Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

BOĞAZIN GERDANLIĞININ ŞİFRELERİ

Yavuz Sultan Selim köprüsü 39 ay gibi mümkün olmayan bir Zaman'da 3 milyar dolara yapıldı.

Dört gidiş geliş, ortasından geçen raylı sistemi ile 52 metre genişliğinde dünyanın ikinci görkemli köprüsü.

Yapıldı yapılmasına fakat; tabiri caize içi bizi yedi bitirdi, dışı başkasını misali tonla şey yazıldı çizildi hakkında bu yüzden.

Güzegahından yapım modeline kadar, klasik kamu usüllerinden, finansman şartlarına kadar, YAP-İŞLET-DEVRET yöntemine kadar ayrıntılarıyla tartışıldı...

Buna tartışıldı demek biraz garipçe olur, açıkçası istenmedi!

Tonlarla spekülasyon üretildi bu anlamda.

Mayıs ayı 2013'de temeli atıldığında Türkiye'nin yükselişi de birilerince önlenmek isteniyordu. Temel atıldıktan hemen sonra gezi kalkışması devreye sokuldu. Gezi ile Türkiye'yi alt edeceklerini düşündüler, olmadı. Aynı yılın 17-25 aralık ayında siyasete müdahale girişimi yaşandı. Bilindik bir darbeydi bu! Siyasi istikrarın gücü karşısında tutunamadı ve FETÖ gibi marjinal bir paradoksun gerçek yüzü ortaya çıktı. Bir istiklal mücadelesine dönen Mart 2014 yerel seçimleri sıraya girdi. Yine aynı basiretsizlik ortalıkta dolanıyordu. Seçim ikinci tura kalması için oynanmayan oyun kalmadı fakat yine 10 Ağostus 2014'de Recep tayip Erdoğan tüm müdahalelere rağmen Cumhurbaşkanı seçilmeyi başarabildi.

2015'e geldiğimizde iki genel seçim sığdırdık bu yıla. AK parti hükümeti tek başına iktidarı kaybetme tehlikesiyle baş başa kaldı bir anda. Neyse ki 1 Kasım 2015 seçimlerinde bu kayıp fazlasıyla kazanıldı. Bu kritik süreci bir fırsata dönüştüren Terör; söz birliği yaparak dört koldan saldırmaya başladı. 7-8 ekim olayları buna örnektir. Türkiye'nin bir an önce direnci kırılmak isteniyordu. 1 Kasım 2015 seçimlerinden üç hafta sonra şu mefhum uçak krizi başgösterdi bu kez. Bir Rusya krizi eksik kalmıştı, o da oldu. 2016'da Başbakan ve kabine değişimi derken FETÖ denilen askeri darbe ihaneti geldi.

Bunlar sadece ana başlıklar. İrili ufaklı müdahaleleri saymıyoruz.

Böyle acımasız ve kısa bir zamanda 3'cü köprünün nasıl yapıldığı tam bir başarı öyküsü. Bir taraftan Türkiye'nin önüne ikide bir takoz koyanlara karşı verilen mücadele, diğer yandan bu takozların aşılmasını bırakın; eş zamanlı olarak dünyanın en büyük yatırımını gündemde tutmak az bir mesele değil. Ne var ki kimsenin bilmediği bir gerçek, böyle önemli bir projenin arkasında fedakarlıkla yoğrularak verilmiş savaşın kahramanları vardı.

Her şekilde yapımı engellenen Yavuz Sultan Selim köprüsünün şifrelerine gelelim.

Tüm bu hengameli dönemde hiç kimse kredi açmaya yanaşmadı. Çünkü Türkiye'nin bu karanlık süreci atlatacağına kimse ihtimal vermemesi ile orantılıydı. Hatta bir ara Doğan patentli medya grupları köprüyü enkaza çevirme operasyonunu başlattıysa da başarı şansları düşük bir düzeyde kaldı. Beton yığını iki kule olarak kalacak manşetleri daha dündü oysa. Unutmak mümkün mü?

Ziraat bankası genel müdürü Hüseyin Aydın köprünün meydana gelmesinin gizli kahramanıdır.

Türk halkına duyurulur.

Meydana gelen tüm bu olumsuzluklar karşısında gerekli finansmanı sağlayarak köprünün bir an önce bitirilmesi için ciddi anlamda elini değil tüm gövdesini taşın altına koydu. Bankacılığın küreselleştiği, yabancı konsorsiyumların izin vermedikçe kredi musluklarının açılmayacağı günümüz dünyasında Ziraat bankası tek başına tüm riskleri göze aldı. Ziraat bankasından cesaretlenen Garanti bankası da bu kervana dahil olması ile güç pekişti. Garanti bankası da Türkiye'nin geleceğine güvendi, inandı. Sıraya girmiş krizlerin atlatılmasının payı büyüktü. Kredi paketine 7 banka daha dahil oldu geçen 39 ay süre içinde.

Tüm Dünya nefesini tutmuş 3'cü köprünün fiyasko haberini almalarını beklerken büyük bir törenle hizmete açılması içimizi yedi bitirdi bölümünü geçerek, dışının başkasının içini yedi bitirdi safhasına getirmişti.

Bu kez yok geçiş ücreti fazla, yok efendim kullanmayan da maliyete katılacakmış, yap-işlet-devret yönetiminin yanlış tarafları şeklinde suni spekülatif haberlere de kimse itibar etmedi. Geriye kaldı avuçlarını yalamak.

Demek ki neymiş; milli davranabilen sermayenin değeri çok ama çok büyük. Bu bir kez daha 3'cü köprü ile kanıtlanmış oldu. Mevcut hükümetin ve bundan sonra ki hükümetlerin milli sermayeyi büyütmeye yönelik yeni çalışmalar içinde olmaları gerektiği koşulları gün yüzüne çıkmış oldu.

Atalarımızın söylediği bir sözü akıllara getiriyor bu yazının özeti.

"İt ürür, kervan yürür..!" Sizce de öyle değil mi?

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YAZARIN DİĞER YAZILARI


- KANALBOYU ÇATIŞMASININ PERDE ARKASI
- HOLLANDASIZ HOLLANDA
- HOLLANDA'DA AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
- ALMANLARLA KAVGAMIZ
- KAZA DEĞİL CİNAYET
- FETÖ O ÜLKEDE DARBE YAPACAK
- KARARGAH 'NATO'
- KİMLERİN SAVAŞI
- ROWELVER Mİ? BAŞKANLIK MI?
- AHMET HAKANIN GİZLİ REİSÇİLİĞİ
- Bir sabah uyanacağız ki diktatörlükle yönetiliyoruz...
- Kılıçtaroğlu 'EVET' oyu kullanacak...
- PARLAMENTER SİSTEM NE DEMEK?
- 1.2 milyonluk telefon faturanı neden halk ödesin?
- TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ
- TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN NEDEN BİR ARMASI YOK
- BOMBA PATLATAN KARINCALAR
- DEAŞ'IN YENİ HEDEFİ SULTANAHMET CAMİSİ
- İDAMLIK KÖY
- SEKÜLER CHP'NİN SEKEN YUMRUĞU
- YAVUZ SULTAN SELİM HANIN RUHU
- SAVAŞTAN KAÇAN TÜRKLER
- REİNA'YLA ABD TÜRKİYEYE DEMOKRASİ GETİRMEK İSTEDİ
- BUGATTİLİ CIA SAVCISI ÖZ TÜRKİYE'DE Mİ?