İftiralarınızın hesabını vereceksiniz!..
GÜNDEMİftiralarınızın hesabını vereceksiniz
Önceki gün yaptığı basın toplantısı ile Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği (MASTÖB) Genel Başkanı Bekir Alyüz ve Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Kılınç'a cevap veren Nurettin Uğur, basın mensuplarına dağıttığı belgelerin sahte imza taşıdığı iddialarına sert tepki gösterdi. Malatya'da yaptığı basın toplantısının ardından İstanbul'da da bir basın açıklaması yapan Nurettin Uğur, “MASTÖB'ün çok büyük olduğunu söylüyorlar. Ancak başındakiler çok küçük. Küçük işlerle uğraştıkları için MASTÖB'ü büyük yapamıyorlar. Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütünü kullanmasını bilmiyorlar. Sadece kendi çıkarları için kullanıyorlar. Ufkun geniş olmadan, sadece at gözlüğüyle bakarsan MASTÖB'ü büyük tutamazsın. Bu arkadaşlar, her şeyi bıraktılar Nurettin Uğur'la uğraşıyorlar. Siz Malatya için ne yaptınız? Nurettin Uğur bu elimdeki belgelerdedir. Siz ne yaptığınızı açıklayın.” Dedi.
“Maalesef, Malatya'nın hiçbir sorunu kalmamış, işimiz yokmuş gibi boş işlerle uğraştığımız görülüyor. Son zamanlarda benimle ilgili karalama kampanyası yürüten Bekir Alyüz ve Fevzi Kılınç'a Malatya'da düzenlediğim basın toplantısıyla bir cevap vermiştim.” sözleriyle konuşmasına başlayan Nurettin Uğur, “Bu cevabı verirken de resmi kurumlardan aldığım belgeleri kamuoyu ile paylaşmıştım. Bu paylaştığım belgelerin sahte olduğunu, bu imzaların düzmece olduğunu söyleyerek, benim yalancı olduğumu iddia etmişler. Elimdeki belgeleri sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum. Bir internet sitesinde yayınlanan röportajında Bekir Alyüz,Malatya için hiçbir şey yapmadığımı söylemiş. Ardından Fevzi Kılınç da 44 Malatyaspor'a hiçbir yardımımın olmadığını iddia ederek, bunları belgelememi istemiş. Bunun üzerine geçtiğimiz gün Malatya'ya giderek valimiz sayın Vasip Şahin'e durumu arz ettim. Yaptığım yardımları belgelemek istediğimi belirttim. Belgeleri alarak sizlerle paylaştım. Burada tekrar ediyorum. İnanın yaptığım yardımları burada anlatmaktan utanıyorum. Yapılan hayır işlerinin gizli olması gerektiğini biliyorum. Yaptığım bu yardımları yaklaşık olarak 3 yıldır da gizliyordum. Ancak atılan iftiralar sebebiyle bunları açıkladım. Şimdi burada tekrar etmek istiyorum. Elinizdeki belgelerde hepsi mevcut olan bu yardımlardan biri de Malatya Emniyet Müdürlüğümüze yaptığım araç yardımıdır. Emniyet müdürlüğümüze 2 tane sıfır araç verdim. Benimle birlikteOrhan Kaya arkadaşımız da bir tane sıfır araç verdi.İnanmayanlar gidip emniyetten bu bilgiyi alabilirler.” İfadelerini kullandı.
Fevzi Kılınç'ın itibarını kurtarması için 44 Malatyaspor'a yaptığım yardımları belgelemesini istediğini söyleyen Nurettin Uğur, “Bununla ilgili olarak basın mensupları önüne 44 Malatyaspor'un başkanını da yanıma alarak çıktım. O toplantıda daha önce 100 bin ve 30 bin liralık yardımlar yaptığımı belirterek 50 bin liralık yeni bir yardım çekini başkana verdim. Peşinden de 50 bin daha vereceğimi bunu da bir hafta içinde takdim edeceğimi söyledim. Bekir Alyüz benim sözlerime inanmayarak kulüp başkanını arayarak, yardım yapıp yapmadığımı sormuş. Kulüp Başkanı da en büyük yardımı benim yaptığımı söylemiş. Benim Malatya'ya yaptığım yardımlar arasında Malatya Muhtarlar derneği, Melekbaba, İdep ve Hilaltepe Mahalleleri muhtarlıkları var. Bu kurumlara, su sebili, bilgisayar, yazıcı, tarayıcı, faks ve laptop bilgisayarlar hediye ettim. Ayrıca İzollu Tepe'de ismini açıklamak istemediğim bir yurdun 20 ton demiri, 460 metre halısı, 48'li salon klimasını ve su sebillerini verdik. Bunları bize açıklamak zorunda bırakanlar utansın. Çünkü herşey hayır için verilmiştir. Hayır da gizli yapılır. Bu arada Kızılay'a bir adet çadır, 5 adet modern hasta sedyesi ve 3 adet su sebili vermişiz. Benim Malatya'da okulu yarım bıraktığımı söyleyen Bekir Alyüz, Malatya'ya ne yapmış? MASTÖB olarak ne yapmıştır? 15 tane okulu ciddi şekilde yıkıp tamiratını yaptık. Verdiğim belgelerde bunlar milli eğitim müdürü Mehmet Bulut'un imzasıyla belgelenmiştir. Ayrıca Malatya Müftülüğünden aldığımız belgede de, yaptığımız camilerin listesi vardır. Bu camileri yıkıp, imam evi, mermer düzeneğiyle, Kur'an Kursu'nun perdesinden halısına her şeyini verdik. Hatta camilerimizin hepsine laptop bilgisayar verdik. Çocuklarımız yazın Kur'an-ı Kerim öğrensinler diye. Verdiğimiz bu belgelerin hepsinin sahte olduğunu iddia ediyorlar. İşte bütün belgelerin birebir orijinal olduğunu görüyorsunuz.” Şeklinde konuştu.
Ayrıca 7 yıldır 87 talebeye burs verdiğini söyleyen Nurettin Uğur, “Ayda 250 liradan 21 bin 750 lira yapar. Alevisi-Sünnisi, CHP'lisi-Ak Partilisi herkese yardım yapıyorum. Sadece Malatyalı ve ihtiyaç sahibi olması benim için yeterlidir. Burdur'da ve Malatya'da birer tane cami yaptırıyorum. Bütün bunların yalan olduğunu söylüyorlar. MASTÖB'ün çok büyük olduğunu söylüyorlar. Ancak başındakiler çok küçük. Küçük işlerle uğraştıkları için MASTÖB'ü büyük yapamıyorlar. Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütünü kullanmasını bilmiyorlar. Sadece kendi çıkarları için kullanıyorlar. Ufkun geniş olmadan, sadece at gözlüğüyle bakarsan MASTÖB'ü büyük tutamazsın. Bu arkadaşlar, her şeyi bıraktılar Nurettin Uğur'la uğraşıyorlar. Siz Malatya için ne yaptınız? Nurettin Uğur bu elimdeki belgelerdedir. Siz ne yaptığınızı açıklayın” şeklinde konuştu.
