© Malatya Time

Pütürge Belediye Başkan Aday Adayı Hasan Hüseyin Toktay:

Bu seçim Pütürge'nin geleceği! Gençlerimizin umudu! 

 

Malatya Time, siyasetin nabzını tutmaya devam ediyor. Seçim atmosferine giren Malatya'nın en hareketli ilçesi Pütürge'de aday adaylığını açıklayanlar kervanına katılan Hasan Hüseyin Toktay da sesini duyurmak için Malatya Time'ı seçti. Hasan Hüseyin Toktay'la görüşen Yönetim Kurulu Başkanımız Murat Çetin, ilgi çekici detaylara ulaştı.

 

RÖPORTAJ: MURAT ÇETİN

Sayın Toktay, öncelikli olarak aday adaylığıyla ilgili aldığınız kararın sebeplerini öğrenmek isteriz.

Çıkmış olduğumuz bu yolda bizlere ilham kaynağı olan partimiz ile Genel Başkanımız ve Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'a sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim. 2001 yılında Ak Parti ile kaderi değişmiş olan ülkemiz, ekonomi, teknoloji, sağlık, ulaşım ve en önemlisi, insan hak ve özgürlükleri noktasında devrim niteliğinde yenilikler yapmıştır. Yeniliklerle, bir dönemler hayal dahi edilemeyen bir noktaya gelen ülkemiz, yeniden bölge ülkelerinin lideri konumuna gelmiştir. Ak Parti, genelde ve yerelde hizmetin kalitesini ve çıtasını en üst noktaya çıkararak, biz siyasetçilere yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Şimdi tüm bunlardan neden bahsettiğime gelecek olursak; “Pütürgemiz tüm bu değişim ve gelişimin neresinde? Bu içine düşmüş olduğu kısır döngünün sebepleri nelerdir?” sorularına cevaplar aradığımız bir noktada aday adaylığı sürecini de başlatmış olduk. Pütürgeli hemşerilerimizin, kanaat önderlerimizin, muhtarlarımızın ve gençlerimizin fikirlerini aldık. Pütürge'nin beklentilerini istişarelerle ortaya koymaya çalıştık. Bu araştırmalarımızın sonucunda, 2014'teki seçimlerin Pütürgemizin geleceği ve gençlerimizin umudu olduğunu gördük. Ayrıca en önemlisi de bu seçimlerin Pütürgemiz için son bir şans olduğu olduğu kanısına vardık.

 

Sayın Toktay, Pütürge Teşkilatının ve Pütürgelilerin adayları hatta başkanı belirlemek için ne gibi kriterlere bakması gerektiğini düşünüyorsunuz? Ayrıca bu kriterlere bakarken sosyal ve siyasal aktivitelerinizden de bahsedebilir misiniz?

Partimiz ve halkımız aday adaylarını, aday konumuna hatta başkan konumuna getirirken, “Tecrübe, bilgi, birikim ve bu göreve layık birini mi destekliyoruz?” diye bakması gerekiyor. Aday adayı olmam hasebiyle kendimle ilgili birkaç bilgi vermek gerektiğini düşünüyorum. Ben Ak Parti İstanbul İl Genel Meclisi üyesiyim. Hizmet adamı olduğumu İstanbul gibi büyük bir şehirde kanıtladım. Ayrıca Büyükşehir konumuna getirilen Malatya'nın dolayısıyla Pütürge'nin nasıl bir geleceğe hazırlanması gerektiğini de iyi biliyorum. Bundan önceki yaptıklarımı da anlatarak, “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” sloganını da hatırlatmak isterim. 1995 yılında Merkez Mahallesi Cami Dernek Başkanlığı'na seçildim. Bu görevi 4 yıl sürdürdüm. Görevim boyunca millete hizmetin ne anlama geldiğini, hem öğrendim hem de gösterdim. Cami lojmanını, Sarıgazi Belediyesi'nin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek gasil hanesi ve morgunu faaliyete geçirdim.  1999 yılında muhtar adayı olarak, 2 dönem üst üste muhtarlık görevini yürüttüm. 2009 yılına kadar kaldığım bu görevde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütün hizmetlerini mahallemle tanıştırdım. Yetim, dul ve ihtiyaç sahibi ailelerimizin her daim yanında oldum. Alt yapı ve elektrikle ilgili sorunların çözümünü sağladım. Muhtarlık görevi sırasında Ak Parti Teşkilatımız yaptığım hizmetleri referans alarak daima benimle birlikte hareket etti. Benimle daima güçlü bir irtibatları oldu. Hatta Başbakanımızın değerli eşi Emine Erdoğan hanımefendiyi Sarıgazi ziyaret ettiklerinde evimizde ağırlamıştık. Çalışmalarımızı görünce, bizleri takdir ettiğini beyan etmişlerdi. Bu olay şahsım ve ailem için büyük gurur kaynaklarından biri olmuştur. 2009 yılında Ak Parti İstanbul İl Genel Meclisi üyeliğine seçildim. İstanbul ve Sancaktepe'ye birçok okul, hastane ve spor komplekslerinin projelendirilmesinde görev aldım.

 

Sayın Toktay, anlattıklarınızda, yönetim ve çözüm noktasında tecrübeli olduğunuzu görüyoruz. Pütürge'yle ilgili ne söylemek istersiniz?

Tüm bunları özellikle belirtmek istememdeki amaç belediyeciliğin ciddi bir iş olduğunu anlatmaktır. Yaklaşık 20 yıllık bir tecrübeden bahsediyorum. Büyükşehir statüsündeki belediyelerin nelere dikkat etmesi gerektiğini yakinen biliyorum. Bir belediyenin neleri yapıp, neleri yapamayacağını tecrübelerimiz gereği iyi bilirim. Hedefimizde görünen başkanlık koltuğuna oturarak Büyükşehir tecrübemizi halkımıza yaşatmak istiyorum. Göreve geldiğimizde kısır bir döngü içine girmeyeceğimizi de aktarmak isterim. Sonu gelmeyen projeleri oturmak için değil, kanaat önderleri, dernek yöneticileri ve sivil toplum örgütleriyle üretmek amacındayım. Bizim hedeflerimiz, sosyal belediyecilik ve insan odaklı hizmet. Bu iki kavramı hayata geçirdiğimiz zaman inanın göçüde durdurursunuz istihdamda sağlarsınız.Önemli olan tüm bunları yapabilecek bilgi ve beceridir. Gerekli istihdamın ortaya çıkarılmasıyla göçün rotası da Pütürge'ye doğru dönecektir.

 

Sayın Toktay, Pütürge Belediye Başkan Aday Adayı olduğunuzu açıkladıktan sonra, yaptığınız ziyaretlerdeki izlenimlerinizi anlatabilir misiniz?

Malum olduğu üzere ben İstanbul Sancaktepe'de ikamet etmekteyim. Senenin belli günlerinde memleketim Pütürge'ye gider gelirim. Her gittiğimde gördüğüm ve üzüldüğüm bir konuyu anlatmak isterim. Pütürge'nin nüfusu her geçen gün eksiliyor. Bizim çocukluğumuzda merkezin nüfusu 7 bin civarındaydı. Köyleriyle beraber 50 bini buluyordu. Bugün göç vere vere 20 binin altına düşmüş. Bugüne kadar Pütürgemiz maalesef hizmetlerden tam manasıyla faydalanamamış. Son 10 yıl haricinde devletin hizmetleri daima eksik gelmiş. Son 10 yılda ise devletin hizmetleri gelmeye başlamış ancak yeterli olmamış. Yerel yönetimin eksiklikleri söz konusu olmuş. Pütürge'nin gelişmesi ve büyümesi adına istişarelerde bulunacak insanlar olmamış. En azından yılın belli zamanlarında çeşitli isimler altında düzenlenecek toplantılarla sorunların çözüm yolları araştırılmamış. İnsanlara hiçbir şey anlatılmamış. Bu bölgeyle alakalı belediyecilik yapanların, il genel meclisi üyelerinin veya belediye başkanlarının doğru dürüst projesi olmamış. Sorunlarla ilgili soru yönelttiğimiz insanlardan cevap alamadığımızı gördüm. Kimse sorunun ne olduğunu, sebebinin ne olduğunu bilmiyor. Sadece sıkıntılı olduklarını anlatıyorlar. Pütürge maalesef siyasi kültürün gelişmediği bir bölge konumdadır. İnsanlara vaatlerde bulunulmuş ama hiçbir icraat yapılmamış. 300-350 oyla belediye başkanı seçiliyor. Bölgecilik ve adam kayırma olduğu için hak eden insanlar uygun yere gelememiş. 300-500 oyla belediye başkanı seçiliyorsa, kabilecilik ve menfaat kaygısı ön plana çıkmış demektir. Halen bu gibi işlerin peşinden koşanlar var. O bölgenin, belediye hizmetlerini gördüğünüz zaman elinizi vicdanınıza koyup işi doğru ve dürüst yapmak lazım. Mesela, Pütürgeli kardeşim evlenmiş, 3 ay sonra evini terk edip büyük şehirlere gitmiş, ekmeğini kazanmaya çalışıyor. Pütürge'nin bir numaralı sorunu işsizliktir. İş sahasının olmamasıdır. İstihdamı sağlarsanız göçün önüne geçersiniz.

 

Aday adayı olan isimler tek tek projelerini açıklamaya başladılar. Sizin bununla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Belediye Başkanı'nın söylediğine göre Pütürge'nin iller Bankası'ndan aldığı para aylık 40 bin lira civarında. Bu da yıllık 480 bin lira yapar. İller Bankası'ndan gelecek para bu kadar. Büyükşehir olunca 500-600 bin lira gibi bir rakam olacak. Beldelerin, ilçenin borçları ve personel giderlerini hesaplarsanız, fazla bir bütçesi yok. Bazı arkadaşlar hesaplamadan “Şunları şunları yapacağız” diyerek devasa projelerden bahsediyor. Bunun kaynağını nereden bulacaklarını söylemiyorlar. Ben bölgede gezerken, proje pazarlığım veya vaat pazarlığım olmadı. Ben şeffaf olmayı tercih ediyorum. “Biz şunları şunları yaptık. Şunları da yapacağız” diyoruz. Bütçe nasıl yapılır, nasıl bütçe hazırlanır bilmiyorlar. Elinizde sihirli değnek varmış gibi gelip “Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım” diyorsunuz. Bütçenin ne olduğunu bilmeden, kaynak göstermeden hiçbir şey yapılamaz. Kışın yolları kapanan insanlara, nasıl istihdam sağlayacaksınız? Benim kimseye vaadim olmadı. İhtiyaç neyse onu anlatıyorum. İnsanların ihtiyaçları bellidir. Birlik ve beraberlik olması gerekiyor. Eskiden o kadar kalabalık olmasına rağmen insanımız birbirini tanıyordu. Şimdi ise gurbete gidenler sebebiyle kimse kimseyi tanımıyor. “Biz bu insanları nasıl bir araya getirebiliriz” diye bakıyoruz. Geçmişteki kin ve nefreti soğutmaya çalışıyoruz. Genel seçimlerde yüzde 84 oy alıp da belediyeyi kaybetmemizin sebebini araştırıyoruz. Düşünmemiz lazım. Eski husumetler, kabilecilik anlayışı ve yalan-dolan sebebiyle belediyeyi kaybettik. İnsanları bir araya getirirsek, adayları onun bunun adamı diye değil liyakat sahibiyse seçersek sorun çözülür. Burada her şeyi söylemek istemiyorum ama yanlış işlerle uğraşanları da millet görüyor. AK Parti, bugüne kadar bunlara pirim vermedi. Bundan sonra da vermeyecektir. Bugüne kadar işimizi doğru ve dürüst yaptık. Bundan sonra da böyle yapacağız. Allah'ın takdirini bekleyeceğiz. Allah nasip ederse biz de aldanmadan aldatmadan çalışacağız. Başbakanımızın dediği gibi ne aldanacağız ne de aldatacağız. Burada bir yalan söylesek yarın ortaya çıkacaktır. Pütürge'nin gerçeği ortada, insanları kandırmaya ne gerek var? Olmazı olur gibi göstermeye gerek yok. Birden bire her şey değişmez. Bir program yaparken, olmazsa olmazı öne almak gerekir. İşinizi yaparken önce bütçeyi yapacaksınız. Bütçeyi yapmadan, kaynağı hazırlamadan çıkıp da “Ben şunu yapacağım bunu yapacağım demek olmaz. Sizin her getirdiğiniz proje kabul görecek diye bir şey yoktur. 18 veya 20 bin nüfusa yapılacak neyse onu yapacaksınız. Biz bu insanları nasıl bir araya getireceğimizi düşünüyoruz. Adam diyor ki, “Geçen sene çocuğumu okula gönderemedim. Yollar kapalıydı.” Siz kalkıp bu insanlara “Hizmet götüreceğim diyorsunuz” ama ortada bir enkaz var. Bu enkazı kaldırmanın yolu neyse onu iyi hesaplamak gerekir. Hesabı yapacaksınız, projeyi yapacaksınız ve bütçeyi hazırlayacaksınız. Pütürge'nin çok büyük sorunları var ama onların her biri çözülebilecek sorunlardır. Bizim daha önceki yaptıklarımıza bakınca Pütürge'nin sorunlarını da çözebileceğimizi düşünüyorum. Elhamdülillah daha önceki yaptıklarımız ortada. Pütürge için karamsar değilim. Allah'ın izniyle bu işin altından kalkabileceğimi düşünüyorum. Bazı arkadaşların alt yapısı olmadığı için uçuk kaçık projelerle veya başka başka şeylerle ortaya çıkmaya çalışıyorlar. “Ben her şeyi yaparım” diyerek ortaya çıkmak akla mantığa uymaz. Bugüne kadar yapılmayanların sebebini iyi analiz etmek gerekiyor. Acaba belediyenin bütçesi var mıydı? Ama bazı arkadaşlar çıkıyor bütçeye bakmadan devasa projeler ortaya atıyor. Belediye bütçe yetersizliği sebebiyle elektrik faturasını bile ödeyemez durumda. Pütürge'nin imar durumuyla ilgili araştırma yapmadan, plan yapmadan devasa projeler ortaya atılmaz. Gönül isterdi ki aday adayı olan arkadaşlarla bir araya gelip durum tespiti yapsaydık. Ama maalesef yerleri garantiymiş gibi havalarda geziyorlar. Hayırlısı kim ise, Allah onu nasip etsin. İnşallah Pütürge'ye hizmet yapacak insan seçilir. Sağlıklı bir karar verileceğine inanıyorum. Büyüklerimiz neye karar verirse biz de ona uyarız. Allah nasip ederse bu insanlara hizmeti göstereceğiz. Pütürge'ye kim hizmet edecekse Allah ona nasip etsin.

 

Parti teşkilatıyla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Pütürge'yi gezerken, ihtiyar kadınlar gördüm. Hayatta her şeylerini bitirmişler. Devletten umutlarını kesmişler. Teşkilatımız bunlarla ilgili bir çalışma yapamaz mıydı? Pütürge'nin herhangi bir yerine okul yapılıyor, vatandaş okulu belediye başkanı yaptırdı zannediyor. Devletin yaptığı hizmeti, vatandaş belediye başkanından biliyor. Teşkilat orada bunları anlatamaz mıydı? Anlatmıyorlar. Köylü Pütürge'ye geliyor, gördüğü bütün hizmeti belediye başkanından biliyor. Evleri, kahvehaneleri ziyaret etseler devletin yaptıklarını anlatsalar, daha iyi olmaz mı? Pütürge'de CHP'li bir belediye başkanı var. 10 yıl boyunca kaldırım taşlarından başka ne yapıldığını anlatan biri var mı? Düşünün 10 senedir belediye başkanı var, bir misafir ağırlayacak mekan yok. Bunu sorgulayan biri niye çıkmıyor?

 

Parti teşkilatında yapılması gerekenlerden bazı örnekler verdiniz. Siyasi faaliyetlerinizle ilgili birkaç örnek vermeniz mümkün mü? Mesela parti olarak Sarıgazi'de belediyeyi nasıl kazandığınızla ilgili ne söylemek istersiniz?

2004 seçimlerine geldiğimizde 33 bin civarında bir seçmenimiz vardı. 11 bini sağ, 22 bini de sol kesime oy veren insanlardı. Biz “Ne yaparız ne ederiz” diye düşündük. Orada arsası, evi tarlası olan ağabeylerimize komşularımıza dedik ki “Sizin bir siyasi görüşünüz olabilir. Ama siz hizmet yapacak insana oy verin. Bakın çevrenize herkes asfaltta gezerken siz çamurun içinde geziyorsunuz. Buraya müteahhit gelse, arsanız, eviniz ve tarlanız para eder” dedik. “Biz sağ partiye oy vermeyiz” dediler. Akşamları ev ev dolaşarak çalıştık. Çalışmamızda da başarılı olduk. Seçimlerde CHP 7 bin küsur, mevcut belediye başkanı 10 bin küsur oy aldı. Biz de 11 bin küsur oy alarak belediyeyi kazandık.  Bu arada da ben muhtarlıkla alakalı hiçbir şey yapmadım. Bana karşı ittifak yapılmasına rağmen yine de muhtarlığı kazandım. Hem belediyeyi kazanmış oldum hem de muhtarlığı aldım. Başbakanımız seçimlerden sonra beldemize gelerek bütün ilçe belediyelerine alt yapı ve üst yapıyı yapmaları için talimat verdi. 3 ay içinde Sarıgazi yaşanabilir bir yer oldu. Siz zorluklara göğüs gerin gerisini Allah'a bırakın. Oradaki arkadaşlarım “Niye burada aday olmuyorsun da gidip Pütürge'ye aday adayı oluyorsun?” diye soruyor. İnsanların böyle söylemesi bana mutluluk veriyor. Seçimden sonra muhaliflerimiz “Hasan Hüseyin Toktay'a dua edin ailece çalışıyorlar” diyordu. Bunlar gerçektir. Bizim yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. 2004'teki belediye başkanım “Gelip benimle çalış” demişti. Şu anda kendisiyle İl Genel Meclisi Üyeliği yapıyoruz. Sol görüşlü insanların arasında benim gibi biri seçiliyorsa işimizin ehli olduğumuz içindir. Kimseye bir diyet borcumuz yok. Kimseye minnetimiz yok. Allah'tan başka kimseden bir şey istemedik. Ak Parti Teşkilatı'nı kurduğumuz zaman Tunceli Pülümürlü bir arkadaşımızı alıp teşkilatımıza getirdim. Bir başka bayan arkadaşımız şu anda partimizin meclis üyesidir. Kimseyle kavga etmedim. İnançla ilgili veya siyasi görüşle ilgili kavgamız olmadı. Biz iş yapacak insanlarla hareket etmeye çalışıyoruz. Olumlu yaklaşıyoruz. Olumlu da tepki alıyoruz.

 

Sayın Toktay, okuyucularımıza son bir sözünüz olacak mı?

Aday adaylarının, projeleri ve seçim süreciyle ilgili taşıdıkları kaygıları görüyorum.  Aday adaylığının bir yarış havasında sürüp gitmesi beni rahatsız ediyor. Sadece beni değil oy kullanacak insanları da rahatsız ediyor. Biz, “Hayali projeleri” değil, “Gerçek projeleri “ milletimizin önüne koyacağız. Akılcı ve kalıcı projelerle milletimize kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bu seçim, Pütürgemizin  geleceği ve gençlerimizin umudu olacaktır. Bizler, bir gelecek söz konusuyken ne hayal kurarız ne de boş vaatler veririz. Şimdi tekrar etmek istiyorum. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Tüm hemşerilerime kucak dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER