Sevgi BERK / Bir Polis Haftası Hatırası: REJİDE "POLİS" VAR!
ÖZEL HABERSevgi BERK yazdı.
Değerli okurlar, bugün size dışarıdan "ne kadar karizma" görünen, ama mutfağında bizim sırtımızdan sicim gibi ter akıtan, hani o meşhur "ekip ruhu" denilen şeyin aslında nasıl bir "can havli" olduğunu gösteren bir hikâye anlatacağım.
Hatırlayanlarınız olur, Kanal Malatya’da haber editörü ve haber spikeri olduğum dönemde, Polis Haftası şerefine şahane bir organizasyon yaptık. Dedik ki; "Bugün haberleri emniyetimizin o vakur duruşlu iki neferi, bir kadın bir erkek polisimiz sunsun." Hazırlıklar tamam, perforeler (seslendirmeler) hazır, görüntüler sistemde, polis arkadaşlarımız üniformalarıyla jilet gibi geldi... Kameramanımız Selçuk, stüdyoyu mis gibi hazırlamış. Işıl ışıl her yer… 19.30 ana haberlerine son 20 dakika!
Bizim Reji Masası Sorumlumuz İsa bir fırladı; "Sevgi, sistem göçtü! Bütün haberler uçtu!" O sırada elinde pimi çekilmiş bombayla kalakalmış gibi hissettim. "Acaba pencereyi açıp atlasam mı?" dedim; ama rejide ve stüdyoda atlanacak pencere yoktu. Şaka tabii…
O An Haber Merkezi Değil, Teksas
Hani o polis arkadaşlarımız asayişi sağlamaya gelmişti ya, asıl asayiş bizim reji masasında bozuldu! İsa’nın gözler yuvalarından fırlamış, haber merkezi panik içinde. Dedim ki; "İsa, sakin ol. Ne yaparsak bu yayın çıkar?" İsa diyor ki; "Haberleri en sondan başa doğru hızlıca yeniden montajlayıp sisteme basarsak belki yetişiriz."
Hadi buyur bakalım…
İşte orada "Savaş Muhabiri" modu devreye girmeliydi. Bizim Haber Şefi Cebrail panikten "baga" girmiş, ekrana bakıyor ama dünyayla bağlantısı kesilmiş! Nur desen keza öyle... Hemen operasyonu başlattım: "Cebrail, kendimize gelelim! Sen 20. haberi montajla, Nur sen 19'u, Cebrail 18 sende!" O "baga" giren Cebrail, sonra öyle bir açıldı ki, sanırsınız parmakları klavyede dans ediyor! O panik halinden çıkıp saniyelerle yarışan bir hız makinesine dönüştü.
Mutfağın Sırtından Ter, Ekranın Yüzünden Nur Akıyor!
Stüdyonun kapısını bir kapattık, içeride polisler koltukta en ciddi halleriyle oturuyorlar, sanıyorlar ki her şey yolunda. Biz dışarıda, reji odasında "Sen 17'yi at, İsa sistemi kontrol et, Nur 16 geliyor!" diye sessizce birbirimizi yiyoruz. İsa’nın “Tamam oluyor Sevgi” demesi beni rahatlattı. Sırtımızdan akan terle Malatya’nın susuzluk sorunu çözülür, öyle bir gerginlik!
Saat tam 19.30... Jenerik dönüyor, polis arkadaşlarımız "İyi akşamlar sayın seyirciler" dediler. Haberleri sunmaya başladılar. Biz arkada kalan bütün haberleri sisteme yetiştirmeye çalışıyoruz! Haber merkezi ve reji masası arasında mekik dokuyorum. Malatyalılar ekran başında polislerin o karizmatik sunumunu izlerken, biz mutfakta ekipçe resmen destan yazıyorduk.
...
İlginizi Çekebilir