Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Yanarak ölen 12 öğrencinin hesabı

Adana Aladağ'da öğrenci yurdunda 12 kişi yanarak can vermişti. Malatya Time Yazarı Timur İnce bu konu ile ilgili yazdı: Yanarak ölen 12 öğrencinin hesabı

Adana Aladağ'da ki yurtta 12 öğrencimiz yanarak can verdi. Daha hayatı tanımayan çocuklarımız yangından yanarak, dumandan zehirlenerek hayatta veda ettiler. Ömürlerinin baharında ki anne kuzuları sırf okul okuyabilmek için birbirine sarılı vaziyette boğularak aramızdan ayrılıp gittiler iki gün önce. 

Hepsi masumdu.
Fakir ailelerin çocuklarıydı.
Üst başları iyi değildi.
Yerli malı haftasında öğretmenleri tarafından verilen bazı meyvelerin isimlerini dahi bilmiyorlardı. Tv ekranlarında yanarak ölmüş bir kızın babasını gördüm. Ne kadar da çeresizdi. Ne diyeceğini bile bilemiyordu. Çocuklarının kaldığı yurtta yangın çıktığını duyunca çıkıp gelmişti öyle. Başka ne yapabilir ki. Sadece bekliyordu bir kenarda. Bir iki kez mikrofon uzatıldı bir şey konuşamadı. Sabah olmuş itfaiye yangını söndürdükten sonra yanmış bir kız çocuğun cesedini eline verip köyüne gönderdiler. Neyse ki bir kızı daha kalıyordu aynı yurtta, o kurtulmuştu. Bir de basın Reyting yapacak diye o kış soğuğunda ayağında terlikle fotoğraf çektirmiş olan öğrenciyi iki de bir ekrana vermeyi büyük bir meziyet sayıyordu ya o da ayrı bir dertti. Hepimizin ayıbı, Türkiye'nin ayıbı...
Öyle işte!

Türkiye'de fakirin hali budur. Türkiye'de fakir dediğimiz bir tabaka vardır. Bunu daima görmezden gelselerde fevkalede olan gerçeği kimse saklayamaz. Bakmayın şu kadar büyüdük, bu kadar arttık çoğaldık rakamlarını. Bu kadar araba satıldı, enflasyon bitti hikayelerini. Yok efendim şu kadar nüfusu istihdam ettim. Şu şirketlerimiz büyüdü. Büyüdüde bu insanların hali nedir o zaman?

Bir inek sütü ile çocuklarını ne zor şartlar altında okutanları bilirim. İki evlak tarlayı kaza kaza can bırakmayanları... Bunlar ekonomistlerin hesaba katmadığı, şehirlerde yaşamayan daha çok kırsal yerlerde, köylü olan kesimin içindedir. Eminin ki o yanan öğrencilerin içinde bir milletvekili yada bakanın kızı olsaydı, şimdi Adana valisine kadar çoktan görevden alınmıştı. Bir üç beş gün daha sabredin, konu kapanır. Sadece bir yurt müdürüne olay ihale edilerek kapatılır üzeri merak etmeyin.

Adana demişken Aladağ'ın Adana'yla bir alakası olmayan bir coğrafya. Adana yani Çokorova varlıklı bereketli bir bölge. Aladağ sadece Adana'ya bağlı olsada ergonomik olarak Adana ile bir alakası yok. Toroslar'ın eteğinde küçük bir ilçe. Aladağ zaten Toroslar'ın ucundaki bir dağ, ilçe de adını buradan alıyor. Burada ki insanların yaşam standartları Adana kadar yüksek değil, zor kanaat geçinirler. Köylerde yaşayanlar kısmen hayvancılıkla yapar. Hayvancılık derken hemen aklınıza besi damları, profesyonel hayvancılık gelmesin. Üç beş inek davar doluk işte. Yine de her şey pahasına çocuklarını okutmak için kendinden uzak ilçede ki yurtta göndermişler.

Bu çocukların pişerek ölmesi eğitim sisteminin ne denli çarpık olduğunu da karşımıza çıkarıyor. Eğitim sistemi böyle gerektiriyor şimdi. Taşımalı yada yurtlarda kalmaya mecbur bırakıyor. Üstelik köylerden şehre göçüde tetiklemesi gibi bir özelliğide var. TEOK denilen rezaleti biliyorsunuz. Çocuk şehirde ki bilmem "X" okulunu kazanınca Aile mecburen çocuğuyla birlikte çıkıp şehre taşınması sonucu da eğitimde ki çarpıklığın bir sonucu. Son yıllarda sırf çocuk şehirde ki okulu kazanmış diye şehre göç eden aile sayısı 50 bin civarıymış. Şehirlilerin tuzu kuru nasıl olsa. En uzak okul 500 mt mesafede.
Ya köyler... Ne yapsınlar.

Köylerde ki okullar kapatılınca çocuklarını bu yurtlara göndermek zorunda kalıyor insanlarımız. Yurtlar ise belli cemaatlerin tekelinde. Edindiğimiz bilgilere göre Aladağ'da ki 12 öğrencinin hayatını kaybettiği yurtta "Süleymancılar" dediğimiz başka bir tarikatın egemenliğinde faliyet gösteriyormuş.

Cemaatler bu eğitim sisteminin eksikliklerinden son derece iyi faydanlandılar ülkemizde. Hepsi yükünü aldı. Yüklerini aldıkları yetmezmiş gibi bir de devleti ele geçirmek gibi hülasa bir düşünceye kapıldılar. Yani bir hırka bir lokma ile başlayan hikaye; yurt, okul, şirket, holding, ABD-CIA ile son buluyor. Cemaat liderleri aynı zaman'da birer patron, yönetici, holding genel müdürü yada CIO'su. FETÖ'cüleri gördük, adamlar Türkiye Cumhuriyeti devletini ele geçirecek kadar bir güç elde etmişti. 15 Temmuz'da darbe yapmaya çalıştı. Başaramadılar, ya başarabilselerdi?

Bir de ülkemizde eğitim zorunlu.
Devlet çocuklara eğitim verelim derken bu cemaatlere yetiştirmesi için militan veriyor ellerine. Hazır, saf, sıfır hatasız çocukları bunların güdümüne girmesi için tabiri caizse başka çare bırakmıyor. Cemaatler ise farklı ideoloji konseptlerine sahip. Beyinlerini yıkayıp kendi fikir ve ideolojilerinde, yeri geldiğinde ülkesinin askerine, halkına silah kullanacak kadar faşist duygulara donatabiliyor çocuklarımızı. Ondan sonra yok cennete gideceksiniz, yok Peygamber efendimiz rüyada böyle dedi diyerek istedikleri her şeyi fütursuzca yaptırmakta olduklarına tanık olduk.

Öyle bir şey ki!
Dört yanımız kuşatılmış.
Okumak için şehre gidiyorsun. Cemaat açmış ağzını bekliyor. Hadi Cemaatten kurtuldun, bu kez yangın sırada bekliyor, devlet yurtları yatılı okullarda cinsel istismar, sapıklar ortalıkta kol geziyor. Çocuk kaçırmaları var. Bilmem organ mafyası, dilenci mafyası derken vallahi yaşamak zorlaştı.
Biliyorum ne desek boş.
Olan o zavallı bebeklere oldu.
İhmalda var.
Her şey var!!

Vallahi billahi fakirlerdir, muhtaçtır diyerek önemsenmemekde var.
Suçlu sadece bir müdür mü sizce? Onun da canı yandı, bir kızı öldü.
Kalorifer sistemi olmayan koca üç katlı yurdu elektrikli ısıtıcı ile ısıtabilir misin?
"Nerde bu devlet bu millet!" diye halk arasında bir söz vardır. Aynen insanın haykırası geliyor. Gerçekten nerde bu devlet?
Bir de paran parça olan anaların yürekleri var!
Toroslar'ın karlarını bir çırpıda eriten yangın dolu yürekler onlar.
Yanmış, kül olmuş küçücük bebeklerini cesedine bile sarılamadılar.
Çünkü yanmışlardı.
Hepsi de kız.
İnsan ister ki mesela okul olsun, yakınında olsun; herkesin evladı gibi akşama evladın eve gelsin. Bir sıcak çorba içsin. Yanı başında otursun. Ödevini yaparken yardımcı olmak ister insan. Koğuştan bozma odalarda tekmille ışıkları söndürmesin işte ne bileyim!
Karavana yemekte ne vardı ne yoktu tereddüt etmesin.
Anası öpsün alnından, sabah saçlarını örsün. Bir yumurta haşlasın iyi kötü. Karnı tok diye bellesin ana olarak, aklı kalmasın.
Yaşarken uzak, okurken uzak.
Ulan ölürken bile anadan, babadan uzak!
Hep fakire, hep fukaraya!
İnsan şu yorganın altında yatan bebesinden utanıyor!
Soğuğu biz Toroslar'dan, Aladağ'dan biliriz ama bu kez yaktı geçti.
Kül etti!
Çocuklar yanar mı ulan?
Okul uzak olur mu hiç?


TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YAZARIN DİĞER YAZILARI


- KİMLERİN SAVAŞI
- ROWELVER Mİ? BAŞKANLIK MI?
- AHMET HAKANIN GİZLİ REİSÇİLİĞİ
- Bir sabah uyanacağız ki diktatörlükle yönetiliyoruz...
- Kılıçtaroğlu 'EVET' oyu kullanacak...
- PARLAMENTER SİSTEM NE DEMEK?
- 1.2 milyonluk telefon faturanı neden halk ödesin?
- TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ
- TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN NEDEN BİR ARMASI YOK
- BOMBA PATLATAN KARINCALAR
- DEAŞ'IN YENİ HEDEFİ SULTANAHMET CAMİSİ
- İDAMLIK KÖY
- SEKÜLER CHP'NİN SEKEN YUMRUĞU
- YAVUZ SULTAN SELİM HANIN RUHU
- SAVAŞTAN KAÇAN TÜRKLER
- REİNA'YLA ABD TÜRKİYEYE DEMOKRASİ GETİRMEK İSTEDİ
- BUGATTİLİ CIA SAVCISI ÖZ TÜRKİYE'DE Mİ?
- MALATYA'DA ÜST DÜZEY FETÖ OPERASYONUNA HAZIR OLUN
- PÜTÜRGELİLER'İN KARATEDE Kİ BAŞARILARINI BİLİYOR MUSUNUZ?
- ÇIPLAK HEYKELİMİZİ SORARSANIZ
- MANİFESTO
- BOMBALI SALDIRILARDA 17 RİTÜELİ
- Neden 17 Aralık?
- Yaz BBC, bunu da yaz 'Anadolu ile başa çıkamazsınız!'