Doğan DAĞ / Şemsi Belli... Malatya'dan Çıkan Bir Anadolu Yiğidi
ÖZEL HABERDoğan DAĞ yazdı.
Bir insan düşünün...
Malatya irfanıyla yetişmiş, o toprağın hamuruyla yoğrulmuş bir solcu.
Ama öyle kâğıt üstünde kalanlardan, slogan atanlardan değil; bağrından çıktığı Anadolu’nun derdiyle dertlenen, onların çilesini haykıran bir söz ustası.
Bugünün bazı solcularına baksanız...
Belki ona "muhafazakâr" derler, belki haksızca "faşist" etiketi yapıştırmaya kalkarlar.
Çünkü o, kalıplara sığmazdı.
Adaletliydi...
Yiğitti...
Sağcı-solcu ayrımı yapmadan hak mücadelesi veren tam bir hak-perestti.
Modern mekanlarda, lüks muhitlerde benliğini vakarla temsil eden bir haysiyet beyefendisi idi...
Memleketinin, Malatya’nın kıvancını her daim yüreğinde taşıdı.
Hal diliyle mertliğin, adamlığın en somut timsaliydi.
İşte bugünün soluna da, sağına da ders olacak, örnek alınması gereken hakiki bir halk aydınıydı Şemsi Belli...
Şemsi Belli;
1925 yılında Malatya’nın Arapkir ilçesinde doğdu.
İlk ve orta öğrenimini Malatya’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.
Kaymakamlık yaptı, gazetecilik tutkusu onu basının içine çekti.
Ulus, Dünya, Cumhuriyet gibi gazetelerde köşe yazarlığı, haber müdürlüğü yaptı; dergiler çıkardı.
O sadece bir gazeteci değil; şair, araştırmacı ve halkın içinden bir sosyologdu.
Anadolu insanının yoksulluğunu, susuzluğunu, yolsuzluğunu kâğıda dökerken hiç çekinmedi.
Dokunduğu her hayata insanca yaklaştı.
11 Ekim 1995 tarihinde İstanbul’da vefat etti, ancak arkasında Anadolu’nun gür sesini bıraktı.
Unutulmaz Eseri Anayasso...
Şemsi Belli denince akla gelen en büyük çığlık, Doğu Anadolu’daki çaresizliği, yolsuzluğu ve devletin soğuk bürokrasisine karşı halkın haykırışını anlatan "Anayasso" şiiridir.
Yıllar geçse de tazeliğini koruyan o muazzam eser:
Bir daha hatırlayalım..
Yeni kuşaklar da duysun...
ANAYASSO
Bu ne biçim memleket?
Bu ne biçim diyardır?
Gülüm:
Ağam, paşam, beyim, hey!
Zalım felek vurmuş bizim boynumuzu.
Gözlerinin yaşını sil,
Yaşını sil de bak:
Bir yanda bolluk var,
Bir yanda kıtlık var.
Bir yanda altın var,
Bir yanda çamur var.
Bizim memlekette yol yok,
Bizim memlekette okul yok,
Bizim memlekette su yok,
Bizim memlekette hastane yok...
Zap Suyu derin akar,
Zap Suyu serin akar.
Ak gelinler, körpe kızlar,
Zap Suyu’na bakar bakar ağlar.
Köprü yok ki geçeler,
Okul yok ki okuyalar.
Bebekler ölür beşikte,
Analar ağlar eşikte.
Gözünü sevdiğimin Anayasso'su!
Senin hiç haberin yok mudur bizden?
Senin hiç haberin yok mudur Zap'tan?
Senin hiç haberin yok mudur Doğu’dan?
Yazılırsın kâğıt üstüne,
Kalırsın Ankara’da!
Gelip bir bakmazsın,
Biz ne hâldeyiz burada?
Gülüm...
Ağam, paşam, beyim, hey!
Bizim memlekette yol yok,
Bizim memlekette insan sayılmak yok!
Gözünü sevdiğimin Anayasso'su!
Bir gün gelir,
Biz de insan olduğumuzu anlarız!
Bir gün gelir,
Bu Zap Suyu’na köprü kurarız!
Son Söz...
Şemsi Belli; Ankara’nın, İstanbul’un şatolarından Anadolu’ya parmak sallayanlardan olmadı hiç.
Memleketin derdini kendi derdi bildi.
...
İlginizi Çekebilir