verirse son bir hizmet daha yapmak isterim. Şu anda kendimi sağlıklı hissediyorum. Geçmişte sağlıkla ilgili bazı sıkıntılarım vardı. Sağlık sorunum olduğu için bunu kabul edemezdim. Milletvekilliğiyle Belediye başkanlığı  arasında çok fark vardır. Başkanlık yapacak insan daha fazla efor sarf etmek zorundadır. Şu anda gayet sağlıklıyım. Eğer sağlığım iyi olmasaydı ortaya çıkmazdım. Eğer Rabbim böyle bir fırsat verirse, hayallerimi, projelerimi, tatbikata geçmeyen projelerimi, Malatya halkıyla birlikte  yönetmeyi düşünürüm. Ekiple hareket ederim. Hep teşkilatçılık yaptım. İlkokul yıllarımda bile başkanlıkla başladım, hep başkanlıklarla geçti hayatım. Eğer başkanlık bize nasip olursa bir kez daha başkan sıfatını alırım İnşaallah.

10 TANE PROJEM VARDI...

“Halka hizmet hakka hizmet sözünü kendime düstur edindiğimi daha önce belirtmiştim. Allah nasip etti bir dönem vekillik hizmetim de oldu. 10 tane projeyi olgunlaştırdım. Rabbim bana bu 10 projenin 8’ini bahşetti. 2 tanesine zamanım ve gücüm yetmedi. Bu projelerin geçmişteki rakamı 500 milyonu  buluyordu. “Bunlar neydi?” diye soracak olursanız. 1-Tarihi eserlerin onarımı (Ulu Cami ve Beşkonak evleri), 2- Beyler Deresi Viyadüğü, 3- 0rganize sanayi bölgesinin 2 olan sayısını 5'e çıkarmak, 4-Vagon Fabrikası’nı ihale ederek aktif hale getirmek, 5-Kuzey ve Güney çevre yolunu yapmak, 6-Kültür sanat merkezi yapmak, 7- 33 bin kişilik stadyum, 8-7 bin 500 kişilik kapalı spor salonu, 9- 1000 yataklı hastane ve 10’uncu olarak Beyler Deresi’nden Hanımın Çiftliği’ne duble yol projeleridir.

ULU CAMİ VE TARİHİ ESERLERİN ONARIMI

Projelerimi şöyle açıklamak isterim. İlk işim tarihi eserler oldu. Bunlardan ise ilk Ulu Cami oldu. Çünkü gençlik yıllarımda Ulu Cami’nin içler acısı halini görüp çok ağlamıştım. “Bir gün elime fırsat geçerse burayı düzelteceğim” demiştim. Elime fırsat geçer geçmez ilk olarak İhsan Koca’yla birlikte Mehmet Ali Şahin’e gittim. Çünkü Vakıflardan Sorumlu Bakan O’ydu. Ancak kendisi vakıfların elinde fazla bütçe olmadığını söyledi. Daha sonra Vakıflar Genel Müdürü sayın Yusuf Beyazıt’a gittim. Kendisini 3 gün misafir ettim Malatya’da. Battalgazi, Darende ve Arapgir’e götürdüm. Bütün tarihi eserleri gezdirdim. Bütün hazinelerimizin örtüldüğüne ve yok edildiğine beraber şahit olduk. Rabbim şahittir ki bunu bana geçmişteki duygularım yaşatmıştır. Bu arada Beşkonakları’da yaptırdık.

