MASTÖB'DEN MALATYA GÜNDEMİNE DAİR ÇARPICI ELEŞTİRİLER!
DİĞER
Malatya?nın sorunları ve çözüm yolları hakkında açıklamalarda bulunan MASTÖB Genel Başkanı Bekir Alyüz, kapatılan fabrikaların yerine yenisinin gelmediği bir Malatya?da 25 bin kişilik stadyum projesinin de yetersiz olduğunu söyledi:Â Stadın yerini verin, 33 bin kişilik stadyum yapalımGeçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen 44 Malatyaspor Gecesi?nde yaptığı konuşmayla stadyum tartışmasına farklı bir boyut getiren MASTÖB Genel Başkanı Bekir Alyüz, ?Yapılacak olan 25 bin kişilik stadın Malatya gibi büyük bir şehre yakışmayacağını belirterek, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; ?Uluslar arası müsabakaların yapılabilmesi için bir stadın 33 bin kişilik olması gerekir. Bundan az kapasiteye sahip olan statlar sadece yurtiçi ve özel maksatla kullanılabilir. Malatya gibi büyük bir şehrin stadı 25 bin kişilik olmaz, büyük maçlar olduğu zaman stadımız tamamen doluyor zaten, öyleyse bunun 33 bin kişilik olması ve UEFA standartlarına uygun olması gerekmektedir. Bundan aşağısı gecekondu statlardır. 44 Malatyaspor Gecesi?nde Federasyon As Başkanı Mehmet Akif Bey?e ?Bu stadın 25 bin kişilik olması uluslar arası müsabakalar için uygun mudur?? diye sorduk. Cevap olarak uluslar arası müsabakalara uygun olmadığını, sadece yurt içi ve 2.-3. sınıf müsabakalar için uygun olacağını ifade etti. Yapılacak 25 bin kişilik stadın kapasitesini daha sonra 30 bine çıkaracaklarını söylüyorlar. Siz bunu 33 bin kişilik yapın da kapasiteyi artıracaksanız yine artırın. Bütün Malatya?lı siyasilerimiz ve sivil toplum örgütlerimizin buna el koyması gerekmektedir.?Siyasiler, bu projeye niye ses çıkarmıyorlar?Siyasilerin bu konuyu gayet iyi bildiklerini iddia eden Bekir Alyüz, ?Bu konuyu bilmemeleri mümkün değil. Basında bu olay kaç kere yazıldı? İzlemiyorlar mı, görmüyorlar mı bilmiyorlar mı? Bilmemeleri mümkün değil elbette biliyorlar. Siyasiler bunu biliyor ama önlerine konulmuş 25 bin kişilik plana ne hikmetse ses çıkarmıyorlar. Bunun nedeni ya farkında olmamaları, ya da bu konudaki bilgi eksiklikleridir, bunu başka şekilde nitelendirmek istemiyorum? şeklinde konuştu.Araziyi verin, 33 bin kişilik yapalım?Malatya stadyumunu en az 33 bin kişilik hale getirin? sözlerine de açıklık getiren Bekir Alyüz, ?Bu stadın yeri çok kıymetlidir. Bunu sokaktaki çocuk bile bilir. Bunu gidip emlakçılara veya müteahhitlere sorun alacağınız cevap aynıdır. Böyle değerli bir yeri kime verseniz size 40 bin kişilikten aşağı stat yapmaz. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Sivil Toplum Örgütleri olarak sadece konuyu gündeme getirebiliyoruz. Sivil toplum örgütlerinin hepsinin bunu dillendirmesi gerekmektedir. Eğer dediğimiz standartlarda bir stat yapılmayacaksa bırakın şimdiki stat yerinde kalsın. En azından insanların rahatlıkla yürüyerek gidebildiği bir yerdir. Ben de spor yaptığım zamanlarda Kernek mahallesinde oturuyordum, yürüyerek stada gelip antrenmanımı yapıp dönüyordum. Şimdi tahsis edilen yer çok uzak. Bu yere ya özel arabayla ya da toplu taşıma araçlarıyla gidebilirsiniz. Merkezi bir konumda olan böyle kıymetli bir yerin gerekli olduğu şekilde değerlendirilmesini herkes ister? dedi. Malatya halkına bunun gerektiği gibi anlatılmadığını söyleyen MASTÖB Genel Başkanı, ?Malatya halkı yeni bir stat yapılacak olmasından dolayı memnun olabilir ancak bu detayın farkına varmaları ve çalışmaları gerekir. Telefonlarla, internetle veya gazetelerle bütün insanımız 25 bin kişilik yerine en az 33 bin kişilik stadyum yapılması konusunda harekete geçmelidir ? ifadelerini kullandı.Nüfusun yetersizliği kağıt üzerindeMalatya?nın büyükşehir statüsüne alınması ile ilgili nüfusla ilgili sıkıntı olmadığını kaydeden Bekir Alyüz, ?Zaten Malatya bunu hak etmiştir, daha önce de bunu hak etmişti. Eskiden Malatya?nın Büyükşehir olma konusu Denizli ile beraber Meclis gündemine girmişti. Demirel, Özal?a muhalefet olsun diye Denizli ve Malatya?nın ikisinin de Büyükşehir olmasını engelledi. Bugün baktığımız zaman, Adapazarı, Erzurum, İzmit ve Samsun Büyükşehir iken, bu illerin hepsinden büyük olan Malatya henüz Büyükşehir olamamıştır. Malatya?da yaşayan, Adıyamanlılar, Bingöllüler, Elazığlılar, Muşlular, Diyarbakırlılar ve Maraşlılar, Malatya?da yaşıyorlar ama nüfus kayıtları Malatya?da değil. Resmi kurumların özellikle belediyenin bu işin üzerinde durması gerekir. Vatandaş suyunu veya elektriğini bağlatacağı zaman nüfus kaydını istemeleriyle, nüfus 750 bin değil 1 milyonu da bulur. Böylelikle Malatya rahat bir şekilde Büyükşehir olabilir? şeklinde konuştu.İstihdam adına büyük kayıplar yaşıyoruzŞeker fabrikasının özelleştirilmesinin büyük bir kayıp olduğunu söyleyen Alyüz, ?Burada büyük bir istihdam vardı. Şimdi ise 4-5 bin ailenin mağduriyeti söz konusudur. Tekel ve Sümerbank örneklerini de hatırlayalım. Bu kapatılan fabrikaların yerine hiçbir şey getirilmedi. Pancar ve tütün üreticisinden tutun, nakliyeciler ile tarım ve hayvancılıkla uğraşanların hepsini düşününce, 50-60 bin insanın bu kapatılan fabrikalardan bir şekilde istifade ettiği ortaya çıkmaktadır. Siyasilerimiz Fırat Kalkınma Ajansı ve Milli Parklar Bölge Müdürlüklerini Malatya?ya kazandırdıklarını söylüyorlar. Bunlar gelişen Malatya?ya ilave olarak getirilmeliydi, halihazırdaki fabrikalar kapatılmamalıydı. 3-5 götürürken 1 getirmek hiçbir şey ifade etmez. Siyasilerin buradaki gücü eskinin üzerine bir şeyleri bina etmek için kullanılmalıdır. Getirilenle götürülen alt alta yazıldığında, kar ve zararının ne olduğunu daha iyi görürüz. 5. işletme Malatya?daydı bunu da atıl duruma düşürdüler. Mavi Tren gelmiyor, hızlı tren gelmiyor. Atı alan Üsküdar?ı geçiyor biz halen yarı yolda bekliyoruz. 2023?te geleceğini söylüyorlar. İlimizin çevresindeki bütün illerin kalkınması için büyük katkılar sağlanırken Malatya bunlardan mahrum bırakılıyor. Bütün bunlar Malatya halkını oyalamaktan başka bir şey değildir. İstihdamın kaynağı olan fabrikaların kapatılması Malatya için çok acı bir durumdur. Malatya vagon Fabrikası?nın yıllar önce her şeyi hazırlanmış sadece makineler kurulup çalıştırılabilecek durumdayken, Erzincanlı Ulaştırma Bakanı, Almanları Erzincan?a götürüp yeni bir vagon fabrikası kurdurdu. Hazır bir vagon fabrikası varken sen Erzincan?a götürüp kuruyorsun. 200-300 kişinin istihdam edildiği fabrika şu anda çalışmaya başladı. Bizim vagon fabrikası ise atıl vaziyette bekliyor. Demek ki bizim herhangi bir gücümüz kalmamış. Tek tek sıralayacak olursak, Mavi Tren, Hızlı tren, mensucat fabrikası, tekel fabrikası, şeker fabrikası, Et-Balık Kurumu ve vagon fabrikası hep oyalamaktan ibarettir. Yıllardır yazılıyor çiziliyor ancak hiçbir çalışma yapılmıyor.? sözleriyle tepki gösterdi.Bakanlık olmazsa, hizmet gelmezMalatya?ya yapılması gereken yatırımların bir an önce aktif hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Alyüz, ?Malatya?ya hiçbir yatırım yapılmazken çevre iller her geçen gün biraz daha büyüyor. Karayolu ve demiryolunu da bir kenara bırakırsak, hava yolu var diyeceğiz. Ancak Malatya?da uluslar arası nitelikte bir sivil havaalanı da yok. Şu anda bir havaalanı var o da askeri havaalanı. Eğer askerin işi varsa sivil uçuşları iptal edebilir. Sivil havaalanı kurulması şarttır. Şu anki iktidar döneminde Malatya?nın herhangi bir bakanı olmadı, bunun nedeni ya bakanlık yapabilecek kapasitede insanları çıkaramamamız ya da Malatya?ya karşı bir tutum olması. 3 dönemdir Ak Parti?ye en çok oy veren illerden biri olarak, kabinede en azından 1 Malatya?lı Bakan olmalıydı.. Bunu iyi düşünmek gerekir. Şunu iyi bilelim ki bakanlık verilmediği sürece Malatya?ya doğru dürüst hizmet gelmez. Bakın biraz önce verdiğim örnekte vagon fabrikasının Erzincan?da kurulmasının sebebini hepimiz gördük. Erzincan ile ilgili bir başka mesele daha var. Erzincan-Trabzon arasında hızlı tren de geçecek, Erzincan rahat bir şekilde Karadeniz?e açılmış olacak. Ancak Malatya?ya bakınca hiçbir gelişme yok? şeklinde konuştu.Füze Kalkanı, siyasilerimizin beceriksizliğidirMalatya Kürecik?te kurulan Füze Kalkanı ile ilgili endişelerini dile getiren Bekir Alyüz, Füze Kalkanı?nın Malatya?da yapılması bizim siyasilerimizin beceriksizliğidir. Bu açık ve seçik bir Amerikan oyunudur. Gidip başka yerde yapsınlar. Bunun dışında bir başka neden de, bu alandan yayılan radyasyonun tarımsal üretimi tehdit etmesidir. Sebze-meyve üretimi ve dünyaca ünlü Malatya Kayısımızın üretildiği tarım alanları bu radyasyondan kötü etkilenecektir. Sadece bu neden bile Sivil Toplum Örgütlerinin harekete geçmesi için yeterli değil mi? Maalesef elimizden pek bir şey de gelmiyor. Sadece o bölgedeki birkaç tane sivil toplum örgütümüz uğraşıyor. Sesini duyurmaya çalışıyor ancak yeterli olmuyor. Toplumun başka kesimlerinden ses çıkmıyor. Bundan dolayı da Malatyalı olarak hepimizin sorumluluğu vardır? dedi.