Türkiye’de Kaç Çocuğun Kayıp Olduğu Neden Açıklanmıyor? Ulusal Uyarı Sistemi İsteniyor
POLİTİKASaadet Partisi Malatya İl Başkanı Av. Hamza Paşahan, Türkiye’de 2016 yılından bu yana kayıp çocuk verilerinin paylaşılmadığına dikkat çekerek, hükümete şeffaflık ve "ulusal acil uyarı sistemi" çağrısında bulundu.
Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Av. Hamza Paşahan, Türkiye’de kaybolan çocuklara ilişkin yazılı bir açıklama yaparak çarpıcı tespitlerde bulundu. Kayıp çocuk vakalarının her yıl arttığını belirten Paşahan, kamuoyunun güncel veriler konusunda bilgilendirilmemesini eleştirdi. Kaybolan çocukların bir kısmının kısa sürede bulunduğunu ancak bazılarının ise bir daha geri dönmediğini ifade eden Paşahan, bu durumun yalnızca “kaybolmuş” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
EN ACI OLAN KAÇ ÇOCUĞUN KAYIP OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORUZ
Açıklamasında Türkiye’de kayıp çocuklara dair son resmî verilerin 2016 yılında paylaşıldığını dile getiren Paşahan, şu ifadeleri kullandı: "En acı olan kaç çocuğun kayıp olduğunu bile bilmiyoruz. Bugün kaç çocuğun kaybolduğunu, kaçının bulunamadığını ve bu çocukların akıbetinin ne olduğunu bilmiyoruz."
DEVLETİN SORUMLULUĞU ÇOCUĞU KORUMAKTIR
Devletin en temel görevinin insanı ve özellikle çocukları korumak olduğunu ifade eden Paşahan, çocukların sokakta çalıştırılması, istismara uğraması ve suç örgütlerinin eline düşmesinin “münferit olay” olarak geçiştirilemeyeceğini savundu.
ULUSAL ACİL UYARI SİSTEMİ KURULMALI
Kayıp çocuk sorununa karşı somut adımlar atılması gerektiğini belirten Paşahan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: "Güncel ve şeffaf verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını, kaybolan çocuklar için ulusal acil uyarı sistemi kurulmasını ve risk altındaki çocukların erken aşamada tespit edilmesini istiyoruz."
Ailelerin sosyal ve ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Paşahan, yoksullukla mücadele edilmeden ve aile yapısı güçlendirilmeden sorunun çözülemeyeceğini dile getirdi.
SUSMAK BU VEBALE ORTAK OLMAKTIR
Açıklamasının sonunda hükümete sert bir çağrıda bulunan Paşahan, şu cümlelerle sözlerini noktaladı: "Çocuklarımızın akıbetinin bilinmediği bir ülkede susmak da bu vebale ortak olmaktır. Hükümet çocukların hesabını vermek zorundadır."
KAYNAK: MHA
İlginizi Çekebilir