Rıdvan SAÇU / Sorumluluk Sahibi Çocuk: Özgürlüğün, Olgunluğun ve Sağlıklı Toplum Olmanın Anahtarı

Rıdvan SAÇU / Bölüm-10
Değerli okurlarım,
Kırılan vazo için kardeşini suçlayan çocuk... Ödevini yapmadığı için öğretmeni "kötü" ilan eden genç... Trafikteki hatasını yola, yıkılan binanın vebalini "kadere" yükleyen yetişkin... Hepsi aynı zincirin halkaları: Sorumluluktan kaçış. Peki bu kaçışın bedeli ne? Güvensizlik, kaos, liyakatsizlik ve adım adım çürüyen bir toplum. Önceki yazılarda inşa ettiğimiz aklın, vicdanın, sabrın tüm kaleleri, eğer bu sorumluluktan kaçış virüsüyle zayıflarsa, ne anlam ifade eder? İşte bu yüzden onuncu durağımızda, bu tehlikeli gidişata dur diyecek, kendi eylemlerinin arkasında dimdik durabilen “Sorumluluk Sahibi Çocuk” lar yetiştirmenin yollarını arayacağız.
Sorumluluk: Yük Değil, Gelişim Alanı
Sorumluluk, genellikle bir yük, bir angarya gibi algılanır. Oysa gerçekte sorumluluk, bireyin özgürlüğünü, yetkinliğini ve benlik saygısını besleyen en güçlü kaynaktır.
-Birey İçin: Sorumluluk sahibi bir çocuk, hayatının direksiyonunu eline alan çocuktur. Yaptığı seçimlerin sonuçlarını üstlenmeyi, hatalarından ders çıkarmayı bilir. Bu, ona "ben yapabilirim" hissi verir; özgüvenini artırır ve hayatta karşılaşacağı zorluklar karşısında yılmaz bir duruş sergilemesini sağlar. Sorumluluk bilinci gelişmiş çocuklar, kendi kararlarını alma, problem çözme ve geleceği şekillendirme yetenekleri daha yüksek bireylerdir.
-Toplum İçin: Sorumluluk sahibi bireylerden oluşan bir toplumda, işler aksamaz, verilen sözler tutulur, ortak alanlar korunur. Hastanede sırasını bekleyen, çöpünü yere atmayan, vergilerini düzenli ödeyen, görevini layıkıyla yapan herkes, aslında toplumsal sorumluluğun birer neferidir. Sorumsuzluk ise, bir virüs gibi yayılır; kamu kaynaklarının israfına, çevre kirliliğine, işlerin aksamasına ve en acısı, güven duygusunun yara almasına neden olur.
İnancımızda Sorumluluk: Her Zerrenin Hesabı ve Emanete Sadakat
İnancımız, kainattaki hiçbir şeyin başıboş olmadığını, her zerrenin bir hesabı olduğunu öğretir. İnsana bahşedilen akıl, irade ve sayısız nimet, beraberinde ağır bir sorumluluk yükler. "Zerre miktarı hayır işleyen onun mükâfatını görecektir. Zerre miktarı şer işleyen de onun cezasını görecektir." (Zilzal Suresi, 7-8. Ayetler) Bu ilahi uyarı, en küçük eylemlerimizin dahi bir karşılığı olduğunu, hiçbir şeyin kaybolup gitmediğini, her seçimin bir sonuç doğurduğunu ve bu sonuçlardan sorumlu olduğumuzu net bir şekilde ortaya koyar. Sorumluluktan kaçmak, aslında bu ilahi hesaptan kaçmaya çalışmaktır ki bu beyhude bir çabadır. Bize verilen can, mal, evlat, akıl ve zaman birer emanettir ve bu emanete nasıl sahip çıktığımız, kulluk bilincimizin en temel göstergesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise, sorumluluğu en geniş anlamıyla tanımlamıştır: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz." Bu hadis-i şerif, sadece yöneticileri değil, her bir bireyi kendi ailesinden, komşusundan, çevresinden ve hatta kullandığı eşyadan sorumlu tutar. Verdiği sözlere sadık kalması, emaneti titizlikle koruması ve en küçük işi dahi hakkıyla yapması, sorumluluk bilincinin zirvesidir.
Bu sorumluluk bilincinin ne kadar derinlere işleyebileceğine dair çarpıcı bir örnekle devam edelim. Hatırlarsınız, 2011'de Norveç'te korkunç bir katliam yapan Anders Behring Breivik vardı. Olay sonrası bir muhabir, Breivik'in komşuları olan yaşlı bir çiftle röportaj yapar. Çifte, Breivik'in nasıl biri olduğu sorulur. Yaşlı çift, gördükleri kadarıyla sessiz, sakin biri olduğunu söyler ama ardından ekler: "Yalnız bir kusuru vardı, bahçesine hiç bakmazdı, otlar bürümüştü. Biz de bu durumu yetkililere şikâyet ettik." Düşünün bir an... Kendi mülkleri olmayan, sadece komşularının bakımsız bahçesi için bile sorumluluk hissedip harekete geçen bir bilinç! Bu, belki bize "aman bana ne" dedirtecek küçük bir detay gibi görünebilir. Ama aslında bu, bireyin sadece kendi özel alanından değil, yaşadığı çevrenin genel düzeninden ve estetiğinden de kendini sorumlu hissettiği derin bir toplumsal ahlakın yansımasıdır. Kendine ait olmayan bir bahçenin bakımsızlığı için bile sorumluluk duyan bir toplumun, acaba daha büyük haksızlıklar ve sorunlar karşısındaki duruşu nasıl olur? Bu örnek, sorumluluk bilincinin sadece kişisel bir erdem değil, aynı zamanda sağlıklı bir toplumun temel harcı olduğunu bize acı bir şekilde hatırlatır.
“Sorumluluk Sahibi Çocuk Nasıl Yetiştirim?”
Peki, çocuklarımıza bu hayat yolculuğunun direksiyonunu emanet etmenin yollarını nasıl göstereceğiz? İşte size dört adımlık, altın değerinde bir rehber:
"Küçük Sorumluluklar, Büyük İnsanlar Yaratır": Evde Rol ve Görev Verin
Çocuğunuza, yaşına ve gelişim düzeyine uygun küçük sorumluluklar vererek başlayın. Yatağını toplamak, oyuncaklarını yerine koymak, masayı kurmaya yardım etmek, bitkileri sulamak... Bunlar, sadece ev işi değil, "ben bir işi başarabilirim" özgüvenini inşa eden yapı taşlarıdır. Verilen görevde aksaklık olduğunda hemen müdahale edip kendiniz yapmayın. Ona fırsat verin, yol gösterin. "Yatağını toplaman gerektiğini biliyorum, nasıl başlayacağına dair bir fikrin var mı? Birlikte ilk adımı atalım mı?" diyerek onu cesaretlendirin. Bu, onun sorumluluk almaktan keyif duymasını sağlayacaktır.
"Seçim Senin, Sonuç Senin": Kararlarının Bedeliyle Yüzleşmesini Sağlayın
Çocuğunuzun yaşına uygun kararlar vermesine izin verin ve bu kararların sonuçlarıyla yüzleşmesini sağlayın. Örneğin, kış günü ince giyinmeyi seçtiyse ve üşüdüyse, ona "ben demiştim" demek yerine, "Bugün üşüdüğünü görüyorum, ne giysem daha iyi olurdu diye düşünür müsün?" diyerek kendi hatasından ders çıkarmasını sağlayın. Ödevini yapmadığında öğretmeniyle konuşmak, kırılan oyuncağının tamiri için harçlığından biriktirmek gibi deneyimler, ona sorumluluğun sadece görev yapmak değil, aynı zamanda seçimlerinin bedelini üstlenmek olduğunu öğretecektir.
"Başkaları İçin Bir Şey Yap": Toplumsal Sorumluluk Bilinci Aşılayın
Sorumluluk sadece kendine karşı değildir. Çocuğunuza başkaları için bir şeyler yapmanın değerini öğretin. Bir yaşlı komşuya yardım etmek, bir sokak hayvanına su vermek, okulda arkadaşının düşen kalemini kaldırmak gibi küçük eylemler, onun toplumsal sorumluluk ve empati bilincini geliştirir. Onu, "Biz sadece kendimiz için değil, çevremizdeki herkes için sorumluluk sahibiyiz" düşüncesiyle büyütün. Ortak alanları kullanırken dikkatli olmasını, çöp atmamasını, sesini kontrol etmesini öğretmek de bu bilincin bir parçasıdır.
"Mükemmeliyetçilik Değil, Gayret Ödüllendirilir": Sorumluluğu Sevgiyle Destekleyin
Çocuğunuz sorumluluk alırken hata yapabilir. Önemli olan mükemmeliyetçilik beklemek değil, gayretini ve çabasını ödüllendirmektir. Hata yaptığında onu azarlamak yerine, "Sorumluluk almaya çalıştığın için seni tebrik ederim. Bir sonraki sefer daha iyi olacağına eminim, bu hatadan ne öğrendik?" diyerek onu destekleyin. Ona "Ben buradayım, sana güveniyorum ama bu senin sorumluluğun" mesajını verin. Sevgi ve güvenle desteklenen sorumluluk, çocuğun yük olarak değil, kişisel gelişimi için bir fırsat olarak görmesini sağlar.
Sonuç Söz
Çocuklarımıza vereceğimiz en değerli miras, onlara hayatın her alanında sorumluluk alabilme yeteneğini kazandırmaktır. Bu yetenek, onları sadece kendi hayatlarının değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumun ve dünyanın daha iyi bir yer olması için aktif rol alan, güçlü ve özgür bireyler haline getirecektir. Unutmayalım ki, sorumluluk sahibi bir nesil, umutlu bir geleceğin tek teminatıdır.
ACI BİR ÇAĞRI
Filistin’de çocuklar ölüyor.
Filistin’de çocuklar ölüyor.
Filistin’de çocuklar ölüyor.
Filistin’de çocuklar ölüyor.
Filistin'de aç kalan ve ölen her çocuğun çığlığı, insanlığın vicdanına saplanan bir hançerdir. Bu sessizliğin utancı üzerimizdeyken, hangi masumiyetten, hangi gelecekten bahsedebiliriz?
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Son Usta Havlu Atıyor! Çeyiz Kültürünün Unutulmaz Parçası Yorgancılık Yok Olma Noktasında
- Behçet Bakır’ın İsmi Gündemde! Malatya Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır Neden Resmi Makamlara Gidiyor?
- Seçim Bitecek Köprü Gelecek Demişlerdi Ama Akçadağ ve Yazıhan Halkı Tohma Çayı'nı Halâ Yüzerek Geçiyor
- Meclis Üyeleri Mahallelerin Taleplerini ve İlçenin Geleceğini Bu Toplantıda Masaya Yatırdı
- MHP Battalgazi İlçe Başkanı İlhan İlhan Görevinden İstifa Etti
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.