Ebuzer AYDIN / Giden Geri Gelmez, Şehirler Yeniden Kurulur!..
ÖZEL HABEREbuzer AYDIN yazdı.
Bazı acıların telafisi yoktur.
Bazı kayıpların yerine hiçbir şey konulamaz.
Gideni geri getiremezsin.
Yıkılan hatırayı, sokağın hafızasını, çocukluğun sesini, bir annenin mezar başındaki gözyaşını geri alamazsın.
Ama şunu yapabilirsin:
Yarayı sararsın.
Acıyı dindirirsin.
Yıkılmışın yerine yenisini, umutla, emekle ve kararlılıkla inşa edersin.
Devlet tam olarak bunu yaptı.
“Asrın felaketi” olan o büyük yıkımın ardından, laf değil iş konuştu.
Bahane üretmedi.
Sorumluluğu başkasına atmadı.
Elindeki bütün imkânları deprem bölgesine seferber etti.
Bu yalnızca bir yardım süreci değildi; bu, tarihe geçecek asrın seferberliğiydi.
Daha açık söylemek gerekirse;
Bu felaket dünyanın başka bir ülkesinde yaşansaydı, altından kalkamazlardı.
Ne konut yapılabilirdi bu hızla,
ne şehirler ayağa kaldırılabilirdi,
ne de bu kadar kısa sürede insanlar yeniden hayata tutunabilirdi.
Bugün Malatya’ya bakan, inkar edemez.
Şehrin her metrekaresi şantiye.
Ve bu şantiyelerin çoğu bitmiş durumda.
İnsanlar anahtarlarını alıyor, evlerine taşınıyor.
Duvarlar yükseliyor, sokaklar şekilleniyor, şehir yeniden nefes alıyor.
Bu tablo kendiliğinden oluşmadı.
Bu tablo, çalışan bir devlet aklının, kararlı bir siyasi iradenin ve gece gündüz emek veren binlerce insanın eseridir.
Evet, Valimiz sahada.
Evet, merkezi idare tüm ağırlığıyla burada.
İçimizi burkan; bizim oy verdiğimiz, yapar dediğimiz bazı yerel yöneticilerimizin pasif kalmasıdır.
Buna karşın bir grup da var ki, her yerdeler;
Laf üretiyorlar.
Sürekli eleştiriyorlar.
Çorbada tuzları yok ama gürültüleri çok.
Bu şehirde en çok konuşanlar, bu şehre en az katkısı olanlardır.
Bu bir tespittir, itham değildir.
Hizmet eden az konuşur. Onun yerine yaptıkları konuşur zaten.
Depremden hemen sonraki videolara bakıyorum…
Sonra bugün çekilmiş fotoğraflara…
Ağlıyorum, içim içimi yiyor, göz yaşı döküyorum. Ağlasaydı kalem, o da benimle ağlardı!.
Bir yanda yok olmuş bir şehir hafızası;
Çocukluğumuzun sokakları,
gençliğimizin adımları,
Gezdiğimiz sokaklar,
Alıştığımız sesler, kokular, yüzler.
Diğer yanda,
kısa sürede inşa edilmiş,
yeni bir Malatya.
Daha güvenli, daha sağlam!.
O büyük felaketin ardından bu günleri görebilmek, büyük bir nimettir;
Şükür ister,
Vefa ister,
Teşekkür ister.
Evet, teşekkür edeceğiz.
En başta bu yükü sırtlanan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a,
Bu süreci sahada yöneten Murat Kurum Bakanımıza ve ekibine,
Gece gündüz demeden çalışanlara...
Herkes görevini yapıyor elbette.
Ama yapılanı görmezden gelmek nankörlüktür.
Minnet borcunu inkâr etmek, vefasızlıktır.
Dünü unutmayın!
Yıkıntının ortasında kalan insanları,
soğuğu, çaresizliği, kaybı unutmayın.
Ve lütfen;
İnşaatın ortasında ahkâm kesmeyin.
Bitmeden hüküm vermeyin.
Provokasyona kapılmayın.
Çalışanı sabote edenlerin peşine takılmayın.
Hele bu eşi benzeri olmayan inşaat bir bitsin, o gün görüşelim,
Sokaklarında yürüyelim,
Çocuk seslerini, kuş ötüşlerini birlikte duyalım,
O zaman konuşalım...
...
İlginizi Çekebilir