Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

YAVUZ SULTAN SELİM HANIN RUHU

Timur İnce yazdı...

Şu an ülkemizde saklanmaya devam eden/açığa çıkmamış, deşifre olmamış belkide hiç bir zaman ortaya çıkmayacak binlerce FETÖ'cü var. Bu saklanan FETÖ'cü alçakların ayrıca potansiyel birer ajan olduğu, emir talimat aldıkları taktirde verilen emir her neyse harfiyen yerine getirecekleri kuşkusuzdur. Bunlar elbet zamanla tek tek ortaya çıkarılacaktır. Boş yere heveslenmesin kimse. 17/25 Aralık darbesinden sonra FETÖ terör örgütüyle ilişkileri devam edenlerin, ki altını çizerek söylüyorum; birer vatan haini oldukları gibi, bunların hristiyan dininin (katolik, Protestan) temsilcisi sayıldığının altını çizerek yazıma başlamak istiyorum. Bu kimseler sakın ola, islam dininin ismini ağzına almasın, eğer ki FETÖ'ye gizliden gizliye bağlılıklarını gösteren bazı eylemler içindelerse, hayranlık-pozitif sempati ile hala Gülen cemaatinin bir hizmet hareketi olduğuna inanıyor ve yapmış oldukları bunca rezilliğin hizmet için yapıldığına cüretle katılmaya devam ediyorlarsa başka ne dememi bekliyorsunuz?

FETÖ içinde ki abi ve ablalar daha iyi bilir. Hani şu meşhur dinler arası diyalog yada dinler arası hoşgörü dedikleri FETÖ'cülerin birinci derece sentezlerinin mantığı vardı ya; aslında uzun vadede müslümanları hristiyanlaştırma projesiydi. Ciddi ve büyük ölçekli bir proje. İşin içinde Vatikan vardı. Hizmet kılıfı altına sığdırılan önemli bir misyonerlik faliyetiydi. Farklı ülkelerde açmış oldukları okullar sayesinde hem misyonerlik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi sağlanıyor, hem de ajan giriş çıkışları-öğrenci öğretmen imajı üzerinden rahatlıkla yapılıyordu. Rusya FETÖ'nün okulları sonrası ülkesinin ABD ajanlarının cirit attığı bir sahaya dönüştüğünü görünce bu okulları derhal kapattı. FETÖ bu yüzden ABD için çok kıymetliydi. FETÖ müslümanların ruhani bir lideri haline getirildikten sonra, başta Türkiye olmak üzere diğer müslüman ülkeler kısa bir zaman içinde hristiyanlaştırılması hedef alınmıştı.

Nasıl mı?

İzninizle açıklayayım.

Malumunuz olduğu gibi Mısır Memlüklülerin varlığına son verip halifeliği alıp Osmanlı'ya getiren Yavuz sultan selim handır. Mısır'da yıllarca bir Osmanlı eyaleti olarak kalmıştır. Böylece halifelik Osmanlı'ya geçti. Kutsal emanetlerle birlikte Yavuz Sultan Selim hanın halifeliği Osmanlı'ya getirmesi üzerine Osmanlı ayrıca İslamın bir merkezi teşkilatı haline gelmesi şüphesiz çağın en önemli olayı olduğu gibi Osmanlı devletinin de gücüne ayrı bir boyut katmıştır. Yavuz'un giymiş olduğu halifelik hırkası İstanbul Fatih ilçesinde ki Yavuz sultan Selim han'ın türbesi üzerine seriliydi. Asırlarca böyle kaldı.

Nasıl olduysa Yavuz'un halifelik hırkası yaklaşık 10 yıldan beri yerinde yoktu. Daha doğrusu kayıptı. Hırkayı soranlara tamirde, yada ayrı bir müzeye alınmış şekilde gerçeklikle örtüşmeyen cevaplar verilmekteydi. Oysa hırkayı FETÖ'cüler çalıp saklamış, 15 Temmuz FETÖ darbesi gerçekleştiği taktirde 24 Ağustos günü FETÖ Türkiye'ye Air-bus 380 ile indiğinde, ilk olarak Yavuz Sultan Selim hanın halifelik hırkası giydirilecekti üzerine. Böylelikle FETÖ denilen serseri, sadece Türkiye'nin değil tüm dünya müslümanlarının Halife'si ünvanına bir nevi sahip olmuş sayılıyordu. Halifelik beyanatıyla gelip halifelik tahtına oturacaktı.

Bu teşekkülün adresi de İstanbul sur içinde gerçekleştirilecekti. Cihan devleti Osmanlı'nın başkentinden. Divanı Hümayun'un hemen yanı başında. Fatih'in ecdadına bıraktığı şehir farklı bir teknikle geri alanacaktı. 17 Aralık darbesinde Fatih belediye Başkan'ı Mustafa Demir'in göz altına alınmasının nedeni işte buydu. Çünkü sur içini FETÖ'cülerden koruyordu.

Mustafa Demir Diyarbakırlıydı. Köklü bir aileden geliyordu. Ayrıca FETÖ'cülere teslim olmadığı gibi o dönem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasında sonuna kadar durmuş önemli bir isimdi.

Bu amaçla sur içini ele geçirme çalışmaları her ne kadar gizliden gizliye devam ettiyse de tam olarak istedikleri çerçevede elde edemediler. En iyisi mi, Mustafa Demir yerine daha iyi bildikleri kendilerinden birini geçirmekle mümkün olacağı düşünüldü. Darbe yapmışken Mustafa Demir'i de lağv edelim düşüncesi de plana dahil edildi.2000'li yıllardan sonra özelikle; Süleymaniye, Sirkeci, Sultanahmet, Bayezid, Aksaray, Laleli gibi semtler üzerinde farklı politikaların döndüğünü hep duyuyoruz. Amaç buraları el altından tekkeleştirmekti. Anadoludan gelip buralara yerleşmiş varoş diye tabir ettiğimiz kesimden tamamen arındırmak. Daha elit, turistik bir alanı açmaktı. Bu semtlerde satılan her gayrimenkul FETÖ'cülerin markajına giriyordu. Özelikle şu yabancı isim ve logolu "REMAX" benzeri gayrimenkul şirketlerini araştırın neler çıkacak altından. Sur içi insansızlaştırma operasyonuyla bir takım yeniden şekillendirme maruziyeti altına alınmasının arkasında FETÖ vardı. Oteller, içkili yerler, yabancıların gelip rahat edebileceği ortamlara dönüştürülmesinin altında hep bu nedenler yatıyordu. Bu gün sur içinde binlerce butik otel, otelin olması işte bu yüzden.

Çünkü sur içi "Vatikan" gibi ülke içinde ayrı bir devlet ünvanı verilerek halifelik merkezi haline getirilmesi, böylece islam dini hoş görü felsefesinin talimatları doğrultusunda önce basitleştirilecek, ardından havari, aziz, azize paradigmasına indirgenerek sokaklarda hoş görünün yeni temsilcileri olacak gençlerimiz hizmet hareketini boynunda haç işaretleriyle yerine getirmeye çalışacaklardı. Bu "hoşgörü" başlığı altında islam dini öyle bir hal alacaktı ki, soyut ve somut bütün değerlerinden uzaklaştırılmış, içi boşaltılmış kof-enkaz bir inanç haline getirilerek hristiyanlık menziline alınmış bir algının etkisi hakim olacaktı.

Bu minvalde İstanbul üniversitesiyle de anlaşma yapılmıştı. İstanbul üniversitesi yerine Cami-Kadedral karışımı devasa bir mimari yapı oturtulması planlanıyordu. Dünyada örneği olmayan farklı bir mimari şekil benimsenecekti. Kiliseye benzemeyeceği gibi camiyle de bir alakası olmayacaktı. Binanın taşları da Kudüsten getirilecekti. Dinler arası diyalog ya, Maksat; hoşgörü, dinler arası liyakatını üç din için kutsal sayılan bir coğrafyanın ritüellerinden faydalanarak tamamlamak. Bütün sur içi ve hatta İstanbul'a hakim bu nokta bizzat seçilmiş, çevresi 1'er km'lik alanı tamamen boşaltılarak sadece bu yapının akustik muhteşem görüntüsü göze çarpması için çevre adeta yeniden sıfırdan şekil verilerek, İstanbul silüeti değiştirilecek, FETÖ Türkiye'nin değil tüm dünyaya hükmeden bir konumda olduğu tescili sayılacaktı.

Belkide tüm bunlara Yavuz sultan selim hanın ruhu izin vermedi.

Kim bilir?

Halifelik hırkası, 15 Temmuz darbesi gerçekleşmeyince 24 Ağustos günü tekrar yerine ait olduğu yere konuldu.

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YAZARIN DİĞER YAZILARI


- ADALET-SİZ YÜRÜYÜŞÜNÜN KODLARI
- Küresel kuşatma ve Katar haraketliliğinin mantığı!..
- İHANET SARMALINDA ESCOBAR FETÖ
- HELİKOPTERİMİZ DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
- AK PARTİYİ NASIL BİLİRDİNİZ?
- MAVİ YANAN TÜM IŞIKLARI VURUN
- DAMAT KAVURMACI’NIN TAHLİYESİNDEKİ SIR
- ABD TÜRKİYEYİ NATO'DAN ÇIKARIYOR MU?
- KOD ADI: MAHREM İMAM
- BUNDAN SONRA NE OLACAK?
- AK PARTİ KAPATILSIN
- FÜZE-SARİN GAZI-ÇOCUKLARIN ÖLÜM REALİTESİ
- KADİR TOPBAŞ'IN AK PARTİYE ZARAR VERME YÖNTEMİ
- SİZE NE?
- Osmanlıyı parçaladınız korkunuz niye?!
- KANALBOYU ÇATIŞMASININ PERDE ARKASI
- HOLLANDASIZ HOLLANDA
- HOLLANDA'DA AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
- ALMANLARLA KAVGAMIZ
- KAZA DEĞİL CİNAYET
- FETÖ O ÜLKEDE DARBE YAPACAK
- KARARGAH 'NATO'
- KİMLERİN SAVAŞI
- ROWELVER Mİ? BAŞKANLIK MI?