Ersoy BABA / “Ucuz ve yaşanabilir Türkiye’yi ne hale getirdiler!?”
ÖZEL HABERErsoy BABA yazdı.
Merhaba değerli okuyucularım.
Çizerimiz Kasım Özkan geçen hafta bir ev kazası geçirdi. Başını korumak için gayret ederken kaburgalarını koruyamadı. 6 tanesini birden kırdı. Aşağıdaki yazı geçen hafta hazırdı. Bir karikatürü kalmıştı. Kaburga kemikleri kırılmak suretiyle çizim yapılmasını engelledi. Ben de yazıyı bu hafta yayınlamak üzere tekrar düzenledim. Arkadaşlar kasım beye:
-“Kimin bedduasını aldın da o kadar kaburgayı kırdın?” diye sordular.
-“Beddua almak adetim değil. Olacak olan oluyor. Ancak hastanede geçen 3 günün sonunda eve çıkabildim. Eğer dualar olmasaydı kafatasım veya kalça kemiğim kırılır hastaneden de eve gelemezdim. Helvamı yiyor olabilirdiniz.” Dedi.
Kendisine geçmiş olsun dileklerimi buradan iletiyorum. Bu tür kazalarda kafatası ve kalça kemiğinin yanı sıra sağ el parmaklarına da dikkat etsin. Zira karikatürü o parmaklarla çiziyor. Bu saatten sonra yeni karikatürist aramayalım. Bizi “yatay” zekaya mahkûm etmesin.
***
Bir arkadaşımızın düğününden çıkışta yakınımız bir aileyi aracımızla Ankara’da Gazi mahallesindeki evlerine bırakmış dönüyorduk. Arabanın arka kısmında düğün salonundan çiçekler vardı. Arabamızı abim kullanıyordu.
O zamanlar (yani 70’li yıllar) sokaklarda aydınlatma lambaları olmazdı. Caddelerdeki aydınlatmalar da ara ara yanardı. Zaten gündüzleri bile evlerde elektrik olmadığı saatler olduğu saatlere göre çok daha fazlaydı. Karanlık caddeden giderken elini kaldırıp “dur” işareti yapan bir silüet gördük. Ankara’nın kömürlü isli havasında zar zor belli oluyordu. Tam yanından geçerken silüetin bir polis olduğunu fark ettik. Durmamak mantıklıydı. Ama arkaya dönüp baktığımda polisin silahını çektiğini ve şarjörünü boşaltmak üzere üzerimize doğru doğrulttuğunu gördüm. Bağırarak abimi durdurdum. Durunca polis sallana sallana yanımıza gelip aracın içini süzdükten sonra açık camdan kafasını ve silahlı elini içeri sokarak:
-“Düğünden mi geliyorsunuj?” diye sordu.
...
İlginizi Çekebilir