© Malatya Time

Sarılık Yok Diye Sevinmeyin! Hepatit B ve C Yıllarca Belirti Vermeden İlerleyebiliyor!

Hepatit B ve C virüsleri, yıllarca hiçbir belirti vermeden karaciğere zarar verebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, sarılık görülmemesinin hastalığın bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek, enfeksiyonun ilerleyen süreçte siroz ve karaciğer kanserine yol açabileceği uyarısında bulundu. Mamçu, virüsün tespit edilmesi için kan testi yaptırılması gerektiğini vurguladı.

Hepatit B ve C virüsleri, hiçbir belirti vermeden yıllarca vücutta kalabiliyor ve karaciğerde ciddi hasara neden olabiliyor. Hastalığın fark edilmediği durumlarda süreç siroz ve karaciğer kanserine kadar ilerleyebiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, sarılık görülmemesinin hepatit enfeksiyonunu dışlamadığını belirterek erken teşhis için kan testinin önemine dikkat çekti.

HER SARILIK BULAŞICI DEĞİL

Sarılığın, bilirubin adı verilen maddenin vücutta birikmesi sonucunda deri ve göz aklarının sararmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, her sarılığın bulaşıcı olmadığını ifade etti.

Sarılığın yalnızca karaciğer hastalıklarından kaynaklanmadığını, bilirubin metabolizmasındaki farklı sorunların da bu tabloya yol açabildiğini belirten Mamçu, sadece bazı mikroorganizmaların neden olduğu sarılıkların bulaşıcı olduğunu söyledi.

Sarılığın altında yatan nedenin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Mamçu, viral hepatitlerin karaciğerde iltihaplanmaya yol açan enfeksiyon hastalıkları olduğunu kaydetti.

HEPATİT YILLARCA HİÇBİR BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Hepatit enfeksiyonlarının her zaman belirgin şikâyetlerle ortaya çıkmadığına dikkat çeken Dr. Mamçu, bazı kişilerin hastalığı geçirdiğinin dahi farkına varmadığını belirtti.

Hastaların önemli bir bölümünde sarılığın hiç görülmeyebildiğini veya çok hafif seyrettiğini ifade eden Mamçu, özellikle çocuklarda belirtilerin daha silik olabildiğini söyledi.

Hastalığın ortaya çıkabilecek belirtileri arasında halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karnın sağ üst bölgesinde ağrı, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma bulunuyor.

Ancak bu belirtilerin görülmemesinin hepatit enfeksiyonu olmadığı anlamına gelmediğini belirten uzman, hastalığın sessiz ilerleyebileceği konusunda uyardı.

HEPATİT VİRÜSLERİ NASIL BULAŞIYOR?

Hepatit virüslerinin bulaşma yollarının türlerine göre değiştiğini belirten Dr. Mamçu, Hepatit A ve E'nin çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaştığını ifade etti.

Hepatit B ve C'nin ise enfekte kanla temas, steril olmayan tıbbi malzemeler, ortak enjektör kullanımı ve kişisel bakım eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabildiğini kaydetti.

Cinsel temas ve anneden bebeğe geçişin de bulaşma yolları arasında bulunduğunu belirten Mamçu, Hepatit C'nin başlıca bulaşma yolunun kan teması olduğunu, cinsel yolla bulaşma riskinin ise Hepatit B'ye kıyasla daha düşük olduğunu hatırlattı.

HEPATİT B KARACİĞERİ SESSİZCE TAHRİP EDEBİLİYOR

Hepatit B enfeksiyonunun bazı kişilerde kronikleşerek uzun yıllar devam edebildiğini belirten Dr. Mamçu, virüsü taşıyan herkesin hastalık belirtileri göstermediğine dikkat çekti.

Mamçu, taşıyıcılığın her zaman belirgin bir hastalık tablosuyla ortaya çıkmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"B ve C virüsü taşıyıcılarının mutlaka hasta olmaları gerekmez. Bu taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirti vermez, fakat virüsü çevrelerine yayabilirler. Bazılarında, virüs karaciğeri sessizce hasara uğratır ve siroza giden yolu açar."

Kronik Hepatit B enfeksiyonunun zaman içerisinde karaciğer dokusunda hasara, siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini belirten Mamçu, düzenli takibin önemini vurguladı.

HEPATİT C SİROZ VE KARACİĞER KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Hepatit C enfeksiyonunun kronikleşme eğiliminin yüksek olduğunu belirten Dr. Mamçu, tedavi edilmeyen hastalarda zaman içerisinde ciddi karaciğer hasarı gelişebileceğini söyledi.

Özellikle hemodiyaliz tedavisi görenlerin ve geçmişte sık kan nakli yapılan kişilerin enfeksiyon riski açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mamçu, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin önemine dikkat çekti.

Günümüzde Hepatit C'nin doğrudan etkili antiviral ilaçlarla hastaların büyük çoğunluğunda tedavi edilebildiği belirtilirken, Hepatit B'nin aşıyla önlenebildiği ve uygun hastalarda antiviral tedaviyle kontrol altına alınabildiği ifade ediliyor.

HEPATİT OLUP OLMADIĞINIZI ANLAMAK İÇİN KAN TESTİ GEREKİYOR

Hepatit B ve C enfeksiyonlarının belirti vermeden ilerleyebilmesi, erken teşhisi daha da önemli hale getiriyor.

Özellikle risk grubundaki kişilerin gerekli tarama testlerini yaptırması gerektiğini belirten Dr. Mamçu, virüsün tespit edilmesi için kan testinin şart olduğunu söyledi.

Mamçu, "Kişinin B ve C virüsünü taşıyıp taşımadığını bilmesinin tek yolu kan testi yaptırmaktır." ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tıbbi takibin kronik hepatite bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskinin azaltılmasında önemli rol oynadığını belirtiyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER