<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Malatya Haber, Malatya Haberi, Malatya Son Dakika Haberleri</title>
        <link>https://www.malatyatime.com/</link>
        <description>Malatya haberleri, son dakika Malatya haberleri, Malatya bölgesel ve yerel haberler, Malatya Time&#039;da</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Doğum Yardımı Ödemeleri Hesaplara Yatırıldı: Toplam Destek 30,3 Milyar TL’yi Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-toplam-destek-303-milyar-tlyi-asti-119380</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-toplam-destek-303-milyar-tlyi-asti-119380</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin annelerin hesaplarına yatırıldığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin annelerin hesaplarına yatırıldığını duyurdu. Bakanlık verilerine göre, bugüne kadar 1 milyon 386 bin 701 anneye toplam 30 milyar 391 milyon lira destek sağlandı.</p>

<p>Bakan Göktaş, doğum yardımlarından bugüne kadar 1 milyon 425 bin 716 çocuğun faydalandığını, iki, üç ve üzeri 828 bin 730 çocuk için her ay düzenli ödeme yapıldığını belirtti. Yardımdan faydalanan çocukların 596 bin 986'sının ailenin ilk çocuğu, 434 bin 704'ünün ikinci, 394 bin 26'sının ise üçüncü ve sonraki çocuklar olduğu kaydedildi. Ayrıca 33 bin 343 kişinin ikiz ve üzeri çocuğa sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.</p>

<h3><strong>2025 YILINDA DESTEK MİKTARLARI GÜNCELLENDİ</strong></h3>

<p>Aile ve Nüfus 10 Yılı kapsamında vatandaşlara verilen desteklerin önemine değinen Göktaş, 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımı miktarlarının güncellendiğini hatırlattı. Buna göre ilk çocuğa 5 bin lira tek seferlik, ikinci çocuğa aylık 1500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5 bin lira destek veriliyor.</p>

<h3><strong>BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINIYOR</strong></h3>

<p>Doğum yardımı başvurularının e-Devlet ve İlk Öğretmenim Ailem mobil uygulaması üzerinden alındığını ifade eden Bakan Göktaş, ödemelerin Halkbank aracılığıyla yapıldığını belirtti. Aileler, ödeme durumlarını İlk Öğretmenim Ailem uygulaması üzerinden takip edebiliyor. Destek ödemeleri, çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-toplam-destek-303-milyar-tlyi-asti-1793260252.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Emekliye seyyanen ne kadar zam yapılacak?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/emekliye-seyyanen-ne-kadar-zam-yapilacak-119378</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/emekliye-seyyanen-ne-kadar-zam-yapilacak-119378</guid>
                <description><![CDATA[Milyonlarca emekliyi heyecanlandıran seyyanen zam, ekonomi kulislerinde tartışılıyor. Yapılacak yeni düzenleme ile en düşük emekli maaşlarının 50 bin liraya çıkarılacağı belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca emekliyi heyecanlandıran seyyanen zam, ekonomi kulislerinde tartışılıyor. Yapılacak yeni düzenleme ile en düşük emekli maaşlarının 50 bin liraya çıkarılacağı belirtiliyor.&nbsp;Ekonomik koşullar ve hayat pahalılığı, en çok emeklileri vurdu. En düşük emekli maaşının kuşa dönmesinin ardından milyonlarca emekliyi heyecanlandıran kulis bilgisi Ankara’da masaya yatırıldı.</p>

<p><strong>EMEKLİ MAAŞI 50 BİN OLUR MU?</strong></p>

<p>Ekonomi kulislerinde, Hükümetin Ocak 2027 emekli maaşına seyyanen zam verilmesine yönelik çalışmalara başladığı, yeni düzenleme ile en düşük emekli maaşının 50 bin lira olacağı belirtiliyor. Yapılacak düzenlemede, normal şartlarda yüzde 12 zam yapılması beklenirken, bu zam oranının seyyanen yüzde 100 zam ile birlikte en düşük emekli maaşının 50 bin liraya çıkarılması hedefleniyor.&nbsp;Emeklilere yüzde 100 zam, en son eski Başbakan Necmettin Erbakan zamanında yapılmıştı.</p>

<p><strong>KAYNAK: İGFA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/emekliye-seyyanen-ne-kadar-zam-yapilacak-1793257042.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eylül ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 15,3, ithalat yüzde 5,6 arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/eylul-ayinda-genel-ticaret-sistemine-gore-ihracat-yuzde-153-ithalat-yuzde-56-artti-119376</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/eylul-ayinda-genel-ticaret-sistemine-gore-ihracat-yuzde-153-ithalat-yuzde-56-artti-119376</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolar, ithalat %5,6 artarak 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolar, ithalat %5,3 artarak 281 milyar 919 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Eylül ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %10,5, ithalat %6,7 arttı &nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Eylül ayında %10,5 artarak 21 milyar 167 milyon dolardan, 23 milyar 385 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Eylül ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %6,7 artarak 22 milyar 430 milyon dolardan, 23 milyar 926 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Eylül ayında 541 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %8,5 artarak 47 milyar 310 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %97,7 oldu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Dış ticaret açığı Eylül ayında %25,8 azaldı</strong></p>

<p>Eylül ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %25,8 azalarak 6 milyar 957 milyon dolardan, 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Eylül ayında %76,4 iken, 2026 Eylül ayında %83,4’e yükseldi.</p>

<p><strong>Dış ticaret açığı Ocak-Eylül döneminde %5,7 arttı</strong></p>

<p>Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı %5,7 artarak 67 milyar 163 milyon dolardan, 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Eylül döneminde %74,9 iken, 2026 yılının aynı döneminde %74,8’e geriledi.</p>

<p><strong>Eylül ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,4 oldu</strong></p>

<p>Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Eylül ayında imalat sanayinin payı %93,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %2,2 oldu.</p>

<p>Ocak-Eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,9 oldu.</p>

<h2>Eylül ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %69,9 oldu</h2>

<p>Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Eylül ayında ara mallarının payı %69,9, sermaye mallarının payı %15,4 ve tüketim mallarının payı %14,6 oldu.</p>

<p>İthalatta, 2026 Ocak-Eylül döneminde ara mallarının payı %71,0, sermaye mallarının payı %14,1 ve tüketim mallarının payı %14,5 oldu.</p>

<p><strong>Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu</strong></p>

<p>Eylül ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 46 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 913 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 442 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 128 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,7’sini oluşturdu.</p>

<p>Ocak-Eylül döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 17 milyar 89 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 798 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 131 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 10 milyar 309 milyon dolar ile İtalya ve 8 milyar 446 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,3’ünü oluşturdu.&nbsp;&nbsp;</p>

<h2>En fazla ithalat yapılan ülke Çin oldu</h2>

<p>İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Eylül ayında Çin’den yapılan ithalat 5 milyar 264 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 246 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 848 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 1 milyar 776 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 136 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %39,4’ünü oluşturdu.</p>

<p>Ocak-Eylül döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 319 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 27 milyar 956 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 20 milyar 317 milyon dolar ile Almanya, 15 milyar 147 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 313 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %41,2’sini oluşturdu</p>

<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %2,1 arttı</strong></p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat %2,1, ithalat %2,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %15,6, ithalat %5,6 arttı.</p>

<p><strong>Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %4,1 oldu</strong></p>

<p>Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Eylül ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %4,1’dir. Ocak-Eylül döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,8’dir. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,7’dir.</p>

<p>Eylül ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %82,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,7’dir. Ocak-Eylül döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,3’tür. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,1’dir.</p>

<p><strong>Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Eylül ayında 23 milyar 506 milyon dolar oldu</strong></p>

<p>Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Eylül ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %14,8 artarak 23 milyar 506 milyon dolar, ithalat %3,0 artarak 28 milyar 852 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Eylül ayında dış ticaret açığı %29,2 azalarak 7 milyar 552 milyon dolardan, 5 milyar 347 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Eylül ayında %73,0 iken, 2026 Eylül ayında %81,5’e yükseldi.</p>

<p><strong>İhracat 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde 192 milyar 105 milyon dolar oldu</strong></p>

<p>Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,6 artarak 192 milyar 105 milyon dolar, ithalat %5,5 artarak 264 milyar 676 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı %5,3 artarak 68 milyar 893 milyon dolardan, 72 milyar 571 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Eylül döneminde %72,5 iken, 2026 yılının aynı döneminde %72,6’ya yükseldi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/eylul-ayinda-genel-ticaret-sistemine-gore-ihracat-yuzde-153-ithalat-yuzde-56-artti-1793202499.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tiroit Nodüllerinde Bu Ayrıntılara Dikkat!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tiroit-nodullerinde-bu-ayrintilara-dikkat-119371</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tiroit-nodullerinde-bu-ayrintilara-dikkat-119371</guid>
                <description><![CDATA[Tiroit nodülleri çoğu zaman belirti vermeden gelişirken, bazen boyunda fark edilen bir şişlik, boğazda baskı hissi, yutma güçlüğü veya ses değişikliği gibi şikayetlerle kendini gösterebiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nodül olduğunu öğrenen kişilerin aklına ise ilk olarak “Acaba kanser miyim?” sorusu gelebiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şefika Burçak Polat</strong>, tiroit nodüllerinde takip veya ameliyat kararının, nodülün boyutu, ultrasondaki özellikleri ve gerektiğinde yapılan biyopsinin sonuçları doğrultusunda verildiğini belirterek “Tiroit nodülü saptanması tek başına kanser anlamına gelmez. Önemli olan, nodülün ultrason özelliklerini, boyutunu, tiroit fonksiyonlarını ve kişinin risk faktörlerini birlikte değerlendirmektir. Bazı nodüller herhangi bir müdahale gerektirmeden takip edilirken bazılarında biyopsi veya cerrahi tedavi gündeme gelebilir” diyor.&nbsp;Prof. Dr. Polat, tiroit nodülleri hakkında bilinmesi gereken 10 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<ul>
	<li><strong>Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Şefika Burçak Polat “Tiroit nodülünüz hızla büyüyorsa, ses kısıklığı ya da nefes darlığına neden oluyorsa veya muayenede sert ve hareketsiz hissediliyorsa, mutlaka kısa sürede bir endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz” diyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Risk değerlendirmesi ultrasonla yapılır</strong></li>
</ul>

<p>Tiroit nodüllerinin değerlendirilmesinde ilk adımlardan biri ultrason incelemesidir. Bu incelemede nodülün büyüklüğü, yapısı ve sınırları değerlendirilir. Özellikle katı nodüllerde, çevresindeki tiroit dokusuna göre ultrasonda daha koyu görünme, küçük kireçlenme odakları, düzensiz sınırlar, tiroit kapsülünün dışına uzanım ve şüpheli lenf bezlerinin varlığı gibi kanser açısından risk oluşturabilecek özellikler araştırılır. Ultrason bulguları tek başına kesin kanser tanısı koydurmaz; ileri incelemelerin planlanmasına yardımcı olur</p>

<ul>
	<li><strong>Düşük riskli nodüller genellikle takip edilir</strong></li>
</ul>

<p>Her tiroit nodülü için biyopsi yapılması gerekmez. Ultrasonda iyi huylu veya düşük riskli özellikler gösteren nodüller, boyutlarına ve diğer klinik bulgulara göre belirli aralıklarla takip edilir. Kontrollerde nodülün büyüyüp büyümediği ve görünümünde şüpheli bir değişiklik olup olmadığı değerlendirilir. Takip aralığı her hastada aynı değildir; ultrason bulgularına ve kişisel risklere göre belirlenir.</p>

<ul>
	<li><strong>Orta ve yüksek riskli nodüllerde biyopsi gerekebilir</strong></li>
</ul>

<p>Ultrasonda şüpheli özellikler gösteren ve boyutu 1-1,5 cm’nin üzerinde olan nodüllerde, boyutları da dikkate alınarak ince iğne aspirasyon biyopsisi istenebilir. Bu işlemde ince bir iğneyle nodülden hücre örneği alınır ve laboratuvarda incelenir. Biyopsi gerekliliği yalnızca nodülün büyüklüğüne göre belirlenmez. Örneğin bazı yüksek riskli nodüllerde daha küçük boyutlarda da biyopsi düşünülebilirken, düşük riskli nodüllerde daha büyük boyutlarda bile takip tercih edilebilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Aile öyküsü ve radyasyon geçmişi olanlarda risk daha yüksektir</strong></li>
</ul>

<p>Ailesinde tiroit kanseri bulunanlar ile geçmişte baş-boyun bölgesine radyasyon tedavisi uygulanmış kişilerde tiroit kanseri gelişme riski artabilir. Bu bilgiler, doktorun nodülün özelliklerini yorumlamasında ve takip ya da biyopsi kararını vermesinde önem taşır. Aile öyküsü veya radyasyon geçmişi bulunması tek başına kanser olduğu anlamına gelmez. Çocuklarda tiroit nodüllerinde malignite çıkma olasılığı yetişkinlerden daha fazladır.</p>

<ul>
	<li><strong>Tiroit fazla çalışıyorsa sintigrafi istenebilir</strong></li>
</ul>

<p>Tiroit nodülü olan bir hastanın kan testinde TSH düzeyi düşükse, yani tiroit bezi fazla çalışıyorsa, tiroit sintigrafisi gibi nükleer tıp görüntülemeleri yapılabilir. Sintigrafide nodül ‘sıcak’ yani aktif çalışan bir nodül olarak görülürse, kanser riski çok düşük olduğundan genellikle biyopsiye gerek kalmaz. Ancak karar, diğer klinik ve görüntüleme bulgularıyla birlikte verilir.<strong>&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Biyopsi sonuçları Bethesda sistemiyle değerlendirilir</strong></li>
</ul>

<p>Tiroit ince iğne biyopsisi sonuçları, uluslararası kabul gören Bethesda sınıflaması ile değerlendirilir. Bethesda 2 sonucu iyi huylu bulguları ifade eder ve uygun hastalarda takip yeterli olabilir. Ancak iyi huylu nodüller büyüyerek nefes darlığı, yutma güçlüğü gibi bası belirtilerine yol açarsa cerrahi ya da radyofrekans ablasyon gibi minimal invaziv tedaviler gündeme gelebilir. &nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Tiroit hormonu ile nodül küçültme tedavisi günümüzde önerilmiyor</strong></li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Şefika Burçak Polat “Tiroit fonksiyonları normal olan hastalarda nodülü küçültmek amacıyla tiroit hormonu kullanımı; kalp ritim bozuklukları, kemik erimesi ve kemik kırığı riskini artırdığı için günümüzde tercih edilmemektedir” diyor.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Şüpheli veya kötü huylu sonuçlarda cerrahi öne çıkar</strong></li>
</ul>

<p>Biyopsi sonucu kanser açısından şüpheli (Bethesda 5) veya kötü huylu (Bethesda 6) ise genellikle cerrahi tedavi önerilir. Ameliyatın kapsamı; nodülün özellikleri, kanserin türü ve boyutu, tiroit dışına yayılım ve boyundaki lenf bezlerinin durumu değerlendirilerek belirlenir. &nbsp;Buna göre tiroit bezinin bir lobu ya da tamamı alınabilir. Seçilmiş küçük ve düşük riskli kanserlerde ise farklı izlem seçenekleri değerlendirilebilir. &nbsp;&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Belirsiz biyopsi sonuçları ek değerlendirme gerektirir</strong></li>
</ul>

<p>Bazen biyopsi örneği tanı koymak için yeterli olmayabilir ya da hücreler iyi huylu veya kötü huylu şeklinde kesin sınıflandırılamayabilir. Böyle durumlarda biyopsinin tekrarlanması, uygun hastalarda moleküler testler veya tanı amacıyla cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir. Hangi yolun izleneceği; ultrason bulgularına, nodülün boyutuna, kişinin risklerine ve önceki test sonuçlarına göre belirlenir. Belirsiz sonuçlar, tek başına kanser olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/tiroit-nodullerinde-bu-ayrintilara-dikkat-1793192422.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TUSAŞ Ziyaretinde Yerli ve Millî Üretim ile İş Birliği İmkânları Ele Alındı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tusas-ziyaretinde-yerli-ve-milli-uretim-ile-is-birligi-imkanlari-ele-alindi-119367</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tusas-ziyaretinde-yerli-ve-milli-uretim-ile-is-birligi-imkanlari-ele-alindi-119367</guid>
                <description><![CDATA[ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve yönetim kurulu üyeleri, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan’ı ziyaret etti. Ziyarette yerli ve millî üretim, sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmeler ile iş dünyası arasındaki iş birliği imkânları kapsamlı şekilde ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Malatya Şubesi, sanayi ve teknoloji alanındaki temasları kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’ye (TUSAŞ) önemli bir ziyaret gerçekleştirdi.&nbsp;Ziyaret kapsamında ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ile bir araya gelerek iş dünyasını ve sanayi altyapısını yakından ilgilendiren konuları görüştü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610281222-whatsapp-image-2026-10-28-at-121314-2.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>YERLİ VE MİLLÎ ÜRETİM MASAYA YATIRILDI</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimi, yerli ve millî üretimin stratejik önemi ile iş dünyası arasındaki iş birliği fırsatları detaylıca değerlendirildi. Sanayi ve teknoloji alanlarında yürütülen çalışmaların ele alındığı temasta, iş dünyasının üretim ve teknoloji odaklı gelişimine ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>ASKON MALATYA’DAN TEŞEKKÜR...</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından ASKON Malatya Şubesi tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan’a teşekkür edilerek, "Nazik kabulleri ve misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Ömer Cihad Vardan’a teşekkür ederiz." ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/tusas-ziyaretinde-yerli-ve-milli-uretim-ile-is-birligi-imkanlari-ele-alindi-1793185827.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin İhracatı Eylül Ayında Yüzde 15,3 Artış Göstererek Zirveye Tırmandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyenin-ihracati-eylul-ayinda-yuzde-153-artis-gostererek-zirveye-tirmandi-119365</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyenin-ihracati-eylul-ayinda-yuzde-153-artis-gostererek-zirveye-tirmandi-119365</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan eylül ayı dış ticaret verilerine göre Türkiye'nin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. Aylık dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara gerilerken, yılın ilk 9 ayındaki toplam açık ise 70 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistikleri, ihracatta artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında belirgin bir gerileme kaydedildiğini ortaya koydu. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 5,6 artışla 31 milyar 130 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>AYLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI YÜZDE 25,8 AZALDI</strong></p>

<p>Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Bu düşüşle birlikte aylık dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma yaşandı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yılın aynı döneminde yüzde 83,4'e yükseldi.</p>

<p><strong>İLK DOKUZ AYDA TOPLAM AÇIK 71 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI</strong></p>

<p>2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara ulaştı. İthalat ise yüzde 5,3 artış göstererek 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara çıkarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.</p>

<p><strong>İHRACATIN LİDERİ İMALAT SANAYİ OLDU</strong></p>

<p>Ekonomik faaliyetler bazında incelendiğinde, eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'lük büyük bölümünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalat tarafında ise yüzde 69,9 ile ara malları ilk sırada yer alırken, sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı ise yüzde 14,6 oldu.</p>

<p><strong>EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA, İTHALAT ÇİN'DEN YAPILDI</strong></p>

<p>Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı sırasıyla 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer alırken, Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.</p>

<p><strong>YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN PAYI YÜZDE 4,1 SEVİYESİNDE</strong></p>

<p>İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1, ocak-eylül döneminde ise yüzde 3,7 olarak hesaplandı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık süreçte ise yüzde 12,1 oldu.</p>

<p><strong>ÇEKİRDEK DIŞ TİCARET AÇIĞI 541 MİLYON DOLAR</strong></p>

<p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda, eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu ve dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/turkiyenin-ihracati-eylul-ayinda-yuzde-153-artis-gostererek-zirveye-tirmandi-1793184338.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yurt Dışı Hisse Senedi Almanın 5 Yolu: Banka, Aracı Kurum, Fon ve Diğer Seçenekler</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yurt-disi-hisse-senedi-almanin-5-yolu-banka-araci-kurum-fon-ve-diger-secenekler-119363</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yurt-disi-hisse-senedi-almanin-5-yolu-banka-araci-kurum-fon-ve-diger-secenekler-119363</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışı hisse senedi almak isteyen yatırımcılar için beş temel seçenek bulunuyor: Türkiye'deki aracı kurumlar, bankaların yatırım kanalları, yurt dışı merkezli brokerlar, yabancı hisse senetlerine yatırım yapan fon ve ETF'ler ile fintech platformlarının sunduğu alternatif yatırım ürünleri.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/11(188).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p>Bu yöntemlerin tamamı aynı yatırım deneyimini veya hissedarlık haklarını sunmuyor. Yerli ve yabancı aracı kurumlar üzerinden doğrudan hisse senedi alınabilirken yatırım fonları, farklı şirketlere tek bir ürün aracılığıyla yatırım yapılmasını sağlıyor. Hisse fiyatlarını takip eden token tabanlı ürünlerde ise yatırımcı her zaman ilgili şirketin gerçek hissedarı olmayabiliyor.</p>

<p>Peki, Türkiye'den Apple, Microsoft, Amazon, Nvidia veya Tesla gibi şirketlere yatırım yapmak için hangi yöntem tercih edilmeli? Komisyon ücretleri, hesap açma kolaylığı, yatırımcı güvencesi ve vergilendirme açısından seçenekleri karşılaştıralım.</p>

<p><strong>1. Yerli Aracı Kurumlar Üzerinden Yurt Dışı Hisse Senedi Almak</strong></p>

<p>Türkiye'den Amerikan borsalarına yatırım yapmanın yollarından biri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından ilgili yatırım hizmetleri için yetkilendirilmiş bir aracı kurum kullanmak.<br />
Türkiye'de faaliyet gösteren bazı aracı kurumlar, yatırımcıların Nasdaq ve New York Stock Exchange (NYSE) gibi ABD borsalarında işlem gören şirketlerin hisselerini alıp satmasına olanak tanıyor.</p>

<p>Bu yöntemde yatırımcı, Türkiye'deki aracı kurumda hesap açarak yurt dışı piyasalara erişim sağlayabiliyor. İşlemlerin hangi kuruluşlar aracılığıyla gerçekleştirildiği ve hisselerin hangi saklama altyapısında tutulduğu ise kurumdan kuruma değişebiliyor.</p>

<p><strong>Midas ile Amerikan borsalarına yatırım</strong></p>

<p>Türkiye'de yurt dışı hisse senedi yatırımı yapılabilen platformlardan biri Midas.</p>

<p>Midas, SPK tarafından yetkilendirilen Midas Menkul Değerler A.Ş. aracılığıyla yatırım hizmetleri sunan bir yatırım platformudur. Yatırımcılar Midas üzerinden Amerikan borsalarında işlem gören hisselere mobil uygulamayla erişebilir.</p>

<p>Midas'ın öne çıkan özellikleri arasında ABD hisse işlemlerinde standart 1,5 dolar sabit işlem ücreti, ücretsiz canlı piyasa verileri ve desteklenen hisselerde 1 dolardan başlayan parça hisse yatırımı bulunuyor.</p>

<p>Parça hisse özelliği, tek bir hissenin tamamını satın almak yerine belirli bir dolar tutarıyla yatırım yapılmasını sağlıyor. Ancak 1 dolarlık yatırım yapılabilmesi, bu büyüklükteki bir işlemin maliyet açısından avantajlı olduğu anlamına gelmez. Sabit komisyonun toplam yatırım tutarına oranı mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p>Midas ayrıca TL bakiyesinden dolar alma imkânı ve desteklenen binlerce ABD hissesinde hafta içi 24 saat işlem özelliği sunuyor.</p>

<p><strong>Avantajları:</strong> Türkçe uygulama ve destek kanallarına erişim, dijital hesap açılışı, ücretlerin kolay takip edilebilmesi ve Türkiye'deki düzenleyici çerçevede hizmet alınabilmesi.<br />
Bu yöntem, özellikle ilk kez ABD hissesi alacak, Türkçe bir platform kullanmak isteyen veya yatırımlarını mobil uygulamadan takip etmeyi tercih eden kişiler için değerlendirilebilir.</p>

<p>Midas'ın sunduğu ürün ve özelliklere <a href="https://www.getmidas.com/abd-borsalari/"><strong><u><span style="color:#2980b9">Amerikan Borsaları sayfasından</span></u></strong></a>, yurt dışı hisse yatırımı hakkındaki detaylara ise <a href="https://www.getmidas.com/blog/yurt-disi-hisse-almak/"><u><span style="color:#2980b9"><strong>yabancı hisse senedi alma rehberinden</strong></span></u></a> ulaşılabilir.</p>

<p><strong>2. Bankalar Üzerinden Yurt Dışı Hisse Senedi Almak</strong></p>

<p>Yabancı borsalara yatırım yapmanın bir diğer yolu, bankaların mobil uygulamaları veya yatırım hizmetleri üzerinden işlem gerçekleştirmek.</p>

<p>Türkiye'deki bazı bankalar, iştirakleri olan aracı kurumlar veya anlaşmalı yatırım kuruluşları aracılığıyla yurt dışı hisse senedi alım satım hizmeti sunuyor.</p>

<p>Örneğin İş Bankası, İşCep Yurt Dışı Piyasalar hizmetiyle İş Yatırım aracılığı üzerinden ABD, Avrupa ve Asya'daki 20'den fazla borsaya erişim sağlıyor. Yapı Kredi de Yapı Kredi Yatırım üzerinden yabancı hisse senedi işlemlerinin mobil uygulamadan gerçekleştirilmesine olanak tanıyor.</p>

<p>Bu yöntemin önemli avantajlarından biri, yatırım ve bankacılık işlemlerinin aynı ekosistem üzerinden yönetilebilmesi. Halihazırda bankanın müşterisi olan kişiler, mevcut hesaplarını kullanarak yatırım sürecini daha kolay takip edebiliyor.</p>

<p>Ancak bankalar arasında işlem ücretleri ve hizmet koşulları açısından farklılıklar bulunuyor.</p>

<p>Bazı bankalar hisse senedi işlemlerinde yüzdesel komisyon uygularken bazı hizmetlerde minimum işlem ücreti, saklama maliyeti veya canlı veri abonelik ücretiyle karşılaşılabiliyor. Ayrıca döviz işlemlerinde bankanın uyguladığı alış ve satış kurları da toplam yatırım maliyetini etkileyebiliyor.</p>

<p><strong>Avantajları:</strong> Mevcut bankacılık ilişkisini kullanabilme, tek uygulama üzerinden finansal işlemleri yönetebilme ve kuruma bağlı olarak farklı uluslararası borsalara erişebilme.</p>

<p><strong>Dikkat edilmesi gerekenler: </strong>Yüzdesel ve minimum komisyonlar, saklama ücretleri, döviz kuru farkı, canlı veri maliyetleri ve işlem yapılabilen piyasalar karşılaştırılmalı.<br />
Banka üzerinden yatırım yapmak, halihazırda aynı bankada aktif hesapları bulunan ve yatırımlarını bankacılık işlemleriyle birlikte yönetmek isteyen kişiler için uygun bir seçenek olabilir.</p>

<p><strong>3. Yurt Dışı Merkezli Brokerlar Üzerinden Hisse Almak</strong></p>

<p>Türkiye'de yaşayan yatırımcıların değerlendirebileceği bir başka seçenek de yurt dışı merkezli aracı kurumlarda hesap açmak.</p>

<p>Global brokerlar, yatırımcılara doğrudan uluslararası piyasalara erişim sağlayabiliyor. Bu alanda bilinen kuruluşlardan biri Interactive Brokers.</p>

<p>Interactive Brokers gibi platformlar yalnızca ABD hisselerine değil; farklı ülkelerdeki borsalara, ETF'lere, opsiyonlara ve diğer yatırım araçlarına erişim sunabiliyor. Gelişmiş emir seçenekleri, piyasa analiz araçları ve farklı para birimlerinde işlem yapabilme özellikleri özellikle deneyimli yatırımcıların ihtiyaçlarına hitap ediyor.</p>

<p>Ancak yurt dışındaki bir brokerda hesap açmak ile Türkiye'de yetkilendirilmiş bir aracı kurumda hesap açmak aynı hukuki ve operasyonel koşullara sahip değil.</p>

<p>Hesabın hangi ülkedeki kuruluş nezdinde açıldığı, saklama düzenlemeleri, düzenleyici otorite, yatırımcı koruma sistemi ve olası uyuşmazlıklarda başvurulabilecek yollar farklılık gösterebilir.</p>

<p>Örneğin ABD'deki SIPC sistemi, belirli koşulları sağlayan üye aracı kurumların iflası ve müşteri varlıklarının eksik olması gibi durumlarda koruma sağlar. Ancak SIPC, hisse senedinin değer kaybetmesi nedeniyle oluşan yatırım zararlarını karşılamaz. Ayrıca her yabancı broker hesabının SIPC kapsamında olduğu varsayılmamalıdır.</p>

<p>Yurt dışı merkezli aracı kurumlar üzerinden yatırım yaparken uluslararası para transferi ücretleri, döviz dönüşüm maliyetleri, müşteri hizmetlerinin dili ve vergi kayıtlarının tutulması da dikkate alınmalı.</p>

<p><strong>Avantajları:</strong> Geniş uluslararası piyasa erişimi, farklı yatırım araçları ve profesyonel yatırımcılara yönelik gelişmiş işlem özellikleri.</p>

<p><strong>Dikkat edilmesi gerekenler: </strong>Kuruluşun düzenleyici statüsü, hesabın açıldığı ülke, para transfer maliyetleri, saklama koşulları, müşteri desteği ve vergi yükümlülükleri.</p>

<p>Bu yöntem, özellikle farklı ülkelerin borsalarında işlem yapmak isteyen, uluslararası para transferi konusunda deneyimli ve gelişmiş işlem araçlarına ihtiyaç duyan yatırımcılar için değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>4. Yabancı Hisse Senedi Fonları ve ETF'ler ile Yatırım Yapmak</strong></p>

<p>Yurt dışı borsalara yatırım yapmak için mutlaka tek tek şirket hisselerini satın almak gerekmiyor. Yabancı hisse senetlerine yatırım yapan fonlar ve borsa yatırım fonları (ETF) da alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Örneğin ABD'deki teknoloji şirketlerine yatırım yapmak isteyen bir kişi, her şirketin hissesini ayrı ayrı satın almak yerine ilgili endeksi takip eden bir ETF'yi değerlendirebilir.</p>

<p>ETF'ler, belirli bir endeksi, sektörü veya yatırım stratejisini takip etmek üzere oluşturulabilir ve borsada hisse senetleri gibi işlem görebilir.</p>

<p>Ancak ETF'ler ile Türkiye'de kurulmuş yabancı hisse senedi yatırım fonları arasında önemli farklar bulunuyor.</p>

<p><strong>ABD borsalarında işlem gören ETF'ler</strong></p>

<p>ABD piyasalarına erişimi bulunan uygun bir aracı kurum veya banka üzerinden, ilgili platformun desteklediği ETF'lere yatırım yapılabilir.</p>

<p>Örneğin S&amp;P 500 endeksini izlemeyi amaçlayan ETF'ler, endeks kapsamında yer alan şirketlere tek bir yatırım aracı üzerinden dolaylı olarak erişim sağlar.</p>

<p>Bununla birlikte ETF'ler de piyasa riski taşır. Endeksin değer kaybetmesi hâlinde ETF'nin fiyatı da düşebilir. Fonun yönetim giderleri, işlem komisyonları ve döviz kuru etkileri toplam getiriyi değiştirebilir.</p>

<p>Önemli bir ayrım da şudur: ETF ayrı bir hesap açma yöntemi değil, bir yatırım ürünüdür. Yabancı borsada işlem gören ETF'lere ulaşmak için yine ilgili piyasalara erişim sağlayan bir aracı kurum veya yatırım kanalına ihtiyaç duyulur.</p>

<p><strong>Türkiye'deki yabancı hisse senedi yatırım fonları</strong></p>

<p>Türkiye'de kurulmuş ve portföyünde yabancı hisse senetleri bulunduran yatırım fonları da uluslararası piyasalara dolaylı yatırım imkânı sağlayabilir.</p>

<p>Bu fonlar bankalar veya aracı kurumlar üzerinden satın alınabilir. TEFAS'ta işlem gören uygun fonlara farklı yatırım kuruluşları aracılığıyla erişmek mümkündür.</p>

<p>Örneğin portföyünde yabancı teknoloji şirketlerinin hisselerini bulunduran bir fon, yatırımcının bu şirketlere ayrı ayrı alım emri vermesine gerek kalmadan ilgili piyasalara katılımını sağlayabilir.</p>

<p>Bununla birlikte fonun hangi şirketlere yatırım yaptığı, döviz riskini nasıl yönettiği ve toplam gider oranı incelenmelidir. Bir fonun adında yabancı hisse senedi ifadesinin bulunması, doğrudan belirli bir yabancı endeksin performansını birebir takip ettiği anlamına gelmez.</p>

<p>Fonların alım satım valörleri de hisse senetlerinden farklı olabilir. Bazı fonlarda verilen satış talimatının nakde dönüşmesi birden fazla iş günü sürebilir.</p>

<p><strong>Avantajları:</strong> Tek ürünle birden fazla şirkete yatırım yapabilme, profesyonel portföy yönetimi ve yatırım sürecini sadeleştirme.</p>

<p><strong>Dikkat edilmesi gerekenler:</strong> Yönetim ücretleri, toplam gider oranları, portföy içeriği, alım satım valörü, vergilendirme ve fonun takip ettiği yatırım stratejisi.</p>

<p>Bu yöntem, tek tek hisse seçmek yerine farklı şirketlere veya sektörlere toplu olarak yatırım yapmayı tercih eden kişiler açısından değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>Hangi Yurt Dışı Yatırım Yöntemi Sizin İçin Daha Uygun?</strong></p>

<p>Yabancı borsalara yatırım yaparken doğru yöntemi belirlemek için öncelikle yatırım amacını netleştirmek gerekiyor.</p>

<p><strong>Tek tek ABD şirketlerinin hisselerini almak istiyorsanız</strong></p>

<p>Apple, Nvidia, Microsoft veya Amazon gibi şirketlerin doğrudan hisselerine yatırım yapmak isteyen kişiler için aracı kurumlar, bankalar ve uygun yurt dışı broker hesapları değerlendirilebilir.</p>

<p>Türkiye'deki bir yatırım platformu üzerinden işlem yapmak isteyenler Midas gibi seçenekleri inceleyebilir. Midas'ın dijital hesap açılışı, parça hisse desteği ve standart 1,5 dolar ABD hisse işlem ücreti bu karşılaştırmada dikkate alınabilecek özellikler arasında.</p>

<p><strong>Mevcut bankanızla yatırım yapmak istiyorsanız</strong></p>

<p>Halihazırda kullandığınız bankanın yabancı piyasa hizmeti bulunuyorsa yeni bir finansal kuruluşla çalışmadan yatırım hesabı açmak mümkün olabilir.</p>

<p>Ancak bankanın ücret tarifesi, işlem saatleri ve erişim sağladığı borsalar diğer seçeneklerle karşılaştırılmalı.</p>

<p><strong>Birden fazla ülkenin borsalarında işlem yapmak istiyorsanız</strong></p>

<p>ABD dışındaki Avrupa veya Asya borsalarına da yatırım yapmak isteyenler, geniş uluslararası piyasa erişimi bulunan bankaları ve yurt dışı brokerları inceleyebilir.</p>

<p>Özellikle gelişmiş emir türlerine ve profesyonel analiz araçlarına ihtiyaç duyan yatırımcılar için platformun teknik özellikleri de önemli bir tercih kriteridir.</p>

<p><strong>Tek tek hisse seçmek istemiyorsanız</strong></p>

<p>Belirli sektörlere, ülkelere veya endekslere toplu şekilde yatırım yapmak isteyenler için yatırım fonları ve ETF'ler alternatif oluşturabilir.</p>

<p>Türkiye'deki yatırım fonları aracılığıyla yabancı hisse senetlerine dolaylı erişim sağlanabilir. Doğrudan yabancı ETF satın almak isteyenlerin ise ilgili ürünlere erişim sağlayan Midas gibi yatırım kanalını kullanması gerekir.</p>

<p><strong>Hisse fiyatını takip eden alternatif bir ürün düşünüyorsanız</strong></p>

<p>Token tabanlı veya sentetik ürünlerde satın alınan finansal aracın gerçek bir hisse senediyle aynı hakları verip vermediği kontrol edilmeli.</p>

<p>Ürünün dayanak varlığı, hukuki niteliği ve yatırımcının sahip olduğu haklar net olarak açıklanmıyorsa yatırım kararı öncesinde daha kapsamlı araştırma yapılması gerekir.</p>

<p><strong>Kısacası:</strong></p>

<p>•Doğrudan ABD hissesi ve yerel hizmet istiyorsanız, yerli aracı kurumları değerlendirin.</p>

<p>•Bankacılıkla entegre yatırım istiyorsanız, bankanızın yatırım kanallarını karşılaştırın.</p>

<p>•Çok sayıda uluslararası piyasaya erişmek istiyorsanız, global brokerları inceleyin.</p>

<p>•Birden fazla şirkete tek ürünle yatırım yapmak istiyorsanız, fon ve ETF seçeneklerini araştırın.</p>

<p>•Alternatif token ürünlerini değerlendiriyorsanız, gerçek hissedarlık haklarını ve düzenleyici koşulları öncelikle kontrol edin.</p>

<p><strong>Yurt Dışı Hisse Senedi Yatırımlarında Vergilendirme</strong></p>

<p>Türkiye'den yabancı hisse senedi alırken dikkat edilmesi gereken konulardan biri de vergilendirme.</p>

<p>Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler, yabancı borsalardaki hisselerden elde ettikleri satış kazançları ve temettü gelirleri nedeniyle Türkiye'de beyan yükümlülüğüyle karşılaşabilir.</p>

<p>Yabancı hisse senedi satış kazançlarının vergilendirilmesi ile Türkiye'deki yatırım fonlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi aynı kurallara tabi olmayabilir.</p>

<p>Örneğin doğrudan ABD hissesi satın alan bir yatırımcının satış kazancı ve temettü geliri ayrı ayrı değerlendirilirken Türkiye'de kurulmuş bir yatırım fonunun katılma paylarından sağlanan kazançlarda fonun niteliğine ve yürürlükteki düzenlemelere göre stopaj uygulaması söz konusu olabilir.</p>

<p>ABD kaynaklı temettülerde de kaynakta vergi kesintisi uygulanabilir. W-8BEN formu, ABD dışında yerleşik uygun yatırımcıların vergi statüsünü bildirmesine ve ilgili koşullarda vergi anlaşması hükümlerinden yararlanmasına yönelik bir belgedir.</p>

<p>Burada önemli olan, aracı kurumun Türkiye'de veya yurt dışında bulunmasının tek başına vergi yükümlülüklerini ortadan kaldırmamasıdır.</p>

<p><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></p>

<p><strong>Türkiye'den yabancı borsalara nasıl yatırım yapılır?</strong></p>

<p>Türkiye'den yabancı borsalara yatırım yapmak için SPK tarafından ilgili faaliyetlere yetkilendirilmiş yerli aracı kurumlar, bankaların yurt dışı yatırım kanalları veya uygun yurt dışı broker hesapları kullanılabilir. Ayrıca yabancı hisse senetlerine yatırım yapan fonlar aracılığıyla uluslararası piyasalara dolaylı yatırım yapılabilir.</p>

<p><strong>ABD hissesi nereden alınır?</strong></p>

<p>ABD hisseleri Midas gibi yerli yatırım platformları, İş Bankası ve Yapı Kredi gibi bankaların yatırım hizmetleri veya Interactive Brokers gibi uluslararası aracı kurumlar üzerinden alınabilir. Hangi seçeneğin uygun olduğu maliyet, kullanım kolaylığı ve yatırım ihtiyaçlarına bağlıdır.</p>

<p><strong>Bankadan mı, aracı kurumdan mı yurt dışı hisse alınmalı?</strong></p>

<p>İki yöntem de değerlendirilebilir. Bankalar mevcut bankacılık hizmetleriyle entegre bir deneyim sunabilirken yerli aracı kurumlar farklı komisyon modelleri ve yatırım özellikleriyle öne çıkabilir. İşlem maliyetleri, saklama ücretleri ve desteklenen borsalar karşılaştırılmalıdır.</p>

<p><strong>Midas üzerinden yurt dışı hisse senedi alınabilir mi?</strong></p>

<p>Evet. Midas, ABD borsalarında işlem gören desteklenen hisselere erişim sağlayan bir yatırım platformudur. Standart ABD hisse işlemlerinde 1,5 dolar ücret uygular ve desteklenen hisselerde parça hisse yatırımı sunar.</p>

<p><strong>Yurt dışı hisse senedi almak için en az kaç dolar gerekir?</strong></p>

<p>Gerekli tutar seçilen aracı kuruma ve hisseye göre değişir. Parça hisse özelliği bulunan Midas gibi platformlarda desteklenen hisselere 1 dolardan başlayan tutarlarla yatırım yapılabilir. Ancak işlem ücretleri nedeniyle çok küçük tutarlı alımların maliyeti oransal olarak yüksek olabilir.</p>

<p><strong>ETF almak ile doğrudan hisse senedi almak aynı şey mi?</strong></p>

<p>Hayır. Doğrudan hisse senedi satın alındığında ilgili şirkette pay sahipliği edinilir. ETF satın alındığında ise bir yatırım fonunun payına sahip olunur. ETF, portföyündeki farklı şirketlere veya varlıklara dolaylı yatırım imkânı sağlayabilir.</p>

<p><strong>Yurt dışı hisse senedi kazançları vergilendirilir mi?</strong></p>

<p>Türkiye'de vergi mükellefi olan yatırımcılar için yabancı hisse senedi satış kazançları ve temettü gelirleri vergi ve beyan yükümlülükleri doğurabilir. Yatırımın türüne, kişinin vergi statüsüne ve güncel mevzuata göre uygulanacak kurallar değişebilir.</p>

<p><strong>Tokenize hisse ile gerçek hisse arasında ne fark var?</strong></p>

<p>Gerçek hisse senedi, ilgili şirkette belirli pay sahipliği hakları sağlar. Tokenize ürünlerin sağladığı haklar ise ürünün hukuki yapısına bağlıdır. Bazı tokenlar gerçek menkul kıymet haklarını temsil ederken bazıları yalnızca bir hissenin fiyatını takip eden sentetik ürünler olabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/yurt-disi-hisse-senedi-almanin-5-yolu-banka-araci-kurum-fon-ve-diger-secenekler-1793180992.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tapuda Dolandırıcılık Riskine Son Veren Yeni Düzenlemenin Detayları Belli Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tapuda-dolandiricilik-riskine-son-veren-yeni-duzenlemenin-detaylari-belli-oldu-119349</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tapuda-dolandiricilik-riskine-son-veren-yeni-duzenlemenin-detaylari-belli-oldu-119349</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak Güvenli Ödeme Sistemi 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Düzenlemeyle ödeme ve tapu devri eş zamanlı gerçekleştirilerek dolandırıcılık risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, "Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli." dedi.</p>

<p>Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAPU DEVRİ YAPILMADAN ÖDEME SATICIYA AKTARILMAYACAK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞAN: "GAYRİMENKUL SATIŞLARINDA GÜVEN, FİYAT KADAR ÖNEMLİ"</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Doğan, "Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ALICI VE SATICI ARASINDAKİ ÖDEME RİSKİ AZALACAK"</span></strong></p>

<p>Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Doğan, "Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"VATANDAŞLARIN DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ GEREKİYOR"</span></strong></p>

<p>Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirtem Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doğan, "Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKALAR VE TAPU SİSTEMİ ARASINDA ENTEGRASYON SAĞLANACAK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GAYRİMENKUL SATIŞLARINDA GÜVENLİ DÖNEM HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/tapuda-dolandiricilik-riskine-son-veren-yeni-duzenlemenin-detaylari-belli-oldu-1793114728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Genç Nüfusta İşsizlik Oranı Hızla Tırmandı! Genç Kadınlarda Durum İki Katına Çıktı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/genc-nufusta-issizlik-orani-hizla-tirmandi-genc-kadinlarda-durum-iki-katina-cikti-119336</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/genc-nufusta-issizlik-orani-hizla-tirmandi-genc-kadinlarda-durum-iki-katina-cikti-119336</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan eylül ayı verilerine göre, Türkiye'de işsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine ulaşırken işsizlik oranı yüzde 8,4'e yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin İşgücü İstatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan veriler, işsizlik rakamlarında artış yaşanırken istihdam edilenlerin sayısında gerileme olduğunu ortaya koydu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, ağustos ayına göre 0,5 puan yükselerek yüzde 8,4 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞSİZ SAYISI 3 MİLYON SINIRINA YAKLAŞTI</span></strong></p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı eylül ayında 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9 olarak belirlenirken, kadınlarda ise yüzde 11,3 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAMDA 49 BİN KİŞİLİK KAYIP</span></strong></p>

<p>Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 49 bin kişi azalarak 32 milyon 445 bine geriledi. İstihdam oranı da 0,1 puanlık düşüşle yüzde 48,3 oldu. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,8 olarak gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 31,2 seviyesinde kaldı.</p>

<p>İşgücü ise aynı dönemde 149 bin kişi artarak 35 milyon 412 bine ulaştı. İşgücüne katılma oranı 0,1 puan yükselerek yüzde 52,7 oldu. Erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 70,7, kadınların ise yüzde 35,2 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİĞİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Verilerde en belirgin yükselişlerden biri genç nüfustaki işsizlik oranında yaşandı. 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 14,8'e çıktı. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, genç kadınlarda bu oran yüzde 23,3'e ulaştı. Böylece genç kadınların işsizlik oranı, genç erkeklerin iki katını aştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 31,2'YE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>İşsizlik verilerinin yanı sıra geniş tanımlı işsizliğin göstergelerinden biri olan atıl işgücü oranında da artış kaydedildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranı, eylül ayında 0,2 puan artarak yüzde 31,2'ye yükseldi.</p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,7 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİ AZALDI</span></strong></p>

<p>İstihdam edilen ve referans döneminde işbaşında bulunan kişilerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de eylül ayında 0,1 saat azalarak 42,4 saate geriledi. Açıklanan veriler, eylül ayında işgücüne katılım artmasına rağmen istihdamın gerilediğini, işsiz sayısının ise 3 milyon sınırına yaklaştığını gösterdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/genc-nufusta-issizlik-orani-hizla-tirmandi-genc-kadinlarda-durum-iki-katina-cikti-1793096078.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Depolar Alev Alacak! Benzin ile Motorine Zam Yolda</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-depolar-alev-alacak-benzin-ile-motorine-zam-yolda-119333</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-depolar-alev-alacak-benzin-ile-motorine-zam-yolda-119333</guid>
                <description><![CDATA[1 Kasım'dan itibaren geçerli olması beklenen kademeli ÖTV artışıyla birlikte Malatya'da benzin ve motorin fiyatları yeniden tırmanışa geçerek motorinin litre fiyatının 100 TL sınırını aşması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında ekim ayında yaşanan indirimlerin ardından kasım ayı öncesinde yeni zam beklentisi gündeme geldi. Kademeli maktu ÖTV düzenlemesinin ikinci aşaması kapsamında, 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren benzin ve motorin fiyatlarına artış yapılması bekleniyor. Sektör kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL zam öngörülüyor. Artışın pompaya yansıyacağı kesin tarih ise henüz netleşmedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA MOTORİN 102 LİRAYI GEÇECEK</span></strong></p>

<p>Malatya’da 27 Ekim itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 78,50 TL, motorinin litre fiyatı 99 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 42,70 TL seviyesinde bulunuyor. Beklenen zamların mevcut fiyatlara doğrudan yansıması halinde Malatya’da benzinin litre fiyatı yaklaşık 82,65 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 102,60 TL’ye yükselecek.</p>

<p>Böylece motorinin litre fiyatı 100 TL sınırını aşarken, benzin fiyatları da yeniden 80 TL’nin üzerine çıkacak. Fiyatlar dağıtım şirketlerine ve istasyonlara göre farklılık gösterebilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">50 LİTERLİK DEPO’DA 207 LİRALIK FARK</span></strong></p>

<p>Zam beklentisinin gerçekleşmesi durumunda araç sahiplerinin yakıt maliyetleri de artacak. Benzin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti 3 bin 925 TL’den 4 bin 132 lira 50 kuruşa yükselecek. Motorin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti ise 4 bin 950 TL’den 5 bin 130 TL’ye çıkacak. Böylece tam depo maliyetinde benzinde 207,50 TL, motorinde ise 180 TL artış yaşanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖTV DÜZENLEMESİNDE İKİNCİ AŞAMA</span></strong></p>

<p>1 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusında akaryakıtta kademeli maktu ÖTV düzenlemesi hayata geçirilmişti. Ekim, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan düzenlemenin ikinci aşamasının 1 Kasım’da devreye girmesi öngörülüyor. Ancak 1 Kasım’ın pazar gününe denk gelmesi nedeniyle fiyat artışlarının pompa satışlarına hangi tarihte yansıtılacağına ilişkin belirsizlik sürüyor. Kasım ayı başında uygulanması beklenen artışların kesin tutarı ve yürürlük tarihi, düzenleme ve sektörün fiyatlandırma takvimiyle netleşecek.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-depolar-alev-alacak-benzin-ile-motorine-zam-yolda-1793090627.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon ve Büyüme Rotaları Yeniden Çizildi! Ekonomi Yönetimi Hedefleri Duyurdu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/enflasyon-ve-buyume-rotalari-yeniden-cizildi-ekonomi-yonetimi-hedefleri-duyurdu-119329</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/enflasyon-ve-buyume-rotalari-yeniden-cizildi-ekonomi-yonetimi-hedefleri-duyurdu-119329</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 2027 yılına ilişkin temel hedefleri ve ekonomik büyüklükleri, Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında netleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı onaylandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan programda, Türkiye ekonomisine yön verecek hedef ve politikalar kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME VE ENFLASYON RAKAMLARI NETLEŞTİ</span></strong></p>

<p>Hazırlanan yıllık programda ekonominin büyüme ve enflasyon patikasına dair kritik veriler sunuldu. Büyümede bu yıla ilişkin gerçekleşme tahmini yüzde 3,3 olarak açıklanırken, ekonominin 2027 yılında yüzde 4,2 oranında büyüyeceği öngörüldü. Enflasyon tarafında ise bu yıl sonu gerçekleşme tahmini yüzde 28,4 seviyesinde bulunurken, gelecek yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 21 olarak belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM VE İŞSİZLİK ÖNGÖRÜLERİ</span></strong></p>

<p>Öngörülen ekonomik büyüme çerçevesinde istihdama sağlanacak katkı da hesaplandı. Buna göre istihdamın 2027 yılında 657 bin kişi artması bekleniyor. İşsizlik oranının bu yıl yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilirken, gelecek yıl için belirlenen hedef yüzde 8 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DIŞ TİCARET VE CARİ AÇIK HEDEFLERİ</span></strong></p>

<p>Ekonominin dış dengesine ilişkin verilerin de yer aldığı programda ihracat ve ithalat beklentileri sıralandı. İhracatın 2026 sonunda 282 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği, gelecek yıl ise 292 milyar dolara yükseleceği öngörüldü. İthalatın ise bu yıl sonunda 387 milyar dolar olacağı, 2027'de 397 milyar dolar seviyesine çıkacağı ve dış ticaret açığının gelecek yıl 105 milyar dolar olacağı tahmin edildi. Cari işlemler açığının 2027'de 38,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi ve açığın gayri safi yurt içi hasılaya oranının yüzde 1,9 olması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/enflasyon-ve-buyume-rotalari-yeniden-cizildi-ekonomi-yonetimi-hedefleri-duyurdu-1793085527.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zincir marketlerde şikayetler bir haftada yüzde 85 arttı: İndirim var, ürün yok</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/zincir-marketlerde-sikayetler-bir-haftada-yuzde-85-artti-indirim-var-urun-yok-119326</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/zincir-marketlerde-sikayetler-bir-haftada-yuzde-85-artti-indirim-var-urun-yok-119326</guid>
                <description><![CDATA[Şikayetvar verilerine göre, ulusal market zincirlerine yönelik şikayetler bir haftada 420’den 778’e yükselerek yüzde 85 arttı. İndirim market zincirlerinde ise aynı dönemde şikayet sayısı 818’den 894’e çıktı. Tüketicilerin şikayetlerine kampanyalı ürünlerin gönderilmemesi, eksik teslimatlar, raf ve kasa fiyatları arasındaki farklılıklar ile ücret iadesi sorunları yansıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Market zincirlerinde indirim ve kampanyalar tüketicilerin ilgisini çekerken alışveriş sonrasında yaşanan sorunlar Şikayetvar’a taşındı. Özellikle internet üzerinden verilen siparişlerde ürünlerin stok gerekçesiyle iptal edilmesi, eksik teslim edilmesi ve ücret iadelerinin gerçekleştirilememesi yönündeki bildirimler dikkat çekti. Raflarda belirtilen fiyatların kasada değişmesi de tüketicilerin dile getirdiği sorunlar arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ulusal market zincirlerinde şikayetler yılın zirvesine yaklaştı</strong></span></p>

<p>Şikayetvar verilerine göre, 12 Ekim haftasında ulusal market zincirlerine yönelik şikayet sayısı bir önceki haftaya göre 420’den 778’e yükselerek yüzde 85 arttı. Böylece haftalık şikayet sayısı, 2026 yılında kaydedilen 786 şikayetlik zirvenin yalnızca 8 şikayet gerisinde kaldı. İndirim market zincirlerinde ise aynı dönemde 818 olan haftalık şikayet sayısı yüzde 9 artışla 894’e yükseldi.</p>

<p>Yılbaşından bugüne verilerde ise iki kategori arasında farklı bir tablo ortaya çıktı. İndirim market zincirlerine yönelik şikayetler 2025’in aynı dönemindeki 36 bin 120 seviyesinden 2026’da 38 bin 726’ya çıkarak yüzde 7 arttı. Ulusal market zincirlerinde ise şikayetler 24 bin 440’tan 21 bin 943’e gerileyerek yüzde 10 azaldı. Buna karşın son haftadaki sert yükseliş, ulusal market zincirlerinde kısa vadeli şikayet hareketliliğinin belirgin biçimde arttığını gösterdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kampanya var, ürün yok: Siparişler stok gerekçesiyle iptal edildi</strong></span></p>

<p>Şikayetvar’a yansıyan bildirimlerde, özellikle bir alana bir bedava ve iki al bir öde kampanyalarında yaşanan sorunlar dikkat çekti. Tüketiciler, sipariş sırasında mevcut görünen ürünlerin ödeme sonrasında stok yetersizliği gerekçesiyle iptal edildiğini ve kampanya avantajından yararlanamadıklarını belirtti.</p>

<p>Bir tüketici, kampanya kapsamında verdiği iki siparişin ödemesini yapmasına ve teslimat saatini belirlemesine rağmen siparişlerinin kendisine bilgi verilmeden iptal edildiğini aktardı. Kampanya kapsamında hesapladığı 5 bin 754 TL’lik fiyat avantajını kaybettiğini belirten tüketici, ürünleri yeniden almak istediğinde daha yüksek fiyatlarla karşılaştığını ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Teslim edildi görünüyor, ürün tüketiciye ulaşmıyor</strong></span></p>

<p>Sanal market alışverişlerinde öne çıkan bir diğer sorun, teslimat kayıtlarıyla fiili teslimat arasındaki uyuşmazlıklar oldu. Bazı tüketiciler siparişlerinin uygulamada teslim edilmiş görünmesine rağmen ürünlerini alamadıklarını, bu nedenle ücret iadesi sürecinde de sorun yaşadıklarını bildirdi.</p>

<p>Yaklaşık bin TL tutarında alışveriş yapan bir tüketici, kurye tarafından kendisine başka bir müşterinin siparişinin getirildiğini, yanlış ürünleri kabul etmemesine rağmen kendi siparişinin sistemde teslim edildi olarak işaretlendiğini belirtti. Tüketici, kendisine hiçbir ürün ulaşmadığını ve şikayet tarihi itibarıyla ücretinin iade edilmediğini aktardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>9 bin TL’lik alışverişte 24 kalem ürün eksik çıktı</strong></span></p>

<p>Eksik teslimatlar da market zincirlerine yönelik şikayetler arasında yer aldı. Tüketiciler, ödeme yaptıkları ürünlerin tamamını teslim alamadıklarını ve eksik ürünlere ilişkin taleplerine yanıt almakta zorlandıklarını ifade etti.</p>

<p>İstanbul’da yaşayan bir tüketici, sanal market üzerinden gerçekleştirdiği 9 bin TL tutarındaki, 54 kalem ürün içeren alışverişinin 24 kaleminin eksik teslim edildiğini bildirdi. Eksikleri fark ettikten sonra siparişin tamamen iptal edilmesini ve ücret iadesi yapılmasını talep eden tüketici, yaşadığı süreci Şikayetvar’a taşıdı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Rafta 699 TL, kasada 1.599 TL</strong></span></p>

<p>Fiziksel mağazalarda ise raf etiketi ile kasa fiyatı arasındaki farklılıklar tüketicilerin gündemindeki sorunlardan biri olmaya devam etti. Şikayetlerde, fiyat farkını fark eden tüketicilerin iade veya fiyat düzeltme taleplerinin karşılanmadığına yönelik bildirimler de yer aldı. Adana’da bir market zincirinden alışveriş yapan tüketici, rafta 699 TL olarak gördüğü masaj aletinin kasadan 1.599 TL’ye geçtiğini bildirdi. Aradaki 900 TL’lik farkı mağazadan ayrılmadan fark ettiğini aktaran tüketici, aynı gün yaptığı iade talebinin kabul edilmediğini öne sürdü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/zincir-marketlerde-sikayetler-bir-haftada-yuzde-85-artti-indirim-var-urun-yok-1793031837.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bolat: Türkiye 38,1 Milyon Ton Üretimle Avrupa Birincisi Dünyada Yedinci</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-bolat-turkiye-381-milyon-ton-uretimle-avrupa-birincisi-dunyada-yedinci-119319</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-bolat-turkiye-381-milyon-ton-uretimle-avrupa-birincisi-dunyada-yedinci-119319</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul'da gerçekleştirilen Steel Networking Summit 2026 Dünya Çelik Birliği Kongresi programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle Avrupa'nın 1'incisi ve 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla dünyanın en büyük 10. çelik ihracatçısı arasında yer aldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da 80’den fazla ülkeden sektör temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen Steel Networking Summit 2026 Dünya Çelik Birliği Kongresi programına katılarak açılış konuşmasını gerçekleştirdi.</p>

<p>Bakan Ömer Bolat, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün, İstanbul’da, 80’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde çelik sektör temsilcisini ve yurtdışından 105 firmadan 128 alım heyetini bir araya getiren Steel Networking Summit 2026 Dünya Çelik Birliği Kongresi programına katıldık. Burada yaptığımız açılış konuşmasında küresel çelik sektörünün geleceğini, Türkiye’nin üretim gücünü ve ihracat vizyonumuzu değerlendirdik."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE HAM ÇELİK ÜRETİMİNDE AVRUPA'NIN BİRİNCİSİ</span></strong></p>

<p>Çelik sektörünün stratejik önemine vurgu yapan Bakan Bolat, Türkiye'nin küresel pazardaki konumunu ve ihracat rakamlarını aktardı.</p>

<p>Bakan Ömer Bolat konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çelik; altyapıdan enerjiye, otomotivden makine imalatına, ulaştırmadan savunma sanayisine kadar pek çok stratejik sektörün temelini oluşturuyor. Türkiye olarak güçlü üretim altyapımız, nitelikli sanayimiz ve geniş ihracat ağımızla küresel çelik sektöründe önemli bir konumda bulunuyoruz. 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle Avrupa’nın 1’incisi, dünyanın 7’ncisiyiz. 17,1 milyar dolarlık çelik ihracatımızla dünyanın en büyük 10. çelik ihracatçısı arasındayız. Türk çeliğini 200’den fazla ülke ve bölgedeki pazarlara ulaştırıyor, küresel tedarik zincirlerindeki güçlü konumumuzu pekiştiriyoruz. Çelik ihracatımızın %42,3’ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Bu tablo, sektörümüzün uluslararası kalite standartlarına uyumunu ve Avrupa sanayisiyle bütünleşmiş üretim gücünü açıkça ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığı olarak, küresel tedarik zincirlerine entegrasyonu güçlendirmek amacıyla desteklediğimiz 269 projenin 39’u çelik sektörümüzden oluşuyor. Yeşil dönüşüm süreçlerinde ise Responsible Programımız kapsamında desteklenen 219 firmanın 38’i çelik sektörümüzde faaliyet gösteriyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ULUSLARARASI PAZARLARDA ADİL REKABET VE YEŞİL DÖNÜŞÜM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Küresel ticaretteki korumacı politikalara dikkat çeken ve Türk ihracatçısının haklarını korumaya devam edeceklerini belirten Bakan Bolat şu değerlendirmelerde bulundu: "Küresel ticarette korumacı politikaların ve rekabet baskısının arttığı bir dönemde, Türk çelik sektörünün uluslararası pazarlardaki haklarını korumak ve ihracatçılarımızın önünü açmak için her platformda kararlılıkla çalışıyoruz. Avrupa Birliği ile yürüttüğümüz temaslarda sektörümüzün pazara erişimini, mevcut ticari haklarımızı ve adil rekabet koşullarını gündeme taşıyoruz. Bir yandan sanayimizin rekabet gücünü korurken, diğer yandan yeşil dönüşümü destekliyor; üreticilerimizin değişen küresel standartlara uyum sağlaması ve yüksek katma değerli üretim kapasitemizin gelişmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"HEDEFİMİZ DAHA GÜÇLÜ ÜRETİM VE DAHA YÜKSEK İHRACAT"</span></strong></p>

<p>Konuşmasının son bölümünde Türkiye Yüzyılı vizyonuna ve gelecek hedeflerine değinen Ticaret Bakanı Ömer Bolat ifadelerini şu sözlerle tamamladı: "Hedefimiz açık: Daha güçlü üretim, daha yüksek ihracat, daha rekabetçi bir sanayi ve küresel ticarette daha güçlü bir Türkiye! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan ve dünya ekonomisinde ağırlığını artıran Türkiye için sanayicilerimiz ve ihracatçılarımızla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/bakan-bolat-turkiye-381-milyon-ton-uretimle-avrupa-birincisi-dunyada-yedinci-1793019373.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enfeksiyonlara karşı önlem zamanı!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/enfeksiyonlara-karsi-onlem-zamani-119313</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/enfeksiyonlara-karsi-onlem-zamani-119313</guid>
                <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte sadece havalar değil, çocukların günlük yaşamı da değişiyor. Okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin artması ile ortak kullanılan alanlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, “Bu dönemde çocuklarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi yakınmaları daha sık görüyoruz. Influenza, RSV ve diğer solunum yolu virüsleri benzer belirtilerle başlayabiliyor; özellikle küçük çocuklarda hastalığın seyri yaşa ve eşlik eden risk faktörlerine göre değişebiliyor” diyor. Ancak çocukları enfeksiyonlardan korumanın yolunun; onları steril bir dünyada büyütmek ya da ‘mucizevi’ denilen vitaminleri gelişigüzel kullandırmaktan geçmediğini, aksine bu tür uygulamaların fayda yerine zarar verebileceğini belirten Dr. Kurt, basit ama etkili 6 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte sadece havalar değil, çocukların günlük yaşamı da değişiyor. Okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin artması ile ortak kullanılan alanlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt</strong>, “Bu dönemde çocuklarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi yakınmaları daha sık görüyoruz. Influenza, RSV ve diğer solunum yolu virüsleri benzer belirtilerle başlayabiliyor; özellikle küçük çocuklarda hastalığın seyri yaşa ve eşlik eden risk faktörlerine göre değişebiliyor” diyor. Ancak çocukları enfeksiyonlardan korumanın yolunun; onları steril bir dünyada büyütmek ya da ‘mucizevi’ denilen vitaminleri gelişigüzel kullandırmaktan geçmediğini, aksine bu tür uygulamaların fayda yerine zarar verebileceğini belirten Dr. Kurt, basit ama etkili 6 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>El hijyenini alışkanlığa dönüştürmek</strong></span></p>

<p>En temel önlemlerden birinin, ‘doğru zamanda, doğru el hijyeni’ sağlamak olduğunu vurgulayan Dr. Çiğdem Kurt şöyle diyor: “Çocuklara özellikle eve geldiklerinde, yemeklerden önce, tuvaletten sonra ve burunlarını silme, öksürme, hapşırma durumunda ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Sabun ve suyla yaklaşık 20 saniye el yıkamak yeterlidir. Su ve sabunun bulunmadığı, bazı zorunlu durumlarda en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri kullanılabilir ancak küçük çocuklarda yetişkin gözetiminde kullanılmalıdır.”&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kapalı alanları düzenli havalandırmak&nbsp;</strong></span></p>

<p>Enfeksiyonlardan korunmada, özellikle sınıfların ve evlerin uygun aralıklarla havalandırılması, mümkün olduğunda açık havada zaman geçirilmesi çok önemlidir. Soğuk hava çocuğu ‘hasta eden’ unsur değildir. Aksine, sonbahar ve kış aylarında insanların daha fazla kapalı alanlarda ve birbirleriyle yakın zaman geçirmesi bulaşmayı kolaylaştırır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hasta çocuğu evde dinlendirmek</strong></span></p>

<p>Çocuğun ateşi, kusma, ishal gibi bulaştırıcılığı artırabilecek belirtileri varsa ya da genel durumu giderek kötüleşiyorsa evde dinlendirilmesi hem kendi iyileşmesi hem de diğer çocukların korunması açısından oldukça önemlidir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Öksürürken veya hapşırırken mendil kullanmak</strong></span></p>

<p>Dr. Çiğdem Kurt, “Öksürürken veya hapşırırken ağzı ve burnu mendille kapatmak, mümkünse kağıt mendil kullanıp her kullanımdan sonra çöpe atmak, mendil yoksa dirsek içine öksürmek ve ardından elleri temizlemek çocuklara erken yaşta öğretilebilecek basit ama etkili davranışlardır” diyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Beslenme, uyku ve fiziksel aktivitesine dikkat etmek</strong></span></p>

<p>Enfeksiyon mevsimi başladığında ailelerin en çok “Bağışıklığını güçlendirmek için ne verebilirim?” sorusunu yönelttiklerini belirten Dr. Kurt, şöyle diyor: “Çocuğun yaşına uygun ve dengeli beslenmesi, yeterli uyuması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve günlük yaşamında açık havaya yer verilmesi genel sağlığın temelidir. Eksiklik saptanmadan gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi kullanmak yerine çocuğun beslenme düzeninin ve bireysel gereksinimlerinin değerlendirilmesi doğru yaklaşımdır. Burada hedef ‘hiç hastalanmayan çocuk’ yaratmak değil, hastalıklarla baş edebilecek sağlıklı bir çocukluk zemini oluşturmaktır.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşı takvimini aksatmamak</strong></span></p>

<p>Çocukluk çağı rutin aşılarının zamanında yapılmasının, enfeksiyonlardan ve özellikle bazı enfeksiyonların ağır sonuçlarından korunmanın en güçlü yollarından biri olduğunu vurgulayan Dr. Çiğdem Kurt “Mevsimsel influenza gibi aşılar açısından da çocuğun yaşı, sağlık durumu ve bireysel riskleri değerlendirilerek hekimiyle birlikte karar verilmelidir. Aşılama, özellikle ağır solunum yolu hastalığı, hastaneye yatış ve komplikasyon riskini azaltmada büyük katkı sağlarken, çevredekilerin korunmasına da yardımcı olur” diyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/enfeksiyonlara-karsi-onlem-zamani-1793008334.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimhan&#039;da Ceviz Rekoltesi Yüksek Fakat Üretici Pazar Sorunu Yaşıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-ceviz-rekoltesi-yuksek-fakat-uretici-pazar-sorunu-yasiyor-119312</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-ceviz-rekoltesi-yuksek-fakat-uretici-pazar-sorunu-yasiyor-119312</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Hekimhan ilçesinin Kozdere Mahallesi’ni ziyaret ederek ceviz üreticilerinin artan maliyetler ile pazarlama sorunlarını yerinde dinledi ve Hekimhan cevizine sahip çıkılması çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Hekimhan ilçesinin Kozdere Mahallesi’ni ziyaret ederek ceviz üreticilerinin sorun ve taleplerini yerinde dinledi. Hekimhan cevizinin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurgulayan Karademir, artan üretim maliyetlerine ve pazarlama sorunlarına dikkat çekerek üreticinin emeğinin karşılığını alması çağrısında bulundu.</p>

<p>Malatya’nın tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekmek ve üreticilerin yaşadığı sorunları gündeme taşımak amacıyla saha ziyaretlerini sürdüren MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Hekimhan’ın Kozdere Mahallesi’nde ceviz üreticileriyle bir araya geldi. Ceviz üretiminin önemli merkezlerinden biri olan Kozdere’de, hasat döneminde üreticilerin yaşadığı sorunları dinleyen Karademir’e, Kozdere Mahalle Muhtarı Zeki Çiğdem ile Hekimhan Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Tunç eşlik etti. Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Karademir, Malatya’nın üreticisinin ve çiftçisinin her zaman yanında olduklarını belirterek tarımsal ürünlerin değerini korumasının ve üreticinin emeğinin karşılığını almasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-26%20at%2011_31_52%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"REKOLTE YÜKSEK, ANCAK FİYATLAR ÜRETİCİYİ MEMNUN ETMİYOR"</span></strong></p>

<p>Bu yıl yağışların olumlu geçmesiyle birlikte Malatya’da bir çok üründe verimli bir sezon yaşandığını ifade eden Karademir, Hekimhan cevizinde de geçen yıla kıyasla önemli bir üretim artışı görüldüğünü belirtti. Geçtiğimiz yıl yaşanan don olayının ceviz üretimini ciddi ölçüde etkilediğini hatırlatan Karademir, bu yılki bereketli sezonun üreticiler açısından sevindirici olduğunu ancak fiyat ve pazarlama sorunlarının devam ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Karademir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Biz her zaman köylümüzün, çiftçimizin ve üreten insanımızın yanındayız. Bu yıl yağışlarımızın iyi geçmesiyle birlikte bol ve bereketli bir sezon yaşıyoruz. Ancak üreticilerimiz ceviz fiyatları konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Mazot, gübre ve işçilik başta olmak üzere üretim maliyetleri sürekli artarken bu artışlar ne yazık ki ürün fiyatlarına aynı şekilde yansımıyor. Üreticimizin verdiği emeğin karşılığını alması gerekiyor."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-26%20at%2011_31_52%20(2).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"HEKİMHAN CEVİZİ HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMELİ"</span></strong></p>

<p>Hekimhan cevizinin tescilli bir ürün olduğuna ve kendine özgü niteliğiyle öne çıktığına dikkat çekerek ürünün tanıtımının artırılması ve pazarlama imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Karademir, şöyle konuştu: "Hekimhan cevizimiz, Malatya’mızın önemli tarımsal değerlerinden biridir. Bu cevizin daha fazla tanıtılması, pazarlama imkânlarının geliştirilmesi ve hak ettiği değeri bulması gerekiyor. Üreticimiz büyük emek veriyor ancak bu emeğin karşılığı yeterince cebine yansımıyor. Biz de bu sorunları ilgili mercilere taşımaya ve çözüm bulunması için mücadele etmeye devam edeceğiz."</p>

<p>Karademir, Malatya’nın tarımsal zenginliğinin korunması gerektiğini belirterek kayısı, ceviz ve elma başta olmak üzere kentte üretilen tüm ürünlerin değerinin artırılması için çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-26%20at%2011_31_52.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAHALLE MUHTARI VE DERNEK BAŞKANINDAN TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Kozdere Mahalle Muhtarı Zeki Çiğdem, MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’in mahallelerini ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını dinlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karademir’in sorunları yerinde dinlemesinin önemine dikkat çeken Çiğdem, ziyaret dolayısıyla Karademir’e ve kendilerine eşlik eden Hekimhan Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Tunç’a teşekkür etti. Çiğdem, üreticilerin yaşadığı sıkıntıların gündeme getirilmesinin kendileri açısından önemli olduğunu belirterek Karademir’e çalışmalarında başarılar diledi.</p>

<p>Hekimhan Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Tunç ise Salih Karademir’in yaklaşık 110 kilometrelik yolu aşarak Kozdere’ye gelmesinin ve üreticilerin sorunlarını yerinde dinlemesinin kıymetli olduğunu söyledi. Kozdere cevizinin Hekimhan’ın tescilli tarımsal değerleri arasında yer aldığını belirten Tunç, bu yıl rekoltenin ve ürün kalitesinin yüksek olmasına rağmen pazarlama konusunda sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Tunç, açıklamasında şu değerlendirmeleri yaptı:&nbsp;"Ceviz denildiğinde akla Kozdere ve Hekimhan gelir. Bu yıl cevizimiz hem kaliteli hem de rekolte açısından oldukça iyi. Ancak iç piyasadaki tüketim ve pazarlama sorunları nedeniyle üreticilerimiz sıkıntı yaşıyor. Üreticimiz üretiyor ama ürününü pazarlamakta zorlanıyor. Salih Başkanımız da sağ olsun, sorunlarımızı yerinde dinlemek ve ilgili platformlarda dile getirmek için yanımıza kadar geldi."</p>

<p>Karademir’in Malatya’nın sorunlarını her platformda gündeme taşıdığını belirten Tunç, Hekimhanlı muhtarlar olarak kendisine teşekkür ettiklerini ve çalışmalarında destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-26%20at%2011_31_53.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SAHADA OLMAYA VE ÜRETİCİMİZİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</span></strong></p>

<p>Ziyaretin sonunda Malatyalı hemşehrilerine selam ve saygılarını ileten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, üreticilerin sorunlarını yerinde dinlemeyi ve çözüm önerilerini ilgili mercilere taşımayı sürdüreceklerini belirtti. Karademir, Malatya’nın tarımsal ürünlerine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak üreticinin emeğinin korunmasının hem bölge ekonomisi hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/hekimhanda-ceviz-rekoltesi-yuksek-fakat-uretici-pazar-sorunu-yasiyor-1793007889.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Genelindeki 19 Serbest Bölgenin İhracatı 9,8 Milyar Dolara Ulaştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelindeki-19-serbest-bolgenin-ihracati-98-milyar-dolara-ulasti-119311</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelindeki-19-serbest-bolgenin-ihracati-98-milyar-dolara-ulasti-119311</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgenin 2026 yılı ocak-eylül dönemindeki ihracatı yüzde 6,3 artarak 9,8 milyar dolara yükseldi. İhracatın yüzde 58,4'ünü orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, bölgelerde toplam 88 bin 7 kişiye istihdam sağlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakanlık verilerine göre, serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 9,8 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında ise ihracat yüzde 14,8 artarak 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylül ayında yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 olarak kaydedildi. Böylece 19 serbest bölge, dış ticarette net ihracatçı konumunu korudu. Ocak-eylül döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışların yüzde 76,1’ini ihracat oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATIN YÜZDE 58,4’Ü TEKNOLOJİ ODAKLI ÜRÜNLERDEN</span></strong></p>

<p>Serbest bölgelerin ihracatında katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin payı dikkati çekti. İlk 9 ayda gerçekleştirilen ihracatın yüzde 51,3’ünü orta-ileri teknolojili, yüzde 7,2’sini ise yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. Orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 58,4’e ulaşırken, Bakanlık söz konusu gelişmenin Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine katkı sağladığını bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">88 BİN KİŞİYE DOĞRUDAN İSTİHDAM</span></strong></p>

<p>Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede, 466’sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 930 firma faaliyet gösterdi. Bu firmalar aracılığıyla 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’si yerli, 686’sı yabancı kullanıcılara verildi. Üretim amaçlı faaliyet ruhsatlarının toplam ruhsatlar içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA LİDER EGE SERBEST BÖLGESİ</span></strong></p>

<p>Ege Serbest Bölgesi, yılın ilk 9 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı. Yüzde 6,7’lik büyüme kaydeden bölge, Türkiye’deki 19 serbest bölgenin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 23,4 artışla 425 milyon dolara yükseldi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinde ihracat artışı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EGE SERBEST BÖLGESİ’NİN TİCARET HACMİ 4,81 MİLYAR DOLAR</span></strong></p>

<p>Ege Serbest Bölgesi, Türkiye ve yurt dışı ile gerçekleştirdiği ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak toplam serbest bölge ticaret hacminin yüzde 22’sini oluşturdu. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinde ise dört ticaret yönünün tamamında artış yaşandı.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ve “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda serbest bölgelerin teknoloji odaklı, yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren stratejik ihracat merkezlerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/turkiye-genelindeki-19-serbest-bolgenin-ihracati-98-milyar-dolara-ulasti-1793006469.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimhan’da Maden İşçileri İçin Yeni Bölge Temsilciliği Hizmete Girdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-maden-iscileri-icin-yeni-bolge-temsilciligi-hizmete-girdi-119291</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-maden-iscileri-icin-yeni-bolge-temsilciligi-hizmete-girdi-119291</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Maden İşçileri Sendikası, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde maden işçilerine hizmet verecek olan Bölge Temsilciliğini düzenlenen tören, dualar ve kurban kesimiyle hizmete açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Maden İşçileri Sendikası, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bölge temsilciliğini düzenlenen törenle hizmete açtı. Genel Başkan Nurettin Akçul, temsilciliğin maden işçilerine ve ilçeye hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Türkiye Maden İşçileri Sendikası Bölge Temsilciliği düzenlenen törenle açıldı. İlçe merkezindeki Meydan İşhanı’nda gerçekleştirilen açılış programı, duaların okunması ve kurban kesilmesiyle başladı.</p>

<p>Törende konuşan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Hekimhan’da bölge temsilciliği açmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Akçul, “Bugün Hekimhan ilçemizde Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın bölge temsilciliğini açmak üzere burada toplandık. Kurbanımızı kestik, dualarımızı okuduk. Cenab-ı Allah bizleri mahcup etmesin. Bölge temsilciliğimiz Hekimhan’a bereket ve bolluk getirsin, çalışan arkadaşlarımızın sayısının artmasına vesile olsun. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Temsilciliğimiz hayırlı olsun” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610251353-img-3585.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZ İÇİN HAYIRLI OLSUN</span></strong></p>

<p>Türkiye Maden İşçileri Sendikası Şube Başkanı Mehmet Sönmez ise açılan temsilciliğin bölgede çalışan maden işçileri açısından önemli olduğunu belirtti.&nbsp;Sönmez, “Hekimhan’a açtığımız bölge temsilciliğimiz, burada bulunan emekçi arkadaşlarımıza hayırlara vesile olsun. İnşallah burada yapılacak görüşmeler işçi arkadaşlarımız adına hayırlı sonuçlara vesile olur” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek Türkiye Maden İşçileri Sendikası Hekimhan Bölge Temsilciliği resmen hizmete açıldı.</p>

<p>Açılış törenine Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Şube Başkanı Mehmet Sönmez, Mali İşler Yöneticisi Ozan Ergül, Hekimhan Temsilcisi Volkan Mutlu, MHP Hekimhan İlçe Başkanı Efendi Akyüz ile çok sayıda maden işçisi ve vatandaş katıldı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/hekimhanda-maden-iscileri-icin-yeni-bolge-temsilciligi-hizmete-girdi-1792927607.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mobiliteden Beyaz Eşyaya Kadar Teknolojik Ürünlerin Fiyat Listesi Belli Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/mobiliteden-beyaz-esyaya-kadar-teknolojik-urunlerin-fiyat-listesi-belli-oldu-119276</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/mobiliteden-beyaz-esyaya-kadar-teknolojik-urunlerin-fiyat-listesi-belli-oldu-119276</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 22 Ekim Perşembe günü teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştıran teknolojik ürünler ve mobilite çözümleri farklı kategori ile fiyat seçenekleriyle tüketiciye sunuluyor. İki ve üç tekerlekli moped modellerinden akıllı ekran teknolojilerine, evlerin temel ihtiyacı beyaz eşyalardan mutfaktaki pratik çözümlere kadar birçok ürün satış listelerindeki yerini aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOBİLİTEDE İKİ VE ÜÇ TEKERLEKLİ ALTERNATİFLER</span></strong></p>

<p>Ulaşımda pratik ve çevreci çözümler sunan mobilite kategorisinde farklı motor ve moped seçenekleri yer alıyor. VOLTA VT7 PRO Üç Tekerlekli Elektrikli Moped 179.990 TL, VOLTA VM5 Neo Üç Tekerlekli Moped 84.990 TL, REVOLT RS3 NEO 50 CC Benzinli Moped 44.990 TL, VOLTA VM2 Üç Tekerlekli Moped 69.990 TL ve VOLTA VSX Elektrikli Motorlu Bisiklet 33.990 TL fiyatlarıyla mobilite kategorisinde yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TELEVİZYONLARDA AKILLI EKRAN TEKNOLOJİLERİ</span></strong></p>

<p>Seyir zevkini artıran gelişmiş ekran teknolojilerine sahip akıllı televizyonlar da yeni fiyatlarıyla raflarda yer buluyor. ONVO 55VQ90F3UA 55” Frameless 4K Ultra HD QLED Google TV 21.999 TL, ONVO 50VQ90F3UA 50” Frameless Ultra HD QLED Google TV 18.499 TL, SAMSUNG 58U8000F 58” UHD Smart TV 31.999 TL ve SAMSUNG 50U8000F 50” 4K Ultra Smart LED TV 23.999 TL fiyatlarıyla televizyon kategorisinde listeleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYAZ EŞYADA EVLERİN TEMEL İHTİYAÇLARI</span></strong></p>

<p>Evlerin olmazsa olmaz temel beyaz eşya modelleri yüksek kapasite ve uygun fiyat seçenekleriyle dikkat çekiyor. SEG NFK481S020D E Buzdolabı 31.999 TL, SEG BM 601S0 D Bulaşık Makinesi 17.999 TL ve SEG CMI 101121S0 D 10 KG Çamaşır Makinesi 20.999 TL fiyatlarıyla satışa sunuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUTFAK VE EV BAKIMINDA PRATİK ÇÖZÜMLER</span></strong></p>

<p>Ev işlerini ve mutfak hazırlıklarını kolaylaştıran küçük ev aletleri uygun fiyatlarla alıcı bekliyor. HOMEND Profashion 3063H Stand Mikser 5.499 TL, PIERRE CARDIN Multi Blender Set 1.999 TL, KIWI KJ-1935 Yavaş Sıkım Sebze Meyve Presi 2.799 TL, PIERRE CARDIN Çelik Kettle 799 TL, HOMEND 1271H Şarjlı Dikey Süpürge 4.999 TL ve KIWI KSI-631 Seyahat Ütüsü 699 TL fiyatlarıyla küçük ev aletleri arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/a101den-moped-satislari-1792770096.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOGG T10F 4More Kehribar Serisi ile yollara çıkıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/togg-t10f-4more-kehribar-serisi-ile-yollara-cikiyor-119274</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/togg-t10f-4more-kehribar-serisi-ile-yollara-cikiyor-119274</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli T10F 4More’u Kehribar Serisi ile kullanıcılarla buluşturuyor. Doğanın milyonlarca yılda oluşturduğu kehribarın kendine özgü renklerinden ilham alan seri, özel tasarım detaylarıyla T10F’in sportif çizgilerini ön plana çıkarıyor.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli T10F 4More’u Kehribar Serisi ile kullanıcılarla buluşturuyor. Doğanın milyonlarca yılda oluşturduğu kehribarın kendine özgü renklerinden ilham alan seri, özel tasarım detaylarıyla T10F’in sportif çizgilerini ön plana çıkarıyor. &nbsp;</p>

<p>Ayder, Seyhan, Urla, Kula, Oltu, Gemlik ve Mardin olmak üzere yedi farklı gövde rengiyle sunulan Kehribar Serisi, ışığa göre değişen yansımalarıyla T10F 4More’un görünümüne sofistike bir karakter kazandırıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Doğadan gelen yeni ilham Kehribar</strong></span></p>

<p>Togg’un özel seri yaklaşımının yeni üyesi Kehribar, adını milyonlarca yılda fosilleşen doğal reçineden alıyor. Volkanik kökenli obsidiyenin derin siyah tonlarını yansıtan Obsidiyen Serisi’nin ardından Kehribar, sıcak renkleri ve zarif detaylarıyla doğanın farklı bir yüzünü Togg’un tasarım dünyasına taşıyor. Anadolu’nun ruhunu ve zamanın izlerini taşıyan Kehribar, geleceğin teknolojisiyle buluşuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Özgün detaylarla güçlenen sportif tasarım</strong></span></p>

<p>T10F 4More Kehribar Serisi’nde özel detaylar, dış tasarımdaki sportif çizgileri belirginleştirerek bütüncül ve özgün bir görünüm ortaya koyuyor. Jantlardan ön panjura, logodan yan aynalara ve cam çerçevelerine kadar tasarımın farklı noktalarında kullanılan Kehribar detayları, ışığın değişen etkisiyle farklı açılardan kendini gösteriyor. İç mekânda ise Artisyn kumaş ve kabartma desenli detaylara sahip koltuklar ile özel dekoratif yüzeyler, dış tasarımdaki renk ve malzeme uyumunu kabine taşıyor.</p>

<p><strong>T10F 4More’un gücüne Kehribar dokunuşu<br />
&nbsp;</strong>Kehribar Serisi, kendine özgü tasarım ayrıntılarını T10F 4More’un üstün performansıyla bir araya getiriyor. Çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli T10F 4More, 320 kW (435 PS) güç ve 700 Nm maksimum tork üreterek 0’dan 100 km/sa hıza yalnızca 4,3 saniyede ulaşıyor. 89.6 kWh batarya kapasitesiyle WLTP standartlarına göre 500 kilometre menzil sunan model, 26.5 dakikalık hızlı şarj süresiyle de günlük kullanımda pratiklik sağlıyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/togg-t10f-4more-kehribar-serisi-ile-yollara-cikiyor-1792766793.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Üreticilere 13 İlçede Toplam 30 Tonu Aşkın Yem Bitkisi Tohumu Dağıtıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ureticilere-13-ilcede-toplam-30-tonu-askin-yem-bitkisi-tohumu-dagitildi-119271</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ureticilere-13-ilcede-toplam-30-tonu-askin-yem-bitkisi-tohumu-dagitildi-119271</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da hayvancılığın geliştirilmesi ve meralar üzerindeki otlatma baskısının azaltılması amacıyla 13 ilçede üreticilere yüzde 50 hibeli toplam 30 bin 750 kilogram yem bitkisi tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında dağıtılan beşli karışım tohumlarla hem kaba yem ihtiyacının karşılanması hem de yem maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da hayvancılığın geliştirilmesi ve meralar üzerindeki otlatma baskısının azaltılması amacıyla 13 ilçede üreticilere yüzde 50 hibeli toplam 30 bin 750 kilogram yem bitkisi tohumu dağıtıldı.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında, Malatya genelindeki üreticilere yönelik yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında, kentteki 13 ilçede üreticilere yüzde 50 hibe desteğiyle toplam 30 bin 750 kilogram beşli karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEŞ FARKLI YEM BİTKİSİ TOHUMU DAĞITILDI</span></strong></p>

<p>Üreticilere ulaştırılan tohum karışımında yem bezelyesi, Macar fiği, tritikale, arpa ve yulaf yer aldı. Dağıtılan tohumlarla yem bitkileri üretiminin artırılması, hayvancılık işletmelerinin kaba yem ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanması ve üreticilerin yem maliyetlerinin azaltılmasının desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERALAR ÜZERİNDEKİ OTLATMA BASKISI AZALTILACAK</span></strong></p>

<p>Proje ile yem bitkisi ekim alanlarının yaygınlaştırılması ve hayvanların beslenmesinde alternatif kaba yem kaynaklarının artırılması amaçlanıyor. Böylece doğal meralar üzerindeki yoğun otlatma baskısının azaltılması, mera alanlarının dinlendirilmesi ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması öngörülüyor.</p>

<p>Yetkililer, sağlanan destekle hem hayvansal üretimin güçlendirilmesinin hem de doğal kaynakların korunarak mera alanlarının daha verimli kullanılmasının hedeflendiğini belirtti. Malatya genelinde hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik tarımsal destekleme çalışmalarının, sürdürülebilir üretim ve kırsal kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-ureticilere-13-ilcede-toplam-30-tonu-askin-yem-bitkisi-tohumu-dagitildi-1792764129.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Sigortası Dolandırıcılığına Dikkat!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-sigortasi-dolandiriciligina-dikkat-119264</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-sigortasi-dolandiriciligina-dikkat-119264</guid>
                <description><![CDATA[Sigorta şirketinizden geldiği izlenimini veren bir arama, ileti veya SMS, her zaman göründüğü gibi olmayabilir. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, sağlık sigortası dolandırıcılığı ile ilgili uyarılarını paylaştı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sigortası hemen hemen herkesi ilgilendiren, özel poliçelerle ilgili detayları çoğumuzun tam olarak bilmediği ve kaybetme korkusunun kolayca tetiklenebildiği bir konu. Genellikle yıl sonuna doğru yoğunlaşan özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) poliçe yenilemeleri, yeni yılla birlikte güncellenen işlemler, dolandırıcılara benzer bir kılıf sunuyor. Bu dönemlerde sigorta şirketlerinden, acentelerden ve aracı kurumlardan reklamlar, e-postalar, SMS’ler ve aramalar gelebiliyor. İletişimin ve tanıtım çalışmalarının yoğunluğu dolandırıcıların arada kaybolmasını kolaylaştırabiliyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlık sigortası dolandırıcılıkları nasıl işliyor?</strong></span></p>

<p>Dolandırıcılar sizi arayabilir, SMS ya da e-posta gönderebilir, WhatsApp veya sosyal medya üzerinden mesaj atabilirler. Ayrıca arama motorlarında ya da Instagram ve Facebook gibi platformlarda reklam verip resmî görünümlü logolar ve ifadelerle hazırlanmış sahte bir web sitesi aracılığıyla kendilerini bilinen bir sigorta şirketi gibi gösterebilirler. İletişime geçmek ya da reklam yayımlamak için kullanılan bahane değişebilir. Yaygın olanlar şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:”disc”">
	<li>Sigorta prim borcunuz var; ödemezseniz sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaksınız</li>
	<li>Adınıza bir sağlık hizmet bedeli veya prim iadesi tanımlandı; almak için bağlantıya tıklayın</li>
	<li>Sağlık sigortası poliçenizin süresi doluyor; yenilemek için bilgilerinizi doğrulayın</li>
	<li>Mevcut teminatınızın kapsamı değişiyor</li>
	<li>Size özel, yalnızca birkaç gün geçerli indirimli bir tamamlayıcı sağlık sigortası teklifi var</li>
	<li>e-Devlet, e-Nabız ya da MHRS hesabınız askıya alındı veya güncellenmesi gerekiyor</li>
	<li>Kimlik bilgileriniz bir dolandırıcılık soruşturmasında kullanıldı&nbsp;</li>
</ul>

<p>Dolandırıcı, sizi tuzağına çekmek için genellikle denenmiş ve etkisi kanıtlanmış bazı sosyal mühendislik tekniklerine başvurur. Aciliyet yaygın bir taktiktir. Sizi strese sokar, mantıklı düşünme olasılığını azaltır ve fırsatı kaçırma korkusunu tetikler. Gerçek bir poliçe yenileme tarihi ya da yeni yılda değişen prim tutarları, yalana bir parça gerçeklik katarak onu daha da inandırıcı hâle getirir.Kendini sigorta şirketi çalışanı olarak tanıtan kişi sizden T.C. kimlik numarası ile başlayıp e-Devlet parolasına kadar uzayan bilgiler talep edebilir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Verilerinizle ne yapmak istiyorlar?</strong></span></p>

<p>Sizi kandırarak hangi verileri ele geçirdiklerine bağlı olarak kişisel ve finansal bilgilerinizi kullanarak banka hesaplarınıza erişebilir, adınıza kredi veya kredi kartı başvurusu yapabilir hatta yeni bir telefon hattı çıkarabilirler. e-Devlet parolanız ve SMS kodlarınız ele geçirilirse adınıza yapılabilecek işlemlerin sınırı neredeyse yoktur.</p>

<p>Bilgilerinizi kullanarak hiç almadığınız sağlık hizmetleri, tıbbi malzemeler veya ilaçlar için adınıza işlem yaptırmaya çalışabilirler. Sahte bir sigorta poliçesi satıp primi kendi hesaplarına aktarabilirler ya da gerçek bir poliçeyi sizin adınıza değiştirerek haksız komisyon elde etmeye çalışabilirler.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlık sigortası dolandırıcılıklarından korunma yolları</strong></span></p>

<p>Size ulaşan kişi kişisel, finansal veya sağlık bilgilerinizi istiyorsa son derece şüpheyle yaklaşmalısınız. Bu bilgileri vermeniz için size baskı yapıyor ya da gerçek olamayacak kadar iyi görünen fırsatlar vaat ediyorsa daha da şüpheci olmalısınız.&nbsp;Sigorta şirketleri ve acenteler sizinle iletişime geçebilir ancak bu genellikle daha önce verdiğiniz bir izne (ticari ileti onayına) dayanır. Kendilerini ve kurumlarını açıkça tanıtır, neden aradıklarını ayrıntılı biçimde açıklarlar. Baskı taktikleri kullanmaz, gerçek olamayacak kadar iyi hediyeler ve fırsatlar sunmazlar. Ayrıca hassas bilgilerinizi hemen vermeniz için sizi zorlamaya çalışmazlar. Unutmayın ki SGK, bankalar ve sigorta şirketleri telefonda e-Devlet parolanızı, kart parolanızı ya da SMS ile gelen doğrulama kodlarınızı istemez.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlık sigortası dolandırıcılıklarından uzak durmanın en iyi yolları şunlardır:</strong></span></p>

<ul style="list-style-type:”disc”">
	<li>Şüphe duyduğunuzda telefonu kapatın ya da mesaja yanıt vermeyin. Arayanın ya da gönderenin meşru olup olmadığını her zaman ayrıca kontrol edin.</li>
	<li>SMS, e-posta veya sosyal medya mesajlarındaki bağlantılara tıklamayın. İnternet aramalarında da dikkatli olun; en üstte çıkan reklamlar her zaman gerçek kurumlara ait olmayabilir. Resmî kamu sitelerinin adreslerini mutlaka kontrol edin.</li>
	<li>Ziyaret etmek istediğiniz sitenin adını doğrudan adres çubuğuna yazın. Sağlık kayıtlarınızı e-Nabız üzerinden, adınıza düzenlenmiş poliçeleri ise e-Devlet üzerinden kontrol edebilirsiniz.</li>
	<li>Size teklif sunan kişinin gerçekten yetkili bir sigorta acentesi veya brokeri olup olmadığını, çalıştığını söylediği sigorta şirketini kendi bulduğunuz numaradan arayarak teyit edin.</li>
	<li>Şüpheli bağlantıları ve web sitelerini Siber Güvenlik Başkanlığı’na (siberguvenlik.gov.tr/ihbar), şüpheli her türlü iletişimi de adını kullanan kuruma bildirin.</li>
</ul>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlık sigortası dolandırıcılığına maruz kaldıysam ne yapmalıyım?</strong></span></p>

<p>Kart veya hesap bilgilerinizi verdiyseniz hemen bankanızı arayın ve kartınızı kapattırın. e-Devlet parolanızı değiştirin, giriş kayıtlarınızı ve adınıza açılmış hatları kontrol edin. Emniyete veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun; adı kullanılan kuruma (SGK için ALO 170 veya sigorta şirketinize) bilgi verin. e-Nabız ve e-Devlet’teki kayıtlarınızı olağan dışı işlemlere karşı kontrol edin. Dolandırıcılara vermiş olabileceğiniz parolaları değiştirin. Paranızı geri almayı vaat eden kurtarma dolandırıcılarına kanmayın.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/saglik-sigortasi-dolandiriciligina-dikkat-1792751789.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 3 Bin Dönümlük Patates Hasadı! Hedef 20 Bin Ton</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-3-bin-donumluk-patates-hasadi-hedef-20-bin-ton-119263</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-3-bin-donumluk-patates-hasadi-hedef-20-bin-ton-119263</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates hasadı devam ediyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır ürün depolara sevk ediliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderilirken üreticiler, ithal tohum maliyetlerine karşı yerli üretimin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı sürüyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte bekleniyor. Bölgede hasat edilen patatesler, yemeklik ve tohumluk olarak değerlendirilirken günlük 10-12 tır ürün depolara sevk ediliyor. Palanga Mahallesi’nde yetiştirilen yerli tohumluk patatesler, Türkiye’nin farklı bölgelerinin yanı sıra Türk cumhuriyetlerine de gönderiliyor. Üreticiler, bölgenin iklim ve toprak koşullarının patates yetiştiriciliği açısından önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOHUMLUK PATATESLER TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA GÖNDERİLİYOR</span></strong></p>

<p>Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içinde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patatese dayandığını belirten Gökçe, şöyle konuştu:&nbsp;“Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610231210-img-3422.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHAL TOHUMUN TONU BİN AVRO</span></strong></p>

<p>Yerli tohum üretiminin önemine değinen Hakan Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirtti. Yüksek maliyetlerin üreticileri zorladığını ifade eden Gökçe, yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını söyledi.&nbsp;Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNLÜK 10-12 TIR PATATES SEVK EDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi gerçekleştirildiğini belirten Gökçe, bölgede 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklendiğini kaydetti. Mevsimlik tarım işçilerinin de katılımıyla hasadın devam ettiğini aktaran Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara gönderildiğini ifade etti.&nbsp;Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BU YIL VERİM VE KALİTEDEN MEMNUNUZ”</span></strong></p>

<p>Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi de Darende’de uzun yıllardır patates üretimi yaptıklarını belirtti. Bengi, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini ifade etti.&nbsp;Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını kaydeden Bengi, ürünlerin veriminden ve kalitesinden memnun olduklarını belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOHUMLUK PATATES SATIŞLARI İÇİN GERİ SAYIM</span></strong></p>

<p>İlhan Bengi, yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışlarına ve ihracatına başlanmasının beklendiğini belirtti. Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydeden Bengi, hasat sonrası sevkiyat sürecinin devam ettiğini ifade etti.&nbsp;Palanga Mahallesi’nde süren hasatla birlikte bölgedeki patates üretimi, yerli tohumluk üretimi ve sevkiyat faaliyetleriyle dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-3-bin-donumluk-patates-hasadi-hedef-20-bin-ton-1792751150.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Kayısısını Don Vurmadan Korumak İçin Yeni Çeşitler Geliştirilecek</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-kayisisini-don-vurmadan-korumak-icin-yeni-cesitler-gelistirilecek-119262</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-kayisisini-don-vurmadan-korumak-icin-yeni-cesitler-gelistirilecek-119262</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek; geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Don felaketinin ve azalan dünya pazar payının etkilerine dikkat çeken Kılıç, tüm paydaşları Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki projelere destek vermeye davet etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZİRAİ DON KAYISI ÜRETİMİNİ AĞIR ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610231144-76b57f3b-6e9c-4458-b730-995de65c9680.jpeg" style="height:320px; width:320px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DONA DAYANIKLI KAYISI İÇİN BİLİMSEL ÇALIŞMA</span></strong></p>

<p>Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"KAYISIDA BODUR ANAÇ ÜRETİMİNE GEÇMELİYİZ"</span></strong></p>

<p>Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerekiyor."</p>

<p>Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOKU KÜLTÜRÜ LABORATUVARININ KAPASİTESİ ARTIRILMALI</span></strong></p>

<p>Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ARAŞTIRMA: RAKIM VE ÇEŞİT SEÇİMİ DON ZARARINI ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"DÜNYA PAZARINDAKİ PAYIMIZI YENİDEN YÜKSELTMELİYİZ"</span></strong></p>

<p>Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ŞAHSİ GEREKÇELERLE MUHALEFET ETMEK YERİNE BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ"</span></strong></p>

<p>Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE TOHUMCULUKTA 158 MİLYON DOLAR DIŞ TİCARET FAZLASI VERDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"MALATYA KAYISISININ GELECEĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"</span></strong></p>

<p>Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Malatya kayısısının geleceği ortak sorumluluğumuzdur. Bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılması zorunluluk haline gelmiştir. Üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerekmektedir. Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-kayisisini-don-vurmadan-korumak-icin-yeni-cesitler-gelistirilecek-1792749463.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Hafta Sonu Pazar Yerleri ve Adres Listesi... Cumartesi Pazar</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-hafta-sonu-pazar-yerleri-ve-adres-listesi-cumartesi-pazar-119258</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-hafta-sonu-pazar-yerleri-ve-adres-listesi-cumartesi-pazar-119258</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da hafta içi çalışan vatandaşların hafta sonu mutfak alışverişlerini yapabilecekleri semt pazarları cumartesi ve pazar günleri hizmet veriyor. Cumartesi günleri Mücelli Caddesi ile Bostanbaşı Mahallesi Fatih Caddesi'nde, pazar günleri ise Niyazi Mısri Mahallesi ve Karakavak Mahallesi Mehmet Ejder Caddesi'nde tezgah açılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hafta içi yoğun iş temposu nedeniyle mutfak alışverişine vakit ayıramayan çalışan vatandaşlar için Malatya'da cumartesi ve pazar günleri kurulan semt pazarlarının konumları önem taşıyor. Hafta sonunu değerlendirmek isteyenler için şehirde tezgah açılan pazar noktaları netleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">CUMARTESİ GÜNÜ KURULAN SEMT PAZARLARI</span></strong></p>

<p>Haftanın ilk izin gününde taze sebze ve meyve alışverişi yapmak isteyen vatandaşlar için cumartesi günleri iki farklı noktada semt pazarı hizmet veriyor:</p>

<p>Mücelli Caddesi</p>

<p>Bostanbaşı Mahallesi Fatih Caddesi</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAZAR GÜNÜ KURULAN SEMT PAZARLARI</span></strong></p>

<p>Pazar gününü alışverişe ayıran çalışanlar ve bölge sakinleri için ise tezgahlar yine kentin iki ayrı adresinde kuruluyor:</p>

<p>Niyazi Mısri Mahallesi (Eski tekel binasının arkasına kadar)</p>

<p>Karakavak Mahallesi Mehmet Ejder Caddesi</p>

<p>Hafta sonu pazar alışverişine çıkacak vatandaşlar, belirlenen bu adresleri ziyaret ederek haftalık mutfak ihtiyaçlarını temin edebilirler.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-hafta-sonu-pazar-yerleri-ve-adres-listesi-cumartesi-pazar-1792743667.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prizde Unutulan ve Bekleme Modunda Çalışan Cihazlar Elektrik Faturasını Kabartıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/prizde-unutulan-ve-bekleme-modunda-calisan-cihazlar-elektrik-faturasini-kabartiyor-119242</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/prizde-unutulan-ve-bekleme-modunda-calisan-cihazlar-elektrik-faturasini-kabartiyor-119242</guid>
                <description><![CDATA[Elektrik faturası yükseldiğinde akla ilk olarak klima, ısıtıcı veya fırın gelse de prizde bekleme modunda unutulan cihazlar da toplam tüketimi artırıyor. Televizyon, uydu alıcısı ve oyun konsolu gibi ürünler tamamen kapatılmadığı sürece elektrik harcamaya devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik faturası yükseldiğinde akla ilk olarak klima, elektrikli ısıtıcı, fırın ya da çamaşır makinesi geliyor. Ancak evlerde günün büyük bölümünde kullanılmadan prizde bekleyen elektronik cihazlar da toplam elektrik tüketiminin bir parçasını oluşturuyor. Televizyonlar, uydu alıcıları, oyun konsolları, bilgisayarlar, yazıcılar ve çeşitli akıllı ev ürünleri tamamen kapatılmadıkları sürece düşük seviyede de olsa enerji tüketebiliyor. Tek bir cihazın harcadığı elektrik çoğu zaman faturada büyük bir fark yaratmasa da evdeki cihaz sayısı arttıkça bekleme tüketimi de birikiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TELEVİZYON KAPALI AMA ELEKTRİK TÜKETİYOR OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Kumanda ile kapatılan televizyonların tamamı elektrik bağlantısını kesmiş olmuyor. Televizyon, yeniden kumanda sinyalini alabilmek ve bazı işlevlerini hazır tutabilmek için bekleme modunda çalışmaya devam edebiliyor. Uydu alıcıları, medya oynatıcılar, ses sistemleri ve oyun konsollarında da benzer bir durum görülebiliyor.</p>

<p>Bu yüzden televizyonun ekranının kapanması, cihazın prizden tamamen ayrıldığı anlamına gelmiyor. Uzun süre kullanılmayacak elektronik cihazların tamamen kapatılması veya uygun bir çoklu priz üzerinden enerjisinin kesilmesi tüketimi azaltabilecek yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MODEM İÇİN DURUM BİRAZ FARKLI</span></strong></p>

<p>Modem, evlerde en uzun süre açık kalan elektronik cihazlardan biri olarak öne çıkıyor. İnternet bağlantısının kesilmemesi için gün boyunca çalışması çoğu kullanıcı açısından gerekli görülüyor.&nbsp;Ancak burada modemi faturanın başlıca sorumlusu gibi görmek doğru değil. Modemin tüketimi; elektrikli ısıtıcı, klima, termosifon veya fırın gibi yüksek güç kullanan cihazlarla kıyaslandığında genellikle çok daha düşük kalıyor. Yine de uzun süre evde olunmayacaksa, örneğin tatil dönemlerinde, internet bağlantısına ihtiyaç duyulmayan durumlarda modemin kapatılması küçük de olsa gereksiz tüketimin önüne geçebiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OYUN KONSOLU VE BİLGİSAYARLARI DA KONTROL EDİN</span></strong></p>

<p>Oyun konsollarında hızlı açılış, otomatik güncelleme ve çevrim içi bağlantı gibi özellikler cihazın tamamen kapanmak yerine düşük güç tüketen bir bekleme durumunda kalmasına yol açabiliyor. Bilgisayarlar ve monitörler de benzer şekilde kullanılmadıkları zamanlarda uyku veya bekleme moduna geçebiliyor.</p>

<p>Gün içinde kısa süreli kullanılacak cihazlarda bekleme modu pratik olabiliyor. Ancak bilgisayar veya oyun konsolu saatlerce ya da günlerce kullanılmayacaksa tamamen kapatılması daha düşük tüketim sağlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAZICI VE SES SİSTEMLERİ DE PRİZDE UNUTULUYOR</span></strong></p>

<p>Evden çalışanların çalışma masasındaki yazıcı, hoparlör, monitör ve diğer elektronik ekipmanlar çoğu zaman gün sonunda kapatılmadan bırakılıyor. Yazıcılar ve bazı ses sistemleri kullanılmadıkları sırada düşük seviyede enerji harcayabiliyor. Çalışma alanında çok sayıda cihazın sürekli bağlı olması da zaman içinde toplam tüketimi artırabiliyor. Bu noktada tek tek cihazların tüketiminden çok, evde kaç elektronik ürünün sürekli enerjide kaldığı önem kazanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/prizde-unutulan-ve-bekleme-modunda-calisan-cihazlar-elektrik-faturasini-kabartiyor-1792669786.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tasfiye Edilen Fonlardan Erken Para Çekenlerin İade Edeceği Tutar Artırıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tasfiye-edilen-fonlardan-erken-para-cekenlerin-iade-edecegi-tutar-artirildi-119236</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tasfiye-edilen-fonlardan-erken-para-cekenlerin-iade-edecegi-tutar-artirildi-119236</guid>
                <description><![CDATA[Fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifinde Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında önemli bir değişikliğe gidildi. Tasfiye tarihinden önce parasını çekenlerin isteğe bağlı geri ödeyecekleri tutarın hesabında emsal fon getirisi yerine TÜFE ile Yİ-ÜFE artışlarının aritmetik ortalaması esas alınacak. Düzenlemede ayrıca "gerçeğe aykırı oluşan değerler" ifadesi metinden çıkarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye esaslarıyla, hak sahiplerine yapılacak ödemelerin koşullarını düzenleyen kanun teklifinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında önemli bir değişiklik yapıldı. Yürütme ve yürürlük dahil toplam 9 maddeden oluşan kanun teklifinin "Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme" başlıklı 4'üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle, parasını tasfiye tarihinden önce çekenlerin isteğe bağlı geri ödeyecekleri tutar artırıldı.</p>

<p>Teklif TBMM'ye ilk geldiğinde, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını iade ederek parasını çeken kişilerin fona fiilen yaptıkları yatırım ile emsal fonların yıllık ortalama getirisi baz alınarak hesaplanan emsal getiri toplamından fazla olan parayı isterlerse iade edebileceğini hükme bağlıyordu. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda verilen önerge ile geri ödenmesi gereken tutarın hesaplama yöntemi değiştirilerek emsal getiri yerine enflasyon kriteri getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HESAPLAMA YÖNTEMİ DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre tasfiye öncesi parasını çekenler, ana paralarına TÜİK tarafından açıklanan TÜFE ve Yİ-ÜFE endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kadar bir tutarı ekledikten sonra bulunacak rakamı çektikleri paradan düşecek ve isterlerse kalan kısmı iade edebilecekler. Düzenleme, bu şekilde kazanç elde edenlere yönelik fazladan elde edildiği düşünülen paranın iadesini zorunlu tutmazken, iade etmek isteyenlerin ödemesi gereken tutarları artırmış oluyor.</p>

<p>Piyasa verilerine göre para piyasası fonlarının yıllık getirisi an itibarıyla yüzde 38 civarında, yılbaşından bu yana getirisi ise yüzde 27,61 olarak hesaplanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise yılbaşından bu yana 9 aylık dönemin Yİ-ÜFE ve TÜFE aritmetik ortalaması yüzde 26,50, yıllık aritmetik ortalama ise yüzde 31,58 düzeyinde bulunuyor. Teklifin tümü üzerine görüşmeler TBMM Genel Kurulu'nda tamamlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"GERÇEĞE AYKIRI OLUŞAN DEĞER" İFADESİ ÇIKARILDI</span></strong></p>

<p>İade edilecek tutarın hesaplama yönteminin yanı sıra elde edilen kazancın tanımında da değişikliğe gidildi. Teklifin ilk halinde bu fonlardan elde edilen kazanca ilişkin yer alan "gerçeğe aykırı olarak oluşan değerler" ifadesi önergeyle metinden çıkarıldı. Yeni metinde sadece "17 Eylül 2026 tarihli karar ile tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin tasfiye tarihine kadar TÜİK tarafından açıklanan TÜFE ile Yİ-ÜFE endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması..." ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SPK DÜZENLEMESİNDE SON AŞAMAYA GELİNDİ</span></strong></p>

<p>Öte yandan benzer fon skandallarının yaşanmaması amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılacak değişikliklere ilişkin hazırlanan kanun teklifinde de son aşamaya yaklaşıldı. Taslak; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve ilgili bürokratlar tarafından büyük ölçüde tamamlandı. Düzenlemeye son şeklin verilmesi için Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun SPK ile ilgili denetim çalışmalarını sonuçlandırması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/tasfiye-edilen-fonlardan-erken-para-cekenlerin-iade-edecegi-tutar-artirildi-1792661191.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hazar, 2027 Bütçesinde Kamu Çalışanları ve Emekliler İçin Düzenleme İstedi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hazar-2027-butcesinde-kamu-calisanlari-ve-emekliler-icin-duzenleme-istedi-119235</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hazar-2027-butcesinde-kamu-calisanlari-ve-emekliler-icin-duzenleme-istedi-119235</guid>
                <description><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin yaptığı açıklamada, çalışanların ve emeklilerin alım gücünün korunmasını, vergi sisteminde gelir düzeyini gözeten bir yapı oluşturulmasını ve sosyal harcamalara daha fazla kaynak ayrılmasını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şubesi, 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin Emeksiz Üst Kavşağı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamada konuşan BES Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, bütçede vergi politikaları, kamu çalışanlarının alım gücü, emekli aylıkları ve sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Hazar, kamu kaynaklarının kullanımında sosyal politikaların öncelik kazanması gerektiğini belirterek çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların ekonomik koşullarının iyileştirilmesi çağrısı yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇALIŞANLARIN ALIM GÜCÜ KORUNMALI</span></strong></p>

<p>2027 yılı için hazırlanan 27,3 trilyon liralık bütçe teklifini değerlendiren Kazım Hazar, ekonomik politikaların çalışanların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bütçede faiz giderlerine ayrılan kaynak ile sosyal güvenlik ve sosyal yardım harcamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazar, kamu kaynaklarının dağılımında sosyal politikaların daha fazla ön plana çıkarılmasının önemine değindi.</p>

<p>Hazar, kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, ücretlerin alım gücünün korunması ve sosyal desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ POLİTİKALARINDA ADALET ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Bütçede öngörülen vergi gelirlerine de değinen Hazar, 2027 yılı için yaklaşık 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiğini belirtti. Dolaylı vergilerin ve ücretlerden yapılan gelir vergisi kesintilerinin çalışanlar üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Hazar, vergi sisteminde gelir düzeyine göre daha dengeli bir yapı oluşturulmasının önemini vurguladı.&nbsp;Sabit gelirli vatandaşların ekonomik koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Hazar, vergi politikalarının sosyal adalet ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesini istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SOSYAL HARCAMALARA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILMALI</span></strong></p>

<p>Bütçe harcamalarının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Hazar, kamu çalışanlarının ücretleri, emekli aylıkları ve sosyal yardım programlarının öncelikli alanlar arasında yer alması gerektiğini kaydetti.&nbsp;Ekonomik koşulların dar ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkilerinin azaltılmasının önemine değinen Hazar, bütçe planlamasında sosyal refahı artıracak uygulamalara ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAMU KAYNAKLARINDA ŞEFFAFLIK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Kamu kaynaklarının kullanımı ve mali denetim süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hazar, kaynakların etkin, verimli ve şeffaf şekilde yönetilmesinin önemini vurguladı.&nbsp;Kamu harcamalarında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Hazar, kaynakların toplumun genel ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/hazar-2027-butcesinde-kamu-calisanlari-ve-emekliler-icin-duzenleme-istedi-1792656007.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ons Altındaki Düşüş Yurt İçi Gram Altın Fiyatlarını Da Yakından Etkiledi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ons-altindaki-dusus-yurt-ici-gram-altin-fiyatlarini-da-yakindan-etkiledi-119232</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ons-altindaki-dusus-yurt-ici-gram-altin-fiyatlarini-da-yakindan-etkiledi-119232</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisinin güçlenmesiyle geriledi. Ons altın 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 doların altına inerek 4.091,23 dolardan işlem görürken, yurt içinde gram altın satış fiyatı 6.527,32 TL seviyesine çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisinin güçlenmesiyle geriledi. Ons altın, 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 doların altına inerken yatırımcılar petrol fiyatlarını ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri yakından izliyor.</p>

<p>Altın fiyatlarında düşüş yeni işlem gününde de devam etti. Artan enerji maliyetlerinin enflasyon baskısını artırabileceği ve faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturdu. Spot altın, TSİ 07.13 itibarıyla ons başına 4.091,23 dolardan işlem gördü. Böylece değerli metal, 14 Ekim'den sonra ilk kez 4.100 dolar seviyesinin altına geriledi ve günlük kayıp yüzde 1'i aştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ALTINI BASKILIYOR</span></strong></p>

<p>Brent petrol fiyatları beş ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrini sürdürürken Suudi Arabistan'ın Şeybah petrol sahasına yönelik insansız hava aracı saldırısı enerji piyasalarındaki endişeleri artırdı. Saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğine ilişkin haberlerin ardından ham petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. ABD yönetiminin Suudi Arabistan'daki Amerikan diplomatik temsilciliklerinde görev yapan bazı personelin ve ailelerinin ayrılmasını sağlaması da bölgedeki gerilime ilişkin kaygıları artırdı.</p>

<p>OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırabileceğini belirterek, bunun uzun vadeli faiz oranlarının yükselmesi ihtimalini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde baskı yaratabileceğini ifade etti. Faiz oranlarının yükselmesi, faiz getirisi sağlamayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırıyor ve yatırımcıların altına olan talebini zayıflatabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FED'İN FAİZ KARARI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Altın piyasasında takip edilen bir diğer önemli gelişme ise Fed'in gelecek haftaki faiz kararı olacak. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın geçen cuma yaptığı açıklamaların ardından faizlerin sabit tutulacağı yönündeki beklentilerde önemli bir değişim yaşanmadı.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu kalıcı hale getirebileceği endişesi, para politikasının daha sıkı tutulması ihtimalini gündeme getiriyor. Bununla birlikte piyasalarda Fed'in kısa vadede faiz oranlarını mevcut seviyelerinde tutacağı beklentisi öne çıkıyor. CME FedWatch verilerine göre, Fed'in 27-28 Ekim'deki toplantısında faiz artışı ihtimali yüzde 16 olarak fiyatlanıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması olasılığı ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ONS ALTINDA KRİTİK DESTEK...</span></strong></p>

<p>Reuters teknik analisti Wang Tao'nun değerlendirmesine göre, spot altın fiyatı aşağı yönlü hareketini sürdürmesi halinde 14 Ekim'de görülen 4.073 dolarlık dip seviyesini yeniden test edebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.135 dolar seviyesi direnç olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması halinde ons altında 4.150-4.169 dolar aralığı gündeme gelebilir.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM ALTIN 6 BİN 527 LİRADAN SATILIYOR</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalarda ons altındaki gerileme, yurt içi altın fiyatlarının da yakın takibinde bulunuyor. TSİ 07.13 itibarıyla gram altının alış fiyatı 6.471,84 TL, satış fiyatı ise 6.527,32 TL olarak kaydedildi. Yatırımcılar, petrol fiyatlarındaki hareketlerin ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin altın fiyatlarının yönünü nasıl etkileyeceğine odaklandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/ons-altindaki-dusus-yurt-ici-gram-altin-fiyatlarini-da-yakindan-etkiledi-1792652013.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Binlerce Öğrenciye Mesleki Rehberlik ve Kariyer Desteği Sağlandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/binlerce-ogrenciye-mesleki-rehberlik-ve-kariyer-destegi-saglandi-119222</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/binlerce-ogrenciye-mesleki-rehberlik-ve-kariyer-destegi-saglandi-119222</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, lise öğrencilerinin doğru meslek seçimi yapabilmesi ve iş hayatına bilinçli hazırlanabilmesi amacıyla kent genelinde kapsamlı kariyer rehberliği ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), lise öğrencilerinin meslek seçimlerine katkı sunmak ve iş hayatına hazırlanmalarını sağlamak amacıyla kent genelindeki okullarda mesleki danışmanlık ve kariyer rehberliği çalışmaları gerçekleştirdi. Malatya İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından gençlerin kariyer planlamalarına destek olmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı liselerde öğrenim gören öğrencilere yönelik mesleki yönlendirme uygulamaları ve bilgilendirme seminerleri düzenlendi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında Fethi Gemuhluoğlu Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine Mesleki Yönelim Test Bataryası (MYTB) uygulandı. Öğrencilerin ilgi alanları, yetenekleri ve bireysel özellikleri doğrultusunda doğru meslek tercihi yapmalarına katkı sunulması hedeflendi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>7 LİSEDE KARİYER SEMİNERİ DÜZENLENDİ</strong></span></p>

<p>İŞKUR meslek danışmanları tarafından Şehit Gökhan Ertan, Akçadağ Ziya Gökalp, Şehit Alper Güde, Yeşilyurt, Atatürk ve Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde öğrencilerle bir araya gelinerek bilgilendirme seminerleri gerçekleştirildi. Seminerlerde öğrencilere İŞKUR'a kayıt işlemleri, iş arama yöntemleri, etkili özgeçmiş hazırlama, iş görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ve çalışma hayatına hazırlık süreçleri hakkında bilgi verildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>REHBERLİK ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK</strong></span></p>

<p>"Gençlerin eğitim hayatından iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak ve bilinçli meslek tercihleri yapmalarına destek olmak önceliğimizdir."</p>

<p>Malatya İŞKUR yetkilileri, gençlerin eğitim hayatından iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak ve bilinçli meslek tercihleri yapmalarına destek olmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin devam edeceğini belirtti. Yetkililer, öğrencilerin yeteneklerine ve ilgi alanlarına uygun kariyer hedefleri belirlemelerinin önemine dikkat çekerek, okullardaki mesleki rehberlik ve danışmanlık çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/binlerce-ogrenciye-mesleki-rehberlik-ve-kariyer-destegi-saglandi-1792593966.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Benzinin Litre Fiyatı İndirimle Birlikte 78 Lira Seviyesine Gerileyecek</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-benzinin-litre-fiyati-indirimle-birlikte-78-lira-seviyesine-gerileyecek-119216</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-benzinin-litre-fiyati-indirimle-birlikte-78-lira-seviyesine-gerileyecek-119216</guid>
                <description><![CDATA[Akaryakıt piyasasında salı günü yaşanan düşüşün ardından benzine perşembe gününden itibaren geçerli olmak üzere 3 lira 35 kuruşluk yeni bir indirim bekleniyor. İndirimin pompaya yansıması halinde Malatya'da benzinin litresi yaklaşık 78,45 TL seviyesine düşecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt piyasasında fiyat hareketliliği hız kesmeden devam ediyor. Uluslararası piyasalarda benzin fiyatlarının gerilemesiyle birlikte yurt içinde pompa fiyatlarına yeni bir indirim beklentisi oluştu. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, salı günü benzine yapılan indirimin ardından 22 Ekim Perşembe gününden itibaren geçerli olmak üzere litre başına 3 lira 35 kuruşluk bir indirim daha bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA BENZİN FİYATI GERİLEYECEK</span></strong></p>

<p>21 Ekim 2026 tarihli verilere göre Malatya kent merkezinde 81 liranın üzerinde seyreden benzin fiyatlarında yeni bir dönem başlıyor. Beklenen 3 lira 35 kuruşluk indirimin pompa fiyatlarına aynı tutarda yansıması halinde Malatya’da benzinin litre fiyatının yaklaşık 78,45 TL seviyesine gerilemesi öngörülüyor. Böylece 50 litrelik bir depo benzinin maliyetinde yeni indirimle birlikte 167 lira 50 kuruşluk düşüş yaşanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL YÜKSELİRKEN BENZİN GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıkarken, uluslararası piyasalarda benzin fiyatlarının gerilemesi dikkat çekti. Sektör kaynakları, benzinin uluslararası ton fiyatındaki düşüşün devam ettiğini ve bu durumun iç piyasada yeni indirimin önünü açtığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOTORİNDE DEĞİŞİKLİK BEKLENMİYOR</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalarda motorinin ton fiyatı yükselmesine rağmen, yurt içi pompa fiyatlarında şu aşamada herhangi bir zam veya indirim öngörülmüyor. Benzinde beklenen yeni indirimin 22 Ekim Perşembe günü itibarıyla uygulanması beklenirken, kesin fiyatlar dağıtım şirketlerinin güncellemeleriyle netleşecek.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-benzinin-litre-fiyati-indirimle-birlikte-78-lira-seviyesine-gerileyecek-1792585869.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Ticaret ve Sanayi Odasından Teşvik Çağrısı Geldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasindan-tesvik-cagrisi-geldi-119211</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasindan-tesvik-cagrisi-geldi-119211</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını talep etti. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretimin ve yatırımların sürebilmesi için uzun vadeli planlamanın şart olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması yönünde kritik bir çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​İŞ DÜNYASI ÖNÜNÜ GÖREBİLMELİ</strong></span></p>

<p>​Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>​Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DEPREM SONRASI TEŞVİKE İHTİYACIMIZ ARTTI</strong></span></p>

<p>​6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını vurgulayan Sadıkoğlu, teşviklerin ekonomik toparlanmadaki hayati rolüne değindi.</p>

<p>​Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TALEP CUMHURBAŞKANLIĞI VE BAKANLIKLARA İLETİLDİ</strong></span></p>

<p>​Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu; Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunduklarını duyurdu. Sadıkoğlu, teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da kritik olduğunu ve sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​MİLLETVEKİLLERİNE ORTAK HAREKET ÇAĞRISI</strong></span></p>

<p>​Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini yakından ilgilendiren bu düzenleme konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin devreye girmesini istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasindan-tesvik-cagrisi-geldi-1792573756.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Artan Maliyetler Ürün Tercihini Değiştirdi! Çiftçi Tohumu Toprağa Serpti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/artan-maliyetler-urun-tercihini-degistirdi-ciftci-tohumu-topraga-serpti-119210</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/artan-maliyetler-urun-tercihini-degistirdi-ciftci-tohumu-topraga-serpti-119210</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde çiftçiler, 2027 yılı hasadı için buğday ekim mesaisine başladı. Artan işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle nohut ile mercimek üretiminin azaldığı bölgede, yaklaşık 40 bin dönümlük alanda buğday ve arpa ekimi gerçekleştiriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde üreticiler, yeni sezon için tarlalara indi. Yaklaşan yağışlar öncesinde ekim mesaisine başlayan çiftçiler, 2027 yılında hasat edilecek buğdayın tohumlarını toprakla buluşturuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610211112-7ae03858-dcf4-4772-96af-b7b97c749a73.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​40 BİN DÖNÜM ALANDA HUBUBAT ÜRETİMİ</strong></span></p>

<p>​Geniş ve sulanabilir tarım arazilerine sahip olan Palanga Mahallesi'nde hububat üretimi aralıksız sürdürülüyor. Bölgede her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekimi gerçekleştirilirken, çiftçiler yükselen maliyetlere rağmen toprağı işlemekten vazgeçmiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​NOHUT VE MERCİMEK EKİMİ AZALDI</strong></span></p>

<p>​Geçmiş yıllarda bölgede yaygın olarak yapılan nohut ve mercimek üretimi ise artan işçilik ve girdi maliyetleri nedeniyle düşüş gösterdi. Üreticilerin maliyet artışları karşısında buğday ve arpa üretimine ağırlık verdiği belirtildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​MUHTAR GÖKÇE: "BUĞDAY BİZİM GELENEĞİMİZ"</strong></span></p>

<p>​Palanga Mahallesi Muhtarı Hakan Gökçe, yürütülen ekim çalışmaları ve bölgedeki tarımsal durum hakkında şunları söyledi: ​"2027 yılında hasat edeceğimiz buğdayın ekimine başladık. Bölgemiz, sulanabilir en büyük ovalardan birine sahip. Mahallemizde her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekiliyor. Önceden nohut ve mercimek gibi ürünler de ekilirdi ancak yüksek işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bu ürünlerin ekimi azaldı. Buğday bizim geleneğimiz olduğu için ekiminden asla vazgeçmedik. Biz de yağmur öncesinde ekime başladık. İnşallah ekim çalışmalarını zamanında tamamlarız."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/artan-maliyetler-urun-tercihini-degistirdi-ciftci-tohumu-topraga-serpti-1792572257.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Battalgazi Belediyesi Bütçesi Oy Birliğiyle 5 Milyar 280 Milyon TL Olarak Kabul Edildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/battalgazi-belediyesi-butcesi-oy-birligiyle-5-milyar-280-milyon-tl-olarak-kabul-edildi-119197</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/battalgazi-belediyesi-butcesi-oy-birligiyle-5-milyar-280-milyon-tl-olarak-kabul-edildi-119197</guid>
                <description><![CDATA[Battalgazi Belediye Meclisi, ekim ayı olağan toplantı maratonunu gerçekleştirilen 6’ncı birleşimle tamamladı. Meclis Başkanvekili Abdulvahap Şerefhanlı başkanlığında toplanan mecliste, ilçenin 2027 yılı bütçesi 5 milyar 280 milyon lira olarak oy birliğiyle kabul edilirken, şehit yakınları, gaziler ve dar gelirliler için cenaze ve nikah hizmetlerinde ücret muafiyeti getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Battalgazi Belediye Meclisi, ekim ayı olağan toplantı maratonunu gerçekleştirilen 6’ncı birleşimle tamamladı. Meclis Başkanvekili Abdulvahap Şerefhanlı başkanlığında toplanan mecliste, ilçenin yeni dönem yatırımlarını ve hizmetlerini şekillendirecek olan 2027 yılı bütçesi 5 milyar 280 milyon lira olarak oy birliğiyle kabul edildi. Toplantının son birleşiminde 2027 yılı mali bütçesinin yanı sıra yeni yılda uygulanacak belediye ücret tarifeleri de detaylıca görüşülerek karara bağlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"KAYNAKLAR VERİMLİ VE TASARRUFLU KULLANILACAK"</span></strong></p>

<p>Bütçe sunumunu gerçekleştiren Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Nuh Poyraz, bütçe hazırlıklarında ilçenin öncelikli ihtiyaçlarının ve sosyal belediyecilik anlayışının esas alındığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bütçemizi, ilçemizin öncelikli ihtiyaçlarını, gelişimini ve sosyal belediyecilik hizmetlerini gözeterek hazırladık. Temel hedefimiz, kamu kaynaklarını verimli ve tasarruflu kullanarak hemşehrilerimizin refahına katkı sunmaktır. Bu doğrultuda yatırımlar, taşınmaz yönetimi ve sosyal hizmetler arasında dengeli bir kaynak dağılımı yaptık. Maddi artışları ve yeni projelerimizin harcamalarını dikkate alarak bütçemizin her bir kuruşunun Battalgazi halkına hizmet olarak dönmesini amaçladık."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHİT YAKINLARINA, GAZİLERE VE DAR GELİRLİYE ÜCRETSİZ HİZMET</span></strong></p>

<p>Sosyal belediyecilik vurgusunun öne çıktığı bütçe görüşmelerinde, toplumun dezavantajlı ve kıymetli kesimlerine dönük pozitif ayrımcılık içeren düzenlemeler de yeni ücret tarifesine yansıtıldı. Alınan karar doğrultusunda; maddi durumu yetersiz vatandaşlar, şehit yakınları ve gaziler için cenaze ve nikâh hizmetlerinde ücret muafiyeti uygulanacağı açıklandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KASIM AYI OTURUMU 3 KASIM’DA YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Abdulvahap Şerefhanlı, kabul edilen 2027 yılı bütçesinin Malatya ve Battalgazi ilçesine hayırlı olmasını dileyerek ekim ayı oturumlarını kapattı. Battalgazi Belediye Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısı, 3 Kasım Salı günü saat 14.00’te Battalgazi Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610201533-whatsapp-image-2026-10-20-at-151057.jpeg" style="height:534px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/battalgazi-belediyesi-butcesi-oy-birligiyle-5-milyar-280-milyon-tl-olarak-kabul-edildi-1792505074.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Şeker Fabrikası’nda Hedef Büyük: 500 Bin Ton Pancar İşlenecek</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-seker-fabrikasinda-hedef-buyuk-500-bin-ton-pancar-islenecek-119195</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-seker-fabrikasinda-hedef-buyuk-500-bin-ton-pancar-islenecek-119195</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir ve beraberindeki heyet, Malatya Şeker Fabrikası’nı ziyaret etti. Fabrikanın yaklaşık 3 milyar TL’lik ekonomik katkısına ve kriz dönemlerindeki stratejik önemine dikkat çekilen ziyarette, kamu bünyesindeki bu yatırımın korunması gerektiği vurgulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Malatya Şeker Fabrikası’nı ziyaret etti. Fabrika Müdürü Abdullah Çakmakçı, Şeker-İş Sendikası Başkanı Nuri Murat ve S.S. Malatya Pancar Yetiştiricileri Kooperatifi Başkanı Celal Şerefhanlı’nın eşlik ettiği ziyarette, fabrikanın üretim faaliyetleri yerinde incelendi.</p>

<p>Fabrikanın üretim kapasitesi, bölge çiftçisine sağladığı katkı, istihdam olanakları ve Malatya ekonomisindeki yeri hakkında bilgi alan MAGİNDER heyeti, şehrin önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Malatya Şeker Fabrikası’nın korunması ve güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"MALATYA ŞEKER FABRİKASI ŞEHRİMİZİN GÖZBEBEĞİDİR"</span></strong></p>

<p>Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan MAGİNDER Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, fabrikanın yaklaşık 70 yıldır şehre ve ülke ekonomisine hizmet ettiğini belirterek şunları söyledi:&nbsp;"Bugün Malatya’mızın gözbebeği olan Şeker Fabrikamızı ziyaret ettik. Öncelikle bizleri ağırlayan, fabrikamızın üretim süreçlerini yerinde görmemize imkân sağlayan Fabrika Müdürümüz Abdullah Çakmakçı’ya, Şeker-İş Sendikası Başkanımız Nuri Murat’a ve Pancar Kooperatifi Başkanımız Celal Şerefhanlı’ya misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyorum. 1954 yılında temeli atılan ve 1956 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından açılan Malatya Şeker Fabrikası, yaklaşık 70 yıldır şehrimize ve ülkemize hizmet veriyor. Devletimizin bu önemli yatırımının kamu bünyesinde faaliyetlerini sürdürmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Fabrikamız hem bölgemizdeki çiftçilerimize destek oluyor hem de çok sayıda aileye geçim kaynağı sağlıyor."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-20%20at%2010_25_57.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEPREM SÜRECİNDE ÜSTLENİLEN ROL...</span></strong></p>

<p>Fabrikanın 6 Şubat depremlerinin ardından üstlendiği role de değinen Karademir, şu ifadeleri kullandı: "6 Şubat depremlerinden sonra fabrikamız faaliyetlerini sürdürürken aynı zamanda Malatyalı hemşehrilerimize kapılarını açtı. Depremin ilk dönemlerinde vatandaşlarımız burada misafir edildi, daha sonra fabrika sahası önemli bir lojistik merkez olarak kullanıldı. Bu süreç, böylesine stratejik yatırımların kamu bünyesinde korunmasının ve güçlü tutulmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Fabrika yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz."</p>

<p>Gezide devlet yatırımlarının önemine işaret eden Karademir, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Ne kadar güçlü bir yatırım yapıldığını, devletimizin ne kadar önem ve destek verdiğini fabrikayı gezdiğimizde hayranlıkla izledik. Biz hep söylüyoruz üreticimizin, çiftçimizin yanında olmak zorundayız. Allah devletimize zeval vermesin. İnşallah Malatya'mıza daha güzel, daha büyük yatırımların da geleceğine 6 Şubat'tan sonra özellikle başta Cumhurbaşkanımıza, Sayın Valimize, Murat Kurum Bakanımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz. Şehrimizin imarı ve ihyası yapılmak üzere ve bitirilmek üzere şu an konutlar, köy evleri, kamu kurum binaları hemen hemen 5-6 ay sonra şehrimin tamamında bir dönüşüm yapılıp vatandaşlarımıza teslim edilecektir. Bundan sonra ticaretin, ekonomisinin desteklenmesi gerekiyor."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-20%20at%2010_25_56.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ÇİFTÇİMİZİ DESTEKLERSEK MALATYA EKONOMİSİNİ DE GÜÇLENDİRİRİZ"</span></strong></p>

<p>Tarımsal üretimin desteklenmesinin önemini vurgulayan Karademir, şu açıklamada bulundu: "Malatya bir tarım şehridir. Çiftçimizin bir yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alması, üretimin devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Kayısı başta olmak üzere şeker pancarı, tütün, elma ve diğer ürünlerimiz hem üreticimizin geçim kaynağı hem de şehrimizin ekonomik gücüdür. Bizler sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası olarak üreticimizin, çiftçimizin yanında durmak zorundayız. Üretime ne kadar güçlü destek verirsek şehrimizin ekonomisine de o kadar fazla katkı sağlarız. Malatya Şeker Fabrikası’nın daha güçlü şekilde faaliyet göstermesi, çiftçimizin desteklenmesiyle doğrudan bağlantılıdır."</p>

<p>Fabrikanın sağladığı parasal büyüklüğe dikkat çeken Karademir, ifadelerine şöyle devam etti:&nbsp;"Biz çiftçimize ne kadar destek verirsek çiftçimiz de o kadar şehrin ekonomisine katkı sağlar. Malatya'nin tarım şehri olduğunu bir kez daha söylemek istiyorum. Bugün yaklaşık 3 milyar TL seviyesinde yıllık ekonomik katkı sağladığı ifade edilen, binlerce insanın geçimine destek olan çok kıymetli bir yatırımdan bahsediyoruz. Bu katkıyı yalnızca ekonomik rakamlarla değerlendirmemek gerekir. Burada çiftçimizin emeği, işçimizin alın teri, nakliyecimizin kazancı ve bölge ekonomisinin hareketliliği var. Bu nedenle fabrikamızın korunması, üretimin devamlılığı ve kapasitesinin güçlendirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-20%20at%2010_25_57%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">CELAL ŞEREFHANLI: "BU ORTAK DEĞERE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKMALIYIZ"</span></strong></p>

<p>S.S. Malatya Pancar Yetiştiricileri Kooperatifi Başkanı Celal Şerefhanlı ise konuşmasında şu hususları dile getirdi: "Bu fabrika bizim ortak değerimizdir. Kayısıdan sonra Malatya’ya en büyük katkıyı sağlayan yatırımlardan biridir. Sivil toplum kuruluşlarımız, siyasetçilerimiz ve vatandaşlarımızla hep birlikte bu değere sahip çıkmalıyız. Üretim ayağını hiçbir zaman kaybetmemeliyiz. Çünkü üretim olmazsa ne fabrika ayakta kalabilir ne de insanlarımızın gıdaya erişimi sürdürülebilir. Üreticimizi ayakta tutacak politikalar oluşturmalıyız."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-10-20%20at%2010_25_57%20(2).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NURİ MURAT: "BU FABRİKANIN AYAKTA KALMASINDA STK’LARIN BÜYÜK EMEĞİ VAR"</span></strong></p>

<p>Şeker-İş Sendikası Başkanı Nuri Murat da fabrikanın 71. üretim kampanyası kapsamında yürüttüğü faaliyetler hakkında şu verileri paylaştı:&nbsp;"Malatya Şeker Fabrikası bugün ayaktaysa bunda sivil toplum kuruluşlarımızın, yerel basınımızın ve Malatya kamuoyunun büyük emeği var. Çalışanlarımız kadar şehrimizin dinamikleri de fabrikamıza sahip çıktı. Bu mücadele için bir kez daha teşekkür ediyorum."</p>

<p>Fabrikanın olağanüstü dönemlerdeki rolüne de değinen Murat, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Pandemide üretimi durdurmadık, depremde lojistik merkezi olduk."</p>

<p>Ziyaret, fabrika sahasında yapılan incelemelerin ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-seker-fabrikasinda-hedef-buyuk-500-bin-ton-pancar-islenecek-1792503040.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sonbaharda Ruh Halinizi Bu Besinlerle Destekleyin</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sonbaharda-ruh-halinizi-bu-besinlerle-destekleyin-119192</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sonbaharda-ruh-halinizi-bu-besinlerle-destekleyin-119192</guid>
                <description><![CDATA[Günlerin kısalması, güneş ışığından daha az yararlanılması ve günlük rutinlerin değişmesi, sonbahar ve kış aylarında bazı kişilerde enerji düşüklüğü, yorgunluk ve keyifsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu dönemde beslenme alışkanlıklarının da değişebildiğini belirten Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. Bakır, “Kişilerin zaman zaman keyif almak, duygu durumunu iyileştirmek, kendini şımartmak olarak etiketleyerek çare amacıyla tükettiği eklenti şeker, aşırı işlenmiş yiyecekler, abur cubur, pastane ürünleri, kızartmalar, şarküteri ürünleri gibi yiyeceklerin ise sanılanın aksine duygusal olarak bizi olumsuz etkilediği, vücudumuzdaki iltihaplanmaları arttırdığı gösterilmiştir” dedi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sonbaharla birlikte değişen beslenme alışkanlıklarına dikkat çekerek balıktan cevize, yumurtadan tam tahıllara kadar farklı besin gruplarının dengeli beslenmedeki önemini anlattı.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Tek Bir Besin Depresyonu Önlemez”</strong></span></p>

<p>Sonbaharda değişen ruh halini yalnızca beslenmeyle açıklamanın doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, beslenme düzeninin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri, protein, lif ve çeşitli mineraller açısından zengin besinlerin günlük beslenmede yer almasının önemine dikkat çeken Bakır, hiçbir besinin tek başına depresyonu önleme veya tedavi etme özelliği bulunmadığını vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ruh Halini Destekleyen 10 Besin</strong></span></p>

<p>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, ruh sağlığını destekleyen 10 besini şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>1. Balık:&nbsp;</strong>Mevsiminde ızgara veya fırında pişmiş balıklar, beyin işlevlerinde rol oynayan omega-3 yağ asitleri ile bağışıklığı da destekliyor. Yeterli ve dengeli beslenme kapsamında haftada 2 kere tüketilmedir.&nbsp;</p>

<p><strong>2. Yumurta:</strong> Kaliteli protein kaynağı olan yumurta, B grubu vitaminleri de içeriyor. Dengeli bir kahvaltının parçası olarak tüketilebilir.</p>

<p><strong>3. Yoğurt ve kefir:</strong> Protein ve kalsiyum içeren bu besinler, günlük beslenmenin çeşitlendirilmesine katkı sağlıyor. Şeker ilavesiz seçenekler tercih edilmeledir.&nbsp;</p>

<p><strong>4. Yulaf:</strong> Lif içeriğiyle öne çıkan yulaf, daha uzun süre tokluk hissinin korunmasına yardımcı olurken, birçok kronik hastalıktan koruyor.&nbsp;</p>

<p><strong>5. Tam tahıllı ekmek, makarna, bulgur:</strong> Tam tahıllar, lif ve çeşitli B grubu vitaminlerini içeriyor. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı seçeneklere yönelmek, dengeli beslenme açısından yarar sağlıyor.</p>

<p><strong>6. Mercimek, kuru fasulye, nohut:</strong> Bitkisel protein, lif ve B vitamini içeren baklagiller, hem ekonomik hem de besleyici alternatifler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>7. Koyu yeşil yapraklı, turuncu sebzeler, soğan, sarımsak:</strong> Posa, iltihaplanmayı önleyici biyoaktif bileşenler ve çeşitli vitaminleri içeren bu sebzeler, bağışıklığımızı destekliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>8. Turuncu ve kırmızı meyveler:</strong> C vitamini, lif ve çokça biyoaktif bileşen içeren turunçgiller ve nar gibi mevsiminde tüketilebilecek meyveler sonbahar ve kış aylarında meyve tüketimini çeşitlendirmek için iyi bir seçenek.&nbsp;</p>

<p><strong>9. Kuru yemişler:</strong> Fındık, badem, ceviz gibi yemişler magnezyum, E vitamini ve sağlıklı yağlar içeriyor. Özellikle ara öğünlerde tüketilecek ölçülü miktarlar sağlıklı beslenmenin önemli bir bileşeni.&nbsp;</p>

<p><strong>10. Sıvı:</strong> Başta su olmak üzere, ayran, süt veya bitki çaylarından alınacak sıvılar bağışıklığımız ve sağlığın korunması için olmazsa olmaz.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uyku, Hareket ve Gün Işığı da Önemli</strong></span></p>

<p>Sonbahar ve kış aylarında iyi hissetmek için yalnızca besinlere odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, düzenli uyku, fiziksel aktivite, gün ışığından yararlanma ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin de önem taşıdığını vurguluyor. Sürekli devam eden çökkünlük, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri ya da günlük yaşamı etkileyen yorgunluk durumunda bir sağlık uzmanına başvurulmasını öneren Bakır, “Özellikle D vitamini gibi takviyeler gelişigüzel kullanılmamalı, ihtiyaç durumu hekim tarafından değerlendirilmeli” dedi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/sonbaharda-ruh-halinizi-bu-besinlerle-destekleyin-1792495367.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osteoporoz Sessiz İlerliyor, Kırıklar Hayati Risk Taşıyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/osteoporoz-sessiz-ilerliyor-kiriklar-hayati-risk-tasiyor-119191</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/osteoporoz-sessiz-ilerliyor-kiriklar-hayati-risk-tasiyor-119191</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiyi etkileyen osteoporoz, kemiklerin yoğunluğunu ve kalitesini kaybederek kırılgan hale gelmesine yol açıyor. 50 yaş üzerindeki her üç kadından biri ve her beş erkekten biri, yaşamının geri kalanında osteoporoza bağlı kırık riski taşıyor. Özellikle kalça kırıkları, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürürken ölüm riskini de artırıyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü kapsamında kemik sağlığının korunması, erken tanı ve kırık riskinin azaltılması hakkında önemli bilgiler paylaşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Osteoporoz, kemik kütlesinin ve dayanıklılığının azalmasıyla ortaya çıkan, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalıktır. Kemiklerdeki zayıflama uzun süre fark edilmeyebilir ve hastalık ilk kez basit bir düşme ya da günlük yaşam sırasında meydana gelen kırıkla ortaya çıkabilir. Özellikle kalça kırıkları, ileri yaşlarda hareket kabiliyetinin kaybedilmesine, yatağa bağımlılığa ve yaşamı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilmektedir. Osteoporoza bağlı kırıkların sonuçları, hastalığın erken dönemde belirlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. Kalça kırığı geçiren hastaların önemli bir bölümü bağımsız yaşamına geri dönmekte zorlanırken, bir kısmı uzun süre yatağa bağımlı kalabilmektedir. Kırık sonrasında ölüm riskinin artması da hastalığın yalnızca kemik sağlığını değil, genel sağlık durumunu da etkilediğini göstermektedir. Kırık geçiren hastaların önemli bir bölümünde daha önce tanı konulmamış veya tedavi edilmemiş osteoporoz bulunması, koruyucu sağlık hizmetlerinin ve erken değerlendirmenin önemini artırmaktadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>50 yaş üzerinde her 4 kişiden biri osteoporoz riski taşıyor</strong></span></p>

<p>Türkiye’de de kemik sağlığı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Elli yaş üzerindeki her dört kişiden birinde osteoporoz bulunduğuna ilişkin veriler, yaşlanan nüfusla birlikte hareketsiz yaşam tarzı ve yetersiz beslenmenin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Kemik sağlığını korumak için hiçbir yaş geç değildir. Risk faktörlerini öğrenmek, düzenli hareket etmek, dengeli beslenmek ve kırık sonrasında kemik sağlığını mutlaka değerlendirmek, alınabilecek temel önlemler arasında yer almaktadır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>&nbsp;Kemik sağlığını çocukluk ve ergenliktin itibaren korumak gerekiyor</strong></span></p>

<p>Kemik sağlığı yalnızca ileri yaşlarda önem kazanan bir konu değildir. Çocukluktan itibaren kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıkları, ilerleyen yıllardaki kemik dayanıklılığının temelini oluşturmaktadır. Osteoporozdan korunmak ve kırık riskini azaltmak için yaşamın farklı dönemlerinde üç temel adıma dikkat edilmesi gerekmektedir. Kemik kütlesinin büyük bölümü çocukluk ve ergenlik döneminde oluşmaktadır. Bu süreçte yeterli kalsiyum, protein ve D vitamini alımı ile kemikleri yük taşıyarak çalıştıran fiziksel aktiviteler büyük önem taşımaktadır. Yetişkinlik döneminde de düzenli egzersiz ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, kemik kaybının azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Sigara kullanımından ve aşırı alkol tüketiminden uzak durmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak da kemik sağlığını destekleyen önemli faktörler arasında bulunmaktadır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kemik kaybını önlemek için risk faktörlerini bilmek gerekiyor</strong></span></p>

<p>Kemik sağlığının korunmasında ikinci aşama, mevcut kemik kütlesini mümkün olduğunca korumak ve kırık riskini azaltmaktır. Ailede osteoporoz öyküsü bulunması, boy kısalması, uzun süreli kortizon kullanımı ve erken menopoz gibi durumlar osteoporoz riskini artırabilmektedir. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin hekim değerlendirmesinden geçmesi ve gerekli görüldüğünde kemik mineral yoğunluğu ölçümü yaptırması gerekmektedir. Kemik sağlığının korunmasında düşmelerin önlenmesi de önemli bir yer tutmaktadır. Ev ortamındaki kaygan zeminlerin ve takılmaya neden olabilecek eşyaların düzenlenmesi, yeterli aydınlatmanın sağlanması ve denge egzersizlerinin yapılması, özellikle ileri yaştaki bireylerde düşmeye bağlı kırık riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kırık sonrasında yeni kırıkları önlemek büyük önem taşıyor</strong></span></p>

<p>Osteoporoza bağlı bir kırık yaşanması, sonraki kırıklar açısından önemli bir uyarı işaretidir. Kırık sonrasında yeni bir kırık gelişme riski artmakta ve özellikle ilk bir-iki yılda daha yakından takip gerekmektedir. Bu nedenle kırık tedavisiyle yetinilmemesi, altta yatan kemik hastalığının da araştırılması gerekmektedir. Uygun hastalarda hekim tarafından planlanan tedaviler, düzenli fiziksel aktivite, yeterli beslenme ve düşmeleri önlemeye yönelik uygulamalar birlikte yürütülmelidir. Böylece kemik kaybının ilerlemesinin yavaşlatılması ve yeni kırıkların önlenmesi hedeflenmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Erken tanı ve doğru tedavi kırık riskini azaltıyor</strong></span></p>

<p>Osteoporozun tanısında kemik mineral yoğunluğu ölçümü önemli bir yer tutmaktadır. DXA adı verilen yöntemle yapılan ölçüm, kemik yoğunluğunun değerlendirilmesine ve kırık riskinin belirlenmesine yardımcı olmaktadır. T-skorunun -2,5 veya altında olması, osteoporoz tanısında kullanılan temel ölçütlerden biridir. Bununla birlikte tedavi kararı yalnızca bu değere göre değil; kişinin yaşı, daha önce kırık geçirip geçirmediği, diğer risk faktörleri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilmektedir. Osteoporoz tedavisinde fiziksel aktivitenin artırılması, beslenmenin düzenlenmesi, ihtiyaç halinde kalsiyum ve D vitamini desteğinin sağlanması ve uygun hastalarda kemik kaybını azaltmaya yönelik tedavilerin uygulanması önem taşımaktadır. Günlük yürüyüşler, kişinin sağlık durumuna uygun egzersizler ve yeterli güneş ışığından yararlanma da kemik sağlığını destekleyen uygulamalar arasında yer almaktadır. Kalsiyum ve D vitamini desteğinin gerekliliği ile tedavi seçeneği, hekim değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmelidir. Osteoporozun erken dönemde tanınması, yalnızca kemik yoğunluğunun korunması açısından değil, kırıklara bağlı hareket kaybının ve yaşam kalitesindeki düşüşün önlenmesi açısından da önemlidir. Özellikle düşük enerjili bir düşme sonrasında kırık gelişen kişilerin osteoporoz yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bireylerin risk faktörlerini dikkate alması, gerekli kontrollerini yaptırması ve kemik sağlığını yaşam boyu korumaya yönelik adımlar atması, osteoporozla mücadelede belirleyici rol oynamaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/osteoporoz-sessiz-ilerliyor-kiriklar-hayati-risk-tasiyor-1792495267.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Piyasalarda Dolar ve Avro Güne Yükselişle Başlarken Altın Fiyatlarında Düşüş Gözlendi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/piyasalarda-dolar-ve-avro-gune-yukselisle-baslarken-altin-fiyatlarinda-dusus-gozlendi-119184</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/piyasalarda-dolar-ve-avro-gune-yukselisle-baslarken-altin-fiyatlarinda-dusus-gozlendi-119184</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul serbest piyasasında dolar 49,57, avro ise 55,71 liradan güne sınırlı yükselişle başladı. ABD ve İran arasındaki gerilimin tırmandığı piyasalarda gram altın 6.572 liraya gerilerken, Brent ham petrol ise 110 dolar sınırına yaklaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul serbest piyasasında döviz kurları yeni güne sınırlı artışla başladı. Dolar 49,5740 liradan alınırken 49,5760 liradan satılıyor. Avro ise 55,7070 liradan alınıp 55,7090 liradan satışa sunuluyor. Bir önceki işlem gününde doların satış fiyatı 49,5530 lira, avronun satış fiyatı ise 55,6460 lira olarak gerçekleşmişti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTIN FİYATLARI GÜNE DÜŞÜŞLE BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Gram altın, dün önceki kapanışa göre yüzde 0,54 düşüşle 6.595 liradan kapandıktan sonra yeni güne de satıcılı başladı. Saat 09.20 itibarıyla gram altın yüzde 0,4 azalışla 6.572 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10.779 liradan, cumhuriyet altını ise 42.917 liradan satılıyor. Uluslararası piyasalarda altının onsu ise yüzde 0,5 düşüşle 4.121 dolardan işlem görüyor. Brent ham petrolün varil fiyatı ise 110 dolar sınırına yaklaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD-İRAN GERİLİMİ JEOPOLİTİK RİSKLERİ ARTIRDI</span></strong></p>

<p>ABD ile İran’ın arabulucular aracılığıyla anlaşmaya varabileceğine ilişkin beklentilerin sürdüğü bir ortamda, ABD’nin İran’daki bir deniz üssüne saldırı düzenlediğine dair haber akışı jeopolitik risk algısını yükseltti.</p>

<p>Analistler, çatışmaların daha da genişleyebileceği ihtimalinin piyasalarda risk iştahını baskıladığını ve artan petrol fiyatlarının küresel bazda enflasyon korkularını körüklemeye devam ettiğini belirtti. Öte yandan ABD Başkanı Trump’ın Rusya’ya yönelik yaptırım ve tarifelerden muafiyet kararının ardından Rus petrolünün arz artışı beklentisi gündemde yerini korurken, Orta Doğu’daki gerilim enerji altyapısına yönelik saldırı endişelerini canlı tutuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/piyasalarda-dolar-ve-avro-gune-yukselisle-baslarken-altin-fiyatlarinda-dusus-gozlendi-1792485108.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğanşehir’de Elma Hasadı Başladı! Bu Yıl 16 Bin Tonun Üzerinde Elma Rekoltesi Bekleniyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehirde-elma-hasadi-basladi-bu-yil-16-bin-tonun-uzerinde-elma-rekoltesi-bekleniyor-119175</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehirde-elma-hasadi-basladi-bu-yil-16-bin-tonun-uzerinde-elma-rekoltesi-bekleniyor-119175</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Günedoğru Mahallesi’nde bahçeleri ziyaret eden Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, çiftçilerle birlikte elma toplayarak üreticilerin heyecanına ortak oldu. İlçede bu yıl yaklaşık 16 bin 549 ton elma rekoltesi bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Günedoğru Mahallesi’nde elma bahçesini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilerle birlikte elma toplayan Sungur, hasat çalışmalarına bizzat katılarak üreticilerin heyecanını paylaştı.<br />
Kaymakam Sungur’a ziyaretinde İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmet Çılğın ile Ziraat Odası Başkanı Burhan Tanışık eşlik etti. Bahçede üreticilerle sohbet eden Sungur, yürütülen hasat çalışmaları ve rekolte beklentisi hakkında detaylı bilgi aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-4dda70d3-8e68-4c62-bca7-58074fbfac9d.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLÇEDE 6 BİN 17 DEKAR ALANDA ELMA ÜRETİLİYOR</span></strong></p>

<p>Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre, Doğanşehir genelinde 6 bin 17 dekar alanda elma yetiştiriciliği yapılıyor. İlçenin önemli üretim noktalarından biri olan Günedoğru Mahallesi’nde ise 597 dekar alanda elma üretimi gerçekleştiriliyor.<br />
Dekar başına ortalama 2 bin 750 kilogram verim üzerinden yapılan hesaplamalara göre, Doğanşehir genelinde yaklaşık 16 bin 549 ton, Günedoğru Mahallesi’nde ise 1.642 ton elma rekoltesi öngörülüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-9cbf8d3b-fb3c-41f6-adc2-b15f270f5192.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#3498db">KAYMAKAM SUNGUR ÜRETİCİLERLE BİRLİKTE ELMA TOPLADI</span></strong></p>

<p>Hasat çalışmalarına katılarak üreticilerle birlikte dalından elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, ilçede tarımsal üretimin ve elma yetiştiriciliğinin yerel ekonomi açısından önemine dikkat çekti.<br />
Doğanşehir’de hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, yıl boyunca büyük emek verdikleri bahçelerde ürünlerini toplamaya devam ediyor. İlçede öngörülen rekoltenin tarımsal üretime ve bölge ekonomisine önemli katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-389cc71a-d3ce-4570-ad8b-de149e4e75bb.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-309667bd-96a2-4937-9f11-572b41db6f2e.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-63683550-4e92-453c-8562-4d28419e225b.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-c8351c21-8e30-4a94-8e6d-ca0bf0870773.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610191804-e555aa2a-42fa-45b2-b658-6595f3360c42.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/dogansehirde-elma-hasadi-basladi-bu-yil-16-bin-tonun-uzerinde-elma-rekoltesi-bekleniyor-1792424356.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Tarım Platformu 58,5 Milyon Liralık Hibe İçin Harekete Geçti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-tarim-platformu-585-milyon-liralik-hibe-icin-harekete-gecti-119170</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-tarim-platformu-585-milyon-liralik-hibe-icin-harekete-gecti-119170</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarımsal üretimi güçlendirmek ve çiftçilerin modern ekipmanlara erişimini sağlamak amacıyla %90'ı hibe olan 65 milyon liralık dev bir proje hazırladıklarını açıkladı. Büyükşehir Belediyesinden yer tahsisi ve destek bekleyen Akın, kırsaldaki üretici yaş ortalamasının 55-58 seviyelerine çıktığına dikkat çekerek gençlerin tarıma kazandırılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle deprem sonrası üretimin devamlılığının hayati önem taşıdığını belirten Akın, çiftçilerin ekonomik ve teknik imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Malatya'da tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir makine ve ekipman parkı oluşturmayı hedeflediklerini duyuran Akın, Dünya Bankası destekleri kapsamında değerlendirilen yaklaşık 65 milyon liralık projenin üreticiler için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"65 MİLYON LİRALIK YATIRIMIN 58,5 MİLYONU HİBE"</span></strong></p>

<p>Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için makineleşmenin şart olduğunu belirten İhsan Akın, hazırladıkları projenin finansman yapısına ilişkin, “Yüzde 90'ı hibe olan bir projeden bahsediyoruz. Yaklaşık 65 milyon liranın 58,5 milyon lirası hibe. Biz bu projeyi Malatya'ya kazandırmak için mücadele ediyoruz. Bu konuda ilgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, üreticilerimizin geleceğidir. Bu desteğin kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Tarık ve Orman Bakanlığımız ile Dünya Bankasına teşekkür ediyoruz” dedi. Destek programlarında bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu hatırlatan Akın, projelerin gerekli hazırlıklar tamamlanarak ilgili kurumlara sunulmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"MALATYA'NIN MAKİNE VE EKİPMAN PARKI OLSUN"</span></strong></p>

<p>Proje kapsamında kurulması planlanan makine parkının birçok farklı tarımsal faaliyete hizmet vereceğini aktaran Akın, “Biz Malatya'da bir makine ve ekipman parkımız olsun istiyoruz. Mısır silajından mısır biçmesine, nohut hasadından taş toplamasına, yem karma ve yem kırma makinelerinden gübre serpme ekipmanlarına kadar üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu makineleri bir araya getirmek istiyoruz. Çünkü bizim üretmemiz lazım. Üreticinin işini kolaylaştırmamız, üretimin devamlılığını sağlamamız gerekiyor” şeklinde konuştu. Akın, makine ve ekipman desteğinin özellikle teknik imkânları sınırlı üreticiler açısından hayati olduğunu belirterek desteklerin sahadaki ihtiyaçlara göre şekillenmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN YER TAHSİSİ VE FİNANSMAN DESTEĞİ BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Projenin hayata geçirilebilmesi için Malatya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyleyen Akın, konunun belediye meclisi gündemine taşınmasını beklediklerini belirterek, “Büyükşehir Belediyemizde daire başkanımız, genel sekreter yardımcımız ve ilgili arkadaşlarımızla görüştük. İnşallah önümüzdeki süreçte bir an önce belediye meclisine getirirler. Yüzde 10'luk destek ve yaklaşık 5 dekarlık bir alanla bu projeyi birlikte hayata geçirebilirsek Malatya'mız için önemli bir kazanım olur” ifadelerini kullandı. Başvuru sürecinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akın, yer tahsisi ve ek bütçe konularının bir an önce çözülmesinin şart olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"DEPREM SONRASI ÜRETİCİLER BÜYÜK MÜCADELE VERDİ"</span></strong></p>

<p>6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da üreticilerin zor şartlara rağmen sahadan çekilmediğini hatırlatan Akın, “Üreticilerimiz ve yetiştiricilerimiz çok zor bir süreçten geçti. Hâlâ da bazı sıkıntılar devam ediyor. Herkes hem ekmeğinin hem de yaptığı işin devamlılığının mücadelesini verdi. Elbette yaralarımızın önemli bir bölümünü sardık ancak yapmamız gereken daha çok iş var. Bizim gündemimiz üretim olmalı. Çiftçiye, yetiştiriciye nasıl destek olabiliriz, buna odaklanmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"KIRSALDA ÜRETİCİ YAŞ ORTALAMASI 55-58 SEVİYESİNDE"</span></strong></p>

<p>Kırsal kesimde üretim yapan nüfusun hızla yaşlandığına dikkat çeken Akın, “Biz bu yaş ortalamasını 40'lara, 30'lara, hatta 20-25 yaş seviyelerine çekmek zorundayız. Bunun için gençlerimizi teşvik etmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın bu konuda çalışmaları var. Ancak sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların da gençlerimize destek olması gerekiyor” dedi. Gençlerin tarıma kazandırılması için kırsaldaki yaşam koşullarının iyileştirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"YAYLAYA FOTOĞRAF ÇEKTİRMEYE DEĞİL, SORUN ÇÖZMEYE GİDİLMELİ"</span></strong></p>

<p>Kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerine değinen ve sahadaki şartların yerinde görülmesi gerektiğini belirten Akın, “Yaylaya gidip beş dakika oturmak, bir ayran içmek ya da fotoğraf çektirmekle bu sorunlar çözülmez. Orada bir gün kalmak lazım. Suyu nereden getiriyorlar, elektrik var mı, mutfakları, tuvaletleri var mı? Bunları görmek gerekiyor. Üreticinin şartlarını anlamadan kalıcı çözüm üretemeyiz” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞANŞEHİR'DEKİ YAYLA YOLLARI İÇİN ÇAĞRI</span></strong></p>

<p>Doğanşehir ilçesindeki yayla yollarının durumuna dikkat çeken Akın, bazı genç yetiştiricilerin malzemelerini hâlâ hayvan sırtında taşıdığını belirterek, “Orada dört-beş genç kardeşimiz üretim yapıyor. Yaylada ot var, hayvanlarını oraya götürmeleri gerekiyor. Ancak yolları uygun değil. Biz asfalt istemiyoruz. Zemini düzeltin, birkaç yerdeki taşları kırın, insanlar o yolu kullansın. Genç girişimcileri destekleyeceğiz diyorsak bunu sahada göstermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"MALATYA'NIN ÖNCELİĞİ ÜRETİM OLMALI"</span></strong></p>

<p>Son olarak tüm kurumları ortak harekete davet eden İhsan Akın, “Biz hibeleri, destekleri ve projeleri konuşalım. Yetiştiriciye, çiftçiye, üreticiye ne yapabiliriz, buna bakalım. Malatya'nın üretime ihtiyacı var. Elimizdeki imkânları doğru değerlendirerek hem mevcut üreticilerimizi desteklemeli hem de gençlerimizi yeniden tarıma kazandırmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-tarim-platformu-585-milyon-liralik-hibe-icin-harekete-gecti-1792414136.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemik Sağlığının Temeli, Çocuklukta Atılıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kemik-sagliginin-temeli-cocuklukta-atiliyor-119165</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kemik-sagliginin-temeli-cocuklukta-atiliyor-119165</guid>
                <description><![CDATA[Kemik kütlesindeki azalma ve kemik yapısındaki bozulmayla ortaya çıkan osteoporoz, kırık riskini artırıyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, osteoporozdan korunmada çocukluk ve gençlik döneminden itibaren yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. Kalsiyum, D vitamini ve proteinin yeterli alımının kemik sağlığı açısından kritik olduğunu belirten Alphan, bilinçsizce uygulanan hızlı kilo verme diyetleri ve yetersiz beslenmenin kemik sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Dünya Osteoporoz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, osteoporozdan korunmaya bebeklik döneminde, hatta anne karnında başlanması gerektiğini belirterek annenin gebelik döneminde yeterli kalsiyum ve D vitamini almasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Osteoporozu “kemik kütlesinde azalma, kemik mikro yapısında bozulma ve kemik dayanıklılığında azalma ile karakterize, kırık riskini artıran sistemik bir iskelet hastalığı” olarak tanımlayan Prof. Dr. Alphan, “Hastalığın en önemli özelliği, kemiklerin giderek kırılgan hâle gelmesi ve düşük enerjili travmalarla, hatta bazen belirgin bir travma olmadan kırık oluşabilmesidir” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Osteoporozdan </strong><strong>korunmaya anne karnındayken başlanmalı</strong></span></p>

<p>Yaşlanma, östrojen azalması, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı, fiziksel inaktivite (hareketsizlik) ve bazı hastalıkların kemik kaybını hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Alphan, “Sigara ve aşırı alkol kullanımı, düşük vücut ağırlığı ve yetersiz beslenme de osteoporoz için önemli risk faktörlerindendir. Osteoporozdan korunmaya bebeklik çağında hatta anne karnında annenin yeterli kalsiyum ve D vitamini alması ile başlamak gerekir. Çünkü kemik dokusu anne karnında oluşarak, yaşam boyunca sürekli olarak yıkılan ve yeniden yapılan dinamik bir dokudur. Bu sürece kemiğin yeniden yapılanması denir. O yüzden anne karnından başlayarak hayatın tüm evrelerinde kemiğin en önemli minerali olan kalsiyumu ve bu mineralin emilmesini sağlayan D vitaminini yaşa uygun ve yeterli miktarlarda almak gerekir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>D vitamini uygun dozlarda kullanılmalı</strong></span></p>

<p>D vitamininin ayrıca bağırsaklardan fosfor emilimini de destekleyerek kemik mineralizasyonuna katkıda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “D vitamini eksikliği osteomalasiye, kas güçsüzlüğüne ve düşme riskinin artmasına yol açabilir. D vitamini besinlerle alınamaz, insan derisinden güneşten gelen ultraviyole ışınları ile vücutta sentezlenen bir vitamindir. D vitamini yetersizliği ülkemizde çok sık olduğu için D vitamini ek olarak alınması gereken bir vitamin haline gelmiştir. Ancak aşırı D vitamini almaktan da kaçınmak gerekir. Adölesan döneminde ve 50 yaş üstü yetişkinlerde günlük kalsiyum alımı 1200 mg iken diğer yaş dönemlerinde 1000 mg civarındadır” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Protein miktarı kişiye özel belirlenmeli</strong></span></p>

<p>Kalsiyum ve D vitamini dışında proteinin de kemik matriksinin bütünlüğü açısından önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Protein miktarı belirlenirken bireyin beslenme durumu ve hastalıkları göz önüne alınarak bireysel olarak belirlenmesi gerekir. İlave olarak magnezyum, K vitamini, C vitamini, çinko gibi besin öğelerinin de kemikle ilgili reaksiyonlarında görevleri olduğu için yeterli miktarlarda beslenme ile alınması gerekir. Sadece beslenme ile kemik sağlığı korunamaz düzenli egzersiz de osteporozdan korunmada temeldir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hızlı kilo verme diyetleri kemik sağlığı için riskler barındırabilir</strong></span></p>

<p>Bilinçsizce uygulanan diyetlerin kemik sağlığının yanı sıra genel sağlığı olumsuz etkileyecek riskler barındırdığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi:</p>

<p>“Bilinçsiz olarak uygulanan hızlı kilo verme diyetleri, aşırı kısıtlanan besinler ve özellikle tek besin diyetleri, enerji ve besin öğeleri açısından yetersiz olabilir ve bu da sadece kemik sağlığını değil, tüm vücut sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sadece zayıflamada değil, tüm hastalıklardaki beslenme tedavisinde amacımız yeterli dengeli ve sağlıklı beslenme olmalıdır. Sadece kalori saymanın yapıldığı diğer besin öğelerinin dikkate alınmadığı diyetlerle çeşitli sağlık problemleri oluşabilir. Çünkü her bireyin karbonhidrat, protein ve yağ gibi enerji sağlayan besin öğelerinin dışında 50 besin öğesini belirli miktarlarda her gün almasına ihtiyaç vardır. Bu besin öğelerini de her çeşit besini tüketerek alabiliriz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kalsiyumun temel kaynağı: Süt ve süt ürünleri</strong></span></p>

<p>Süt ve süt ürünlerinin kalsiyumun temel kaynağı olduğunu vurgulayan Alphan, “Günlük kalsiyum ihtiyacı için günde 3 porsiyon (750 g civarında) süt, yoğurt, kefir ve en az 1 porsiyon (60 g) peynir tüketmek gerekir. Kaşar peyniri ve tulum peyniri kalsiyumdan zengindir (600-700 mg/100 g). Bu miktarları süt ürünleri dışındaki besinlerden karşılamak çok zordur. Balıkları kılçıkları ile yemek (hamsi ve sardalya gibi), veya kalsiyumla zenginleştirilmiş besinlerle etiket okunarak 1000 mg kalsiyuma ulaşmak mümkün olabilir belki ama her gün balık bulmak ve yemek mümkün değildir” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Susam ve tahinde kullanım miktarına dikkat edilmeli</strong></span></p>

<p>Bitkisel ürünlerde de kalsiyum bulunduğunu fakat bu besinlerin süt, yoğurt gibi her gün rutin olarak yenilemeyeceğini, yenilse bile miktar olarak da çok fazla tüketmek gerekebileceğini kaydeden Alphan, “Örneğin yeşil yapraklı sebzelerden ıspanak 143 mg/100 g, brokoli 43 mg/100 g, semizotu 49 mg/100 g, badem 247 mg/100 g, susam 693 mg/100g ve tahin 168 mg/100 g kalsiyum içerir. Susamı her gün 100 gram yiyebilir miyiz? Susam ve tahinin yağlı tohum olduğu için kalorisi de çok yüksektir. 1 kupa sütte 300 mg kalsiyum vardır. Bu kadar kalsiyum ıspanaktan almak istenirse her gün 3 kupa süt yerine 600 g ıspanak yememiz gerekiyor ama ıspanakta bulunan okalatlar kalsiyumun emilimini olumsuz etkiledikleri için&nbsp; biyoyararlanımı çok azdır. Ispanaktaki kalsiyumun sadece yüzde 5’i emilir. Bireylerin bitkisel kaynaklardan günlük kalsiyum gereksiniminin karşılanmasında besinin kalsiyum yoğunluğu, tüketilen porsiyon ve emilim oranı birlikte diyetisyenler tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bitkisel sütler kalsiyum içerir mi?</strong></span></p>

<p>Son dönemde yaygın şekilde kullanılan bitkisel sütlere de değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Eğer 100 g bademden süt yapılırsa ve hepsi tüketilirse 1 porsiyon sütteki kalsiyum alınabilir ama yulaf sütü gibi diğer bitkisel sütlerden bu kadar kalsiyum alınması mümkün değildir. Yulafta 73 mg/100 g kalsiyum olduğu için günde 1 kg yulaf yemek gerekir. Ticari olarak satılan bitki sütleri zenginleştirildiği için süt kadar kalsiyum içerebilir. Evde yapılırsa bu kadar kalsiyum içermesi beklenmemelidir. Bir de ekonomik olarak düşünüldüğünde, badem sütü normal süte göre çok daha pahalıdır. Badem sütü kalsiyum kaynağı olarak sadece vejetaryen olanlara önerilebilir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Osteoporoz ve beslenme konusunda doğru bilinen yanlışlara dikkat!</strong></span></p>

<p>Toplumda osteoporozdan korunmaya ilişkin çeşitli yanlış kanı bulunduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, özellikle menopoz döneminden sonra süt ve yoğurt tüketmeye başlamanın yeterli olacağı düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı. Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi:</p>

<p><strong>Kemik dokusu yaşam boyu yenilenir:</strong> Kadınların menopoza girdikten sonra süt/yoğurt tüketmeye başlamaları en büyük yanlıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi osteporozdan korunmak için kemik dokusu sürekli yıkılan ve yapılan bir doku olduğu için bebeklikten başlayarak kalsiyumu, D vitaminini ve proteini yeterli miktarlarda almak gerekir. Kemik dokusu bozulduktan sonra onu eski haline getirmek mümkün değildir.</p>

<p><strong>D vitamini direkt güneşten alınır</strong>: Her gün el ve yüzün güneşlenmesi gerekir, pencereden camın arkasından gelen güneşin faydası yoktur.</p>

<p><strong>Üzüm pekmezi kalsiyum ve demir kaynağı değildir</strong>: Üzüm pekmezinde ve diğer pekmezlerde kalsiyum yok denecek azdır (30 mg/100g). Üzüm pekmezi kalsiyum ve demir kaynağı değildir.</p>

<p><strong>Kalsiyum besinlerle alınır</strong>: Kalsiyumun preparat şeklinde değil, besinlerle alınması gerekir.</p>

<p><strong>Gençlere mesaj: Kemik sağlığınızı bugünden koruyun</strong></p>

<p>&nbsp;Dünya Osteoporoz Günü dolayısıyla özellikle gençlere tavsiyede bulunan Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Dünya Osteoporoz Günü’nde gençlere önerim; yaşlılığınızda osteoporozlu yaşamak istemiyorsanız hemen şimdi bugünden başlayarak kalsiyum ve D vitamininden de yeterli olacak şekilde yeterli dengeli ve sağlıklı beslenmeye başlamaları. Sağlıklı beslenme alışkanlığı sizi sadece osteoporozdan korumaz aynı zamanda obezite, kalp-damar hastalığı, diyabet ve kanser gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıklardan da koruyarak sağlıklı bir hayat sürmenizi sağlar.”</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/kemik-sagliginin-temeli-cocuklukta-atiliyor-1792404457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pankreas kanserini işaret eden bu 6 belirtiyi önemseyin!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/pankreas-kanserini-isaret-eden-bu-6-belirtiyi-onemseyin-119159</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/pankreas-kanserini-isaret-eden-bu-6-belirtiyi-onemseyin-119159</guid>
                <description><![CDATA[Erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen pankreas kanseri çoğunlukla başka bir hastalık için doktora gidildiğinde ortaya çıkıyor. Genetik faktörler, ileri yaş ve sigara kullanımı kişide risk faktörünü artırabiliyor. En önemli belirtileri arasında sarılık, açıklanamayan kilo kaybı, karın ve sırt ağrısı bulunan pankreas tümörlerinde erken tanı tedavide önemli katkı sağlıyor. Tümörün evresine ve hastanın sağlık durumuna göre planlanan tedavilerde günümüzde uygulanmaya başlanan robotik cerrahi yöntemler erken iyileşme sağlayarak hastanın konforunu önemli ölçüde artırıyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Emin Köse, pankreas tümörlerinin türleri, belirtileri, risk faktörleri ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Midenin arkasında, karın boşluğunun üst bölümünde yer alan pankreas, sindirim sisteminin ve hormon dengesinin önemli organlarından biridir. Pankreasın dış salgı işleviyle üretilen enzimler, besinlerin özellikle yağ, protein ve karbonhidratların sindirilmesine yardımcı olmaktadır. İç salgı işleviyle üretilen insülin ve glukagon gibi hormonlar ise kan şekeri düzeyinin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Pankreasta gelişen tümörler, hücrelerin kökenine ve özelliklerine göre farklı gruplara ayrılmaktadır. Ekzokrin tümörler, pankreasın sindirim enzimlerini üreten hücrelerinden veya kanallarından kaynaklanmaktadır ve pankreas kanserlerinin büyük bölümünü oluşturmaktadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Pankreas tümörleri çoğu zaman başka hastalık için doktora gidildiğinde ortaya çıkıyor</strong></span></p>

<p>Pankreasın karın boşluğunun derininde yer alması ve erken evrede belirgin şikâyetlere yol açmaması, hastalığın tanısını güçleştirebilmektedir. Belirtiler tümörün pankreasın baş, gövde veya kuyruk bölümünde yerleşmesine, büyüklüğüne ve çevre dokularla ilişkisine göre değişmektedir. Pankreas tümörlerinde dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şunlardır:</p>

<ol>
	<li><strong>Sarılık:</strong>&nbsp;Ciltte ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma ve kaşıntı görülebilmektedir. Özellikle pankreasın baş kısmındaki tümörler safra kanalına baskı yaparak sarılığa neden olabilmektedir.</li>
	<li><strong>Karın ve sırt ağrısı:&nbsp;</strong>Üst karın bölgesinde başlayan ve sırta yayılabilen, devamlılık gösteren veya giderek artan ağrılar ortaya çıkabilmektedir.</li>
	<li><strong>İstem dışı kilo kaybı:</strong>&nbsp;Beslenme düzeninde belirgin bir değişiklik olmaksızın kilo kaybı ve iştahsızlık gelişebilmektedir.</li>
	<li><strong>Sindirim sorunları:</strong>&nbsp;Şişkinlik, bulantı, hazımsızlık ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik görülebilmektedir.</li>
	<li><strong>Halsizlik ve yorgunluk:</strong>&nbsp;Hastalığa eşlik eden metabolik değişiklikler ve beslenme sorunları kişinin günlük yaşamını etkileyebilmektedir.</li>
	<li><strong>Kan şekeri değişiklikleri:</strong>&nbsp;Daha önce diyabet tanısı bulunmayan kişilerde yeni başlayan diyabet veya mevcut diyabette kan şekeri kontrolünün bozulması, özellikle başka belirtilerle birlikte ortaya çıktığında değerlendirilmesi gereken bir durumdur.</li>
</ol>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sigara kullanımı ve ileri yaş pankreas kanseri riskini artırıyor</strong></span></p>

<p>Genetik faktörler, ileri yaş, yaşam tarzı ve sigara kullanımı kişide pankreas tümörü riskini artırmaktadır. Ayrıca kronik pankreatit, obezite ve diyabet de riski artırmaktadır. Pankreas tümörlerinin tanı ve tedavi planlaması, hastanın şikâyetlerine ve tıbbi öyküsüne göre planlanmaktadır. Fizik muayene ve kan testlerinin ardından, klinik gereklilik doğrultusunda bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve endoskopik ultrasonografi gibi yöntemlerden yararlanılabilmektedir. Kan testleri, karaciğer ve safra yollarının durumunu değerlendirmeye yardımcı olurken bazı hastalarda CA 19-9 gibi tümör belirteçleri de incelenmelidir. Ancak bu belirteçler tek başına kanser tanısı koymak için yeterli değildir. Gerekli görülen durumlarda endoskopik ultrasonografi eşliğinde biyopsi yapılarak dokudan örnek alınabilmektedir. Tanı aşamasında yalnızca tümörün varlığının belirlenmesi değil, türünün, büyüklüğünün, çevre damarlarla ilişkisinin ve uzak organlara yayılımının değerlendirilmesi de önem taşımaktadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tümörün yerine göre farklı cerrahi yöntemler uygulanıyor</strong></span></p>

<p>Pankreas cerrahisinde uygulanacak ameliyatın tipi, tümörün pankreasın hangi bölümünde yer aldığına ve çevre dokularla ilişkisine göre belirlenmektedir. Pankreasın baş bölümündeki tümörlerde Whipple ameliyatı uygulanmaktadır. Bu işlemde pankreasın başı ile birlikte safra yolunun bir bölümü, onikiparmak bağırsağı ve gerekli görülen diğer komşu dokular çıkarılmaktadır. Pankreasın gövde veya kuyruk bölümündeki tümörlerde ise distal pankreatektomi adı verilen, pankreasın ilgili bölümünün çıkarılmasını içeren cerrahi yöntem tercih edilebilmektedir. Hastalığın özelliklerine göre dalağın alınması da gerekebilmektedir. Bazı özel durumlarda pankreasın tamamının çıkarılması, yani total pankreatektomi gündeme gelebilmektedir. Bu ameliyatın ardından insülin üretimi ve sindirim enzimi işlevleri için ömür boyu tıbbi destek gerekmektedir. Dolayısıyla cerrahi yöntemin belirlenmesinde tümörün tamamen çıkarılabilmesi kadar, ameliyat sonrasında hastanın yaşamını nasıl sürdüreceği de dikkate alınmaktadır. Pankreas cerrahisi, önemli damarlarla yakın komşuluk ve sindirim sisteminin yeniden yapılandırılması gerekliliği nedeniyle ileri uzmanlık ve deneyim gerektiren ameliyatlar arasında yer almaktadır. Bazı hastalarda tümörün çevre damarlarla ilişkisi nedeniyle doğrudan ameliyat mümkün olmayabilmektedir. Bu hastaların bir bölümünde, onkolojik ilaç tedavileri uygulandıktan sonra yeniden değerlendirme yapılarak cerrahi seçeneği tekrar ele alınabilmektedir. Ancak bu yaklaşım her hasta için uygun değildir; karar, hastalığın yaygınlığı ve tedaviye verdiği yanıt doğrultusunda verilmelidir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hastaya özel uygulanan robotik cerrahi tedavi konforunu artırıyor</strong></span></p>

<p>Cerrahi teknolojilerdeki gelişmeler, pankreas ameliyatlarında da farklı uygulamaların değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Geleneksel açık cerrahinin yanı sıra uygun hastalarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Robotik cerrahinin uygun hastalarda daha küçük kesilerle uygulanabilmesi; ameliyat sonrası ağrının azalmasına, iyileşme sürecinin kolaylaşmasına ve erken taburcu olma imkanı sunmaktadır. Bununla birlikte, bu avantajlar hastanın durumuna ve uygulanan ameliyatın kapsamına göre değişmektedir. Robotik yöntem her pankreas tümöründe ve her merkezde uygulanamamakta; ameliyatın güvenliği, tümörün tamamen çıkarılabilmesi ve cerrahi ekibin deneyimi yöntem seçiminde belirleyici olmaktadır. Pankreas tümörlerinde cerrahi tedavinin temel hedefi, uygun hastalarda tümörün güvenli biçimde tamamen çıkarılması ve hastalığın kontrol altına alınmasına katkı sağlanmasıdır. Bu nedenle cerrahi yöntem seçilirken yalnızca teknolojik olanaklar değil, hastalığın biyolojik özellikleri, tedavinin olası yararları ve riskleri ile hastanın genel durumu birlikte değerlendirilmektedir. Dünyada sadece seçkin merkezlerde uygulanabilen robotik pankreas ameliyatları ülkemizde de uygulanabilmekte ve tecrübeli ekipler ile yüz güldürücü sonuçlara ulaşılmaktadır.&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/pankreas-kanserini-isaret-eden-bu-6-belirtiyi-onemseyin-1792396797.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Ekim Ayında Havalar Serinlerken Doğal Gazda Kota Aşımı Cebi Yakacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ekim-ayinda-havalar-serinlerken-dogal-gazda-kota-asimi-cebi-yakacak-119155</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ekim-ayinda-havalar-serinlerken-dogal-gazda-kota-asimi-cebi-yakacak-119155</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye genelinde etkili olan soğuk hava dalgasıyla birlikte Malatya'da kış şartları ağırlaşırken, evlerde ısıtma amaçlı doğal gaz kullanımı dikkate değer bir yükselişe geçti. BOTAŞ tarafından 4 Nisan 2026 tarihinde uygulamaya alınan kademeli doğal gaz tarifesi, havaların soğumasıyla 21,8 milyon aboneyi yakından ilgilendirmeye başladı. Yeni sistemde Kademe-1 tüketim sınırını ufak bir miktarla bile aşan abonelerin tüm faturası yüksek tarife üzerinden hesaplanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde etkisini hissettiren soğuk hava dalgası ve Malatya'da ağır geçen kış şartlarıyla beraber evlerde ısıtma amaçlı doğal gaz kullanımı dikkate değer bir yükselişe geçti.</p>

<p>Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) tarafından 4 Nisan 2026 tarihinde resmi olarak uygulamaya alınan "Kademeli Doğal Gaz Tarifesi", havaların soğumasıyla birlikte 21,8 milyon abonenin cebini doğrudan etkilemeye başladı. Sektör analizlerine göre, yaklaşık 19 milyon konut abonesinin devlet destekli Kademe-1 sınırları içinde kalarak faturasını hafifletmesi öngörülürken, tüketim alışkanlıklarına dikkat etmeyen 2,8 milyon abonenin (yaklaşık %12) yüksek fiyattan fatura ödeyeceği hesaplanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SINIRI GEÇEN METREKÜP DEĞİL TÜM FATURA YANIYOR</span></strong></p>

<p>Yeni sistemin en çok tartışılan ve tüketicilerin bilmesi gereken en kritik detayı, limit aşımının hesaplanma biçimi oldu. Kamuoyunda ilk etapta oluşan "yalnızca kotayı aşan kısım pahalı fiyattan faturalandırılır" algısının aksine, BOTAŞ'ın mevzuatında tam bir ceza modeli uygulanıyor. Bir konut abonesi, bulunduğu şehir için ilgili aya özel tanımlanan Kademe-1 tüketim sınırını çok ufak bir miktarla bile aşsa, sistem o ana kadarki tüm harcamayı sıfırlıyor. Yani, o aya ait toplam doğal gaz tüketiminin tamamı üst kademe olan Kademe-2 birim fiyatı üzerinden sisteme yansıtılıyor. Bu durum, sınırda kalan abonelerin bir gecelik fazla kombi kullanımı nedeniyle faturalarının neredeyse ikiye katlanabileceği anlamına geliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">METREKÜP FİYATLARINDA DİKKAT ÇEKEN FARK</span></strong></p>

<p>Uygulanan güncel tarifelere göre, normal tüketim sınırları (Kademe-1) içerisinde kalan konutlar için doğal gazın metreküpü 10,62 TL olarak hesaplanıyor. Kotayı aşarak Kademe-2 grubuna giren şanssız aboneler için ise bu fiyat 18 TL’ye fırlıyor. Öte yandan, şehit aileleri ve gaziler için herhangi bir kademe sınırı uygulanmaksızın metreküp fiyatı 5,31 TL olarak sabitlenmiş durumda.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-ekim-ayinda-havalar-serinlerken-dogal-gazda-kota-asimi-cebi-yakacak-1792388894.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Sosyal Medyada Usulsüz İlan Paylaşan İşletmelere Milyonlarca Lira Ceza Yağdırdı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-sosyal-medyada-usulsuz-ilan-paylasan-isletmelere-milyonlarca-lira-ceza-yagdirdi-119135</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-sosyal-medyada-usulsuz-ilan-paylasan-isletmelere-milyonlarca-lira-ceza-yagdirdi-119135</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, sosyal medya platformlarında mevzuata aykırı emlak ve araç ilanı paylaşan 70 işletmeye 7 milyon TL idari para cezası keserken, yükümlülüklerini yerine getirmeyen Meta ve TikTok platformlarına da milyonlarca liralık ceza uyguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, sosyal medya platformlarında yayımlanan emlak ve ikinci el araç ilanlarına yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kapsamında yürütülen incelemelerde, mevzuata aykırı ilan paylaşan işletmelere milyonlarca liralık idari para cezası uygulandı.&nbsp;Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; sahte ilanların önlenmesi, tüketici mağduriyetlerinin engellenmesi ve ilan piyasasında şeffaflığın sağlanması amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde 70 emlak ve oto galeri işletmesine toplam 7 milyon TL ceza kesildi. Son yaptırımlarla birlikte bugüne kadar aynı kapsamda ceza uygulanan işletme sayısı 152’ye, toplam ceza tutarı ise 15 milyon 200 bin TL’ye ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">META VE TİKTOK’A DA MİLYONLUK CEZA</span></strong></p>

<p>Denetimler yalnızca emlak ve oto galeri işletmeleriyle sınırlı kalmadı. EİDS sistemine entegrasyon ve doğrulama yükümlülüklerini yerine getirmediği belirlenen sosyal medya platformlarına da yaptırım uygulandı. Bu kapsamda Meta Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Limited Şirketine 20 milyon TL, TikTok İstanbul Dijital Medya ve Reklam Limited Şirketine ise 4 milyon TL idari para cezası verildi. Meta’ya aynı kapsamda uygulanan toplam ceza tutarının 36,2 milyon TL’ye ulaştığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EMLAK VE ARAÇ İLANLARINDA YENİ DÖNEM</span></strong></p>

<p>Bakanlık; Instagram, Facebook, WhatsApp ve TikTok gibi sosyal medya platformlarında yayımlanan taşınmaz ve taşıt ilanlarında EİDS kurallarına uyulması gerektiğini hatırlattı.&nbsp;Düzenlemeye göre, sosyal medya üzerinden yapılan ilan paylaşımlarında EİDS üzerinden doğrulanmış ilan bağlantısının bulunması gerekiyor. Paylaşılan fotoğraf, video ve açıklamaların da doğrulanmış ilandaki taşınmaz veya araçla uyumlu olması şartı aranıyor. Ayrıca ilanlarda fiyat bilgisinin açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’DAKİ EMLAKÇILAR VE GALERİCİLERİ DE İLGİLENDİRİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde uygulanan düzenleme, Malatya’da faaliyet gösteren emlak işletmeleri ve oto galerileri de kapsıyor. Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden konut, arsa, iş yeri ve ikinci el araç ilanı paylaşan işletmelerin doğrulanmış ilan bağlantısı, fiyat bilgisi ve ilan içeriğinin uyumluluğu konusunda yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor. Bakanlığın açıkladığı cezalara ilişkin Malatya özelinde işletme sayısı veya ceza tutarı bilgisi paylaşılmadı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DENETİMLER SÜRECEK</strong></span></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin korunması ve elektronik ticaret ortamında güvenilirliğin artırılması amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi. Bakanlık; emlak ve oto galeri işletmelerini sosyal medya ilanlarında doğrulanmış bağlantı kullanmaları, fiyat bilgisine yer vermeleri ve paylaşımlarını mevzuata uygun şekilde gerçekleştirmeleri konusunda uyardı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/ticaret-bakanligi-sosyal-medyada-usulsuz-ilan-paylasan-isletmelere-milyonlarca-lira-ceza-yagdirdi-1792310960.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Korkutan Tablo: Yılda 1 Milyar Ton Gıda Çöpe Gidiyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/16-ekim-dunya-gida-gununde-korkutan-tablo-yilda-1-milyar-ton-gida-cope-gidiyor-119126</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/16-ekim-dunya-gida-gununde-korkutan-tablo-yilda-1-milyar-ton-gida-cope-gidiyor-119126</guid>
                <description><![CDATA[16 Ekim Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması “Bugün yenilik yap, yarını besle”. Birleşmiş Milletler ve FAO verileri küresel gıda israfının ulaştığı ürkütücü boyutu gözler önüne sererken bu özel gün dolayısıyla açıklamalarda bulunan uzmanlar, gıda krizine karşı “Sürdürülebilir Gıda Sistemi” çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, gıdada sistemik dönüşüm ve bilimsel inovasyonun hayati önem taşıdığını vurguluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sayılarla Gıda İsrafı: Türkiye’de Yılda 18 Milyon Ton Çöpe Gidiyor</strong></span></p>

<p>Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) güncel raporlarına göre; dünya genelinde her yıl üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri tüketilemeden israf ediliyor. Bu durum, küresel ölçekte her yıl 1 milyar tonun üzerinde gıdanın çöpe gitmesi anlamına geliyor. Türkiye’deki tablo da küresel ölçekten farklı değil; ülkemizde her yıl yaklaşık 18 milyon ton gıda israf ediliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Merkezdeki Kriz</strong></span></p>

<p>Gıdanın insan hayatının merkezinde yer almasına karşın bugün ağırlıklı olarak krizlerle gündeme geldiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilir Gıda Sistemleri için Tasarım ve İnovasyon Yüksek Lisans Programı Koordinatörü <strong>Prof. Dr. Özlem Güçlü Üstündağ</strong>, “Bugün bu noktada olmamızın temel sebebi, gıda sisteminin çevreye, sağlığa ve topluma yönelik hedefler göz ardı edilerek, yalnızca ucuz ve bol miktarda gıda üretimi üzerine indirgemeci bir anlayışla tasarlanmış olmasıdır” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yol Gösterici: Sürdürülebilir Gıda Sistemi</strong></span></p>

<p>“Sürdürülebilir Gıda Sistemi” kavramının yol gösterici olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güçlü Üstündağ, “Burada kullandığımız gıda sistemi çerçevesi; gıdayı sadece bir ürün olarak değil, topraktan sofraya, üretimden tüketime kadar onu önümüze getiren tüm aşamaları içeren bir bütün olarak ele almayı gerektiriyor ve sistemin ekonomik, çevresel ve sosyal hedeflerini eş zamanlı olarak kapsıyor” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Gıda Sistemini Dönüştürürken Çelişkileri Yönetmeliyiz”</strong></span></p>

<p>Sürdürülebilir bir gıda sistemine ulaşmanın önündeki en büyük engelin ekonomik, çevresel ve sosyal hedeflerin birbiriyle çelişmesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güçlü Üstündağ, bütüncül yaklaşımın önemine vurgu yaptı:</p>

<p>“Çevresel ve sosyal problemleri çözmek için attığımız adımlar, ekonomik boyutta maliyetleri yükselterek sistemin ekonomik sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebiliyor. Gıdanın sürdürülebilirliğini ve kalitesini artırmaya yönelik iyileştirmeler, ürün fiyatlarını yükselterek, en temel hedeflerimizden olan gıdaya erişilebilirliği zorlaştırabiliyor. Bu nedenle; eğitimden politika geliştirmeye, tasarımdan uygulamaya kadar tüm süreçlerde disiplinler arası bir sistem yaklaşımını merkeze almalıyız. Geleceğin profesyonellerini yetiştiren akademik programların da bu vizyonla dönüştürülmesi şart.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“İnovasyon Sadece Teknoloji Değil, Uygulanabilir Çözümdür”</strong></span></p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı ve Sürdürülebilir Sistemler Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Yeşim Ekinci</strong> ise bilimsel bilginin pratik yaşama aktarılmasının gerekliliğine değindi:</p>

<p>“İklim değişikliği, artan nüfus ve doğal kaynaklar üzerindeki baskılar karşısında gıda güvencemizi korumak için bugünden yenilikçi çözümler geliştirmeliyiz. Ancak sürdürülebilir gıda sistemlerine yönelik çözümlerin sadece teorik olarak doğru olması yetmez, sahada ve günlük hayatta karşılık bulması gerekir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kampüslerden Başlayan Somut Uygulama Modelleri</strong></span></p>

<p>Teorik bilginin pratik modellere dönüştürülmesine somut örnekler veren Prof. Dr. Ekinci, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında düzenleyecekleri “Sürdürülebilir Gıda Sistemi Çalıştayı” ile kampüsü bir uygulama laboratuvarına dönüştürdüklerini ifade etti:&nbsp;“Örneğin; bir üniversite yemekhanesinde gıda israfını azaltmak için sadece afiş asıp farkındalık oluşturmak yetersizdir. Tüketim alışkanlıklarını, porsiyon büyüklüklerini, beslenme gereksinimlerini ve ortaya çıkan atık miktarlarını birlikte değerlendirerek sürdürülebilir bir yemek hizmeti modeli geliştirmek gerekir. Benzer şekilde, sağlıklı beslenmeyi teşvik ederken besin değeri yüksek, çevresel etkisi düşük ve tüketicinin bütçesine uygun alternatifler tasarlamalıyız. Biz de düzenlediğimiz çalıştayla kampüsümüzü yenilikçi fikirlerin denendiği ve somut sonuçların ölçüldüğü bir alan olarak ele alıyoruz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>&nbsp;“İnsan Sağlığıyla Gezegen Sağlığı Paralel”</strong></span></p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı <strong>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır</strong> da insan sağlığını koruyan altın standart beslenme modellerinin gezegen sağlığıyla tam bir uyum içinde olduğunu belirterek, bireylerin günlük yaşamlarında uygulayabileceği 5 temel adımı sıraladı:</p>

<ol start="”1”" style="list-style-type:”1”">
	<li><strong>Alışverişi Planlayın, Porsiyonları Küçültün:</strong> Evsel gıda atığının en büyük sebebi plansız alışverişlerdir. İhtiyaç kadar alıp, tabağınıza tüketeceğiniz kadar porsiyon koyarak israfın önüne geçin.</li>
	<li><strong>Bitkisel Odaklı Beslenmeye Geçin:</strong> Sadece insan sağlığı için değil, gezegen sağlığı için de bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller, sebzeler, tahıllar) beslenmenizde daha fazla yer açın.</li>
	<li><strong>Yerel ve Mevsiminde Gıdaları Tercih Edin:</strong> Mevsiminde tüketilen ve yerel üreticiden alınan gıdalar, nakliye ve depolama kaynaklı karbon ayak izini en aza indirir.</li>
	<li><strong>Artan Gıdaları Değerlendirin:</strong> Bayatlayan ekmekleri veya bir gün önceden kalan yemekleri çöpe atmak yerine alternatif tariflerle dönüştürme alışkanlığı kazanın.</li>
	<li><strong>Su ve Enerji Ayak İzini Düşürün:</strong> Gıdayı üretmek için harcanan su ve enerjinin bilincinde olarak, gıdayı ziyan etmenin aslında gezegenin doğal kaynaklarını tüketmek anlamına geldiğini unutmayın.</li>
</ol>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/16-ekim-dunya-gida-gununde-korkutan-tablo-yilda-1-milyar-ton-gida-cope-gidiyor-1792167974.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’dan İki Ayda 10 Bin 300 Ton Kuru Kayısı İhraç Edildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyadan-iki-ayda-10-bin-300-ton-kuru-kayisi-ihrac-edildi-119123</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyadan-iki-ayda-10-bin-300-ton-kuru-kayisi-ihrac-edildi-119123</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, 2026 kuru kayısı sezonunun ilk iki ayında 10 bin 300 ton ihracat yapıldığını ve 46 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini açıkladı. Eylül ayında ihracatın hız kazandığını belirten Özcan, ekim ayında dış satımın daha da artmasını ve ayın ihracat rakamlarının eylül seviyesini aşmasını beklediklerini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından kuru kayısıda 2026 yılı yeni sezon ihracat rakamları açıklandı. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, ağustos ve eylül aylarında toplam 10 bin 300 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirildiğini, elde edilen gelirin ise 46 milyon doların üzerine çıktığını bildirdi.&nbsp;1 Ağustos itibarıyla başlayan yeni sezonda ağustos ayında 3 bin 500 ton, eylül ayında ise 6 bin 800 ton kuru kayısı ihraç edildi. Eylül ayında ihracatın hız kazandığını belirten Özcan, ekim ayında dış satımın daha da artmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ AYDA 10 BİN 300 TON KURU KAYISI İHRAÇ EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Malatya’da yeni sezon kuru kayısı ihracatı ağustos ayında 3 bin 500 tonla başladı. Eylül ayında ise ihracat miktarı 6 bin 800 tona yükseldi. Böylece sezonun ilk iki ayında toplam 10 bin 300 ton kuru kayısı dış pazarlara gönderildi. Sezonun başlangıcında iklim şartları nedeniyle yaşanan gecikmelerin yanı sıra kükürt kalıntıları konusundaki hassas çalışmaların da ihracat sürecini etkilediği belirtildi.&nbsp;MTB Başkanı Ramazan Özcan, ağustos ayında gerçekleştirilen yaklaşık 3 bin 500 tonluk ihracattan 25 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TOPLAM GELİRİMİZ 46 MİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI”</span></strong></p>

<p>Eylül ayında ihracatın hız kazanmasıyla birlikte sezonun ilk iki aylık gelirinin 46 milyon doları aştığını belirten Ramazan Özcan, ihracat rakamlarını değerlendirdi.&nbsp;Özcan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ağustos ayındaki 3 bin 500 tonluk miktar ile Eylül ayındaki 6 bin 800 tonu birleştirdiğimizde toplam gelirimiz 46 milyon doların üzerine çıktı. Bu rakamlar, birim fiyatlarımızın ve ihracat ortalamalarımızın ciddi anlamda iyileştiğini gösteriyor”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKİM AYINDA İHRACATIN ARTMASI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Ekim ayının ilk 10 gününde ihracat hareketliliğinin olumlu seyrettiğini belirten Özcan, bu ay gerçekleştirilecek kuru kayısı ihracatının eylül ayındaki rakamları geride bırakmasını beklediklerini söyledi.&nbsp;Kuru kayısının tüketiciye hızlı ve kaliteli şekilde ulaştırılması için gerekli altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Özcan, sezonun ilerleyen dönemlerine ilişkin beklentilerini de paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2025’TEKİ KAYIPLARIN ARDINDAN YENİ SEZON BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>2025 yılında yaşanan rekolte kayıplarının kuru kayısı sektörünü olumsuz etkilediğini hatırlatan Özcan, ihracatın önceki yıldan kalan ürünlerle sürdürülmeye çalışıldığını belirtti. Hem ekonomik hem de rekolte bakımından ciddi kayıplar yaşandığını kaydeden Özcan, 2026 yılı mahsulüyle birlikte ekim, kasım ve aralık aylarının güçlü ihracat rakamlarıyla tamamlanmasını beklediklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyadan-iki-ayda-10-bin-300-ton-kuru-kayisi-ihrac-edildi-1792161092.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOSGEB Desteklerinde Geri Ödeme Sorunu Büyüyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kosgeb-desteklerinde-geri-odeme-sorunu-buyuyor-119112</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kosgeb-desteklerinde-geri-odeme-sorunu-buyuyor-119112</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere verilen geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Borçlarını ödeyemeyen bazı işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirten Sadıkoğlu, destek borçlarının silinmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise en az iki yıl ertelenmesini istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Borçlarını ödeyemeyen bazı işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirten Sadıkoğlu, destek borçlarının silinmesini, bunun mümkün olmaması halinde en az iki yıl ertelenmesini istedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610161157-whatsapp-image-2026-10-16-at-115247.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOSGEB DESTEKLERİNDE GERİ ÖDEME SORUNU</span></strong></p>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” hayata geçirildi.&nbsp;Program kapsamında işletmelere sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrasında yaşanan ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, geri ödeme sürecinde güçlük yaşamaya başladı. Borçlarını ödeyemeyen bazı işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADIKOĞLU’NDAN BORÇLARIN SİLİNMESİ ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını belirtti.Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’na da doğrudan ilettiklerini ifade etti.&nbsp;Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele ettiğini kaydeden Sadıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“İŞLETMELER NEFES ALMADAN BÖLGE EKONOMİSİ AYAĞA KALKAMAZ”</span></strong></p>

<p>Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da zorlaştıracağını belirtti. İşletmelerin ayakta kalmasının yalnızca işletme sahiplerini değil, istihdamı, üretimi ve ailelerin geçimini de ilgilendirdiğini ifade eden Sadıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇAĞRI DİĞER DEPREM İLLERİNİ DE KAPSIYOR</span></strong></p>

<p>Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını belirten Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu kaydetti. Sadıkoğlu, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/kosgeb-desteklerinde-geri-odeme-sorunu-buyuyor-1792142485.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A101’de ATV’den Elektrikli Golf Arabasına Mobilite Seçenekleri</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/a101de-atvden-elektrikli-golf-arabasina-mobilite-secenekleri-119101</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/a101de-atvden-elektrikli-golf-arabasina-mobilite-secenekleri-119101</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 15 Ekim Perşembe günü teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mobilite kategorisinde farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik benzinli ve elektrikli araçlar yer alıyor. HISUN RA7 Guardian 550L On-Road ATV 449.990 TL, REVOLT RSX6 125 CC Benzinli Motosiklet 69.990 TL, VOLTA VS2 Elektrikli Moped 32.990 TL, VOLTA VG2 Elektrikli 4 Tekerlekli Kasalı Golf Arabası 129.990 TL ve APEC APM2 Üç Tekerlekli Elektrikli Moped 49.990 TL fiyatlarıyla alıcıların beğenisine sunuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">QLED VE SMART TV TEKNOLOJİLERİ</span></strong></p>

<p>Televizyon grubunda ise gelişmiş ekran teknolojilerine sahip seçenekler dikkat çekiyor. PHILIPS 65PUS7000/62 65” 4K UHD LED Dolby Atmos Smart TV 38.899 TL, HI-LEVEL HL65QUMLN-W02S 65” Frameless 4K UHD webOS Smart QLED TV 29.999 TL ve ONVO 32VQ80F3HA 32” Frameless HD Whale OS 10 QLED TV 8.999 TL fiyatlarıyla satışa çıkarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYAZ EŞYADA EVLERİN TEMEL İHTİYAÇLARI</span></strong></p>

<p>Evlerin temel gereksinimleri arasında bulunan beyaz eşya ürünlerinde uygun seçenekler sunuluyor. SEG NFK481S020D EIG Buzdolabı 32.999 TL, SEG BM 401S0 DS D Bulaşık Makinesi 15.999 TL ve SEG CMI 111121S0 D Çamaşır Makinesi 21.999 TL fiyatlarıyla beyaz eşya kategorisinde bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EV VE MUTFAK KULLANIMINA YÖNELİK ÜRÜNLER</span></strong></p>

<p>Ev işlerini kolaylaştıran ve mutfakta pratiklik sağlayan küçük ev aletleri de raflardaki yerini aldı. APRILLA ABC-8820 Sahte Para Tespitli Toplayarak Sayan Para Sayma Makinesi 3.499 TL, PIERRE CARDIN Elektronik Para Kasası 1.499 TL, KIWI KCC-4320 Koltuk ve Halı Yıkama Makinesi 4.299 TL, FINEBLUE FB-1100 Dikey El Süpürgesi 1.299 TL, PIERRE CARDIN Tost &amp; Izgara Makinesi 2.299 TL, PIERRE CARDIN Mini Blender Set 1.599 TL ve ENGLISH HOME CMK 6030 Çay Makinesi 1.699 TL fiyatlarıyla alıcı bekliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HIRDAVAT VE TEKNİK EKİPMANLAR</span></strong></p>

<p>Tamirat, tadilat ve teknik işler için gerekli olan hırdavat ürünleri de geniş seçeneklerle sunuluyor. PIRANHA Benzinli ve LPG’li Jeneratör 10.999 TL, PIRANHA PFS-6766 Zemin Süpürücü 5.990 TL, HILFE 4 V Akülü Çivi ve Zımba Tabancası 1.099 TL, HILFE Darbeli Matkap 1.299 TL, HILFE 12 V Çift Akülü Vidalama Matkap 1.399 TL, HILFE Avuç Taşlama 1.299 TL, PIRANHA Dekupaj Testere 999 TL, PIRANHA PSD-2228 Şarjlı Vidalama 1.099 TL ve KIWI Şarjlı Testere 1.699 TL fiyatlarıyla hırdavat kategorisinde alıcıların ilgisine sunuluyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/a101de-atvden-elektrikli-golf-arabasina-mobilite-secenekleri-1792081154.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motorlu Kara Taşıtları, Eylül 2026</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/motorlu-kara-tasitlari-eylul-2026-119096</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/motorlu-kara-tasitlari-eylul-2026-119096</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ait motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Eylül ayında 161 bin 27 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, toplam trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 35 milyon 565 bin 235’e ulaştı. Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan otomobiller arasında Renault ilk sırada yer alırken, yerli otomobil TOGG yüzde 9,8'lik payla ikinci sırada yer aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ait motorlu kara taşıtları verilerini duyurdu. Açıklanan verilere göre, eylül ayında 161 bin 27 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı.</p>

<p>Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,1’ini motosiklet, %40,0’ını otomobil, %10,1’ini kamyonet, %1,7’sini traktör, %1,6’sını kamyon, %0,9’unu minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE AZALDI</span></strong></p>

<p>Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %6,3 azaldı. Özel amaçlı taşıtta %72,4, otobüste %18,8, minibüste %2,9, traktörde %1,1 artış yaşanırken; motosiklette %11,1, kamyonda %5,1, otomobilde %2,6 ve kamyonette %1,5 azalma kaydedildi.</p>

<p>Geçen yılın aynı ayına göre ise trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %18,0 azaldı. Geçen yılın eylül ayına kıyasla özel amaçlı taşıtta %19,0, otobüste %3,7 artış görülürken; minibüste %38,2, traktörde %21,4, otomobilde %19,9, motosiklette %18,4, kamyonda %14,8 ve kamyonette %5,3 düşüş gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRAFİĞE KAYITLI TOPLAM TAŞIT SAYISI OTUZ BEŞ MİLYONU AŞTI</span></strong></p>

<p>Eylül ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 35 milyon 065 bin 235 oldu. Trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,9’unu motosiklet, %14,2’sini kamyonet, %6,7’sini traktör, %3,0’ını kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p>Eylül ayında ayrıca 957 bin 197 adet taşıtın devri yapıldı. Devri yapılan taşıtların %67,3’ünü otomobil, %13,8’ini kamyonet, %11,3’ünü motosiklet, %3,0’ını traktör, %2,0’ını kamyon, %1,9’unu minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOKUZ AYLIK DÖNEMDE BİR MİLYON BEŞ YÜZ BİN TAŞIT TRAFİĞE KATILDI</span></strong></p>

<p>Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %14,5 azalarak 1 milyon 503 bin 161 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %26,9 artarak 49 bin 209 adet oldu. Böylece Ocak-Eylül döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 453 bin 952 adet net artış gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL AYINDA EN ÇOK TERCİH EDİLEN MARKALAR</span></strong></p>

<p>Eylül ayında 64 bin 361 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Marka dağılımına bakıldığında ise %16,1’i Renault, %9,8’i TOGG, %8,6’sı Hyundai, %7,1’i Volkswagen, %6,8’i Toyota, %5,3’ü Mercedes-Benz, %5,0’ı Skoda, %4,5’i Kia, %3,7’si Peugeot, %3,3’ü Nissan, %2,7’si Opel, %2,7’si Fiat, %2,7’si Tesla, %2,6’sı Dacia, %2,6’sı BMW, %2,4’ü Citroen, %2,0’ı Volvo, %1,9’u Audi, %1,6’sı Chery, %1,4’ü Honda ve %7,2’si diğer markalardan oluştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAKIT CİNSİ VE RENK TERCİHLERİ</span></strong></p>

<p>Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 665 bin 220 adet otomobilin %40,8’i benzinli, %31,8’i hibrit, %18,6’sı elektrikli, %7,4’ü dizel ve %1,4’ü LPG’li olarak kayıtlara geçti. Eylül ayı sonu itibarıyla toplam trafiğe kayıtlı 18 milyon 115 bin 875 adet otomobilin ise %32,0’ı dizel, %31,0’ı benzinli, %29,1’i LPG’li, %5,1’i hibrit ve %2,7’si elektrikli araçlardan oluştu.</p>

<p>Silindir hacmine göre bakıldığında, ilk dokuz ayda kaydı yapılan otomobillerin %30,9’u 1300 ve altı motor hacmine sahip oldu. Renk tercihlerinde ise 275 bin 942 adet ile gri renk %41,5’lik oranla ilk sırada yer alırken, bunu %25,4 ile beyaz ve %12,1 ile siyah takip etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/motorlu-kara-tasitlari-eylul-2026-1792071968.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Yükselen On Binlerce Konutun İnşası Sürerken Maliyet Tablosu Ciddi Şekilde Değişti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-yukselen-on-binlerce-konutun-insasi-surerken-maliyet-tablosu-ciddi-sekilde-degisti-119093</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-yukselen-on-binlerce-konutun-insasi-surerken-maliyet-tablosu-ciddi-sekilde-degisti-119093</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye genelinde inşaat üretimi ağustos ayında yıllık yüzde 2,3 artarken, deprem sonrası yeniden yapılanmanın sürdüğü Malatya'da konut, iş yeri ve rezerv alan projeleri dikkat çekiyor. Kentte on binlerce bağımsız bölümün inşası aralıksız sürerken, TÜİK verilerine göre yıllık yüzde 29,59'a ulaşan inşaat maliyetleri sektörün ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı ağustos ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı. Türkiye genelinde inşaat üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,3, bir önceki aya göre ise yüzde 4 arttı. Açıklanan veriler, 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkım yaşayan ve yeniden inşa çalışmalarının sürdüğü Malatya açısından da büyük önem taşıyor. Kentte deprem konutları, çarşı merkezindeki iş yerleri, rezerv alan projeleri ve kırsal konutların yapımı farklı noktalarda devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’DA BİNLERCE KONUT VE İŞ YERİ İNŞA EDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Malatya'da deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında kent çeperleri, rezerv alanlar ve kırsal mahallelerde çok sayıda proje hayata geçirildi. Ekim ayı başında açıklanan verilere göre, kent çeperlerinde 76 ihale kapsamında 48 bin 291 konut ve 875 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 49 bin 166 bağımsız bölüm için çalışma yürütüldü.</p>

<p>Kent genelindeki 69 rezerv alanda ise 55 ihale kapsamında 26 bin 194 konut ve 12 bin 303 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 38 bin 497 bağımsız bölümün inşası gerçekleştiriliyor. Kırsal mahallelerde de 361 mahalledeki bin 236 farklı noktada 15 bin 567 konutun yapımına yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİNA DIŞI YAPILARIN İNŞAATINDA BÜYÜK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre, ağustos ayında bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 yükseldi. Bina inşaatı sektörü endeksi yıllık yüzde 0,9 gerilerken, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı.</p>

<p>Aylık bazda ise bina inşaatı üretimi yüzde 4,5, bina dışı yapıların inşaatı yüzde 2,2, özel inşaat faaliyetleri yüzde 3,8 artış gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAAT MALİYETLERİ YÜZDE 29,59 ARTTI</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe üretim artışı yaşanırken maliyetlerdeki yükseliş de dikkat çekti. TÜİK'in ağustos ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerine göre, maliyetler geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,59 arttı. Aynı dönemde malzeme maliyetlerinde yüzde 28,72, işçilik maliyetlerinde ise yüzde 31,20 artış kaydedildi.</p>

<p>Bu veriler, konut ve iş yeri yapımının yoğun şekilde sürdüğü Malatya'da özellikle özel sektör yatırımları ve yeni inşaat projelerinin maliyetleri açısından kritik bir rol oynuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’DA YENİDEN İNŞA SÜRECİ DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Deprem sonrası büyük bir dönüşüm sürecine giren Malatya'da, Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere birçok ilçede konut ve ticaret alanlarının yeniden oluşturulmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Özellikle şehir merkezindeki rezerv alan projeleri, yeni çarşıların inşası ve deprem konutlarının tamamlanması kentin yeniden yapılanma sürecinin temel taşlarını oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye genelinde inşaat üretimindeki artış dikkat çekerken, Malatya'da devam eden yatırımların tamamlanması, konut ve iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edilmesi ve artan yapım maliyetleri kent ekonomisi açısından önemini koruyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-yukselen-on-binlerce-konutun-insasi-surerken-maliyet-tablosu-ciddi-sekilde-degisti-1792068114.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okul Sabahı Gelen Karın Ağrısındaki Gizli Tehlike!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okul-sabahi-gelen-karin-agrisindaki-gizli-tehlike-119089</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okul-sabahi-gelen-karin-agrisindaki-gizli-tehlike-119089</guid>
                <description><![CDATA[Yeni eğitim döneminin başlaması, sınavlar, arkadaş ilişkileri veya öğretmen değişikliği gibi faktörler çocuklarda kaygı yaratarak çeşitli fiziksel yakınmalara yol açabiliyor. Özellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan karın ağrısı, bulantı, iştahsızlık veya tuvalet ihtiyacı çoğu zaman okul stresiyle bağdaştırılıyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sinan Kılıç, stresin fiziksel belirtilere yol açabileceğini doğrularken çok önemli bir noktanın altını çiziyor: ”Çocuklarda görülen her karın ağrısını stres veya kaygı ile açıklamak doğru değildir”. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni eğitim döneminin başlaması, sınavlar, arkadaş ilişkileri veya öğretmen değişikliği gibi faktörler çocuklarda kaygı yaratarak çeşitli fiziksel yakınmalara yol açabiliyor. Özellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan karın ağrısı, bulantı, iştahsızlık veya tuvalet ihtiyacı çoğu zaman okul stresiyle bağdaştırılıyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sinan Kılıç, stresin fiziksel belirtilere yol açabileceğini doğrularken çok önemli bir noktanın altını çiziyor: ”Çocuklarda görülen her karın ağrısını stres veya kaygı ile açıklamak doğru değildir”.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Cerrahi Müdahale Gerektiren Hastalıkların Habercisi Olabilir</strong>&nbsp;</span></p>

<p>Karın ağrısının çocukluk çağında çok sık karşılaşılan bir şikâyet olduğunu belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sinan Kılıç, bu durumun tek başına bir hastalık olmadığını söylüyor. Ağrının basit bir mide-bağırsak enfeksiyonu (gastroenterit), kabızlık, parazit veya idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği gibi; apandisit veya doğuştan gelen bağırsak sorunları (Meckel divertikülü) gibi cerrahi hastalıklara da işaret edebileceğini belirtiyor. Karın ağrısı şikâyetiyle yapılan tıbbi değerlendirmelerde, çocukların yaklaşık %10-20’sinde cerrahi bir sorun saptanırken, yaklaşık %5’inde ameliyat gerekebiliyor.&nbsp;</p>

<p>Cerrahi hastalıklar arasında akut apandisitin ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Kılıç, ”Apandisit, çocuklarda ani başlayan karın ağrıları nedeniyle yapılan ameliyatların en sık nedenidir ve özellikle okul çağında dikkatle değerlendirilmelidir. Hastalık genellikle apandisitin iç boşluğunun tıkanmasıyla başlar; tedavi geciktiğinde ise delinme ve karın içine iltihap yayılması gibi ciddi riskler ortaya çıkabilir” diyor. Ayrıca enfeksiyonlar sonrasında karın içindeki lenf bezlerinin şişmesinin (mezenterik lenfadenit) de apandisiti taklit eden ağrı ve ateşe yol açabileceğini hatırlatıyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuğunuzun Sadece Söylediklerine Değil, Hareketlerine de Bakın</strong>&nbsp;</span></p>

<p>Çocuklarda karın ağrısını değerlendirmenin yetişkinlere göre daha zor olduğunu belirten Doç. Dr. Sinan Kılıç, küçük çocukların ağrının yerini tam tarif edemediğini ve organların birbirine yakınlığının teşhisi güçleştirebildiğini ifade ediyor. Bu noktada ebeveynlere düşen en önemli görev, çocuğun sadece söylediklerini değil hareketlerini de gözlemlemek. Doç. Dr. Kılıç şu ipuçlarını paylaşıyor: ”Eğer karın zarında bir iltihaplanma varsa, çocuk hareket etmek istemeyebilir, yürürken veya öksürürken ağrısının arttığını söyleyebilir. Ağrıyı hafifletmek için bacaklarını karnına doğru çekerek hareketsiz bir pozisyon alması oldukça önemli bir belirtidir”.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hangi Durumlarda Zaman Kaybetmeden Hekime Başvurulmalı?</strong></span></p>

<p>Her karın ağrısının acil bir tablo yaratmadığını ancak bazı belirtilerde vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Sinan Kılıç, hekime başvurulması gereken durumları şöyle sıralıyor:&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:”disc”">
	<li>Ağrının giderek şiddetlenmesi veya uzun sürmesi.&nbsp;</li>
	<li>Ağrının karında belirli bir noktada yoğunlaşması.&nbsp;</li>
	<li>Çocuğun yürümek veya hareket etmek istememesi.&nbsp;</li>
	<li>Ateş, tekrarlayan kusma veya dışkıda kan görülmesi.&nbsp;</li>
	<li>Karında belirgin bir şişlik ve genel durumda bozulma olması.&nbsp;</li>
</ul>

<p>Karın ağrısı yakınmasının yalnızca ”okul stresi” denilip geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Sinan Kılıç, ”Çocuğun şikâyetini küçümsememek, ancak her karın ağrısında da paniğe kapılmamak gerekir. Doğru yaklaşım; karın ağrısının süresini, şiddetini, yerini ve hareketle ilişkisini hekim kontrolünde değerlendirmektir” diyerek sözlerini tamamlıyor.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/okul-sabahi-gelen-karin-agrisindaki-gizli-tehlike-1792062185.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklarda Belirtisi Ateş Olan 3 Hastalık...</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklarda-belirtisi-ates-olan-3-hastalik-119088</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklarda-belirtisi-ates-olan-3-hastalik-119088</guid>
                <description><![CDATA[Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek hastalığa neden olabiliyor. Özellikle sonbahar, sıcak-soğuk dengesi açısından bir geçiş mevsimi olduğundan solunum yolu hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırıyor. Sıcaklık ve nem değişimi nedeniyle okul çağı çocuklarının virüsleri taşıması mevsimsel hastalıkların artmasına zemin hazırlıyor. Ateş ise hastalığın sinyalini önceden vererek gerekli tedbirlerin alınmasına imkân sağlıyor. Ebeveynlerin tıbbi yardımın ne zaman alınması gerektiği konusunda belirtileri iyi okuması hayati önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, sonbaharda çocuklar arasında artış gösteren hastalıklarla ilgili bilgi verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemi gelişme aşamasında olan çocuklar; okullarda, kreşlerde ve oyun alanlarında sık sık diğer çocuklarla yakın temas halinde oldukları için enfeksiyonlardan etkilenmesi yetişkinlere göre daha yüksek düzeydedir. Mevsimsel olarak ortaya çıkan virüslere sık maruz kalmak çocuklar açısından normaldir. Ancak yaygın hastalıkların farkında olmak, çocuklardaki belirtileri anlamak ve ne zaman tıbbi yardım alınması gerektiğini bilmek anne ve babaların sorumluluğundadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kronik sorunu varsa dikkat edilmeli</strong></span></p>

<p>Okulların açılması, kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması ve havaların soğumasıyla&nbsp;çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları, mide enfeksiyonları, boğaz enfeksiyonları çok sık görülür. Bazı enfeksiyon kaynaklı hastalıklar hafif belirtilerle geçer ve destekleyici bakımla kolay bir şekilde atlatılabilir. Ancak bebekler, kronik sorunları olanlar ile kalıcı semptomları olan çocuklar hastanede gözlem altında tutulmalıdır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ateş bağışıklık sisteminin yanıtıdır</strong></span></p>

<p>Ebeveynler, çocuklarında ateş belirtisini görmeden harekete geçmez. Ateş bir hastalık değildir, bağışıklık sisteminin enfeksiyona verdiği bir yanıttır. Ateş, çocuklarda sık görülen bir semptomdur ve birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Ancak unutulmamalıdır ki küçük çocuklarda düşmeyen ateş tehlikeli bir durumun başlangıcı olabilir.&nbsp;</p>

<p>Çocuklarda ateşin sık görülen nedenleri ise şunlardır;</p>

<ul>
	<li>Viral solunum yolu enfeksiyonları</li>
	<li>Grip ve benzerleri</li>
	<li>Mide enfeksiyonları</li>
	<li>Diğer bakteriyel veya viral enfeksiyonlar</li>
</ul>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>1. Soğuk algınlığı (nezle) ve viral solunum yolu enfeksiyonları</strong></span></p>

<p>Solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk çağında en sık görülen enfeksiyonlar arasındadır. Virüslerin neden olduğu bu sorun solunum yolundan dışarı atılan damlacıklar, kirlenmiş yüzeyler ve yakın temas yoluyla yayılır. Dinlenme, bol sıvı tüketimi ve destekleyici bakımla hastalık ilerlemeden atlatılır.&nbsp;</p>

<p>En belirgin belirtileri ise şunlardır;</p>

<ul>
	<li>Burun akması, hapşırma, öksürük</li>
	<li>Hafif ateş ve yorgunluk</li>
	<li>Boğaz ağrısı ve iştahta azalma</li>
</ul>

<p>Anne ve babaların, hastalık belirtilerini net bir şekilde tarif edemeyecek küçük çocukları yakından takip etmesi gerekir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2. Grip ve grip benzeri hastalıklar</strong></span></p>

<p>Grip, grip virüslerinin neden olduğu bir solunum yolu enfeksiyonları özellikle küçük çocuklarda veya altta yatan sağlık sorunları olanlarda, komplikasyon riski yüksektir. Mevcut durum ağırlaşabilir ya da beklenmeyen başka sorunlar ortaya çıkabilir.&nbsp;</p>

<p>Genellikle şu belirtiler ortaya çıkmaktadır;</p>

<ul>
	<li>Ateş, titreme ve kas ağrıları</li>
	<li>Öksürük, boğaz ağrısı</li>
	<li>Bitkinlik ve iştah azalması</li>
</ul>

<p>Aşılama, komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>3. Mide enfeksiyonları ve gastroenterit</strong></span></p>

<p>Mevsimsel değişiklikler mide enfeksiyonlarının da artmasına neden olmaktadır. Gastroenterit nedeniyle çocuklarda kusma, ishal, mide ağrısı, iştah azalması ve en önemlisi ateş görülebilmektedir. Çocuklarda kusma ve ishalin en büyük endişe kaynağı dehidratasyon&nbsp;yani vücudun aşırı miktardaki sıvı kaybıdır. Dehitrasyon söz konusu olduğunda acil tıbbi yardım alınması kaçınılmazdır. &nbsp;</p>

<p>Doktora ne zaman gidilmeli?</p>

<ul>
	<li>Gün boyunca düşen veya çıkan ateş varsa.</li>
	<li>Çocuk her zamankinden daha az hareketliyse.&nbsp;</li>
	<li>Çocuk sıvı almayı reddediyorsa.</li>
	<li>Nefes almada güçlük varsa.</li>
	<li>Son aşamada ise düşmeyen yüksek ateş söz konusu ise zaman kaybetmeden doktora gidilmelidir. &nbsp;&nbsp;</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/cocuklarda-belirtisi-ates-olan-3-hastalik-1792061590.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Markalara Okul Alışverişi De Çare Olmadı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/markalara-okul-alisverisi-de-care-olmadi-119081</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/markalara-okul-alisverisi-de-care-olmadi-119081</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) eylül ayı anket sonuçlarını açıkladı. Okul alışverişi ve kış sezonu hazırlıklarına rağmen eylülde markaların yüzde 66'sının adet satışı daralırken, BMD Başkanı Sinan Öncel fahiş kira artışları ve şeffaf olmayan AVM ortak alan giderlerinin sektörü ciddi şekilde baskıladığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği eylül ayı anketinin sonuçlarını açıkladı. Gıda dışı perakendede tüketiciyi ancak indirimlerle harekete geçirebilen markalar için eylül ayında kışa hazırlık ve okul alışverişi de çare olmadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OKUL ALIŞVERİŞİ VE KIŞA HAZIRLIK DARALMAYI ENGELLEYEMEDİ</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, milyonlarca öğrenci için okul alışverişi yapılmasına rağmen eylülde hem adet satışlarının hem de cironun ağustos ayının gerisinde kaldığını bildirdi. Öncel, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Okul alışverişinin yanı sıra kışa hazırlığın başlamasına rağmen ağustosa göre, eylül ayında ankete katılan markalarımızın yüzde 55’inin cirosu azaldı. Aynı dönemde adet satışının düştüğünü beyan eden markalarımızın oranı ise yüzde 66 oldu. Geçen ay hazır giyim markalarımızın yüzde 82’si, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 58’i adet satışının daraldığını bildirdi. Son üç yıldır eylül aylarında benzer bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. İndirim kampanyalarına ve milyonlarca öğrencinin okula dönüş ayı olmasına rağmen, eylül aylarında giyim ve ayakkabı satışlarında yaşanan düşüşün nedenlerini inceliyoruz. Ayrıca burada bir konuya dikkat çekmemiz gerekiyor: Tüketicinin alım gücü daraldığı için sadece giyim ve ayakkabıda değil perakendenin genelinde son iki üç yıldır maliyetlerin bir kısmını markalarımız üstlenmek durumunda kalıyor. Buna rağmen gıda dışındaki perakendede tüketici ancak indirim kampanyaları ile harekete geçtiği için üyelerimizin büyük bölümünün ciro artışı enflasyonun altında kalıyor. Son ankette, üyelerimizin yüzde 75’inde, yani her dört markadan üçünde yıllık ciro artışının yüzde 30’un altında kaldığını görüyoruz. Bütün bu veriler sektörde kârlılığın giderek daha da daraldığına ve sıkışıklığın arttığına işaret ediyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER BEŞ MARKADAN DÖRDÜ İÇİN BİR NUMARALI SORUN KİRA</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, markalı perakendenin içinde bulunduğu sorundan çıkabilmesi için maliyetleri azaltmaktan başka bir çıkış yolu olmadığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;"Fahiş kira artış talepleri öncelikli sorunlar listesinde de ilk sırada yer alıyor. Eylül anketimize göre markalarımızın yüzde 80’i, yani her beş markadan dördü, fahiş kira artış taleplerini bir numaralı sorun olarak beyan ediyor. Enflasyonun altında ciro artışı yüzde 61’le ikinci, işçilik maliyetlerinin cirodaki payının artışı yüzde 45’le üçüncü, şeffaf olmayan ortak alan giderleri yüzde 27 ile dördüncü, yüksek finansman maliyeti yüzde 25’le listedeki ilk beşi oluşturuyor. Fahiş kira artış taleplerinden şikâyet eden üyelerimizin oranının iki yılda yüzde 91’den yüzde 80’e gerilemesi olumlu olmakla birlikte sorunun devam ettiğini görmezden gelemeyiz. Ciro kirası da ödememize rağmen, AVM yönetimleri üyelerimizden hâlâ 4-5 kata varan oranlarda kira arışı talep edebiliyor. Mayıs 2026 itibarıyla BMD üyesi markaların yüzde 60,75’inin en az bir mağaza için mülk sahibiyle mahkemelik olması, sorunun ciddiyetini ortaya koyuyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEFFAF OLMAYAN ORTAK ALAN GİDERLERİNİN MALİYETİ EN AZ 10 MİLYAR TL</span></strong></p>

<p>Kiranın yanı sıra AVM’lerde şeffaf olmayan ortak alan giderlerinin de önemli bir maliyet kalemi oluşturduğuna dikkat çeken Öncel, şunları dile getirdi:&nbsp;"Birçok AVM yönetimi detaylı hesap ve fatura paylaşmadığı için harcamaları net olarak göremiyoruz. Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunuyor. Her metrekare için ortalama 50 TL fazla ödeme yapılsa yıllık 8,4 milyar, 100 TL’lik fazla ödeme durumunda ise 16,8 milyar TL’lik ilave bir maliyet ortaya çıkıyor. AVM yönetimleri mağazalardan genel gideri ay başında topladığı halde ödemeyi bir sonraki ay gerçekleştiriyor. Aradaki bu zaman diliminde elde edilen finansman gelirinin yasa gereği giderden düşülmesi gerekiyor. Ancak biz raporlarda bu hesabı göremiyoruz. Ortalama 400 TL’lik metrekare gideri üzerinden hesapladığımızda yılda yaklaşık iki milyar TL’nin genel giderden düşülmediği anlamına geliyor. Yani genel giderlerde şeffaflık sağlanamaması markalar için yıllık en az 10 milyar TL’lik kayba neden oluyor."</p>

<p>Öncel, mevcut olumsuzluklara rağmen markalı perakendenin son iki ay için umutlu olduğunu, bütün aya yayılan kampanyalarla kasımın ve yılbaşı alışverişi nedeniyle aralık ayının ikinci yarısının canlı geçeceğine inandığını da sözlerine ekledi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/markalara-okul-alisverisi-de-care-olmadi-1792049873.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>50 yaş üzeri yaklaşık her 2 erkekten birinin sorunu!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/50-yas-uzeri-yaklasik-her-2-erkekten-birinin-sorunu-119077</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/50-yas-uzeri-yaklasik-her-2-erkekten-birinin-sorunu-119077</guid>
                <description><![CDATA[Özellikle 50 yaşından sonra görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, sadece yaşam konforunu azaltmakla kalmıyor, tedavi edilmediğinde çok daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre, 50 yaş üzerindeki her 100 erkeğin 14’ü prostat büyümesi sorunu ile karşılaşırken, uluslararası veriler prostat büyümesinin 50 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık yarısını etkilediğini gösteriyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Son yıllarda hastalığın yaygınlaşmasında toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da etkili olabildiğini belirten <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz</strong>, “Özellikle obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabet gibi durumlar iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabilmektedir. Yanlış yaşam alışkanlıkları, tek başına hastalık nedeni olmasa da, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketimi, akşam saatlerinde fazla sıvı alınması ve hareketsizlik; sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece idrara kalkma gibi yakınmaları artırabilir” diyor.&nbsp;</p>

<p>İdrar alışkanlıklarında ortaya çıkan değişikliklerin ‘yaşlanmanın doğal sonucu’ olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Bahadır Topuz, iyi huylu prostat büyümesinin ihmale gelmez 5 belirtisini ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İdrar akımında zayıflama ve incelme</strong></span></p>

<p>İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en sık görülen belirtilerindendir. Büyüyen prostat dokusu idrar kanalını daralttıkça mesane, idrarı dışarı atabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bazı hastalar bu değişime zaman içinde alıştığı için yakınmalarının farkına varmayabilir. İdrar yapma süresinin giderek uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da değerlendirilmesi gereken bulgulardır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İdrara başlamada güçlük ve kesik kesik idrar yapma</strong></span></p>

<p>Tuvalete gidildiği halde idrarın hemen başlayamaması, başlaması için beklemek veya ıkınmak gerekmesi prostat büyümesine bağlı olabilir. İdrar akımının işlem sırasında birkaç kez durup yeniden başlaması da idrar kanalındaki tıkanıklığın habercisi olabilir. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kası yorulabilir ve idrarın boşaltılması daha da güçleşebilir. Bu nedenle ıkınarak idrar yapmak, yaşlanmanın doğal ve önemsiz bir sonucu olarak görülmemelidir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi</strong></span></p>

<p>Gündüzleri normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı ertelemekte zorlanma veya tuvalete yetişememe kaygısı yaşamak, prostat büyümesiyle ilişkili mesane belirtileri arasında yer alır. İdrar kanalındaki dirence karşı uzun süre çalışan mesane zamanla daha hassas ve aşırı aktif hale gelebilir. Bu durum iş toplantıları, seyahatler ve sosyal etkinlikler sırasında yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabilir. Ani sıkışmaya bazen idrar kaçırma da eşlik edebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Geceleri tekrar tekrar idrara kalkma</strong></span></p>

<p>Doç. Dr. Bahadır Topuz “Gece uykudan birden fazla kez idrar yapmak için kalkmak, hastaların en fazla yaşam kalitesi kaybı yaşadığı şikayetlerden biridir. Sık bölünen uyku; ertesi gün yorgunluk, dikkat azalması ve performans kaybına neden olabilir. İleri yaştaki kişilerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riskini de artırabilir. Ancak gece idrara kalkmanın diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve bazı ilaçlar gibi farklı nedenleri de olabileceği unutulmamalıdır” diyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Mesanenin tam boşalmadığı hissi</strong></span></p>

<p>İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalet ihtiyacı duyulması veya mesanede hala idrar kaldığının hissedilmesi önemli bir uyarı işaretidir. Prostatın oluşturduğu tıkanıklık nedeniyle mesane her seferinde tamamen boşalamayabilir ve içeride ‘artık idrar’ kalabilir. Artık idrar miktarının artması; enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini yükseltebilir. Uzun süre devam eden ciddi tıkanıklık, mesane fonksiyonlarını ve ileri vakalarda böbrekleri de olumsuz etkileyebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İyi huylu prostat büyümesinde yeni nesil tedaviler&nbsp;</strong></span></p>

<p>Teknolojideki hızlı gelişmeler iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde de önemli yenilikleri beraberinde getiriyor. Günümüzde hastanın prostat büyüklüğü ve anatomik özelliklerinin yanı sıra genel sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek kişiye özel tedavi seçenekleri belirlenebiliyor. Yeni nesil tedavi yöntemlerinden HoLEP’in lazer teknolojisiyle, Rezum’un ise su buharının gücünden faydalanılarak uygulandığını belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, “Her iki yöntem de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan yapılır; ancak çalışma prensipleri, etki hızı ve uygun oldukları hasta grupları birbirinden farklıdır” diyor. Yeni nesil yöntemlerin geleneksel cerrahi yöntemlere göre; işlemlerin daha kısa sürmesi, daha az kanama ve daha erken taburcu olma gibi hastaya önemli avantajlar sağladığını belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, “En doğru tedavi, ayrıntılı ürolojik muayene ve tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmelidir” diye konuşuyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/50-yas-uzeri-yaklasik-her-2-erkekten-birinin-sorunu-1792000222.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticarette Hedef 100 Milyar Dolar</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticarette-hedef-100-milyar-dolar-119068</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticarette-hedef-100-milyar-dolar-119068</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı himayesinde, TABA-AmCham organizasyonuyla 21 Eylül’de New York’ta düzenlenen Global Business Summit 2026, Türkiye ve ABD’den üst düzey kamu, diplomasi ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Türkiye’den 3 bakanın katıldığı zirvede Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda özel sektörün desteğiyle çalıştıklarını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen ABD ziyareti sırasında, New Jersey’deki Crowne Plaza Englewood’da düzenlenen Global Business Summit New York 2026, Türkiye ve ABD’den kamu, diplomasi, sivil toplum ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Ticaret Bakanlığı himayesinde ve TABA-AmCham organizasyonuyla düzenlenen zirveye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın yanı sıra ABD’den siyaset ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HEDEFİMİZ 100 MİLYAR DOLAR</strong></span></p>

<p>Zirvede konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini belirterek, “ABD Türkiye için önemli bir ticaret ortağı. İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi geçen yıl 38 milyar doları aştı. Bu rakamın bu yıl da 42-43 milyar dolar olması bekliyoruz” dedi. Hizmet ticareti de dahil edildiğinde ikili ticaretin 47 milyar dolara ulaştığını ifade eden Bolat, iki ülke arasında ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini söyledi.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ÖZEL SEKTÖRÜN DESTEĞİ ÖNEMLİ</strong></span></p>

<p>Özel sektörün büyük desteğiyle bu hedefe ulaşmak için çok çalıştıklarını anlatan Bakan Bolat, “Hükümet yetkilileri olarak görevimiz; daha fazla ticaret, daha fazla yatırım, daha fazla hizmet, daha fazla ulaşım, teknoloji ve enerji dahil olmak üzere her alanda daha fazla işbirliği için işletmelerin önünü açmaktır." diye konuştu. Bolat, hedefin yalnızca mal ticaretinin artırılması olmadığını; karşılıklı yatırımlar, hizmetler, teknoloji, enerji, finans, imalat ve dijital ekonomi alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL&nbsp;</strong></span></p>

<p>Amerikan şirketleri için Türkiye'nin imalat, enerji, finans, tarım, hizmetler ve dijital sektörlerde önemli yatırım potansiyeli taşıdığını belirten Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ</strong></span></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş dünyasına yönelik konuşmasında yatırım ortamında hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Ticari uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması ve iş dünyasının yargı süreçlerinde zaman kaybetmemesi amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, “İş insanlarının bir kısım spekülasyonlarla Türkiye'ye yatırım yapmasının engellendiğini görüyoruz. Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke." ifadesini kullandı.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ UYGULAMALAR DEVREDE&nbsp;</strong></span></p>

<p>Yatırımcılar konusunda da yeni düzenlemeler yaptıklarına işaret eden Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Özellikle şu an dünyada yaşanan büyük bir savaş krizi var. Bu savaş krizinden dolayı sermayenin ülkemize rahat girişi ve aynı zamanda yatırımcının, girişimcinin de Türkiye'ye geldiği zaman özellikle hukuk alanında zorlanmaması için bir kısım düzenlemeleri hayata geçirdik. Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SAĞLIK ALANI BİRBİRİNİ TAMAMLAR</strong></span></p>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise Türkiye'nin sağlık altyapısı ve sağlık hizmetlerindeki kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile ABD arasında sağlık teknolojileri, sağlık hizmetleri, yatırım, bilgi ve tecrübe paylaşımı gibi alanlarda önemli iş birliği imkanları bulunduğunu belirten Memişoğlu, iki ülkenin sağlık alanındaki kapasitesinin birbirini tamamlayabilecek nitelikte olduğunu ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE STRATEJİK YATIRIM ORTAĞIDIR</strong></span></p>

<p>Bakanların ardından söz alan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, küresel ekonominin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Korumacı politikalar, gümrük vergileri, değişen ticaret politikaları, teknolojik rekabet, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerindeki dönüşümler, ülkelerin ve şirketlerin yatırım kararlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ilişkilere daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekmektedir” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KALICI DEĞER ÜRETMEKTE KARARLIYIZ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin ABD için yalnızca güvenilir bir müttefik ve önemli bir pazar olmadığını vurgulayan Sanlı, "Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ile yatırım, ticaret, imalat, teknoloji ve enerji alanlarında güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık geliştirmek istemektedir. TABA-AmCham üyelerimiz arasında; Amerika Birleşik Devletleri’nde banka kurmak veya satın almak, liman kurmak veya satın almak, üniversite kurmak veya mevcut eğitim kurumlarına yatırım yapmak ile turizm, demir-çelik, alüminyum, işlenmiş gıda, tekstil, hazır giyim ve finansal girişimlere yatırım yapmak isteyen girişimciler ve yatırımcılar bulunmaktadır. Bu durum, Türk iş dünyasının ABD’de uzun vadeli yatırımlar yapma, üretim ve istihdam yaratma ve kalıcı değer üretme kararlılığını açıkça göstermektedir. TABA-AmCham olarak sorumluluğumuz, bu yatırım taleplerini doğru kurumlarla buluşturmak, iki ülkenin iş dünyalarını bir araya getirmek ve somut ortaklıklar için fırsatlar yaratmaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRK GİRİŞİMCİLERE GÜÇLÜ DESTEK VERİLMELİ</strong></span></p>

<p>TABA AmCham Başkanı Sanlı, finans sektörünün desteğinin önemine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Türk girişimcilerin finansman, yatırım danışmanlığı hizmetleri ve sermayeye erişim konularında daha güçlü destek görmesini istiyoruz. ABD’de yatırım yapmak, üretmek ve kalıcı değer yaratmak istiyoruz. Bu vizyonun Washington’da daha güçlü bir şekilde iletilmesi de çok önemlidir. Bugün burada ortaya koyduğumuz vizyon açıktır: Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ortaklığı daha güçlü, daha geniş ve daha stratejik bir ortaklığa dönüştürmek. İlerlemenin yolu; daha fazla ticaret, yatırım, ortak imalat, teknoloji, enerji ve iş dünyalarımız arasındaki daha güçlü bağlantılardan geçmektedir. TABA-AmCham olarak bu sürecin bir parçası olmaya ve iki ülkenin iş dünyalarını birbirine daha da yakınlaştırmaya devam edeceğiz. Zirvemizin yeni yatırımlara, yeni ortaklıklara ve Türkiye-ABD ekonomik ortaklığının daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ABD’Lİ İSİMLERDEN TÜRKİYE VURGUSU</strong></span></p>

<p>Zirvede ABD tarafından da önemli isimler yer aldı. New Jersey Eyalet Senatörü Gordon M. Johnson ile Morris County Bölge Komiseri ve TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik, ticari ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Finans ve iş dünyasından Bank of America Ticari Bankacılık Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Asgar Hussain, stratejik risk yönetimi firması Straife'ın İş Geliştirme Genel Müdürü Jason Fuller, US Capital Global Başkan Yardımcısı Michael Cacciaguida da kendi uzmanlık alanları çerçevesinde Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri ve yeni iş fırsatlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. Zirvenin konuşmacıları arasında Anayasa Hukukçusu ve ABD Adalet Bakanlığı Eski Başsavcı Yardımcısı Bruce E. Fein de yer aldı. Fein, zirvede Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerini hukuk ve anayasa perspektifinden katılımcılarla paylaştı.<br />
<br />
Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür plaketi takdim edildi.İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ile Fuzul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal başta olmak üzere katkı sağlayan isimlere plaketleri T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı tarafından verildi. Programa katılan bakanlar ve protokol mensuplarına da plaket takdim edildi. Sanlı, zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, organizasyonun Türkiye ile ABD iş dünyası arasındaki yeni bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu belirtti.<br />
<br />
<span style="color:#2980b9"><strong>HİSART CANLI TARİH MÜZESİ İLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ</strong></span></p>

<p>Programın son bölümünde TABA-AmCham üyeleri Sena Şahin, Burhan Tanışman, Nihal Gezer Taşçı, Yusuf Uygun, Ümit Derundere ve Çağatay Bahri Aydın'a üyelik sertifika ve rozetleri takdim edildi. Ortak kültür ve sanat projelerinin gerçekleştirilmesi ve TABA-AmCham üyelerine ayrıcalıklı hizmetler sunulması amacıyla, Hisart Canlı Tarih Müzesi Kurucusu ve TABA-AmCham Kültür-Sanat Komitesi Başkanı H. Nejat Çuhadaroğlu ile TABA-AmCham arasında iş birliği protokolü imzalandı.Etkinlik, Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği görüşmeler ve networking buluşmalarıyla sona erdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: PLUSONE BUSINESS DERGİSİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/ticarette-hedef-100-milyar-dolar-1791980724.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Aylık Düşerken Yıllık Yüzde 12 Arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tarim-urunleri-uretici-fiyatlari-aylik-duserken-yillik-yuzde-12-artti-119065</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tarim-urunleri-uretici-fiyatlari-aylik-duserken-yillik-yuzde-12-artti-119065</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre tarım ürünleri üretici fiyatları eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 oranında artış gösterdi. Yıllık fiyat artışında ise yüzde 61,07 ile sebze grubu başı çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş kaydedilirken, yıllık bazdaki yükseliş trendi devam etti.</p>

<p>Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 oranında azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 30,64 artış gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMIN ÜÇ ANA SEKTÖRÜNDE DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>Sektörel bazda yapılan değerlendirmelere göre, eylül ayında bir önceki aya kıyasla tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75 gerileme görüldü. En belirgin düşüş ise yüzde 9,93 oranıyla balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇOK YILLIK BİTKİSEL ÜRÜNLERDE YÜZDE 8,37 AZALIŞ</span></strong></p>

<p>Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 oranında artış gerçekleşti. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda üretici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 8,37 oranında geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEBZE FİYATLARI BİR YILDA YÜZDE 61 ARTTI</span></strong></p>

<p>Yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yaşandığı alan sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubu oldu. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 oranında yükseldi. Aylık bazda en sert fiyat düşüşü ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü; bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/tarim-urunleri-uretici-fiyatlari-aylik-duserken-yillik-yuzde-12-artti-1791975149.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çeltik Alımları 15 Ekim’de Başlıyor! En Yüksek Fiyat Baldo Grubuna Verildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/celtik-alimlari-15-ekimde-basliyor-en-yuksek-fiyat-baldo-grubuna-verildi-119064</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/celtik-alimlari-15-ekimde-basliyor-en-yuksek-fiyat-baldo-grubuna-verildi-119064</guid>
                <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üreticilerin merakla beklediği 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını duyurdu. Ton başına 32 bin TL ile 45 bin TL arasında belirlenen alım fiyatlarında en yüksek rakam Baldo grubu çeltikte görüldü. Alımlar 15 Ekim’de başlarken, ödemelerin ise teslimatı takip eden 21’inci günden itibaren üretici hesaplarına yatırılacağı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını kamuoyuyla paylaştı. Eylül ayı ortasında başlayan hasat sürecinin devam ettiği belirtilirken, üreticilerin merakla beklediği alım fiyatları da netleşti. TMO tarafından yapılan açıklamada, hasat sürecinin ve piyasa koşullarının yakından takip edildiği, üreticilerin desteklenmesi ve piyasa istikrarının korunması amacıyla alım fiyatlarının belirlendiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklanan fiyatlara göre Baldo grubu çeltik, ton başına 45 bin TL ile en yüksek alım fiyatına sahip ürün oldu. Cammeo grubu çeltikte ton başına 43 bin TL, Osmancık grubunda 38 bin TL, diğer çeşitlerde ise 32 bin TL alım fiyatı belirlendi. Böylece çeltikte kilogram başına alım fiyatları, ürün grubuna göre 32 TL ile 45 TL arasında değişecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALIMLAR 15 EKİM’DE BAŞLAYACAK</span></strong></p>

<p>TMO’nun çeltik alımlarına yönelik teknik altyapı, depolama kapasitesi, personel planlaması ve finansman hazırlıklarını tamamladığı bildirildi. Üreticilerin ürünlerini belirlenen fiyatlar üzerinden teslim edebileceği alım süreci, 15 Ekim 2026 Perşembe günü başlayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖDEMELER 21’İNCİ GÜNDEN İTİBAREN YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Üreticilerin nakit akışı açısından önem taşıyan ödeme takvimi de açıklandı. Buna göre ürün bedelleri, teslimat tarihini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇELTİK ÜRETİMİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılında çeltik üretiminin bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 75 bin tona ulaşması bekleniyor. Açıklanan yeni alım fiyatlarının, hasat döneminde üreticilerin pazarlama kararları ve çeltik piyasasındaki fiyat oluşumu açısından önem taşıması bekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni alım döneminin tüm üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/celtik-alimlari-15-ekimde-basliyor-en-yuksek-fiyat-baldo-grubuna-verildi-1791974594.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konteynerler Boşaltılıyor! Peki Depremzede Kiracı Esnaf Nereye Gidecek?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/konteynerler-bosaltiliyor-peki-depremzede-kiraci-esnaf-nereye-gidecek-119061</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/konteynerler-bosaltiliyor-peki-depremzede-kiraci-esnaf-nereye-gidecek-119061</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren konteyner esnafına yönelik tahliye tebligatlarının mağduriyet yarattığını belirterek önemli çağrıda bulundu. Hak sahibi olmayan kiracı esnafın ve altyapısı eksik işyerlerinin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar ek süre tanınmasını talep etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER ESNAFIN ŞARTLARI AYNI DEĞİL</span></strong></p>

<p>Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sadıkoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610141104-9fa087da-931c-44a6-a932-4b4bdb853f25.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAK SAHİBİ OLMAYAN ESNAF NEREYE GİDECEK?</span></strong></p>

<p>Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını kaydetti.</p>

<p>Sadıkoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?"</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610141104-21b7ef61-1b0e-428d-a762-22439db2a8af%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAHLİYELER İÇİN YIL SONUNA KADAR SÜRE İSTEDİ</span></strong></p>

<p>Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>MTSO Başkanı Sadıkoğlu, taleplerini şu sözlerle aktardı:"Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ESNAFIMIZI TİCARETİNDEN KOPARMAYALIM</span></strong></p>

<p>Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı.</p>

<p>Sadıkoğlu, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: "Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON ESNAFA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını belirtti.<br />
Sadıkoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/konteynerler-bosaltiliyor-peki-depremzede-kiraci-esnaf-nereye-gidecek-1791969475.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeker Pancarı Alım Fiyatı Netleşti: Ton Başına 3 Bin 720 Lira Olarak Açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/seker-pancari-alim-fiyati-netlesti-ton-basina-3-bin-720-lira-olarak-aciklandi-119060</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/seker-pancari-alim-fiyati-netlesti-ton-basina-3-bin-720-lira-olarak-aciklandi-119060</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını kamuoyuna duyurdu. Kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlenen fiyat üreticilere alım güvencesi sağlarken, Malatya Şeker Fabrikasında da 60 bin ton kristal şeker üretimi hedefiyle dev kampanya sürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmede, TÜRKŞEKER bünyesinde uygulanacak alım fiyatının kota tamamlama primi dahil olmak üzere ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlendiği duyuruldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİYE SÖZLEŞMELİ ÜRETİMLE ALIM GÜVENCESİ</span></strong></p>

<p>Açıklamada, şeker pancarı üretiminin tarımsal üretim ve sanayi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunun altı çizildi. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde çiftçilere alım güvencesi sunulduğu belirtilirken, kurulan bu sistemin üretimde sürdürülebilirliği desteklediği ve üreticilerin gelecek dönem planlamalarına önemli katkı sağladığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEKER SANAYİSİ İÇİN STRATEJİK HAMLE</span></strong></p>

<p>Şeker pancarının sadece şeker imalatında değil, tarıma dayalı sanayinin genel gelişiminde de kritik bir rol üstlendiği vurgulandı. Tarladan fabrikaya uzanan üretim zincirinin Türkiye şeker sanayisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığı kaydedilerek, alınan kararın üreticilere ve ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA HEDEF 60 BİN TON ŞEKER ÜRETİMİ</span></strong></p>

<p>Öte yandan Malatya Şeker Fabrikası’nda 2026-2027 üretim sezonunun 71’inci pancar alım kampanyası 3 Eylül 2026 tarihinde başladı. Günlük 3 bin 800 ton pancar işleme kapasitesine sahip tesiste, kampanya döneminin 2027 yılı ocak ayının ilk haftasında tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, yürütülen çalışmalara ilişkin şu açıklamayı yaptı:&nbsp;"Fabrikada bu sezon yaklaşık 500 bin ton şeker pancarının işlenerek 60 bin ton kristal şeker, 150 bin ton küspe ve 20 bin ton melas üretilmesi hedefleniyor."</p>

<p>Malatya’nın yanı sıra çevre illerdeki üreticilerden de pancar alımı gerçekleştiren tesis, bölge tarımı ve ekonomisine destek vermeyi sürdürüyor. 1956 yılında faaliyete geçen Malatya Şeker Fabrikası, üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdamla da kent ekonomisinde önemli bir konumda yer alıyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/seker-pancari-alim-fiyati-netlesti-ton-basina-3-bin-720-lira-olarak-aciklandi-1791968627.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kayısı Üreticisi Müjde İstiyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kayisi-ureticisi-mujde-istiyor-119050</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kayisi-ureticisi-mujde-istiyor-119050</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da bu yıl yaklaşık 67 bin ton kuru kayısı rekoltesi gerçekleşirken, üretici beklediği fiyatı bulamadı. Geçen yıl kilogramı 350-400 liradan satılan kayısı, bu sezon 230-270 liraya kadar geriledi. Rekoltedeki düşüşe rağmen fiyatların gerilemesi üreticinin gelirini olumsuz etkilerken, piyasada yeterli alıcı bulunmadığı belirtiliyor. Üretici, TMO’nun en az 300 lira taban fiyat açıklamasını istiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl kuraklık, zirai don ve seller nedeniyle büyük kayıplar yaşayan tarım sektörü, bu sezon yüksek rekolteye rağmen düşük fiyat baskısıyla karşı karşıya. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek ve sarımsakta olduğu gibi Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden kuru kayısıda da üretici beklediği fiyatı bulamadı. Malatya’da bu yıl yaklaşık 67 bin ton kuru kayısı üretildi. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısının kilogram fiyatı ise bu sezon 230-270 liraya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REKOLTE 67 BİN TON</span></strong></p>

<p>Malatya Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, normal bir sezonda 120-130 bin ton civarında kuru kayısı üretildiğini, bu yıl ise rekoltenin yaklaşık 67 bin tonda kaldığını söyledi.Normal şartlarda ayda 8-10 bin ton kayısı ihraç edilebildiğini belirten Kılınç, buna rağmen piyasada yeterli alıcı bulunmadığını ifade etti. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısı fiyatının bu sezon 230-270 liraya gerilediğini belirten Kılınç, üreticinin ürününü satmakta zorlandığını kaydetti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/malatyada-kays-hasad-suruyor-28403.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİYAT MALİYETE YAKLAŞTI</span></strong></p>

<p>Kayısı ihracatçılarının alım yapmaması sebebiyle piyasa fiyatında baskı oluştuğunu savunan Kılınç, mevcut fiyatların neredeyse üretim faaliyetlerine yaklaştığını vurguladı. Üreticinin korunması için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) piyasaya müdahale etmesini isteyen Kılınç, açıklanacak taban fiyatın, mevcut fiyatın üzerinde 300 lira bandında olması gerektiğine vurgu yaptı.&nbsp;</p>

<p><strong>Her noktada fiyat şikayeti var&nbsp;</strong></p>

<p>Üreticiler, fiyat istikrarının sağlanması için gerektiğinde arz fazlası ürünlerin kamu tarafından piyasadan çekilmesini, alımlardaki kotaların kaldırılmasını ve ödeme koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor. Üretici temsilcileri, kayısıda yaşanan fiyat baskısının fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek ve sarımsakta da görüldüğüne dikkat çekiyor. Fındıkta serbest piyasa 170-180 lira seviyesinde kalırken TMO 250 lira alım fiyatı açıkladı. Kuru üzümde TARİŞ’in 80 liralık avans fiyatına karşılık serbest piyasada fiyat 60-65 liraya kadar geriledi. Yeşil mercimekte geçen yıl 45 liraya kadar çıkan fiyatlar bu sezon 18-25 liraya düştü. Sarımsakta da Taşköprü’de fiyat 120-150 liradan 100-120 liraya, Gaziantep Araban’da ise 60 liradan 30-40 liraya geriledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: PLUSONE BUSINESS DERGİSİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/kayisi-ureticisi-mujde-istiyor-1791901716.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Süt Üretimi Bir Milyon Ton Sınırını Geçmeyi Başardı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sut-uretimi-bir-milyon-ton-sinirini-gecmeyi-basardi-119035</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sut-uretimi-bir-milyon-ton-sinirini-gecmeyi-basardi-119035</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK tarafından açıklanan ağustos ayı verilerine göre süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda belirgin artışlar gerçekleşti. Yumurta üretimi yüzde 21,4 oranında artarak dikkat çekerken, toplanan inek sütü miktarı 1 milyon ton seviyesini aştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde hayvansal üretimin temel kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükseliş kaydedildi. Özellikle yumurta üretimindeki yıllık artış oranı dikkat çeken en önemli gelişme oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SÜT ÜRETİMİ 1 MİLYON TONU AŞTI</strong></span></p>

<p>​Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 oranında artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton seviyesinde gerçekleşen toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 yükseliş kaydetti. Aynı dönemde içme sütü üretimi ise yüzde 6,3 artarak 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PEYNİR VE TEREYAĞI ÜRETİMİ YÜKSELDİ</strong></span></p>

<p>​Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 artış gösterdi. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında sınırlı bir düşüş yaşandı. Rakamlara bakıldığında ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretimi gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​YUMURTA ÜRETİMİNDE YÜZDE 21,4'LÜK ARTIŞ</strong></span></p>

<p>​Kümes hayvancılığı istatistiklerine göre ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 oranında artış gösterdi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artışla 237 bin 749 ton oldu. Bu dönemde kesilen tavuk sayısı da yüzde 1,6 yükselerek 128 milyon 675 bine ulaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TAVUK ETİ ÜRETİMİ AYLIK BAZDA GERİLEDİ</strong></span></p>

<p>​Tavuk eti üretiminde yıllık bazda artış kaydedilmesine rağmen aylık bazda düşüş görüldü. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olan tavuk eti üretimi, ağustos ayında yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylelikle ağustosta yumurta üretimi bir önceki aya kıyasla artış gösterirken tavuk eti üretiminde dönemsel bir düşüş kayıtlara geçti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SEKİZ AYDA 15 MİLYARI AŞKIN YUMURTA ÜRETİLDİ</strong></span></p>

<p>​Ocak-Ağustos dönemini kapsayan sekiz aylık süreçte tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artışla 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artarak 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı yüzde 1,4 yükselerek 997 milyon 668 bin adet oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında yüzde 2,8 oranında arttı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SÜT ÜRÜNLERİNDE SEKİZ AYLIK TABLO...</strong></span></p>

<p>​Yılın ilk sekiz ayında süt ürünlerinin büyük kısmında üretim artışı devam etti. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 yükseldi. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise bu sekiz aylık dönemde yüzde 1,1 oranında gerileme gösterdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​HAYVANSAL ÜRETİMDE ARTIŞ EĞİLİMİ...</strong></span></p>

<p>​TÜİK verileri, ağustos ayında hem süt hem de kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda büyümenin sürdüğünü gösterdi. Yıllık artış oranlarında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi öne çıkarken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde yaşanan dönemsel gerilemeler, hayvansal üretim kalemlerinde aylık bazda farklı seyirlerin izlendiğini ortaya koydu.</p>

<p>KAYNAK: MHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/sut-uretimi-bir-milyon-ton-sinirini-gecmeyi-basardi-1791879921.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklara Yönelik Ek Kart Uygulaması Büyük Tehlike Saçıyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklara-yonelik-ek-kart-uygulamasi-buyuk-tehlike-saciyor-119029</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklara-yonelik-ek-kart-uygulamasi-buyuk-tehlike-saciyor-119029</guid>
                <description><![CDATA[YMM Mustafa Bahadır Altaş, sosyal medyadan yaptığı açıklamada; çocuklara yönelik sosyal ağ koruma yönetmelikleri yayımlanırken diğer taraftan reşit olmayan çocuklara "ek kart" özenilmesini sert bir dille eleştirdi. Altaş, ülkemizin ve gençlerimizin geleceği için çocuklar için ek kart uygulamasının iptal edilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Mustafa Bahadır Altaş, çocuklara yönelik düzenlemeler ile bankacılık uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Altaş yaptığı açıklamada, "Bir tarafta 'Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik' Resmi Gazete’de yayımlanıyor; diğer tarafta ise reşit olmayan ve hiçbir geliri bulunmayan çocuklar için 'ek kart' kredi kartı özendirmesi reklamları yapılıyor. Bilinçli ve tutumlu bir toplum yerine tüketim toplumu yaratmak için her türlü yol deneniyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"PARANIN YÜZÜ SICAKTIR" </span></strong></p>

<p>Çocukların gelişiminin olumsuz etkileneceğini vurgulayan Mustafa Bahadır Altaş, "Çocukların istek ve ihtiyaçları bilinmeden paranın onlara karşı bir ödül veya ceza olarak kullanılması, gelişimlerini olumsuz etkileyecektir. Çünkü paranın yüzü sıcaktır. Paranın çekici, cazip ve reddedilmesi zor bir güce sahip olduğunun farkında olmayan çocuklarımızın erken yaşta edindiği yanlış ve kontrolsüz para alışkanlıkları; onlarda emeksiz kaynak algısı yaratabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖSTERİŞÇİ TÜKETİM VE GAYRİMEŞRU KULLANIM UYARISI </span></strong></p>

<p>&nbsp;Ek kart kullanımının getireceği tehlikelere değinen Altaş, "Bu durum, paranın değerini bilmeme ve tasarruf bilincini yok etmenin yanında, özellikle gösterişçi tüketime ve akran baskısına yol açabilir. Hatta ek kartların gizli ve gayrimeşru amaçlar için kullanılmasına bile neden olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"EK KART UYGULAMASI İPTAL EDİLMELİDİR"</span></strong></p>

<p>Geleceğimiz için uygulamanın sonlandırılması çağrısında bulunan YMM Mustafa Bahadır Altaş, sözlerini şöyle tamamladı:"Ülkemizin ve gençlerimizin geleceği için çocuklar için 'EK KART' uygulaması iptal edilmelidir." &nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/cocuklara-yonelik-ek-kart-uygulamasi-buyuk-tehlike-saciyor-1791869646.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Babasının Emanetini Yaşatıyor! Darende’de 2 Ton Ceviz Hasadına Hazırlanıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/babasinin-emanetini-yasatiyor-darendede-2-ton-ceviz-hasadina-hazirlaniyor-119015</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/babasinin-emanetini-yasatiyor-darendede-2-ton-ceviz-hasadina-hazirlaniyor-119015</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş, babasından kalan ceviz ağaçlarının bakımını sürdürerek aile ekonomisine katkı sağlıyor. Emekliliğinin ardından ceviz yetiştiriciliğine daha fazla zaman ayıran Ateş, bu yıl bahçesinden 1,5 ila 2 ton arasında ürün elde etmeyi bekliyor. Ceviz yetiştiriciliğinde sulamanın önemine dikkat çeken üretici, babasının yıllar önce diktiği ağaçları gelecek nesillere taşımayı amaçlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş, babasından kalan ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimini sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü ceviz bahçesinde geçiren Ateş, bu yıl yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi hedefliyor. Baba mirasını yaşatırken aile ekonomisine de katkı sağlayan Ateş, ceviz yetiştiriciliğinde sulamanın önemine dikkat çekiyor.&nbsp;Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. Bölgenin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan ceviz, üreticilerin geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Mahallede yaşayan İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarının bakımını üstlenerek üretime devam ediyor. Emekliliğinin ardından bahçesine daha fazla zaman ayırmaya başlayan Ateş, ceviz yetiştiriciliğini hem ekonomik bir faaliyet hem de babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BABASININ EMEĞİNİ YAŞATMAYA DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Ceviz ağaçlarının yıllar önce babası tarafından dikildiğini anlatan İsmail Ateş, ağaçlara sahip çıkarak babasının emeğini sürdürmek istediğini belirtti.&nbsp;Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610121226-35a91b35-70c0-48ae-b7c5-4fb4a42b2c44.jpeg" style="height:419px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“SUSUZ CEVİZ OLMUYOR”</span></strong></p>

<p>Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış inanışlar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi deneyimlerinin sulamanın önemini ortaya koyduğunu söyledi.&nbsp;Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610121226-43430210-228a-4c01-8c06-c3a6429fc180.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BU YIL 2 TON CEVİZ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi bekleyen Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunmayı planlıyor. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinde yetişen cevizlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610121226-c0e3c6b1-192d-4694-85c4-51f0fdb3fe55.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SOĞUK HAVA VERİMİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini ifade eden Ateş, buna rağmen beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi.&nbsp;Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezon satış fiyatının henüz netleşmediğini söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610121226-img-2106.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BABA MİRASINI GELECEK NESİLLERE TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Ceviz yetiştiriciliğinin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan İsmail Ateş, babasından kalan ağaçların bakımını sürdürerek üretime devam ediyor. Hem aile ekonomisine katkı sağlayan hem de babasının hatırasını yaşatan Ateş, yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni ediyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/babasinin-emanetini-yasatiyor-darendede-2-ton-ceviz-hasadina-hazirlaniyor-1791804517.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel Piyasalarda Altın Rekora Koşarken Yatırımcılar ABD Enflasyon Verisine Kilitlendi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kuresel-piyasalarda-altin-rekora-kosarken-yatirimcilar-abd-enflasyon-verisine-kilitlendi-119003</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kuresel-piyasalarda-altin-rekora-kosarken-yatirimcilar-abd-enflasyon-verisine-kilitlendi-119003</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları, zayıflayan dolar, petrol fiyatlarındaki gerileme ve ABD’de açıklanacak kritik enflasyon verileri öncesinde haftaya yükselişle başlayarak son dönemin en yüksek seviyelerini gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, doların zayıflaması ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle haftaya yükselişle başladı. Spot altın 4 bin 206 doları aşarken, yatırımcılar Fed’in faiz politikasına yön verebilecek ABD enflasyon verilerine odaklandı.</p>

<p>Spot altın, haftanın ilk işlem gününde yüzde 0,3 değer kazanarak ons başına 4.206,01 dolara yükseldi. Aralık vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,3 artışla 4.230,40 dolara çıktı. Spot altın, günün erken saatlerinde 2 Ekim'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANALİSTLERDEN DÜŞEN PETROL VE ZAYIFLAYAN DOLAR DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin anlaşma beklentisi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve doların zayıflamasının altın fiyatlarını desteklediğini belirtti. Waterer, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon baskısı ve faiz artışı endişelerini hafifleterek altının yatırımcılar açısından cazibesini artırdığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RUSYA-UKRAYNA ATEŞKESİ PETROL FİYATLARINI ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Rusya ile Ukrayna arasında derhal yürürlüğe gireceğini belirttiği bir enerji ateşkesi duyurdu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise anlaşmanın ayrıntılarını beklediklerini açıkladı.</p>

<p>Rusya'nın petrol arzını artırabileceği beklentisi, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Petrol fiyatlarındaki gerileme, enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler üzerinden altın piyasasını da etkiledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PİYASALAR ABD’NİN ENFLASYON VERİLERİNİ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Yatırımcıların bu haftaki gündeminde ABD'de açıklanacak ekonomik veriler öne çıkıyor. Çarşamba günü tüketici fiyat endeksi (TÜFE), perşembe günü ise üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve perakende satış verileri yayımlanacak.</p>

<p>Söz konusu verilerin, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Faiz oranlarına yönelik beklentiler, faiz getirisi sağlamayan altının fiyat hareketlerinde önemli rol oynuyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ekim ayında faiz artışı ihtimalini yüzde 17, aralık ayına kadar faiz artışı olasılığını ise yüzde 86 olarak fiyatlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD'DE TÜKETİCİ GÜVENİ GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmaların yaşam maliyetini artırmasının etkisiyle ABD'de tüketici güveni ekim ayının başında geriledi. Artan yaşam maliyetlerine ilişkin endişeler, ekonomik görünüm ve para politikası beklentileri açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMÜŞ, PLATİN VE PALADYUM DA YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Altındaki yükselişe diğer değerli metaller de eşlik etti. Spot gümüş yüzde 0,5 artışla ons başına 61,12 dolara çıktı. Platin yüzde 1 yükselerek 1.704,70 dolara ulaşırken, paladyum da yüzde 1,2 değer kazanarak ons başına 1.161,81 dolara yükseldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/kuresel-piyasalarda-altin-rekora-kosarken-yatirimcilar-abd-enflasyon-verisine-kilitlendi-1791782452.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Ticaret Borsasında Seçim Maratonu Tamamlandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-borsasinda-secim-maratonu-tamamlandi-118988</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-borsasinda-secim-maratonu-tamamlandi-118988</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret Borsası’nda (MTB) gerçekleştirilen seçimlerin ardından yeni dönem yönetimi şekillendi. Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilerek güven tazeleyen Ramazan Özcan yeni hizmet dönemine başlarken, Meclis Başkanlığı görevine Erdoğan Ünal seçildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret Borsası’nda (MTB) gerçekleştirilen seçimlerin ardından yönetim kurulu ve meclis başkanlığı belirlendi. Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilen Ramazan Özcan güven tazelerken, Meclis Başkanlığına Erdoğan Ünal seçildi.&nbsp;Malatya Ticaret Borsası’nda seçim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yeni dönem yönetimi şekillendi. Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, yeniden başkanlık görevine seçilerek yeni hizmet dönemine başladı. Seçimlerin ardından bugün borsa binasında yönetim kurulu için sandıklar kuruldu. Meclis üyeleri tarafından kullanılan oylar sonrasında Malatya Ticaret Borsası yönetim kurulu başkanlığına Ramazan Özcan seçilirken Erhan Almendi, Sabri Balık, Abdulkadir Akçin ve Mehmet Ercan ise yeni yönetimde yer alan isimler oldu.</p>

<p>Borsanın Meclis Başkanlığı görevine ise Erdoğan Ünal seçildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610101551-6e038689-0530-4be7-9334-f1e0c3a3cc24.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZCAN: “YENİ BİR HİZMET DÖNEMİNE BAŞLIYORUZ”</span></strong></p>

<p>Yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmesinin ardından açıklamada bulunan Ramazan Özcan, bugüne kadar yürüttükleri çalışmaların yeni dönemde de devam edeceğini belirtti.&nbsp;Özcan, “Malatya Ticaret Borsası’nda yeni bir hizmet dönemine başlıyoruz. Bugüne kadar hedeflerimizi somut projelere ve kalıcı eserlere dönüştürdük. Yeni dönemde de üretime, ticarete ve şehrimize değer katmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610101551-187a15fe-2f20-4649-8e32-986ac7a97489.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜRETİME VE TİCARETE DEĞER KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Yeni dönemde Malatya’nın ekonomik gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceklerini ifade eden Özcan, borsa üyeleriyle birlikte çalışmalarına devam edeceklerini kaydetti. Kendisine duyulan güven dolayısıyla teşekkür eden Özcan, “Yeniden üstlendiğim Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde şahsıma duyulan güven için meclis üyelerimize ve tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yeni dönemimiz borsamıza, üyelerimize ve Malatya’mıza hayırlı olsun.” dedi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-ticaret-borsasinda-secim-maratonu-tamamlandi-1791707389.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>El Nino ve Biyoyakıt Baskısı Uluslararası Piyasalarda Şeker Krizini Tetikledi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/el-nino-ve-biyoyakit-baskisi-uluslararasi-piyasalarda-seker-krizini-tetikledi-118986</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/el-nino-ve-biyoyakit-baskisi-uluslararasi-piyasalarda-seker-krizini-tetikledi-118986</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası piyasalarda artan arz endişeleri, olumsuz hava koşulları ve yükselen maliyetler şeker fiyatlarını yukarı taşıdı. Yılbaşından bu yana yüzde 35’in üzerinde değer kazanan şekerin libre fiyatı 0,2027 dolara yükselirken, piyasalarda son yılların en yüksek seviyeleri test edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası emtia piyasalarında şeker fiyatları, küresel üretime ilişkin endişeler ve arzın daralacağı beklentileriyle yükselişe geçti. 2026 yılına libre başına yaklaşık 0,15 dolar seviyesinden başlayan şeker, yüzde 35’in üzerinde değer kazanarak 0,2027 dolara ulaştı.</p>

<p>Fiyatlar, bu yükseliş sürecinde 0,2124 doları görerek Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ ŞEKER ÜRETİMİNİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Şeker fiyatlarındaki yükselişin nedenleri arasında petrol fiyatlarındaki artış da gösteriliyor. Petrolün pahalanmasıyla birlikte özellikle şeker kamışı üreticilerinin şeker yerine biyoyakıt olarak kullanılan etanol üretimine yönelmesi, küresel şeker arzının daralmasına yönelik endişeleri artırdı. Üreticilerin etanol üretimine ağırlık vermesinin, uluslararası piyasalarda şeker fiyatlarını yukarı yönlü desteklediği belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OLUMSUZ HAVA KOŞULLARI ARZ ENDİŞESİNİ ARTIRDI</span></strong></p>

<p>Güney Amerika ve Güneydoğu Asya'da etkili olan El Nino hava olayının tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkileri de şeker piyasasında belirleyici oldu. Dünyanın önemli şeker üreticilerinden Hindistan'da muson yağışlarının azalması ve uygulanan ihracat kısıtlamaları, küresel arz endişelerini artırdı. Brezilya'da yaşanan olumsuz hava koşulları da üretim beklentilerini olumsuz etkileyen faktörler arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ARTAN MALİYETLER FİYATLARI YUKARI TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Şeker fiyatlarındaki yükselişte üretim ve lojistik maliyetlerindeki artış da etkili oluyor. Sigorta, navlun, nakliye ve gübre giderlerinin yükselmesi, tarımsal üretim maliyetlerini artırırken uluslararası emtia fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/el-nino-ve-biyoyakit-baskisi-uluslararasi-piyasalarda-seker-krizini-tetikledi-1791704368.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zirai Don Felaketinden Sonra Malatya Kayısısı Avrupa Pazarlarını Yeniden Fethetti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/zirai-don-felaketinden-sonra-malatya-kayisisi-avrupa-pazarlarini-yeniden-fethetti-118984</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/zirai-don-felaketinden-sonra-malatya-kayisisi-avrupa-pazarlarini-yeniden-fethetti-118984</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'nın yaş meyve ve sebze ihracatı 2026 yılının ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 106,7 artarak 9 milyon 300 bin dolara yükseldi. Geçen yıl yaşanan zirai don felaketinin ardından yaş kayısı ihracatının yeniden başlaması, kent ekonomisindeki rekor yükselişte ana etken oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın yaş meyve ve sebze ihracatı, 2026 yılının ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 106,7 artış göstererek 9 milyon 300 bin dolara ulaştı. 2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle büyük ölçüde kaybedilen kayısı mahsulünün bu yıl yeniden elde edilmesi ve yaş kayısı ihracatının başlaması, sektördeki yükselişin en önemli etkenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.&nbsp;Türkiye'nin yaş sebze ihracatı 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde yüzde 10 artarken, Malatya'nın yaş meyve ve sebze sektöründeki performansı göz doldurdu. Geçen yıl zirai don nedeniyle başta kayısı olmak üzere birçok tarımsal üründe ciddi kayıplar yaşayan kentte, bu yıl yeniden başlayan yaş kayısı hasadı ve ihracatı toparlanmaya büyük katkı sağladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Malatya'nın 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde 4 milyon 498 bin 780 dolar olan yaş meyve ve sebze ihracatı, 2026 yılının aynı döneminde 9 milyon 300 bin 180 dolara yükseldi. Böylece sektörde bir yılda 4 milyon 801 bin 400 dolarlık net artış kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GEÇEN YIL ZİRAİ DON KAYISI ÜRETİMİNİ VURMUŞTU</span></strong></p>

<p>Malatya'da 12 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen zirai don, özellikle kayısı bahçelerinde büyük zarara yol açmıştı. Çiçeklenme döneminde etkili olan düşük sıcaklıklar nedeniyle birçok bölgede mahsul kaybı yaşanmış, üretim ve ihracat olumsuz etkilenmişti. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü tarafından hazırlanan 2025 Kayısı Ürün Raporu'nda da zirai donun Malatya başta olmak üzere kayısı üretim bölgelerinde ciddi kayıplara neden olduğu açıkça belirtilmişti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BU YIL YAŞ KAYISI İHRACATI YENİDEN BAŞLADI</span></strong></p>

<p>2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle yaş kayısı ihracatının yapılamadığı kentte, 2026 yılının Haziran ayı sonunda başlayan hasatla birlikte dış pazarlara yeniden ürün gönderilmeye başlandı. Kale ilçesinin Meydancık Mahallesi'nde başlayan hasat, ilerleyen haftalarda Akçadağ ve diğer üretim bölgelerinde devam etti.</p>

<p>Hasat edilen kayısılar işletmelerde boylama, seçme ve paketleme işlemlerinden geçirildikten sonra soğuk zincir yöntemiyle Avrupa ülkelerine gönderildi. Temmuz ayında yapılan açıklamalara göre yalnızca bir işletme, altı günlük dönemde yaklaşık 200 ton yaş kayısı ihracatı gerçekleştirdi. Başta Almanya olmak üzere İngiltere, Hollanda, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri önemli ihracat pazarları arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAŞ KAYISIDA 10 BİN TON İHRACAT HEDEFELENMİŞTİ</span></strong></p>

<p>Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, 22 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, “Yaş kayısı ihracatında sezon hedefimiz 10 bin ton.” ifadesini kullanmıştı. Hasadın iklim koşulları nedeniyle yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Özcan, “Yaş kayısı ihracatının Ağustos ayı sonuna kadar devam etmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GENELİNDE YAŞ SEBZE İHRACATI YÜZDE 10 ARTTI</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde ise 2026 yılının ilk 9 ayında 651 bin 87 ton yaş sebze ihracatı karşılığında 822 milyon 679 bin dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artış gösteren yaş sebze ihracatında 304 milyon 163 bin dolarla domates ilk sırada yer alırken, 275 milyon 486 bin dolarla biber ikinci oldu.</p>

<p>Türkiye'nin en fazla yaş sebze ihraç ettiği ülke Romanya olurken, Almanya ve Rusya da önemli pazarlar arasında yer aldı. Malatya'da ise geçen yıl zirai donla darbe alan yaş kayısı üretiminin yeniden başlaması, kentin tarımsal ihracatındaki güçlü toparlanmanın ana göstergesi oldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/zirai-don-felaketinden-sonra-malatya-kayisisi-avrupa-pazarlarini-yeniden-fethetti-1791702694.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıvı Biyopsi Yöntemiyle Kanserde Metastaz Riski Azaltılabilir!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sivi-biyopsi-yontemiyle-kanserde-metastaz-riski-azaltilabilir-118972</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sivi-biyopsi-yontemiyle-kanserde-metastaz-riski-azaltilabilir-118972</guid>
                <description><![CDATA[Kanser tedavisi zorlu ve uzun bir süreç olduğu kadar tedavi bittikten sonraki süreç de hastanın hayatına yön veriyor. Pet ve tomografiyle takip edilen süreçte tüm sonuçların temiz olması bile vücutta tek bir kanser hücresi bile kalmadığı anlamına gelmiyor. Bazı kanser hücreleri çok küçük hücreli olduğu için görüntüleme yöntemleri de yetersiz kalabiliyor. Kanser hücreleri çoğalırken kendilerine ait küçük DNA parçalarını kanda bırakabiliyor. Bu parçalara “dolaşımdaki tümör DNA’sı” ismi veriliyor. Kandaki bu DNA parçaları özel bir yöntem olan “sıvı biyopsi” ismi verilen yeni bir yöntemle ortaya çıkarılabiliyor. Sıvı biyopsi kolon kanseri ve meme kanseri tedavisinde etkin rol oynuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rumeysa Atabey, sıvı biyopsi ile ilgili bilgi verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kanda belirlenen tümör DNA’sı metastaz anlamına gelebilir!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Kanda tümöre ait DNA’nın saptanması, vücutta mikroskobik düzeyde hastalık kalmış olabileceğini düşündürebilmektedir. Bu durum gelecekte hastalığın tekrarlama riskinin daha erken öngörülmesine yardımcı olabilmektedir. Son çalışmalar özellikle bazı kalın bağırsak kanserlerinde ctDNA’nın ameliyat sonrası hastalık tekrar riskini öngörmede değerli olabileceğini göstermektedir. Ancak kanda tümör DNA’sı bulunması, her hastaya mutlaka ek tedavi verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde ctDNA’nın saptanmaması da kanserin kesinlikle yok olduğunu ve tekrarlamayacağını garanti etmemektedir. Çünkü her tümör kana aynı miktarda DNA bırakmamaktadır. Doğru hastada ve doğru zamanda kullanıldığında çok değerli bilgiler sağlayabilmektedir. Bu nedenle sıvı biyopsi sonucunun tek başına değil, hastanın kanser türü ve evresi, patoloji sonucu, uygulanmış olan tedaviler ve görüntüleme bulguları ile birlikte yorumlanması gerekmektedir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tümör DNA’sı kanser tedavisinin türünü belirlemeye de yardımcı oluyor&nbsp;</strong></span></p>

<p>Sıvı biyopsinin bir başka önemli kullanım alanı da tedavi sırasında kanserde ortaya çıkan yeni değişiklikleri takip etmektir. Kanser hücreleri zaman içinde kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirebilir ve tümörün genetik yapısında meydana gelen bazı değişiklikler kanda yakalanabilir. Bu bilgiler bazı hastalarda bir sonraki tedavinin seçiminde yol gösterici olabilmektedir.&nbsp;</p>

<p>ctDNA ile hastalığı daha erken fark etmek, kanserin zaman içinde değişebilen genetik karakterini belirleyerek hastayı o an için en uygun tedaviyle buluşturabilmek de son derece önemlidir. Sıvı biyopsi, kanser tedavisini iyileştirmede geleceğin en umut verici araçlarından biri olarak görünmektedir. Bu bağlamda sıvı biyopsi sonucunun bütüncül bir yaklaşımla, deneyimli bir ekip tarafından yorumlanması koşuluyla her hasta için en uygun yol haritası belirlenebilecektir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tümör DNA’sı (ctDNA) meme kanserini tomografiden önce belirleyebiliyor!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Artık bazı meme kanserlerinde tümörün tedaviye direnç geliştirdiğini tomografiden önce kandan görülebilmekte ve görüntülemede büyümesini beklemeden tedavi değiştirilebilmektedir. Buna en yeni ve güncel örnek meme kanseri için geliştirilen ‘’camizestrant’’ isimli ilaçtır. 4 Eylül 2026’da FDA, camizestrantı yalnızca likit biyopside yeni gelişen ESR1 mutasyonunun saptanmasına dayanarak ve henüz görüntülemede hastalık ilerlememiş yani ‘’her şey yolunda’’ görünürken tedavi değişikliği için hızlandırılmış olarak onayladı. Önceden likit biyopsi ile hastalığın ilerleyebileceğini görüntülemeden bir yıl öncesine kadar saptanabileceği bilinse de, bunu bilmek tedaviyi yönlendirmiyordu. Sonuç olarak, ilk defa bir kanser ilacı görüntülemede hastalık henüz ilerlememişken likit biyopsiyle saptanan tümör direncine göre tedavi değişikliğini yönlendirebilmiş ve FDA onayını almıştır. Bu gelişme diğer kanser tipleri için de ümit vadedici olmuştur.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/sivi-biyopsi-yontemiyle-kanserde-metastaz-riski-azaltilabilir-1791560361.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Hasan Belli: “Ruh sağlığı sorunlarında damgalanma tedavi sürecini zorlaştırıyor”</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/prof-dr-hasan-belli-ruh-sagligi-sorunlarinda-damgalanma-tedavi-surecini-zorlastiriyor-118970</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/prof-dr-hasan-belli-ruh-sagligi-sorunlarinda-damgalanma-tedavi-surecini-zorlastiriyor-118970</guid>
                <description><![CDATA[Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Belli, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin toplumda karşılaştığı damgalanma ve ayrımcılığa dikkat çekti. Damgalanmanın iş hayatından sosyal ilişkilere, sağlık hizmetlerine erişimden tedaviye uyuma kadar pek çok alanı etkilediğini belirten Prof. Dr. Belli, ruh sağlığı okuryazarlığının artırılması ve güçlü sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Belli, ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin karşılaştığı damgalanma ve ayrımcılığa dikkat çekti. Belli, toplumsal önyargıların kişilerin iş hayatını, sosyal ilişkilerini ve sağlık hizmetlerine erişimini olumsuz etkileyebildiğini belirterek farkındalık çalışmalarının önemini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RUH SAĞLIĞI SORUNLARI YAŞAYANLAR AYRIMCILIKLA KARŞILAŞABİLİYOR</span></strong></p>

<p>Psikiyatrik hastalıkları olan bireylerin yalnızca hastalıklarıyla değil, toplumdaki önyargılarla da mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Prof. Dr. Hasan Belli, damgalanmanın günlük yaşamda ciddi sorunlara yol açabildiğini ifade etti.</p>

<p>Belli, özellikle istihdam ve sosyal ilişkiler alanlarında yaşanan ayrımcılığın bireylerin yaşamını zorlaştırabildiğini söyledi. Ruh sağlığı sorunu yaşayan kişilerin iş bulmakta güçlük çekebildiğini, işe başladıktan sonra da iş yerinde ayrımcı tutumlarla karşılaşabildiğini belirten Belli, sosyal çevreden dışlanmanın da önemli sorunlar arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Sağlık profesyonellerinin zaman zaman damgalayıcı tutumlar sergileyebildiğine de dikkat çeken Belli, bu durumun ruh sağlığı hizmetlerinden yararlanmayı güçleştirebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DAMGALANMA TEDAVİYE ERİŞİMİ ENGELLEYEBİLİYOR</span></strong></p>

<p>Toplumsal önyargıların yalnızca sosyal yaşamı değil, tedavi sürecini de etkilediğini belirten Belli, ayrımcılık ve dışlanma endişesinin bireylerin yardım arama davranışlarını zayıflatabildiğini söyledi.</p>

<p>Toplum tarafından yargılanmaktan veya dışlanmaktan çekinen kişilerin profesyonel destek almaktan kaçınabildiğini kaydeden Belli, bunun ruh sağlığı sorunlarının tedavisini zorlaştırabileceğine işaret etti.</p>

<p>Damgalamayla mücadelede bireylerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine güvenli ve ayrımcılıktan uzak bir ortamda erişebilmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RUH SAĞLIĞI OKURYAZARLIĞININ ARTIRILMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>Toplumsal önyargıların azaltılmasında doğru bilginin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Belli, ruh sağlığı okuryazarlığının geliştirilmesinin damgalamayla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Psikiyatrik hastalıklar hakkında bilimsel ve doğru bilgilendirmeler yapılması gerektiğini ifade eden Belli, sosyal medya üzerinden yürütülecek farkındalık çalışmalarının da önyargıların azaltılmasına yardımcı olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Belli ayrıca sağlık çalışanlarına yönelik hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması, iş yerlerinde özel destek programlarının oluşturulması ve medyada ayrımcı ifadelerden uzak bir dil kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜÇLÜ RUH SAĞLIĞI POLİTİKALARI VE İSTİHDAM DESTEĞİ ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin toplumsal yaşama katılımını güçlendirmek için ulusal düzeyde etkili ve uygulanabilir politikalara ihtiyaç duyulduğunu belirten Belli, sosyal destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda toplum ruh sağlığı merkezlerinin yaygınlaştırılması ve istihdam desteği programlarının geliştirilmesinin önem taşıdığını belirten Belli, sosyal izolasyon ve işlev kaybı risklerinin azaltılmasının hedeflenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin barınma ihtiyaçlarının desteklenmesi ve bağımsız yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli koşulların oluşturulmasının da önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DAMGALAMAYLA MÜCADELE TOPLUMSAL SORUMLULUK GEREKTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin ayrımcılığa uğramadan yaşamlarını sürdürebilmeleri için toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düştüğünü belirten Prof. Dr. Hasan Belli, farkındalık çalışmalarının, kapsayıcı istihdam uygulamalarının ve erişilebilir sağlık hizmetlerinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Toplumsal önyargıların azaltılması ve bireylerin bağımsız yaşamlarının desteklenmesiyle daha kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenebileceğini ifade eden Belli, damgalamayla mücadelenin hem bireysel iyilik hâlinin hem de toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/prof-dr-hasan-belli-ruh-sagligi-sorunlarinda-damgalanma-tedavi-surecini-zorlastiriyor-1791558732.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeşilyurt’ta Çiftçilere Yüzde 100 Hibe Desteği: 60 Ton Arpa Ücretsiz Dağıtıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yesilyurtta-ciftcilere-yuzde-100-hibe-destegi-60-ton-arpa-ucretsiz-dagitildi-118967</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yesilyurtta-ciftcilere-yuzde-100-hibe-destegi-60-ton-arpa-ucretsiz-dagitildi-118967</guid>
                <description><![CDATA[Yeşilyurt Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik yüzde 100 hibe desteği kapsamında 60 ton arpayı ücretsiz dağıttı. Belediye Başkanı İlhan Geçit, belediyenin kendi üretim sahasında yetiştirilen arpayla birlikte son üç yılda çiftçilere sağlanan desteğin 150 tona ulaştığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilyurt Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yem maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla 60 ton arpayı çiftçilere ücretsiz dağıttı. Belediyenin kendi üretim sahasında yetiştirilen arpa, yüzde 100 hibe desteğiyle üreticilere teslim edildi. Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, son üç yılda toplam 150 ton arpa desteği sağladıklarını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YEŞİLYURT’TA ÇİFTÇİLERE 60 TON ARPA DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki Tarımsal Üretim ve AR-GE Sahası’nda yetiştirilen ve hasadı yapılan arpaların dağıtımı için program düzenlendi.&nbsp;Programa Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, Tarım Platformu Birlik Başkanı İhsan Akın ve üreticiler katıldı. Hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin yem giderlerini azaltmayı amaçlayan destek kapsamında 60 ton arpa, üreticilere yüzde 100 hibe ile teslim edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610091459-44fa763c-1ce9-4b64-86f9-1d345ddf2a0c.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ YILDA 150 TON ARPA DAĞITILDI</span></strong></p>

<p>Programda konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, tarımsal üretimin desteklenmesini öncelikli çalışmalar arasında gördüklerini ifade etti.&nbsp;Belediyenin yıllara göre sağladığı arpa desteğine ilişkin bilgi veren Geçit, 2024 yılında 40 ton, 2025 yılında 50 ton ve 2026 yılında 60 ton olmak üzere üç yılda toplam 150 ton arpayı üreticilere ulaştırdıklarını söyledi.</p>

<p>Deprem sonrası yaşanan zorluklara rağmen tarımsal destekleri sürdürdüklerini belirten Geçit, şu ifadeleri kullandı: “Yeşilyurt’umuzun tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek, çiftçilerimizin üretim gücünü artırmak ve özellikle hayvancılıkla uğraşan hemşehrilerimizin maliyetlerini azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tarımsal Üretim ve AR-GE Sahamızda gerçekleştirdiğimiz üretim sonucunda elde ettiğimiz 60 ton arpayı yüzde 100 hibe desteğiyle yetiştiricilerimize teslim ediyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Üreticilere yönelik desteklerin süreceğini belirten Başkan Geçit, tarımın Yeşilyurt’un geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.&nbsp;Geçit, “Bizim için tarım; toprağın bereketini, üreticimizin emeğini ve Yeşilyurt’un geleceğini korumaktır. Tarladan sofraya, üreticiden ekonomiye uzanan bu zincirin her halkasında çiftçimizin, üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610091459-4698618a-2a75-4eeb-ba17-cd53c72d6606%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TARIMSAL DESTEKLER SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AÇISINDAN ÖNEMLİ”</span></strong></p>

<p>Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yerel yönetimlerin sağladığı desteklerin önemini vurguladı. Çiçek, “Geçmişten bugüne kadar aralıksız olarak tarımı destekleyen Yeşilyurt Belediyemize ve Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜRETİCİLER ZOR ŞARTLARDA ÇALIŞIYOR”</span></strong></p>

<p>Tarım Platformu Birlik Başkanı İhsan Akın ise kırsal bölgelerde üretim yapan çiftçilerin çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirtti.&nbsp;Yerel yönetimlerin tarımsal üretime katkı sağlamasının önemine değinen Akın, “Yetiştiricilerimiz ve üreticilerimiz kırsal bölgelerde zor şartlarda büyük bir özveri ve gayretle çalışıyorlar. Bakanlığımız destekliyor ancak yerel yönetimlerimizin yol, su ve bu tür destekler sağlamaları önemlidir. Yeşilyurt Belediyemizin bu desteği de örnek alınması gereken bir hizmettir” dedi.</p>

<p>Program, konuşmaların ardından arpa çuvallarının üreticilere teslim edilmesiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/yesilyurtta-ciftcilere-yuzde-100-hibe-destegi-60-ton-arpa-ucretsiz-dagitildi-1791556432.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MTSO Seçimlerinde 11 Oy Farkı: Sadıkoğlu Üçüncü Dönemine Başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/mtso-secimlerinde-11-oy-farki-sadikoglu-ucuncu-donemine-basladi-118965</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/mtso-secimlerinde-11-oy-farki-sadikoglu-ucuncu-donemine-basladi-118965</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda yönetim kurulu ve meclis divanı seçimleri tamamlandı. Mevcut başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 51 oy alarak rakibi Poyraz’ın 40 oyuna karşılık 11 oy farkla yeniden başkan seçildi ve üçüncü dönemine başladı. Meclis Başkanlığı görevine ise Hakan Er getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) yönetim kurulu ve meclis divanı seçimleri tamamlandı. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yapılan oylamada 51 oy alarak yeniden başkan seçildi. Rakibi Poyraz’ın listesi ise 40 oyda kaldı. Böylece Sadıkoğlu, üçüncü dönemine başlarken Meclis Başkanlığı görevine Hakan Er getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MTSO SEÇİMLERİNDE 11 OY FARKI</span></strong></p>

<p>MTSO’da 1 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen organ seçimlerinin ardından yönetim kurulu ve meclis divanı seçimleri de tamamlandı. 9 Ekim Cuma günü oda hizmet binasında, Battalgazi İlçe Seçim Kurulu gözetiminde gerçekleştirilen seçimlerde 91 meclis üyesinin tamamı oy kullandı.</p>

<p>Seçimde mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile rakibi Poyraz’ın listeleri yarıştı. Oylama sonucunda Sadıkoğlu’nun listesi 51, Poyraz’ın listesi ise 40 oy aldı. Bu sonuçla Sadıkoğlu, 11 oy farkla yeniden MTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilerek üçüncü dönemine başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADIKOĞLU’NUN YENİ YÖNETİM KURULU BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Seçimlerin ardından MTSO’nun yeni dönem yönetim kurulu da netleşti. Oğuzhan Ata Sadıkoğlu başkanlığındaki yönetim kurulunda Şemseddin Tüdün, Osman Yıldırım, Mahmuthan Kasap, Mikail İkiz, Mehmet Güngör, Ömer Dinç, Bünyamin Yılmaz, Yaşar Bayındır, Seyrani Uğurlu ve Mehmet Meşe yer aldı.</p>

<p>Yeni dönemde Malatya iş dünyasının sorunları, deprem sonrası ekonomik toparlanma, ticaretin geliştirilmesi ve oda üyelerinin taleplerinin karşılanmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MTSO MECLİS BAŞKANLIĞINA HAKAN ER SEÇİLDİ</span></strong></p>

<p>Yönetim kurulu seçimlerinin yanı sıra MTSO Meclis Divanı da belirlendi. Yapılan seçim sonucunda Hakan Er, MTSO Meclis Başkanlığı görevine seçildi.&nbsp;Meclis başkan yardımcılıklarına Mehmet Tüm ve Hacı Mehmet Akgül getirilirken, Süleyman Pektaş ile Ömer Faruk Şener de meclis divanında görev aldı. Böylece yönetim kurulu ve meclis divanının belirlenmesiyle MTSO’daki seçim süreci tamamlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADIKOĞLU: “BU GÜVENE LAYIK OLMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Seçim sonuçlarının ardından açıklama yapan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, kendisine ve yönetimine yeniden duyulan güvenin önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek seçimlere katılan üyelere teşekkür etti.</p>

<p>Sadıkoğlu, “1 Ekim’de gerçekleştirilen organ seçimlerinin ardından bugün de yönetim kurulumuzu ve meclis divanımızı belirleyerek seçim sürecini tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle demokratik iradelerini sandığa yansıtan tüm üyelerimize ve bugün seçimlere eksiksiz katılım sağlayan 91 meclis üyemize teşekkür ediyorum. Şahsıma ve yönetimimize bir kez daha gösterilen güven, bizler için büyük bir onur olduğu kadar önemli bir sorumluluktur. Bu güvene layık olmak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışacağız” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“SEÇİMLER GERİDE KALDI, ŞİMDİ MALATYA İÇİN ÇALIŞMA ZAMANI”</span></strong></p>

<p>Yeni dönemde önceliklerinin Malatya’nın ve oda üyelerinin geleceği olacağını vurgulayan Sadıkoğlu, seçimlerin ardından birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Sadıkoğlu, “Seçimler demokrasinin en önemli unsurlarından biridir. Üyelerimiz sandıkta iradesini ortaya koymuş, meclisimiz de yeni dönem yönetimini belirlemiştir. Artık seçimlerin değil, Malatya’mızın ve üyelerimizin geleceğinin konuşulması gereken bir dönemdeyiz. Bizim anlayışımızda seçimler biter, hizmet sorumluluğu devam eder. Bugünden itibaren hiçbir ayrım gözetmeden, bize oy veren ya da vermeyen tüm üyelerimizin başkanı ve temsilcisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“13 BİN ÜYEMİZİN ORTAK ÇATISIYIZ”</span></strong></p>

<p>MTSO’nun 13 bin üyeyi temsil ettiğini hatırlatan Sadıkoğlu, yeni dönemde dayanışmanın ve ortak hedefler doğrultusunda hareket etmenin önemine dikkat çekti.&nbsp;Sadıkoğlu, “Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, 13 bin üyemizin ortak çatısıdır. Bu çatının altında ayrışmaya değil, dayanışmaya, kişisel hesaplara değil, ortak hedeflere ihtiyacımız var. Bizim için asıl olan makamlar değil, Malatya’mızın menfaatleridir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da pusulamız şehrimizin geleceği, önceliğimiz üyelerimizin sorunları olacaktır” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ DÖNEMDE ÖNCELİK MALATYA EKONOMİSİ</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ekonomik potansiyelinin geliştirilmesi ve iş dünyasının karşılaştığı sorunların çözülmesi için çalışacaklarını belirten Sadıkoğlu, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik adımların önemine işaret etti.&nbsp;Sadıkoğlu, “Şimdi birlik ve beraberlik içerisinde Malatya’mızın ekonomisini güçlendirme, üyelerimizin sorunlarına çözüm üretme ve şehrimizin geleceğini birlikte inşa etme zamanıdır” dedi. MTSO’da yeni yönetimin göreve başlamasıyla birlikte önümüzdeki dönemde deprem sonrası ticari hayatın canlandırılması, üretim ve istihdamın artırılması ile iş dünyasının beklentilerinin ilgili kurumlara aktarılması konularının gündemde olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/mtso-secimlerinde-11-oy-farki-sadikoglu-ucuncu-donemine-basladi-1791553291.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Okula gitmemek için bahane yapıyor” diyorsanız…</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okula-gitmemek-icin-bahane-yapiyor-diyorsaniz-118963</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okula-gitmemek-icin-bahane-yapiyor-diyorsaniz-118963</guid>
                <description><![CDATA[Çocuklarda sık görülen karın ağrısı, ebeveynlerin nedenini anlamakta zorlanabildiği yakınmaların başında geliyor. Kimi zaman basit bir nedenden kaynaklanabilirken, kimi zaman da daha ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan</strong> “Çocuklarda karın ağrısına bazen gaz, kabızlık veya kısa süreli bir mide-bağırsak enfeksiyonu gibi nedenler yol açabilirken, stres ve kaygı da tekrarlayan karın ağrısında rol oynayabilmektedir. Ancak karın ağrısı bazı durumlarda acil değerlendirme gerektiren önemli bir sağlık sorununun belirtisi de olabilir” diyor. Peki, ebeveynlerin özellikle okul çağı çocuklarında ‘okula gitmek istemiyor’ diye düşünerek doktora başvurmayı öteleyebildiği karın ağrısına hangi nedenler yol açabiliyor? Hangi durumlarda hiç zaman kaybetmeden doktora başvurulmalı? Dr. Muhammed Sami Tufan çocuklarda karın ağrısının 5 önemli nedenini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Kabızlık&nbsp;</strong></li>
</ul>

<p><strong>&nbsp;</strong>Çocuklarda kabızlık, karın ağrısına neden olan başlıca etkenlerden biridir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda dışkılama sayısının azalması, sert ve ağrılı dışkılama ile tuvaleti ertelemeye bağlı karında şişkinlik görülebilmektedir. Ağrı çoğunlukla gelip-gitme şeklinde olurken dışkılama sonrasında rahatlama hissedilebilir. Çocuğun yeterince sıvı almaması, liften fakir beslenme ve tuvalet ihtiyacını erteleme kabızlığa neden olabilmektedir. Ancak tekrarlayan veya şiddetlenen karın ağrısında yalnızca kabızlık olduğu düşünülerek hekim değerlendirmesi ihmal edilmemelidir.</p>

<ul>
	<li><strong>Gaz ve mide-bağırsak enfeksiyonları</strong></li>
</ul>

<p><strong>&nbsp;</strong>Gaz ve bağırsak hareketlerindeki değişiklikler çocuklarda geçici karın ağrısına neden olabilmektedir. Özellikle kusma, ishal ve bazen ateşin eşlik ettiği durumlarda mide-bağırsak enfeksiyonları sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Viral enfeksiyonlar çocuklarda mide ve bağırsak enfeksiyonlarının yaygın nedenlerindendir. Bu durumda en önemli noktalardan biri çocuğun yeterli sıvı almasının sağlanması ve susuzluk belirtilerinin yakından izlenmesidir. Çocuk yeterince sıvı alamıyorsa, idrar miktarı belirgin şekilde azaldıysa, çok halsiz görünüyorsa veya şiddetli karın ağrısı varsa hekim değerlendirmesi gerekmektedir.</p>

<ul>
	<li><strong>Stres ve kaygı</strong></li>
</ul>

<p>Karın ağrısında her zaman yapısal veya organik bir hastalık saptanmayabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda stres, kaygı, okul veya sosyal yaşamla ilgili sorunlar tekrarlayan karın ağrısında rol oynayabilmektedir. Ağrının özellikle stresli dönemlerde ortaya çıkması veya tekrarlaması ve değerlendirmede belirgin bir organik neden saptanmaması, strese bağlı karın ağrısını düşündürebilir. Ancak çocuğun yaşadığı ağrı gerçektir; bu nedenle şikayeti yalnızca ‘okula gitmemek için bahane’ olarak görmemek gerekir. Tekrarlayan karın ağrısında organik nedenlerin dışlanması ve uygun yaklaşımın belirlenmesi için çocuk doktoruna başvurulmalıdır.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>İdrar yolu enfeksiyonu</strong></li>
</ul>

<p>Karın ağrısı bazen sindirim sistemi dışındaki bir sağlık sorununun da belirtisi olabilmektedir. &nbsp;Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu da karın ağrısına yol açabilir. Öte yandan&nbsp;karın ağrısının kaynağı her zaman karın içindeki organlar olmayabilir. Bazı çocuklarda boğaz veya akciğer enfeksiyonları; erkek çocuklarda testis torsiyonu (testisin kendi etrafında dönmesi), kız çocuklarında ise over torsiyonu (yumurtalığın kendi etrafında dönmesi) gibi acil durumlar da karın ağrısı şeklinde kendini gösterebilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Apandisit</strong></li>
</ul>

<p>Karın ağrısının acil değerlendirme gerektirebilen nedenlerinden biri apandisittir. Özellikle ağrının giderek şiddetlenmesi ve sağ alt karın bölgesinde belirginleşmesi, hareket etmek istememe, kusma veya ateş gibi belirtilerin eşlik etmesi önem taşımaktadır. Ancak özellikle küçük çocuklarda apandisit her zaman klasik belirtilerle görülmeyebilir. Bu nedenle şiddetli, giderek artan veya belirgin bir bölgeye yerleşen karın ağrısı hafife alınmamalıdır. Bu bulguların varlığında çocuğun gecikmeden, mümkünse aynı gün hekim tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ağrıyı gözlemleyin! Bu 10 belirti eşlik ediyorsa beklemeyin!</strong></span></p>

<p><strong>Dr. Muhammed Sami Tufan, “</strong>Çocuğun karın ağrısının ne zaman başladığı, nerede hissedildiği, yemek veya dışkılamayla ilişkisi, gece uykudan uyandırıp uyandırmadığı ve ateş, kusma, ishal ya da idrar yakınması gibi eşlik eden belirtilerin not edilmesi hekim değerlendirmesinde yol gösterici olabilir” diyor. Dr. Tufan,&nbsp;ebeveynlerin, çocuklarında karın ağrısı olduğunda zaman kaybetmeden doktora başvurmaları gereken durumları şöyle sıralıyor:&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Karın ağrısının şiddetli veya sürekli olması,</li>
	<li>Ağrının giderek artması ya da özellikle sağ alt karında belirginleşmesi,</li>
	<li>Tekrarlayan veya şiddetli kusma,&nbsp;</li>
	<li>Yeşil renkli kusma,&nbsp;</li>
	<li>Kusmukta ya da dışkıda kan görülmesi,</li>
	<li>Belirgin karın şişliği,</li>
	<li>Çocuğun sıvı alamaması, idrar miktarının belirgin azalması veya ağız kuruluğu gibi susuzluk belirtileri göstermesi,</li>
	<li>Belirgin halsizlik, uykuya eğilim veya genel durumda bozulma.</li>
	<li>Çocuğun ağrı nedeniyle yürümek veya hareket etmek istememesi,</li>
	<li>Erkek çocuklarda karın ağrısına testiste ağrı, hassasiyet veya şişliğin; kız çocuklarında ise ani başlayan şiddetli alt karın veya kasık ağrısı ve kusmanın eşlik etmesi. Bu bulguların varlığı testis veya over torsiyonu açısından acil değerlendirme gerektirir.&nbsp;</li>
</ul>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/okula-gitmemek-icin-bahane-yapiyor-diyorsaniz-1791550078.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gece Yarısından İtibaren Akaryakıt Fiyatları Sil Baştan Değişiyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/gece-yarisindan-itibaren-akaryakit-fiyatlari-sil-bastan-degisiyor-118957</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/gece-yarisindan-itibaren-akaryakit-fiyatlari-sil-bastan-degisiyor-118957</guid>
                <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere yeni bir dönem başlıyor. Motorinin litre fiyatına 6 lira 40 kuruş zam yapılması beklenirken, benzin fiyatlarında ise 96 kuruşluk indirim öngörülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel petrol piyasalarında yaşanan hareketlilik akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarındaki artışın ardından motorinde yüksek oranlı bir zam beklentisi oluşurken, benzin fiyatlarında ise indirim öngörülüyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 10 Ekim Cumartesi günü saat 00.00'dan itibaren geçerli olmak üzere motorine 6 lira 40 kuruş zam, benzine ise 96 kuruş indirim bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​MALATYA'DA MOTORİNİN LİTRESİ 98 LİRA 90 KURUŞA YÜKSELECEK</strong></span></p>

<p>​Halihazırda Malatya'da motorinin litre fiyatı 92 lira 50 kuruş, benzinin litre fiyatı ise 86 lira 90 kuruş seviyelerinde seyrediyor. Beklenen fiyat değişikliklerinin pompaya yansıması halinde kentte motorinin litresi 98 lira 90 kuruşa çıkarken, benzinin litresi 85 lira 94 kuruşa gerileyecek.</p>

<p>​Yapılacak artışla birlikte 50 litrelik bir motorin deposunun dolum maliyeti 4 bin 625 liradan 4 bin 945 liraya yükselecek. Böylece araç sahipleri bir depo motorin için 320 lira daha fazla ödeme yapacak. Benzinde beklenen 96 kuruşluk indirim ise 50 litrelik bir depoda 48 liralık bir avantaj sağlayacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ZAMMI TETİKLEDİ</strong></span></p>

<p>​Fiyat değişikliklerinde küresel piyasalardaki gelişmeler belirleyici oldu. ABD yönetiminin İran'a yönelik olası askerî seçenekleri değerlendirdiğine ilişkin haberlerin ardından Brent petrolün varil fiyatı 105 doların üzerine çıkarak son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Ardından bir miktar gerileyen petrol, 102-103 dolar bandında işlem gördü.</p>

<p>​Uluslararası piyasalarda motorinin metrik ton fiyatı 7 Ekim'de bin 380 dolar seviyesindeyken 8 Ekim'de bin 523 dolara kadar yükseldi ve sonrasında bin 492 dolara çekildi. Motorin fiyatları tırmanırken benzin fiyatlarının gerilemesi, Türkiye'de iki akaryakıt türünde zıt yönlü fiyat beklentisini beraberinde getirdi. Değişikliklerin kesinleşmesi halinde yeni fiyatlar 10 Ekim Cumartesi günü itibarıyla pompaya yansıyacak.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/gece-yarisindan-itibaren-akaryakit-fiyatlari-sil-bastan-degisiyor-1791540178.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşçilik Giderleri Artmaya Devam Ederken İnşaat Maliyetleri Yine Yükseldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/iscilik-giderleri-artmaya-devam-ederken-insaat-maliyetleri-yine-yukseldi-118953</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/iscilik-giderleri-artmaya-devam-ederken-insaat-maliyetleri-yine-yukseldi-118953</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2026 dönemine ait inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre inşaat maliyetleri ağustus ayında yıllık yüzde 29,59, aylık ise yüzde 2,04 oranında artış kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK, Ağustos 2026 dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, inşaat sektöründeki maliyet artışlarının ağustos ayında da hız kesmeden devam ettiğini gösterdi. İnşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,04 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,59 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​İŞÇİLİK MALİYETLERİNDE YÜKSELİŞ SÜRÜYOR</strong></span></p>

<p>​Sektördeki en önemli gider kalemlerinden biri olan işçilik maliyetlerindeki artış dikkat çekti. Ağustos ayında malzeme maliyetleri bir önceki aya göre yüzde 2,73, işçilik maliyetleri ise yüzde 0,82 oranında arttı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise malzeme maliyetlerinde yüzde 28,72, işçilik maliyetlerinde yüzde 31,20 artış kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​BİNA İNŞAATI MALİYETLERİ YÜZDE 28,94 ARTTI</strong></span></p>

<p>​Bina inşaatı maliyet endeksi ağustos ayında aylık yüzde 1,59, yıllık ise yüzde 28,94 artış gösterdi. Bu dönemde bina inşaatlarında kullanılan malzemelerin maliyeti aylık yüzde 2, işçilik maliyeti yüzde 0,89 yükseldi. Yıllık bazda bakıldığında ise malzeme maliyetlerinin yüzde 27,76, işçilik maliyetlerinin yüzde 31,05 arttığı görüldü.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​BİNA DIŞI YAPILARDA ARTIŞ DAHA YÜKSEK...</strong></span></p>

<p>​Bina dışı yapılar için açıklanan inşaat maliyet endeksi, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 3,46, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,68 yükseldi. Bu kategoride malzeme maliyetleri aylık yüzde 4,95, işçilik maliyetleri yüzde 0,55 artış kaydetti. Yıllık bazda ise malzeme maliyetlerinde yüzde 31,65, işçilik maliyetlerinde yüzde 31,74 artış gerçekleşti. Açıklanan son veriler, özellikle işçilik giderleri ve bina dışı yapıların maliyetlerindeki artışın öne çıktığını ortaya koydu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/iscilik-giderleri-artmaya-devam-ederken-insaat-maliyetleri-yine-yukseldi-1791533423.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İmalat Sanayisindeki Düşüş Sanayi Üretimini Aşağı Çekti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/imalat-sanayisindeki-dusus-sanayi-uretimini-asagi-cekti-118952</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/imalat-sanayisindeki-dusus-sanayi-uretimini-asagi-cekti-118952</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 dönemine ait sanayi üretim endeksi verilerini duyurdu. Verilere göre sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,9, aylık bazda ise yüzde 1 oranında gerileme kaydetti. Düşüşün ana kaynağı imalat sanayisindeki gerileme oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 dönemine ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi veriler, sanayi üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu. Sanayi üretim endeksi, ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,9 oranında azaldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​İMALAT SANAYİSİNDE YILLIK VE AYLIK BAZDA GERİLEME</strong></span></p>

<p>​Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde yıllık bazda farklı yönlerde seyir izlendiği görüldü. Yıllık bazda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 1,7 artış gösterirken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,3 yükseldi. Buna karşın imalat sanayi sektörü endeksi yıllık bazda yüzde 2,5 oranında geriledi.</p>

<p>​Aylık verilerde de düşüş eğilimi devam etti. Sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1 azaldı. Bu dönemde madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 4,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,3 artış kaydetti. Ancak imalat sanayi sektörü endeksi aylık bazda yüzde 1,6 düşüş gösterdi. İmalat sanayisindeki üretim kaybı, genel sanayi üretimindeki gerilemenin temel unsuru olarak öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/imalat-sanayisindeki-dusus-sanayi-uretimini-asagi-cekti-1791532298.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A101’de Bu Hafta Hangi Ürünler Var? Elektrikli Mopedden Çamaşır Makinesine Fiyat Listesi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/a101de-bu-hafta-hangi-urunler-var-elektrikli-mopedden-camasir-makinesine-fiyat-listesi-118948</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/a101de-bu-hafta-hangi-urunler-var-elektrikli-mopedden-camasir-makinesine-fiyat-listesi-118948</guid>
                <description><![CDATA[ A101, 8 Ekim Perşembe günü teknolojik ürünlerden beyaz eşyaya, elektrikli mobilite ürünlerinden mutfak ve ev bakım ürünlerine kadar birçok ürünü tüketiciyle buluşturacak. Listede 70 inç Samsung televizyon, elektrikli mopedler, buzdolabı, çamaşır makinesi ve çeşitli küçük ev aletleri yer alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde 81 il ve tüm ilçelerde 13 bin 500’ü aşkın marketle hizmet veren A101, 8 Ekim Perşembe günü teknolojik ürünleri avantajlı fiyatlarla tüketicilerin beğenisine sunacak.&nbsp;1.200’den fazla tedarikçisi bulunan A101’in 8 Ekim ürünleri arasında elektrikli mobilite ürünlerinden televizyonlara, beyaz eşyadan mutfak ve ev bakım ürünlerine kadar farklı kategorilerde ürünler bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEKTRİKLİ MOBİLİTE ÜRÜNLERİ DİKKAT ÇEKİYOR</span></strong></p>

<p>A101’in 8 Ekim ürünleri arasında elektrikli mobilite kategorisinde çeşitli ürünler yer alıyor.</p>

<p>VOLTA VT5 PRO Üç Tekerlekli Moped 94.990 TL, APEC APM5 Üç Tekerlekli Elektrikli Moped 54.990 TL, VOLTA VS1 İki Tekerlekli Elektrikli Moped 34.990 TL ve VOLTA VKX5 OFF-ROAD Çocuk ATV 29.990 TL fiyatıyla satışa sunulacak.</p>

<p>Bu kategoride ayrıca VESTEL 22 kW EVC04 Smart, Wi-Fi Elektrikli Araç Şarj İstasyonu da 26.990 TL fiyatla listede yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜK EKRANLI TELEVİZYONLAR LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Televizyon kategorisinde de farklı ekran boyutlarına sahip modeller bulunuyor.</p>

<p>SAMSUNG 70U8000H 70” Crystal UHD 4K Smart TV 45.999 TL, TOSHIBA 65UV2363DT/65UV1563DT 65” 4K UHD VIDAA TV 30.999 TL, TOSHIBA 55UV2363DT-55UV1563DT 55” 4K UHD VIDAA TV 21.999 TL fiyatla satışa sunulacak.</p>

<p>Listede ayrıca ONVO 40VQ80F3FA 40” Frameless FHD Whale OS 10 QLED TV 10.999 TL fiyatla yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYAZ EŞYA ÜRÜNLERİ DE SATIŞTA</span></strong></p>

<p>A101’in 8 Ekim ürünleri arasında ev ihtiyaçlarına yönelik beyaz eşya ürünleri de bulunuyor.</p>

<p>SEG ST24220S0D Buzdolabı 16.999 TL, SEG CM 711 7 KG Çamaşır Makinesi 16.999 TL, SEG BM 501S0 D Bulaşık Makinesi 15.999 TL ve SEG STF 65 Mekanik Silindirik Termosifon 65 L 9.299 TL fiyatla tüketicilere sunulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUTFAK VE EV BAKIM ÜRÜNLERİ</span></strong></p>

<p>Mutfak ve ev bakım kategorisinde de farklı ürün seçenekleri bulunuyor.</p>

<p>SCHAFER Chef Mix Mega Blender Set 2.599 TL, AKEL Katmer ve Gözleme Sacı 1.499 TL, SINGER 6160 Brilliance Dikiş Makinesi 8.999 TL, SINBO SCC-7605 Halı/Koltuk Yıkama Makinesi 3.999 TL fiyatla listede yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra PHILIPS DST7040/80 HV Buharlı Ütü 3.499 TL ve ENGLISH HOME Kablolu Dik Süpürge 1.699 TL fiyatla satışa sunulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">8 EKİM’DE RAFALARDA YERİNİ ALACAK</span></strong></p>

<p>A101’in 8 Ekim Perşembe günü satışa sunacağı ürünler arasında elektrikli mobilite ürünleri, televizyonlar, beyaz eşyalar, mutfak ürünleri ve ev bakım ürünleri bulunuyor.</p>

<p>Ürünlerin satış fiyatları listede belirtilen şekilde 1.499 TL’den başlayıp 94.990 TL’ye kadar çıkıyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/a101de-elektrikli-mobilite-haftasi-1791478819.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Görme Günü’nde Erken Tanı Çağrısı: “Göz Muayenesi İhmal Edilmemeli”</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dunya-gorme-gununde-erken-tani-cagrisi-goz-muayenesi-ihmal-edilmemeli-118947</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dunya-gorme-gununde-erken-tani-cagrisi-goz-muayenesi-ihmal-edilmemeli-118947</guid>
                <description><![CDATA[Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü, Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bozkurt Şener, görme kaybına yol açabilecek hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirterek, Dünya Görme Günü’nün yalnızca bir farkındalık günü değil, düzenli muayene alışkanlığının hatırlatılması açısından da önemli olduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Prof. Dr. Şener, “Göz hastalıklarında erken tanı, görmeyi korumanın en önemli adımlarından biridir. Glokom, sarı nokta hastalığı, diyabete bağlı retina hasarı ve katarakt gibi birçok hastalık, erken dönemde fark edildiğinde tedavi süreci daha etkili yönetilebilir. Bu nedenle göz muayenesi yalnızca görme bulanıklığı başladığında değil, düzenli aralıklarla yapılmalıdır” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Göz hastalıkları sinsi ilerleyebilir</strong></span></p>

<p>Görme sağlığı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ancak birçok kişi göz muayenesini yalnızca gözlük ihtiyacı ya da belirgin görme kaybı ortaya çıktığında gündemine alıyor. Oysa bazı göz hastalıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor ve fark edildiğinde kalıcı hasara yol açabiliyor.</p>

<p>Özellikle glokom, diyabete bağlı retina hastalıkları ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklar erken dönemde sessiz seyredebiliyor. Ani görme azalması, bulanık görme, ışık çakmaları, göz önünde uçuşmalar, gece görüşünde bozulma, gözde ağrı, kızarıklık veya ışık hassasiyeti gibi belirtiler ise ihmal edilmemesi gereken uyarılar arasında yer alıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Şener, “Göz hastalıklarının bir kısmı hastanın günlük yaşamında belirgin bir şikâyet oluşturmadan ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli muayene, hastalığı henüz tehlikeli evreye gelmeden yakalamak açısından kritik önem taşır. Görme kaybı geliştikten sonra değil, görmeyi koruyacak aşamada harekete geçmek gerekir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yapay zekâ destekli muayene erken tanıyı güçlendiriyor</strong></span></p>

<p>Göz sağlığında teknolojik gelişmeler, tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratıyor. Yapay zekâ destekli görüntüleme ve analiz sistemleri; hastanın göz yapısını, retina ve sarı nokta durumunu, kornea özelliklerini ve biyometrik parametrelerini kısa sürede değerlendirerek hekimlere tanı sürecinde önemli veriler sunabiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Şener, yapay zekâ destekli teknolojilerin özellikle erken teşhis açısından önemli bir yardımcı rol üstlendiğini belirterek, “Geleneksel muayene yöntemlerinin ötesine geçen yeni nesil teknolojiler, hastanın göz yapısını çok sayıda parametre üzerinden analiz edebiliyor. Retina, sarı nokta, kornea ve glokom açısından risk oluşturan bulgular, ileri evreye gelmeden değerlendirilebiliyor. Tıbbın geleceği veriye dayalı öngörü; ancak bu verilerin doğru yorumlanması hekim tecrübesiyle mümkündür” dedi.</p>

<p>Yapay zekâ destekli analizlerin, yalnızca hastalıkların tespitinde değil, aynı zamanda lazer ve premium lens gibi cerrahi uygulamalara uygunluğun değerlendirilmesinde de yol gösterici olabildiğini belirten Prof. Dr. Şener, hastaya en uygun tedavi planının belirlenmesinde teknolojik veriler ile hekim deneyiminin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Düzenli muayene, görme kaybına karşı en güçlü adım</strong></span></p>

<p>Dünya Görme Günü kapsamında toplumun göz sağlığı konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubunda düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekiyor.&nbsp;</p>

<p>Gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemleri ve yapay zekâ destekli analizlerden de yararlanılarak hastalıklara erken dönemde müdahale edilebiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Şener, Dünya Görme Günü vesilesiyle yaptığı çağrıda, “Göz sağlığı ertelendiğinde sonuçları yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Bugün, düzenli göz muayenesini hatırlamak ve görme sağlığını korumak için önemli bir fırsat. Görmeyi korumanın yolu, şikâyet beklemeden muayene olmak ve erken tanının gücünden yararlanmaktır” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/dunya-gorme-gununde-erken-tani-cagrisi-goz-muayenesi-ihmal-edilmemeli-1791478485.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar Okullardaki Şiddet Olaylarında Sosyal Bulaşma ve Kopya Şiddet Riskine Karşı Uyardı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzmanlar-okullardaki-siddet-olaylarinda-sosyal-bulasma-ve-kopya-siddet-riskine-karsi-uyardi-118943</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzmanlar-okullardaki-siddet-olaylarinda-sosyal-bulasma-ve-kopya-siddet-riskine-karsi-uyardi-118943</guid>
                <description><![CDATA[Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından sosyal bulaşma ve kopya şiddet riskine dikkat çekti. Demirel, medya, okul ve aile iş birliğinin önemini vurgulayarak şiddet görüntülerinin ve faili öne çıkaran sansasyonel haber dilinin terk edilmesi, öğrencilerdeki risk işaretlerinin erken fark edilmesi ve koruyucu rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, Manisa, Başakşehir ve Esenyurt’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarının toplumu derinden sarstığını belirtti. Bu vakaların tekil değerlendirilmemesi gerektiğine değinen Demirel, "Bu olayları birbirinden bağımsız öfke patlamaları olarak görmemek gerekir. Ağır bir şiddet olayının ardından kısa sürede benzer olayların görülme riskinin arttığı biliniyor. Ancak her yeni vakayı bir öncekinin doğrudan sonucu saymak da doğru olmaz; risk herkeste değil, zaten kırılgan olanlarda yoğunlaşır." dedi.</p>

<p>Sosyal bulaşma kavramına açıklık getiren Demirel, "Bir şiddet olayı ekranlarda saatlerce dönüyorsa, kendini çıkmazda ve görünmez hisseden biri için o eylem 'duyulmanın bir yolu' gibi görünmeye başlayabilir. Korku ve öfke de aynı yoldan yayılır. Şunu açıkça söylemek gerekir: Bu haberleri izleyen çocukların büyük çoğunluğu şiddete yönelmez." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OKULA GİTMEK İSTEMEME ORTAYA ÇIKABİLİR</span></strong></p>

<p>Okulun güvenli bir alan olduğuna dair inancın sarsılması durumunda çocukların beden dilleriyle tepki verdiğini ifade eden Demirel, "Okula gitmek istemez, karnı ya da başı ağrır, uyuyamaz. Bunlar genellikle geçici tepkilerdir; yanında sakin bir yetişkin olması çoğu zaman yeterlidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOPYA ŞİDDET RİSKİNE DİKKAT!</span></strong></p>

<p>Ergenlerde durumun daha farklı seyredebileceğini kaydeden Demirel, uyarılarda bulunarak şöyle devam etti:&nbsp;"Uzun süredir dışlanan, zorbalığa uğrayan bir genç, failin gördüğü ilgiyi korkutucu da olsa 'görünür olmanın' bir yolu sanabilir. Kanlı görüntülere tekrar tekrar maruz kalmak da zamanla acıya karşı duyarsızlaştırır. Kopya şiddet riski de burada başlar. İçinde öfke biriktiren bir genç, başkasının yaptığını ve günlerce konuşulduğunu gördüğünde eşiği aşmaya yaklaşabilir. Belirleyici olan, olayın nasıl anlatıldığıdır. Saldırganın adı, görüntüleri, silahı ve yazdığı notlar tekrar tekrar öne çıkarıldığında, farkında olmadan taklit edilebilir bir model ortaya çıkar."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEDYA, OKUL VE AİLE BİRBİRİNİ TAMAMLAMALI</span></strong></p>

<p>Şiddetin tek bir sebebe bağlanamayacağını ve medyanın bu süreçteki rolünü vurgulayan Demirel, "Medya bu zincirde kıvılcım gibidir; kıvılcımın neye dönüşeceğini çocuğun aile ve okuldaki tamponları yani destek mekanizmaları belirler. Bu yüzden medya, okul ve aile birbirini tamamlamak zorundadır. Önce haber dili değişmelidir. Olay anına ait kayıtlar, yaralanma görüntüleri ve kullanılan aletler paylaşılmamalıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖRÜNTÜLER PAYLAŞILMAMALIDIR</span></strong></p>

<p>Haberlerin sunum şekline dair sınırlar çizilmesi gerektiğine değinen Demirel, "Kamuoyunun bilgilendirilmesi önemlidir; ancak haberin odağı fail değil, olayın ciddiyeti, mağdurlara verilen destek ve hukuki süreç olmalıdır. Görüntüleri çoğaltan yalnızca basın kuruluşları da değildir. Ailelerin ve öğretmenlerin de bu kayıtları mesajlaşma gruplarında paylaşmaktan kaçınması hayati önem taşır." şeklinde konuştu.</p>

<p>Okullardaki rehberlik servislerinin aktif çalışması gerektiğini dile getiren Demirel, "Okulda uyarı işaretlerinin hiçbiri tek başına şiddet göstergesi değildir; içine kapanık olmak kimseyi tehlikeli yapmaz. Ancak dışlanma, yoğun öfke, umutsuzluk ve tehdit ya da hedef gösterme içeren paylaşımlar bir araya geldiğinde rehberlik servisi vakit kaybetmeden devreye girmelidir. Amaç cezalandırmak değil, o gence zamanında ulaşmaktır. Arkadaşındaki tehlikeli bir durumu bildiren öğrenci yaftalanma korkusu yaşamamalıdır. Olaydan etkilenen öğrencilerin psikolojik olarak izlenmesi ve gerektiğinde profesyonel desteğe yönlendirilmesi de bu sistemin parçasıdır." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇOCUKTAKİ DEĞİŞİKLİKLER İYİ GÖZLENMELİ</span></strong></p>

<p>Aile ortamının çocuk üzerindeki etkisine değinen Demirel, "Evde sorunlar bağırarak, cezayla ya da güçle çözülüyorsa çocuk problem çözme dilini oradan öğrenir. Derdi 'ergenlik' diye geçiştirilen bir genç, yalnızlığını başka yerlerde aramaya başlayabilir. Bunu ailelere suç yüklemek için söylemiyoruz; çoğu ebeveyn bunu farkında olmadan yapar. Çocuğun odasına kapanmasını, öfkesindeki ani değişimi ya da girdiği çevrimiçi grupları ilk fark edebilecek olan yine ailedir. Korkunuzu çocuğa yüklemeden 'Okulda nasıl hissediyorsun, seni sıkan ya da korkutan bir şey var mı?' diye sorun. Arkadaş çevresini ve dijital hayatı baskı kurmadan ama gözden kaçırmadan izleyin, şiddet içerikli platformlara erişimi yaşa uygun filtrelerle sınırlayın." tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Okul güvenliği zil çaldığında başlamaz; ailede, sınıfta ve ekranda başlar. Medyayı failleri görünür kılan sansasyonel dili terk etmeye, okulları koruyucu rehberlik mekanizmalarını güçlendirmeye, aileleri ise çocuklarıyla yakın ve açık bir bağ kurmaya davet ediyoruz."<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/uzmanlar-okullardaki-siddet-olaylarinda-sosyal-bulasma-ve-kopya-siddet-riskine-karsi-uyardi-1791467041.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sabahları Yorgun Uyanmak ve Sürekli Yetersizlik Hissiyatı Tükenmişlik Sendromunun Habercisi Olabilir</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sabahlari-yorgun-uyanmak-ve-surekli-yetersizlik-hissiyati-tukenmislik-sendromunun-habercisi-olabilir-118935</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sabahlari-yorgun-uyanmak-ve-surekli-yetersizlik-hissiyati-tukenmislik-sendromunun-habercisi-olabilir-118935</guid>
                <description><![CDATA[Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, “Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir” diyor.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, <strong>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Size iyi gelen uğraşlar edinin</strong></span></li>
</ul>

<p>Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan ‘kişisel başarı ve işe yarama’ hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Ekran maruziyetini sınırlayın</strong></span></li>
</ul>

<p>Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan ‘dijital yorgunluk’, yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Stresi yönetmeyi öğrenin</strong></span></li>
</ul>

<p>Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin ‘anda kalmasına’ yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Psikoterapi, kişinin olayları felaketleştirme eğilimini, mükemmeliyetçiliğini ve sınır koymakta yaşadığı güçlükleri ele alarak uzun vadede daha sağlıklı başa çıkma becerileri ve psikolojik dayanıklılık geliştirmesine yardımcı olabilir.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>İş stresini eve taşımayın</strong></span></li>
</ul>

<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak “Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansi</p>

<p>yeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde ‘işten psikolojik olarak kopabilmeyi’ başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur” diyor.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/sabahlari-yorgun-uyanmak-ve-surekli-yetersizlik-hissiyati-tukenmislik-sendromunun-habercisi-olabilir-1791458262.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurucaova’da Tütün Üreticisi Kara Kara Düşünüyor: “Böyle Giderse Gelecek Yıl Ekemeyiz”</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kurucaovada-tutun-ureticisi-kara-kara-dusunuyor-boyle-giderse-gelecek-yil-ekemeyiz-118933</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kurucaovada-tutun-ureticisi-kara-kara-dusunuyor-boyle-giderse-gelecek-yil-ekemeyiz-118933</guid>
                <description><![CDATA[Doğanşehir’in Kurucaova Mahallesi’nde tütün üreticileri, artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerine rağmen ürün fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini belirterek destek istedi. MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, geçen yıl 750 bin ila 1 milyon lirayı gören 1 ton tütünün bu yıl yaklaşık 500 bin lira seviyesinde olduğunu belirterek, “Üreticimizin sesi duyulmalı, ciddi anlamda destek verilmelidir” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Kurucaova Mahallesi’nde tütün üreticileri, artan üretim maliyetlerine rağmen tütün fiyatlarının geçen yıla göre gerilemesinden dolayı destek bekliyor. MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, üreticileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi ve tütün üretiminin aşamalarını yerinde inceledi.&nbsp;Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Doğanşehir’in Kurucaova Mahallesi’nde tütün hasadı yapan üreticilerle bir araya geldi. Ziyarette Kurucaova Mahalle Muhtarı Mehmet Tatar ve tütün üreticisi Necmettin Arslan da yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURUCAOVA’DA TÜTÜN HASADININ EN YOĞUN DÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Kurucaova’nın Malatya’nın önemli tütün üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Salih Karademir, üreticilerin tütün üretimi için büyük emek verdiğini söyledi. Tütünün tarladan toplandıktan sonra tek tek ipe dizildiğini, baskı ve asma işlemlerinin ardından kurutulduğunu belirten Karademir, üretimin her aşamasında yoğun bir çalışma gerçekleştirildiğini ifade etti.&nbsp;Karademir, tarım sezonunun bereketli geçmesine rağmen bunun üreticinin kazancına aynı şekilde yansımadığını belirterek, “Bu yıl kayısıda, buğdayda, arpada ve Doğanşehir bölgemizdeki tütün üretiminde bereketli bir dönem yaşandı. Ancak çiftçimiz maalesef ortaya koyduğu emeğin karşılığını almakta zorlanıyor” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-10-08%20at%2012_46_30%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GEÇEN YIL 1 MİLYON LİRAYI GÖREN TÜTÜN BU YIL 500 BİN LİRA</span></strong></p>

<p>Tütün fiyatlarında yaşanan düşüşe dikkat çeken Karademir, üretim maliyetlerinin artmasına rağmen ürün fiyatlarının gerilediğini söyledi. Karademir, “Geçen yıl Kurucaova’da tütün hasadının oldukça güçlü olduğu bir dönem yaşandı. Bir ton tütün 750 bin liradan başlayarak 1 milyon liraya kadar çıkan fiyatları gördü. Bugün ise yaklaşık 500 bin lira seviyesinde. Peki geçen yıldan bu yana ne değişti?” ifadelerini kullandı.&nbsp;Mazot, gübre, ilaç ve işçilik başta olmak üzere üreticinin maliyetlerinin arttığını belirten Karademir, “Her şeye yüzde 30-40 oranında zam gelirken, üreticinin maliyetleri artarken tütün fiyatının düşmesini kabul etmek mümkün değil. Çiftçimiz bir yıl boyunca alın terini toprağa verdi. Toprak da bu emeğin karşılığını bereket olarak verdi. Şimdi üreticimiz hak ettiği karşılığı almak istiyor” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-10-08%20at%2012_46_30.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜRETİCİ KAZANMAZSA ÜRETİM BİTER”</span></strong></p>

<p>Tütün üreticisinin desteklenmesi gerektiğini belirten Karademir, yerel yöneticiler ve ilgili kurumların Kurucaova ile Doğanşehir’deki üreticilerin sorunlarını gündeme taşıması gerektiğini söyledi. Tütünün Malatya için önemli yerel değerlerden biri olduğunu ifade eden Karademir, “Kayısı Malatya için ne kadar önemliyse, Doğanşehir ve Kurucaova bölgesindeki tütün de bizim için o kadar değerlidir. Kayısımıza nasıl sahip çıkıyorsak tütünümüze de sahip çıkmalıyız. Üreticimizin sesi duyulmalı, ciddi anlamda destek verilmelidir” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇELİKHAN’DAKİ ÜRETİCİLERİN SORUNLARINA DA DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinin de önemli tütün üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Karademir, Kurucaova ve Çelikhan’daki üreticilerin benzer sorunlar yaşadığını söyledi.&nbsp;Karademir, “Çelikhan bizim kardeş bölgemiz, kardeş ilçemizdir. Adıyaman’a bağlı olabilir ama biz bu bölgelerle bir ve beraberiz. Hem Kurucaova hem Çelikhan’daki tütün üreticilerimizin sorunları gündeme getirilmeli. Tütün üreticisine ciddi destek verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-10-08%20at%2012_46_31%20(2).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUHTAR TATAR: “ÜRETTİKÇE KAZANIR, KAZANDIKÇA ÜRETİRİZ”</span></strong></p>

<p>Kurucaova Mahalle Muhtarı Mehmet Tatar, tütün üretiminin ciddi emek ve maliyet gerektirdiğini belirterek üreticilerin beklentisinin alın terinin karşılığını alabilmek olduğunu söyledi. Tütünün tarladan toplandıktan sonra tek tek ipe dizildiğini, baskı, asma ve kurutma aşamalarından geçtiğini belirten Tatar, “Gerçekten ciddi bir emek var. Büyüklerimizden ricamız, bu emeğimizin karşılığının zayi olmaması” dedi.</p>

<p>Üretim ile ekonomik kalkınma arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu ifade eden Tatar, “Biz kazandıkça üretiriz, ürettikçe kazanırız. Bu döngü devam ettiği sürece ekonomiye katma değer sağlarız. Asıl zenginliğin ve kalkınmanın üretimde olduğuna inanıyorum. Üretmeden kalkınılmaz. Genel kalkınma üretimle, üreticinin desteklenmesiyle olur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-10-08%20at%2012_46_32.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİ ARSLAN: “GELECEK YIL TÜTÜN EKEMEYİZ”</span></strong></p>

<p>Tütün üreticisi Necmettin Arslan ise geçen yıla göre fiyatların ciddi oranda düştüğünü ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını söyledi.&nbsp;Arslan, “Bizim tütün geçen yıla göre çok düşük gidiyor. İşçilik, işçi maliyeti pahalı. Tütün para etmediği için böyle giderse gelecek yıl ekemeyeceğiz. Üretim yapamayacağız” dedi.</p>

<p>Arslan, tütün fiyatlarının üreticilerin geleceğini doğrudan etkilediğini belirterek yetkililerden destek beklediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-10-08%20at%2012_46_31.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURUCAOVA’DAN TÜTÜN ÜRETİCİSİ İÇİN DESTEK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Ziyaretin sonunda tütün üreticilerine teşekkür eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Kurucaova’dan yetkililere çağrıda bulundu. Karademir, “Çiftçimiz ciddi emek veriyor, ciddi maliyetlere katlanıyor. Bu emeğin karşılığı bu olmamalı. Malatya’nın yerel değerlerine sahip çıkmak zorundayız. Kurucaova’nın, Doğanşehir’in tütününün sesi duyulmalı ve üreticimiz desteklenmelidir” dedi.</p>

<p>Karademir, Kurucaova Mahalle Muhtarı Mehmet Tatar’a, üretici Necmettin Arslan’a ve tütün hasadında emek veren işçilere teşekkür ederek Kurucaova’dan tüm Malatyalılara selam ve saygılarını iletti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/kurucaovada-tutun-ureticisi-kara-kara-dusunuyor-boyle-giderse-gelecek-yil-ekemeyiz-1791455336.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eylül Ayında Yatırımcısına En Çok Kaybettiren Yatırım Aracı BIST 100 Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/eylul-ayinda-yatirimcisina-en-cok-kaybettiren-yatirim-araci-bist-100-oldu-118932</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/eylul-ayinda-yatirimcisina-en-cok-kaybettiren-yatirim-araci-bist-100-oldu-118932</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Eylül 2026’da aylık bazda en yüksek reel getiriyi Devlet İç Borçlanma Senetleri sağlarken, BIST 100 endeksi en çok kaybettiren yatırım aracı oldu; yıllık bazda ise zirveye külçe altın yerleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Eylül 2026 dönemine ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verilerine göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) gerçekleşti. DİBS, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,18, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,40 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aynı dönemde Amerikan Doları, Euro, külçe altın ve BIST 100 endeksi yatırımcısına kaybettirdi. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Amerikan Doları yüzde 0,44, Euro yüzde 1,12, külçe altın yüzde 2,24 oranında değer kaybetti. TÜFE ile yapılan hesaplamada ise Amerikan Doları yüzde 0,22, Euro yüzde 0,89 ve külçe altın yüzde 2,02 oranında yatırımcısına kayıp yaşattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORSA YATIRIMCISI EYLÜLDE KAYBETTİ</span></strong></p>

<p>Eylül ayında yatırımcısına en fazla kaybettiren yatırım aracı BIST 100 endeksi oldu. Endeks, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,90, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,29 oranında reel kayıp yaşattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK GETİRİDE KÜLÇE ALTIN İLK SIRADA</span></strong></p>

<p>Finansal yatırım araçlarının yıllık performansı değerlendirildiğinde ise külçe altın ilk sırada yer aldı. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,25, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,30 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Yıllık bazda DİBS de Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,85 oranında reel getiri sağlarken, BIST 100 endeksi yüzde 2,80, Amerikan Doları yüzde 7,58 ve Euro yüzde 9,33 oranında yatırımcısına kaybettirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTI AYLIK DÖNEMDE ALTIN KAYBETTİRDİ</span></strong></p>

<p>Altı aylık değerlendirmede ise külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,99, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 15,73 oranında yatırımcısına en fazla kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti. Açıklanan veriler, yatırım araçlarının kısa ve uzun vadeli reel getiri performanslarında farklılıklar yaşandığını ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/eylul-ayinda-yatirimcisina-en-cok-kaybettiren-yatirim-araci-bist-100-oldu-1791454230.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Otomotiv Endüstrisi Eylül Ayında Dış Satımda 3,9 Milyar Dolar Sınırını Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/otomotiv-endustrisi-eylul-ayinda-dis-satimda-39-milyar-dolar-sinirini-asti-118911</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/otomotiv-endustrisi-eylul-ayinda-dis-satimda-39-milyar-dolar-sinirini-asti-118911</guid>
                <description><![CDATA[Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre, otomotiv sektörü eylül ayında 3 milyar 940 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye ihracatındaki liderliğini sürdürdü. Yılın dokuz aylık döneminde toplam ihracat 31 milyar 145 milyon dolara ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotiv endüstrisi eylül ayında da rekor seviyedeki performansını sürdürdü. Eylül ayında 3 milyar 940 milyon dolarlık ihracata imza atan sektör, Türkiye'nin toplam ihracatından yüzde 15,2 pay alarak birinci sıradaki yerini korudu. Yılın ocak-eylül dönemindeki toplam otomotiv ihracatı ise 31 milyar 145 milyon dolar seviyesine yükseldi.</p>

<p>Sektörün eylül ayı performansını değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, "Yılın kalan bölümünde mevcut pazarlarımızdaki gücümüzü koruyarak ihracatımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDARİK ENDÜSTRİSİ LİDERLİĞİNİ SÜRDÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Eylül ayında otomotiv endüstrisinin en büyük ürün grubu olan tedarik endüstrisi ihracatı 1 milyar 460 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde binek otomobil ihracatı 1 milyar 98 milyon dolara, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı 800 milyon dolara ulaştı. Çekiciler ihracatı 292 milyon dolar olurken, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı ise 251 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Ocak-eylül döneminde tedarik endüstrisi ihracatı 12 milyar 135 milyon dolara ulaşarak toplam otomotiv ihracatından yüzde 39 pay aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN BÜYÜK PAZAR YİNE ALMANYA OLDU</span></strong></p>

<p>Ülke bazlı ihracatta eylül ayında Almanya, 629 milyon dolarlık dış satımla otomotiv endüstrisinin en büyük pazarı olmayı sürdürdü. Almanya'yı 506 milyon dolarlık ihracatla Fransa ve 453 milyon dolarla Birleşik Krallık takip etti. Önemli pazarlardan İtalya'ya 349 milyon dolar, ABD'ye ise 116 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ilk beş pazarın dördünde artış kaydedildi. Ürün grupları bazında değerlendirildiğinde eylülde tedarik endüstrisinde en fazla ihracat Almanya'ya yapılırken, binek otomobillerde en büyük pazar Fransa oldu. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA BİRLİĞİ’NİN PAYI YÜZDE 73’Ü AŞTI</span></strong></p>

<p>Ülke grubu bazında bakıldığında Avrupa Birliği (AB) ülkeleri eylül ayında yüzde 73,4 pay ve 2 milyar 890 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu. Ocak-eylül döneminde ise AB ülkelerine yapılan otomotiv ihracatı 22 milyar 948 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde AB ülkelerinin toplam otomotiv ihracatındaki payı yüzde 73,7 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/otomotiv-endustrisi-eylul-ayinda-dis-satimda-39-milyar-dolar-sinirini-asti-1791364864.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Omuz Ağrılarını Günlük Yorgunluk Sanarak Geçiştirmeyin</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/omuz-agrilarini-gunluk-yorgunluk-sanarak-gecistirmeyin-118895</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/omuz-agrilarini-gunluk-yorgunluk-sanarak-gecistirmeyin-118895</guid>
                <description><![CDATA[Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor. Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, “Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor” diyor. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Saçınızı tararken ya da elinizi sırtınıza götürmekte zorlanıyorsanız</strong></span></p>

<p>Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yüksek raflara uzanamıyorsanız</strong></span></p>

<p>Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kolunuzda güç kaybı varsa</strong></span></p>

<p>Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla ”Kolumda kuvvet kalmadı” veya ”Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum” şeklinde yakınırlar.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Omuzunuzdan tıklama ve takılma sesleri geliyorsa</strong></span></p>

<p>Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aylardır geçmeyen ağrınız varsa</strong></span></p>

<p>İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Her omuz ağrısı ameliyat gerektirmez, ama!</strong></span></p>

<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce</strong>, omuz ağrılarında tedavinin her zaman cerrahi ile başlamadığını vurgulayarak, “Omuz sorunlarının önemli bir kısmında öncelikle konservatif tedavilerden yararlanıyoruz. Hastaya özel planlanan egzersiz programları, fizik tedavi uygulamaları, aktivite düzenlemeleri, ağrı ve iltihabı azaltmaya yönelik ilaçlar ile uygun hastalarda uygulanan enjeksiyon tedavileri birçok vakada başarılı sonuçlar sağlayabiliyor” diyor. Cerrahi tedavininse; genellikle ileri derecede tendon yırtıkları, tedaviye rağmen devam eden ağrı ve hareket kaybı ya da günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen yapısal sorunlarda gündeme geldiğini vurgulayan Dr. İnce şöyle konuşuyor: “Günümüzde birçok omuz problemi artroskopik yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde gerçekleştirilen bu yöntem, daha az doku hasarı, daha küçük yara izi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş gibi önemli avantajlar sağlayabiliyor.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/omuz-agrilarini-gunluk-yorgunluk-sanarak-gecistirmeyin-1791300031.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Sendikadan Çağrı Memur ve Emeklinin Yükü Daha Fazla Artırılmamalı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-sendikadan-cagri-memur-ve-emeklinin-yuku-daha-fazla-artirilmamali-118893</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-sendikadan-cagri-memur-ve-emeklinin-yuku-daha-fazla-artirilmamali-118893</guid>
                <description><![CDATA[Büro Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Kahraman, açıklanan enflasyon verilerinin ardından kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün düştüğünü belirterek, geçmiş kayıpların telafi edilmesi, refah payı verilmesi ve maaşlarda gerçek bir iyileştirme yapılması çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Büro Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Kahraman, enflasyon ve artan yaşam maliyetlerinin memur ve emeklilerin bütçesi üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı Eylül ayı enflasyonunun yüzde 1,84, üç aylık enflasyonun yüzde 5,57, yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73 olarak gerçekleştiğini belirten Kahraman, verilerin sabit gelirli kesimler üzerindeki ekonomik baskının sürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Toplu sözleşme sürecinde alınan kararların mevcut ekonomik şartlar karşısında kamu çalışanlarının alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını savunan Kahraman, maaş artışlarının yalnızca geçmiş enflasyonun telafisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>“ZORUNLU HARCAMALAR GELİRLERDEN DAHA HIZLI ARTIYOR”</strong></span></p>

<p>Gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim başta olmak üzere temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan fiyat artışlarının hane bütçelerini zorladığını kaydeden Kahraman, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Gıda fiyatlarındaki artış, yüksek kira bedelleri, ulaşım ve akaryakıt maliyetleri ile enerji giderleri kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bütçesini her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. Açıklanan genel enflasyon kadar, vatandaşlarımızın günlük hayatında karşılaştığı gerçek hayat pahalılığı da dikkate alınmalıdır.”</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>“GEÇMİŞ KAYIPLAR TELAFİ EDİLMELİ”</strong></span></p>

<p>Kamu görevlileri ile emeklilerin alım gücünün korunmasının sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu belirten Kahraman, ekonomik yükün sürekli sabit gelirli kesimlerin üzerine bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Kamu çalışanlarımız ve emeklilerimiz yüksek enflasyon karşısında her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Maaş artışları yalnızca geçmiş dönemin enflasyonunu telafi etmeye değil, aynı zamanda çalışanlarımızın refah seviyesini yükseltmeye yönelik olmalıdır. Alım gücü korunmalı, geçmiş kayıplar telafi edilmeli ve refah payı gözetilmelidir.”</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>“GERÇEK BİR EKONOMİK İYİLEŞTİRME HAYATA GEÇİRİLMELİ”</strong></span></p>

<p>Döviz kuru, faiz ve temel tüketim kalemlerindeki maliyet artışlarının da sabit gelirliler üzerindeki ekonomik yükü artırdığını dile getiren Kahraman, kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını alabileceği bir ücret politikasına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Büro Memur-Sen olarak kamu görevlilerinin ekonomik ve sosyal haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Kahraman, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p>

<p>“Memur ve emeklisinin alım gücünü korumayan hiçbir düzenleme, sahadaki gerçek hayat pahalılığını karşılamaya yetmez. Kamu çalışanlarımızın alın terinin karşılığını alması, insanca yaşayabilecekleri bir ücret seviyesine ulaşması ve geçmiş dönemde oluşan kayıpların telafi edilmesi gerekiyor. Memur ve emeklisinin yükü daha fazla artırılmamalı; gelir kayıpları telafi edilmeli, refah payı ve gerçek bir ekonomik iyileştirme hayata geçirilmelidir.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-sendikadan-cagri-memur-ve-emeklinin-yuku-daha-fazla-artirilmamali-1791296989.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MTSO’da Başkanlık Yarışında Kulisler Kaynıyor: Bazı Meclis Üyelerine Teklif Götürüldü Mü?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/mtsoda-baskanlik-yarisinda-kulisler-kayniyor-bazi-meclis-uyelerine-teklif-goturuldu-mu-118886</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/mtsoda-baskanlik-yarisinda-kulisler-kayniyor-bazi-meclis-uyelerine-teklif-goturuldu-mu-118886</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda 1 Ekim’de yapılan seçimlerin ardından gözler 9 Ekim’de gerçekleştirilecek Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimine çevrilirken kulislerde meclis üyelerine yönelik temas ve teklif iddiaları konuşulmaya başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) 1 Ekim’de gerçekleştirilen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimlerinin ardından Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimi için geri sayım başladı. Seçimler sonucunda Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nu destekleyen gruplardan 50, Mahmut Boyraz’ı destekleyen gruplardan 39 meclis üyesi seçilirken, 2 bağımsız isim de meclise girdi. 9 Ekim’de gerçekleştirilecek Yönetim Kurulu Başkanlığı seçiminin meclis üyelerinin oylarıyla yapılacak olması nedeniyle seçim öncesinde taraflar arasındaki temaslar yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MECLİS ÜYELERİYLE TEMAS İDDİASI...</span></strong></p>

<p>MTSO kulislerinde konuşulan iddialara göre, Mahmut Boyraz ve ekibinin başkanlık seçimi öncesinde Sadıkoğlu’nu destekleyen gruplardan seçilen bazı meclis üyeleriyle temas kurduğu ileri sürülüyor. Söz konusu temasların başkanlık seçimine yönelik destek arayışının bir parçası olduğu iddia edilirken, görüşmelerin kapsamı ve içeriğine ilişkin farklı iddialar da dile getiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MADDİ TEKLİF İDDİALARI DA GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Kulislerde dile getirilen iddialardan biri de bazı meclis üyelerine tercihlerini değiştirmeleri yönünde maddi tekliflerde bulunulduğu yönünde. Benzer şekilde bazı meclis üyelerinin kararlarını etkilemeye yönelik baskı bulunduğu yönünde de iddialar dile getiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">9 EKİM SEÇİMİ BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>MTSO’daki mevcut meclis dağılımı nedeniyle 9 Ekim’de yapılacak Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimi öncesindeki temasların devam etmesi bekleniyor. Meclis üyelerinin başkanlık seçiminde kullanacakları oylar sonucu belirleyecek. Bu nedenle 1 Ekim seçimlerinden sonra başlayan kulis hareketliliğinin 9 Ekim’e kadar sürmesi bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARAFLARIN AÇIKLAMASI ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Seçim sürecine ilişkin ortaya atılan iddialar konusunda Mahmut Boyraz ve ekibinden şu ana kadar kamuoyuna yansıyan bir açıklama bulunmuyor. İddiaların niteliği dikkate alındığında, tarafların yapacağı açıklamalar ve varsa somut bilgi veya belgelerin kamuoyuyla paylaşılması sürecin açıklığa kavuşması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/mtsoda-baskanlik-yarisinda-kulisler-kayniyor-bazi-meclis-uyelerine-teklif-goturuldu-mu-1791285585.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sürücülerin Gözü Akaryakıt Pompasındaki Son Fiyatlara Çevrildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/suruculerin-gozu-akaryakit-pompasindaki-son-fiyatlara-cevrildi-118882</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/suruculerin-gozu-akaryakit-pompasindaki-son-fiyatlara-cevrildi-118882</guid>
                <description><![CDATA[Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, döviz kurundaki hareketlilik ve vergi artışlarının ardından motorin fiyatlarına yansıyan indirimle birlikte 6 Ekim 2026 itibarıyla Malatya ve ilçelerindeki güncel akaryakıt fiyatları belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Global piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, döviz kurundaki hareketlilik ve peş peşe gelen ÖTV zamları, akaryakıt fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Bu gelişmeler, vatandaşların “Benzin ne kadar oldu?”, “Motorin litre fiyatı kaç TL?”, “LPG fiyatları güncel ne kadar?” gibi sorulara yanıt aramasına neden oluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOTORİNE İNDİRİM YANSITILDI</span></strong></p>

<p>Vatandaşlar, günlük yakıt maliyetlerini takip edebilmek için “Bugün benzin ne kadar?”, “Motorin fiyatı kaç TL?”, “Akaryakıt fiyatlarında son durum ne?” sorularının yanıtını araştırırken sektörden indirim haberi geldi. Akaryakıt ürünlerinden motorinin litre fiyatına 4 lira 80 kuruşluk indirim yansıtıldı. Yapılan indirimin ardından motorinin fiyatı bazı illerde 90 TL sınırına geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA VE İLÇELERİNDE İLÇE İLÇE AKARYAKIT FİYATLARI</span></strong></p>

<p>6 Ekim 2026 Salı günü itibarıyla Malatya ve ilçelerinde uygulanan güncel akaryakıt satış fiyatları ise şu şekilde listelendi:</p>

<p>Akçadağ: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.68 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.90 TL/KG, Fuel Oil 51.82 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Arapgir: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.77 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 70.66 TL/KG, Fuel Oil 52.05 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Battalgazi: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.73 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.95 TL/KG, Fuel Oil 51.87 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Darende: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.57 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.79 TL/KG, Fuel Oil 51.71 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Doğanşehir: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.73 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.95 TL/KG, Fuel Oil 51.87 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Doğanyol: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.86 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 70.77 TL/KG, Fuel Oil 52.08 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Hekimhan: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.66 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.87 TL/KG, Fuel Oil 51.79 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Kale: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.80 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 70.71 TL/KG, Fuel Oil 52.06 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Kuluncak: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.62 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.83 TL/KG, Fuel Oil 51.75 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Malatya (Merkez): Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.73 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.95 TL/KG, Fuel Oil 51.87 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Pütürge: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.74 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.94 TL/KG, Fuel Oil 51.85 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Yazıhan: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.74 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.93 TL/KG, Fuel Oil 51.85 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>

<p>Yeşilyurt: Kurşunsuz 95 Benzin 86.90 TL/LT, Diesel Motorin 92.50 TL/LT, Gazyağı 98.73 TL/LT, Kalorifer Yakıtı 69.95 TL/KG, Fuel Oil 51.86 TL/KG, Otogaz (LPG) 41.77 TL/LT</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/suruculerin-gozu-akaryakit-pompasindaki-son-fiyatlara-cevrildi-1791279131.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Fiyatları Dolar ve Yükselen Tahvil Getirileriyle Salı Günü Geriledi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/altin-fiyatlari-dolar-ve-yukselen-tahvil-getirileriyle-sali-gunu-geriledi-118881</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/altin-fiyatlari-dolar-ve-yukselen-tahvil-getirileriyle-sali-gunu-geriledi-118881</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları, güçlü dolar ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükselişin baskısıyla salı günü gerilerken, Fed’in ekim ayında faiz artıracağı beklentisinin zayıflaması değerli metaldeki düşüşü sınırladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, güçlü dolar ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükselişin baskısıyla salı günü geriledi. Piyasalarda Fed’in ekim ayında faiz artıracağı beklentisinin zayıflaması ise değerli metaldeki düşüşü sınırladı. Spot altının ons fiyatı yüzde 0,3 gerileyerek 4 bin 128,69 dolara indi. ABD altın vadeli işlemleri ise 4 bin 156 dolar seviyesinde yatay seyretti.</p>

<p>Doların güçlü kalması, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirerek fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükseliş de faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini sınırladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İSTİHDAM VERİSİ FED BEKLENTİLERİNİ DEĞİŞTİRDİ</strong></span></p>

<p>Cuma günü açıklanan ABD istihdam verileri, eylülde istihdam artışının beklentilerin üzerinde yavaşladığını ortaya koydu. Ayrıca önceki iki aya ilişkin tarım dışı istihdam verileri aşağı yönlü revize edildi. Zayıf istihdam görünümü, Fed’in ekim ayında faiz artıracağı beklentilerini azaltırken, piyasalarda aralık ayına ilişkin beklentiler güçlü kalmaya devam etti. CME FedWatch Tool verilerine göre yatırımcılar, Fed’in aralık ayında faiz artırma ihtimalini yüzde 87 seviyesinde fiyatlıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ENFLASYON BASKISI SÜRÜYOR</strong></span></p>

<p>ABD’de hizmet sektöründeki faaliyetlerin eylülde yavaşladığı görüldü. Buna karşın güçlü iç talep, tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırdı. Şirketlerin girdiler için ödediği fiyatları ölçen gösterge de dört yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Söz konusu veriler, enflasyonist baskıların 2027 yılına kadar yüksek kalabileceğine işaret etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YEMEN'DEKİ GELİŞMELER TAKİP EDİLİYOR</strong></span></p>

<p>Öte yandan Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, Babülmendep Boğazı çevresindeki kıyı bölgesini Moha kentine kadar yeniden ele geçirmek amacıyla hızlı bir ilerleme başlattı. Yemen hükümeti, İran destekli Husilerin geçen ay ele geçirdiği bölgelerin büyük bölümünden çıkarıldığını açıkladı. Bölgede yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler nedeniyle emtia piyasalarının da yakından takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DİĞER DEĞERLİ METALLER DE GERİLEDİ</strong></span></p>

<p>Diğer değerli metallerde de düşüş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,6 gerileyerek 60,67 dolara, platin yüzde 0,7 düşüşle 1.710,08 dolara ve paladyum yüzde 0,2 azalışla 1.170,15 dolara indi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/altin-fiyatlari-dolar-ve-yukselen-tahvil-getirileriyle-sali-gunu-geriledi-1791278615.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Dokuz Ayda Uyguladığı Cezalarla Rekora İmza Attı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-dokuz-ayda-uyguladigi-cezalarla-rekora-imza-atti-118877</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-dokuz-ayda-uyguladigi-cezalarla-rekora-imza-atti-118877</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirdiği denetimlerde 360 bin 578 firmayı ve yaklaşık 44 milyon ürünü kontrol ederek mevzuata aykırı uygulamalara toplam 2,6 milyar lira idari para cezası kesti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ocak-eylül dönemine ilişkin piyasa denetim bilançosunu kamuoyuna açıkladı. Bakanlık birimlerince yürütülen çalışmalar kapsamında 360 bin 578 firma ile yaklaşık 44 milyon 12 bin ürün detaylı denetimden geçirildi.</p>

<p>Denetimlerde fahiş fiyat, stokçuluk, otomotiv ve emlak sektöründeki uygulamalar, tüketici sözleşmeleri, reklamlar, haksız ticari uygulamalar ve ürün güvenliği başta olmak üzere birçok alan mercek altına alındı. Mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle işletmelere toplam 2,6 milyar lira idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAHİŞ FİYATA 399,5 MİLYON LİRA CEZA</span></strong></p>

<p>İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine yönelik denetimlerde 59 bin 947 gerçek ve tüzel kişi kontrol edildi. Denetimler sonucunda aykırı fiilleri tespit edilen 6 bin 72 gerçek ve tüzel kişiye toplam 724,7 milyon lira idari para cezası kesildi.</p>

<p>Bu kapsamda fahiş fiyat uygulamalarına 399,5 milyon lira, otomotiv sektöründeki aykırılıklara 145,1 milyon lira, emlak sektörüne 45,6 milyon lira, kuyum sektörüne ise 13,7 milyon lira ceza uygulandı. Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara yönelik denetimlerde uygulanan idari para cezalarının tutarı da yaklaşık 115 milyon liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜKETİCİ DENETİMLERİNDE CEZA 984 MİLYON LİRAYA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde ise 40 bin 857 gerçek ve tüzel kişi kontrol edildi. Mevzuata aykırı eylemleri belirlenen bin 498 gerçek ve tüzel kişiye yaklaşık 984 milyon lira idari para cezası verildi.</p>

<p>Ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur ve devre tatil gibi tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelere ilişkin denetimlerde 735,3 milyon lira ceza uygulandı. Reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 232,1 milyon lira, ürün güvenliği denetimlerinde ise 16,7 milyon lira idari para cezası kesildi. Böylece Ticaret Bakanlığının 2026 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirdiği denetimler sonucunda uyguladığı toplam idari para cezası 2,6 milyar liraya ulaştı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/ticaret-bakanligi-dokuz-ayda-uyguladigi-cezalarla-rekora-imza-atti-1791272530.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sekiz Ayda Yüz Binlerce Gence Ulaştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakanligi-sekiz-ayda-yuz-binlerce-gence-ulasti-118863</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakanligi-sekiz-ayda-yuz-binlerce-gence-ulasti-118863</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, gençlerin eğitimden istihdama geçişini destekleyen GÜÇ Programı kapsamında 2026 yılının ilk 8 ayında 630 bin 618 gencin programlardan faydalandığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, gençlerin istihdama katılımını artırmaya yönelik yürütülen GÜÇ Programı kapsamında hayata geçirilen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.&nbsp;Bakan Işıkhan, gençlerin eğitimden istihdama geçişini destekleyen GÜÇ Programı kapsamında 2026 yılının ilk 8 ayında 630 bin 618 gencin programlardan faydalandığını açıkladı. Bakan Işıkhan, 3 yılda 3 milyondan fazla gence ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>STAJ İMKANLARI VE KAPASİTESİ ARTIRILIYOR</strong></span></p>

<p>Ulusal Staj Programı kapsamında 120 bin 18 üniversite öğrencisine kamu ve özel sektörde staj imkanı sağlandı. Ortaöğretim ve üniversite öğrencileri için ise 274 bin 578 kişilik ilave staj kapasitesi oluşturuldu. Program kapsamında 3 yılın sonunda 800 bin öğrencinin staj imkanlarından faydalanması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİ YÜZ ELLİ BİN ÖĞRENCİYE DANIŞMANLIK HEDEFİ</strong></span></p>

<p>Geleceğim Meslekte Programı ile meslek liseleri ve meslek yüksekokullarından mezun olan gençlerin istihdama geçiş süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Program kapsamında lise ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören 168 bin 265 öğrenciye ulaşıldı, kariyer planlamalarına destek amacıyla 284 bin 683 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Her yıl 250 bin öğrenciye danışmanlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>NEET GENÇLERE YÖNELİK DESTEK PROGRAMI</strong></span></p>

<p>Ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerin işgücü piyasasına katılımını artırmayı amaçlayan NEET İşgücü Uyum Programı'ndan 54 bin 347 genç faydalandı. Programla 3 yıl içerisinde 450 bin NEET gencin eğitim ve istihdama kazandırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakanligi-sekiz-ayda-yuz-binlerce-gence-ulasti-1791197837.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon Verileriyle Emeklilerin Üç Aylık Zam Oranı Açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/enflasyon-verileriyle-emeklilerin-uc-aylik-zam-orani-aciklandi-118862</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/enflasyon-verileriyle-emeklilerin-uc-aylik-zam-orani-aciklandi-118862</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK’in Eylül ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammında ilk üç aylık tablo ortaya çıktı. Temmuz-eylül dönemindeki kümülatif enflasyon yüzde 5,56 olarak hesaplandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,84, yıllık ise yüzde 29,73 arttığını açıkladı. Böylece emekli maaşlarının Ocak 2027 döneminde yapılacak artışında dikkate alınacak ikinci 6 aylık dönemin yarısı tamamlandı.</p>

<p>Temmuz ayında yüzde 1,78, ağustosta yüzde 1,84 ve eylülde yüzde 1,84 olarak gerçekleşen aylık enflasyonun bileşik hesabıyla üç aylık artış yüzde 5,56'ya ulaştı. Bu oran, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammı açısından şimdiden oluşan artışı gösteriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KESİN ZAM ORANI İÇİN ÜÇ VERİ DAHA BEKLENECEK</span></strong></p>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin kesin zam oranı, 2026 yılının ikinci yarısında oluşacak 6 aylık enflasyona göre belirlenecek. Bu nedenle Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin TÜFE verilerinin açıklanmasıyla nihai oran ortaya çıkacak.&nbsp;Başka bir ifadeyle yüzde 5,56'lık oran şu aşamada kesinleşen üç aylık enflasyonu ifade ederken, Ocak ayında maaşlara uygulanacak zam oranı henüz kesinleşmiş değil.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEMUR EMEKLİLERİNDE HESAPLAMA FARKLI İŞLİYOR</span></strong></p>

<p>Memur ve memur emeklilerinde ise zam hesabı farklı yapılıyor. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararına göre 2026'nın ikinci yarısında yüzde 7 toplu sözleşme artışı uygulanırken, 2027'nin ilk 6 ayı için yüzde 5 artış öngörülüyor. İkinci 6 aylık enflasyonun yüzde 7'yi aşması halinde oluşacak enflasyon farkı da Ocak 2027'deki yüzde 5'lik artışa eklenecek.Mevcut üç aylık yüzde 5,56'lık enflasyon, yüzde 7'lik eşiğin altında bulunuyor. Memur ve memur emeklileri açısından enflasyon farkının oluşup oluşmayacağı kalan üç aylık verilerle belli olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TABAN AYLIĞIN ARTMASI İÇİN YASAL DÜZENLEME GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla en düşük emekli aylığı yasal düzenlemeyle 23 bin 552 liraya çıkarılmıştı. Ancak en düşük emekli aylığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine uygulanacak enflasyon artışıyla otomatik olarak aynı oranda yükselmiyor. Taban aylığın yeniden artırılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor.&nbsp;Ocak 2027'de uygulanacak kesin emekli zammı, Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasının ardından 2026'nın ikinci yarısına ilişkin 6 aylık enflasyon oranının belli olmasıyla netleşecek.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/enflasyon-verileriyle-emeklilerin-uc-aylik-zam-orani-aciklandi-1791197137.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşlı ve Engelli Aylıklarında Ekim Ödemeleri Hesaplara Yatırılmaya Başlandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yasli-ve-engelli-ayliklarinda-ekim-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi-118858</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yasli-ve-engelli-ayliklarinda-ekim-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi-118858</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayında 1 milyon 290 bin 486 vatandaşa toplam 9 milyar 470 milyon lira tutarında yaşlı ve engelli aylığı ödemesinin hesaplara yatırılmaya başlandığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayında 1 milyon 290 bin 486 vatandaşın hesabına toplam 9 milyar 470 milyon lira yaşlı ve engelli aylığı ödemesinin yatırılmaya başlandığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"HİZMETLERİ İNSAN ODAKLI VE HAK TEMELLİ POLİTİKALAR ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜYORUZ"</span></strong></p>

<p>Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:&nbsp; "Bu doğrultuda ekim ayında 736 bin 596 vatandaşımıza 5 milyar 374 milyon lira tutarında yaşlı aylığı ve 553 bin 890 vatandaşımıza 4 milyar 96 milyon lira tutarında engelli aylığı ödemesi gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda, 1 milyon 290 bin 486 vatandaşımızın toplam 9 milyar 470 milyon lira tutarında yaşlı ve engelli aylığı ödemelerini hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/yasli-ve-engelli-ayliklarinda-ekim-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi-1791192765.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da İhracat Rakamları Geçen Yılın Aynı Dönemine Göre Yükseliş Kaydetti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ihracat-rakamlari-gecen-yilin-ayni-donemine-gore-yukselis-kaydetti-118845</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-ihracat-rakamlari-gecen-yilin-ayni-donemine-gore-yukselis-kaydetti-118845</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 80 artarak 44,5 milyon dolara yükseldi; kentin 9 aylık toplam ihracatı ise 250,4 milyon dolara ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Eylül 2026 ihracat verileri açıklandı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre kent, eylül ayında yaklaşık 44,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı ayında 24 milyon 668 bin dolar seviyesinde bulunan ihracat, bu yıl yaklaşık yüzde 80,4 artış gösterdi. Böylece Malatya ihracatında eylül ayında dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">9 AYLIK İHRACAT 250 MİLYON DOLARI GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Malatya’nın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı 205 milyon 883 bin dolar olarak gerçekleşmişti. Eylül ayı verisinin eklenmesiyle kentin 9 aylık toplam ihracatı yaklaşık 250 milyon 400 bin dolara çıktı. Geçen yılın Ocak-Eylül döneminde yaklaşık 246 milyon 728 bin dolarlık ihracat yapan Malatya’nın, bu yıl aynı dönemde ihracatını yaklaşık yüzde 1,5 artırdığı hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 artarak 25 milyar 976 milyon dolara yükseldi. Malatya’nın aylık ihracatındaki yaklaşık yüzde 80’lik artış, Türkiye genelindeki artış oranının oldukça üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Malatya’nın ihracatında kuru meyve ve mamulleri başta olmak üzere tarım ve sanayi ürünlerinin önemli paya sahip olduğu bilinirken, Eylül ayına ilişkin ayrıntılı sektör dağılımının açıklanması bekleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatyada-ihracat-rakamlari-gecen-yilin-ayni-donemine-gore-yukselis-kaydetti-1791126011.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüzde Yetmiş Beş Katılımla Gerçekleşen Seçimde Beyaz Liste Mecliste Çoğunluğu Ele Geçirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yuzde-yetmis-bes-katilimla-gerceklesen-secimde-beyaz-liste-mecliste-cogunlugu-ele-gecirdi-118817</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yuzde-yetmis-bes-katilimla-gerceklesen-secimde-beyaz-liste-mecliste-cogunlugu-ele-gecirdi-118817</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın organ seçimlerinde mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun beyaz listesi 50 meclis üyesi kazanarak mecliste çoğunluğu elde etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO) 1 Ekim 2026’da gerçekleştirilen organ seçimlerinde, mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun beyaz listesi mecliste çoğunluğu elde etti. Oy kullanma hakkına sahip 7 bin 217 üyeden 5 bin 412’sinin sandığa gittiği seçimlerde katılım yüzde 75 olarak gerçekleşti. Toplam 33 meslek komitesi için yapılan seçimlerde 91 meclis üyesi belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYAZ LİSTE 18 SARI LİSTE 13 GRUPTA KAZANDI</span></strong></p>

<p>Seçim sonuçlarına göre, 18 meslek grubunda Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun beyaz listesi, 13 meslek grubunda ise Mahmut Boyraz’ın sarı listesi kazandı. Bir meslek grubunda oylar eşit çıkarken, bir grupta bağımsız mavi liste seçimi kazandı. Meclis üyeliği dağılımında Sadıkoğlu’nun listesi 50, Boyraz’ın listesi 39 üye kazandı. İki üye de bağımsız olarak meclise girdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610021620-26045506-cb6c-47b4-92f2-b8d8c031460d.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAZANAN MALATYA OLDU</span></strong></p>

<p>Seçimlerin ardından kendisini bekleyen kalabalığa seslenen Sadıkoğlu, seçime katılan üyelere ve seçim sürecinde birlikte çalıştığı ekibine teşekkür etti.&nbsp;Sadıkoğlu, "Demokratik bir ortamda seçimlerimizi gerçekleştirdik. Katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Kazanan Malatya oldu. Benimle kader birliği yapan, iki aydır kapı kapı dolaşan, amaçları sadece Malatya’ya faydalı olmak olan arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p>Malatya’nın çıkarları doğrultusunda çalışmayı sürdüreceklerini belirten Sadıkoğlu, şöyle konuştu: "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehrimiz için ve Malatya adına hep dik duracağız. Malatya adına doğru yapılan her şeyin yanındayız. Ama Malatya adına eğri yapan, eksik yapan, samimiyetsiz davranan, kişisel menfaatlerini öne çıkararan herkese de boyun eğmeyeceğiz. Biz burada menfaat için değil, gerçekten Malatya için varız. Bu samimiyeti asla bozmayacağız."</p>

<p>Sadıkoğlu, kendilerine oy veren veya vermeyen üyeler arasında ayrım yapmayacaklarını ifade ederek, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın herkesin odası olması için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/yuzde-yetmis-bes-katilimla-gerceklesen-secimde-beyaz-liste-mecliste-cogunlugu-ele-gecirdi-1790949362.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A101’den Elektrikli Kamyonet Satışı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/a101den-elektrikli-kamyonet-satisi-118812</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/a101den-elektrikli-kamyonet-satisi-118812</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 1 Ekim Perşembe günü itibarıyla teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mobilite kategorisinde dikkat çeken araçlar yeni fiyatlarıyla listede yerini aldı. VOLTA VMP1 4 tekerlekli elektrikli kamyonet 279.990 TL, VOLTA GPX DEMON GR250R motosiklet 179.990 TL, REVOLT RSX7 150 cc benzinli motosiklet 109.990 TL ve VOLTA VB5 elektrikli bisiklet 29.990 TL fiyatlarıyla alıcılarını bekliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TELEVİZYONLARDA GENİŞ EKRAN YELPAZESİ</strong></span></p>

<p>Televizyon kategorisinde farklı ekran seçenekleri ve teknolojiler öne çıkıyor. ONVO 65VQ90F3UA 65” frameless 4K UHD Google QLED TV 26.999 TL, NORDMENDE 65” Q65NM1105 4K whale QLED TV 24.499 TL, IFFALCON 55” U65A UHD smart Google TV 19.999 TL, HI-LEVEL HL55QUPRL-W02S 55” frameless 4K UHD webOS smart QLED TV 18.999 TL ve HI-LEVEL HL32QHMLN-A14S 32” frameless HD ready Android 14 smart QLED TV 7.999 TL fiyatlarıyla listeleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BEYAZ EŞYADA TEMEL EV İHTİYAÇLARI</strong></span></p>

<p>Evlerin temel gereksinimleri arasında bulunan beyaz eşya modelleri de güncel fiyatlarıyla satışa sunuldu. SEG CMI 90101S0 D çamaşır makinesi 18.999 TL, SEG BM 401S0 D bulaşık makinesi 14.999 TL ve SEG NF43420S0D buzdolabı 27.999 TL fiyatlarıyla kategoride yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MUTFAKTAN TEMİZLİĞE KÜÇÜK EV ALETLERİ</strong></span></p>

<p>Mutfak ve temizlik işlerini kolaylaştıran küçük ev aletlerinde de ürün yelpazesi oldukça geniş. PHILIPS EP3349/70 espresso makinesi 15.999 TL, ONVO OVCM01 tam otomatik kahve makinesi 9.999 TL, SINBO SSM-2598 ızgara &amp; tost makinesi 2.499 TL, KIWI KPM-7412 mısır patlatma makinesi 1.099 TL, ENGLISH HOME cam kettle 999 TL, PIERRE CARDIN kahve ve baharat öğütücü 999 TL, KIWI KFD-5151 gıda kurutucu 1.599 TL ve PHILIPS XC6450/10 şarjlı dik süpürge 11.499 TL fiyatlarıyla raflarda bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/a101den-elektrikli-kamyonet-satisi-1790941287.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motorin Fiyatlarına Gece Yarısından İtibaren İndirim Geliyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/motorin-fiyatlarina-gece-yarisindan-itibaren-indirim-geliyor-118811</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/motorin-fiyatlarina-gece-yarisindan-itibaren-indirim-geliyor-118811</guid>
                <description><![CDATA[Akaryakıtta 1 Ekim’deki ÖTV zammının ardından motorinin litre fiyatında bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 22 kuruş indirim bekleniyor. İndirimle birlikte Malatya’da motorin fiyatının yaklaşık 97,18 TL seviyesine gerileyeceği öngörülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında vergi düzenlemeleri ve küresel piyasalardaki hareketlilik pompa fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, motorinin litre fiyatında 3 Ekim Cumartesi günü saat 00.00’dan itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 22 kuruş indirim bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA GÜNCEL VE İNDİRİMLİ MOTORİN FİYATLARI</span></strong></p>

<p>Petrol Ofisi’nin 2 Ekim 2026 tarihli güncel fiyat verilerine göre Malatya’da benzinin litre fiyatı 86,80 TL, motorinin litre fiyatı ise 99,40 TL seviyesinde bulunuyor. Otogaz fiyatı ise 37,02 TL olarak listeleniyor. Beklenen 2 lira 22 kuruşluk indirimin pompa fiyatlarına aynı oranda yansıması halinde Malatya’da motorinin litre fiyatı yaklaşık 97,18 TL seviyesine gerileyecek. Fiyatlar dağıtım şirketi ve istasyonlara göre değişiklik gösterebiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL PİYASADAKİ DÜŞÜŞ İÇ PİYASAYA YANSIYOR</span></strong></p>

<p>Motorinin uluslararası piyasalardaki ton fiyatı 30 Eylül’de bin 485 dolar seviyesini görmesinin ardından geriledi. 1 Ekim’de kısa süreli olarak bin 500 dolara kadar yükselen fiyat, daha sonra bin 417 dolar seviyelerine kadar çekildi. Sektör kaynakları, uluslararası ürün fiyatındaki bu düşüşün iç piyasada motorine indirim olarak yansıyacağını bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖTV ZAMLARI...</span></strong></p>

<p>Motorinin Özel Tüketim Vergisi 1 Ekim itibarıyla 3 TL artırılmış, yüzde 20 KDV’nin de eklenmesiyle pompa fiyatındaki toplam artış litre başına 3 lira 60 kuruş olmuştu. Bu artışın ardından Malatya’da da motorin fiyatı 99 liranın üzerine çıkmıştı.</p>

<p>Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre motorinin ÖTV tutarının 1 Kasım’da 3 TL, 1 Aralık’ta ise 3 TL daha artırılması öngörülüyor. KDV etkisiyle söz konusu artışların pompa fiyatına ayrı ayrı yaklaşık 3 lira 60 kuruş olarak yansıması bekleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/motorin-fiyatlarina-gece-yarisindan-itibaren-indirim-geliyor-1790940800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mutfak Tüpüne Peş Peşe Gelen Zamlar Vatandaşı Bıktırdı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/mutfak-tupune-pes-pese-gelen-zamlar-vatandasi-biktirdi-118810</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/mutfak-tupune-pes-pese-gelen-zamlar-vatandasi-biktirdi-118810</guid>
                <description><![CDATA[LPG ve ÖTV düzenlemelerinin ardından peş peşe gelen zamlar mutfak tüpü fiyatlarına yansırken, Malatya’da 12 kilogramlık ev tüpü 1.680 TL’ye, küçük tüp ise 378 TL’ye kadar yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt ve LPG fiyatlarında yaşanan artışın ardından mutfaklarda kullanılan tüp gaz fiyatları yeniden yükseldi. LPG’ye 1 Ekim’de yapılan ÖTV artışının ardından yeni bir fiyat artışı daha gelirken, 12 kilogramlık mutfak tüpünün fiyatı Türkiye genelinde üç gün içerisinde 130 TL arttı. 30 Eylül’de 1.550 TL seviyesinde bulunan 12 kilogramlık tüp, 1 Ekim’de 1.580 TL’ye, 2 Ekim’de ise bazı satış noktalarında 1.680 TL’ye kadar çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA MARKA MARKA GÜNCEL TÜP FİYATLARI</span></strong></p>

<p>2 Ekim 2026 tarihli Malatya fiyat bildirimlerine göre, 12 kilogramlık mutfak tüpünde fiyatlar dağıtıcı firmaya göre değişiklik gösteriyor. Kentte Aygaz’ın 12 kilogramlık tüpü 1.640 TL, Ergaz 1.580 TL, İpragaz 1.680 TL, Oralgaz 1.577 TL, Şarkgaz 1.540 TL ve Likitgaz 1.550 TL seviyesinde bulunuyor. Küçük tüplerde de yükseliş dikkat çekerken, 2 kilogramlık tüpün fiyatı markaya göre yaklaşık 335 TL ile 378 TL arasında değişiyor. Piknik tüpünün fiyatı ise 1 Ekim’de 350 TL seviyesine çıkarken, 2 Ekim’de bazı satış noktalarında 375 TL’ye ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖTV ZAMMI AKARYAKIT VE TÜP FİYATLARINI VURDU</span></strong></p>

<p>1 Ekim’de yapılan ÖTV düzenlemesinin ardından benzine 4 lira 15 kuruş, motorine 3 lira 60 kuruş, LPG’ye ise 1 lira 45 kuruşluk artış yansıdı. ÖTV artışının ardından LPG fiyatlarında yeni bir yükseliş daha yaşanırken, bu durum tüplü LPG fiyatlarına da doğrudan yansıdı. Sektör kaynakları, fiyatlardaki hızlı artışın devam etmesi halinde 12 kilogramlık mutfak tüpünün yeni yılın ilk aylarında 2 bin TL seviyesine ulaşabileceğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/mutfak-tupune-pes-pese-gelen-zamlar-vatandasi-biktirdi-1790940483.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sadıkoğlu Zaferini İlan Etti: Burası Siyaset Meydanı Değil Herkesin Yeridir</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sadikoglu-zaferini-ilan-etti-burasi-siyaset-meydani-degil-herkesin-yeridir-118795</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sadikoglu-zaferini-ilan-etti-burasi-siyaset-meydani-degil-herkesin-yeridir-118795</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin ardından üyelerine ve vatandaşlara seslenen Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, odanın tüm üyeleri kapsayan ortak bir çatı olduğunu belirterek ayrım gözetmeksizin Malatya için çalışmayı sürdüreceklerini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) merakla beklenen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimleri tamamlandı. Açıklanan sonuç tablosuna göre mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun listeleri 18 komitede, başkan adayı Mahmut Boyraz’ın listeleri ise 13 komitede birinci çıktı. Seçimlerde bir komitede bağımsız liste kazanırken, bir komitenin sonucu ise berabere bitti.</p>

<p>​Seçim sürecinin ardından dışarıda bekleyen kalabalıkla bir araya gelen Sadıkoğlu, kendisine destek veren üyeler ile gece gündüz çalışan ekibine teşekkür etti. Alanı dolduran vatandaşlar Sadıkoğlu’nu "Büyük başkan" ve "Malatya seninle" tezahüratlarıyla karşıladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DİK DURMAMIZIN SEBEBİ MALATYA</strong></span></p>

<p>​Demokratik bir atmosferde seçim geçirmek için büyük çaba harcadıklarını ifade eden Sadıkoğlu, sandıktan çıkan asıl kazananın Malatya olduğunu dile getirdi.</p>

<p>​Dört aydır sahada kendisiyle birlikte yoğun mesai harcayan ekip arkadaşlarına şükranlarını sunan Sadıkoğlu, odadaki sorumluluklarını şahsi çıkarlar doğrultusunda yürütmediklerinin altını çizdi. Sadıkoğlu, “Biz buradan maaş almıyoruz. Dik durmamızın sebebi şehrimiz olan Malatya. Malatya adına da hep dik duracağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​BURASI SİYASET MEYDANI DEĞİL</strong></span></p>

<p>​Odanın kentin ve tüm tüccarların ortak çatısı olduğunu hatırlatan Sadıkoğlu, kurumun tarafsızlığına dikkat çekti. Sadıkoğlu, “Burası siyaset meydanı değil. Burası herkesin yeri” dedi.</p>

<p>​Şehre katkı sağlamak için samimiyetle emek veren meclis üyelerine sahip olduklarını belirten Sadıkoğlu, sivil toplum kuruluşlarının dışarıdan müdahalelerle yönlendirilmesine veya pasifleştirilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Sadıkoğlu, “Malatya adına doğru yapılan her şeyin yanındayız” şeklinde konuşarak, kent vizyonuna uymayan adımlar ve kişisel menfaat odaklı yaklaşımlar karşısında sözlerini sakınmayacaklarını belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​OLUMSUZ HAVA ŞARTLARINA RAĞMEN SANDIĞA GELENLERE TEŞEKKÜR</strong></span></p>

<p>​Başta Akçadağ, Darende ve Hekimhan olmak üzere tüm ilçelerden olumsuz hava şartlarına rağmen oy kullanmaya gelen üyelere teşekkür eden Sadıkoğlu, seçme hakkı olmamasına rağmen alanda destek veren vatandaşları da andı. Sadıkoğlu, “Belki hiç oyu yoktu ama kalbi bizimleydi. Samimiyetimizi yüzümüzden okudu. Biz burada menfaat için değil, gerçekten Malatya için varız” dedi.</p>

<p>​Kendilerini destekleyen ya da desteklemeyen tüm üyeleri kucaklayacaklarını ifade eden Sadıkoğlu, kurumun herkesin odası olması yolunda kararlılıkla çalışacaklarını bildirdi. Süreç boyunca emek veren herkese teşekkür eden Sadıkoğlu, konuşmasını “Allah da doğrunun yanında olsun” temennisiyle bitirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/sadikoglu-zaferini-ilan-etti-burasi-siyaset-meydani-degil-herkesin-yeridir-1790870979.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya İş Dünyası Ticaret ve Sanayi Odasındaki Yeni Dönem Tablosuna Kilitlendi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-is-dunyasi-ticaret-ve-sanayi-odasindaki-yeni-donem-tablosuna-kilitlendi-118790</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-is-dunyasi-ticaret-ve-sanayi-odasindaki-yeni-donem-tablosuna-kilitlendi-118790</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) seçimlerinde oy verme işleminin tamamlanmasına kısa bir süre kaldı. 7 bin 212 üyenin oy kullanma hakkının bulunduğu dev yarışta, mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile iş insanı Mahmut Boyraz’ın listeleri yarışırken, tüm iş dünyası saat 17.00’de açılacak sandıklardan çıkacak sonuçlara kilitlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya iş dünyası, Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) yeni dönemin yönetim yapısını belirleyecek kritik seçimlere kilitlendi. Sabah saatlerinde başlayan oy verme işleminin sona ermesine kısa bir süre kala MTSO binasındaki seçim hareketliliği devam ederken, kentin gözü kulağı sandıklardan çıkacak neticelere çevrildi.</p>

<p>Seçimlerde toplam 7 bin 212 üyenin oy kullanma hakkı bulunuyor. Üyeler, 33 meslek komitesinde kendilerini temsil edecek isimleri seçmek üzere sandık başına giderken, günün sonunda toplam 92 meclis üyesi belirlenmiş olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDIKLARIN AÇILMASI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Saat 17.00’de oy verme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte sandıkların açılarak oy sayımına geçilmesi planlanıyor. 33 meslek komitesinden çıkacak neticeler, MTSO’nun yeni dönemdeki meclis yapısını ve yönetim haritasını doğrudan şekillendirecek.</p>

<p>Seçim kulislerinde mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile iş insanı Mahmut Boyraz’ın listeleri kıyasıya bir yarış sürdürüyor. Gün boyunca üyelerin yoğun katılım gösterdiği seçimlerde, oyların sayılmasıyla birlikte oda yönetimindeki yeni dönem tablosu da netlik kazanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SONUÇLAR BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Malatya ekonomisinin en önemli meslek kuruluşlarından biri konumundaki MTSO’daki seçim yarışı, kent iş dünyası tarafından anbean takip ediliyor. Özellikle meslek komitelerinden çıkacak oy dağılımı ve oluşacak meclis yapısı, başkanlık yarışının nihai seyrinde de belirleyici rol oynayacak.</p>

<p>Oy verme işleminin tamamlanmasına dakikalar kala MTSO binası ve çevresindeki hareketlilik tüm hızıyla sürerken, kentteki tüm bakışlar saat 17.00’den sonra açılacak sandıklara odaklandı.</p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202610011651-whatsapp-image-2026-10-01-at-165051.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/malatya-is-dunyasi-ticaret-ve-sanayi-odasindaki-yeni-donem-tablosuna-kilitlendi-1790863108.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Emekliler İnsanca Yaşam ve Onurlu Bir Aylık Talebiyle Meydana İndi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/emekliler-insanca-yasam-ve-onurlu-bir-aylik-talebiyle-meydana-indi-118786</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/emekliler-insanca-yasam-ve-onurlu-bir-aylik-talebiyle-meydana-indi-118786</guid>
                <description><![CDATA[Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, Emeksiz Üst Kavşağı’nda düzenlediği basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları ve seyyanen zam talebini dile getirdi. Emekli polis Ali Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesine de değinen Erdem, bütçe politikalarını eleştirerek emeklilerin yardım değil, bir ömür verdikleri emeğin karşılığını istediğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, Emeksiz Üst Kavşağı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik darboğazı ve gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Erdem, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını vurgulayarak seyyanen zam taleplerini yineledi.&nbsp;Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun vefatının kendilerini derinden sarstığını belirten Erdem, hak arama mücadelesinin demokratik yollarla yapılması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"MÜCADELEMİZ BARIŞÇIL VE DEMOKRATİK"</span></strong></p>

<p>Hiçbir yurttaşın kendisine ya da bir başkasına zarar vermemesi gerektiğini ifade eden Bekir Erdem, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: "Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir."</p>

<p>Şekeroğlu’nun ölümünün tek bir nedene indirgenemeyeceğini ve olayın toplumsal boyutlarının da görülmesi gerektiğini belirten Erdem, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SİYASİ İKTİDAR BU SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ"</span></strong></p>

<p>Emekli aylıklarının, sosyal güvenlik sisteminin ve bütçe tercihlerinin iktidarın kararlarıyla şekillendiğini vurgulayan Erdem, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emekliler karar vermedi. Bütçeyi, vergi politikasını, sosyal güvenlik sistemini ve kamu kaynaklarının nereye aktarılacağını emekliler belirlemedi. Bunları siyasi iktidar belirledi."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"BÜTÇE SİYASİ TERCİHTİR"</span></strong></p>

<p>Kamu kaynaklarının kullanımındaki öncelikleri eleştiren ve kaynak yetersizliği gerekçesine tepki gösteren Erdem, şunları söyledi:&nbsp;"Bir tarafta emekliye ‘Kaynak yok’ deniliyor. Diğer tarafta milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmaları kamuoyunun gündemine geliyor. Faize trilyonlarca lira ayrılıyor. O halde soruyoruz: Kaynak kime var, emekliye neden yok? Bir ömür çalışan, vergisini veren, primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabileceği bir aylık sağlamak neden yük olarak görülüyor? Bütçe yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bütçe siyasi tercihtir. Kime kaynak ayırdığınız, kimden vergi aldığınız ve ekonomik krizin yükünü kimin sırtına yüklediğiniz siyasi tercihtir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ"</span></strong></p>

<p>Emeklilerin taleplerinin bir sosyal yardım olmadığını dile getiren Bekir Erdem, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz. Bunun yolu kendi yaşamımızdan vazgeçmek değildir. Yaşamak, örgütlenmek, yan yana gelmek ve hakkımızı birlikte aramaktır."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/emekliler-insanca-yasam-ve-onurlu-bir-aylik-talebiyle-meydana-indi-1790854254.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Fiyatlarında Dalgalanma Eylül Ayını Kayıpla Kapattı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/altin-fiyatlarinda-dalgalanma-eylul-ayini-kayipla-kapatti-118781</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/altin-fiyatlarinda-dalgalanma-eylul-ayini-kayipla-kapatti-118781</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları ABD'den gelen güçlü ekonomik verilerin ardından 4.200 dolar seviyesini test etse de kalıcı olamayarak eylül ayını yaklaşık yüzde 6 kayıpla tamamladı. Ekim ayına 4.175 dolar seviyesinde başlayan değerli metalde gözler, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararlarına yön vermesi beklenen cuma günkü tarım dışı istihdam verisine çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın piyasasında eylül ayı sert dalgalanmalar ve kayıpla geride kaldı. ABD ekonomisinden gelen güçlü büyüme ve çekirdek PCE verilerinin etkisiyle 4.200 dolar seviyesine yaklaşan ons altın, bu kritik eşiği aşamayarak kazançlarını koruyamadı. Eylül ayını yaklaşık yüzde 6 düşüşle kapatan değerli metal, ekim ayının ilk işlem gününe 4.175 dolar civarında başladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GÖZLER ABD İSTİHDAM VERİSİNE ÇEVRİLDİ</strong></span></p>

<p>Piyasa katılımcıları ve yatırımcılar, cuma günü açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verisine kilitlendi. İstihdam piyasasının genel durumu, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki döneme ilişkin para politikası adımları ve faiz kararları açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Geçen ay açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi Fed'in faiz patikasına dair tahminleri değiştirirken, yatırımcıların yeni veri öncesindeki temkinli yaklaşımını artırdı. ABD özel sektör istihdamını gösteren ADP verisinin de beklentileri aşması, istihdam piyasasındaki güçlü duruşun sürdüğüne işaret etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ VE TAHVİL FAİZİ BASKISI</strong></span></p>

<p>Öte yandan, petrol fiyatlarında gözlenen gerileme enflasyonist baskılara dair endişeleri bir miktar azaltarak altın üzerindeki olumsuz etkiyi hafifletti. Ancak bu gelişme, rekor seviyelere ulaşan ABD Hazine tahvil getirilerinin oluşturduğu baskıyı tamamen gidermeye yetmedi.</p>

<p>ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,62 seviyesine yükselerek Haziran 2002'den bu yana görülen en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Enerji kaynaklı enflasyonun sürebileceği endişeleri ve Fed yetkililerinin şahin tondaki açıklamaları tahvil faizlerindeki tırmanışı destekledi. Yükselen tahvil getirileri ile güçlenen dolar, faiz getirisi sunmayan altının kısa vadeli cazibesini sınırlandıran ana faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ANALİSTTEN UZUN VADE İÇİN...</strong></span></p>

<p>Piyasadaki kısa vadeli baskılara rağmen WisdomTree Emtia ve Makroekonomik Araştırma Başkanı Nitesh Shah, altının geleceğine dair umutlu konuştu. Kitco News'e değerlendirmelerde bulunan Shah, piyasadaki son durumu ve beklentilerini şu sözlerle aktardı:&nbsp;"Yükselen faiz oranları, yüksek tahvil getirileri ve güçlenen dolar kısa vadede altın üzerinde baskı oluşturabilir."</p>

<p>Buna karşın Shah, itibari para birimleri üzerindeki baskının artması halinde altının alternatif bir parasal varlık olarak öneminin güçlenebileceğini ifade ederek, kısa vadeli olumsuzluklara rağmen değerli metalin önümüzdeki dönemde güçlü bir performans sergileme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/10/altin-fiyatlarinda-dalgalanma-eylul-ayini-kayipla-kapatti-1790845341.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklardaki Göğüs Deformitelerini İhmal Etmeyin</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklardaki-gogus-deformitelerini-ihmal-etmeyin-118763</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cocuklardaki-gogus-deformitelerini-ihmal-etmeyin-118763</guid>
                <description><![CDATA[Kunduracı göğüs ve güvercin göğüs olarak bilinen göğüs deformiteleri, özellikle büyüme ve ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebiliyor. Göğüs kafesindeki şekil bozuklukları yalnızca estetik bir sorun oluşturmazken; nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma ve egzersiz kapasitesinde azalma gibi şikâyetlere de neden olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Akkuş, göğüs deformitelerinin erken değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs deformiteleri çoğunlukla çocukluk döneminde fark edilse de özellikle ergenlikteki hızlı büyüme sırasında daha belirgin hale gelebilmektedir. “Büyüyünce geçer”, “Spor yapınca geçer” veya “Yüzme yaparsa düzelir” gibi yanlış bilgiler, deformitelerin zamanında değerlendirilmesini ve gerekli durumlarda tedavi edilmesini geciktirebilmektedir. Birçok kişide deformite hafif seyredebilmekte ve herhangi bir belirtiye yol açmamaktadır. Ancak gözle görülür şekilde fark edilen deformitelere nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma, egzersiz kapasitesinde düşüş ve çarpıntı gibi şikâyetler eşlik edebilmektedir. İleri derecedeki kunduracı göğüs vakalarında göğüs kemiği, kalp ve akciğerler üzerinde baskı oluşturabilmektedir. Ancak bazı çocuklar bu baskıyı fark etmeyerek fiziksel kapasitelerinin düşük olduğunu düşünebilmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sadece görüntü değil, yaşam kalitesi de etkileniyor</strong></span></p>

<p>Göğüs deformiteleri bazı kişilerde fiziksel belirtilerin yanı sıra psikolojik ve sosyal etkilere de yol açabilmektedir. Göğüs görünümü nedeniyle özellikle ergenlik döneminde özgüven sorunları ve beden algısıyla ilgili kaygılar ortaya çıkabilmektedir. Bu durum çocukların psikolojik gelişimini ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyebilmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Belirti varsa doktora başvurulmalı</strong></span></p>

<p>Göğüs kafesinde içe doğru çökme veya dışa doğru belirgin bir çıkıntı fark edilmesi ve özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma ya da egzersiz sırasında performans düşüklüğü gibi şikâyetlerin eşlik etmesi halinde göğüs deformiteleri konusunda deneyimli bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurulması önem taşımaktadır. Tanı, kişinin klinik değerlendirmesi ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleriyle konulmaktadır. Tedavi yaklaşımı ise deformitenin türü ve derecesi, hastanın yaşı ve eşlik eden şikâyetlere göre kişiye özel olarak belirlenmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9">&nbsp;<strong>Uygun çocuklarda korse ile ameliyatsız tedavi mümkün</strong></span></p>

<p>Tedavi seçenekleri deformitenin özelliklerine göre değişiklik göstermektedir. İçe çökme şeklinde görülen kunduracı göğsünde takip ve fizik tedavinin yanı sıra uygun hastalarda vakum cihazı veya cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilmektedir. Cerrahi tedavi gereken hastalarda, göğüs kemiğinin normal konumuna getirilmesini sağlayan minimal invaziv Nuss yöntemi öne çıkmaktadır. Cerrahi tedavide deformitedeki düzelme ameliyat sonrasında belirgin hale gelirken, vakum tedavisinde hedeflenen düzelmenin sağlanması 6 ay ile 2 yıl arasında sürebilmektedir. Göğüs kafesinin dışa doğru belirginleşmesiyle ortaya çıkan güvercin göğsünde ise deformitenin derecesine ve hastanın yaşına göre kişiye özel göğüs korsesi olarak adlandırılan ortez uygulamaları veya cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir. Özellikle çocuk ve ergenlerde uygun hastalarda korse tedavisi ameliyatsız bir seçenek olarak değerlendirilebilirken, cerrahi tedavi gereken durumlarda minimal invaziv Abramson yöntemi uygulanabilmektedir. Korse tedavisinde de sonuçların alınması için genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında bir süreç gerekebilmektedir. Göğüs deformiteleri yalnızca estetik görünüm açısından değil, kişinin fiziksel kapasitesi ve yaşam kalitesi üzerindeki olası etkileri açısından da değerlendirilmelidir. Bu nedenle göğüs kafesinde fark edilen yapısal değişikliklerin ve eşlik eden şikâyetlerin göz ardı edilmemesi; özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde erken değerlendirme yapılması ve kişiye uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/09/cocuklardaki-gogus-deformitelerini-ihmal-etmeyin-1790770343.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
