Prof.Dr. Fikret BİRDİŞLİ / Hürmüz Kilidi
ÖZEL HABERProf.Dr. Fikret BİRDİŞLİ yazdı.
ABD/İsrail ve İran savaşında düğüm noktası haline gelen Hürmüz Boğazı ile ilgili iddialar ne anlama geliyor?
Hürmüz Boğazı uluslararası hukuk açısından "uluslararası boğaz" olarak kabul edilmektedir ve yine Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesine göre denizlerin ve boğazların serbestliği genel bir kural olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda tüm ülkeler uluslararası boğazlardan "transit geçiş" hakkına sahiptir. Transit geçiş hakkına göre askeri ya da sivil tüm gemiler ve hava araçları bu bölgelerden durmaksızın geçme hakkına sahiptir ve bu hak keyfi olarak engellenemez. Kıyı devletleri ancak seyrü sefer güvenliği ve çevre korumaya yönelik önlemler ve düzenlemeler yapabilir.
İran ise Hürmüz Boğazı'nın "transit geçiş" hakkına değil, "serbest geçiş" hakkına tâbi olduğunu ileri sürmektedir. Aralarındaki fark ise serbest geçiş hakkının karasuları içinde tanınan bir hak olmasıdır. Buna göre İran Hürmüz Boğazı'nın kendi karasuları içinde yer alan bir uluslararası boğaz olduğunu ileri sürerek özellikle askeri gemiler için kısıtlamalar yapabileceğini ya da ulusal güvenlik endişeleriyle boğazdan geçişi engelleyebileceğini iddia etmektedir. Hürmüz Boğazı'nın statüsü ile ilgili özel bir anlaşma da bulunmadığı için bu konu tartışmalı hale geliyor.
Bu bilgi notu çerçevesinde taraflar arasındaki çatışmanın geleceğinin Hürmüz Boğazı'nın statüsünde kilitlendiğini söyleyebiliriz. Yani ABD bu kadar masraf ve çabanın ardından Hürmüz Boğazı'nın statüsü ile ilgili bir anlaşma yapmadan, başka bir ifadeyle, orayı açık biçimde transit geçiş bölgesi haline getirmeden bölgeden ayrılmak ve bu savaşı bitirmek istemeyecektir.
Dünya ticareti için benzer kritik öneme sahip Bab el-Mendeb Boğazı ve Malaka Boğazı da transit geçiş hakkını içeren boğazlar olarak biliniyor.
...
İlginizi Çekebilir