NİYAZ-İ MISRİNİN KABRİ LİMNİ ADASINDAN MALATYAYA GELSİN
DİĞER
 Nezih Şahin, Malatya?da doğup büyümüş Ünlü şair ve mutasavvıf Niyaz-i Mısri?nin gerektiği gibi tanıtılmadığını sürgünde hayatını kaybedip defnedildiği Limni adasından memleketine getirilmesi gerektiğini söyledi. Mısri?yi ait olduğu yere Malatya?ya taşıyalımTürkiye?de arşivcilik ve eski eser restorasyonu denilince akla gelen önemli isimlerden biri Nezih Şahin, Malatya?da doğup büyümüş Ünlü şair ve mutasavvıf Niyaz-i Mısri?nin gerektiği gibi tanıtılmadığını söyledi. Şahin ayrıca Niyaz-i Mısri?nin sürgünde hayatını kaybedip defnedildiği Limni den mezarının taşınarak, ait olduğu yere yani Malatya?ya getirilmesi gerektiğini söyledi. Malatya?nın bağrından çıkmış önemli bir şahsiyet  Konuyla ilgili başvurduğumuz Nezih Şahin, özellikle son dönem gelişmeleri ışığında böyle bir iznin alınmasının zor olmadığını işin ekonomik boyutunun da Niyaz-i Mısri?yi sevenler tarafından karşılanabileceğini belirterek, Malatya?nın bağrından çıkmış böyle önemli bir insanı maddeten ve manen aramızda görmek bizleri ziyadesiyle memnun edecektir. Böyle büyük şahsiyetler vefatlarından sonra bazı mahalle, cadde veya parka isimleri verilerek yaşatılmaktadır. Ancak bir insanın adını, mahalleye verecek olsanız bir bürokrat olarak bilinir, bir caddeye verseniz işadamı olarak bilinir veya bir camiye verecek olsanız bir imamdı der geçer giderler. Ancak böyle büyük bir mutasavvıfın türbesini yaptırırsanız insanlar mutlaka onun kim olduğuna daha bir dikkatle öğrenirler. Niyaz-i Mısri de böyle büyük bir şahsiyet bu hizmeti hak ediyor. Sürgün hayatı sonucu vefatıyla bulunduğu Limni ye defnedilen bu büyük mirasımızı topraklarımızda görmek istiyoruz? şeklinde konuştu. Mısri?yi Malatyalı bile tanımıyor  Niyaz-i Mısri ile ilgili kendilerinin yaptığı çalışmalar sonucunda piyasaya çıkan kitabın ardından Niyaz-i Mısri ye özel 12 tane kitabın daha piyasaya çıktığını belirten Nezih Şahin, ?Niyazi Mısri?nin kitaplarını 2 sene önce Malatya?ya gönderdik. Niyazi Mısri, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal veya bir Mevlana gibidir. Özellikle Malatyalılar onu tanımalıdır. Malatya?nın yetiştirdiği çok önemli bir ilim adamıdır. Ancak kendisinin mezarı Malatya?da değildir. Hani halk arasında denilir ya ?Mezarı belli olsun? biz de onun mezarının veya türbesinin belli olması gerektiğini düşünüyoruz. İnsanlar Niyaz-i Mısri?nin kim olduğunu bilmiyorlar. Mısri?nin kendi tarzında şiiri, kendi edebiyat dili vardır. Ömrünün uzun dönemini sürgün olarak Limni de geçirmiş ve orada vefat etmiş büyük bir ilim adamı.Çocuklarımıza Niyazi Mısri?nin kim olduğunu anlatmamız lazım. Daha önce Niyazi Mısri ile ilgili kitap yokken bizim bastırdığımız kitabı ilk oldu. Bizden sonra 12 tane daha kitabı yazıldı. Ayrıca bizim bastırmaya hazırladığımız bir kitabı daha var. Bu kitapları ücretsiz olarak bastırıp dağıtıyoruz. Bu kitabı Sayın İsmail Hakkı Altuntaş derledi yazdı Türkçeye çevirdi. Biz tekrar basıp dağıtmak için çalışıyoruz. Belediyelerimize böyle önemli bir kitabı hiçbir ücret almadan yapabiliriz. Bütün telif hakları bizdedir. İsteyene istediği kadar gönderebiliriz.? Şeklinde konuştu. Nezih Şahin konuşmasının devamında, ?Divanı ve şiirleri var elimizdir. Biliyorsunuz bir bilim adamının icadı falan olur, Niyazi Mısri?nin de şiirleri var. Bugün Nazım Hikmet?in veya Yunus Emre?nin şiirlerini herkes biliyor ama Niyazi Mısri?nin şiirlerini kaç kişi biliyor. Onun şiirlerinden türkü de olur şarkı da ama kimse bilmediği için ne şarkısı ne de türküsü yapılıyor. Niyazi Mısri?nin taşlamalarını da bir okumak gerekir emin olun böyle bir divanı okuyan herkes ne demek istediğimi daha iyi anlar.? dedi. Gerekli izin alınsın, ekonomik boyut önemli değil ?Bizim bütün uğraşımız, değerimizi hak ettiği yere koyalım diyedir. Hak ettiği yer Malatya?dır. Doğduğu büyüdüğü Malatya?da bulunmayı hak ediyor.? diye sözlerine devam eden Nezih Şahin, ?Bununla ilgili gerekli izin alındıktan sonra onu buraya getirmenin ekonomik boyutu hiç düşünülmesin bunun bütün masrafını rahatlıkla karşılarız. Bu izin, sivil toplum örgütleri Malatya belediyesi veya valilik aracılığıyla olabilir yeter ki kendisinin mezarını Malatya?ya getirelim. Niyazi Mısri ismi bir kere Türkiye gündemine getirilsin yeter. Allah?ın izni ile biz onu hak ettiği yere getiririz. Kendisi ile ilgili bütün bilgileri tek tek ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.? şeklinde konuştu. Mısri?yi araştırırken, Malatya?nın nüfus dökümünü de çıkardık Bugüne kadar Niyaz-i Mısri ile ilgili yaptıkları çalışmalar neticesinde Osmanlı?da Malatya?nın nüfus kayıtlarını bile ortaya çıkardıklarını söyleyen Nezih Şahin, ?Bu konuda Orhan Şen Beyefendinin büyük yardımları oldu. Malatya?nın 1560 yılından sonraki Nüfus kütüğünü çıkardık. Bunu da kitap olarak kamuoyuna rahatlıkla sunabileceğiz. Şu anda Doğanşehir kitabını hazırlıyoruz. Son birkaç belgesinde eksikliği var bunu da bitireceğiz. Pütürge Kitabının yazarı Orhan Şen ile birlikte daha sonra Akçadağ?a geçeceğiz. Gerger, Besni, Adıyaman tarihi ile ilgili araştırmalar tamamlanmak üzere. Bütün bu kitaplar Osmanlı döneminde bu yörelerle ilgili yazışma ve belgeler var. Hepsini bir araya getirirken hiçbir yorum katmadık. Bazı ailelerin birebir soyunu bulamadık ama çok büyük bir kısmını bu kitaplarda topladık. Önümüzdeki dönemde daha büyük bir çalışma olarak Malatya kitabını çıkaracağız. Bunlarla Orhan Bey çok zaman ve emek harcadı. Önümüzdeki dönemde  bu eserleri de yapmaya çalışacağız.? dedi. Nezih Şahin kimdir?Malatya?da 1973 yılında dünyaya gelen Nezih Şahin, ilk, orta ve lise eğitimini Malatya?da aldı. Daha sonra Ankara?da Gazi Üniversitesi?ni bitiren Nezih Şahin, 1990?lı yıllarda İstanbul?a geldi. Kısa bir süre büro makinelerinin tamir ve satışı işiyle meşgul olan Nezih Şahin, eski eserlerin korunması ve restorasyonu ile ilgili yeni bir sahada kendini geliştirdi. Zamanla burada kullanılan malzemelerin ithal edildiği yerleri gören Nezih Şahin, bazı malzemelerin Türkiye?deki üretimini de yapmaya başladı. Arşivcilik ve restorasyon üzerine 20 yıllık bir tecrübeye sahip olan Nezih Şahin mesleğinin verdiği bir merakla tarihimizi okumaya, anlayıp anlatmaya başladı. Bugün Osmanlı Arşivleri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Tapu kadastro arşivleri, Süleymaniye yazma eserler başkanlığı ve Atatürk Kitaplığı?nın restorasyon işlerini yapan Nezih Şahin, Türkiye?deki 22 tane restorasyon atölyesinin kurucusudur. Dünyadaki 12 ülkenin Türkiye temsilciliğini yapan Nezih Şahin, aynı zamanda Malatya?nın yetiştirdiği Niyaz-i Mısri Çalışma Grubu?nun da üyeliğini yapıyor.Malatya?nın yetiştirdiği ender şahsiyetlerden biri Niyaz-i Mısri17.YY. Türk Edebiyatının önde gelen Mutasavvıf şairlerinden olan Niyazi Mısri 1618 yılında ( Hicri 1027) Malatya da dünyaya gelmiştir. Doğduğu yerin Soğanlı köyü olduğuna dair görüşler öne sürülse de kendi eserlerinde doğduğu yer olarak Soğanlıdan bahsetmemektedir. Bazı yerli araştırmacılar Malatya civarında Aspozi denilen yerde doğduğundan söz ederler.17.yy?a ait sicil defterinde, tarihi kaynaklarda Malatya ve civarında Soğanlı diye yerleşim yerinin olmaması bu bilginin çok ta sağlıklı bir bilgi olmadığını düşündürüyor. Niyaz-i Mısri?nin asıl adı Muhammed / Mehmet?tir. Mahlas olarak Niyaz-i?? yi kullanmıştır. Babası Soğancı zade Ali Çelebi adında Nakşibendi tarikatındandır..İlk eğitimine kardeşleriyle birlikte köyünde başlayan Niyazi Mısri Malatyalı bilginlerden hem dini alanda hem de tasavvufi alanda dersler alarak kendini yetiştirir. Babasının onu kendi şeyhine bağlanma arzusunun hilafına Niyazi Mısri Malatyalı Halveti şeyhi Hüseyin Efendiye talebe olur.Bir müddet sonra şeyhi Hüseyin Efendi Malatya?dan ayrılınca Niyazi Mısri de 20 yaşları civarında 1638?de (1048 Hicri) şehirden ayrılarak önce Diyarbakır?a oradan Mardin?e geçer. Buralarda kaldığı zaman içinde ilmi yönden kendini geliştirmeye devam eder. Daha sonra Ker bela, Bağdat ve Kahire?ye geçer.Mısır?da bulunduğu süre zarfında da Camiül-ezher?de ilmi faaliyetlerini sürdürmüş, tasavvufi gelişimini tamamlama gayreti içinde olmuştur. 1643?te (1053 Hicri) gördüğü bir rüyanın etkisinde kalarak Mısırdan ayrılıp Arabistan ve Anadolu?nun değişik yörelerini gezer.Şair 1646?da ( 1056 Hicri) İstanbul?a gelir. Artık bundan sonra Mısri lakabıyla Niyazi Mısri adıyla anılacaktır.İstanbul?da fazla kalmayan şair önce Bursa?ya oradan da Uşak?a geçer.Burada kısa bir süre Ümmi Sinan?ın talebesi Şeyh Mehmet?in yanında kalır.Daha sonra Elmalı?ya gider. Artık şeyhi Elmalılı Ümmi Sinan?a kavuşmuştur.(1057/1647)Uzun bir süre burada nefsini terbiye ile uğraşır.Tasavvufi yönden kendini yetiştirmeye çalışır.Niyazi Mısri bir ara ziyaret için Malatya?ya gelir , tekrar geri döner ve 1655 (1066 Hicri) kendisine şeyhi Ümmi Sinan tarafından hilafet verilir. Hilafet verildikten sonra Elmalı?da kalan şair, oradan Uşak?a geçer. Kütahya da şeyh olarak irşada devam ederken şeyhinin ölümünü duyunca 1657 de Uşak?a gider.1072 yılında Bursa?ya gelir ve burada irşat işleri ile uğraşır. Kısa zamanda şöhreti yayılır ve bu şöhreti onu saraya ulaştırır. Saray tarafından Edirne?ye giden şair daha sonra İstanbul?a oradan da Bursa?ya döner.Sultan 2.Ahmet?in Avusturya seferine Niyazi Mısri müritleri ile birlikte katılmak ister, bu isteği padişah tarafından durdurulmak istenir. Niyazi Mısri bunu kabul etmez sefer dönüşünde 78 yaşında iken Limni adasına gönderilir. Buradaki sürgün hayatı 1694?te ( 1105 Hicri) Limni de vefat etmiştir. Cenazesi Limni de defnedilmiş olup mezarı halen buradadır.
TÜM HABERLER