MİAD'la veya MEV'le ilgili hiçbir sorununun olmadığını belirten Nurettin Uğur, “MİAD'ın benim gözümdeki tek olumsuz tarafı, 3 dönemdir genel kurulumuza gelip bir hayırlı olsun dememesidir. Bunun için de MİAD'la arama bir mesafe koydum. Başka bir derdim yok. Ayrıca MEV'le de herhangi bir sorunum yok. En azından Sevgi Evleri veya Konukevi yapmışlar. MASTÖB buna karşılık ne yapmış? MASTÖB'ü temsil eden bir genel başkanı tasvip etmediğimi söyledim.“Şahıs olarak gideceksen git. Ama çatı kuruluş olan MASTÖB genel başkanı olarak gidemezsin” dedim. Seçimden önce 3 ay içinde MASTÖB'e arazi alamazsam, binayı ben alacağım” demiştim. Evet bunu söyledim ama seçimden sonra defalarca dile getirdim. 10 tane işadamı arkadaşıma “30'ar bin lira verip merkezi bir yerde bulduğumuz araziyi alalım” dedim. Seçimden sonra “Emekli arkadaşlarımızı rahat bırakarak,işadamı arkadaşlardan 150 bin lira parayı kasaya koyup, istediğimiz yeri alalım” dedim. Para vermemek için 50 dereden su getirdiler. Ankara'da müsteşarımızın yanından Nazife hanımı arayarak, tarih sayı numarasını istedim. Ali Özdemir'i aramamı söyledi. Onu aradım o da beni başka birine göndererek başından savdı. Bir türlü tarih sayı numarasını vermediler. Daha önce sayın Başbakanımızın verdiği araziye birileri engelledi. Burada isim vermek istemiyorum. Ben ne yapıyorsam Malatya için yapıyorum. MASTÖB bana hiçbir şey veremez. Ben MASTÖB'e veriyorum. Ama onlar bir kartvizit uğuruna her şeyi yapıyorlar. Malatya için bir proje koysunlar biz de ona destek verelim.” Dedi.
“Benim Alevi-Sünni ayrımı yaptığımı söylüyorlar. Ben bunu yapsaydım, Aydın'da yapardım. Benim burs verdiğimöğrencilerim arasında Alevisi de var Sünnisi de. Benim CHP'li veya Ak Partili ayrımım hiç olmadı. Nurettin Uğur'u istemeyen Halim Bölükbaşı, CHP'nin başındadır. 4 tane insanla birlikte yüzde 95'e hükmediyorlar.” Sözlerini sarf eden Nurettin Uğur, “Ben MASTÖB'den değil Bekir Alyüz'ün yönetim kurulundan istifa ettim. Benim istifam bir hafta Ramazan Kömür'de kaldı. Şartlı olarak istifa etmiştim.Benim istifamla birlikte Bekir Alyüz ve Halim Bölükbaşı'nın da istifa etmesi gerektiğini söylediğini aktaran Nurettin Uğur, “Biz 3 sefer toplantı yaparak Bekir Alyüz'le sorunumuz olmadığını söylemiştik. Maddiyat meselesinin halledilmesi gerektiğini söylemiştik. Seçimden önce söylediğimiz ve isimlerini belirlediğimiz arkadaşlardan 150 milyar toplayıpkasaya koyacaktık. Ama maalesef arkadaşlar bu parayı vermemek için bir derneğin sabah kahvaltısında yaptıkları gizli yönetim kurulunda karar aldılar. Sivil toplum örgütü gizli karar alamaz. Maalesef parayı vermedikleri gibi hiçbir şey yapmadılar. Para vermemek için bana saldırmaya kalktılar. Ben size “Müfteri” diyorum. “Yalancı” diyorum. Bana cevap verin, Ya benden özür dileyin ya da müfteriliği yalancılığını kabul edin. Bu arada hukuki hakkımı da saklı tutuyorum. MASTÖB'e değil, MASTÖB Genel Başkanlığı makamına değil, Bekir Alyüz ve Fevzi Kılınç'a dava açacağım. Hem de öyle milyonluk-milyarlık dava değil, sadece 1 liralık bir dava açacağım. Bana yalancı diyerek iftira atanlardan hesap soracağım.” şeklinde konuştu.
Konuşmasının son kısmında MASTÖB yönetimi ve Malatya kamuoyuna seslenen Nurettin Uğur, “Dev gibi sivil toplum kuruluşunu küçük duruma düşürüyorlar. Siyasi baskı unsuru olması gereken MASTÖB maalesef küçük hesaplarla uğraşır hale getirildi. Kendi çıkarlarını ve kendi kartvizitlerini kurtarmak için Nurettin Uğur'la uğraşmasınlar. Malatya'nın birliği için çalışsınlar” çağrısında bulundu.
İlginizi Çekebilir