Devlet 'o' yapıyı tasfiye mi edecek?

Malatya Time gazetesi yazarlarından Adem İnsanoğlu, yine çarpıcı tespitlerde bulundu...
Yeni Vali Mustafa Toprak!
Yeni Valiler Kararnamesi'yle birlikte Malatya'ya atanan Mustafa Toprak, akşamüstü geldiği şehrimizde ilk olarak tebdili kıyafet ile teravih namazı kıldı. Malatya'ya gelir gelmez soluğu 700 yıllık Battalgazi Ulu Camisi'nde alması, onu tanımak adına bizlere de önemli bir ipucu vermiş oldu. 52 yaşında olmasına rağmen 10 yıldır vali olarak görev yapan Toprak, önceki yıllarda üst düzey bürokratlık yaparken, Malatyalı Eski Bakan Güldal Akşit ile birlikte yakın çalışma fırsatı bulmuş. Bu nedenle Malatyalıları da yakından tanıdığı aşikar. İzmir gibi bir yerden Malatya'ya tayin edilmesi ‘tenzil-i rütbe' gibi görünse de, durum aslında hiç de öyle değil. Malatya valilerinin kısa sürede hızlı yükselişi göz önüne alındığında, Mustafa Toprak'ın da üst düzey makamlara ulaşması hiç de sürpriz olmayacak. Bir dönem Diyarbakır Valiliği yapan Toprak, daha sonraki süreçte Kamu Güvenliği Müsteşarlığı görevi için adı geçti. Şimdi ise 2'inci Ordu Komutanlığı'nın karargahı olan Malatya'ya seçilerek gönderildi. Ordu karargahının bulunduğu yerde hükümeti temsil edecek kişinin, tecrübeli olması ve terörle mücadeleyi iyi bilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle terörle mücadele birliklerin 2'inci Ordu Komutanlığı'na bağlı olması, Toprak'ın bulunduğu konumu daha da önemli hale getiriyor.
Vali Toprak, çözüm sürecinde Diyarbakır'da görev yapmıştı. Şimdi terörle etkin mücadele edilirken, Malatya'ya getirilmesi ise akıllara ‘yeni bir açılım mı var' sorusunu getirdi. Aslında bu sorunun cevabını Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Silahları gömün, ülkeyi terkedin!” diyerek vermişti. Olası bir yeni açılımda, Mustafa Toprak'ın tecrübesiyle etkili olacağı kanaatindeyiz. Mustafa Toprak, çalıştığı illerde gayet aktif ve başarılı olarak biliniyor. Tipik Vali tiplemesinden uzak bir görüntüsü var. Daha çok proje adamı görüntüsü veriyor. İlgili, bilgili, istekli, azimli ve etkili bir yapısı var. Seviyeli, saygılı ve sevecen duruyor. Bu süreç zarfında ilk izlenimlerimiz böyle. Zamanla nasıl bir yönetim sergileyeceğini göreceğiz. Bu memlekette çakacağı ya da çakılmasına vesile olacağı her çivi için kendisine minnettar kalacağız. O'nun en büyük sınavı Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile olacak. Zira Malatya FETÖ üyelerinin korunduğu bir il olarak biliniyor. Özellikle kamu kurumlarında çalışan FETÖ üyelerinin bir şekilde korunduğu, terör örgütüne SODES ve İŞKUR aracılığıyla aktarılan trilyonların hesabının sorulmadığını defalarca yazdık. Yine FETÖ üyelerinin Büyükşehir Belediyesi ve Valilik bünyesinde kadrolaştıklarına dair defalarca haberler yazıldı, çizildi. Nihayetinde bugüne kadar kimseye bir şey olmadı. Aslında Malatya sadece FETÖ ile anılmıyor. Malatya bir başka paralel yapının tehdidi altında. Burada paralelden kasıt; kendini devlet yerine koyan, devlet yetkilerini kullanmaya çalışan, devlet içerisinde kadrolaşan ve devlet adına karar alan yapılar akla gelmeli. İşte Malatya tamda böyle bir paralel yapıyı daha bünyesinde barındırıyor. Onlar ne kadar itiraz ederlerse de bu durum gün gibi ortada ve aşikar. Mustafa Toprak, Valiliği süresince muhtemelen bu yapıyla da mücadele etmek zorunda kalacak. Zira basına yansıyan haberlere göre, devlet bu yapıyı tasfiye etmek için çalışma yapıyor. Olası bir tasfiye durumunda; yapının en güçlü olduğu il olan Malatya, süreçte başı çeker.
Yeni Paralel Tasfiye Edilir mi?
Doğrusunu söylemek gerekirse devlet ayakta kaldığı sürece bütün paralel yapılar ardı sıra tasfiye edilir. Eğer devlet birileri tarafından işgal edilirse, o zaman yeni kurulan devletin ilk işi, paralel yapıları tasfiye etmek olur. Bu sebeple yeni paralelin tasfiye edileceği kesin. Tabi burada önemli olan, bu yapının ne derece paralelleştiğidir. Belki de paralel görünümlü bu yapı hiçte paralel değildir. Ahmet Davutoğlu'nun istifası sonrası, Davutoğlu'na yakın olan grupların tasfiye edileceği fakat bunun zamanla yapılacağı, yazıldı/çizildi. 15 yıl öncesine kadar, “siyaset küfürdür” diyen ve AK Parti'deki gücü anlayarak, bu parti saflarında siyaset yapan, Davutoğlu döneminde ise devleti ele geçirme girişimleri olan bir yapı var. Yapının en güçlü olduğu il Malatya. Özellikle Büyükşehir Belediyesi; meclis ve başkandan daha çok bu yapı tarafından idare ediliyor. Bu yapının istemediği hiçbir atama yapılmıyor. Getirisi en yüksek iş olan inşaat sektörü de yine bu yapının elinde. Bütün belediyelerin İmar Komisyonu üyeleri bu yapının sadık hizmetkarları. Yapının Ankara'da birçok önemli ve stratejik birimde kadrolaştığı biliniyor. Şimdi ise yapının tasfiye edileceği yazılıyor. Uzun sürmez birkaç ay içinde yapının tasfiye edileceğini düşünüyoruz.
Aslına bakılırsa İslami amaçla kurulan bir STK olarak işe koyulan bu yapı, önceleri kendilerine rol model alarak, devrim yapan İran'ı seçmişti. O dönem kendileri için en ideal olanı buydu. Hatta İran'dan çeşitli konularda destek de alınmıştı. AK Parti'de siyaset yapmaya başladıktan ve Suriye'de İran'ın yaptıkları bir bir ortaya çıktıktan sonra, İran ile bağlarını koparmış bir görüntü vermeye çalıştılar. Aralarında hala İran'a biat edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Son yıllarda yapı, İhvan-ı Müslimin'i rol model olarak görüyor. Fakat şimdilerde yapıyı geriden gelerek besleyecek üyeleri yok. Yapının devlet içerisinde paralelleşmesi ile birlikte; terfi almak isteyen, ihale kapmak isteyen, imar izni almak isteyen vs. rant beklentisi olan herkes, yapının adamıymış görüntüsü vermeye başladı. İşte bu sebeple yapı, asıl işlevini tamamıyla yitirmiş durumda. Geriden gelerek yapıyı ayakta tutacak adam yok. Kendi adamları ise inşaatı keşfettikten sonra, elde ettikleri zenginliğin tadını çıkarıyorlar. Hal böyle olunca bu yapıdan uzun soluk beklemek hata olur. Kim bilir belki devlet içerisinde tasfiye, bu yapılanma için hayırlı bir sonuç doğurabilir. Belki asıl kuruluş amaçları olan, İslami çalışmalara geri dönerler. Belki tekrar; fakir, eski, yokluk içindeki ama samimi günlerine dönerler. Belki bu durum onlar için daha hayırlı olur. Ülkenin yönetimindeki değişim, devlet içerisinde de bir değişim olacağının sinyalini veriyor.
Belediyede Yeni Yönetim…
Malatya'da değişen tek yönetici Vali değil. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği de bayrak değişimi furyasından nasibini aldı. Yeni Genel Sekreter, Eski Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Turan. Daha önce Arapgir Kaymakamlığı yapan Turan'ın nasıl bir yönetim sergileyeceğini, önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ercan Turan'ın yerine Genel Sekreter Yardımcısı olarak, Başkan Çakır'ın gözbebeği, danışmanı, Avukat Ali Yıldırım getirildi. Her iki atamanın da hayırlı olmasını diliyoruz. Büyükşehir Belediyesi kurumsallaşma konusunda oldukça gerilerde kalan bir kurum. Eski Genel Sekreterinin bu konudaki çalışmaları sürekli siyasete takıldı. Yeni yönetimin bu konuda nasıl çalışmalar yapacağını ve belediyeyi hangi seviyeye taşıyacağını zamanla göreceğiz. Özellikle kamu tecrübesi olmayan, çoğunluğu istisnai memuriyet veya sözleşmeli kadrolardan memur olan üst düzey yöneticilerden, kurumsallaşma adına çok şey beklemek ahmaklık olur. Bu durum, sürekli hataların olmasına ve giderek altından çıkılmayacak bir hal almasına sebep oluyor.
Eleştiriye Tahammül Yok!
Büyükşehir Belediyesinin tecrübesiz yöneticilerinin göze batan bir başka özellikleri, eleştiriye tahammüllerinin olmaması. Kendilerini eleştiren basın mensupları ile eleştirmeyenlere karşı oldukça farklı davranabiliyorlar. En ufak eleştiri yapana tahammül etmiyorlar. Belediyenin çalışmalarını yerinde görmek ve kamuoyuna aktarmak üzere davet ettikleri basın mensuplarını belirlerken; eleştiri yapıp yapmadıklarına göre karar veriyorlar. Basın mensuplarının veya tabi oldukları kurumun etki alanını dikkate dahi almıyorlar. Asli görevi halkın; gören gözü, işiten kulağı ve konuşan dili olmak olan basın, görevini yaptığı için, belediye tarafından mimleniyorsa, o belediyeden hayır beklenmez. Evet; hakaret edene, iftira edene, yalan haber yapana, küçük düşürene tavır alınır ama sırf bir yanlışı eleştirdi diye de basın mensuplarına veya kurumlarına tavır alınmaz. Kaldı ki, hakaret edene tavır almayıp, haklı eleştiride buluna tavır alan bir yönetim var. Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin halkla ilişkiler, basın ve tanıtım konusunda ciddi sıkıntıları olduğunu defalarca söylememize rağmen, ciddiye alınmadık. İşinde uzman kişiler buralarda çalıştırılması gerekirken, ya istisnai memurluktan geçenler çalıştırıldı, ya şirket elemanları. Sonucunda kaybeden hep Malatya oldu. Sonucunda bu tür yanlışların ceremesini sürekli Başkan Çakır çekti. Ramazan ayı boyunca yaygın medyada bir tek Malatya haberi duymadık. Yanı başımızdaki Elazığ'da bile her gece TRT Kürdi'den saatlerce canlı yayın yapıldı. Adıyaman, Urfa, Maraş, Antep, Diyarbakır… Bütün yakın illeri gördük ama Malatya'yı göremedik. Tek başına bu bile, belediyenin bu işin başına verdiği kişilerin durumunu göstermek için yeterli.
Eğlence ve Reklam Ayı; Ramazan!
Hemen hemen herkesin özlemle söylediği bir söz vardır; “Nerede o eski Ramazanlar…” Demek ki değişim sadece yöneticilerde değil, sosyal hayatta da yaşanıyor. Ramazan ayı yaklaşmaya başladığı andan itibaren hep bu sözü duyarız da geçmişin Ramazanlarına dönmek için hiçbir şey yapmayız. Özellikle son birkaç sene Ramazan'ın ruhundan eser yok. Teravih ve sahur olmasa Ramazan olduğunu bilmeyeceğiz bile. İbadet ve taat ayı olan Ramazan, neredeyse eğlence ve reklam ayına dönüştürülüyor. Özellikle belediyeler bu konuda başı çekiyor. Hiçbir amaca hizmet etmeyen devasa iftar sofraları adeta bir reklam kampanyası olarak sunulmakta, dev sahnelere asılan afişlerde koca koca yazılarla belediye başkanlarının isimleri yer alıyor. Kendi ceplerinden hatta belediye bütçesinden bile bir kuruş harcamayan belediye başkanları, iftar sofralarını sadece reklam amacıyla kullanıyor. İftar sonrası düzenlenen eğlenceler ise; insanımızı maneviyata yönelmekten alıkoyuyor ve adeta bu ayın bir eğlence ayı olduğu izlenimini uyandırıyor. Bunun yanında belli bir amaca hizmet eden ve oldukça makbule geçen iftar sofralarına da şahit oluyoruz. Hastane önünde kurulan iftar sofraları bunun en güzel örneği. Yine belirli bir hizmet ve hayır için kurulan sofralarda oldukça önemli. Fakat meydanlara kurulan devasa iftar sofraları; israf ve reklamdan başka bir şey değil. Hele hele eğlence adı altında sergilenen bir sürü saçmalıksa, işin en kötü tarafı.
Ramazan dolayısıyla TV ekranlarında boy gösteren hocalarda var. Merak ediyoruz, bunların kaç tanesi kaç kişinin hidayetine vesile oluyor. Sorulan sorulara verilen cevaplar, kıvırmalar, şovlar… vs. Bunların hangisi, dine ne kadar hizmet ediyor, bilemiyoruz. Eskiden insanımız misafirlerini iftar sofralarında evlerinde ağırlardı; şimdi ise bu geleneğin yerini zengin menülü, ultra fiyatlı, lüks restoranlar aldı. Artık kimse kimseyi evine çağırmıyor, en yakın akrabalarını bile! Bazen bir fakirin sofrasına oturanlarsa, bunun reklamını yapmaktan geri durmuyor. Yanıbaşımızda, Suriye'de, Irak'ta ve Afrika'da yaşanan açlık ve yokluk hiç hissedilmiyor. En çok empati kurabileceğimiz ay olan Ramazan; en az empati kurduğumuz ay haline geliyor. İsraf ve lüks takıntısı bu ayda adeta zirve yapıyor. Hal böyle olunca, tuttuğumuz oruçlar bize ne fayda sağlar? Bilemiyoruz…
Tabi bütün bunların yanında çok güzel işlere imza atanlarda var. Harıl harıl çalışan STK'lar da. Bunları tenzih ediyoruz ama genel gidişat hiç de iyi değil. Bu gidişle, her yıl üzerine ekleyerek eski Ramazanlara olan özlemimizi arttırırız. Özellikle bu reklam ve eğlence işlerinin bir yerde sona erdirilmesi gerekiyor. Bu konuda merkezi yönetimin çalışma yapması elzem. Diyanet bu konuda bir adım atmalı. Ya da sivil toplum örgütleri bu konuda adım atabilir. Örneğin en büyük memur sendikası olan Memur-Sen'in bu konuda bir çalışması var ve takdire şayan. Bu tür çalışmaların artarak devam etmesi gerekiyor. Aksi halde biz her sene “Nerede O Eski Ramazanlar” der, kendi kendimize hayıflanır dururuz.
Görünen o ki; değişim her yerde yaşanıyor. Önemli olan bu değişimin; vatanımıza, milletimize, şehrimize ve insanlığa nasıl katkı sağlayacağıdır. Daha güzel günler görmek dileğiyle…
Selametle…
Adem İnsanoğlu
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- İYİ Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanlığına Mahmut Lider Şentürk Atandı
- Darende’nin Geleceğini Şekillendirecek Temaslar Tamamlandı
- Zehir Tacirlerine Ağır Darbe! 138 Şüpheli Yakalandı
- Sağlık-Sen’den Bakanlığa Çağrı: "Geçici Görevlendirmeyi İptal Etmeyin, Kadro Nakli Yapın"
- Arguvan’da Siyasi Deprem: Belediye Başkanı Ersoy Eren ve CHP Yönetimi İstifa Etti!
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.