Rıdvan SAÇU / Çocukta Okuma Alışkanlığı: Kritik Eşik, Bilimsel Gerçekler ve Altın Öneriler
ÖZEL HABERRıdvan SAÇU yazdı.
Sevgili Anne ve Babalar
İçinde bulunduğumuz bu günler minik ilkokul 1. sınıf öğrencilerimizin okuma yazma öğrenme yolculuğunun zirve noktasını yaşadağı çok kritik bir zamanı göstermektedir. Şu an çocuğunuzun elinde tuttuğu o ilk okuma kitabına, sıradan bir ders aracı gibi bakmayın. Birazdan okuyacaklarınızla, o anın aslında bir çocuğun yaşamındaki "Büyük Patlama" olduğunu göreceksiniz. Çünkü okumayı öğrenmek, sadece harfleri yan yana getirmek değil; insan beyninin biyolojik sınırlarını aşıp, kainatın sırlarına açılan kapıyı aralamasıdır.
Beynin Muhteşem Mucizesi: Belki şaşıracaksınız ama insanoğlunun genlerinde "okuma geni" diye bir kod yoktur. Biz konuşmayı doğarken getiririz ama okumayı sonradan icat ettik. Çocuğunuz şu an, beynindeki sinir ağlarını adeta bir mimar gibi yeniden inşa ediyor. Bilim insanı Stanislas Dehaene, buna "Nöronal Geri Dönüşüm" diyor.
Düşünün; çocuğunuz düne kadar bir "masa"yı sağdan da soldan da görse "masa" olarak biliyordu. Ama şimdi beyni, 'b' harfi ile 'd' harfinin aynı şekil olmadığını, yönlerinin kaderlerini değiştirdiğini öğreniyor. Bu, zihinsel bir devrimdir! Çocuğunuzun beyni şu an, insanlık tarihinin en karmaşık ve en "pahalı" biyolojik işlemini gerçekleştiriyor. Bu sürece tanıklık etmek, bir mucizeye şahitlik etmektir.
Geleceğe Bakış: "Matta Etkisi" ve Milyon Kelimelik Fark Peki, bu mucize neden bu kadar hayati? Gelin, zamanı ileri saralım ve çocuğunuzun geleceğine bir projeksiyon tutalım.
Bilim dünyasında "Matta Etkisi" denen sarsıcı bir kanun vardır: "Kimde varsa, ona daha çok verilecek.". Bugün, yani tam da bu Ocak ayında okuma alışkanlığını keyifle kazanan bir çocuk ile zorlanan çocuk arasındaki fark, ileride kapanmaz; aksine bir uçuruma dönüşür.
İşte size geleceğin fotoğrafı:
-İyi bir okuma alışkanlığı kazanan çocuk, ilkokul bitene kadar yaklaşık 9 milyon kelimeye maruz kalır.
-Zorlanan ve okumaktan kaçınan çocukta ise bu sayı sadece 40 bin kelime civarındadır.
-Aradaki fark, yılda yaklaşık 225 kattır!.
Bugün çocuğunuza kazandıracağınız bu alışkanlık, sadece Türkçe dersini değil; onun matematiği anlama kapasitesini, fen bilimlerindeki başarısını ve hatta 15 yaşındaki PISA skorunu bugünden belirler. O parlak gözlere baktığınızda şunu görün: İyi okuyan bir çocuk, sadece "okuyan" değil; düşünen, sorgulayan, kelimelerle dünyayı yönetebilen "güçlü bir birey" olacaktır.
Bu dünyevi başarının ötesinde, meselenin bir de manevi boyutu var...
"İkra"nın Derinliği: Kainatı Okumak
Meselenin bir de manevi ve varoluşsal boyutu var ki, o hepsinden daha derin, daha sarsıcıdır. Hiç düşündünüz mü; Yüce Yaratıcı, insanlığa son seslenişine neden "Namaz kıl", "Oruç tut" veya "İtaat et" diye değil de, "Oku" (İkra) emriyle başladı?
Hira Mağarası'nın o derin sessizliğinde, vahiy meleği Cebrail (a.s.) bu emri getirdiğinde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.); "Ben okuma bilmem" cevabını vermişti. İşte sır tam da buradadır, kıymetli dostlar. Ümmi bir Peygamber'e ısrarla "Oku" denilmesi, bu eylemin sadece kâğıt üzerindeki siyah mürekkebi sese çevirmekten ibaret olmadığının en büyük kanıtıdır.
...
İlginizi Çekebilir