Mustafa AKDEMİR / Rızaya Vuslat

Mustafa AKDEMİR yazdı
Mekândan münezzeh olan Allah’a yakın veya uzak olmak nasıl olur? Allah’a yakın mıyız, uzak mıyız; bunun bir ölçüsü var mıdır?
Yakınlık ve uzaklık sadece maddi mesafeleri ifade etmiyor, manevi mesafeler için de kullanıyoruz. Mesela gönlüne giremediğiniz bir insanla aynı evde yaşasanızda ona bedenen yakın, fakat manen uzaksınızdır. Buna karşılık kilometrelerce uzakta yaşayan sevdiğiniz bir insanla güçlü bir muhabbetiniz varsa, ona kendinizi çok yakın hissedersiniz.
Allah’a yakın olmak; O'nu isim ve sıfatlarıyla tanımak, O'nu sevmek, O'na tam bir teslimiyetle kul olmak ve O'nun huzurunda olduğunu hissederek yaşamakla oluyormuş.
İnsan fıtratı gereği tanımadığı bir şeye karşı mesafelidir. Ancak onu tanıdıkça, karakterini ve güzelliklerini gördükçe kalbinde sevgi ve saygı oluşmaya başlar.
Diyelim ki yolda karşılaştığınız birine selam verip geçtiniz. Sonra yanınızdaki biri size onun ne kadar yardımsever, merhametli, adaletli ve fedakâr bir insan olduğunu anlatıyor.
Dahası, sizin veya sevdiklerinizin hayatına birçok kez iyilikle dokunduğunu öğreniyorsunuz. Bir anda o sıradan gördüğünüz insana bakışınız değişiyor. Kalbinizde ona karşı sevgi ve minnet duyguları oluşuyor. Onunla tanışmak, teşekkür etmek ve mümkünse iyiliğine karşılık vermek istiyorsunuz.
Ya da parkta gördüğünüz sıradan bir kişinin, çok sevdiğiniz bir sanatçı veya sporcu olduğunu fark ettiğinizi düşünün. Bir anda onunla tanışmak, sohbet etmek ve hatıra fotoğrafı çektirmek istersiniz.
Demek ki her şey tanımakla başlıyor. İnsan tanıdıkça sever, sevdikçe bağlanır ve güvenir. Güveni arttıkça da gönüllü olarak itaat etmeye ve teslim olmaya yönelir. Bunun neticesinde ise huzura erişir.
Allah’ı isim ve sıfatlarıyla tanıyıp O’na iman eden insanın zihninde şu soru oluşur:
"Beni yoktan var eden, sayısız nimetlerle rızıklandıran, hatalarıma ve günahlarıma rağmen bana mühlet veren, beni bağışlayan ve koruyan Rabbime karşı görevim nedir? O'nu nasıl memnun edebilirim? O'nun sevgisine nasıl layık olabilirim?"
Şöyle düşünelim: Elinizdeki bütün sermayeyi bir yatırıma dönüştüreceksiniz. Önünüzde birçok seçenek var. Bazıları zarar ettirmiş, bazıları az kazandırmış, bazıları ise yüksek risk taşıyor. Fakat bir yatırım modeli var ki hem riski yok hem de paranızı birden bine çıkarıyor. Akıl sahibi bir insan hiç tereddüt etmeden onu tercih eder.
İnsanlık tarihi boyunca da insanlar Allah’a karşı farklı tavırlar sergilemişlerdir. Kimi inkâr etmiş, kimi isyan etmiş, kimi ise samimiyetle kulluk etmiştir. Bunların sonuçları da farklı olmuştur. Ancak içlerinden bir kişi vardır ki Allah’ın sevgisine en yüksek derecede mazhar olmuş ve "Habibullah" unvanıyla anılmıştır. O, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’dir (sav).
O öyle bir şahsiyettir ki Allah’ın isimleri onun üzerinde en mükemmel şekilde tecelli etmiştir. Onun ahlakı için Hz. Âişe validemiz, "Onun ahlakı Kur’an’dır" buyurmuştur. Allah’ın kendisinden razı olduğunu bildirdiği ve insanlığa örnek olarak sunduğu bu yüce Peygamber'i kendimize rehber edinmek, Allah’a yaklaşmanın en etkili yoludur.
...
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- CHP Malatya Teşkilatında Kazan Kaldırıldı! Görevden Alınan İl Başkanı Karar Tebligatını Yırttı
- Malatya'da Yapılan Çalışmaları İnceleyen Eminoğlu Kentteki İmar Sürecini Takdir Etti
- Hasat Kapıda Su Yok: Dalbastı Kirazı ve Kayısı Tehlikede
- Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu Malatya’da Gençlerin Projelerini İnceledi
- Salih Karademir’den Birlik Çağrısı: “Hepimiz Biriz, Beraberiz”
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.