BAKAN'lara KÖR mü bakıyoruz? KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK

Malatyalı İşadamları DerneğiÂ'nin bir gelenek haline getirdiği toplantıların 52. Konuşmacısı Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Fatma ŞahinÂ'di. Fatma ŞahinÂ'in katılımı sebebiyle büyük bir kalabalıkla karşılaşacağım umuduyla toplantının düzenleneceği salona gittim
Kaybeden şahıslar mı, yoksa Malatya mı?
Malatyalı İşadamları Derneği'nin bir gelenek haline getirdiği toplantıların 52. Konuşmacısı Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Fatma Şahin'di. Fatma Şahin'in katılımı sebebiyle büyük bir kalabalıkla karşılaşacağım umuduyla toplantının düzenleneceği salona gittim.
Salona girer girmez ilk dikkatimi çeken konu, katılımcıların azlığıydı. Toplantıyı duyurma açısından bir eksiklik yaşandığı hemen belli oluyordu. Ayrıca toplantıya ev sahipliği yapan MİAD'ın üyelerinden de katılım pek fazla görünmüyordu. MİAD'ın üyelerindeki azlığın yanısıra MİAD Genel Sekreteri Ahmet Turan Koçer'in eksikliği dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca Malatya Eğitim Vakfı Başkanı Metin Emiroğlu, Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği Genel Başkanı Bekir Alyüz ve Malatya Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Durmuş gibi Malatya'nın birlik ve beraberliğinde olmazsa olmaz şahısları da gözlerimiz aradı.
“AKİL İNSANLAR” MALATYA İÇİN DE GEREKLİ
Toplantıda bir konuşma yapan Milletvekilimiz Öznur Çalık'ın “Akil İnsanlar” meselesine vurgu yapması ise benim toplantıdaki katılımı düşündüğüm bir sırada gelmesi zihnimde bazı fikirlerin uyanmasına sebep oldu.
Tefrikadan uzak, birlik ve beraberlik duygularıyla hareket eden sivil toplum örgütlerine ihtiyacımızın olduğunu düşündüm. Türkiye için bir “Akil insanlar”ın gerekliliğinden bahsedenler Malatya için de bir “Akil insanlar” topluluğundan bahsetmeyi düşünemezler mi? Malatya ve Malatayalı'nın menfaatini ön planda tutan insanlar sivil toplum örgütlerinin yönetim kadrolarına gelseler, birbirleriyle kavga etmeden Malatya'nın menfaati için çalışsalar kötü mü olur? “Akil insanlar” Türkiye için gerekliyse Malatya'nın da bir “Akil İnsanlar” topluluğuna ihtiyacı vardır.
ŞAHISLAR MI KAYBEDİYOR, YOKSA MALATYA MI?
Yaklaşık 3 aydır (belki daha fazla) Malatya gündemini meşgul eden MASTÖB tartışmalarını yazıyoruz. Bir kısmı çıkıyor “MASTÖB yönetimi haksızlık yaptı” diyor, bir kısmı çıkıyor “Hayır MASTÖB yönetimi değil diğerleri haksızlık yaptı” diyor diğer bir kısmı da çıkıyor “Yeter artık hadi seçime gidelim” diyor. Bütün bu çalkantılı dönemde kaybedenin kim veya kimler olduğunu hiç kimse aklına getirmiyor. Yıllardır süren bir kısır çekişme sebebiyle Malatya'nın en büyük kuruluşlarından biri çalışamaz halde bekliyor.
EN BÜYÜK KİM TARTIŞMALARINI BİR KENARA BIRAKALIM
MASTÖB böyle sıkıntılı da diğerleri değil mi? Onlarda da bir kavgadır bir gürültüdür geçip gidiyor. Kendi içlerinde kavga ettikleri yetmezmiş gibi bir de “Malatya'yı ben temsil ediyorum diğerleri değil” diyerek kurumları kapıştırıyorlar. MASTÖB-MEV, MASTÖB-MADEF veya MİAD-MEV-MASTÖB çatışmaları Malatya'ya büyük kayıplar verdirdi. Rahmetli Turgut Özal zamanında bu tür kavgalar yoktu. Birdik, iriydik ve diriydik. Şimdi en küçük bir rüzgarda yerlere seriliyoruz. Dernekçiliğimizle gösterildiğimiz günlerden kavgacılığımızla gösterilir günlere geldik.
Geçtiğimiz günlerde Malatya ile ilgili işleri sebebiyle Malatya'yı ve Malatyalı'yı iyi tanıyan bir ağabeyim çok güzel bir tespitte bulunmuştu. “İki Malatyalı bir araya gelirse bir dernek kurarlar. Daha sonra kavga ederek biri ayrılır bir başka dernek kurar” demişti. “Hatta Malatya'daki 15-20 hanelik bir köyün 3 tane derneğinin olmasını” da buna örnek olarak göstermişti. Önceki günkü toplantıdaki görüntü bana bunları düşünmeme sebep oldu. Sivil toplum kuruluşlarımızın yeni bir oluşuma ihtiyacı olduğunun en bariz örneğini bu yemekli toplantıda gördüm.
BİRLİK-BERABERLİK YOK, YATIRIMI KİM DÜŞÜNSÜN?
Biz Malatyalılar olta sallamasını biliyoruz da maalesef balık tutmayı beceremiyoruz. İnsanları bir araya toplamayı başarıyoruz. Kahvaltılarla, yemeklerle biraraya getirdiğimiz insanlara birlik ve beraberlik mesajları veremiyoruz. Önceki gün Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'i misafir etmiştik ama herkes yemeğe odaklanmış gibiydi. Sanki Bakanla birlikte gelen misafirler başka yerde yemek yiyemiyor da MİAD'ın ikramıyla karnını doyuruyormuş gibi bir hava vardı. Yapmayın efendiler Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanını, bir milletvekilini veya büyük sanayicileri verdiğiniz yemekle mi Malatya'ya hizmet ettireceksiniz. Birliğinizi, beraberliğinizi ve gücünüzü gösterin ki siyasetçi veya yatırımcı sizde kayda değer bir şeyler olduğunu bilsin.
ULASAL BASIN NEREDE?
Bu arada MİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akdaş'a da 2 çift lafımız olacak: Bakanları, milletvekillerini ve sanayicileri bir araya getirmeye muktedirsiniz de 1-2 tane gazeteciyi misafir etmeye gücünüz yetmedi mi? Malatya'nın siyasetçileri ve sanayicileriyle birlikte Türkiye'nin bakanını misafir ediyorsanız, ulusal basını da bu toplantıda görmemiz gerekmez mi? Kendi üyelerinizi, kendi genel sekreterinizi ve memleketinizin sivil toplum kuruluşlarının başkanlarını bile bir araya getiremedikten sonra yaptığınız organizasyonun ne gibi bir getirisi olabilir. Sadece kendi şahsi egonuzu tatminden öte gitmeyen bir toplantı olduğu kanaatindeyim. Ayrıca bir bakanı o toplantıya getiriyorsanız, Malatya için ürettiğiniz bir projeyi de sunmanız gerekmektedir.
İSTEMEK YERİNE VERMEYE MAHKUM BIRAKILDIK!
Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanının katılımıyla düzenlenen Akmercan Anadolu Lisesinin açılış töreni sırasında kürsüye gelen Bakan Müzezzinoğlu, Cemal Akmercan beyden Edirne için okul sözü alarak bir emri vakiyle adeta kendi memleketine yatırım koparmıştı. Bu durum gösterdiki bizim vekillerimiz, bürokratlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız devlet-i alinin imkanlarını memlekete taşımak şöyle dursun eldeki kaynaklara bile sahip çıkmaktan acizler... Ama elin adamı boş durmuyor her şartta ve fırsatta kendi memleketine hizmet etme derdine düşmüş. Bizim insanlarımızsa kendi ayaklarına kadar gelen misafirlerine HOŞ GELDİN etmekten bile acizler... Ne diyelim artık biz böyleyiz KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK misali saçımızı bu şimşir taraklarla taramaya devam edeceğiz.
TEBRİK VE TEŞEKKÜR
Bu arada ülke gündemini belirleyen bir konuk ve güzel bir konuyu ele alan toplantıyı tertipleyen MİAD Kadın Kolları Başkanı Kadriye Yüksel ve Kadriye Gül'ü tebrik etmek isterim. Gönüllerini ve emeklerini ortaya koymuşlar.Toplumun en önemli parçası olan ailenin bel kemiği konumundaki kadınlarımızın sosyal sorumluluk projelerininde içinde bulunmaları beni ziyadesiyle memnun etti. Birlik ve beraberliğin muhafazasında kadınların yaptığı çalışmaları görünce biz erkeklerin eksikliklerinin daha çok farkına varıyoruz.
Murat ÇETİN
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- İtfaiye Ekipleri Zamanla Yarıştı: Kentin Dört Bir Yanından Alevler Yükseldi
- Malatyalı Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in Özel Kalem Müdürü Sadık Can Köksal Gözaltına Alındı
- Malatya'da Yılan Savar Muhtar Olarak Tanınan Ali Berktaş Metrelik İki Kara Yılanını Elleriyle Yakaladı
- Yeşilyurt'ta Yapımı Tamamlanan Hacı İbrahim Güngör Taziye Evi Hizmete Açıldı
- Öztürk: Malatya'daki Muhalefet Boşluğunu Bundan Sonra İYİ Parti Fazlasıyla Dolduracak
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.