© Malatya Time

Bayramda Bir Taneden Zarar Gelmez Demeden Önce Bir Kez Daha Düşünün

Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Bayram ziyaretlerinde ‘yemezsem üzülür, o kadar emek vermiş’ diye geri çevirilemeyen şekerli ikramlıklar… Ancak dikkat! ‘Bir taneden zarar gelmez’ diyerek yediğiniz tatlıları ya da günlük yaşamdaki şekerli yiyecekleri tüketmeden önce bir kez daha düşünmek gerekiyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Şeker ve tatlı tüketimi yalnızca diyabeti olan ya da yüksek kilolu kişilerin kaçınması gereken zararlı bir şey gibi düşünülse de yaygın inanışın aksine, tanı almış bir hastalığı olmayanların dahi günlük beslenme rutinlerinde yer almaması gereken bir besindir. Dünya Sağlık Örgütü, günlük enerji gereksiniminizin ortalama yaklaşık 10’unun şekerden alınabileceğini ancak uzun vadeli hedefin yüzde 5 ve altı olduğunu vurgulamaktadır. Örneğin; enerji gereksinimi 2000 kalori olan bir birey, günde maksimum 200 kalorisini basit şekerden alabilir ki bu da ortalama 1 küçük porsiyon tatlıya eşittir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Ramazan Bayramı'nın gelişiyle birlikte sofraların ve ziyaretlerin başrolünde yer alan tatlılar, kontrolsüz tüketildiğinde sağlığı tehdit eden bir unsura dönüşebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, "Bir taneden bir şey olmaz" mantığının uzun vadede vücutta kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda vatandaşları uyardı.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARINA YOL AÇAR

Aşırı şeker tüketimi, karaciğerde trigliserid adı verilen yağ asitlerinin artmasına neden olur. Bu durum damar duvarlarında birikme yaparak damar sertliği ve kalp hastalıklarına zemin hazırlar. Özellikle karın çevresi yağlanması, kalp sağlığı için en büyük risk faktörlerinden biri olarak öne çıkar.

İNSÜLİN DİRENCİ VE TİP 2 DİYABET RİSKİNİ ARTIRIR

Şeker gibi basit karbonhidratlar kana hızla karışarak kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum, vücudun insülin hormonuna verdiği yanıtı bozarak insülin direnci oluşturur ve tip-2 diyabet riskini artırır. Aile öyküsünde diyabet olan kişilerin bu konuda çok daha dikkatli olması gerekmektedir.

KARACİĞER YAĞLANMASINA NEDEN OLUR

Son yıllarda gençler arasında da yaygınlaşan alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının temel sebebi, paketli ürünlerdeki fruktoz şurubu ve sofra şekeridir. Karaciğer, fazla şekeri yağa dönüştürerek depolar ve bu da organ fonksiyonlarını olumsuz etkiler.

OBEZİTEYE ZEMİN HAZIRLAR

Şekerli besinlerin vitamin ve mineral yönünden fakir olduğunu belirten Ezgi Hazal Çelik, "Yüksek şeker içeren besinler; kalorisi yüksek ve karbonhidrat ağırlıklı olup, vücut için gerekli vitamin- minerallerden ise oldukça fakirdir. Genellikle protein ve liften düşük oldukları için sık acıkmanıza, kan şekeri dengesizliği nedeniyle sürekle tatlı tüketme isteğinizin artmasına yol açar." dedi.

DİŞ ÇÜRÜKLERİNİ VE BAĞIMLILIĞI TETİKLER

Şeker tüketimi sadece iç organları değil, ağız sağlığını da bozar. pH dengesini bozarak diş çürüklerine ve ağız kokusuna neden olur. Ayrıca beyindeki ödül merkezini uyararak dopamin salgısını artıran şeker, kişide kısa süreli haz duygusu yaratarak bir nevi bağımlılık oluşturur. Uzmanlar, tatlının bir "ödül" olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER