KISIR ÇATIŞMALARDAN UZAK DURALIM

Nobel Alışveriş Merkezi sahibi ve Malatyalı Sivil Toplum Kuruluşlarının aktif ismi Mehmet Yılmaz, MASTÖB, MADEF, MİAD ve MEV anlaşmazlıkların bitirilmesi gerektiğini söyledi. Malatyalıların beraberliği için kısır çekişmelerden uzak duralım Malatyalı sivil toplum örgütlerinde aktif görevlerde bulunan biri olarak elbette tanınıyorsunuz. Ancak sizi tanımayan okuyucularımız için biz kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? Malatya Arguvan Yazıbaşı Köyü?nün Çençekler Mezrası?nda 1968 yılında doğdum. İlk ve ortaokulu köyümde, liseyi ise Malatya Kubilay Lisesi?nde okudum. 1994 yılında Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi?ni lisans ve yüksek lisans eğitimlerini bitirerek askeri gittim. Askerlik sonrası İstanbul?a geldim. Çeşitli firmalarda işletmecilik yaptım. Ayrıca bir dönemde klinik işlettim. Daha sonra kardeşlerimle birlikte ticaret hayatına atıldım. Uzun süredir bu işle uğraşıyorum. Hemen hemen bütün aile şirketlerinde olduğu gibi bizim de şirketimizde dağılma yaşandı. Daha sonra Nobel Alışveriş Merkezi ve Nobel Limited şirketini kurdum. Şu an Sultangazi ?de 2500 metrekare alan üzerine kurulu bir alışveriş merkezinin ve eski Edirne Asfaltı üzerinde bulunan bir halı marketinin sahibiyim. Şu anki ticari hayatımız bu şekilde devam etmektedir.Sivil toplum örgütlerinde aktif olarak görev aldığınız için sıkıntıları görüyorsunuz. Sivil toplum örgütlerimizde ne gibi eksiklik var? Sivil toplum örgütlerinin sosyal aktivitelerde başarılı olabilmeleri için ne gibi şartlar yerine getirilmelidir? Sivil toplum örgütü denilir, ancak kimse, bu ismin ne manaya geldiğine dikkat etmeden hareket eder. Sivil bireylerin bir araya gelerek gönüllük esasına dayalı çeşitli amaçlar uğruna çeşitli faaliyetlerde bulunmak için kurdukları legal örgütlenme biçimidir. Şu anda Türkiye?de yaklaşık 60 bin tane STK var. Bunların temelinde toplumun kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlamak vardır. Bu gün sivil toplum örgütleri, yasama, yargı, yürütme ve ulusal basından sonra beşinci güç olarak yerini almıştır. Demokratik ülkelerde hükümetlerin yapamadığı veya erişemediği alanlarla STK?lar sürekli gelişme ve çözümler üretmiştir. Hükümetlerin her bireye ulaşması mümkün değil iken STK?lar bireylere daha rahat bir şekilde ulaşabilmektedir. Sivil toplum örgütleri için Mehmet Yılmaz nerededir, derseniz. Mehmet Yılmaz, MADEF ?in kurucu yönetim kurulu üyesidir. Ayrıca 2 dönem MASTÖB ?ün kurucu üyeliği ve genel başkan yardımcılığı yapmıştır. Üst kuruluşların çok önemli olduğunu burada belirtmek isterim. Her toplumun özellikle Türkiye?de farklı bir sivil toplum kuruluş anlayışı vardır. Her köyün bir derneği vardır. Bu dernekler bir babanın ailesini sahiplenmesi gibi o derneklerde köylerini sahiplenmiştir. Bir köylüsü İstanbul gibi bir yere geldiği zaman yaşadığı sıkıntıları gidermeye çalışmaktadır. Öğrencilerini öğrenim sorunlarının sıkıntılarını gidermeye çalışmaktadır. Fakat dernekler arasında hiçbir sorun olmadığı halde, üst yapıdaki Malatya Eğitim Vakfı, Malatyalı İşadamları Derneği, Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği ve Malatya Dernekler Federasyonu gibi kuruluşlarımızda bir sıkıntı vardır. Bütün bu kuruluşlarımız Malatya için büyük değerlerdir. Fakat bugüne kadar görevlerini tam olarak yerine getiremedikleri gibi bazı sıkıntılar da yaşanmasına sebep olmuşlardır. Bakın size MASTÖB ?den örnek vereyim, Ahmet Karaaslan, Hikmet Tanrıverdi, Celal Karahan ve Bekir Alyüz gibi büyük isimler Malatya?ya hizmet etmek için yola çıkmışlardır. Bu isimlerin bazılar siyasete soyunmuşlardır. Bu kurumlar şahıslara bağlı kurumlar değil bütün Malatyalılara bağlı kurumlardır. Her bireyin siyaset yapma hakkı vardır. Ama bir kuruluşun başında bulunan bir ismin siyaset yapması etik değildir. Sivil toplum örgütleri siyasi partilere aynı mesafede durmak zorundadır. Hiçbir partinin arka bahçesi olamazlar. Hiçbir güç odağının maşası olamazlar. Sivil toplum örgütleri içerisinde üyeler veya yönetim kurulu üyeleri olabilir. Ama bir partide aktif olarak çalışan bir ismin başkan olması yanlıştır. Bir sivil toplum örgütünde bulunan kişinin siyasi rengini göstermek gibi bir lüksü yoktur. Siyasi görüşü tabii ki olacaktır ancak bunu belli etmeden çalışmak zorundadırlar. Yaptırım gücünü elinde tutması adına Malatya toplumunu tamamen benimsemiş ve tüm toplumu temsil eden bir sivil toplum örgütünün tarafsız olması gerekmektedir. Sivil toplum örgütlerinin başarılı olması için hitap ettiği topluma şeffaf olmaz zorundadır. Genel başkanlar siyaset yapmamalıdırlar. Tüm siyasi partilere eşit mesafede olmalıdır. Din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetmeden herkese eşit durumda olmalıdır.Şu anda MASTÖB, Malatya Eğitim Vakfı, Malatyalı İşadamları Derneği, MADEF gibi kuruluşlar, kuruluş amaçlarına uygun hareket ediyor mu?MADEF benim kurucu yönetim kurulu üyesi olduğum bir örgüttür. Sultangazi ?de birlik adına yola çıkmış, buradaki derneklerle beraber 2 yıl gibi uzun bir süre boyunca her hafta bir dernekte toplanarak, istişareler yaparak kurulmuş bir örgüttür. Malatya?nın sıkıntıları ve birlik beraberlik adına ne yapabiliriz diye, toplantılar tertip ettik. Bundan sonra kurduk biz MADEF ?i. Kuruluşumuzun üzerinden bir buçuk sene geçmesine rağmen büyük bir yol aldık. Şu anda üyemiz olan 14 tane sivil toplumu örgütümüz bulunmaktadır. MADEF önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Bu noktada işadamlarımız, kanaat önderlerimiz ve gençlerimiz bize yüreklerini açmışlar ve MADEF ?in yanında yer almışlardır. Bu bizi mutlu ettiği gibi omuzlarımıza büyük sorumluluklar da yüklemiştir. MİAD meselesine gelince, ben MİAD ?ın da üyesiyim. Malatyalı işadamlarının koordine edilmesi ve onların sıkıntılarının giderilmesi açısından büyük katkıları olmuş ayrıca sosyal aktiviteleri de olmuştur. Bilgilendirme seminerleri, Malatya?daki Sevgi Evleri, Malatya?daki konuk evi ve başlamış oldukları Burs Platformu, MİAD?ı diğer sivil toplum örgütlerinden farklı kılmıştır. Geçtiğimiz günlerde kendilerini MADEF olarak ziyaret etik ve bu hizmetlerini takdirle karşıladığımızı belirttik. Bu noktada MİAD sadece işadamlarıyla alakalı olarak çok başarılıdır. MASTÖB ?e gelecek olursak, Sayın Ahmet Karaaslan?ın öncülüğünde kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Özel bir tüzüğü olan, diğerlerinden farklı bir tüzüğü olan bir kuruluştur. Kişilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, derneklerin ve federasyonların bile üye olabildiği özel bir tüzüğü bulunan bir kuruluştur. Malatya Eğitim Vakfı?na gelecek olursak, en eski sivil toplum örgütümüzdür. Üniversite öğrencilerine burs sağlamak ve eğitimlerine katkıda bulunmak için kurulmuştur. Rahmetli Özal?ın kurduğu Malatya için önemli bir kuruluştur. Bugüne kadar yaptığı çalışmalar hakkında çeşitli görüşler vardır. Kuruluşundan bugüne kadar hangi öğrenciye ne gibi yardımı olduğu konusunda pek de şeffaf olamamıştır. MASTÖB ?ün sıkıntılar yaşadığı bir dönemde MADEF kuruldu. MASTÖB şubeleşme çalışmaları yapmaya başladı. İki kurumda aynı hedefe hizmet ediyor. Tabiri caizse ikisinin de müşterisi aynı. Malatyalılar arasında birlik ve beraberlikten bahseden bu iki kurum birbirlerinin rakibi gibi gözükmüyor mu? Ben Celal Karahan döneminde yönetim kurulu üyesi idim. Hem de şu anda Bekir Alyüz döneminin yönetim kurulu üyesi ve genel başkan yardımcısıyım. MASTÖB ?ün yara aldığı dönem olmuştur. Kurumlar yara alabilir, duraklama dönemine veya inişe geçebilir. MASTÖB bunları yaşamıştır. Ancak MASTÖB Malatya için bir değerdir. İniş döneminde kalpler kırılmıştır. Özellikle Arapgir ve Arguvan dernekleri küstürülmüştür. Bu noktada MADEF ?in kurulmuş olması, MASTÖB ?e alternatif olarak mı kuruldu, sorularını akıllara getirmiştir. MASTÖB başarılı olsaydı o dönemde yine de MADEF kurulacaktı. Sayın Bekir Alyüz ile birlikte MASTÖB ?e büyük bir ivme kazandırdık. Projelerimizden biri de ulaşılamadık, dernek ve kurum kalmasın diye bir çalışma yaptık. Biz dernekleri 2 veya 3 bölge olarak bir araya getirmeye çalıştık. Bunu şubeler kurarak yapmaya karar verdik. MASTÖB ?ün bünyesinde 200 tane dernek var. Türkiye?nin en büyük birliğinden bahsediyoruz burada. Böylesine büyük bir üst çatının her yere ulaşması mümkün değildir. Bütün bunları yapabilmek adına şubeler kurma çalışmaları yaptık. İstanbul?da 5-6 tane şube kurarsak, her hafta bir şubeye giderek bu bölgedeki derneklerin sıkıntılarını daha rahat dinler ve onları da yönetime dahil edebiliriz diye düşündük. Bekir Alyüz, bugüne kadar yapılamayanı başarmıştır. MADEF ile alakalı ise şunları söylemek isterim. MASTÖB ?ün dip noktada olduğu bir dönemde kurulmuş olması MADEF adına bir şanssızlıktır. MADEF, MASTÖB görevini yapamıyor diye yola çıkmamıştır. İkisin de tüzüğü çok farklıdır. Her ilin derneklerinin bir federasyonu vardır. Biz bir tüzük komisyonu oluşturduk. Bu tüzük komisyonunda, eğitimci, sivil toplum kuruluşu üyesi, hukukçu ve bu konudaki uzman haline gelmiş arkadaşlarımızla bu tüzüğü oluşturmaya çalıştık. Federasyon olarak MASTÖB gibi bir bireyi de federasyona üye yapamıyoruz. Tüzüğümüz gereği bunu yapamıyoruz. Bizim üyelerimiz sadece tüzel kişiliklerdir. Onları da hemen kaydedemiyoruz. Genel Kongre kararıyla biz o tüzel kişiliği inceliyoruz ve öyle kayıt yapıyoruz. Çok fazla üyelik talebi olduğu halde hepsini üye yapmak yerine hepsini ayrı ayrı araştırıp genel kurul kararıyla üyelik çalışmalarını başlatıyoruz. Dolayısıyla MADEF ?in MASTÖB ile ayrıldığı noktaların en önemlisi budur. Biz iki şekilde Malatya birliğini sağlayabiliriz. Bir, artık MADEF doğmuştur, bu saatten sonra MADEF ?i kimse öldürmeye çalışamaz bunu kabul etmemiz lazımdır. MİAD, MEV ve MASTÖB birer çatıdır. MADEF de bir üst çatıdır bunu kabul etmek gerekir. Birlik sağlanabilir bir isim bulunmasına da gerek yoktur. Herkes Malatya Birliği istemektedir. Sayın Mesut Parlak, Sayın Yılmaz Durmuş, Sayın Bekir Alyüz ve Sayın Yunus Akdaş gibi arkadaşlarımız birliği sağlayabilecek konumdadır. Bu başkanlar her ay bir araya gelmiş olsa ve ortak kararlar alarak başında bulundukları sivil toplum örgütleri birliğini ortak hareket ettirebilirler. Böylece birlik ve beraberliği taban görmelidir. Tabanda yani derneklerde hiçbir sorun yoktur. Üst yönetimlerde böyle kararlar alınırsa taban bunu görecektir. Bence herkesin kendi görev ve hareket alanları belirlenmelidir.Birlik ve beraberliği arzuladığınız, sorunların da kapatılması gerektiğini söylüyorsunuz. MEV ve MİAD ?ın görev ve hareket alanları farklı olduğunu görüyoruz, MASTÖB ve MADEF bir üst çatı olduklarını söylüyorlar. Siz hem MASTÖB, hem de MADEF ?de görev alan bir isimsiniz. Size her iki kanattan da baskı gelmiyor mu? Bizimle hareket et diğerini bırak demiyorlar mı? Bu konudaki en büyük sıkıntıyı yaşayan kişi benim. Bunu Bekir Başkanım da, Yılmaz Başkanım da bilirler. Ben MADEF ?i bir fidan olarak dikmişimdir. Oraya bir hizmette bulunmuşum. Bugün iki taraftan da talepler geliyor. Şu da bir gerçek MASTÖB ?ün bir üst çatı olarak kabul edilmesi gerekir. MİAD ve MEV ?in MASTÖB genel kurulunda birer oyu bulunuyor ama bunlar resmi olarak bağlı oldukları bu kuruma gönülden ne kadar bağlılar. Bunu da düşünmek gerekir.Efendim, şimdi size iki tane örnek vereceğim. MİAD, 75 kişiden 1 milyon 200 bin lira para toplayarak, 965 öğrenciye burs veriyor ve 7 bin öğrenciden de burs talebi almış. Bir başka örnek de MEV? den vereyim. Onlar da burs veriyorlar. Bu ikisinin de elle tutulur bir hizmeti var. Ancak MASTÖB ve MADEF ?e baktığımız zaman böyle elle tutulur bir şeyi göremiyoruz. Ben üst çatıyım diyence her şey bitiyor mu? Malatya?nın menfaati konusunda ne söylemek istersiniz? Geçenlerde Sayın Yunus Akdaş ?ı ziyaretimiz sırasında bu bursla alakalı sadece yazılımına 100 bin lira verdiklerini söylediler. Gerçekten çok şeffaf bir yazılım olmuş. Bu bizim çok hoşumuza gitti. Hak edene veriliyor olması bizi ziyadesiyle memnun etti. Bunu keşke Malatya Eğitim Vakfı da yapabilseydi. Bizim yapanın yanında olmamız gerektiğini düşünüyorum. MASTÖB üst çatı olduğunu söylüyor ama hangi konuda bir önderlik yapmıştır? Hangi olumlu işe imza atmıştır? Bunları tartışmak lazımdır. Elle tutulur hiçbir proje ortaya konulmamıştır. İşte bu da MASTÖB ?ü geri getirmiştir. İsmi çok büyük olan MASTÖB ?ün içi doldurulamamıştır. Bu birlikteliğin sağlanması adına özelikle bu 4 büyük sivil toplum örgütümüz bir araya gelerek, her birinin ayrı ayrı görev alanı olsun diyorum. Bakın MİAD ?ın elinde büyük bir ekonomik güç var. Ancak ben kurumsallaşmamı tamamladım diyerek tek başına hareket etmeye devam ederse sivil toplum örgütlerinin baskı aracı olması meselesi hiçbir zaman olmaz. Temsil ettiği birim belli, oy potansiyeli belli ve popülasyonu bellidir. Rahmetli Özal döneminden bugüne kadar sadece STK?lar olarak değil siyasi olarak da güç kaybediyoruz. Olmamız gerektiği noktada olamadık. Siyasi olarak bir baskı aracı olamadık. Siyasi partilerdeki kardeşlerimizin yanında olamadık. Siyasette kaybedince bürokraside de kaybetmeye devam ettik. Bakın bir örnek vereyim. Sivas Platformu ve Sivas Dernekler Federasyonu?nun çalışmaları sonuç verdi ve siyasilerini bir yerlere taşıdılar. O siyasiler de bürokratlarını bir yere taşıdı. İşte bizim siyasette olmamız gerektiği nokta da, olmamızın sebebi budur. Geçtiğimiz genel seçimlerde MADEF ve MASTÖB genel başkanlarına şöyle bir teklifim oldu. ?Gelin bir seçim çalıştayı kuralım. Hiçbir parti liste belirlemeden, meclise girecek siyasi partilerde aktif olarak görev alan Malatyalılık bilincinde olan şahsiyetleri, bir yerlere getirebilecek bir çalıştay yapalım. Malatya Eğitim Vakfı, MİAD, MASTÖB, MADEF, milletvekilleri, siyasi partilerin içinde aktif olarak görev alan isimleri ve İstanbul il başkanlarının bilindiği bir çalıştay yapalım. Bunun sonunda da bir rapor hazırlayarak bunu kamuoyuna sunalım. Bunun sonunda da 10 adam yerine 3-5 kişiyi gösterelim? dedim. İki genel başkan da söz aldıklarını ve seçileceklerini belirterek bu teklifime olumsuz cevap verdiler. 700-800 bin Malatyalı ?nın bulunduğu İstanbul?da maalesef 2 tane milletvekili çıkarmışız. Bunlar da sivil toplum örgütlerimizin getirdiği milletvekilleri değildir. Siz kendi bahçenizi temizlemediğiniz, güçlü olmadığınız ve adaylarınızı bir yerlere getiremediğiniz sürece başarılı değilsinizdir.Siyasi güç elde etmek için sivil toplum örgütlerinin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söylediniz. Şu anda Malatya?nın 6 tane milletvekili var ama bir MİAD kadar hizmetlerini göremiyoruz. Bununla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz? Genel seçimlerde çalıştay teklifim olduğunu daha önce de söylemiştim. Bu Malatyalı olmak adına önemli bir adım olabilirdi. Siyasette şöyle bir durum vardır. Beraber çalışabilecekleri insanları seçtirirler. Ama sivil toplum örgütleri işin içerisinde olsaydı, buradaki Malatyalılar için aday belirlemede kimin bu işe layık olduğu daha iyi anlaşılırdı. Diyelim ki Ak Parti?de 10 tane milletvekili aday adayı var. Biz bu 10 kişiden 3 veya 4?ünü seçecektik. Hangilerinin Malatya?ya veya bu ülkeye faydalı olacağının kararını verelim. Sivil toplum örgütleri böyle çalışma yaparsa partiler arkasında durabileceği kişileri önermemizi isterler. Malatya?ya hizmet yapabilecek insanlar, projeler üretebilecek kişileri belirleme konusunda da sivil toplum örgütlerine büyük iş düşer. Bakın Malatya?nın çevresindeki iller, Kayseri, Antep ve Erzurum gelişmesini büyük oranda tamamlamış vaziyettedir. Ama Malatya her geçen gün kan kaybetmeye devam ediyor. MASTÖB ?ün şubeleşme çalışmalarında MADEF ?in üyelerinden randevu talepleri olduğunu ve MADEF ?in de bundan dolayı büyük rahatsızlık yaşadığını biliyoruz. Sizin bu konudaki görüşünüzü alabilir miyiz? MASTÖB ?ün Esenler bölgesini şubeleştirmesini gerçekten takdirle karşılıyorum. Bağcılar, Küçükçekmece ve Güngören gibi ilçelerin de hayata geçirilmesi noktasında biraz çalışmalıdır. Fakat Sultangazi ?de MADEF ?le MASTÖB çatışması görüntüsü verilmesini, özellikle MADEF üyelerinden randevu talebini uygun görmüyorum. MASTÖB öncelikle, şubeleşmeye giderken Arguvan ve Arapgirlilerin küskünlüğünü gidermelidir. Mesela Gebze, Kartal, Kadıköy veya Büyükçekmece gibi ilçelere gitmelidir. MADEF ?in derneklerinin üzerine gitmelerini doğru bulmuyorum. Her iki kurumun başkanlarının da sahada birbirlerini yermelerini istemiyorum. MADEF, artık kurulmuştur. Ayrıca oylama ile alınan kararla başka bir yere üye olmayacağı kararını almıştır. Aslında Bekir Başkanın da içinde bulunduğu ve daha sonra genel başkan olması sonrasında istifa etmesini doğru bulmuyorum. İstifa ettikten sonra da derneğini MADEF ?ten çekmesini de doğru bulmuyorum. Bekir Başkan bu saatten sonra şu büyüklüğü göstermelidir. Yılmaz Beyi yanına alıp örgütlerinin sınırlarını çizmelidirler. MADEF ?in tüzüğü gereği hiçbir derneğe veya birliğe bağlı olamaz. Bekir Başkan MASTÖB ?e Genel Başkan olduktan sonra oturduk beraber konuştuk. MADEF ?in MASTÖB ?e üye olması konusunu görüşelim dedik. MADEF Genel Başkanı Yılmaz Durmuş Bey ben bu kararı alamam ancak yönetim kuruluna götüreyim içimizde değerlendirelim dedi. Kendi aralarında görüştüler. Bekir Başkana gelerek, ?Gönlümüz seninle beraberdir. MASTÖB ?ün Malatyalılar için büyük bir değeri vardır. Siz bizden üye talebinde bulunmayın. Bizim aldığımız bir karar var üye olamayız? dediler. Bu kararı saygıyla karşılamak gerekir. Böyle bir üyelik söz konusu olsa alttaki dernekler buna rıza göstermeyeceklerdir. Yarın öbür gün bir organizasyon olsa biz her iki tarafında organizasyonlarına katılmak isteriz. Bu tartışmaların biran önce bitirilmesi gerekmektedir. Mantıklı olarak hareket etmek gerekmektedir.?
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Disiplin Sopasına Karşı Direniş: Malatya'da Demokrasi Nöbeti Başlıyor
- Zafer Partisi Malatya Kurucu İl Başkanı Turgut Şahin İstifa Etti
- Veli Ağbaba Kararı Sonrası CHP Malatya’da Siyasi Gerilim Tırmandı
- Hatunsuyu ve Selçuklu Mahallelerinde Yol Yenileme Çalışmaları Hız Kazandı
- Yeşilyurt İlçesinde Eski Husumet Kanlı Bitti! Evinin Önünde Pusu Kuran Şahıs Dehşet Saçtı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.