Her Şeyin Patatesle Başladığını Sandık

Patates…
Evet, bildiğimiz patates.
Fırında, haşlama, salçalı, kaşarlı. Üstüne azıcık kekik, biraz karabiber… Mis gibi kokusu yayılırken mutfağa, önce gözümüz görür onu, sonra elimiz uzanır, sonra ağzımıza götürürüz. Damağımızda tat patlaması… Ve biz “Vay be, bu salçayla nasıl da güzel olmuş” deriz.
Hikâye burada başlar.
Çünkü biz sadece salçayı görürüz.
Domatesi hayal ederiz.
Toprağı, çekirdeği, suyu, güneşi konuşuruz.
Ve sonra döner ineklere, arılara, çiçeklere methiyeler dizeriz.
Hayran kalırız.
Bilimsel açıklamalar, biyolojik zincirler, ekolojik dengeler…
Her şey birbirine bağlıdır, evet.
Ama biz, zincirin ucunun nerede olduğunu hep unutmuşuz.
Çünkü bize göre inek sağılıyor, süt çıkıyor.
Bal arıdan geliyor.
Domates tarladan.
Patates topraktan.
Ve biz de akıllı olduğumuz için bunları buluyor, pişiriyor, yiyoruz.
“İşte insanlık!” diyoruz.
Alkışlar bize.
Ama bir sorun var.
Bu oyun perdeyle başlıyor.
Yani biz sadece perdeye bakıyoruz.
Filmi görüyoruz ama projeksiyonu görmüyoruz.
Ses geliyor ama kaynağını sormuyoruz.
O hareketin, o kokunun, o lezzetin, o görüntünün nasıl ve niçin geldiğiyle ilgilenmiyoruz.
Elimizi kaldırıyoruz ama o hareketi kim murad etti, düşünmüyoruz.
Ağzımız lokmayı çiğniyor ama çenenin neden çalıştığını sorgulamıyoruz.
Sadece inek, sadece salça, sadece çiçek…
Oysa gerçek başka yerde.
Gerçek, elini oynatırken bile oynatanın farkına varmaktır.
Çiçekten önce çiçeği düşündüreni,
Sütten önce sütü planlayanı,
Domatesten önce domatesin rengini seçeni…
Yani “Ef’al”den (fiillerden) yukarı çıkmaktır mesele.
“Ne olmuş”tan öte “kim istemiş”i bulmaktır.
İşte biz hep hikâyeye inekten başladık.
Patatesten başladık.
Çünkü kolaydı.
Çünkü gözümüz oradaydı.
Ama iman, gözü oradan alıp başka yere çevirmeyi ister.
Patatese bakıp, perdenin arkasını görmeyi…
Yani, patatese değil, patatesi var edene hayran kalmayı…
Yani, mesele patates değil.
Mesele, biz bu patatesi kimin ikram ettiğini ne zaman fark edeceğiz?
İşte o zaman, bu hayat filmi başka bir perdeye dönüşecek.
Ve belki de o zaman, gerçekten doymaya başlayacağız.
Murat Çetin
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- İYİ Partili İsmail Yücel Malatya’da Deprem Sonrası Ekonomik ve Sosyal Sorunlara Dikkat Çekti
- Malatya’da Afet Risklerini Azaltmak İçin Hangi Adımlar Atılıyor?
- Malatya’dan İki Ayda 10 Bin 300 Ton Kuru Kayısı İhraç Edildi
- Vali Yavuz: “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”
- Malatya'da Depremin Ardından Konteynerlerde Kalanların Sayısı On Binin Altına Düştü
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.