BEYLERDERESİ VİYADÜĞÜ

Ardından en büyük hayalim Beylerderesi’ydi. Her Malatyalı kadar ben de aklımdan geçirirdim buraya bir köprü yapılmasını. Gücüm varsa tuttuğumu koparırım. Zeki Ergezen’den Malatya için istediklerimi almak için çok uğraştım. Beylerderesi meselesinde de böyle oldu. Sürekli Zeki Ergezen’e ısrar ettim. O da her seferinde bütçenin olmadığını söyledi. Ben ısrarımdan hiç vazgeçmedim. Elimde kayısıyla Zeki abinin kapısını çaldım durdum. Bir gün beni aradı. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gelmemi istedi. Bir grup arkadaşımı da oraya çağırdım. Zeki bey bütün müdürleri toplamış, dedi ki, “Beylerderesi’nin proje taslağını 6 ay içinde hazırlayıp önüme getireceksiniz. Parayı düşünmeyin o benim cebimde.” Yurtdışında projeyi hazırlattı. Maksat çabuk olsun diye! Yaklaşık 6 aylık bir sürede projeyi hazırlattı. Ancak görev süresi bittiği için temeline kendisi katılamadı. Fakat ben  Zeki beyin katkısını bulunduğum her yerde ve mekanda söylerim. Hasılı önce benim samimiyetim ve hayalimde ısrar etmem ardından  Zeki beyin beni sevmesi bu olayın gerçekleşmesine sebep oldu. Neyi arzu edersem Cenab-ı Allah’ın izni ile geliyordu. Gücüm yoktu ama samimiyetim vardı.

TAKİP EDEN YOK

Beylerderesi’nden Hanım Çiftliği’ne kadar duble yol, bisiklet bulvarı ve yürüyüş kordonu projelerim arasındaydı. Şu anda Dedekorkut’un orada bir alt geçit gerekli, fakat mevcut yapılanlar halen bitirilmemiş. Bunlar için Başbakan’dan olur alınmış. Fakat takip eden yok. Üçü yapıldı. Son olarak halin oradaki halen duruyor. Karayolları halen yapıyor ama kör topal yapıyor. Bu ve bunun gibi çalışmalara ağırlık verilmiyor.

KÜLTÜR SANAT MERKEZİ

Kültür-sanat merkezinin de çalışmaları benim zamanında başladı. Şu anda bitmiş vaziyette. O günkü belediyeyi, özel idareyi ve bakanlığı ortak ettik. Benim zamanımda ihalesi yapıldı. Ama o günkü “Belediye başkanına verelim” dedik. “Altını otopark veya mağaza yap. Sen yap” dedim. Maksadım orayı Malatyaya kazandırmak için bu şekilde bir hareketin içine girdim. Eğer devlete bıraksak o iş uzun sürecekti. Tam istediğim gibi olmadı ama o günün şartlarında ancak bu şekliyle yapabildik. Daha sonra gelen vali oraları kerpiç binalarla doldurmuş . Malatyamızın bir kültür-sanat merkezi yoktu ancak şimdi oldu. Ama ne kadar ihtiyaca cevap veriyor bilemiyorum. Yeri çok güzel olan 25 dönümlük ve üç tarafı yol olan bir yer ancak bu şekliyle olabildi.

1000 YATAKLI HASTANE

Bir başka projemiz de Malatyamıza bin yataklı hastane projesiydi. Bunu TOKİ’ye yaptıracaktık. Fakat o günkü belediye bize yer gösteremedi. Benim döneminden sarktı. Maalesef bugün 640’a düştü. Çünkü projede takipçilik yok. Bir şeyi istiyorsan takip edeceksin. Güzel bir darbı mesel var “El elin eşeğini Türkü söyleyerek ararmış”. Hastane 640’a düştü. Malatya’da ikinci bir araştırma hastanesinin olması gerekiyor. Turgut Özal Tıp Merkezi var ama ikinci bir araştırma sağlık turizmini artıracak bir bölge hastanesi mutlaka olmalıdır. Yani Doğu’nun hasta profilini çekebilecek bir hastane gerekmektedir. Daha önce Kayseri ve Antep’te vardı. Şimdi ise Malatya’da olmalıdır. Malatya’yı sadece kayısı ile övünen bir ilden başka hale getirmemiz gerekir. Benim en büyük ideallerimden biri de sağlık turizmini artırmaktır. Ayrıca kültür turizmini de artırmak gerekiyor. Şu anda Malatya’da 5 tane 5 yıldızlı otel yapılmak üzere. Eğer alt yapı yapılmazsa buraya turist gelmez. Gelecek belediye başkanı bununla ilgili çalışmaları yapmalıdır. Nemrut gibi bir değer var elimizde bunu niye doğru dürüst pazarlayamıyoruz.

ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR İÇİN 33 BİN KİŞİLİK STAT ŞART

 Malatya’ya 33 bin kişilik stadın yapılması gerekiyor. Bu kimsenin gündeminde değilken benim gündemimdeydi. Kimsenin böyle bir görüşü yokken ben bunu söylüyordum. Kayseri’de okuduğum için Kayseri’yi iyi takip ederim. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı bir gün stattan bahsediyordu. Daha sonra bunu olgunlaştırdılar. Belediyeden tek kuruş para çıkmadan böyle bir stat yaptılar. Malatya’da üniversitenin karşısında üniversitenin bir yeri vardı. Fatih Hilmioğlu orayı bize vermedi. Neden vermedi? Çünkü Ak Parti’nin hiçbir işi olmasın diye vermedi. Bunun içinde stadın temeli 25 bin kişilik atıldı. Benim yakından takip ettiğim bu olay maalesef bu şekilde oldu. 33 bin ile 25 bin arasında doğru dürüst bir fark yok aslında. Ama uluslararası organizasyonlarda 33 bin kişilik şartı aranıyor. Bu işlerin yapıldığı sırada bir milletvekili buna itiraz etseydi, bugün 25 bin değil 33 bin olurdu.

ENGELLEMEYE ÇALIŞANLARI ANLATSAM SOKAĞA ÇIKAMAZLAR

Bütün bu projelerimi o gün bir paket olarak hazırladım. O günkü vali Halil İbrahim Daşöz’e “Benim şu şu şu projelerim var. Bunları kendi kendime yapabilme ihtimalim zor. Bunları hazırlayıp bir paket halinde sayın Başbakanımıza götürelim” dedim. Sayın Vali de sekreterine vererek hazırlıklarını yaptırdı. Daha sonra sayın Başbakanımıza götürdük. Tabii kimse benim projem olduğunu bilmiyordu. Bu arada bir çok projemizi maalesef saklamak zorunda kaldım. Maalesef Malatya’ya hizmet etmek isteyenleri engellemeye çalışan sözde Malatyalılar var. Benim yaptığımı kendisi yapamıyor diye ayağıma basmaya kalkıyor. Yav kardeşim benim ayağıma bas ama Malatya’nın hayrına olanı niye engellemeye çalışırsın? Bu isimleri şimdi burada anlatacak olsam, hiçbiri Malatya’nın sokaklarında gezemez.

CEZAEVİ YAPILACAK BAŞKA YER KALMADI MI?

Bir de Vagon Fabrikası vardı. Ben ihaleye bir defa çıkarttım . Ulaştırma Bakanlığı’ndan. Tabii ki ulaştırma bakanlığından olduğu ve yüksek bir maliyeti olduğu için kimse girmedi. O sırada maalesef benim dönemim bitti. Aradan 6 sene geçmiş. Geçtiğimiz günlerde Malatya’da yeni gelen valiyi ziyarete gittim. Bu Vagon Fabrikası’nı cezaevine verdiklerini söyledi. Bundan dolayı büyük üzüntü yaşadım. “1000 dönümlük yer, 40 bin metrekare kapalı alanı var, 65 bin metrekarelik lojmanı var, oradan tren rayı geçiyor çok kıymetli bir yer. Bu ihanettir” dedim. Maalesef duydum ki ihale yapılmış. 3-5 parçaya bölünmüş. Şu anda milletvekillerine ve belediye başkanına buradan çağrı yapıyorum. Lütfen bu araziye el koyun. Belediyenin böyle bir yetkisi var. Ben olsam burayı fuar alanı yaparım. Almanya’da böyle bir şehir var. Koca şehir sadece fuarcılıkla geçiniyor. Şu anda Malatya’nın fuar alanı 5 bin metrekaredir. Oranın kapalı alanı 40 bin metrekaredir. Böyle büyük bir yer niye cezaevine veriliyor? Gidip dağın başına yapsınlar cezaevini. O şehrin milletvekili ve belediye başkanının başka ne gibi görevi var?

