dore okulları
Malatya
21 Şubat, 2024, Çarşamba
  • DOLAR
    30.93
  • EURO
    33.47
  • ALTIN
    2020.5
  • BIST
    9344.97
  • BTC
    51866.4$

Biz çok hırpalanıyoruz!

05 Mayıs, 2023, Cuma 16:47Admin
Biz çok hırpalanıyoruz!

Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Mehmet Mert, Malatya Time’a özel açıklamalarda bulundu. Malatya Time Genel Yayın Yönetmeni Murat Çetin’in sorularına cevap veren Mehmet Mert, “Malatya büyük bir felaket yaşadı. Allah’a şükür suyumuz yerinde duruyor. Fazlasıyla suyumuz var. Su berraklaştı. Şu an artçı depremler devam ettiği için, Sağlık İl Müdürlüğü yetkilileri de biraz daha beklemek gerektiğini söylüyor.” ifadelerini kullandı.

RÖPORTAJ: MURAT ÇETİN

Sayın Mert, malum olduğu üzere Malatya’nın su sorunu uzun yıllardır mevcut. Yıllardır, “Düzeliyor. Düzeldi. Veya Düzelecek” dediğimiz halde herhangi bir aşama kat edilemedi maalesef. Hal böyle olunca, kamuoyunda haklı tepkiler oluştu. Şu andaki durumun ne olduğunu en yetkili kişi olarak sizden dinlemek isteriz. Suyumuz neden düzelmedi veya ne zaman düzelecek? 

Bir defa şunu herkesin bilmesi lazım, bizim kaynak suyumuz var. Bizim barajımız yok ki, alıp arıtalım. Malatya’nın en kıymetli özelliği de suyunun olmasıdır. Yaşanan büyük depremlerden sonra suyumuza toprak karıştı. Her artçı sallantıda da, toprak karışmaya devam ediyor. Bir hafta “Temizlendi” diyoruz. Sarsıntı olunca, tekrar eski haline dönüyor. Özellikle sarsıntı, Kaptajın üst bölgesi olan Kadiruşağı, Kozluk, Gündüzbey’in üst tarafında olduğu zaman, suyumuz daha fazla etkileniyor. Allah’a şükür suyumuzda bir azalma yok. Herhangi mikrobik bir bulgu yok. Ağır metal yok. Sadece toprak karışması var. O da çok az miktarda kaldı. Bugünlerde daha fazla düzeldi. Bu konuda resmi açıklamayı Sağlık Bakanlığı yapacak. Bana göre suyun tüketilmesinde bir sorun yok. Bulunduğum konum itibarıyla, Bakanlık açıklamadığı sürece; benim bunu ifade etmem doğru değil. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Teknik Üniversitesi KKTC Üniversitesi Rektörü ve İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Malatyalı Bilim Adamı Prof. Dr. Cumali Kınacı, Malatya’yı ziyaret etti. Kendisi Türkiye’nin sayılı bilim adamlarından biridir. Bütün tahlillerimizi inceledi. Vatandaşımız biraz sabır gösterecek. Bizim suyumuz güvenli. Kınacı, “suda mikrop yok, suda ağır metal yok, karbon yok, suyunuzu kullanabilirsiniz, hatta bana göre içebilirsiniz” dedi. Bu konuda 9 Eylül Üniversitesi’nden bir hocamızla da sık sık görüşüyoruz. Herkesle istişare ediyoruz. Malatya büyük bir felaket yaşadı. Allah’a şükür suyumuz yerinde duruyor. Fazlasıyla suyumuz var. Su berraklaştı. Şu an artçı depremler devam ettiği için, Sağlık İl Müdürlüğü yetkilileri de biraz daha beklemek gerektiğini söylüyor. 

ÂTIL HALE GELECEK BİR YATIRIMI YAPMAK İSTEMİYORUZ

İnönü Üniversitesi’nden bir hocamız, kaptajdan gelen su için, bir arıtma tesisinin olması gerektiğine vurgu yapmıştı. Bu konudaki görüşünüzü de öğrenmek isteriz?

Demek ki o hoca, kaptajı görmemiş. Bu bir kaynak suyu. Cumali Hoca da geldiğinde, bu soru kendisine soruldu. “Arıtma tesisine gerek yok” dedi. Bir arıtma tesisi yapmak bir iki yılınızı alır. 50-100 milyon dolar arasında para harcıyorsunuz. Kaynak suyunun neyini arıtacaksınız? Yaptığınız yatırım atıl duruma düşecek. Şu anda arıtma söz konusu değil. Ama Çat Barajı’ndan bir su tahsisi yapılırsa, buraya arıtma tesisi kurma şartı var. Dağların arasından süzülerek çıkan tertemiz suyun neyini arıtacaksınız? 

ZAMANLA, HERŞEY NORMALE DÖNECEK

Alternatif bir kaynak suyumuz var mı? 

Alternatif iki tane kaptajımız var. İki büyük deprem oldu. Bildiğiniz gibi depremlerden sonra, 30 binin üzerinde artçı sarsıntı meydana geldi. Sürekli sallanan şehirler düşünün. Bu şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Zamanla her şey normale dönecek. 

Az önce manidar bir şey söylediniz. “Suyumuz kaybolmadı”, dediniz. Peki, suyumuz kaybolsaydı ne yapacaktık? Alternatif bir çalışmamamız var mıydı? 

Rahmetli Özal zamanında Çat Barajı’na tahsis yapılmış. Bunların getirilmesi, arıtma tesisi yapılması, nereden baksanız iki yılı bulacaktı. Bu ise depremden daha büyük felaketi ortaya çıkaracaktı. 

BİZİM 1 BUÇUK MİLYON KİŞİYE YETECEK SUYUMUZ VAR

Bunun için öncesinde belediyemizin yaptığı bir çalışma var mı? 

Devlet Su İşleri ile görüşmelerimiz ve tahsis etmek istediğimiz yerler var. O gün hocamız da söyledi, “Malatya İstanbul’dan daha güvenli bir şehir. Orta hasarlı bir evde bile rahat rahat yaşayabilirim. Malatya’da artık risk yok” dedi. Bizim bir buçuk milyon insana yetecek kadar suyumuz var. Barajlardan su tahsisi yapılabilir, atıl bir arıtma tesisi yapılabilir ve ihtiyaç duyulursa orası da devreye sokulabilir. 

GERİYE DÖNÜK HERHANGİ BİR TAHSİLAT YAPILMAYACAK

Su faturasına zam yapıldığı iddiasıyla, manipülasyon kokan bazı haberler vardı. Bu konuda, spekülatif bazı kurgular da yapıldı.Siz kurum olarak, kimseden para tahsil ettiniz mi? Bu tip haberlerin yorumunu, bir de sizin bakış açınızıdan görmek isteriz… 

Deprem olmasaydı yüzde 25’lik bir zam yapılacaktı. Tüm büyükşehirlerde olduğu gibi, bizde de aynı şekilde devam edecekti. Ama depremden sonra, su çamurlu aktığı için, biz defalarca  “Su parasını almayacağımızı, ne zaman suyumuz tam içilebilir hale gelirse; bütün aboneleri sıfır okuyup, bir ay sonra fatura gönderebileceğimizi” söyledik. Bu konuyu meclise sunacağız. Ama geriye, dönük herhangi bir para tahsil edilmeyecek. Bazıları da “Diğer iller depozito almazken siz neden alıyorsunuz?” diye soruyor. Yasa yapıcı, yer belli. Bizim bu konuda bir inisiyatif kullanma gibi bir şansımız yok. Mesela “Cumhurbaşkanımız elektrik ve doğal gazdan para alınmayacak” dedi. Bu sözlerin içinde su yoktu. Bizde böyle bir şey, söz konusu olmadığı halde, biz zaten “Almayacağız” diyoruz. 

FUZULİ’DE SU PATLAĞI VARMIŞ GİBİ SU AKIYOR

Diğer bir husus, bu sene Malatya’da yağış fazla oldu. Bununla birlikte her taraftan sular fışkırıyor. Mesela geçen gün Fuzuli Caddesi’nde akan bir su vardı. Bu durum neyin nesi? Bunu nasıl değerlendirebiliriz? Malatya sulak bir şehir. Şehir merkezinde gözle görülür bir şey yok. Bu sulaklığı görünür hale getirebileceğiniz bir proje var mı? 

Akpınar tamamen yıkıldı. Malatya’nın tarihini bilenler bilir. Bizim Kışla Caddesi’ne inen ortada bir deremiz var. Bir de Fuzuli Caddesi’nde yukarıdan gelen bir deremiz vardı. Eski Şire Pazarı’nın altında Cirikpınarı’ndan devam eder. Bir de Emeksiz’den, Çarmuzu’ya giden bir hattımız var. Bir de Sivas Caddesi’nden Eski Malatya’ya giden bir hattımız var. Akpınar’daki suları toplayıp, Kernek’e kadar uzatacağız. Fuzuli’nin yarısı yıkıldığı için, eskiden yeraltı suyunu bütün dükkanlar, kısım kısım atıyordu. Şimdi yeraltındaki suyu dalgıç pompalarla dışarıya atıyoruz. Fuzuli’de sanki su patlağı varmış gibi sürekli su akıyor. Bir iki ay sonra bunları görmeyeceğiz. 

VATANDAŞLARIMIZIN BİRAZ DAHA SABRETMESİ GEREKİYOR

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Murat Bey, şunu söylemek istiyorum; Biz çok hırpalanıyoruz. “Suyu bu zamana kadar, neden temizlemediniz” diyorlar. Tekrar söylüyoruz, bu su arıtılabilecek bir su değil. Bu işin ilmini yapmış insanlar, bunun böyle olduğunu ifade ediyorlar. Ama biz bunu, bir türlü anlatamadık. “Suya kanalizasyon mu karışıyor? Neden arıtılmıyor?” gibi sorular geliyor. 4 - 4 buçuk metreküp bir nehirden bahsediyoruz. Nehire havuz yapacaksın, kimyasallarla toprağı çökertmeye çalışacaksın. Bunlar uzun soluklu işler. Zaman geçtikten sonra, bu yatırım boşta kalacak. Kullanılmayacak bir yatırım olacak. Banazı suyu belli bir zaman akar, sonra kaybolur, Ama kaptajın suyu yıllardır sürekli akmış. Böyle bir değerimiz var. Vatandaşlarımızın biraz sabretmesi lazım. Benim Ankara’da oğlum var, damacanadan içiyorlar.   Sadece 3 - 3 buçuk ay boyunca, “Bu suyu içmeyin” dedik, hepsi bu kadar. Sonuçta bu su, bizim kendi değerimiz. Çeşmemizden alıp içeceğiz. Şu anda tertemiz pırıl pırıl bir suyumuz var. İnşallah artçı deprem olmaz ve suya yeniden toprak karışmaz. Bugün de gidip baktım. Vatandaşlarımız biraz sabretsinler. Suya yapılacak bir şey varsa, zaten biz yaparız. Hocalara danışıyoruz. 3-4 ay sonra suyumuz normale dönecek. Suyumuzda mikrobik bir bulgu yok. Suda ağır metal de yok.