04 Kasım, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    50.03
  • EURO
    56.26
  • ALTIN
    6407.6
  • BIST
    11023.55
  • BTC
    77635.041$

Dermatoloji Uzmanı Akne Tedavisinde Doğru Cilt Bakımını Anlattı

Dermatoloji Uzmanı Akne Tedavisinde Doğru Cilt Bakımını Anlattı
Dermatoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yardımcı, iltihaplı sivilcelerin sıkılmasının ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabileceğini belirterek erken tedavinin önemine dikkat çekti.

Ergenlik döneminde sık görülen ancak yetişkinlikte de ortaya çıkabilen akne, yanlış cilt bakımı ve bilinçsiz müdahaleler nedeniyle kalıcı izlere yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yardımcı, özellikle iltihaplı sivilcelerin sıkılmasının ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabileceğini belirterek erken tedavinin önemine dikkat çekti.
Akne, yalnızca ergenlik döneminde değil, yetişkinlikte de görülebilen yaygın cilt hastalıkları arasında yer alıyor. Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık ve ciltteki yağ üretiminin artmasıyla ortaya çıkan akne, özellikle yüz, alın, göğüs ve sırt bölgelerinde görülüyor. Uzmanlar, yanlış cilt bakımı uygulamalarının ve sivilcelere bilinçsiz müdahalenin kalıcı iz oluşma riskini artırdığı konusunda uyarıyor. Uz. Dr. Gürkan Yardımcı, aknenin nedenleri, doğru cilt bakımı ve tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AKNE YETİŞKİNLİKTE DE GÖRÜLEBİLİYOR

Aknenin bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı olduğunu belirten Yardımcı, "Hastalığın oluşumunda hormonal değişiklikler ve genetik faktörler etkilidir." dedi.
Ciltte yağ üretiminin artması, gözeneklerin yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkanması ve buna bağlı gelişen iltihaplanmanın akne oluşumunda önemli rol oynadığını aktaran Yardımcı, özellikle kadınlarda adet dönemi ve gebelik gibi hormonal değişimlerin yaşandığı süreçlerde şikayetlerin artabileceğini kaydetti. Ailede akne öyküsü bulunmasının da hastalığın görülme ihtimalini artırabildiğine dikkat çekildi.

CİLDİ SIK YIKAMAK ÇÖZÜM DEĞİL

Aknenin temel nedeninin cilt kirliliği olmadığını vurgulayan Yardımcı, yüzün sürekli yıkanması, sert temizleyicilerin kullanılması ve yoğun peeling uygulamalarının cildin doğal koruyucu bariyerine zarar verebileceğini belirterek, "Bu tür uygulamalar tahrişe yol açarak akne şikayetlerini artırabilir." ifadesini kullandı.
Sivilcelerin sıkılması, koparılması veya sürekli ellenmesinin iltihaplanmayı artırarak kalıcı iz ve leke oluşumuna zemin hazırladığını bildiren Yardımcı, gözenekleri tıkayan kozmetik ürünlerin de akneyi kötüleştirebildiğini aktardı. Yardımcı, güneşlenmenin akneyi tedavi ettiği yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını, aşırı güneş maruziyetinin akne sonrasında oluşan lekeleri koyulaştırabileceğini ifade etti.

DOĞRU CİLT BAKIMI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Akne şikayetlerinin kontrol altına alınmasında düzenli ve doğru cilt bakımının önemli olduğunu belirten Yardımcı, yüzün günde iki kez ılık su ve nazik bir temizleyiciyle yıkanmasını önerdi.
Cildin sert şekilde ovalanmaması, sık peeling yapılmaması ve makyajın gece yatmadan önce mutlaka temizlenmesi gerektiğini aktaran Yardımcı, gözenekleri tıkamayan nemlendirici ve güneş koruyucu ürünlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Spor sonrasında terleyen cildin nazikçe temizlenmesi gerektiğini de belirten Yardımcı, saç bakım ürünlerinin yüz bölgesiyle sürekli temas etmesinden kaçınılmasını tavsiye etti.

Beslenmenin de bazı kişilerde akne üzerinde etkili olabileceğini kaydeden Yardımcı, "Özellikle kan şekerini hızlı yükselten besinlerin fazla tüketimi akneyle ilişkili olabilir ancak beslenme tek başına hastalığın nedeni olarak değerlendirilmemelidir." açıklamasında bulundu.

AKNE TEDAVİSİNDE SABIRLI OLMAK GEREKİYOR

Akne tedavisinin kişinin yaşına, cilt yapısına ve hastalığın şiddetine göre planlandığını belirten Yardımcı, hafif vakalarda bölgesel ürünlerin yeterli olabildiğini, daha ileri durumlarda ise dermatoloji uzmanı kontrolünde antibiyotik, hormonal tedavi veya ağızdan kullanılan farklı ilaçların değerlendirilebildiğini aktardı.
Tedavinin etkisinin ortaya çıkmasının birkaç hafta veya birkaç ay sürebileceğine dikkat çeken Yardımcı, kısa sürede sonuç alınamamasının tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Yardımcı, ilaçların hekim önerisi olmadan başlanmaması veya bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

SİVİLCELERİ SIKMAK KALICI İZ BIRAKABİLİYOR

Özellikle derin, ağrılı ve iltihaplı sivilcelerin kalıcı iz açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Yardımcı, sivilcelerin sıkılması veya koparılmasının iltihaplanmayı artırarak ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabileceğini ifade etti.
Akne sonrasında ortaya çıkan kırmızı veya kahverengi lekelerin zamanla azalabildiğini ancak gerçek akne izlerinin kendiliğinden tamamen kaybolmayabileceğini aktaran Yardımcı, erken dönemde uygulanan doğru tedavinin iz oluşumunu önlemede önemli rol oynadığını kaydetti.

KALICI İZLER İÇİN FARKLI TEDAVİ SEÇENEKLERİ BULUNUYOR

Akne nedeniyle ciltte oluşan kalıcı izlerin tedavisinde kişinin cilt yapısına ve izlerin özelliklerine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Yardımcı, kimyasal peeling, mikro iğneleme, lazer, dolgu ve bazı cerrahi işlemlerin tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu bildirdi.
Bu uygulamaların genellikle aktif akne kontrol altına alındıktan sonra planlandığını ifade eden Yardımcı, "Sivilcelerin sıkılmaması, cildi tahriş eden uygulamalardan kaçınılması ve gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurulması hem tedavi başarısını artırır hem de kalıcı iz oluşma riskini azaltır." diyerek sözlerini tamamladı.

KAYNAK: MHA

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!