KOD ADI: HAYALET'İ FETÖ NASIL HARCADI

Bir başka pencereden FETÖ bu yazıyla deşifre ediliyor...
Koda adı: Hayalet!
Asker kökenli bir MİT mensubuydu.
Afganistan'da görev yapıyordu fakat Asya bölgesi geneli sorumlusuydu. Türkmenistan, Tacikistan, Kırgız, Özbekistan gibi ülkelerde TürkiyeCumhuriyeti devleti adına en tehlikeli görevleri yerine getiriyordu. Alt kademelerden başlayarak kendini sevdirmiş, görev yaptığı ülkkelerde de büyük bir saygı görüyordu. Türkiye'de kaldığı dönemde derin devletin karakutusu olarak litaratürlere geçti. Çakıcıdan, Susurluk'a, Hablemitoğlu cinayetine kadar adı sır küpü olarak sürekli karşımıza çıktı. Hatta 1995 yılında Suriye sorumlusu iken Abdullah Öcalan'a bomba yüklü araçla suikast yapacak timin içinde yer alacak kadar kilit bir isimdi. Asya bölgesinde efsane olduğu söyleniyordu!
Büyük devletlerin yaklaşmaya korktukları yerlerde onun izi vardı!
Korkusuzca gezerdi oralarda! Türk bayrağından aldığı güçle girip çıkmadığı yer yoktu!
Çoğu zaman kapalı tuttuğu cep telefonu sabahın çok erken vaktinde çaldı. O gece sabaha kadar yeni bir dosya üzerinde çalışmış, hiç uyumamıştı. Kabil'de kaldığı evin sokağa bakan pencerenin önünde ki ceviz desenli büyük masada oturuyordu. Çay demlemişti kendine. Porselen fincanını ağzına götürecekti ki; Arayanın kim olduğuna bakmadan telefonunu açtı!
-Alo, Burak ben
-Konuş...
Türkiye'den üst düzey bir Mit yetkilisiydi arayan kişi. Telefonda ki Mit'çi kekeleyerek "TALİBAN" dedi. Daha sonra CIA'da çok ama çok üst düzey bir göreve gelecek olan Amerikalı bir ajanı kaçırdığını, derhal onu bulup, sağ salim bir şekilde kurtarmasını söyledi.
CIA ayağa kalkmış, bütün birimlerini devreye geçirmiş fakat arpa boyu kadar ilerleyememişti. Günlerdir kayıp adamlarını bulamıyordu bir türlü. Ne teknolojisi işe yarıyordu nede o çok eğitimli ajanları bir şey yapabiliyordu. Elleri kolları bağlı kalmış ancak Türk'lerden yardım istemişlerdi! Kaçırılan Amerikalı istihbaratçıdan artık ümit kesilmişti! Taliban onu mutlaka öldürmüş olabileceği düşünülüyordu. Bütün aramalara rağmen kaçıranlara bir türlü bulunamamıştı! Yani Ladin'in "sözde yakalanmasını" film yapıp insanları şişirme bir kahramanlıkla kandırmak gibi değildi bu işler. Rambo'nun Afganistanı bir ok yayla ele geçirmesine hiç benzemiyordu.
Taliban'ın cirit attığı yerlerdi buralar.
Zordu!
Hem de çok zor!
Telefondaki Mit müşteşarı "Hayalet diyordu, Eğer sen yardım edersen o adamı bulursun, yoksa Amerikalı ölecek! Amerika'nın tüm umutları sana bağlı!" diyordu.
Hayalet; oturduğu masanın başından kalktı. Hakiki Seylan çayı dolu fincanını ağzına götürdü. Ağzında çalkalayarak yuttu. Telefonun diğer ucunda ki sese:
-Tamam dedi sadece. Telefonu kapatıp masanın üstüne fırlatırcasına bıraktı. Bir yudum daha aldı çayından. Fincanı masaya koydu. Ekibini "acil" koduyla çağırdı, toplandılar. Ekibi 8 kişiydi. Bir de Tora-Bora dağları eteğinde yaşayan bir köylü yardım edecekti. Kabil'in kenar mahallenin birinde Amerikalı istihbaratçının izini iki saat içinde buldular. Ki, Taliban'ın klasik bir işkence yöntemidir, makatına şişe geçirildikten sonra içerde şişe kırılarak saatler içinde kurbanın acı çekerek ölmesi sağlanır. Meğer Amerikalı bu işkence yöntemine maruz kalmış, kanlar içinde baygın yattığı metruk binaya hayalet ekibiyle operasyon düzenledi. Taliban ile sıkı bir çatışmaya girildi. 4 saatlik çatışmadan sonra Amerikalı kurtarılarak ABD'ye aynı günün akşamı gönderilir.
Böyle bir kahraman...
MİT dış işler daire Başkan'ı binbaşı Kaşif Kuzinoğlu'dan bahsediyoruz.
Diyeceksiniz ki tüm bunların FETÖ terör örgütü ile ne alakası var. Şimdi izninizle konuyu oraya getireceğim.
Kuzinoğlu'nun diğer bir özelliği de sorumlu olduğu bölgelerde Fetullah Gülen okullarının açılmasından yana olmaması ile bilinir. Biraz ideolojik düşüncesi de bunda etkilidir fakat en önemlisi fettullahçıları yaşadığı süre boyunca hep samimiyetsizlikle suçlamış olmasıyla alakalı bir öngörü. Dolayısıyla Rusya ve Özbekistan'da kapatılan Fetullah Gülen okullarının kapatılmasında Kozinoğlu'nun rolü çok büyük. "Ergenekon" dediğimiz Fettullahçılara karşı Ordu içinde tavır gösteren birimin içinde Kozinoğlu'da yer alıyordu. Yani Ergenekon ve Kozinoğlu Fettulahçıları hiç bir şekilde tasvip etmiyor, istemiyorlardı. Kozinoğlu Asya'da çalıştığı ve etkili olduğu yıllarda Ergenekoncular Necip Hablemitoğlu'nu 1998 ve 2001 arası defalarca Orta Asya ülkelerine gönderilerek cemaat aleyhinde ciddi bir kampanya yürütmeye çalıştılar. Maksat Gülen'cilerin orta asyaya yerleşmesinin önünü kesmekti. Necip Hablemitoğlu bu süreci anlatan birde kitap yazmıştı. Sanırım biraz pahalıya mal oldu bu kampanya. Sonra Nasıl olduysa Alman istihbaratı BND devreye girdi ve o dönem Türkiye'de kullandığı operatörü Veli Küçük'ün 1 milyon dolar saydığı tetikçi Osman Gürbüz'e Hablemitoğlu'nu vurdurduğu anlaşıldı. Yine böylece çok şey yine sümen altı kaldı o dönemde.
Hablemitoğlu gitti fakat bu projenin diğer önemli ayağı Kozinoğlu hala kaldığı yerden görevini sürdürüyor olması Gülen'cileri ciddi şekilde rahatsız ediyordu. Yine o dönemde Ergenekon soruşturması başlamış, Gülen'ciler adım adım Kozinoğlu'na yaklaşmaktaydı.
Evet doğru!
Hablemitoğlu gibi Kozinoğlu da, Türkiye'nin umudu ve geleceği olan Türk okullarını yıpratmak ve kapattırmak için Rusya ve Asya ülkelerinde Gülen karşıtı faaliyetler yürütmekte durmadı. Bu faaliyetlerini 1992'den beri Türkiye'deki yakın çevresi içindeki diğer MİT üyeleriyle birlikte sürdürdü. Gülen'ciler Ergenekon soruşturması ile birlikte Kozinoğlu'nu ablukaya aldı. Baskılar gittikçe artıyordu. Görevinden istifa etmesi için tehdit, şantaj uygulandı. Kozinoğlu vazgeçmiyordu, ısrarla bildiklerini okumaya devam etti. Bir dönem yalnız bırakıldı bu mücadelesinde. Tasfiye edilmeye çalıştılar ne var ki güçleri yetmemişti. Gülen'ciler bu arada en güçlü oldukları dönemi yaşıyordu. Ergenekon kumpasında 1'ci, 2'ci, 3'cü derken 17'ye varan tutuklanma dalgaları sıraya girmişti. Sadece Türkiye'de değil Dünyanın her noktasında etkili bir güç haline gelmişlerdi. Kozinoğlu, konuyla ilgili çok derin bilgilere sahipti, başına gelecekleri anlayınca elinde ki bu kripto bilgileri Perinçek'e aktardı. Perinçek'te olaydan kendine siyasi rant mecra çıkarmak adına Soner Yalçın'a verdi. Soner Yalçın'da bağlı bulunduğu Oda Tv'ye ve pek çok gazeteciye servis yaptı. Ve böylece Oda tv skandalı patlamış oldu. Onlarda dezenforme ederek kamuoyu ile paylaştı. Psikolojik savaş yürüttüler. Gladyo'nun ülkemizde ve yurt dışında kullandığı en etkin çifte ajanlık faliyetini kullandılar. Afganistan'da çok etkindi ama Türkiye'de bir şeyler ters gidiyordu. Hatta Raşit Dostum gibi bir katile Türkiye'yi angaje ederek hep yanlış politikalar izletmesi de bunda çok etkiliydi.
Ve çok geçmeden Kozinoğlu Ergenekon soruşturması savcısı Zekeriya Öz tarafından defalarca ifadeye çağrıldı.
Bir keresinde savcı Öz yine ifadesi için odasına çağırmıştı. Savcı Öz masa başında oturmuş o ayakta bekliyordu. İkisi çok temkinli ve dikkatliydi. Hamleler itinalı yapılıyordu. Kozinoğlu o gün işlerin rayından çıktığını anlamıştı. Çünkü savcı Öz "Siz ajanlar neden telefonda konuşurken kod isim kullanırsınız?" şeklinde bir soru yöneltmişti. Gülümseyerek "Bundan daha doğal ne olabilir ki" cevabını verdi fakat bu savcıyı tatmin etmemişti. Sürekli dik saçlarını arkaya tarardı Kozinoğlu. Savcı Öz masasından kalkıp yavaşça yanına gelir, yüzüne ukala bir gülümseme atar ve saçlarından tutarak çekiştirir. "Peruk mu kullanırsın" diye alakasız bir soru sorar. "Hayır kendi saçlarım" cevabını verir.
Savcı Öz "öyleyse ben seni salı vermeyeyim de, git hakim serbest bıraksın" diyerek mahkemeye sevk eder.
Salonda mahkeme sırasını beklerken yanına tanımadığı başka bir hakim gelir. "Mit'çi Kozinoğlu siz misiniz?" diye sessizce kulağına fısıldar. "Evet, benim!" der. "Sizi tutuklayacaklar, derhal kaçın buradan!" Fakat Kozinoğlu tutuklanmak için bir sebebi olmadığını düşünerek hakim karşısına çıkar ve o gün tutuklanarak cezaevine konulur. Kaldığı hücrede şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.
Nerden nereye anladınız mı şimdi?
Şimdi de Gülen karşıtı bütün bu faaliyetlerini esas gösterip, özel talimatla MİT tarafından mı öldürüldü, sorusunu gündeme getiriyorlar. Aslında çok iyi biliyorlar ki, Gülen grubu adam öldürmez ve öldürtmez. Ergenekon ve Balyoz'da konuşacak istihbaratçıları ve subayları tek tek intihar süsü vererek veya suikastlarla hep ortadan kaldıran, öldüren kendileri değil miydi?
Sadece bu kadarla bitmiyor. Dahası var. 2010-2011 yılı içinde değişik zamanlarda 6 MİT elemanı kaldıkları evlerde silahla veya intihar süsüyle öldürüldüler. Bunların çoğu Kozinoğlu ile bağlantılı çalışan istihbaratçılar olması dikkat çekiciydi. Ayrıca Kozinoğlu ekibinde yer alan MİT elemanlarından bazıları da Ergenekon kapsamında tutuklanarak cezaevine konuldu.
MİT'de ‘Hayalet' lakabıyla tanınan Kaşif Kozinoğlu FETÖ kumpasıyla tutuklandı, mahkemesinden bir hafta önce öldürüldü!
Yani bu kadar net.
TİMUR İNCE
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- İYİ Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanlığına Mahmut Lider Şentürk Atandı
- Darende’nin Geleceğini Şekillendirecek Temaslar Tamamlandı
- Zehir Tacirlerine Ağır Darbe! 138 Şüpheli Yakalandı
- Sağlık-Sen’den Bakanlığa Çağrı: "Geçici Görevlendirmeyi İptal Etmeyin, Kadro Nakli Yapın"
- Arguvan’da Siyasi Deprem: Belediye Başkanı Ersoy Eren ve CHP Yönetimi İstifa Etti!
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.