04 Haziran, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Türkiye’de Her On Kişiden Yedisi Fazla Kilolu veya Obezite Tehdidi Altında Yaşıyor


Türkiye’de Her On Kişiden Yedisi Fazla Kilolu veya Obezite Tehdidi Altında Yaşıyor
Doç. Dr. Lezan Keskin, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’deki çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi. Fazla kilolu ve obez bireylerin oranının %72’ye ulaştığını belirten Keskin, obezitenin sadece bireysel bir sorun değil, ciddi bir halk sağlığı tehdidi olduğunu vurguladı.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Lezan Keskin, 4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Keskin, obezitenin dünya genelinde ve Türkiye’de ulaştığı boyutlara dikkat çekerek erken tanının önemini hatırlattı.

BİRÇOK CİDDİ HASTALIĞA ZEMİN HAZIRLIYOR

Obezitenin vücutta aşırı yağ dokusu artışı olarak tanımlandığını belirten Keskin, bu durumun pek çok hastalığı beraberinde getirdiğini ifade etti. Doç. Dr. Keskin, şu bilgileri paylaştı: “Obezite önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken tedavi ile doğru yol almak mümkündür. Obezite; diyabetten hipertansiyona, kardiyovasküler hastalıklardan solunum problemlerine, karaciğer yağlanmasından bazı malignitelere ve kas-iskelet sistemi hastalıklarına kadar pek çok ciddi tabloya yol açmaktadır.”

SON 40 YILDA ÜÇ KAT ARTTI

Dünya genelinde obezite oranlarının son 40 yılda yaklaşık üç kat arttığını vurgulayan Keskin, Türkiye’deki güncel verileri paylaştı. Yapılan çalışmalara göre Türkiye’de obezite oranının %35 olduğunu, fazla kilolu ve obez birey oranının ise %72’lere ulaştığını söyleyen Keskin, ideal kilosunda olanların oranının yalnızca %28 civarında kaldığını belirtti. Kadınlarda obezite oranının %41, erkeklerde ise %21 olduğunu ifade eden Keskin, bu farkın nedenleri arasında doğurganlık oranı ve ev içi kısıtlı yaşamın etkili olabileceğini dile getirdi.

SADECE İRADE MESELESİ OLARAK GÖRMEK YANLIŞ

Obezitenin nedenlerine değinen Doç. Dr. Keskin, teknoloji kullanımıyla artan hareketsizliğin, yüksek kalorili beslenmenin ve uykusuzluğun altını çizdi. Keskin, “Bunu sadece bir irade problemi olarak görmek yanlış olur. Ailesel yatkınlık ve genetik faktörler de son derece önemlidir” diyerek hormonal problemlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

TANI VE TEDAVİ SÜRECİ

Tanıda en pratik yöntemin beden kitle indeksi (BKİ) olduğunu belirten Keskin, ağırlığın boyun karesine bölünmesiyle elde edilen değerlerin önemini anlattı. BKİ değerinin 30’un üzerinde olmasının obezite, 40’ın üzerinde olmasının ise morbid obezite olarak kabul edildiğini ifade etti. Tedavide ilk adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Keskin, porsiyon kontrolü ve haftada en az 5 gün 30 dakika tempolu yürüyüş önerdi. Yaşam tarzı değişikliğiyle sonuç alınamayan vakalarda ise hekim kontrolünde ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemlerin uygulanabileceğini belirtti. Doç. Dr. Lezan Keskin mesajını şu sözlerle noktaladı: “Erken tanı komplikasyonları önler, kardiyovasküler riski azaltır ve yaşam kalitesini artırır. Daha sağlıklı bir yaşam için kilomuzu kontrol altında tutmalıyız.”

KAYNAK: MHA
 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!