Ebuzer AYDIN / Son 70 Yılda İran
ÖZEL HABEREbuzer AYDIN yazdı.
Dünya bilsin ki, tarih sadece geçmişten ibaret değildir; tarih aynı zamanda bir uyarıdır. Bugün Ortadoğu’da yaşanan acılar, kayıplar ve ihanetler, yarınlarımızı şekillendirecek derslerdir. Her bir satırda bir uyarı, her bir olay İslam ve Müslüman coğrafyasına karşı yapılan ihaneti kayda geçirir.
Bu yazımda gözlerinizi kapatamayacağınız gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyacak yazıyı okuyacaksınız.
Dünya bilsin ki yeryüzünde katil ve haydutlukta sınır tanımayan, her gün kardeşlerimizi öldüren, dünyanın başına bela olmuş siyonist bir İsrail devleti ve onun emrinde haksızlık yapan, nereye saldıracağını birbir yazmış, kıblesi şaşmış bir Trump Amerika’sı var.
Çünkü Amerika’nın yaptıklarını da şüphesiz yüz milyonlarca Amerikalı tasvip etmiyor.
Bugüne kadar Ortadoğu’da yaşanan acı ve gözyaşı, öldürülen milyonlar, İran’daki işgalci ve baskıcı tutum, İran ve sadece bu iki devletin üçlü işbirliği ile olmuştur.
Bugün bu iki devletin Ortadoğu’da ve İran’da yaptıklarını kabullenmiyor, şiddetle kınıyor, bunun haydutluk ve ahlaksızlık olduğunu haykırıyoruz. İran’da öldürdüklerini kardeşlerimiz olarak biliyoruz ve her birini selamlıyoruz.
Bu nedenle, kalbinde hastalık olanlar, gerçeklerin yazılmasıyla konuyu çarpıtmasınlar. Sözümüz İran halkından dışarıdır. Sözün muhatabı İran Molla rejimi, Şia’nın gulatları, Ehl-i Sünnet’i tekfir eden, sahabeyi tekfir eden, Pers yayılmacılığı peşinde koşan faşist Mecusiler, onların bu ülkedeki piyonları ve dünyadaki silahlı terör örgütü vekilleridir.
İran öyle masum bir ülke değildir. Amerika ve İsrail ile savaşında hemen yanında durulacak bir İran da değildir. Bugün yanında dursan, yarın arkandan seni de vurmayacak, ortadan kaldırmayı istemeyecek bir İran da değildir. Bu coğrafyadaki İran, hedefleri uğruna kendisini Amerika ve İsrail’e adamış, bütün savaşlarında yanlarında olmuş, onlar da İran’ın yanında olmuştur.
Şimdi eski tarihine gitmeden, sadece son 70 yılda İran’ın tarihine dair çarpıcı gerçeklere bakalım:
1948’deki Arap-İsrail Savaşı’nda İran, Müslüman Arapların karşısında İsrail’in yanında yer aldı.
1956’daki savaşta İran, Müslüman Araplara karşı İsrail’in yanında yer aldı.
1967’deki savaşta İran, Müslüman Araplara karşı İsrail’in yanında yer aldı.
1973’deki savaşta İran, Müslüman Araplara karşı İsrail’in yanında yer aldı.
1980’deki Irak-İran Savaşı’nda İsrail, İran’ın yanında yer aldı; Müslüman Arapların karşısında durdu.
1988’de Müslüman Can Azerbaycan ve Hristiyan Ermenistan savaşında, İran Müslüman Türklerin yerine Ermenistan’ın yanında yer aldı.
1994’te Çeçenistan-Rusya savaşında, İran fiilen Müslümanların karşısında, Rusya’nın yanında yer aldı.
2001’de Afganistan-Amerika savaşında, İran Afgan Müslümanlara karşı ABD’nin yanında yer aldı ve hava sahasını Amerikan uçaklarına açtı.
2003’te Irak-Amerika Savaşı’nda, İran Müslüman Araplara karşı ABD’yi destekledi ve askeri yardım sağladı.
2020’de Müslüman Can Azerbaycan-Ermenistan savaşında, İran yine Müslüman Türkler yerine Hristiyan Ermenistan’ın yanında yer aldı.
İşte bu İran’ın tutum ve davranışlarıdır. Liste, İran’ın Müslüman Türk ve Arap dünyasına karşı açık düşmanlığını gösteren utanç verici örneklerle uzayıp gidiyor.
Eğer mesele Şii-Sünni meselesi olsaydı, İran’ın Şii Azerbaycan’ın yanında yer alması gerekirdi. Ama her iki savaşta da Hristiyan Ermenistan’ın yanında yer aldı. Demek ki mesele hiçbir zaman Şii Sünni meselesi değildir. Ama İran mesele olunca, Müslümanlara yutturulan Şii-Sünni zokasıdır.
Bugün İran’ın neyin bedelini ödediğini iyi bilin... İran, tarih boyunca bütün savaşlarını İslam ve Müslüman ülkelerle yapmıştır, hiçbir kafir devlet ile savaşmamıştır. Bu gerçek, İran’ın özünde Müslümanlık maskesi altında yayılmacı bir güç politikası yürüttüğünü gösterir. Bugün hâlâ İran, Müslüman ülkelerin hiçbirine sırtını vermemektedir. Ne komşularına, ne Müslüman ülkelere, ne de Müslüman kardeşlerine güven vermemiştir; sırtını Rusya’ya ve Çin’e dayamıştır.
İran güçlü bir devlet olsa, öncelikle Ortadoğu’daki bütün İslam devletlerinin adını kazır, hiç birini bırakmaz. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da yaptığını önce Türkiye’de, sonra diğer Arap-İslam ülkelerinde uygular.
Hani İran her sıkıştığında, Molla rejimi irtifa kaybettiğinde, halk ayaklanmaya başladığında “Amerika’ya ölüm” “İsrail’i haritadan sileriz” derdi ya, vallahi bu imkanı bulsa İslam ülkelerini gerçekten haritadan siler. Fakat Allah o fırsatı vermemiştir. Peygamberimiz de o müjdeyi Kisra yıkıldığında vermiş, bir daha Kisra olmayacaktır demiştir. Tarih de bunun tanığıdır.
...
İlginizi Çekebilir