SPOR SALONUNUN KAPASİTESİNİ DÜŞÜRDÜLER

Şu anki kapalı spor salonu 1800 kişilik. Nuh devrinde kalma bir yer. Park edilecek bir yeri dahi yok. Şeker Fabrikası’nın içinde 7500 kişilik bir yer belirlemiştik. Nedense benden sonra bununla ilgili hiçbir şey yapılmadı. Halen temeli bile yok. Temeli atılsa en azından biri gelir bunu yapar. Duyduğuma göre bunu da 5000 kişiliğe düşürmüşler. Ben MÜSİAD Başkanlığından gelmeyim. Olaya bir de ticari açıdan bakarım.

ORGANİZE SANAYİİ 5’E ÇIKARDIK

Organize sanayi bölgeleri ile ilgili çalışmalarımız da olmuştu. Mevcut olan 2 tane organize sanayi bölgesini 5 sanayi bölgesine çıkardık. Gelir gelmez 2. Organizenin yeri vardı. Ancak alt yapısı sıfırdı. Bir yılın içinde o zamanın bakanı sayın Abdüllatif Şener’e durumu bildirdik ve onun için programa ek ödenek çıkarıldı. Sayın Başbakanımızı da oraya davet ederek temelini attırdık. 164 parseli sanayiciye ve Malatyalı’nın hizmetine sunduk. O günkü valiye durumu göstererek, “Bakın kapış kapış gitti. Hemen 3.’yü çıkaralım” dedim. Birinci sanayinin yanında ikincinin de karşısında yer bulduk. Birinci ve ikincinin 1 buçuk katından fazla bir alan vardı. 11 bin dekarlık bir alandı bu. Yeri bulduk ama benim dönemim bitti. Halen onun alt yapısı ihale edilemedi. Sadece bin metresi yapılmış. Şu anda yüzlerce fabrika talebi var ama yer olmadığı için temel atılamamış. Şehrin yöneticileri uyurgezer olmuş. Bunu da basından sordum halen cevap verilmedi. Yüzlerce fabrika açılsaydı, yüzbinlerce insan ekmek sahibi olacaktı. Malatya severlik böylemi olur. Malatya’yı sevmek icraatla olur.

Hızlı trenin Malatya’ya getirilmesiyle ilgili bir çalışmanız var mıydı?

2007 yılında, hızlı tren için Konya, Eskişehir ve İstanbul dahil edildiğinde ben de bununla ilgili çalıştım ve bana 2013’te Malatya için söz verildi. Ulaştırma Bakanı Müsteşarı Süleyman Karaman ve şu anki Ulaştırma Bakanı bana bu sözü vermişti. Ama maalesef takip edilmediği için 2023’e ötelediler.

KURULUŞTA KÜFÜR EDENLER ŞİMDİ PARTİNİN İÇİNDE

Efendim, Ak Parti, belli bir süreçten geçerek, hayale bile gelmeyecek bir şekilde büyük bir sıçrama yaptı. Yani Ak Parti Türkiye’de ciddi inkılaplar yaptı. Ancak ilk dönemle bu dönem arasında farklar var mı? Siyasetin, şekli, rengi veya tarzı sizce değişti mi?

Ak Parti’nin Malatya’da kurucu il başkanı olarak kuruluşta belli bir hizbin veya grubun partisi olmasın diye gayret gösterdim. Her düşüncenin partisi olsun diye uğraştım. Benim siyasi olarak görüşüm ve evvelim, Akıncılardır. Milli Görüş camiasında herhangi bir görevim olmadı ama sonuçta Erbakan’a bir sempatim vardı. Ama hiçbir parti veya görüşe yakın durmadan herkesi kucakladım. Kuruluşta özellikle kalburüstü isimlere teklif götürdüm. Ama hiçbiri kabul etmedi. Genel Başkanımızın durumundan dolayı iktidar olamayacağını düşünerek kabul etmediler. Bu isimleri açıklasam şok olursunuz. Şimdi ise kimisi milletvekili oldu, kimisi başkan oldu. Küfreden, alay eden veya “Amaan sende” diyenler, bugün Ak Parti’nin içinde siyaset yapıyorlar. Hatta benim hiç almayacağım insanlar da şu anda partide bulunuyor. Fakat halen partinin özü duruyor. Tabii ki menfaat gurupları buraya da sızmıştır. Ancak çekirdek yerli yerinde duruyor. 

SİYASET YAPMAKTAN HİZMETE ZAMAN AYIRAMADILAR

Malumunuz olduğu üzere Malatya büyükşehir oldu. Sizce Malatya büyükşehir olmaya hazır mıydı? Ayrıca kaptan koltuğuna oturacak kişinin nasıl bir vasfı olması gerektiğini düşünüyorsunuz? Malatya siyasetinde ehliyet ve liyakat meseleleri ne kadar gözetiliyor? Bunların her biri ayrı ayrı konu başlıkları ama sizin kısaca görüşünüzü alabilir miyiz?

Malatya’nın büyükşehir olması, halkının çok arzuladığı amacın gerçekleşmesidir. Hayırlı olmasını diliyorum. Nüfus ağırlığının yüzde 80’i merkeze gelmiştir. Tabii ki merkez çok zor bir şekilde yönetilecek. Her yeri iç içe girmiş durumda. Hiçbir yerleşim yerinin mühendisi yok. Belediyecilik demek planlamacılık demektir. Gecekondu, planlamanın olmadığı yerlerde olur. Ama maalesef belediyeler sadece siyaset yapmışlardır. Hizmeti ikinci plana itmişlerdir. Belediye başkanı hizmet aşığı olmalıdır. Özünde “Halka ne kadar çok hizmet ederim” diye düşünecek ve öyle hareket edecek bir insan olmalı. O koltuğa, hizmet kelimesini “halka hizmet” olarak gören biri oturmalıdır. Hizmeti ilk başaran rahmetli Erbakan’ın ekibi olmuştur. Belediyeciliği ilk olarak o ekipte gördük. Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, o dönemde İstanbul’da göstermiştir bizlere. Sadece elitlerin, sadece seçkinlerin girdiği yerleri derdest ederek halka açmıştır. En temiz, en kaliteli ve en lezzetli yerleri halka açmıştır. Bütün duvarları yıkarak halka hizmet etmiştir. Turgut Özal’ın “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” düsturunu tüm Türkiye’ye göstermiştir.

AK PARTİ İL TEŞKİLATINDAKİ GRUPLAŞMALAR

Malatya’da Ak Parti’nin kurucusu oldunuz. Her kesimden insanı Ak Parti’ye kattınız. Ancak şu anda Ak Parti’de bir bölünmüşlük var. İl Başkanı, merkez ilçe, gençlik kolları ve belediye Mustafa Şahin’le birlikte hareket ediyor. Kadın kolları ise Mücahit Fındıklı ile birlikte hareket ediyor. Bu bölünmüşlüğün sebebini anlatabilir misiniz?

Bu tür meselelere fazla girmek istemiyorum. Partiyi kurarken iki isme teklif götürmüştüm. Bülent beyle beraber hiç tanımadığım İhsan Koca’ya teklif götürdüm. İhsan Koca’yı Bülent bey bana tavsiye etmiştir. Bana 10 günlük bir süre verilmişti. Bu kısa zamanda bu insanlara teklif götürmüştüm. Bülent bey mütevazi ve sevdiğim bir insandır.

BEN KOLTUK ADAMI DEĞİL DAVA ADAMIYIM

Ali Osman Başkurt, büyükşehir veya yan belediyelere aday olacak mı? Kamuoyunda böyle bir algı var şu anda. Daha önce medyada bununla ilgili bir demeciniz de yayınlandı. Bu konuyla ilgili görüşünüzü alabilir miyiz?

Niyazi beyle yaptığım röportajda bu soruya, “Ben hizmet adamıyım. Eğer partimden böyle bir teklif gelirse bu işi seve seve düşünebilirim.” Demiştim. Çünkü ben bir koyup 5 alan bir adam değilim. Benim bir koyup, canımı, fikrimi ve ailemi ikinci plana atacağımı herkes bilir. Ben bir göreve gelirsem, her şeyimi bunun için harcarım. Siyaset benim için bir araçtır, amaç değildir. Koltuk veya makamı hizmete yönlendiririm. Ben koltuk adamı değil, dava adamıyım. Dava meselesini şöyle açıklayayım. Rahmetli Turgut Özal’ın “Halka hizmet, hakka hizmet” düsturu ile hareket ederim. Ahmet bey benim teklifimle siyasete girmiştir. Ahmet bey Malatya’ya hakikaten modern bir şehir çehresi verdi. Kaldırım ve ışıklandırma gibi hizmetleri oldu. Ama bunlar eser değil. Eser, Kuzey veya Güney Çevreyollarıdır. Ahmet beye bunları yaparsa Malatya’ya bir eser bıraktığını söyleyebilirdim. Karanlıkdere alt geçidi onların zamanında başlamıştı. Bende ona destek verdim ama para noksanlığı sebebiyle bunu yapamadım. Daha sonra o alt geçidi bu arkadaşlarım yaptı. Bundan başka yaptıkları hizmet yok.

KUZEY VE GÜNEY ÇEVRE YOLLARI İLK GÜNDEM MADDESİ

Şu anda elinizde bir yetki olsa neyi yapmak isterdiniz?

Kuzey ve Güney Çevreyolları’nı yapardım. Bugün elimde fırsat olsa ilk işim bunu yapmak. Çünkü Malatya trafiği İstanbul trafiği haline gelmiş. Bir Malatyalı olarak sakin olduğu için, ucuz olduğu için ve ulaşım kolay olduğu için burayı tercih ediyorum. Eğer trafik sıkıntısını çekeceksem İstanbul’u tercih ederim. Kuzey ve Güney Çevreyolunu ben o günkü belediye başkanına da söylemiştim. Ahmet beye bunların ikisine de üstlenmesini söyledim. Gerekirse finansman için Başbakan’a götürmesini istedim. İlk işi kesinlikle budur dedim. Maalesef Cemal beyin dönemi geçtiği gibi Ahmet beyin de dönemi geçti. Bunun haricinde eğer elimde bir yetki olsa, Esenlik şirketinin bir birimine kayısıyı entegre merkezi şeklinde işletip pazarlamasını yaptırmak istiyorum. Böylece hem piyasayı dengelemek için hem de 350 bin kişinin ekmek yediği kayısı sektörünü hareketlendirmek” istiyorum.

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

malatyalı()
pütürgeli hamit, sen ve başkurtunun dönemi geçmiştir. başkurt şimdi kalkmış ak partiye emeği olmayanlar şimdi ak parti içindeler diyor,asıl başkurt zamanında yandaşlar hırsızlar partiye sızdı.emek verenler kenara itildi.başkurt geri dönmemek üzere defteri dürüldü.pütürgeli hamit senin de yolsuzluklarından tutun da diğer melanetlerine kadar herşey ortada.. ellerini ovuşturmana gerek yok
Gönderilen Tarih - 16 Temmuz 2013 Salı (17:37)  
Bülent()
Sayın Başkurt Malatya'yı bıraksın da elazığa aday olsun. Kendisinin Malatya'ya hizmetleri zamanında bizleri, doyurdu.Allah razı olsun.
Gönderilen Tarih - 03 Temmuz 2013 Çarşamba (11:17)  
vahap()
SAYIN BAŞKURT Allah sizden razı olsun dobra adamsınız bizde MTTB kökenliyiz şuan akp liyiz ve büyükşehire sizin gbi ufku geniş dava adamı gerek bu arada TSO nun yeterli olmadığını vazifesini yapmadığını anlıyorum keşke Tso sizin gbi bir adam aday olsaydı tam destek
Gönderilen Tarih - 08 Mayıs 2013 Çarşamba (01:58)  
pütürgeli hamit()
Büyük başkan..Muhterem dost.. Güzel insan...Kırk derece ateşle Pütürgenin dağlarında Ak Parti için tek tek haneleri dolaşıp mücadele veren,halkına hizmet sunabilmek için sağlığını hiçe sayan kahraman...Sen gittin gideli malatya ne halde bir bilsen..!! Teşkilatçılığı malatya ya öğreten, vefa İstanbul da bir semt değildir diyen , ilk genel seçimde insanların gözünde ki parti lambasının ışığını gören, sen...sen... sen... Övgü dizmeyi pek beceremem ama... Halkının duaları seninle..Sesini duymak, varlığını hissetmek ne güzel bir bilsen.. Şimdi yollar meydanlar seni bekler durumda.. Hani derler ya günümüzde '' YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDE YATAR..!! '' Ellerinle partiye getirip adam niyetine konuştuğun sonrada sitem ettiğin insanlar var ya, onlar bile özlemiştir seni... SENİ SEVİYORUZ A.OSMAN BAŞKURT ABİ..YOLUN VE BAHTIN AÇIK OLSUN.... pütürgeden hamit
Gönderilen Tarih - 10 Nisan 2013 Çarşamba (16:48)  
Gönül Dostu()
Sn vekil yaptıkların ne ise bilen biliyor ancak ;dün omuz omuza verdiğin ogün ki yol arkadaşlarından dün onların zor günlerinde sırtını dönüp bir yerlere jurnellemene karşı , bunların devletle sorunları var demene rağmen o güzel insanlar senden evvel sn Abdullah Gül hareketine ilk destek verenler iken ; özünden bu kaçış ihanet boyutunda değilmi ? bu ne benlik , ne enaniyet, ne bu kin dolu sözler neyi emaresi çamur atıp jurnellediklerin eğer susuyorlarsa bilinmeli ki asaletlerinden ve değer iklimlerinin dumura uğramadıklarındandır. Onlar yine de sen vesenin gibilere ancak DUA ederler.
Gönderilen Tarih - 10 Nisan 2013 Çarşamba (14:22)  

Diğer Özel Haber Haberleri
HSYK seçimleriyle, son kaleleri de yıkıldı
Hakk’a adanmış bir ömür - Dr. Muhsin Nur Muhammed
Kaçan imama inat öyle bir cami yaptılar ki!..

Kaçan imama inat öyle bir cami yaptılar ki!..
“Büyükşehir olmak bizi 5 yıl geriye götürdü”
Zorunlu 2 değişiklik takımın dengesini tamamen bozdu
Lobicilik yapanlar Malatyalı değildir
Başbakan’dan ne istedik, ne aldık?
Diğer Başlıklar

Malatya'da genel görünüm
takım olarak güzel bir ritm yakaladık
Beyaz etçiler, Selvi'yi ziyaret etti
Doğan Cüceloğlu ile Kaan Murat Yanık, Malatya'ya geliyor
MÜSİAD’dan SAMEKS hizmeti
Eser'den Genel Müdür Arslan'a ziyaret
Ağbaba: Malatya zor günler geçiriyor
Kuluncaklılar'ın sorunlarını yerinde dinliyor
Polat, ilk 6 ayı değerlendirdi
E-Gazete (Bizim Gazete)

Yazarlar 
Hava Durumu ( Malatya )
Bugün
8°C - 19°C
Perşembe
8°C - 17°C
Cuma
7°C - 17°C
Cumartesi
7°C - 17°C
Namaz Vakitleri ( Malatya )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
04:5906:3412:2115:2417:5019:13

22 Ekim 2014 Çarşamba
Röportajlar
Lobicilik yapanlar Malatyalı değildir
SÖYLEŞİ: MURAT ÇETİN Sayın Turgut öncelikli olarak iddialara cevap verme cesaretini gösterdiğiniz için teşekkür ederiz. K&uum...
»
»
»
Tarihte Bugün
1831 - Padişah fermanı ile başlık parasının yasaklanması
1601 - Kanije Müdafaası
Günün Sözü
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."
(MEVLANA (R.A))
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,13ms