© Malatya Time

Gün Sonundaki Açıklanamayan Yorgunluğun Sebebi Gürültü Olabilir

Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Gültekin, günlük yaşamda fark edilmeyen klima, fan ve klavye gibi "sessiz" gürültü kaynaklarının kronik strese, zihinsel yorgunluğa ve kalp hastalıklarına yol açtığı konusunda uyardı. Sessizliğin biyolojik bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Gültekin, gürültüye alışmanın sağlığı korumadığına dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Gültekin, Uluslararası Gürültü Farkındalığı Günü kapsamında gürültünün insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini değerlendirdi. Günlük hayatta önemsenmeyen pek çok sesin, aslında vücut için ciddi birer tehdit olduğunu belirten Gültekin, gürültü kirliliğine karşı uyarılarda bulundu.

KLİMA VE KLAVYE SESLERİ "SESSİZ" GÜRÜLTÜ KAYNAĞI

Gültekin, trafik ve inşaat seslerinin yanı sıra çalışma ortamlarındaki klima, fan, klavye ve monitör seslerinin "sessiz" gürültü kaynakları arasında yer aldığını ifade etti. Bu seslerin zararsız gibi algılanmasına rağmen, uzun süreli maruziyetin hem işitme sistemini hem de genel sağlık durumunu olumsuz etkilediğini vurguladı.

GÜRÜLTÜ TÜM VÜCUDU ETKİLEYEN BİR STRES KAYNAĞI

Gürültünün sadece kulak sağlığıyla sınırlı kalmadığını belirten Dr. Gültekin, düşük şiddetli arka plan seslerinin dahi vücutta biyolojik bir tehdit olarak algılandığını kaydetti. Bu durumun kan basıncı ve kalp atış hızı artışına sebep olduğunu söyleyen Gültekin şunları ifade etti: "Biyolojik bir tehdit olarak yorumlandığı için, düşük şiddetli arka plan gürültüsü dahi vücudun strese yanıt olarak yeniden düzenlenmesine ve salgılanan hormon seviyelerinde değişikliğe sebep olur. Kan basıncı, kalp atış hızının artışı gibi stres karşısında verilen tepkilerin oluşması kalp hastalıkları riskini artırır."

ZİHİNSEL YORGUNLUĞUN GİZLİ SEBEBİ

Sürekli arka plan seslerine maruz kalan beynin, bu sesleri filtrelemek için yoğun çaba harcadığını anlatan Gültekin, bu sürecin odaklanma güçlüğü ve kronik zihinsel yorgunluğa yol açtığını belirtti. Gün sonunda hissedilen açıklanamayan yorgunluğun ve sinirlilik halinin temelinde, beynin gürültü nedeniyle sürekli "aktif izleme" modunda kalması yatıyor.

ALIŞMAK KORUMUYOR: SESSİZLİK BİR İHTİYAÇTIR

Gürültünün etkisinin kümülatif, yani birikerek ortaya çıktığını hatırlatan Gültekin, gürültüye alışmanın veya tolerans geliştirmenin fiziksel zararları engellemediğini söyledi. Modern yaşamda sessizliğe erişimin zorlaştığını belirten uzman, "Sessizlik bir lüks değil, biyolojik bir ihtiyaçtır." diyerek maruziyet süresini azaltmanın önemine dikkat çekti.
 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER