© Malatya Time

Ben Hala Unutmadım Diyen Akademisyen Yaşanan Mağduriyetleri Paylaştı

Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat sürecinin 29. yıl dönümünde, Malatya’da "28 Şubat ve Akademi: Hayatlar ve Olaylar" başlıklı panel düzenlendi. Panelde, o dönemde üniversitelerde kurulan ikna odalarından eğitim hakkı gasp edilen öğrencilere kadar akademinin maruz kaldığı baskılar ve silinmeyen hatıralar konuşuldu.

Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü dolayısıyla İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda “28 Şubat ve Akademi: Hayatlar ve Olaylar” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde, sürecin akademik ve toplumsal etkileri tüm boyutlarıyla ele alındı. Panele Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

EĞİTİM HAKKI GASP EDİLDİ

Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga üstlenirken, konuşmacı olarak yer alan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, sürecin akademi üzerindeki yıkıcı etkilerini anlattı. Özellikle başörtülü kız öğrencilerin doğrudan hedef haline getirildiğini belirten Tuncel, şu ifadeleri kullandı: “Akademi özgürlükle var olur, özgürlük alanı daraldığında asıl darbe bilimsel üretime vurulur. O dönemde sadece öğrenciler değil, akademisyenler de baskı altında kaldı. Konu seçiminden ders anlatımına kadar görünür ya da görünmez sınırlar çizildi. Eğitim hakkının gasp edilmesi yalnızca bireysel değil toplumsal bir kayıptır. Bilimin konjonktüre kurban edilmesi, bir ülkenin geleceğine vurulmuş en büyük zararlardan biridir.”

İKNA ODALARI KURULDU

Panelin diğer konuşmacısı Malatya Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halime Karaca ise o dönem bizzat yaşadığı mağduriyetleri ve tanık olduğu olayları aktardı. 28 Şubat’ı "karanlık bir dönem" olarak nitelendiren Karaca, üniversitelerde kurulan ikna odalarının yarattığı travmaya dikkat çekti: “Kamusal alan tanımı üzerinden inançlı insanlar görünmez kılınmaya çalışıldı. Üniversitelerde kurulan ikna odalarında genç kadınlar inançları ile diplomaları arasında tercihe zorlandı. Yasaklar başörtüsünü bir direniş simgesine dönüştürdü. Birçok öğrenci eğitimini tamamlayabilmek için yurt dışına gitmek zorunda kaldı. 2011’de çıkan afla geri dönsek de kaybedilen yılları geri getirmek mümkün olmadı. Unuttunuz mu dersiniz? Ben hala unutmadım. Bilim üretmesi gereken kürsüler, öğrencilerin kıyafetini denetleyen mekanizmalara dönüştü.”

Katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılanan panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

KAYNAK: MHA
 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER