© Malatya Time

Sevim LEVENT / Mutluluk, Küçük Bir Yere Sığar

Sevim LEVENT yazdı.

İnsan, mutluluğu ne çok uzaklarda arıyor... Kimi zaman yüksek tavanlı salonlarda, ihtişamlı sofralarda, kimi zaman da büyük hayallerin kalabalığında... Oysa hayat, en güzel armağanlarını çoğu kez en sade anların avucuna bırakıyor.

Bir içten sözde, gönülden kopup gelen bir tebessümde, hiç umulmadık bir anda hissedilen samimiyette koca bir huzur saklı olabiliyor. Meğer mutluluk, büyüttüğümüz hayaller kadar büyük değilmiş; bazen küçücük bir ana sığacak kadar nahif, bir gönle dokunacak kadar derinmiş.

Belki de sonbahar bu hakikati en güzel anlatan mevsimdir. Bir ağacın dallarından usulca ayrılan yaprak, bize güzelliğin kalıcılıkla ölçülmediğini hatırlatır. Yaprakların dalda durmak zorunda olmadığı aydır sonbahar; bırakmanın da yeniden yeşermeye açılan bir kapı olduğunu fısıldar.

Cemal Süreya’nın “Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim.” sözü gelir akla. Hakikaten hangi mevsim, bir yaprağın düşüşüne bu kadar renk, bir yağmurun sesine bu kadar ahenk yükleyebilir? Tabiat, her yıl yeniden kurduğu bu eşsiz sergide insana Yaradan’ın sanatını seyretmeyi öğretir.

Kimi güzellikler vardır, bir tohum gibi düşer insanın gönlüne. Nereden geldiğini bilmezsin; hangi kelebeğin kanadında taşındığını, hangi rüzgârın sana getirdiğini de... Lakin bir gün bakarsın, o küçücük tohum koca bir bahara dönüşmüş. İşte insanın gönlünde açan güllerin hikâyesi biraz da böyledir.

“Yâr...
Hangi kelebeğin taşıdığı tohumdun,
Düştün de güller bitti gönlümde?
Gönlüme düştün,
Ve sonra gönlüme dönüştün,
Gönlümde gönlümden daha büyüksün.”

...

YAZININ DEVAMI BURADA

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER