Mesleki Linç Değil Hukuk Vurgusu Yapan Tatar Deprem Davalarını Değerlendirdi
ÇEVRETMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Bektaş Tatar, 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen hukuki süreçlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Adaletin mesleki linç girişimleriyle değil, bilim ve hukuk üçgeninde tecelli etmesi gerektiğini savunan Tatar, bilirkişi raporlarındaki teknik hatalara ve mevzuat yanlışlıklarına dikkat çekti.
TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Bektaş Tatar, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlayan yargı süreçlerini mercek altına aldı. Toplumun adalet talebinin en güçlü destekçisi olduklarını belirten Tatar, bu sürecin duygusal yaklaşımlardan uzak, tamamen bilimsel ve hukuki temellerde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
BİLİM TEKNİK VE HUKUK ÜÇGENİNDE ADALET
Deprem sonrası oluşan haklı adalet arayışının yanlış mecralara çekilmemesi gerektiğini ifade eden Tatar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Adaletin, duygusal yaklaşımlar, kolektif suçlamalar ve mesleki linç girişimleri üzerinden değil; bilim, teknik ve hukuk üçgeninde sağlanması gerekir." Tatar, bir yapının inşa sürecinin yalnızca mühendis veya mimarla sınırlı olmadığını, imar planlarından ruhsatlandırmaya kadar geniş bir zincirin parçası olduğunu hatırlattı.
BİLİRKİŞİ RAPORLARINDAKİ TEKNİK HATALAR
Yargı süreçlerinde bilirkişi raporlarının merkezi bir rol oynadığını ancak bu raporların hazırlanış biçiminde ciddi sorunlar olduğunu kaydeden Tatar, şu noktalara değindi: "Bu raporları hazırlayan kişilerin sadece akademik bilgiye değil, aynı zamanda saha ve uygulama deneyimine sahip olması zorunludur. Bilirkişi raporlarında yapıların ruhsat aldığı dönemde yürürlükte olan deprem yönetmelikleri yerine sonraki mevzuatlara göre değerlendirme yapılıyor, mevzuatın yürürlük tarihleri göz ardı ediliyor ve zemin etütleri konusunda hatalı yorumlara yer veriliyor."
İMAR BARIŞI VE DENETİMSİZLİK RİSKİ ARTIRIYOR
Yapı güvenliğini tehdit eden unsurların sadece yapım aşamasıyla sınırlı kalmadığını belirten Bektaş Tatar, kontrol dışı müdahalelerin altını çizdi. İmar barışı uygulamaları, ruhsatsız kat ilaveleri ve taşıyıcı sisteme yapılan kaçak müdahalelerin teknik kontrol dışında gerçekleştiğini ifade eden Tatar, bu durumun etkin işletilmeyen denetim mekanizmalarıyla birleşerek felakete zemin hazırladığını dile getirdi.
YETKİ VE SORUMLULUK DENGESİ GÖZETİLMELİ
Adil bir yargılama için bilirkişilik sisteminin köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu belirten Tatar, taleplerini şu sözlerle özetledi: "Adil bir yargılama için ihmal ve kasıt ayrımının net bir şekilde yapılması, yetki ve sorumluluk dengesinin gözetilmesi, zaman aşımı ve dönemin geçerli mevzuatının esas alınması gerekir. Bilirkişilik sistemi uzmanlık, etik ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır."
Tatar, yargı süreçlerinin yalnızca hesap sorma makamı olmaması gerektiğini, bu süreçten çıkacak doğru sonuçların gelecekteki yapı güvenliği bilincini güçlendirmesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.
KAYNAK: MHA
İlginizi Çekebilir