Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

TV Dizilerinin etkisi!


İçinde yaşadığımız toplumun kültürel değerlerini korumak için son derece dikkatli olmamız gerekirken, Televizyondaki belirli diziler bunu yok sayıyor. Ahlaki değerlerimize önem vermeyen diziler yayınlanmakta; çarpık ilişkiler , kötü örnekler, ahlak dışı gayrımeşru yaşantılar toplumun dengesini bozmaktadır.

GELECEĞİN EMANETÇİLERİ YANLIŞ YÖNLENDİRİLMEKTE

Yayınlanan ve yayınlanmakta olan diziler; lüks yaşantıyı, emeksiz kazancı, evlilik dışı ilişkileri, kötü alışkanlıkları ve değerlerimize uymayan davranışları ekranlara getiriyor. Bunları izleyen insanlar, bir şekilde özeniyor ekrandaki hayata. Televizyon dizileri, toplumsal değerlerimize dinamit koyduğu gibi geleceğimizi emanet edeceğimiz gençleri yanlış da yönlendiriyor. Daha düne kadar kutsal saydığımız değerler şimdi ayaklar altında...

KÖYLÜ KESİM 'KABA SABA' GÖSTERİLİYOR

Bazı diziler kırsal ve kentli arasına duvar örmüş. Bir kesimi yükseltirken, diğerini düşürüyorlar. Kırsal alanda yaşam süren oyuncular; cahil, varoş, kaba ve bundan yirmi yıl önceki standartlarda gösterilmekteyken, kentli; bunun karşısında bilgili, görgülü, kibar, hayat standartları yüksek olarak tasvir ediliyor. Oysa dönüp baktığımızda kentli ve köylü arasında böyle bir ayrım söz konusu değil. Diziler böyle bir karşıtlık yaratırken, gerçek hayatla bağdaşmayan görüntüler sergiliyor.

DEĞERLERİMİZ YOZLAŞIYOR

Aşk savaşlarıyla ortak tema altında toplumun değerlerine taban tabana zıtlaşan diziler yayınlanıyor. İki kardeş arasındaki aşk kavgaları, iki kadın arasında kalmış erkekler, lüks villalarda ki zengin kesim ve onlardan maddi çıkar sağlamak için evlenenler, yalancı /kiralık aşklar, emek yokken zenginleşmeler, evlilik dışı ilişkiler başta olmak üzere daha nice örnekler bizi biz yapan değerlerimize zıt düşüyor. Yaratmış oldukları karekter ve basit hikayelerle adeta büyülüyorlar izleyenleri. Yetişkinler için çekilmiş bir dizi bütün aile fertleri tarafından izleniyor. Televizyonun büyüsüne kapılan çocuk ve gençler, olup biten ile bütünleşiyor. Seyrettikleri diziyi ertesi gün aralarında anlatmaya başlayarak, hayatlarını bunun üzerine kuruyorlar. Dizideki karekterin özelliklerine aldananlar, onu kendi hayal dünyasında yaşatmaya çalışıyor ve izlediklerini başkasına anlatacakları zaman karşı taraf dizi izlemediğini söyleyince "nasıl izlemezsin, herkes falanca diziyi izliyor, şöyle böyle bir oyuncu var" diyerek başlıyor hayatını anlatmaya. Ayrıca çevremizde gördüğümüz kadarıyla herkesin bir dizisi, örnek aldığı oyuncu/lar, işini gücünü bırakıp kaçırmadığı tv dizisi var.

DİZİLERİN FAYDALARI-ZARARLARI YANINDA DEVEDE KULAK KALIYOR

İşlenen konulardan bazıları eğitici ve yararlı olsada genel kanı zararlı olduğu yönünde. Çünkü toplum değerlerimize uygun düşmeyen ahlak dışı yaşantılar bazı kesimleri gördüklerini iyi güzel olarak algılayıp ona yönlendirebiliyor. Televizyondaki aşırı şiddet unsurları da bir başka sorun. Fazla şiddet görüntülerine maruz kalan kişilerin, bilinçaltındaki şiddet duyguları bu sahneler aracılığıyla tetikleniyor. Ve en önemli zararından biri de aile yapısını zedelemesi. Dizilerdeki çiftlerin çok kolay boşanması izleyiciler üzerinde ciddi bir etki bırakıyor. Bunu bir örnek vererek açıklamak gerekirse: Türkiye Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Antalya şubesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, dizilerin aile birliğini zedelediği sonucuna vardı. Çorum Barosu Avukatlarından Derya Öztekin ise Çorum'daki boşanmaları mercek altına aldı. Öztekin'in araştırmasına göre, Çorum'da 2012 yılında bin 656 çiftin evlenirken, 640 çiftin boşanmaya karar verip evliliklerini sonlandırdı. Ortaya çıkan olumsuz tablo, boşanmaları normalleştiren dizilerin bir sonucu olarak belirten Öztekin, "Çiftler boşanmayı dizilerdeki gibi kolay ve basit olarak görüp evliliklerini bitiriyor. Bazı dizilerde yaşananlar insanları özentiye sürüklüyor. Lüks yaşantı istekleri evliliği bitme noktasına getirebiliyor. Bu çerçevede düşündüğümüzde yararından çok zararları mevcut" dedi.

BİR ÜLKEDE DİZİ YAYINLANACAKSA TOPLUMUN YAŞANTISI GÖZ ÖNÜNE ALINARAK YAPILMALI

Batı 'nın değerleriyle toplum kültürümüzün sentezlenmeye çalışılması, değerlerimizi yok ediyor. Gelinen noktada çocuklar, gençler hatta yetişkinler bile ekranda gördüğünü gerçek yaşamlarına taşımaya çalışıyor. Televizyon yapımcılarının bu konuda daha duyarlı davranması gerekiyor. Eğer bir dizi yayınlanacaksa toplum sosyo yapısı ile gelenek ve görenek, değerlerimiz, ahlaki vasıflarımız ,davranış kalıplarımız suistimal edilmemeli. Bize ayna tutan geleceği, kültürel seviyelere yükselten yayınlar yapılacağına insanları dibe çeken diziler yayınlanmaya devam ediyor. Televizyonda gördüğünü uygulayan bir nesil yetişiyor. İzleyici şikayetleri doğrultusunda RTÜK, bazı programları yayından çıkartsa da aynı çizgide yerine yenisi yapılıp ekleniyor. Bir programın yayından çıkartılması çözüm değil, önemli olan insanların bilinçlendirilmesi. Dizilerdeki varyasyon değişmedikçe sanat ve estetikten uzak senaryolar yazılıp hikayeler canlandırılmaya devam edecek.



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YAZARIN DİĞER YAZILARI


- Davranışlardan Doğan Çelişkili Hayatlar
- TOPLULUK İÇİNDE YALNIZ İNSANLAR
- TV Dizilerinin etkisi!