© Malatya Time

Kurban ibadetiyle ilgili merak edilenler-2-

Malatya’mızın müstesna alimlerinden Yusuf Selami Çakaroğlu hoca efendi ile; kitap, sünnet, icma ve kıyas çerçevesinde kurban nasıl kesilir?.. Şeklinde bazı mevzuları konuşarak; bu minval üzerine bir kaç soru sorduk. Çünkü; Kurban meselesi çok suiistimal edildiğinden, ümmetin fertlerinin yaptığı bu kutsi ibadet; farkında olmadıkları halde ifsat ediliyor. Sebebi hilkatimiz; emri bil maruf, nehyi anil münker olduğundan; en azından Müslümanlara bu hususta menfaatimiz dokunur ümidiyle bu çalışmayı yaptık. Aksi düşünceler ile hiç bir alakamız yoktur.

HAYVANIN BOYU VEYA KİLOSU TAHMİN EDİLEBİLİR…

“Özellikle ibadete günah sokulmaz. İbadete gayrı meşru işleri sokamazsın. Böyle bir şeye girmek caiz değildir.”

“Fiyatı en baştan tespit edecekler. Tabii ki fiyatı tespit ederken adet üzerinden belirlenir. Boyu ölçülebilir, kilosu tahmin edilebilir, “Bundan ne kadar et çıkabilir” diye tahminde bulunulabilirsiniz. Nasıl bir kriter uygulanırsa uygulasın tespit edilen fiyat, hayvanın tamamına biçilir. “Bu hayvanı adet olarak fiyatını tespit ediyor alıyorum” denilmesi diğerinin de “Bu fiyata satıyorum” demesi lazım. Bu akti yapmadan mülkiyet tahakkuk etmez.” 



KURBAN OLABİLMESİ İÇİN TAMAMININ BULUNMASI GEREKİYOR

“Hayvandan ne kadar et çıkacağını, kesimden sonra kilosunun ne kadar olacağını belirleyenler var. Hayvan kiloyla satılmaz.”

“Sen kilo belirliyorsan sadece eti satın alıyorsun. Halbuki hayvanın kurban olabilmesi için tamamının satın alınması gerekiyor. Çünkü hayvanın tamamını Allah için kurban ediyorsun. Hayvanın tüyü bile kurbanlıktır. Hayvanı tartıyorlar, yüzde düşürüyorlar veya hayvanı tartıp canlı kilo hesabı yapılıyor. Fiyat belirlemesinde kriter olabilir ama hayvanın alınıp satılmasında hayvanın tümü için “Alıyor” ve “Satıyorum” denilmelidir. Akit böyle yapılmalıdır.” 

“Vacip olan kurbanlar, ya adaktır, ya kefarettir yani ceza kurbanlarıdır –hac ve umredeki ceza kurbanları gibi-, ya da Kurban Bayramında kesilen kurbanlardır. Ebu hanifeden başka, Ebu Yusuf ve Muhammed'e göre ve sair üç mezhebe göre kurban bayramında kesilen kurban sünnet dahi olsa şu hükümde bir ihtilaf yoktur ki, bu hayvanlar, Allah için ibadet niyetiyle kesildiğinden dolayı, bunları insan istediği gibi kullanamaz. Ancak İslam'ın hükümlerine göre kullanabilir."

"Kurban Bayramı'nda kesilen kurban haricindeki vacip kurbanlarda hayvanın etinden, derisinden, sütünden kısaca hiçbir şeyinden kişi istifade edemez. Bunu tamamen kendinden çıkarması lazımdır"

"Nafakasıyla mükellef olduğu, annesi, babası, eşi, çocuğu, dede, nine, kızlar, torunlar haricinde olan fakir kimselere verilmesi zorunludur. En yakınına verilmesi daha efdaldir. Nafakasından sorumlu oldukları haricinde. Kardeşlere ve  diğer akrabalara eğer fakirlerse verebilir. Bu suretle kurban tamamen kendisinden çıkmış olur."

"Fakire verirken de temlik suretiyle vermiş olması lazım. Bu hayvanın hiçbir parçasını almadan fakire tasadduk etmesi lazım."


KURBAN DERİSİ CAMİDE SECCADE OLARAK KULLANILABİLİR AMA...

"Kurban bayramındakinde ise şöyle bir farklılık var: Allah-u Teala kurban bayramında kesilen kurbanı kişinin kendisinin yemesine ve yedirmesine izin veriyor. Yemesine ve yedirmesine izin verilmesinden bazı insanlarda bir yanlış anlaşılma oluyor. Bu hayvandan her şekilde tasarruf edilebileceğini düşünenler oluyor. Sen yiyebilirsin ama o hayvanın o cüzünden aynî olarak istifade edebilirsin ama bunu herhangi bir malla değiştiremezsin. Herhangi bir şeyle mübadele edemezsin. Etini yiyebilirsin, derisini alıp seccade veya sofra bezi yapabilirsin veya fakir olmayan bir başkasına da aynı şekilde aynî olarak kullanması için hediye edebilirsin. Ama onu herhangi bir malla mübadele edemezsin. Yani onu satamazsın, bir şeyle değiştiremezsin. Eti veya deriyi verdiğin kimse fakir değilse, ibaha olduğu için o da onu bir başka malla mübadele edemez. Mesela kurban derisini bir camiye verdin o camide seccade olarak kullanılabilir ama değiştirilemez. Yani satılamaz. Kurban Bayramında kesilen hayvanların haricinde kesilen kurbanlar ise ancak tasadduk edilebilir. Tasadduk, bir malı temlik süratiyle bir fakire vermek demektir. Şahsa verilmesi lazımdır. Fakire verilir. Fakir haricine tasadduk değil ancak ibaha edilir. Temlik edilmez."

TEMLİK İLE İBAHA ARASINDAKİ FARK...

"Temlik ve ibaha arasındaki farkı anlatalım. Temlik bir şeyi bir başkasına mülk edindirmektir. Kişinin rızasıyla malik olduğu bir malı diğerine mülkiyeti ona geçmesi için teslim etmesidir. Burada mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf edebilir. Yiyebilir veya satabilir.
İbaha da ise malın mülkiyeti verilmiyor. Yani onun rakabesini başkasının mülkiyetine geçirmiyor. Ama menfaatinden istifadesine izin veriyor. İbaha izin vermektir. Mübah kılmaktır."

"Mesela birinin evine gittin orada sana yemek ikram ediliyor. Sana o yemekten yemene izin veriliyor yani ibaha ediliyor. Sen o yemeği yiyebilirsin, ama alıp evine götüremezsin. Çünkü sana temlik etmemiş buna izin yok. Ya da yoldan geçen adama gel bu yemekten ye diyemezsin. Bu caiz değildir."

"Mesela ev sahibinin sofrasında 3 kişisiniz. Yani ev sahibi üçünüze de ibaha etmiş. Sen senin önündeki bir lokmayı yanındakine ikram edebilirsin. Çünkü ev sahibi ona da ibaha etmiştir. Ama dışarıdan birisine bunu ikram edemezsin."

"Kurban Bayramı'ndaki kurbana dönecek olursak, İslam diyor ki “sen bunu yiyebilirsin ve yedirebilirsin” onlar ibaha suretiyle bundan istifa edebilirler. Bunu satamazlar."

"Ya da “Tasadduk edebilirsin” diyor. Fakire verdiğin kısım tasadduktur. Tasadduk dediğimiz de temliktir. ibaha temlik değildir. Kurban Bayramı kurbanı hariç diğerlerinde ise tasadduk edilebilir. İbaha yoktur onlarda. Kişinin kendine bile yemek için izin verilmiyorken senin başkasına izin verme hakkın nasıl olabilir."

"Kurban bayramındakinde ise hem ibaha edilebilir, hem de tasadduk edilebilir. Tasadduk ettiğin zaman onu temlik ediyorsun. Fakire ancak tasadduk edilebilir."

"Temlikle ibaha arasındaki önemli farklarından biri de şudur: Temlikte eti pişirip bir başkasına veremezsin. Pişirip verdiğin zaman temlik olmaz. O ibahadır. Evine gelene pişirip misafirine veya komşuna yedirebilirsin. Ama fakire tasadduk edeceğin kısımda pişirip veremezsin. Adakta sen pişirip veremezsin fakire. Temlik etmen lazım."

"Mesela zekat da öyledir. Zekat temlik suretiyle verilir. Sen bir fakire yemek yedirip onu zekata sayamazsın. O ibahadır. İkincisi temlikin doğal şartı karşı tarafın temellük etmesidir. Senin temlik ettiğini temellük etmesi lazımdır. Duvara temlik edemezsin. Çünkü duvar temellük edemez. Mesela bir ölüye temlik edemezsin. Binaya, tüzel kişiliğe, vakıflara, camilere, kurslara veya derneklere verilmez. Çünkü bunlar temellük edemezler.” 

DEVAM EDECEK...

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER