Turgut Özal Tıp Merkezi Başarılı Ama İnönü Üniversitesi Akademik Listede Yok
EĞİTİMQuacquarelli Symonds (QS) tarafından açıklanan “2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması” sonuçları, Malatya İnönü Üniversitesi için hayal kırıklığı oldu. Türkiye’den 11 üniversitenin ilk 500’e girmeyi başardığı listede, İnönü Üniversitesi 5 ana dalın hiçbirinde yer bulamayarak akademik performans eleştirilerinin odağı haline geldi.
Yükseköğretimde uluslararası rekabetin en önemli göstergelerinden biri olan Quacquarelli Symonds (QS) "2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre Türkiye’den 11 üniversite farklı kategorilerde dünyanın en iyi 500 kurumu arasına girmeyi başarırken, Malatya’nın yarım asırlık eğitim çınarı İnönü Üniversitesi listelerin dışında kaldı.
AKADEMİK PERFORMANSTA KAN KAYBI SÜRÜYOR
Yapılan değerlendirmelerde “Sanat ve Beşeri Bilimler”, “Mühendislik ve Teknoloji”, “Fen Bilimleri ve Tıp”, “Doğa Bilimleri” ile “Sosyal Bilimler ve İşletme” olmak üzere 5 ana alanda inceleme yapıldı. Ancak İnönü Üniversitesi bu kategorilerin hiçbirinde ilk 500 barajını aşamadı. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından akademik kadro yapısında yaşanan kayıplar ve nitelikli öğretim üyelerinin farklı kurumlara yönelmesi, üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini doğrudan etkileyen ana unsurlar olarak öne çıktı.
TIPTAKİ BAŞARI GENELE YANSITILAMIYOR
Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Turgut Özal Tıp Merkezi, başta karaciğer nakli olmak üzere sağlık alanındaki başarılarıyla dünya çapında adından söz ettirmeye devam ediyor. Ancak bu güçlü marka değerinin üniversitenin genel akademik performansına yansıtılamaması, kurumsal yönetim ve stratejik planlama açısından önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Akademik çevreler, sağlık alanındaki bu bireysel ve birim bazlı başarıların, yönetimsel koordinasyon eksikliği nedeniyle kurumsal bir çıktıya dönüşemediğini vurguluyor.
STRATEJİK YÖNETİM VE ETKİ DÜZEYİ ELEŞTİRİSİ...
Üniversitenin son dönemde yürüttüğü çalışmaların sayıca artmasına rağmen, uluslararası ölçekte karşılık bulacak etki düzeyine ulaşamaması eleştirileri de beraberinde getirdi. Disiplinler arası üretimin sınırlı kalması ve akademik sürekliliğin zayıflaması, İnönü Üniversitesinin küresel rekabet gücünü zayıflatan temel faktörler olarak değerlendiriliyor. Gelecek dönemde üniversite yönetiminin bu tabloyu değiştirmek adına nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
KAYNAK: MHA
İlginizi Çekebilir