Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

CHP'nin yeni sloganı: MAĞDURİYETİZM

Ana muhalefet partisi CHP'nin son günlerde içinde bulunduğu çelişkili hal ile pasifize atıl durumunun analizini iyi yapalım.

Türkiye şartlarını göz önünde bulunduralım.

Ana muhalefet partisi CHP'nin son günlerde içinde bulunduğu çelişkili hal ile pasifize atıl durumunun analizini iyi yapalım.

Ve hızla eriyen Atatürkün partisi pragmatiğinin geldiği nokta; CHP vizyon ve çizgisiyle bir alakası kalmadığına temas ettiğimizde,
rampa aşağı hızla uçuruma doğru giden siyasi ideolojinin çöktüğünü gösteren mafyacılık oyunlarından medet bekleyen bir oluşum ile sınırlı kaldığını, tüm gücünü kaybetmekle karşı karşıya kaldığı çaresizliği göreceksiniz.

Kaldı ki; HDP-FETÖ ittifakında da eline bir şey geçmeyince, yaşadığı travmadan olsa gerek son günlerde dikkatleri üzerine çekmek babında farklı arayışlara baş vuruyor CHP. Çağdaş, ilerici, pratik düşünceler üretmek yerine mağdur edebiyatı yaparak bir yer edinme gayreti içerisinde olduğunu görüyoruz. Bunlardan biri Aydın milletvekili Bülent Tezcan'ın silahlı saldırı sonucu bacağından yaralanması hikayesi. Olayı baştan sona objektif bir bakış açısıyla derlemek gerekirse iyi kurgulanmış bir oyunun ne denli Türkiye'ye yutturulmak istediğini göreceksiniz. Gerçek bir tiyatro, sahne, oyuncu, senaryo her şey iyi hazırlanmış. Film baştan sona mağduriyetizm kokuyor. Ayrıntılar çok açık, her şey ortada. Bülent Tezcan'ın bulunduğu bir mekanda belinde silahla içeri girmiş biri veya birileri ortaya atlayıp "vay sen nasıl reis hakkında illeri geri konuşursun" diyerek sıkacak şeklinde basit ama ses getirmesi beklenen ölçüde tasarlanmış bir olayın, CHP genetiğinin geldiği son durumun da haritasını çıkarıyor bizlere.

Mukadderat ya, mermi çekirdeği bacağına isabet edecek kadar iyi hesaplanmış bir oyun üstelik. Böyle durumlarda namlunun kargaşa, heyecan esnasında yön değiştirdiğini düşünmek istemiyor insan. Zaten öyle bir ihtimal da yok, çünkü maksat haber olmak, ses getirmek.

Ardından failler olay yerinden kaçıyor ve bir süre içinde Kuşadası'nda yakalanıyorlar. Sonra Sözcü, Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet hepsi bir ağızdan eş zamanlı attıkları başlıklar üzerinden manşetten acitasyon infiali takip ediyor. CHP böylelikle prim kazanmış olacak ve kemik tabanın gözünde parti mensupları mermi manyağı yapılmış denilerek kaybedilen imajın geri getirilmesi üzerine kurulmuş bir eylemin politik boyutlarını izliyoruz tv'lerden. Oysa partiler -millet menfaati- çıkışlı hamleler üzerinden prim yapması beklenilir, Ülke ve halk çıkarlarına uygunlukta hazırlamış oldukları projeler ile gündeme gelmesi önemlidir. Sahada gösterdiği performans ile anılması sizce daha mutlak değil mi? Fakat bunlar yerine "vurulmak" menşeli haberler geliyor önümüze.

Daha öncesinden de benzer olaya tanık olmuştuk. Can Dündar adliye çıkışı küçük bir klip hazırlamıştı. Hani şu meşhur Can Dündar'ın eşinin suikastçi ile selfi çekmesi mevzusu var ya işte o! Hatırlarsınız! Oyuncuların gereğinden fazla amatör davranması basının eline traji-komik bir malzeme tayini yapmasına sebep olmuştu. Dolayısıyla eline yüzüne bulaştırmışlardı her şeyi. Yada kendini rezil edip bıraktı liberal-Cumhuriyetçi görünen gizli FETÖ'cü Dündar. Olayın çok yönlü şekilde basına konu olması Can Dündar'ın başarılı olduğu başka bir yönünü daha bizlere gösteriyordu. Klip çekmekte ki marifetini. Klip çok yönlü çekilince Can Dündar'ın apaçık böyle bir oyunu tezgahladığını da kendi yeteneği ile ispatlamış oluyordu. Başında bulunduğu Cumhuriyet gazetesi bile olayı örtbas etmekten illalah etti. Şimdi firar, yurt dışına kaçtı. Yaptığı rezillikler ayuka çıkınca ülkesinden kaçmak zorunda kalan bir konuma düştü. Aynayı, tası, tarağı bir bavula doldurup soluğu Almanya'da aldı. Dile kolay Almanlar 50 yıl boyunca kullandı Can'ı. Ve şimdi kefaret borcunu ödüyor onlara, mızmızlanıp Türkiye'yi AB'ye şikayet edip durmaktan başka bir işe yaradığı yok.

CHP'lilerin tiyatroları bunlarla bitmiyor. Bir de bir kaç gün önce, akşam 7:30 saatlerinde Avcılar Belediye Başkan'ı CHP'li Handan Toprak Benli hanımefendinin park halinde ki aracının camına isabet eden "yorgun mermi çekirdeğinin" akıbeti var. Merminin nerden geldiği belli değil. Ne hikmetse adresi belli olmayan yorgun mermi çekirdeği gelip CHP Başkan'ın arabasının camını buluyordu. Yine kuşkulu, cevaplar havada, sonuç muamma. Sanırım filmin reklam kuşağı sonrasını bu mermi oluşturuyordu.

Geldik asıl ve son bombaya.

25 Ağostus günü Artvin'in Şavşat ilçesi ziyareti sırasında Yanıklı Köyü bölgesinde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun içinde bulunduğu konvoya terör örgütü tarafından ateş açılması olayına. O da benzer replikler taşıyor. Dolaylı ve alttan desteklediğin örgütün militanlarının gelip konvoyuna Ateş açmaları akıllarda bir çok soru işareti bıraktı. Neyse ki daha sonra Kılıçdaroğlu, canlı yayına bağlanarak durumunun iyi olduğunu söyledi. Saldırıda bir asker şehit düştü, iki asker de yaralandı.

Kısa Zaman'da bu kadar olayın meydana gelmesi akıllara şu sonucu getiriyor.

Dört koldan birileri silahları kuşanıp CHP'lilere ateş ediyor, saldırı altındalar, elbet haksızlık yapılıyor, seçimde meydanlarda başa çıkamadıkları partiyi silahlı saldırılarla yıldırmak istiyorlar kompozisyonu oluşturulmak isteniyor.

CHP bu segmente dikkat çekecek, mağduriyetlik oynayarak rakip partilere hesap soracak, başa çıkacak, belkide önümüzde ki seçimlerde AK partiye fark atıp yüzde altmış oy alacak.

Belli olmaz bu işler.

İşin ilginç yanı ise Bülent Tezcan'a ateş edip yaralayan tetikçi yani Failin "reis" kelimesini kullanmış olması. Bu şunu gösteriyor. AKP veya MHP ideolojisinden olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor. Bunu da iyi düşünmüş olmalılar. PKK, MLKP veya TİKKO benzeri sol ağırlıklı militanlar sıkacak değildi ya. Böyle olunca CHP, AK Parti veya MHP'liler tarafından mağdur ediliyor felsefesinin önünü açacağını garanti edebiliriz. Bülent Tezcan'nın Aydın'da yediği haltları karıştırmayalım şimdilik. Yoksa işin bilmem neyi çıkar. 15 temmuz darbesine "tiyatro" diyen bir Statükocu zihniyetin mensuplarının bu ince ayarda düşüncelerini hesaba katmak gerekirse, psikolojik manada mağduriyet rolüne iyi soyundukları, bununla kalmayıp dikkatleri üzerine çekecek hamleler zincirini oluşturma gibi yeni bir siyasi çalışma içinde oldukları aşikar.

400'e yakın insanın hayatını kaybettiği, 2000'den fazla yaralının geride kaldığı, Meclis'in bombalandığı, Cumhurbaşkanı'n hayatının tehlikeye girdiği 15 temmuz FETÖ darbesi madem tiyatroydu, Bülent Tezcan'nın vurulması olayı başka nasıl bir şekilde açıklanabilir ki?

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YAZARIN DİĞER YAZILARI


- KANALBOYU ÇATIŞMASININ PERDE ARKASI
- HOLLANDASIZ HOLLANDA
- HOLLANDA'DA AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
- ALMANLARLA KAVGAMIZ
- KAZA DEĞİL CİNAYET
- FETÖ O ÜLKEDE DARBE YAPACAK
- KARARGAH 'NATO'
- KİMLERİN SAVAŞI
- ROWELVER Mİ? BAŞKANLIK MI?
- AHMET HAKANIN GİZLİ REİSÇİLİĞİ
- Bir sabah uyanacağız ki diktatörlükle yönetiliyoruz...
- Kılıçtaroğlu 'EVET' oyu kullanacak...
- PARLAMENTER SİSTEM NE DEMEK?
- 1.2 milyonluk telefon faturanı neden halk ödesin?
- TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ
- TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN NEDEN BİR ARMASI YOK
- BOMBA PATLATAN KARINCALAR
- DEAŞ'IN YENİ HEDEFİ SULTANAHMET CAMİSİ
- İDAMLIK KÖY
- SEKÜLER CHP'NİN SEKEN YUMRUĞU
- YAVUZ SULTAN SELİM HANIN RUHU
- SAVAŞTAN KAÇAN TÜRKLER
- REİNA'YLA ABD TÜRKİYEYE DEMOKRASİ GETİRMEK İSTEDİ
- BUGATTİLİ CIA SAVCISI ÖZ TÜRKİYE'DE Mİ?