© Malatya Time

SEÇİM Mİ?... ÇANTADA KEKLİK!

Günlerdir yazıp yazmamak arasında tereddüt ediyordum. Ancak niyetleri bilen AllahÂ'sa gerisi teferruattır, kim beni nasıl anlarsa anlasın, yazmalıyım hem de sonuna kadar!

 Malatya bu günlerde büyüttüğü çocuğunu kaybeden ebeveyn gibidir. Vatandaşın üzerinde bir hüzün, bir sıkıntı ve bir tiksinti var adeta. Aday seçimlerinden mi yoksa istediğini alamamasından mı bilmiyorum. Bildiğim tek şey, şu 17 Aralık darbe girişimi olmasaydı Malatya'da dengeler yüzde yüz değişecekti. Buna rağmen 30 Martta ne kadar değişir hep beraber göreceğiz.

 Bir önceki seçimde köyün delileri vardı, bağıranlar çağıranlar vardı. Milletin gazını alanlar vardı. Sesini yükseltip deşarj olan bir millet vardı. Ölümüne haber yapan, Ak Parti dışındakileri adeta yok görenler vardı. Fakat bu seçim onlardan eser bile yok.

 Mesela biz ve ekibimiz, geçen belediye seçimlerinde Ak Partinin ilk yaptırdığı ankette %26'ya %74 kaybettiğini duyunca adeta bütün zamanı kabala almış, tüm gücümüzle elimizdeki imkanları ve argümanları kullanarak Ak Parti için çalışmıştık. Bunun için de 21 ayrı davayla şereflenmiştik. Bunlardan en sonuncusunu iki yıl önce 11. celsede beraat ile sonuçlandırmıştık. Kendileri için canımızı, malımızı ve inisiyatifimizi ortaya koyduklarımızsa hepsi Çin malı çıktı. Büyük bir ticaret yapmıştık ama sonunda mallarımız elimizde şişmiş, sahte çıkmıştı. Madden zarar etmiştik ama o günkü şartlara göre Allah katında yapmamız gerekeni yaptığımız için bugün pişman değiliz. Çünkü o çalışmaları yaparken o ihtimali de düşünerek yapıyorduk.

 30 Martta belki Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine giderken, ortada ne bir heyecan, ne ele avuca sığınacak bir çalışma, nede göze çarpan bir hareketlilik var. Sanki 17 Aralık operasyonunun hepsi Malatya'ya yapılmış bir hava var!

 Bu seçimin daha önceki iki referandum ve beş seçime benzemeyeceğini herkes biliyor kanaatindeyim. Her dönem olduğu gibi bu dönemde halkın tepkisi var ama, eskiden halk tepkisini dile getiriyor, sesini yükseltiyordu. Vatandaşın sesini her tarafta duyabiliyorduk. Bu seçimde ise, vatandaş daha fazla tepkili olmasına rağmen sessizliği tercih ediyor. Müthiş sessiz  bir çığlık var. Tepki var ama duyulmuyor. Bence iktidar partisinin yani Ak partinin korkacağı tepki de bu olmalı. Sesli tepki diner ama sessiz tepki asla dinmez. 30 Mart akşamı tepkinin sesi çıkar kanaatindeyim.

 Adamın biri, hırsızın balkon kilidini keserken görünce sormuş;

Ne yapıyorsun orda?

Hırsız, keman çalıyorum demiş.

Adam, benim bildiğim kemanın sesi olur.

Hırsız da, bu kemanın sesi yarın çıkar diye cevap vermiş.

Ben bu tepkinin sesinin seçim günü çıkacağı kanaatindeyim. O günden sonra da neler olur bilmem ama sanırım halkın arzusu önce Allah katında, sonra da % 70 hep destek verdiği Ak Parti katında kabul olur. Çünkü vatandaşımız, yıllardır Ak Parti Genel Merkezine sesimizi duyuramıyoruz diyor. O zaman değmeyin bu milletin keyfine. Malatya'yı çantada keklik sananlar, yol arkadaşlarını iyi seçemeyenler, oyunu kralına göre oynamayanlar, yine Başbakanla bu seferde kazanırız diyenlerin nasıl bir hayal kırıklığı yaşayacaklarını şimdiden görür gibiyim.

 Lütfen kimse söylediklerime alınmasın. Bu millet beni, görüşümü, dilimi ve kalemimi çok iyi tanıyor. Ne kimseye yol gösteriyorum nede taraf oluyorum. Eski günler geride kaldı artık. O köyün delisi de öldü. Sadece Hakka tarafım.

 İki tavuk sokakta yürürken biri diğerine; kardeş! bak şu çift sarılı yumurtalar benim ha deyince, öbürü boş versene, kocam beş kuruşu fazla olsun diye kıçını yırtmana gerek yok dedi.

 İnanın o eski heyecanı Ak Parti il teşkilatı bile çoğunlukla kaybetmiştir. Nereden biliyorsunuz diye sorarsanız, asıl bu yazıyı yazmama neden olan sebebi anlatayım:

 Dün şehir merkezinde Ak Parti teşkilatının önemli yerinde olan iki kişiyle karşılaştım. Ayak üstü hasbi hal edince, herkes gibi onlarda genel durumu ve izlenimimi sordular. Bende yaklaşık on dakika anlattıktan sonra siz nereden geliyordunuz? deyince; sinemadan geliyoruz dediler. Ben de, bundan önceki seçimlere üç ay kala sizlerin ayaklarına bu saatte kara sular inerdi! Ama bugün seçime 55 gün kalmış siz sinema keyfi yapıyorsunuz! İşte siz bunu yapıyorsanız geriye kalanların ve milletin ne yaptığını varın siz düşünün! dedim. Onlarda aynen öyle, sanki seçim havası yokmuş gibi herkes başka bir havada, kimse burnundan kıl aldırmıyor, müthiş bir rehavet var ve biz bu seçimi kaybedeceğiz dediler. Hal böyle iken bu şehirde fazla akıllı olup tahmin yürütmeye, tonlarca para verip anket yaptırmaya da gerek toktur.

 Sonra eve geldim, yerel basına baktım, bu şehri yeniden imar etmeye talip A. Münir ERKAL'İ bir yerel televizyonda gördüm. Kısmen izledim. Karşısında iyi bir gazeteci olsa zaferini ilan edecek ama dişine göre adam olmadığı için yinede yürek soğutan açıklamalarda bulunuyordu. İşte birileri bu millete bu seçimde Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan'a değil, kendisini beş yıl idare edecek belediye başkanı seçtiğini anlatabiliyor ve bu millet çok iyi anlıyor.

 Teşkilata bakıyorum, sahaya bakıyorum, halka bakıyorum, sonra da dönüp Ak Partinin anketini kendim yapıyorum. Teşkilat, Battalgazi'nin kaybedilmesini ister gibi bir hava içerisinde. Büyükşehir ve Yeşilyurt'ta da havanda su dövdüklerinin farkında bile değiller. Battalgazi'de de başlayan bir Gençlik hareketi var. Kim bu hareketi hafife alırsa kaybeder. Ama bu hareketin mutlaka bir gün kazanacağını düşünüyorum. Teşkilat da bilsin ki, kitabında üç kağıtçılık, tilkilik ve yanlışı doğru göstererek Başbakana ihaneti olan iflah olmayacaktır. Anket sonuçları değişir ama sandığın sonucu değişmez. Oda döner sonucu değiştirir. Her şeyin doğrusunu Yüce Allah bilir. Ben öngörümü sizlerle paylaşıyorum. Zira görünen köy kılavuz istemez.

 NOT    : Malatya'nın en yeni Kanalı ZER TV 22. bantta yayına başladı. Malatya'nın ve doğruların konuşulacağı halkın kanalını ayarlamayı unutmayınız. Rabbim hayırlı etsin.

 Fi Emanillah… 

Ebuzer AYDIN
“Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan, Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER