© Malatya Time

Malatyalı Tecdelioğlu Ailesi Doğup Büyüdüğü Topraklara Sanayi Yatırımıyla Döndü

Aslen Malatyalı olan hemşerimiz Ekonomim Yazarı Gazeteci Vahap Munyar, Malatya’da nalbur dükkanıyla iş hayatına başlayan Tecdelioğlu Ailesi’nin, memleketlerine kurdukları fabrika ve okul bağışlarıyla taçlanan sanayi yolculuğunu detaylarıyla aktardı. İşte Munyar'ın dikkat çeken yazısı:

SAMSUN’da yatılı öğrenci olarak liseyi bitiren Abdullah Bey (Tecdelioğlu), babadan kalma demirci ustalığının da etkisiyle 1913 yılında memleketi Malatya’da hırdavat dükkanı açtı. Çok geçmeden Birinci Dünya Savaşı sırasında askere gitti. Askerliği toplam 11 yıl sürdü. Kazım Karabekir’in yaverliğini de yaptı.

Malatya’daki fabrikadan: Çetin Tecdelioğlu (sol başta),
Nihat Tecdelioğlu (sağ başta), Mustafa Tecdelioğlu (sağdan ikinci)

Abdullah Bey’in askere gittiği dönemlere dükkânı kapanıyor, dönünce yeniden işbaşı yapıyordu. Askerlik bitiminde yine Malatya’daki hırdavatçı dükkânında işe koyuldu. Zamanla yanına oğulları Nihat ve Nevzat Tecdelioğlu’nu aldı. Oğullarıyla birlikte hırdavatçılık işi 1966 yılında vefatına kadar sürdü.

Abdullah Bey’in vefatı sonrası Nihat Tecdelioğlu, kardeşi Nevzat Tecdelioğlu’yla işlerini ayırdı, kendi hırdavatçı dükkanını açtı. Nihat Tecdelioğlu, bir yandan hırdavatçılık yaparken, diğer taraftan üretime dönük radarını hep açık tuttu. Nitekim 1968-1969 döneminde bir eczacı arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul’daki Filiz İlaç’a ortak oldu.

Nihat Tecdelioğlu’nun daha çok üretime dönük arayışları, DYO bayiliğinin de etkisiyle Yaşar Holding’in Pınar Süt, Tuborg, Altın Yunus gibi yatırımlarını yaparken bayilerine hisse satışı zincirinin halkaları arasına girmesini de sağladı. Ancak o hisseler sembolik düzeyde kaldı.

Derken 1970’li yıllarda Malatya’daki esnaflar bir araya gelip art arda un fabrikası, Merbolin boya fabrikası, mobilya fabrikası ve kireç fabrikası kurdu. Nihat Tecdelioğlu, üretime dönük radarı hep açık olduğu için bu yatırımların da ortakları arasına girdi.

Nihat Tecdelioğlu’nun hırdavatçı dükkanını ben de 1960’lı yılların sonları, 70’li yılların başlarında Malatya’daki oto elektrik-bobinaj ustası abim Kemal Munyar’ın yanında çıraklık yaptığım günlerden anımsıyorum. Cıvata ihtiyacı olduğunda abimin talimat sesi yükselirdi:

-          Tecdeli’ye git, o cıvataları al gel…

Nihat Bey, 1970’lerin ortalarında büyük oğlu Mustafa ile onun bir küçüğü Abdullah’ı İstanbul’a, Kadıköy Maarif Koleji’ne gönderdi. Bir-iki yıl sonra Malatya’da olaylar patlayınca İstanbul’a taşınma kararı aldı. İstanbul’da ilk aşamada bir un fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ortakları gönülsüz davranınca bir cıvata imalat atölyesi bulundu ve satın alındı.

Nihat Tecdelioğlu, İstanbul Topçular’daki 500 metrekarelik atölyede cıvata üretimini 3-4 yıl kadar ortaklarıyla birlikte sürdürdü. 1980’lerin başlarında ortaklarından ayrıldı, cıvata üretimine işin tek sahibi olarak devam etti.

1985 yılında büyük oğlu Mustafa Tecdelioğlu, ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi, bir inşaat şirketiyle aylık 5 bin dolarlık maaşla Libya’ya gitmeyi planlarken aile işine odaklanması için teklifini yaptı:

-          Gel, 5 bin doları kendi fabrikamızda kazanırsın…

Mustafa Tecdelioğlu, babasının sözünü dinledi, küçük kardeşi Çetin’in adını taşıyan Çetin Cıvata’nın pazarlama şirketini kurdu. Üretim de bu dönemde Topçular’daki 500 metrekarelik atölyeden Bayrampaşa’daki 1500 metrekarelik fabrikaya taşındı.

1990 yılında babası Nihat Tecdelioğlu kanser olunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Aynı yıl küçük kardeşi de Çetin Cıvata’da göreve başladı. Çatalca’daki mevcut fabrikanın bulunduğu alana ilk adım 4 bin metrekareyle atıldı.

Çatalca’daki tesisin büyüklüğü 60 bin metrekareye ulaşırken, 4 ayrı lokasyondaki yıllık üretim de yıllık 60 bin tonları gördü. Çetin Cıvata’nın ihracatı da 20 milyon Euro’yu aştı.

Geçen gün Mustafa Tecdelioğlu’nun ev sahipliğinde İbrahim Nalbant, Cem Şirolu ve Çetin Tecdelioğlu’yla buluştuk. Mustafa Tecdelioğlu’ndan Çetin Cıvata’nın daha önce dinlediğim öyküsünü anlatmasını istedim. Öyküyle ilgili bilgilerimi tazelerken dönemin Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Aslan, Diler Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Pektaş ve Mustafa Tecdelioğlu’yla 2018 yılı Eylül ayı başlarındaki buluşmaya uzandım.

İbrahim Pektaş, Mustafa Tecdelioğlu’na takılmıştı:

-          Mustafa Bey’in işi iyi. Tonu 800 dolardan filmaşini alıyor, cıvata yapıp, tonu 3 bin 800 dolardan ihraç ediyor.

Adnan Aslan, sektörün kilo başı ihracat rakamlarından örnekler vermişti:

-          İnşaat demirinin kilosu 60 cent’e, yassı ürün 70 cent’e, boru 1 dolara ihraç ediliyor. Cıvata daha katma değerli bir ürün. O nedenle kilo başına ihracatı 3.8 doları buluyor.

Mustafa Tecdelioğlu’ndan bu verileri güncellemesini istedim, paylaştı:

-          Filmaşinin tonu 750 dolar. Sektörümüzün ortalama ihracat geliri ton başına 3 bin dolar dolayında. Bizde 4 bin dolara kadar çıkıyor. Filmaşin fabrikalarımızda özel işleniyor. İşlemenin de önemli maliyeti var.

1913 yılında Malatya’da Abdullah Bey’in nalbur dükkanıyla çıktığı yolculukta rota, ikinci kuşakta (Nihat Tecdelioğlu) cıvata üretimine yöneldi. Üçüncü kuşak şirketi cıvata üretiminde Türkiye ikinciliğine taşıdı…

Çetin Cıvata Grubu, üçüncü ve dördüncü kuşağın kol kola girmesiyle daha büyük hedeflere doğru yol alıyor…

Nalbur dükkanıyla çıktığı Malatya’ya cıvata fabrikasıyla döndü

 KENDİSİNİ “modern dilenci” olarak tanımlayan CHP eski milletvekili, eski bankacı rahmetli Mevlüt Aslanoğlu’nun Malatya’ya yatırıma yönlendirdiği ailelerden biri de Tecdelioğlu oldu.

Mevlüt Aslanoğlu öncülük etti, Çetin Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tecdelioğlu, kardeşleri Abdullah ve Çetin, birlikte karar verip babaları Nihat Tecdelioğlu adına Malatya’da bir ilköğretim okulu yaptırdı.

Böylece Tecdelioğlu Ailesi, Nihat Bey’in 1970’li yılların ikinci yarısında nalbur dükkanını kapatıp ayrıldığı Malatya’ya okul bağışıyla dönmüş oldu.

Rahmetli Mevlüt Aslanoğlu, okulla yetinmedi, Tecdelioğlu Ailesinin Malatya’ya bir de fabrika kurması için çaba harcadı. Çetin Cıvata’yı yöneten Mustafa ve Çetin Tecdelioğlu kardeşler, 2011 yılında Malatya OSB’deki fabrikanın ilk fazını devreye aldı. Malatya’daki fabrika da adım adım büyütüldü, 2016’da bugünkü 30 bin metrekarelik kapalı alana ulaştı.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin olumsuz etkisi sürse de Çetin Cıvata Grubu, Malatya’da üretimini sürdürüyor.

Mustafa Tecdelioğlu, Çetin Cıvata Grubu’nun dört ayrı lokasyonda üretimini sürdürdüğünü belirtti:

Çatalca: 60 bin metrekare Malatya: 30 bin metrekare Hadımköy: 2 bin 500 metrekare Hadımköy: 4 bin 500 metrekare

3’ten 27 milimetreye kadar bağlantı elemanı üretiyor ciro 60 milyon Euro’yu buluyor

 ÇETİN Cıvata Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tecdeliolu’na ürün yelpazesini sordum, sayı vermek yerine şöyle tanımladı:

-          3 milimetreden 27 milimetre kalınlığa kadar her türlü bağlantı elemanını üretiyoruz. Ürünlerimiz beyaz eşyadan otomotive, mobilyaya birçok sektörde kullanılıyor.

Ciroyu sordum, hesapladı:

-          60 milyon Euro dolayında ciromuz var.

Ekonomide yaşanan sıkıntılı dönemin etkisini de şöyle ortaya koydu:

-          Yıllık 60 bin tonluk üretimimiz vardı. Bu yılı muhtemelen yarısı düzeyinde üretimle kapatacağız.

  Abdullah bilişime yöneldi Çetin Cıvata’da 4’üncü kuşak da görev aldı

  MUSTAFA Tecdelioğlu, kardeşlerinden Abdullah Tecdelioğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu belirtti:

-          Abdullah, mezuniyeti sonrasında ortaklarıyla “Boğaziçi Bilgisayar”ı kurdu. Bilişim sektörüne odaklandı.

Ailenin dördüncü kuşağını sordum, anlattı:

Babamın adını taşıyan büyük oğlum Nihat, yönetim kurulu üyesi. Üretim ve ihracata bakıyor. Çetin’in oğlu Kerem, yönetim kurulu üyesi, satış ve pazarlamada görev aldı. Benim küçük oğlum Serhat, Hadımköy’deki tel çekme-somun fabrikasıyla ilgileniyor.
  BESİAD’ın kurucusu MEV’de Başkan, İSO’da Meclis Başkanlığı adayı

 MUSTAFA Tecdelioğlu, işlerinin yanı sıra sektörün, iş dünyasının sivil toplum örgütlerinde de elini taşın altına koyduğunu belirtti:

-          2001 yılında Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (BESİAD) kurduk. Uzun süre başkanlık görevini yürüttüm. Çelik İhracatçıları Birliği’nin yönetim kurulunda görev aldım, Başkanvekilliği görevinde bulundum.

Adnan Dalgakıran’la MAKFED’i kuran ekibin içinde yer aldığını kaydetti:

-          İhracatçı Birliklerinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) kardeşim Çetin daha etkin görevler aldı. TİM’de Başkanvekili.

Kendisini en fazla mutlu eden sivil toplum örgütü görevinin Malatya Eğitim Vakfı (MEV) Başkanlığı olduğunu vurguladı:

-          Burs verebildiğimiz öğrenci sayısı arttıkça daha çok mutlu oluyoruz. MEV’de ülkemizin gençlerinin eğitimine katkı vermeyi son derece önemsiyoruz.

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) Meclis Üyesi olduğunu anımsattı:

-          Yeni dönemde İSO Meclis Başkanlığına aday oldum. Deneyimlerimle Meclis Başkanlık Divanı’nda İstanbul sanayisine katkı verebileceğime inanıyorum.

KAYNAK: EKONOMİM

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER