© Malatya Time

Ramazan Ayında Kilo Almak Kader Değil Doğru Beslenme İle Kilo Vermek Mümkün

Üsküdar Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, Ramazan’da yapılan en büyük hataların sahurun atlanması ve iftarda mideye aniden yüklenilmesi olduğunu belirtti. Sahurun kan şekeri dengesi için "altın değerinde" olduğunu vurgulayan Arslan, kademeli iftar ve doğru tatlı seçimleriyle bu dönemin sağlıklı bir şekilde geçilebileceğini ifade etti.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte beslenme düzeninde yaşanan köklü değişiklikler, doğru yönetilmediği takdirde çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Prof. Dr. Müge Arslan, uzun süreli açlık sonrası vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlarken sindirim sistemini yormamanın stratejik yollarını anlattı.

İFTARDA MİDEYE ANİDEN YÜKLENMEYİN

Aç olan midenin asit salgılamış durumda olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, iftarın suyla açılmasının en doğru tercih olduğunu söyledi. İftarda izlenmesi gereken aşamaları anlatan Arslan şu ifadeleri kullandı: “Uzun süreli dehidrasyon söz konusu olduğu için iftarın suyla açılması en doğru tercihtir. Açlık süresince mide asit salgılamaya devam ettiği için, iftar anında hızlı ve yüksek miktarda besin tüketmek ciddi sindirim sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle iftara hafif bir çorba ya da geleneksel olarak sofralarda yer alan mantı gibi nispeten hafif bir seçenekle başlanabilir. İftarı açtıktan sonra mutlaka kısa bir ara verilmesi önerilir. Çorba veya ölçülü iftariyeliklerin ardından 15–20 dakikalık bir mola sindirime zaman tanır.”

SAHUR ALTIN DEĞERİNDE BİR ÖĞÜNDÜR

Sahurun asla atlanmaması gerektiğini vurgulayan Arslan, bu öğünün gün içindeki kan şekeri dengesi için hayati önem taşıdığını belirtti. Sahura kalkmanın zor geldiği durumlarda bile en azından gece geç saatlerde küçük bir öğün yapılmasını tavsiye eden Arslan şöyle konuştu: “Sahurun tamamen atlanmasındansa, gece 12–01 gibi geç saatlerde de olsa bir öğün yapılmasını tercih ediyoruz. Çünkü Ramazan’da 8–10 hatta 12 saate varan uzun süreli açlık söz konusu oluyor ve bu süreçte kan şekeri dengesinde ciddi dalgalanmalar yaşanabiliyor. Bu nedenle sahur, adeta ‘altın değerinde’ bir öğündür ve mutlaka yapılmasını öneriyoruz.”

TATLI TÜKETİMİNDE DOĞRU TERCİH: SÜTLÜ TATLILAR

Ramazan'da tatlının tamamen yasak olmadığını ancak türünün önemli olduğunu kaydeden Arslan, şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine güllaç, sütlaç ve muhallebi gibi sütlü seçeneklerin tercih edilmesini önerdi. Ayrıca yeme hızının doyma hissi üzerindeki etkisine değinerek, tokluk sinyalinin beyne 15 dakika sonra ulaştığını hatırlattı.

RAMAZAN’DA KİLO KONTROLÜ VE FİZİKSEL AKTİVİTE

Kilo artışının Ramazan’dan ziyade yanlış besin tercihleriyle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, sağlıklı bir süreç için şu önerilerde bulundu: “Önce ölçülü iftariyelikler (peynir, zeytin, az miktarda pastırma gibi), ardından çorba ve kısa bir ara… Sonrasında salata veya hafif bir sebze yemeğiyle devam edilip, mideye sindirim için zaman tanındıktan sonra ana yemeğe geçilmelidir. Tatlı tercihi ise sütlü tatlılardan yana kullanılmalıdır. Ayrıca iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 30–45 dakikalık bir yürüyüş hem sindirimi destekler hem de kilo kontrolüne katkı sağlar. Düzenli ve dengeli beslenme ile birlikte hafif fiziksel aktivite eklendiğinde, Ramazan’da kilo almak bir yana, kilo vermek bile mümkün olabilir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER