BİZ 9014 YILLIK KENTİN ÇOCUKLARI
ÖZEL HABERİzolu mevkii Cafer höyükte yapılan kazılara göre, yöre insanı M.Ö . 7000 yılında paleolitik mağaralardan çıkarak ilk defa tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başlamış ve yerleşik hayata geçmiştir.Arkiolojik tespit..
İnsanoğlu Avcı ve Toplayıcı olarak yaşamını sürdürmekte iken, toprağı işlemeyi öğrenmiş ve fikri ve fiziki emeğini işlediği toprağa aktarmaya başlamıştır.
Toprağı işledikçe, iş bölümü yapmayı, uzmanlaşmayı öğrenmiş, yaşadığı topraklara emeği ile birlikte ruhunu da işlemiş , fikri ve fiziki manada gelişmiş ve işlediği toprak üzerinde canı pahasına da olsa terk edemeyeceği, vazgeçemeyeceği medeniyetter kurmuştur.
İnsanoğlunun toprağa aktardığı fikri ve fiziki emeğinin en kıymetli ve en canı pahasına vazgeçemediği değerlerlerinden biri şüphesiz ki, kurduğu “kent”lerdir.
Öyle ki bazı kentler peygamberin dahi hülyası dır…
“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”
Hz. Muhammet ( S.a.v.s ) in bu methiyesi İstanbul içindir…
Kent düşüncesinin nasıl ortaya çıktığını araştıran mimarlık tarihçisi Prof. Joseph Rykwert ‘ a göre; Kentleşmenin başlangıcı; “kardeş katlinden sonra ortaya çıkan ölüyü gömme” ritüeli dir.
Bu yaklaşıma göre ölüyü defnetme ve gömme işlemi sonucu “yapı”, ortaya çıkmıştır.
Devamında yapının kutsalla ve kurbanla olan illiyedi…
Böylece yapının korunması ve kutsanması etrafında, tarım dışı bir yerleşke bir medeniyet ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yerleşkenin evrensel literatürdeki adı “ Kent” dir.
Başka bir ekole göre ise ise;
Hz. İbrahim “ Allah Teâlâ, bana burada bir bina inşa etmemi emretti" diyerek oğlu Hz. İsmail ile birlikte “Kâbe” yi inşa etmiş ve Kâbe'nin etrafında tarihin her döneminde bu kutsal mabet kadar değerli olan Mekke şehri kurulmuştur.
Mekke, İslam'dan önce de dini, kültürel ve ticari faaliyetlerin merkezi olduğu gibi, İslam'dan sonra ve günümüzde de dini kültürel ve ticari faaliyetlerin merkezi olarak tarihi serüvenine devam eden kutsal bir şehirdir.
Yine, efsaneye göre dişi bir kurt tarafından emzirilerek büyütülen ve Truva prensi Aeneas'ın yarı tanrı torunları olan Romulus ve Remus kardeşler tarafından kurulan, tarih boyunca, dirayetli her hükümdarın fetih etmek için rüyalarını süsleyen şehir “ Kutsal Roma”…
İnsanlığın en değerli hazinelerinden biri olarak tüm ihtişamıyla tarihi yolculuğuna devam etmektedir.
İnsanoğlunun yaşam serüveni boyunca unutmayacağı, unutsa dahi toplumsal bilinçaltımızın bize tekrar tekrar hazırlattığı bir gerçek var …
Nil vadisinden Mezopotamya ya, Anadolu, İran'dan orta Asya ve İndus vadisine kadar kurulmuş ve halen tarihi serüvenine devam etmekte olan bütün şehirler dünya medeniyetinin ortak mirası , kutsalı, hülyası ve aşkıdır….
Hani Mehmet Akif demiş ya;
“…toprak diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.”
“ An” unutsa dahi, tarih murislere hatırlatırlacaktır her zaman bu gerçeği …
Bu yüzden ;
Şehir meydanında kesilen bir ağaç, dağda, ormanda kesilen bir ağaç değildir.
Kentte yıkılan bir duvar, dağda bayırda yıkılan bir duvar değildir.
Ve biz…
Beydağlarının serin eteklerine kurulu bu 9014 yıllık kentin çocukları…
Altında, çocukluğumuzun geçtiği Kent meydanındaki çınar ağacını rızamızı almadan kesen, budayan, etrafını yıkan,
İçine giremesek bile ilk önünde buluşmak için randevulaştığımız,
Acaba içinde kimler yaşıyor, içinden kimler çıkacak diye merakla kapısına baktığımız, kent meydanındaki o eski o köhne belediye binasını rızamızı almadan bir gece yarısı ansızın yıkan !
Ve ertesi gün gözümüzün içine baka baka “ yıkıyorum işte var mı diyeceğin” tehdidini savurarak eli kolunu sallayarak giden, zihniyetleri yine yeni yeniden” başımıza yönetici olarak seçersek eğer,
Sonraki nesillerin günahı vebali boynumuzadır bilesiniz….
2014 yılında halen tarihi serüven inine devam etmeyi başarmış 9014 yıllık kent !
Yeni kaldırım taşı, Yeni model sokak lambaları ile döşenmiş çevre yolu değildir.
2014 yılı itibariyle , 9014 yıllık Kent !
Tarihtir, Birikimdir, Hasrettir, Aşktır, Huzur, Markadır, Mirastır, Vebal dir.
Kentine kültürüne sahip çıkan markalaştıran için dünya çapında bir Gurur dur. !
Bilen, hisseden, farkında olarak yaşayanların yönetmesi dileğiyle,
Kentimize ve kültürümüze sahip çıkalım !
Saygılarımla,
Av.İsmail DEMİRTAŞ
İlginizi Çekebilir