© Malatya Time

Dürüstlükten Ödün Vermeyin

Polisan Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Bitlis?in gençlere tavsiyesi: Hayatın her noktasında dürüstlükten ödün vermeyin Gülen Boya sloganıyla hafızalarımıza kazınan Polisan Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş?nin kurucusu Necmettin Bitlis, hayat hikayesi ile gençlerimize örnek bir şahsiyet. Dünya ve Türkiye ekonomisinin krizlerle boğuştuğu dönemlerde daima büyüme gösteren bir grubun kurucusu olan Necmettin Bitlis, ticari hayatı boyunca karşısına çıkan sorunları kaynağına kadar inerek çözmüş ender şahsiyetlerden biri. Ticareti öğrendiği babasının kumaş mağazasında 8 yaşında iş yaşamının inceliklerini ve büyümenin ne olduğunu tüm Türkiye?ye gösteren 84 yaşındaki duayen işadamı, halen işinin başında. Sosyal tarafı da çok renkli olan Necmettin Bitlis ile Türkiye?nin gerçek tarihini konuştuk. Gayet sıcak ve samimi ortamda gerçekleşen söyleşimizi yaparken kendi payımıza da önemli dersler çıkardık. Efendim, öncelikli olarak bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederek başlamak istiyorum. İş hayatının çeşitli kollarında başarıdan başarıya koşan Necmettin Bitlis?i bir de sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz? Ben 1928 Malatya doğumluyum. Baba tarafımız Bitlis?li olup anne tarafından Malatyalıyız. Malatya?nın seçkin ailelerinden olan annemin ailesi ilmi açıdan büyük insanlar yetiştirmiştir. Annemin dedesi Osman Avni bey Osmanlı zamanında Malatya?dan milletvekili olmuş, hem ilmi hem de dini tarafı güçlü bir şahsiyetti. Osmanlı?da Şeyhülislamlık makamına kadar yükselme başarısını gösteren dedem, İstanbul?a yola çıktığı zamanlarda işgalin gerçekleşmesiyle geri dönmüştür. Malatya?da Emir Ahmetoğlu Vakfının teşkilnde bizzat bulunan dedem, bu vakfa bağlı olarak bir de okul yaptırılmasına ön ayak olmuştur. Rahmetli Turgut Özal?ın annesi ile benim annem bu okulun mezunlarından olup aynı sırayı paylaşmıştır. Kardeşim ve ben de aynı okula devam ettim. Babam Afyon Han?da ticaret yapıyordu. Ben de 8 yaşımdan itibaren babamın yanına gidip gelmeye başladım. Babam İsmet İnönü?nün yeğeni Tevfik Temelli ile bizim dükkanda Temelli Pasajı?nın kuruluşunun ilk adımlarını atmıştır. Daha sonra babam dükkanı Temelli Pasajı?na taşıdı. İsmet Paşa?nın da Bitlis?ten geldiği iddia ediliyor. Sizin bununla ilgili bilgilerinizi alabilir miyiz? İsmet Paşa?nın dedesi benim dedemle (Bitlis) aynı mahalleden olurlar. Hatta dedelerimizin yaptırdığı bir cami de var. Birinci Dünya Savaşı?nda orası askeri depo haline getirilmiş. Savaştan sonra dedem, Vali Nevzat Tandoğan vasıtasıyla orayı tekrar tamir ettirdi. İsmet Paşanın ailesi ile aynı mahallede arka arkaya evlerde oturduk. Efendim İstanbul?a taşınmanızı ve buradaki yaşantınızı anlatabilir misiniz? Kumaş ticareti ile uğraşan babam 1942 yılında hepimizi alarak İstanbul?a yerleşti. Sultan Hamam?da bir dükkan açtı. Ben 10. sınıfta iken okulu bırakarak tamamen ticaretle ilgilenmeye başladım. Küçük yaşlardan itibaren ticaretin içinde olduğum için ve yaşımdan büyük gösterdiğim için etrafımızdaki esnaf beni dikkate alırdı. O yıllardaki ekonomik durumun da küçük bir analizini yapabilir misiniz? Türkiye?nin ekonomik gidişatı hakkında az çok bizim de bilgimiz vardır. Türkiye, 1938 yılındaki Atatürk?ün vefatı ve Dünya Savaşının çıkmasıyla ekonomik olarak büyük darboğazlar yaşadı. İnönü ve Menderes dönemlerine bizzat şahit oldum. Ticaretle uğraştığımız için ekonominin gidişatını en iyi bizler gördük. Özellikle Menderes dönemi hiç iyi geçmedi. Yatırıma ehemmiyet vermedi Menderes. Nasıl olduysa birden bire lüks tüketime merak sardı milletimiz. Her şeyin en iyisi en pahalısı Türkiye?de görülmeye başladı. 1954 senesinde ülkemiz sıfırı tüketirken hiçbir alt yapı çalışması yapılmamıştı. 1954 senesinde dolar 280 kuruş iken 1955 senesinde karaborsada 8 buçuk liraya çıktı. 1955 ile 1958 senesi arası karaborsayla tanıştı bu millet. Mesela 6-7 Eylül olaylarını yaşadık. Halen o lekeyi silemedi. Efendim, 6-7 Eylül olaylarındaki yağmalara bizzat şahit oldunuz mu? Elbette şahit olduk. Bizim o günlerde 3 ayrı yerde işyerimiz vardı. 6-7 Eylül olaylarında iki işyerimiz yerle bir oldu. Kardeşimin subaylığı vesilesiyle Taksim?deki dükkanın birini ancak kurtardık. Sultanhamam?da kumaş mağazamız vardı. Fincancılarda bulunan dükkanımıza gittim. Bütün dükkanlar yağma ediliyordu. Bizim dükkanın olduğu sokağın her iki tarafını da tutan Pütürgeli hamallar, dükkanımızın yağmalanmasını önledi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER