<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Malatya Haber, Malatya Haberi, Malatya Son Dakika Haberleri</title>
        <link>https://www.malatyatime.com/</link>
        <description>Malatya haberleri, son dakika Malatya haberleri, Malatya bölgesel ve yerel haberler, Malatya Time&#039;da</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Malatya’da Hayvancılık Destekleri İçin Başvurular Başladı! Son Tarih 1 Aralık</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-hayvancilik-destekleri-icin-basvurular-basladi-son-tarih-1-aralik-118129</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-hayvancilik-destekleri-icin-basvurular-basladi-son-tarih-1-aralik-118129</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da 2026 yılı birinci dönem büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleme başvuruları başladı. Buzağı, malak, kuzu ve oğlak desteklerinden yararlanmak isteyen yetiştiriciler, başvurularını 1 Eylül-1 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da 2026 yılı birinci dönem büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleme başvuruları alınmaya başlandı. Buzağı, malak, kuzu ve oğlak desteklerinden yararlanmak isteyen yetiştiriciler, 1 Aralık 2026’ya kadar başvuruda bulunabilecek.&nbsp;Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 yılı birinci dönem büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleme başvurularının başladığını duyurdu. Büyükbaş hayvancılık kapsamında buzağı ve malak, küçükbaş hayvancılık kapsamında ise kuzu ve oğlak destekleme başvuruları 1 Eylül-1 Aralık 2026 tarihleri arasında yapılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK?</span></strong></p>

<p>Yetiştirici birliklerine üye olan üreticiler, başvurularını bağlı bulundukları yetiştirici örgütü aracılığıyla gerçekleştirecek. Herhangi bir birliğe üye olmayan yetiştiricilerin ise ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen müracaat etmesi gerekecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ 1 ARALIK</span></strong></p>

<p>Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, son başvuru tarihinin 1 Aralık 2026 olduğunu hatırlattı.&nbsp;Yetiştiricilerin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için başvuru işlemlerini belirtilen süre içerisinde tamamlamaları istendi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/09/malatyada-hayvancilik-destekleri-icin-basvurular-basladi-son-tarih-1-aralik-1788267097.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karademir’den Belediyelere Çağrı: “Yer Gösterin, İlk Kreşi Biz Yapalım”</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/karademirden-belediyelere-cagri-yer-gosterin-ilk-kresi-biz-yapalim-118125</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/karademirden-belediyelere-cagri-yer-gosterin-ilk-kresi-biz-yapalim-118125</guid>
                <description><![CDATA[MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Malatya’da kreş ve gündüz bakımevlerinin artırılması çağrısında bulundu. Belediyelerin uygun alan tahsis etmesi halinde ilk kreş ve gündüz bakımevlerinden birini yapmaya hazır olduklarını belirten Karademir, daha önce taziye evleri konusunda ortaya koydukları modelin şimdi çocuklar ve aileler için uygulanabileceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, kentte kreş ve gündüz bakımevlerinin artırılması çağrısında bulundu.&nbsp;Belediyelerin uygun yer tahsis etmesi halinde Malatya’da ilk kreş ve gündüz bakımevlerinden birini hayata geçirmek istediklerini belirten Karademir, daha önce taziye evleri konusunda yaptıkları çağrının ardından ortaya çıkan modelin şimdi çocuklar ve aileler için de uygulanabileceğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TAZİYE EVİ ÇAĞRIMIZ KARŞILIK BULDU”</span></strong></p>

<p>Karademir, Şubat 2025’te Malatya’da önemli bir eksiklik olarak gördükleri taziye evleri konusunda çağrıda bulunduklarını hatırlattı.&nbsp;Çağrının ardından belediyelerin yer tahsisleri ve hayırsever iş insanlarının destekleriyle çalışmaların başladığını belirten Karademir, Malatya’da ilk taziye evlerinin yapımını üstlenerek kente kazandırdıklarını söyledi.</p>

<p>Karademir, “Bugün şehrimizin farklı noktalarında yaklaşık 40 taziye evinin yapımı devam ediyor. Şehrimizin önemli bir ihtiyacı olan taziye evleri konusunda yaptığımız çağrının karşılık bulmasından büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-09-01%20at%2014_06_29.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ŞİMDİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN HAREKETE GEÇMELİYİZ”</span></strong></p>

<p>Malatya’nın başka bir önemli ihtiyacının da kreş ve gündüz bakımevleri olduğunu belirten Karademir, çalışan anne ve babaların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.&nbsp;Ekonomik şartlar nedeniyle birçok ailenin özel kreş ve ücretli bakım hizmetlerinden yeterince yararlanamadığını ifade eden Karademir, belediyelerin ve hayırsever iş insanlarının bu konuda sorumluluk alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karademir, “Biz çocuklarımıza çok değer veriyoruz. Çocuklarımız hem ülkemizin hem de Malatya’mızın geleceğidir. Anne ve babalarımız çalışıyor. Ekonomik şartlar nedeniyle birçok aile çocuklarını ücretli kreşlere veya bakım evlerine gönderemiyor. Bu nedenle belediyelerimizin ve hayırsever iş insanlarımızın bu konuda elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-09-01%20at%2014_06_30%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BELEDİYELERİMİZE ÇAĞRIMIZDIR”</span></strong></p>

<p>Başta belediyeler olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Karademir, Malatya’da uygun alanların belirlenerek kreş ve gündüz bakımevlerinin faaliyete geçirilmesini istedi.</p>

<p>Karademir, “Buradan belediyelerimize çağrıda bulunuyoruz. Malatya’mızda kreş ve gündüz bakımevlerinin bir an önce faaliyete geçirilmesini ve bu konuda çalışmaların hızlandırılmasını istiyoruz” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YER GÖSTERİN, İLK KREŞİ BİZ YAPALIM”</span></strong></p>

<p>MAGİNDER olarak sorunun çözümüne doğrudan katkı sunmaya hazır olduklarını belirten Karademir, belediyelerin uygun bir alan göstermesi halinde Malatya’da ilk kreş ve gündüz bakımevlerinden birini yapmak istediklerini açıkladı.&nbsp;Karademir, “Şahsım ve MAGİNDER olarak Malatya’mızda belediyelerimiz bize yer gösterirse ilk kreş ve gündüz bakımevini yapmak istiyoruz. Nasıl ki taziye evi konusunda bir çağrı yaptık ve bugün yaklaşık 40 taziye evinin yapımına vesile olunduysa, aynı şekilde çocuklarımız ve ailelerimiz için de bu sorunun çözümüne katkı sunabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-09-01%20at%2014_06_30%20(2).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“HAYIRSEVER İŞ İNSANLARIMIZ DA SÜRECE DAHİL OLSUN”</span></strong></p>

<p>Karademir, kendilerinin öncülük edeceği çalışmanın diğer hayırsever iş insanlarına da örnek olmasını temenni etti.&nbsp;Belediyelerin yer tahsisi konusunda iş insanlarının önünü açmasının önemine dikkat çeken Karademir, “Belediyelerimiz bizler gibi hayırsever iş insanlarına yer gösterirse, birçok iş insanımızın da bu projelere destek vereceğine inanıyoruz” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“GÜÇLÜ ÇOCUKLAR, GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEKTİR”</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edildiğini hatırlatan Karademir, ailelerin desteklenmesinin ekonomik olduğu kadar sosyal açıdan da önem taşıdığını söyledi.&nbsp;Karademir, “Ailelerimizin çocuk sahibi olmalarını ve çocuklarını güvenli ortamlarda yetiştirmelerini kolaylaştırmamız gerekiyor. Kreş ve gündüz bakımevleri bu açıdan büyük önem taşıyor. Biz çocuklarımızın geleceğine yatırım yapmak istiyoruz. Güçlü çocuklar, güçlü Türkiye demektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-09-01%20at%2014_06_30.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DEVLETİMİZE GÜVENİYORUZ”</span></strong></p>

<p>Malatya’nın 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkma sürecini sürdürdüğünü belirten Karademir, iş dünyası olarak yeniden imar ve ihya çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini söyledi.&nbsp;Karademir, “Malatya’mız 6 Şubat’ın yaralarını sarıyor. İnşallah şehrimizin yeniden ihya ve imar süreci tamamlanırken biz iş insanları olarak da elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Biz devletimize güveniyoruz. Devletimizin yaptığı çalışmaların yanında, şehrimizin sosyal ihtiyaçlarının çözümünde de iş dünyası olarak sorumluluk almaya hazırız” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“MALATYA’NIN GELECEĞİNE BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM”</span></strong></p>

<p>Karademir, açıklamasının sonunda belediyelere, hayırsever iş insanlarına ve Malatyalılara çocukların geleceğine yönelik ortak çalışma çağrısında bulundu.&nbsp;Karademir, “Biz birlikte güçlüyüz. Malatya’mızın geleceğini, çocuklarımızın geleceğini güçlü tutmak istiyoruz. Taziye evi konusunda nasıl birlikte hareket ederek önemli bir ihtiyaca çözüm ürettiysek, aynı şekilde çocuklarımız için de el ele vererek kreş ve gündüz bakımevlerini artırabiliriz. Belediyelerimiz yer konusunda destek olsun, bizler de iş dünyası olarak üzerimize düşeni yapalım. Çocuklarımızın geleceği için hep birlikte çalışalım” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/09/karademirden-belediyelere-cagri-yer-gosterin-ilk-kresi-biz-yapalim-1788262641.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Özcan Yeni TMO İdari Binası ve Depo Müjdesini Verdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-ozcan-yeni-tmo-idari-binasi-ve-depo-mujdesini-verdi-118116</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-ozcan-yeni-tmo-idari-binasi-ve-depo-mujdesini-verdi-118116</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, Toprak Mahsulleri Ofisi Malatya Şubesi binası ve silolarının fiziki şartlarının yetersizliği üzerine yaptıkları girişimlerin sonuç verdiğini açıklayarak ilimize idari bina, çok amaçlı laboratuvar ve 20 bin tonluk modern yatay depo kazandırıldığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Malatya Şubesi binası ve silolarına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özcan, uzun süredir dile getirilen fiziki yetersizliklerin ardından yapılan girişimlerin başarıyla sonuçlandığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GİRİŞİMLERİMİZ SONUÇ VERDİ</span></strong></p>

<p>TMO Malatya Şubesi’nin mevcut durumunu ve borsa olarak üstlendikleri rolü değerlendiren Ramazan Özcan, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Borsamız tarafından, Toprak Mahsulleri Ofisi Malatya Şubesi binası ve silolarının fiziki şartlarının yetersiz olduğunu uzun zaman dile getirdik ve yaptığımız girişimler sonuç verdi. Toprak Mahsulleri Ofisi idari binası ve 20 bin tonluk yatay depoyu ilimize kazandırdık."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MODERN DEPO VE ÇOK AMAÇLI LABORATUVAR...</span></strong></p>

<p>Yapılan çalışmalar kapsamında Malatya'ya modern 20 bin tonluk yatay depo, çok amaçlı laboratuvar ve yeni idari binanın kazandırıldığı bildirildi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki üreticilere ve sektöre hizmet verecek tesislerin fiziki altyapısının güçlendirildiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/tmo(1).jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/09/ramazan-ozcan-yeni-tmo-idari-binasi-ve-depo-mujdesini-verdi-1788246541.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Kayısısının Marka Değeri İçin Yeni Model Masada</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-kayisisinin-marka-degeri-icin-yeni-model-masada-118104</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-kayisisinin-marka-degeri-icin-yeni-model-masada-118104</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, kentin coğrafi işaretli ürünlerinin korunması, denetlenmesi ve markalaştırılması amacıyla kritik bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın katılımıyla düzenlenecek zirvede, Malatya Kayısısı için yeni bir denetim ve yönetişim modeli ele alınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın coğrafi işaretli ürünlerinin tescil sonrası süreçleri, denetim mekanizmaları ve markalaşma stratejileri, Malatya Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenecek toplantıda değerlendirilecek. 2 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 11.00’de MTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya il protokolünün yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak da katılacak. Toplantıda özellikle Malatya Kayısısının coğrafi işaretinin ve marka değerinin korunması, ürün kalitesinin güvence altına alınması ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması için uygulanabilecek denetim ve yönetişim modelleri görüşülecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİMİZİ KATMA DEĞERE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ</span></strong></p>

<p>Toplantının önemine dikkat çeken MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya’nın başta kayısı olmak üzere çok sayıda değerli ürüne sahip olduğunu belirtti. Coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Sadıkoğlu, "Asıl önemli olan, tescil sonrasında bu değerleri etkin şekilde korumak, denetlemek, markalaştırmak ve ekonomik değere dönüştürmektir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISI İÇİN YENİ YÖNETİM MODELİ GÖRÜŞÜLECEK</span></strong></p>

<p>Malatya Kayısısının tarımdan ihracata, sanayiden istihdama kadar geniş bir ekonomik alanı doğrudan etkilediğini ifade eden Sadıkoğlu, "Malatya Kayısısının sahip olduğu coğrafi işaret değerinin korunması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka haline getirilmesi büyük önem taşıyor. Toplantımızda kayısımızın kalitesinin, marka değerinin ve coğrafi işaretinin korunması için daha etkin bir denetim ve yönetişim mekanizmasının nasıl oluşturulabileceğini ele alacağız." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COĞRAFİ İŞARET YALNIZCA BİR BELGE DEĞİLDİR</span></strong></p>

<p>Malatya’nın yerel değerlerini katma değeri yüksek ürünlere ve güçlü markalara dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydeden Sadıkoğlu, "Coğrafi işaret yalnızca bir tescil belgesi değildir. Üreticimizin emeğini, ürünümüzün kalitesini ve şehrimizin ekonomik değerini koruyan önemli bir araçtır." ifadelerini kullandı. Sadıkoğlu, toplantının Malatya’nın coğrafi işaretli ürünlerinin geleceği ile Malatya Kayısısının ulusal ve uluslararası marka değerinin güçlendirilmesi açısından önemli çıktılar oluşturmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-kayisisinin-marka-degeri-icin-yeni-model-masada-1788181309.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzman İsim Genç Yaşta Kalp Krizi Riskine Karşı Uyardı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzman-isim-genc-yasta-kalp-krizi-riskine-karsi-uyardi-118099</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzman-isim-genc-yasta-kalp-krizi-riskine-karsi-uyardi-118099</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerde artan risk faktörleri, ani ölüm tehlikesi ve kriz sırasında doğru ilk müdahalenin nasıl olması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp krizinin kalbi besleyen damarların aniden tıkanması ile gerçekleştiğine dikkat çeken&nbsp;Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Miyokard enfarktüsü, yani kalp krizi demek oluyor. Normal şartlar altında kalbi üç tane ana damar besliyor. Herhangi birisi tıkandığı zaman o damarın beslediği kalbin o bölgesine oksijen gitmiyor. Bir anda o bölge hiç kasılmamaya başlıyor ve bu ciddi problemleri doğurabiliyor.” dedi.</p>

<p>Kalp krizinin erkeklerde ve yaşlılarda daha sık karşılaşılan bir durum olduğuna vurgu yapan&nbsp;Prof. Dr. Baltalı, “Bunun nedeni pıhtının damarı tıkaması. Kadınlarda ise menopoz başlangıcı ile birlikte artıyor. Bu daha çok yaşlılık hastalığı olarak biliniyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sigara, gençlerde kalp krizi oranının yükselmesine neden oluyor!</strong></span></p>

<p>Son zamanlarda gençlerde yani 45 yaş altı kadınlarda ve erkeklerde kalp krizi oranının arttığını hatırlatan&nbsp;Prof. Dr. Baltalı, “Kalp krizinin farkındalığının artması da oranları artırdı. Eskiden olan ölümlerde kalp krizi olup olmadığı belirgin değildi. Kalp krizine neden olan risk faktörleri var. Genetik, ailesel, polijenik faktörler mevcut, sigara içmek, kolesterol gibi. Özellikle sigara içme oranı arttırdığı için gençlerde kalp krizi oranı daha yüksek görülebiliyor.” uyarısını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ölümcül olma riski, hangi damarın tıkandığına bağlı!</strong></span></p>

<p>Kalp krizinin çok çeşitli belirtilerle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Baltalı, “Birincisi, hiçbir belirti vermeyebiliyor. İkinci ve en sık olan belirti ise göğüs ağrısı veya sol kol ağrısıdır.” hatırlatmasını yaptı.</p>

<p>Kalp krizinde hangi damarın tıkadığı, hangi bölgenin beslenmesinin engellendiğine göre ölümcül olma riskinin arttığına vurgu yapan Prof. Dr. Baltalı, “Özellikle sağ koronerten&nbsp;tıkanmasına bağlı olarak karın ağrısı ve mide bulantısı olabiliyor. Ciddi bir ritim ileti kusuru oluşabiliyor. Bu ritim bozukluğu ölümcül oluyor.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yaşam tarzı ve genetik riski artırıyor!</strong></span></p>

<p>Kalp krizinin her yaşta tehlikeli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baltalı, “Büyük damarlardan birinin tıkanmasıyla, kalbin hangi bölgesine kan gitmiyor, oksijensiz kalıyorsa o bölgeye göre o kadar tehlikeli olabiliyor. Ama bu durumun yaşla çok fazla alakası yok. Fakat gençlerde kalp krizinin çok daha fazla oranda ani kardiyak ölüme neden olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.</p>

<p>Kalp krizi risk faktörlerinin normal, koroner arter hasta risk faktörleriyle benzer olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baltalı, şunları söyledi:</p>

<p>“Sigara en önemli nedeni, kalp krizi riskini 3-4 kat arttırıyor. İkincisi kötü kolesterol yüksekliği. Üçüncü neden tansiyon, şeker hastalığı ve genetik. Genetikten kasıt,&nbsp;anne babadan&nbsp;direkt olarak geçen bir şey değil ama annesi ve babası 60 yaşın altında kalp krizi geçirmiş ise bu bireyler çok daha risk altında. Onun için bu kişilerin çok daha erken zamanlarda bu risk faktörlerine baktırmaları ve bunlardan kaçınmaları gerekiyor.</p>

<p>Önlem olarak, bu tür riskleri ortadan kaldırmak, sigarayı bırakmak, kolesterol ilacı kullanmak, zeytinyağı ve sebze meyve ağırlıklı sağlıklı beslenmek gerekiyor. Günlük belli oranlarda yürüyüş veya yüzme gibi egzersizlere yer zaman ayrılmalı.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlk müdahalenin en önemli adımı 112’yi aramak!</strong></span></p>

<p>Kalp krizi geçiren kişiye ilk müdahalenin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Yapılacak ilk şey istirahat almaktır. En önemli şey ise 112 acil ambulansı aramak ve ambulansı çağırmaktır.” dedi.</p>

<p>Kalp krizi geçiren birine müdahalenin herhangi biri tarafından yapılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Baltalı, “Müdahaleyi alanında uzman kişiler yapmalı. Kalp krizi geçiren insan sırt üstü yatırılmalı ve hareket ettirilmemeli. Ambulansın gelmesi beklenmeli.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uzman olmayan kişilerin müdahalesi faydadan çok zarar verebilir!</strong></span></p>

<p>Kişiye mümkün olduğunca hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Baltalı, “Ani ölüm, yani kalbin çalışmaması, kalp krizi geçirildikten 1-2 saat sonra gerçekleşen ölümlerdir. Kişiye mümkün olduğu kadar hızlı müdahale edilmesi gerekir. Bu müdahaleyi alanında uzman kişiler yapmalıdır. İlk dikkat edilmesi gereken şey ise kişinin nefes alıp almadığını ve kalbinin atıp atmadığını kontrol etmektir. Mümkün olduğu kadar ağızın açık tutulması, nefes almayı engelleyecek mekanik şeylerin ortadan kalkması yeterlidir. Uzman kişilerce yapılmayan her müdahale faydadan çok zarar getirir.” uyarısında bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kalp masajı çalışan kalbi durdurabilir!</strong></span></p>

<p>Kalp masajının bilmeyen bir kişi tarafından asla yapılmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Baltalı, “Kalp masajının yanlış yapılması, kalp çalışırken kalbin durmasına neden olur. 112 ambulans çağırılmalı ve ambulansın gelmesi beklenmeli. Kalbi atan birinin kalp sesleri de duyulmayabilir. Bilmeyen birinin kalp krizi geçiren birine müdahalesi sağlıklı sonuçlanamaz. Kalp masajını doktor, acil tıp teknisyenleri, hemşireler yapabilirler. Kalp krizi geçiren hastanın soluyup solumadığını tespit edilmesi ve nabzın atıp atmadığının kontrol edilmesi gerekir.” ifadeleri kullandı.</p>

<p>Kalp krizi geçiren bir kişinin tek başına ve araç kullanıyorsa mutlaka&nbsp;aracını kenara çekmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Baltalı, “Kişi 112 acil servisi aramalıdır. Yatar pozisyona geçmelidir. Çok sıkıntılı ise yardım isteyebilir. Yardım eden kişinin de alanında uzman olması gerekir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/uzman-isim-genc-yasta-kalp-krizi-riskine-karsi-uyardi-1788172477.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin Lirayı, Yoksulluk Sınırı 121 Bin Lirayı Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-118098</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-118098</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK-İŞ’in ağustos ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 liraya ulaştı. Mutfak enflasyonu yıllık yüzde 37,90 olarak hesaplandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ’in 2026 Ağustos ayı araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira oldu.&nbsp;Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388,30 TL olarak hesaplandı. Geçen yıl ağustos ayında 27 bin 111,17 TL olan açlık sınırında bir yıllık dönemde artış yaşandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YOKSULLUK SINIRI 121 BİN 786 LİRAYA ÇIKTI</strong></span></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı.&nbsp;Yoksulluk sınırı, Ağustos 2025’te 88 bin 309,98 TL seviyesindeydi. Böylece bir yıllık dönemde yoksulluk sınırı 33 bin 476 TL’den fazla arttı. Temmuz ayında ise yoksulluk sınırı 120 bin 325,30 TL olarak açıklanmıştı.&nbsp;Yoksulluk sınırı hesaplamasında gıdanın yanı sıra barınma, enerji, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar da dikkate alınıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BEKÂR ÇALIŞANIN YAŞAMA MALİYETİ 48 BİN LİRAYI AŞTI</strong></span></p>

<p>Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ağustosta 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi. Böylece tek bir çalışanın temel giderleri için gerekli aylık tutar 48 bin lirayı aşmış oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MUTFAK ENFLASYONU YILLIK YÜZDE 37,90</strong></span></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ağustos ayında yüzde 1,21 arttı.&nbsp;12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 37,90 olarak hesaplanırken, yıllık ortalama artış yüzde 40,33 oldu. Sekiz aylık yükseliş ise yüzde 24,03 seviyesine ulaştı. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de ağustosta 1404,24 seviyesine çıktı. Endeks temmuz ayında 1387,40, Ağustos 2025’te ise 1018,25 seviyesindeydi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PATATES VE SOĞAN FİYATLARI YÜKSEK KALDI</strong></span></p>

<p>Araştırmaya göre ağustos ayında mevsimsel sebze ve meyve ucuzlaması gerçekleşmedi.&nbsp;Özellikle patates ve soğan fiyatları yüksek seviyelerini korudu. Sebzelerin ortalama kilogram fiyatı 113,23 TL, meyvelerin ortalama kilogram fiyatı ise 150,77 TL oldu. Meyve ve sebzenin ortalama kilogram fiyatı 119,41 TL olarak hesaplandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ET VE YUMURTA FİYATLARI ARTTI</strong></span></p>

<p>Dana kıyma, kuşbaşı ve tavuk fiyatlarında ağustos ayında artış görüldü. Kuzu eti fiyatlarında ise sınırlı bir gerileme yaşandı.&nbsp;Yumurta fiyatlarında da artış kaydedildi. Araştırmada bu değişimin okulların açılış dönemine yaklaşılmasıyla birlikte gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYÇİÇEK YAĞI VE ÇAYDA ARTIŞ</strong></span></p>

<p>Ekmek fiyatı ağustos ayında değişmedi. Pirinç, un, makarna ve irmikte de belirgin bir fiyat hareketi görülmedi. Bulgur fiyatında sınırlı artış yaşanırken, yağ ürünlerinde genel olarak yükseliş kaydedildi.&nbsp;En yüksek artış ayçiçek yağında görüldü. Margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da yükseliş yaşandı. Yeşil zeytin ve çay fiyatlarındaki artış ise ağustos ayında devam etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRK-İŞ’TEN YOKSULLUK SINIRI AÇIKLAMASI</strong></span></p>

<p>TÜRK-İŞ, yoksulluk sınırının bir ücret göstergesi olmadığını belirtti.&nbsp;Araştırmada açıklanan yoksulluk sınırının, dört kişilik bir hanenin gerekli toplam gelirini ifade ettiği belirtildi. Hesaplamaya gıda harcamalarının yanı sıra diğer zorunlu harcamalar da dahil ediliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1788171905.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkinci Çeyrekte Ekonominin Tablosu Belli Oldu: Büyüme Yüzde 2,3</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-118096</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-118096</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı. Ekonomik faaliyetler içinde en yüksek büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşirken, inşaat sektörü yüzde 1,9 daraldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı nisan-haziran dönemine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla verilerini açıkladı. Buna göre GSYH, zincirlenmiş hacim endeksiyle geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKONOMİNİN BÜYÜKLÜĞÜ 19,9 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</strong></span></p>

<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya çıktı.&nbsp;Ekonominin ikinci çeyrekteki büyüklüğü dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak hesaplandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BÜYÜMENİN LİDERİ TARIM OLDU</strong></span></p>

<p>Ekonomik faaliyetler içerisinde en güçlü büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4 büyüdü.&nbsp;Diğer hizmet faaliyetlerinde yüzde 3,2, sanayide yüzde 2,4, finans ve sigorta faaliyetleri ile gayrimenkul sektöründe yüzde 2,1 artış kaydedildi. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2; ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 büyüdü.&nbsp;İnşaat sektöründe ise yüzde 1,9 daralma yaşandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HANE HALKI TÜKETİMİ ARTTI</strong></span></p>

<p>Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.&nbsp;Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 geriledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 36,7 ARTTI</strong></span></p>

<p>İş gücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,7 arttı. Net işletme artığı ve karma gelirdeki artış yüzde 38,7 olarak gerçekleşti.&nbsp;İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e geriledi. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1788166962.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Ticaret Ve Sanayi Odası’nda Seçim Heyecanı: İki Aday Yarışacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasinda-secim-heyecani-iki-aday-yarisacak-118085</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasinda-secim-heyecani-iki-aday-yarisacak-118085</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının organ seçimleri 1 Ekim 2026 Perşembe günü yapılacak. Saat 09.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek seçimlerde mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile Mahmut Poyraz başkanlık için yarışacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının organ seçimleri, 1 Ekim 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek.&nbsp;MTSO’nun internet sitesinde yapılan duyuruda, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 83’üncü maddesi ve Odalar ve Borsalar Organ Seçimleri Hakkında Yönetmeliğin 8’inci maddesi uyarınca yapılacak seçimlerin MTSO hizmet binasında gerçekleştirileceği açıklandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜYELER 09.00-17.00 SAATLERİ ARASINDA OY KULLANACAK</span></strong></p>

<p>Oda üyeleri, saat 09.00 ile 17.00 arasında sandık başına giderek yeni dönem organlarında görev alacak isimleri belirleyecek. Seçimlerin MTSO hizmet binasında yapılacağı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞKANLIK İÇİN İKİ ADAY YARIŞACAK</span></strong></p>

<p>Mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun yeniden aday olduğu seçimlerde Mahmut Poyraz da başkanlık için yarışacak.&nbsp;Böylece Malatya iş dünyasının yeni dönem yönetiminin belirleneceği seçimlerin iki aday arasında geçmesi bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER 1 EKİM’DE</span></strong></p>

<p>MTSO organ seçimleriyle birlikte oda üyeleri yeni dönemde görev yapacak isimleri belirleyecek. Seçim sonuçlarıyla Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının yeni dönem yönetimi şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-ticaret-ve-sanayi-odasinda-secim-heyecani-iki-aday-yarisacak-1788103641.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 150 Ton Domates Tarlada Kaldı: Çiftçi Ücretsiz Dağıtacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-150-ton-domates-tarlada-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitacak-118081</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-150-ton-domates-tarlada-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitacak-118081</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Battalgazi ilçesinde yaklaşık 40 dönüm araziye domates eken Kasım Çolakoğlu, artan maliyetler ve pazarlama sorunu nedeniyle ürününü satamadı. Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira harcama yapan Çolakoğlu, tarlada kalan yaklaşık 150 ton domatesi ücretsiz dağıtma kararı aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Çolakoğlu Mahallesi’nde yaklaşık 40 dönüm araziye domates eken çiftçi Kasım Çolakoğlu, artan maliyetler ve pazarlama sorunu nedeniyle ürününü satamayınca hasattan vazgeçti.&nbsp;Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira harcama yapan Çolakoğlu, tarlada kalan yaklaşık 150 ton domatesi vatandaşlara ücretsiz dağıtma kararı aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">1 MİLYON 200 BİN LİRA HARCAMA YAPTI</span></strong></p>

<p>Bu sezon beklediği geliri elde edemediğini belirten Çolakoğlu, tarımsal girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını ifade etti. Çolakoğlu, yalnızca domates fideleri için 400 bin lira harcadığını ileri sürdü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608301501-img-7797(1).jpeg" style="height:592px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASAT MALİYETİ KİLOGRAM BAŞINA 6 LİRAYA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Tarlada yaklaşık 150 ton domates bulunduğunu aktaran üretici, toplama ve işçilik giderleri nedeniyle hasat maliyetinin kilogram başına 6 liraya ulaştığını belirtti.&nbsp;Ürününü satamadığı için hasat etmekten vazgeçen Çolakoğlu, yaşanan durumun çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608301501-img-7798.jpeg" style="height:800px; width:527px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOMATESLER VATANDAŞLARA ÜCRETSİZ VERİLECEK</span></strong></p>

<p>Ürünün tarlada kalması üzerine farklı bir karar alan Çolakoğlu, domatesleri ücretsiz dağıtacağını duyurdu.&nbsp;Vatandaşlara çağrıda bulunan çiftçi, isteyenlerin tarlaya gelerek domatesleri kendi imkânlarıyla toplayabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatyada-150-ton-domates-tarlada-kaldi-ciftci-ucretsiz-dagitacak-1788093789.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçilerin Dikkatine: 2027 ÇKS Başvuruları İçin Tarih Açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ciftcilerin-dikkatine-2027-cks-basvurulari-icin-tarih-aciklandi-118079</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ciftcilerin-dikkatine-2027-cks-basvurulari-icin-tarih-aciklandi-118079</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2027 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularının 1 Eylül 2026’da başlayacağını duyurdu. Üreticiler başvurularını 31 Aralık 2026’ya kadar yapabilecek. Yetkililer, tarımsal desteklerden yararlanmak isteyen çiftçilerin ürün beyanlarını doğru ve eksiksiz şekilde sisteme girmeleri gerektiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2027 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının 1 Eylül 2026’da başlayacağını duyurdu.</p>

<p>Çiftçiler, 2027 üretim yılı ÇKS başvurularını 31 Aralık 2026’ya kadar tamamlayabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMSAL DESTEKLER İÇİN ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Çiftçilerin tarımsal desteklerden yararlanabilmesi açısından önem taşıyan ÇKS başvuru takvimi belli oldu.&nbsp;İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, destek ödemelerinde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için ürün beyanlarının doğru, eksiksiz ve güncel şekilde sisteme girilmesi gerektiğini bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİZİKİ BAŞVURULAR ZİRAAT ODALARINA YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Üreticiler tarafından fiziki olarak teslim edilecek ÇKS dosyalarının kabulü ve bilgilerin sisteme girilmesi işlemleri Ziraat Odaları tarafından yürütülecek. Mevcut bilgileri üzerinden yalnızca güncelleme yapacak üreticiler ise işlemlerini e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirebilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR SON GÜNE BIRAKILMAMALI</span></strong></p>

<p>Başvuru süreci hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen çiftçiler, il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine başvurabilecek.&nbsp;Yetkililer, tarımsal desteklerden zamanında ve eksiksiz yararlanılabilmesi için başvuruların son güne bırakılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>KAYNAK: MHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ciftcilerin-dikkatine-2027-cks-basvurulari-icin-tarih-aciklandi-1788087178.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Baskil Kayısı Çalıştayı Sonuç Bildirgesi Sektörde Yeni Bir Tartışma Başlattı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/baskil-kayisi-calistayi-sonuc-bildirgesi-sektorde-yeni-bir-tartisma-baslatti-118060</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/baskil-kayisi-calistayi-sonuc-bildirgesi-sektorde-yeni-bir-tartisma-baslatti-118060</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilli Malatya Kayısısı, Baskil Kayısı Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde yer alan “Malatya Kayısısı şemsiyesi altındaki bağımlılık sona ermeli” ifadesiyle yeni bir tartışmanın odağı oldu. Baskil’de yetiştirilen kayısının ayrı bir adla tescillenmesi, marka haline getirilmesi ve bağımsız şekilde pazarlanması istendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapında tanınan ve Malatya ekonomisinin en önemli ihracat kalemleri arasında yer alan Malatya kayısısına karşı Elazığ’ın Baskil ilçesinde ayrı bir marka oluşturulması amacıyla adımlar atıldı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, Baskil Belediyesi, Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (ETAK) ve Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği iş birliğiyle düzenlenen Baskil Kayısı Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Baskil Belediyesi Çok Amaçlı Düğün Salonu’nda 28 Ağustos 2026 tarihinde yapılan çalıştaya Baskil Kent Konseyi, ETAK, muhtarlar, üreticiler, akademisyenler ve vatandaşlar katılım gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"BAĞIMLILIK SONA ERMELİ" İFADESİ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Çalıştayın ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, Baskil’de yetiştirilen kayısının "Baskil Kayısısı" adıyla coğrafi işaret tescili alması talep edildi. Yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Malatya Kayısısı şemsiyesi altındaki bağımlılık sona ermeli, Baskil kendi marka değerini oluşturmalıdır."</p>

<p>Tüketiciye "Baskil Kayısısı" etiketiyle yalnızca ilçede yetiştirilen ürünlerin sunulması, taklit ve ürün karışıklığının önüne geçilmesi istendi. Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili bulunan "Malatya Kayısısı"ndan bağımsız bir marka yaratılması çağrısı sektörde yeni bir gündem oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYALI TÜCCARLARA YÖNELİK TARTIŞMALI İDDİA</span></strong></p>

<p>Sonuç bildirgesinde Malatyalı kayısı tüccarlarına yönelik dikkat çeken bir iddia da paylaşıldı. Bazı tüccarların Özbekistan, İran ve Iğdır gibi farklı bölgelerden getirilen kayısılarla piyasayı manipüle ettiği ileri sürülerek bu durumun engellenmesi istendi. Ancak bildiride Malatyalı tüccarları hedef alan bu iddiaya dair herhangi bir somut bilgi veya belgeye yer verilmedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYRI TESCİL MARKA BÜTÜNLÜĞÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK?</span></strong></p>

<p>Baskil’de yetiştirilen kayısının ayrı bir coğrafi işaret ve markayla pazarlanması talebi, bölgesel ürünlerin kendi kimlikleriyle ekonomiye kazandırılması açısından değerlendirilirken, Malatya Kayısısı’nın yıllar içerisinde oluşan uluslararası marka değerinin bölünmesine yol açıp açmayacağı sorusunu da gündeme getirdi. Baskil’in Malatya’ya komşu olması, benzer iklim koşullarında üretim yapılması ve ürünlerin uzun yıllardır Malatya merkezli ticaret ağı üzerinden pazarlanması nedeniyle ayrı marka girişimleri tartışmalara neden oluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SOĞUK HAVA DEPOSU VE ŞİRE PAZARI TALEBİ</span></strong></p>

<p>Bildiride, ETAK’ın üreticiden adil fiyatla ürün alması, yalnızca Baskil’de yetiştirilen kayısıları kabul etmesi ve "Torku Modeli" benzeri üretici odaklı bir sisteme dönüştürülmesi önerildi. Hasat döneminde üreticilerin ürünlerini düşük fiyatla satmak zorunda kalmaması adına devlet destekli faizsiz kredi verilmesi, modern soğuk hava deposu ve lojistik merkezi kurulması, kayısının frigorifik demir yolu vagonlarıyla büyükşehirlere taşınması talep edildi. Ayrıca Baskil merkezli bir Şira Pazarı kurulması, kadın kooperatiflerinin üretim ve paketleme süreçlerinde daha etkin görev alması, kayısıdan katma değerli ürünler üretilmesi ve doğrudan satış için e-ticaret altyapısı oluşturulması da sunulan öneriler arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA VE KÖRFEZ ÜLKELERİ HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Baskil kayısısının başta Almanya, Hollanda ve Belçika olmak üzere Avrupa ülkelerine "Baskil Kayısısı" markasıyla ihraç edilmesi istendi. Uzak Doğu ve Körfez ülkelerinde yeni pazarlar oluşturulması, ulusal ve uluslararası fuarlara katılım sağlanması önerildi. Baskil Kayısı Çalıştayı’nın her yıl düzenlenmesi ve alınan kararların ilgili kamu kurumlarına gönderilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/baskil-kayisi-calistayi-sonuc-bildirgesi-sektorde-yeni-bir-tartisma-baslatti-1787933250.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aynı Ev İçin İkinci Dask Poliçesi Mağduriyetine Çözüm Geldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ayni-ev-icin-ikinci-dask-policesi-magduriyetine-cozum-geldi-118057</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ayni-ev-icin-ikinci-dask-policesi-magduriyetine-cozum-geldi-118057</guid>
                <description><![CDATA[Evin satışının ardından aynı konut için yeni malik adına ikinci DASK poliçesi düzenlenmesi nedeniyle ortaya çıkan prim iadesi sorunu çözüme kavuştu. Bir vatandaşın Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvurunun ardından KDK’nın tavsiyesi üzerine mevzuatta değişikliğe gidildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Evin satılmasının ardından aynı konut için yeni sahibi adına ikinci DASK poliçesi düzenlenmesi nedeniyle yaşanan prim iadesi sorunu çözüme kavuştu.&nbsp;Bir vatandaşın yaşadığı mağduriyet üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından yapılan inceleme ve tavsiye kararının ardından mevzuatta değişikliğe gidildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EVİNİ SATTI, PRİMİNİ GERİ ALMAK İSTEDİ</span></strong></p>

<p>Bir vatandaş, evini sattıktan birkaç ay sonra aynı konut için yeni sahibinin DASK poliçesi yaptırması üzerine mağduriyet yaşadı. Eski poliçesini iptal ederek kullanılmayan primini geri almak isteyen vatandaş, mevcut uygulamanın karmaşık olması nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KDK’DAN DAHA AÇIK VE KOLAY SİSTEM TAVSİYESİ</span></strong></p>

<p>Başvuruyu inceleyen KDK, vatandaşların haklarına daha kolay ulaşabileceği, açık ve teknolojik altyapıya uygun bir sistem oluşturulmasını tavsiye etti.&nbsp;Kurumun tavsiye kararının ardından ilgili kurumlar tarafından çalışma başlatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEVZUAT DEĞİŞTİ, PRİM İADESİ SORUNUNA ÇÖZÜM GETİRİLDİ</span></strong></p>

<p>KDK’nın tavsiye kararı sonrasında yürütülen çalışmalar kapsamında mevzuatta değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeyle aynı konut için farklı kişiler adına düzenlenen DASK poliçelerinde yaşanan mağduriyetlerin ve prim iadesi sürecindeki sorunların giderilmesi hedeflendi.&nbsp;Düzenlemenin, özellikle konutun satılmasının ardından eski ve yeni malik adına oluşan poliçe durumlarında vatandaşların yaşadığı sorunların önüne geçmesi amaçlanıyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ayni-ev-icin-ikinci-dask-policesi-magduriyetine-cozum-geldi-1787925663.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A101 Raflarında Teknoloji Şaşırtıyor: Elektrikli Araç Ve Televizyon Fiyatları Belli Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/a101-raflarinda-teknoloji-sasirtiyor-elektrikli-arac-ve-televizyon-fiyatlari-belli-oldu-118056</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/a101-raflarinda-teknoloji-sasirtiyor-elektrikli-arac-ve-televizyon-fiyatlari-belli-oldu-118056</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde faaliyet gösteren A101, teknolojik ürünlerini tüketicilerin beğenisine sunuyor. Elektrikli mobilite ürünlerinden televizyonlara, cep telefonlarından beyaz eşya ve küçük ev aletlerine kadar birçok ürün satışa çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEKTRİKLİ MOBİLİTE ÜRÜNLERİ SATIŞTA</span></strong></p>

<p>A101’in yeni ürünleri arasında elektrikli araç ve bisiklet modelleri de yer alıyor.</p>

<p>VOLTA EV2 Elektrikli Araç 349 bin 990 TL, VOLTA VSX Elektrikli Motorlu Bisiklet 32 bin 990 TL, VOLTA VB2 PRO Katlanabilir Elektrikli Bisiklet ise 27 bin 990 TL fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TELEVİZYONLARDA FARKLI SEÇENEKLER</span></strong></p>

<p>Teknoloji ürünleri arasında farklı ekran boyutlarına sahip televizyon modelleri de bulunuyor.</p>

<p>IFFALCON 65” U65A 4K UHD Smart Google TV 30 bin 999 TL, IFFALCON 32” S55A FHD QLED TV 10 bin 499 TL, HI-LEVEL HL43FMLN-A14S 43” Frameless FHD Android 14 Smart TV 10 bin 499 TL fiyatla listeleniyor.</p>

<p>TOSHIBA 50UV2363DT/50UV1563DT 50” 4K Ultra HD VIDAA TV ise 18 bin 999 TL fiyatla tüketicilere sunuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAMSUNG CEP TELEFONU DA LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Teknoloji ürünleri arasında cep telefonu da yer alıyor.</p>

<p>SAMSUNG Galaxy A16 4/128 GB Cep Telefonu, 10 bin 999 TL fiyatıyla satışa sunuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYAZ EŞYADA ÜÇ FARKLI ÜRÜN</span></strong></p>

<p>A101’in ürün listesinde beyaz eşya kategorisinde de farklı seçenekler bulunuyor.</p>

<p>SEG BM 6001 6 Programlı Bulaşık Makinesi 16 bin 999 TL, SEG CMI 101121S0 D 10 Kg Çamaşır Makinesi 20 bin 999 TL, SEG NF4831 No-Frost Buzdolabı ise 27 bin 999 TL fiyatla satışa çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜÇÜK EV ALETLERİ DE LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Ev ve mutfak ürünleri arasında HOMEND Functionall 2843H Mutfak Robotu 2 bin 299 TL, SINBO STM-5848 Cam Çay Seti 1.599 TL, SINBO SK-8026 Inox Kettle 649 TL ve KIWI KVC-4040 Şarjlı Dik Süpürge 3 bin 999 TL fiyatla yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/a101den-elektrikli-arac-satisi-1787924602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaş Meyve ve Sebze İhracatı Artarken Malatya 81 İl Arasında 40’ıncı Sırada Yer Aldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yas-meyve-ve-sebze-ihracati-artarken-malatya-81-il-arasinda-40inci-sirada-yer-aldi-118050</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yas-meyve-ve-sebze-ihracati-artarken-malatya-81-il-arasinda-40inci-sirada-yer-aldi-118050</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan Temmuz 2026 dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye’nin ihracatı yüzde 2,9 artarken Malatya’nın ihracatı yüzde 18,3 gerileyerek 22 milyon 349 bin dolara düştü. İthalatın daha sert düşmesiyle dış ticaret fazlasını 12 milyon 974 bin dolara çıkaran kentte, en büyük kayıp kuru meyve ve mamulleri sektöründe yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde hazırlanan Temmuz 2026 dış ticaret istatistikleri yayımlandı. Genel ticaret sistemine göre Türkiye’nin ihracatı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,9 artarak 25 milyar 623 milyon dolara yükselirken, Malatya’nın dış ticaret rakamlarında gerileme kaydedildi. Malatya’nın Temmuz 2026 ihracatı 22 milyon 349 bin dolar, ithalatı ise 9 milyon 375 bin dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT YÜZDE 18,3 DÜŞTÜ</span></strong></p>

<p>Kentte Temmuz 2025’te 27 milyon 370 bin dolar ihracat, 15 milyon 817 bin dolar ithalat yapılmıştı. Buna göre Malatya’nın ihracatı son bir yılda yüzde 18,3, ithalatı ise yüzde 40,7 geriledi. İhracat ve ithalatın toplamından oluşan dış ticaret hacmi de 43 milyon 187 bin dolardan 31 milyon 724 bin dolara düştü. Kentin dış ticaret hacmindeki yıllık daralma yüzde 26,5 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DIŞ TİCARET FAZLASI 13 MİLYON DOLARA YAKLAŞTI</span></strong></p>

<p>İhracattaki düşüşe rağmen ithalatın daha yüksek oranda gerilemesi, Malatya’nın dış ticaret fazlasını artırdı. Temmuz 2025’te 11 milyon 553 bin dolar olan dış ticaret fazlası, bu yılın aynı ayında yüzde 12,3 artarak 12 milyon 974 bin dolara çıktı. Malatya’da ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 173’ten yüzde 238,4’e yükseldi. Kent, temmuz ayında yaptığı her 1 dolarlık ithalata karşılık yaklaşık 2,4 dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURU MEYVE İHRACATINDA KAYIP</span></strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) sektör bazlı kayıtlarına göre ise Malatya’nın temmuz ayı ihracatı 20 milyon 725 bin dolar oldu. TİM verilerinde de ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,5 azaldığı görüldü. Gerilemede kuru meyve ve mamulleri sektöründeki kayıp belirleyici oldu. Sektörün ihracatı yüzde 61,7 düşüşle 12 milyon 95 bin dolardan 4 milyon 629 bin dolara geriledi.</p>

<p>Buna karşılık yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 827,4 artarak 3 milyon 372 bin dolara çıktı. Makine ve aksamları ihracatı da yüzde 16,4 yükselişle 2 milyon 494 bin dolara ulaştı. Ocak-temmuz döneminde Malatya’nın TİM kayıtlarına geçen toplam ihracatı yüzde 14,8 azalarak 171 milyon 407 bin dolar oldu. Kent, bu rakamla 81 il arasında 40’ıncı sırada yer aldı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/yas-meyve-ve-sebze-ihracati-artarken-malatya-81-il-arasinda-40inci-sirada-yer-aldi-1787913407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da 82 Milyon Liralık Yatırımla 150 Kişiye İstihdam Kapısı Açıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-82-milyon-liralik-yatirimla-150-kisiye-istihdam-kapisi-acildi-118046</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-82-milyon-liralik-yatirimla-150-kisiye-istihdam-kapisi-acildi-118046</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da tarımsal üretimin katma değere dönüştürülmesine yönelik yatırımlar yerinde incelendi. MÜSİAD Malatya Şube Başkanı ve Akçir Gıda Tarım Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akçin’in tesisinde gerçekleştirilen ziyarette; kayısı, dut, elma ve çilek başta olmak üzere bölgesel ürünlerin kurutulması, işlenmesi, paketlenmesi ve ihracata kazandırılması süreçleri değerlendirildi. IPARD III kapsamında 82 milyon TL yatırım bedeline karşılık 40 milyon TL destek sağlanan tesisin istihdama ve tarıma dayalı sanayiye katkısı ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan üretim tesislerine yönelik ziyaret programı gerçekleştirdi. Ziyarette; AK Parti İl Başkan Yardımcısı, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörü Murat Tunç da yer aldı. Heyet, MÜSİAD Malatya Şube Başkanı ve Akçir Gıda Tarım Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akçin ile bir araya gelerek tesisteki işleme, kurutma ve paketleme süreçlerini yerinde inceledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/AK%C3%87%C4%B0R.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM PROSESLERİ VE TARIMSAL İHRACAT İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında bölgede yetişen ürünlerin sanayiye kazandırılması süreçleri ele alındı. İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Malatya 1. Organize Sanayi Bölgesi Malatya’mızın bereketli topraklarında yetişen ürünleri katma değere dönüştüren, üreticimizin emeğini daha geniş pazarlara taşıyan işletmelerimizi ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, MÜSİAD Malatya Şube Başkanımız ve Akçir Gıda Tarım Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akçin’i ziyaret ederek tesisin çalışmaları, tarımsal üretimin işlenmesi ve sektörün mevcut durumu üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Başta Malatya’mızın dünyaca kıymetli kayısısı olmak üzere dut, elma ve çilek gibi bölgemizde yetiştirilen ürünlerin üreticilerimizden alınarak kurutulması, muhafaza edilmesi, işlenmesi ve paketlenerek büyük ölçüde ihracata kazandırılması süreçlerini yerinde inceledik. Üreticimizin alın terinin katma değere dönüşmesini ve Malatya’mızdan dünya pazarlarına ulaşmasını son derece önemsiyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">IPARD III DESTEKLERİ VE İSTİHDAM KAPASİTESİ</span></strong></p>

<p>Tesisin IPARD III kapsamında aldığı hibelere ve sağladığı istihdama dikkat çeken Ölmeztoprak, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"IPARD III Programı kapsamında hayata geçirilen soğuk hava depoları ile kurutma, işleme ve paketlemeye yönelik yatırımlar hakkında bilgi aldık. 82 milyon TL toplam yatırım tutarına karşılık 40 milyon TL destek sağlanan bu yatırımın, tarımsal ürünlerimizin değerini koruyarak pazara sunulmasına ve şehrimizin tarıma dayalı sanayisinin gelişmesine katkısını kıymetli buluyoruz. Yıl içerisinde ortalama 100, dönemsel olarak 150’nin üzerinde hemşehrimize istihdam sağlayan tesisimizin üretimden istihdama, ihracattan yerel kalkınmaya uzanan katkısı Malatya’mız adına önemli. Ziyaretimizde AK Parti İl Başkan Yardımcımız, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörümüz Sayın Murat Tunç bizlere eşlik etti. Üreticimiz ile tarıma dayalı sanayimizi destekleyen yatırımların yerinde görülmesine ve değerlendirilmesine imkân sağlayan ziyaret programı dolayısıyla Sayın Murat Tunç’un şahsında TKDK’mıza teşekkür ediyoruz."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-MALATYA&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatyada-82-milyon-liralik-yatirimla-150-kisiye-istihdam-kapisi-acildi-1787908985.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da 198 Milyon TL’lik Yatırım Meyvesini Verdi: Ürünler Dünya Pazarına Açılıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-198-milyon-tllik-yatirim-meyvesini-verdi-urunler-dunya-pazarina-aciliyor-118044</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-198-milyon-tllik-yatirim-meyvesini-verdi-urunler-dunya-pazarina-aciliyor-118044</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Sameks Organik Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini ziyaret etti. Kayısı ve çilek başta olmak üzere yaş meyve ve sebzelerin IQF teknolojisiyle işlendiği tesiste günlük 50 ton üretim kapasitesine ulaşıldığı belirtilirken, IPARD II kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarla toplam 198 milyon TL yatırım yapıldığı ve 96 milyon TL destek sağlandığı aktarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde tarımsal üretimi teknolojiyle buluşturan işletmelere yönelik ziyaretleri kapsamında Sameks Organik Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini ziyaret etti.&nbsp;Firma sahibi Cengizhan Leventoğlu ile bir araya gelen Ölmeztoprak, üretim tesislerini gezerek yürütülen çalışmalar, üretim süreçleri ve sektörün mevcut durumu hakkında bilgi aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISI VE ÇİLEK IQF TEKNOLOJİSİYLE İŞLENİYOR</span></strong></p>

<p>Tesiste başta kayısı ve çilek olmak üzere yaş meyve ve sebzelerin bireysel hızlı dondurma olarak bilinen IQF teknolojisiyle kısa sürede dondurulduğu belirtildi.</p>

<p>Ürünlerin özelliklerini kaybetmeden işlenmesi ve paketlenmesinin ardından büyük ölçüde ihracata kazandırıldığı ifade edildi.</p>

<p>Günlük 50 ton üretim kapasitesine ulaşan tesisin, üreticilerin ürünlerinin değerlendirilmesi ve hasat sonrası kayıpların azaltılması açısından katkı sağladığı aktarıldı.</p>

<p>Ölmeztoprak, ziyaret kapsamında yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Tarımsal üretimimizi teknolojiyle buluşturan, üreticimizin emeğini katma değere dönüştürerek Malatya’mızın ekonomisine ve ihracatına katkı sunan işletmelerimizi ziyaretlerimiz kapsamında, Sameks Organik Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini ziyaret ederek firma sahibi Cengizhan Leventoğlu ile bir araya geldik.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/organik%20tar%C4%B1m.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÖZLEŞMELİ TARIMLA ÜRETİCİYE GÜVENLİ PAZAR</span></strong></p>

<p>Tesiste uygulanan sözleşmeli tarım modeline de dikkat çekildi.&nbsp;Ölmeztoprak, sözleşmeli tarım modeliyle üreticilerle kurulan bağın tarımsal üretimde planlama ve ürünlerin güvenli bir pazara ulaştırılması açısından önemli olduğunu belirtti. Açıklamasında şu ifadeler yer aldı:&nbsp;“Sözleşmeli tarım modeliyle üreticilerimizle kurulan bağ, tarımsal üretimde planlama ve ürünlerin güvenli bir pazara ulaştırılması bakımından önemli.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">198 MİLYON TL’LİK YATIRIMA 96 MİLYON TL DESTEK</span></strong></p>

<p>Sameks Organik Tarım Ürünleri tesisinde IPARD II Programı kapsamında üç farklı çağrı döneminde yatırımlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu yatırımlarla tesise soğuk hava deposu, IQF sistemleri, soğutmalı araçlar ile çeşitli makine ve ekipmanların kazandırıldığı belirtildi.</p>

<p>Toplam yatırım tutarının 198 milyon TL olduğu, bu yatırımlara 96 milyon TL destek sağlandığı aktarıldı.</p>

<p>Ölmeztoprak, kamu desteklerinin üretim, istihdam ve ihracata dönüşmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“198 milyon TL toplam yatırım tutarına 96 milyon TL destek sağlanması, kamu desteklerinin üretime, istihdama ve ihracata dönüşmesinin Malatya’mızdaki önemli örneklerinden biri.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Sameks%20Organik%20Tar%C4%B1m%20%C3%9Cr%C3%BCnleri.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK 150 KİŞİYE DAİMİ İSTİHDAM</span></strong></p>

<p>Tesisin istihdam kapasitesine ilişkin de bilgi verildi. Yıllık ortalama 150 kişiye daimi istihdam sağlayan tesisin, dönemsel olarak 200’ün üzerinde kişiye iş imkânı sunduğu belirtildi.&nbsp;Ölmeztoprak, tesisin üretimden istihdama ve çiftçiden ihracata uzanan katkısına ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu:&nbsp;“Yıllık ortalama 150 kişiye daimi istihdam sağlayan, dönemsel olarak 200’ün üzerinde hemşehrimize iş imkânı sunan tesisimizin üretimden istihdama, çiftçimizden ihracata uzanan katkısını Malatya’mız adına değerli buluyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIM ÜRÜNLERİ DÜNYA PAZARINA ULAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Malatya’da yetişen tarımsal ürünlerin modern teknolojilerle işlenerek katma değerinin artırılması ve dünya pazarlarına ulaştırılmasının tarım ile sanayinin birlikte gelişmesi açısından önemli olduğu ifade edildi. Ölmeztoprak açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Malatya’mızda yetişen ürünlerin modern teknolojilerle işlenerek katma değerinin artırılması ve dünya pazarlarına ulaştırılması, tarım ile sanayinin birlikte gelişmesi adına kıymetli.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TKDK’YA TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Ziyarette AK Parti İl Başkan Yardımcısı, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Murat Tunç da Ölmeztoprak’a eşlik etti.&nbsp;Ölmeztoprak, ziyaret programına ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Üreticimiz ile tarıma dayalı sanayimizi destekleyen yatırımların yerinde görülmesine ve değerlendirilmesine imkân sağlayan ziyaret programı dolayısıyla Sayın Murat Tunç’un şahsında TKDK’mıza teşekkür ediyoruz.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-MALATYA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatyada-198-milyon-tllik-yatirim-meyvesini-verdi-urunler-dunya-pazarina-aciliyor-1787904466.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yazıhan’da Ayçiçeği Hasadı Başladı! Bu Yıl 300 Kilogram Verim Bekleniyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yazihanda-aycicegi-hasadi-basladi-bu-yil-300-kilogram-verim-bekleniyor-118034</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yazihanda-aycicegi-hasadi-basladi-bu-yil-300-kilogram-verim-bekleniyor-118034</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’daki çerezlik ayçiçeği üretim alanlarının yaklaşık yüzde 78’ine sahip Yazıhan’da hasat sezonu başladı. İlçede bu yıl dekardan ortalama 300 kilogram ürün alınması beklenirken, bazı arazilerde verimin 350 kilograma ulaşacağı öngörülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya genelindeki çerezlik ayçiçeği üretim alanlarının yaklaşık yüzde 78’ine sahip Yazıhan’da hasat sezonu başladı. İlçede bu yıl dekardan ortalama 300 kilogram ürün alınması bekleniyor.</p>

<p>Sinanlı Mahallesi’nde düzenlenen hasat programında protokol üyeleri biçerdöverin direksiyonuna geçerek ayçiçeği hasadı gerçekleştirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROTOKOL ÜYELERİ HASAT İÇİN TARLADA</span></strong></p>

<p>Programa İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Yazıhan Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, Yazıhan Belediye Başkan Vekili Abdullah Günhan, Tarımsal Hizmetler Daire Başkan Vekili Cafer Budak, Ziraat Odaları İl Koordinatörü Yunus Kılınç, Tarım Kredi Kooperatifi Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Furkan Acet, Yazıhan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Gamze Yücel, kurum temsilcileri, teknik personel ve çiftçiler katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608271841-f1a52a2a-6295-4504-9ad4-21de60d0091c.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAZIHAN’DA ÜRETİM VE VERİM ARTTI</span></strong></p>

<p>Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Boztepe Recai Kutan Barajı’nın devreye alınmasıyla Yazıhan Ovası’nda ürün çeşitliliği ve tarımsal verimliliğin arttığını belirtti.</p>

<p>Akar, 2026 üretim yılında Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 4 bin 254 çiftçinin, 254 bin 987 dekar alanda tarımsal üretim yaptığını söyledi.</p>

<p>İlçede 7 bin 749 dekar alanda 166 çiftçi tarafından çerezlik ayçiçeği yetiştirildiğini belirten Akar, üretim alanlarındaki artışa dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYÇİÇEĞİ ÜRETİM ALANI YILLAR İÇİNDE BÜYÜDÜ</span></strong></p>

<p>Osman Akar, çerezlik ayçiçeği üretimindeki değişimi şu sözlerle anlattı:&nbsp;“Boztepe Recai Kutan Barajı işletmeye açılmadan önce, 2017 yılında ilçemizde bin 483 dekar alanda çerezlik ayçiçeği tarımı yapılıyordu. Bu rakam 2022 yılında 19 bin 500 dekara kadar yükseldi. Daha önce dekara 180-190 kilogram seviyesinde olan verim, 2024 yılında 330 kilograma ulaştı.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608271841-c8de704c-7a02-43eb-85dd-dab08407cd56.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA ÜRETİMİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜ YAZIHAN’DAN</span></strong></p>

<p>Malatya genelinde 2026 yılı verilerine göre 9 bin 908 dekar alanda çerezlik ayçiçeği üretimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu alanların 7 bin 749 dekarının Yazıhan’da bulunduğu belirtildi. Böylece ilçenin Malatya’daki çerezlik ayçiçeği üretim alanlarının yaklaşık yüzde 78’ini oluşturduğu kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEKARDAN 300 KİLOGRAM VERİM BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Yazıhan’da bu yıl dekara ortalama 300 kilogram verim öngörüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Hasat programının gerçekleştirildiği 110 dekarlık arazide ise dekardan yaklaşık 350 kilogram ürün alınmasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608271841-8519b89f-aa1e-4c2b-974e-488d72158fe6.jpeg" style="height:449px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Yazıhan Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, tarımın ilçenin ekonomisi ve vatandaşların geçim kaynakları açısından temel sektörlerden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Üreticilerin bilgi ve modern tarım teknikleriyle desteklenmesinin önemine değinen Özefe, şöyle konuştu:&nbsp;“Çiftçimizin karşılaştığı sorunların çözümü, tarımsal üretimin geliştirilmesi ve ilçemizin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınması için tüm kurumlarımızla birlikte gayret göstereceğiz. En büyük teşekkürü tarlasında güneşin altında çalışan ve aylar boyunca bu hasat gününü bekleyen çiftçilerimiz hak ediyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİÇERDÖVERLE HASAT YAPTILAR</span></strong></p>

<p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri biçerdöverle çerezlik ayçiçeği hasadı gerçekleştirdi. Program, çiftçiler ve teknik personelin katılımıyla çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/yazihanda-aycicegi-hasadi-basladi-bu-yil-300-kilogram-verim-bekleniyor-1787847582.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meslek Grupları Neden Değiştirildi? MTSO İddialara Yanıt Verdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/meslek-gruplari-neden-degistirildi-mtso-iddialara-yanit-verdi-118033</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/meslek-gruplari-neden-degistirildi-mtso-iddialara-yanit-verdi-118033</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, yaklaşan seçimler öncesinde bazı üyelerin meslek gruplarının değiştirildiği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. MTSO, düzenlemenin mevzuat kapsamında ve Meclisin oy birliğiyle alınan karar doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirterek uygulamanın seçim süreciyle ilgisinin bulunmadığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), yaklaşan seçimler öncesinde bazı üyelerin meslek gruplarının değiştirildiği yönündeki iddialar üzerine yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu imzasıyla yayımlanan açıklamada, yapılan düzenlemenin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 7 Ocak 2025 tarihli yazısı doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEPREM SONRASI ÜYE SAYILARINDA ARTIŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da hız kazanan inşa faaliyetleri nedeniyle başta inşaat sektörü olmak üzere bazı meslek gruplarındaki üye sayılarında önemli artış yaşandığı ifade edildi. Bu artış doğrultusunda üç yeni meslek grubunun oluşturulduğu bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NACE KODLARI REHBERİ ESAS ALINDI</span></strong></p>

<p>MTSO tarafından yapılan açıklamada, meslek gruplarına ilişkin düzenlemenin Gelir İdaresi Başkanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2025 yılında revize edilen NACE Kodları Mesleklerin Gruplandırılması Rehberi esas alınarak hazırlandığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARAR OY BİRLİĞİYLE ALINDI</span></strong></p>

<p>Düzenlemenin, MTSO’nun 2025 yılı Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda oy birliğiyle alınan karar doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtildi.&nbsp;Çalışmanın 21 Ağustos 2026 tarihinde TOBB Yönetim Kurulu tarafından onaylanarak resmiyet kazandığı aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜZENLEME 360 ODA VE BORSAYI KAPSIYOR</span></strong></p>

<p>MTSO açıklamasında, söz konusu uygulamanın yalnızca Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’na özgü olmadığı da vurgulandı. Düzenlemenin TOBB’a bağlı 360 oda ve borsanın tamamını kapsadığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“SEÇİMLE İLGİSİ BULUNMUYOR”</span></strong></p>

<p>MTSO tarafından yapılan açıklamada, düzenlemenin seçim süreciyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Özellikle altını çizmek isteriz ki seçimle alakası olmayan bu düzenleme ne gizlidir ne de üyelerimizin bilgisi dışında yapılmıştır. Bugün bu düzenlemeyi eleştiren ve üyelerimizin gruplarının değiştirildiği yönünde algı oluşturmaya çalışanlar, o gün meclis üyesi olarak kararı bizzat onaylamışlardır ve konu bilgileri dâhilindedir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ŞEFFAFLIK İLKESİNE BAĞLI KALINACAK”</span></strong></p>

<p>Açıklamanın sonunda üyelerin hak ve hukukunun korunmaya devam edileceği ifade edildi.&nbsp;MTSO, tüm düzenlemelerde mevzuata, kurumsal işleyişe ve şeffaflık ilkesine bağlı kalınacağını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/meslek-gruplari-neden-degistirildi-mtso-iddialara-yanit-verdi-1787846657.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuğunuzdaki Kronik Kabızlık Ekran Bağımlılığından Kaynaklanabilir</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklanabilir-118032</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklanabilir-118032</guid>
                <description><![CDATA[Günümüzün teknolojik olanaklarıyla büyüyen çocuklar gün içinde uzun süre ekran maruziyetiyle karşı karşıya kalıyor. Bu maruziyet süresi çocuklarda psikolojik sorunların yanında fiziksel problemlere de neden olabiliyor. Günde ortalama 4-8 saat ekran karşısında kalan çocuklarda boyun düzleşmesi, erken dönem omurga sorunları ve kronik kabızlık riski kat kat artabiliyor. Ülkemizde yapılan saha araştırmalarına göre çocukların günlük ortalama ekran süresi 4-7 saat, ergenlerde ise 6-8 saate kadar çıkabiliyor. Bu süreler, uluslararası rehberlerde önerilen limitlerin oldukça üzerinde seyrediyor. Bu nedenle çocukların büyüme döneminde alınan önlemler, kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Soner Demiral, çocuklarda ekran bağımlılığının olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biyomekanik araştırmalar, telefon veya tablet ekranına bakarken başın 60 derece öne eğilmesinin servikal omurgaya yaklaşık 27 kilogramlık ek yük bindirdiğini ortaya koymaktadır. New York Omurga Cerrahisi Araştırmaları’nın çalışmasına göre, bu pozisyon gelişmekte olan çocuk omurgasında ciddi bir baskı yaratır. Çocukların ve ergenlerin günde ortalama 5-7 saatini bu duruşta geçirdiği düşünüldüğünde, servikal omurga yılda 1.400 saatten fazla anormal yüke maruz kalır. Sonuç olarak doğal boyun eğriliği kaybolarak düzleşmeye, erken dönem boyun fıtıklarına ve kronik kas spazmlarına yol açar. Bugün hareketsiz bırakılan çocukların bu durumun bedelini ilerleyen yıllarda ödemesinden endişe edilmektedir. &nbsp;Bu tablo, literatürde “text neck” (metin boyun) veya “tech neck” sendromu olarak tanımlanır. Uzun süreli öne eğik duruş, omur eklemleri, bağlar ve kaslarda dejeneratif değişikliklere zemin hazırlayabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ekran bağımlılığı her 4 çocuktan birinde kronik kabızlığa neden oluyor</strong></span></p>

<p>Ekran bağımlılığının etkileri omurga ile sınırlı kalmamaktadır. Uzmanlar çocuklarda kabızlık oranının normalde yüzde 3-5 bandında olduğunu, ancak dijital bağımlılık ve özellikle tuvalete telefonla girme alışkanlığı nedeniyle bu oranın yüzde 25’e (her 4 çocuktan biri) yükseldiğini belirtmektedir. Tuvalette ekrana odaklanmak, dışkılama refleksini baskılayarak kronik kabızlık ve enfeksiyon riskini artırmaktadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ekran bağımlılığı miyopi ve obezite riskini de artırıyor&nbsp;</strong></span></p>

<p>Uzun süreli ekran kullanımı göz sağlığını da tehdit eder. Miyopi görülme sıklığında artış, göz kuruluğu, yanma ve dijital göz yorgunluğu sık görülür. Hareketsizlik nedeniyle obezite riski artarken, mavi ışığın melatonin baskılaması uyku düzenini bozar.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuklarınızı ekran bağımlılığından korumak için spor ve sanatı sevdirin</strong></span></p>

<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline geldiği günümüzde, çocukların fiziksel sağlığını korumak ebeveynlerin, eğitimcilerin ve sağlık profesyonellerinin ortak sorumluluğundadır. Bu konuda bazı önemli öneriler şöyle sıralanmaktadır.</p>

<ol start="”1”" style="list-style-type:”1”">
	<li>20-20-20 kuralı uygulanmalı: Her 20 dakikada 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakılmalı ve postür düzeltilmelidir.</li>
	<li>Cihazlar göz hizasında tutulmalı; boyun eğilmesi en aza indirilmelidir.</li>
	<li>Tuvalete telefon alınmamalıdır.</li>
	<li>Günlük en az 60 dakika orta-yüksek şiddette fiziksel aktivite (açık hava oyunları, spor) mutlaka sağlanmalıdır.</li>
	<li>Ailece ekransız zaman dilimleri oluşturulmalı; ebeveynler rol model olmalıdır.</li>
	<li>Boyun-sırt ağrısı, kronik kabızlık veya baş ağrısı gibi şikayetlerde erken dönemde uzman kontrolü yaptırılmalıdır.</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklanabilir-1787842832.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatyalı İş İnsanlarına Romanya’dan Yatırım Çağrısı Geldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyali-is-insanlarina-romanyadan-yatirim-cagrisi-geldi-118027</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyali-is-insanlarina-romanyadan-yatirim-cagrisi-geldi-118027</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının meclis toplantısına katılan Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Malatyalı iş insanlarını Romanya’daki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye davet etti. Toplantıda iki ülke arasındaki ticari ilişkiler ve yeni yatırım olanakları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının (MTSO) 2026 yılı Ağustos ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hakan Er başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya MTSO’nun davetlisi olarak Malatya’ya gelen Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Atalay ile yönetim kurulu üyeleri katıldı. Görüşmelerde Malatya ile Romanya arasındaki ticaret hacminin artırılması ve yeni yatırım olanakları ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET HACMİ POTANSİYELİN ALTINDA KALDI</span></strong></p>

<p>Toplantıda konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Türkiye ile Romanya arasında güçlü tarihî ve kültürel bağlar bulunduğunu belirterek bu yakınlığın ticari ilişkilere de yansıtılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Malatya ile Romanya arasındaki mevcut ticaret hacminin istenilen seviyede olmadığını ifade eden Sadıkoğlu, “2025 yılında Malatya’dan Romanya’ya, önceki yıla göre yüzde 2 artışla 3,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu yılın ilk 6 ayında ise önceki yıla göre yüzde 70 düşüşle 514 bin dolar ihracatımız oldu. Bu düşüşe, zirai don nedeniyle kayısı üretimimizin olmaması neden oldu.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608271508-35ec1f52-c09b-4b3f-8877-567363e1d172.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT VE İŞ BİRLİĞİ VURGUSU</span></strong></p>

<p>Karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesi açısından ziyareti önemsediklerini kaydeden Sadıkoğlu, “İhracatımızı artırmak ve karşılıklı iş birliğini geliştirmek istiyoruz. Türkiye ile Romanya arasındaki kültürel yakınlığın ticari ilişkiler için güçlü bir zemin oluşturduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ROMANYA’YA DEPREM TEŞEKKÜRÜ</span></strong></p>

<p>Romanya’nın 6 Şubat depremlerinde Malatya’ya sağladığı desteğe de değinen Sadıkoğlu, “Romanya’dan gelen ekipler hem arama kurtarma faaliyetlerinde hem de yardım malzemelerinin dağıtımında yanımızda oldu. Bu nedenle Romanyalı kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YATIRIM FIRSATLARI ANLATILDI</span></strong></p>

<p>Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Atalay ise meclis üyelerine yönelik gerçekleştirdiği sunumda Romanya’nın yatırım imkânları hakkında bilgi verdi. Malatyalı iş insanlarını Romanya’da yatırım yapmaya davet eden Atalay, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve iş dünyası arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasının önemine dikkati çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">25 YILLIK ÜYELERE VEFA PLAKETİ TAKDİM EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Toplantıda ayrıca MTSO üyeliğinde 25 yılını dolduran isimlere vefa plaketi takdim edildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatyali-is-insanlarina-romanyadan-yatirim-cagrisi-geldi-1787836188.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-118021</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-118021</guid>
                <description><![CDATA[Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, belirli şartlarda borcun kredi tutarının bir bölümünden tahsil edilmesinin önü açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte Türkiye Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerdeki borç şartları ve faiz indirim oranları yeniden belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ VE SGK BORCU OLAN ESNAFA KREDİ KAPISI AÇILDI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORCUN BİR KISMI KREDİDEN TAHSİL EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Borçsuzluk şartını sağlayamayan esnafa kolaylık getiren karara göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutarın 300 bin lirayı aşamayacağı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ</span></strong></p>

<p>Kararla birlikte Hazine faiz desteği kapsamındaki bazı faiz indirim oranları düşürüldü. Buna göre; yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak, yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olarak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGULAMANIN SÜRESİ BİR YIL UZATILDI</span></strong></p>

<p>Kararda ayrıca uygulamanın geçerlilik süresine ilişkin düzenlemeye yer verildi. Düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece Hazine faiz destekli esnaf kredisi uygulamasının süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1787827214.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şam’da Türk İş Dünyası İçin Yeni Fırsatlar! 40 Şirketle Ticaret Masası Kuruldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-118008</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-118008</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunulduğunu açıkladı. Şam’da 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcıyla gerçekleştirilen toplantılarda ticaret, yatırım, ortak üretim ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Şam’da Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak önemli bir buluşma gerçekleştirildiğini açıkladı.&nbsp;Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonunda Suriye Genel Ticaret Heyeti Şam’da bir araya geldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>40 TÜRK ŞİRKETİ ŞAM’DA BULUŞTU</strong></span></p>

<p>Gerçekleştirilen programa 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcının katıldığı belirtildi.&nbsp;Türk ve Suriyeli iş insanları arasında gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret ve yatırım imkânları, yeni iş birliği alanları ve ortaklık fırsatları kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HEDEF SADECE TİCARET HACMİNİ ARTIRMAK DEĞİL</strong></span></p>

<p>Bakan Bolat, hedefin yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak olmadığını belirtti.&nbsp;Yeni dönemde karşılıklı yatırımların, ortak üretimin, teknoloji ve tecrübe paylaşımının yanı sıra şirketlerin üçüncü ülkelerde birlikte hareket etmesinin de güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRK İŞ DÜNYASINDAN SURİYE’NİN YENİDEN İMARINA DESTEK</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesi, tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğu belirtildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“GÜÇLÜ BİR BULUŞMAYA İMZA ATTIK”</strong></span></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Şam’da, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak güçlü bir buluşmaya imza attık.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARINI DEĞERLENDİRDİK”</strong></span></p>

<p>Bolat, Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin şöyle konuştu:&nbsp;“Türk ve Suriyeli iş insanlarımızla; ticaret ve yatırım imkânlarını, yeni iş birliği alanlarını ve ortaklık fırsatlarını kapsamlı şekilde değerlendirdik.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ORTAK ÜRETİM VE YATIRIM HEDEFİ</strong></span></p>

<p>Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmaması, karşılıklı yatırımlar ve ortak üretim projeleriyle daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“TÜRK İŞ DÜNYAMIZ KATKI SUNMAYA HAZIR”</strong></span></p>

<p>Bolat, Türk iş dünyasının Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Türk iş dünyamız; güçlü üretim kapasitesi, köklü tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla, kardeş Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecinde önemli katkılar sunmaya hazırdır.”</p>

<p>Bakan Bolat, Şam’da gerçekleştirilen temasların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“KALICI TİCARİ ORTAKLIKLARA KATKI SAĞLAYACAK”</strong></span></p>

<p>Bolat, temasların gelecekteki iş birliklerine katkı sağlayacağına inandığını belirterek şöyle konuştu:&nbsp;“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bugün Şam’da kurduğumuz bu güçlü temasların; kalıcı ticari ortaklıklara, ortak yatırım ve üretim projelerine, iki ülkemizin refahına ve bölgemizin istikrarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ GELİŞTİRİLECEK</strong></span></p>

<p>Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geleceğine ilişkin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;“Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini, karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla daha da ileriye taşıyacağız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1787758792.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Darende’de Bal Sezonu Bereketli Geçti! Üreticinin Yüzü Güldü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/darendede-bal-sezonu-bereketli-gecti-ureticinin-yuzu-guldu-118005</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/darendede-bal-sezonu-bereketli-gecti-ureticinin-yuzu-guldu-118005</guid>
                <description><![CDATA[Darende’de yaklaşık 300-400 ailenin geçim kaynakları arasında yer alan arıcılıkta 2026 sezonu üreticilerin yüzünü güldürdü. Bahar aylarında etkili olan yağışların da katkısıyla bal rekoltesi artarken, keven ve kekik balının kilogram fiyatı ortalama 1.500 TL’ye ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Darende’de yaklaşık 300-400 ailenin geçim kaynakları arasında yer alan arıcılıkta 2026 sezonu üreticilerin yüzünü güldürdü.&nbsp;Bahar aylarında etkili olan yağışların ardından bal rekoltesinde artış yaşanırken, ilçenin yüksek rakımlı yaylaları ve zengin bitki örtüsü özellikle keven ve kekik balı üretimine katkı sağladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">250 KOVANLA ÜRETİM YAPIYOR</span></strong></p>

<p>Ayvalı Mahallesi’nde ailesiyle birlikte arıcılık yapan Ayhan Tokgöz, babasından devraldığı mesleği eşi ve çocuklarıyla sürdürüyor. Yaklaşık 250 kovanda üretim yapan Tokgöz ailesinde, 5 yaşındaki oğlundan 16 yaşındaki kızına kadar aile fertleri çalışmalara destek veriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608261517-img-7083.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ARICILIK 300-400 AİLENİN GEÇİM KAYNAĞI</span></strong></p>

<p>Darende’de arıcılığın yaklaşık 300-400 ailenin geçim kaynakları arasında bulunduğunu belirten Tokgöz, bölgenin doğal yapısının balın kalitesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Kovan sayısını her yıl artırmayı hedeflediğini belirten Tokgöz, şöyle konuştu:&nbsp;“Darende balı genel olarak organik ve kaliteli. Biz de üretimin her aşamasında hassas davranıyor, pazarımızı genişletmeye çalışıyoruz. Darende, arıcılık için aranan bölgelerden biri. Yaylalarımızda kekik ve keven bitkisi oldukça fazla. Yaklaşık 250 kovanla üretime devam ediyoruz. Daha fazla tüketicinin sofrasına ulaşmayı hedefliyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAĞIŞLAR REKOLTEYİ ARTIRDI</span></strong></p>

<p>2026 yılı bal hasadına 17 Ağustos’ta başladıklarını aktaran Tokgöz, bahar aylarında alınan yağışların doğayı canlandırdığını ve üretime olumlu yansıdığını söyledi. Bu yılki bal rekoltesinin önceki sezonlara göre daha yüksek olduğunu belirten Tokgöz, keven ve kekik balının bölgenin bitki örtüsü sayesinde kendine özgü bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DARENDE BALINA YOĞUN TALEP</span></strong></p>

<p>Darende balına Türkiye’nin farklı bölgelerinden yoğun talep geldiğini belirten Tokgöz, ürettikleri balın kilogram fiyatının ortalama 1.500 TL olduğunu söyledi.&nbsp;Pazarlama konusunda sorun yaşamadıklarını dile getiren Tokgöz, Darende balının marka haline geldiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DARENDE BALI MARKA OLDU”</span></strong></p>

<p>Tokgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Darende’de üretilen bala Türkiye’nin her bölgesinden talep geliyor. Bu nedenle pazar sorunu yaşamıyoruz. Darende balı artık marka haline geldi. İlçemizdeki arıcıların büyük bölümü kaliteye önem veriyor. Biz de balımızın kalitesi konusunda oldukça iddialıyız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇLERE ARICILIK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Arıcılığın aile bütçesine önemli katkı sunduğunu vurgulayan Tokgöz, gençleri üretime yönelmeye davet etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“GENÇLERİMİZİ ARICILIĞA DAVET EDİYORUM”</span></strong></p>

<p>Tokgöz, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“İnsanlara şifa kaynağı bir ürün sunmak çok değerli. Gençlerimizi arıcılık yapmaya ve üretime katılmaya davet ediyorum. Ailemizle birlikte arıcılığa ve organik bal üretimine devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/darendede-bal-sezonu-bereketli-gecti-ureticinin-yuzu-guldu-1787755187.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber Güvenlik Uzmanları E-Posta Spam Saldırılarına Karşı Önlemleri Sıraladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/siber-guvenlik-uzmanlari-e-posta-spam-saldirilarina-karsi-onlemleri-siraladi-118002</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/siber-guvenlik-uzmanlari-e-posta-spam-saldirilarina-karsi-onlemleri-siraladi-118002</guid>
                <description><![CDATA[E-posta çoğumuz için günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. İstenmeyen telefon aramaları gibi, bazen gelen kutunuz aniden istenmeyen ve kötü niyetli mesajlarla dolup taşar. Gelen kutunuzun spam veya dolandırıcılık mesajlarıyla dolu olmasının farklı nedenleri olabilir. Siber güvenlik şirketi ESET e-postalardaki bu artışlara karşı alınabilecek önlemleri araştırdı. Yapılması ve yapılmaması gerekenler ile ilgili önerilerini paylaştı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstenmeyen postalardaki &nbsp;artış, muhtemelen sizin de dâhil olduğunuz bir grup e-posta adresinin siber suç yeraltı dünyasında yayımlanmış olduğu anlamına gelir. Bir şirket bu bilgileri yanlışlıkla kamuya açık hâle getirmiş ve kötü niyetli kişilerin bundan kâr elde etmesine olanak sağlamış olabilir. &nbsp;Yapay zekâ araçları, dolandırıcıların spam filtrelerini atlatmak için tasarlanmış son derece ikna edici mesajlarla kimlik avı kampanyalarını genişletmelerine olanak tanır. Yapay zekâ, keşif çalışmalarında da yardımcı olabilir ve başka türlü ortaya çıkması zor olan, kamuya açık kaynaklardan e-posta adresinizi bulabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Dolandırıcılık gönderilerini durdurmanın yolu</strong></span></p>

<p>Spam gönderenlere karşı nasıl mücadele edeceğinizi ve potansiyel olarak tehlikeli dolandırıcılıkları gelen kutunuzdan nasıl uzak tutacağınıza dair birkaç ipucu :</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimlik avına karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postaları asla tıklamayın veya yanıtlamayın. Zorunluysa e-postadaki bilgileri kullanmadan ayrı olarak iletişim bilgilerini arayarak sözde göndereni doğrulayın.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Gönderen alan adlarında yazım hatası olup olmadığını kontrol edin.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Başlatmadığınız cihaz kodlarını veya MFA uyarılarını onaylamayın; bunlar, şansını deneyen bilgisayar korsanlarının işi olabilir.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Alışveriş yaparken pazarlama seçeneklerinin işaretini kaldırarak gelen kutunuzdaki spam miktarını en aza indirin.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sosyal medya hesaplarınızı gizli tutun, böylece web tarama botları e-posta adresinizi toplayamaz.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Veri ihlalleriyle ilişkili riski azaltmak için yeni hizmetlere kaydolurken ”e-postamı gizle” veya benzer maskeleme hizmetlerini kullanın.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;HaveIBeenPwned gibi bazı kimlik koruma ürünleri ve hizmetleri, dark web’de bilgilerinizi tarayarak, bu bilgilerin daha önce ihlal edilip edilmediğini kontrol edebilir veya dark web’de herhangi bir PII göründüğünde sizi uyarabilir. Bu, olası spam artışları hakkında önceden uyarı sağlar.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Saygın bir satıcıdan alınan güvenlik yazılımı, gelen kutunuzdaki istenmeyen iletişimin hacmini en aza indirebilen kimlik avı ve spam önleme özellikleri içerir. En iyi sağlayıcılar, en gelişmiş kimlik avı tekniklerine, yapay zekâ araçlarına ve dolandırıcılık kitlerine karşı bile çok katmanlı koruma sunar.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yapmamanız gerekenler</strong></span></p>

<p>Ayrıca aşağıdakileri asla yapmamanız gerektiğini unutmayın:&nbsp;</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;”Abonelikten çık” seçeneğine tıklamayın veya spam e-postalara yanıt vermeyin çünkü bu gönderen kişiye adresinizi doğrular.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimlik avı e-postalarındaki ekleri açmayın çünkü bunlar kötü amaçlı yazılımlarla tuzaklanmış olabilir.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İstenmeyen bir e-postaya yanıt olarak gerçek gibi görünse bile daha fazla kişisel veya finansal bilgi ve giriş bilgilerinizi vermeyin.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ücretsiz hediyeler veya halka açık Wi-Fi’ya kaydolmak için ana e-posta adresinizi kullanmayın.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Satın alma işleminden sonra bilgilerinizi (e-posta, ev adresi ve ödeme kartları dâhil) kaydetmeyin çünkü şirketin güvenliği ihlal edildiğinde bu bilgiler kötüye kullanılabilir.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;E-posta güvenlik ayarlarınızı sıfırlamayın veya spam ”duyarlılık” düzeylerini düşürmeyin.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/siber-guvenlik-uzmanlari-e-posta-spam-saldirilarina-karsi-onlemleri-siraladi-1787749115.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! YKS Sonuçlarında Dikkat Çeken Tablo</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi-yks-sonuclarinda-dikkat-ceken-tablo-117998</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi-yks-sonuclarinda-dikkat-ceken-tablo-117998</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9">&nbsp;<strong>Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti</strong></span></p>

<p>Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:</p>

<p>“Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı&nbsp;</strong></span></p>

<p>Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor</strong></span></p>

<p>Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek</strong></span></p>

<p>2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir.<strong>&nbsp;</strong>Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi-1787741632.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kayısı Sektöründe Yeni Sayfa Açılıyor: Tüm Paydaşlar Aynı Sistemde Buluşacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kayisi-sektorunde-yeni-sayfa-aciliyor-tum-paydaslar-ayni-sistemde-bulusacak-117991</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kayisi-sektorunde-yeni-sayfa-aciliyor-tum-paydaslar-ayni-sistemde-bulusacak-117991</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, kayısı sektörünün tüm paydaşlarını ortak akıl etrafında buluşturacak “Kayısı Çalışma Platformu”nu kısa sürede hayata geçireceklerini açıkladı. Sadıkoğlu, üreticiden tüccara, esnaftan ihracatçıya kadar sektörün bütün kesimlerinin kazanacağı sürdürülebilir bir yapı hedeflediklerini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 15 Temmuz Şehitleri Şire Pazarı’nı ziyaret ederek kayısı tüccarları ve esnafla bir araya geldi. Pazardaki iş yerlerini tek tek gezen Sadıkoğlu, esnafın karşılaştığı sorunlar ile sektöre yönelik talep ve beklentileri yerinde dinledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAHA ÇALIŞMALARI VE ÜYE ODAKLI YÖNETİM ANLAYIŞI</span></strong></p>

<p>MTSO’nun çalışmalarını üyelerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiğini belirten Sadıkoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bizim için sahada olmak, esnafımızla aynı ortamı paylaşmak ve sorunlarını doğrudan kendilerinden dinlemek çok kıymetli. Odamızın çalışmaları masa başında değil, üyelerimizin ve iş dünyamızın ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor. Bu nedenle fırsat buldukça üyelerimizi ziyaret ediyoruz. Bugün de Şire Pazarı esnafımızla bir araya geldik. Sıcak karşılamaları ve ilgileri için teşekkür ediyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608261013-45f7b7f9-61d4-4364-a692-132c46dfaa58%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRE PAZARI MALATYA EKONOMİSİNİN KİLİT NOKTASI</span></strong></p>

<p>Şire Pazarı’nın Malatya’nın ticari kimliğinde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Sadıkoğlu, pazarda faaliyet gösteren esnafın kent ekonomisi ve kayısı ticaretinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Sadıkoğlu, değerlendirmelerine şöyle devam etti:&nbsp;"Burası, Malatya denildiğinde akla gelen önemli ticaret merkezlerinden biri. Burada faaliyet gösteren esnafımız, şehrimizin ticaret kültürünün ve kayısı ekonomisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Üreticiden tüccara, ihracatçıdan nakliyeciye kadar geniş bir ekonomik zincirin içerisinde önemli bir görev üstleniyorlar."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISI SAKTORÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR SİSTEM HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Kayısı sektöründe sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Sadıkoğlu, üretici, esnaf, tüccar ve ihracatçıların aynı sistem içerisinde kazanmasının önemine işaret etti. Sektördeki dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Sadıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kayısıda üreticinin de esnafın da tüccarın da ihracatçının da kazanacağı bir sistem kurmamız gerekiyor. Zincirin bir tarafının kazandığı, diğer tarafının kaybettiği bir yapı sürdürülebilir değildir. Üreticimiz emeğinin karşılığını almalı, tüccarımız sağlıklı bir ticaret yapabilmeli, ihracatçımız da dünya pazarlarında rekabet edebilecek fiyat ve maliyet yapısına sahip olmalıdır."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISI ÇALIŞMA PLATFORMU HAYATA GEÇİYOR</span></strong></p>

<p>Kısa süre içerisinde "Kayısı Çalışma Platformu"nu hayata geçireceklerini açıklayan Sadıkoğlu, platform aracılığıyla sektörün bütün temsilcilerini ortak akıl temelinde buluşturacaklarını aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRÜN TÜM SÜREÇLERİ ELE ALINACAK</span></strong></p>

<p>Kayısının üretiminden pazarlanmasına, ihracatından markalaşmasına kadar bütün süreçlerin kapsamlı şekilde ele alınacağını kaydeden Sadıkoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;"Sorunları birlikte tespit edecek, çözüm önerilerini birlikte geliştirecek ve kayısımızın dünya pazarlarındaki gücünü artırmak için somut adımlar atacağız. Kayısı için birlikte çalışacağız, Malatya için birlikte kazanacağız."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/kayisi-sektorunde-yeni-sayfa-aciliyor-tum-paydaslar-ayni-sistemde-bulusacak-1787730912.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Üç Ayın Zirvesi Sonrası Dengelendi! Altın Yatırımcıları ABD Enflasyon Verisine Odaklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-117988</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-117988</guid>
                <description><![CDATA[Önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesine ulaşan altın fiyatları, çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasalarda gözler ABD'den gelecek PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesini görmesinin ardından çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasaların odağında ABD'nin açıklayacağı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da vereceği mesajlar bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTINDA YÜKSELİŞ SONRASI SAKİN GÖRÜNÜM</span></strong></p>

<p>Spot altının ons fiyatı fazla değişmeyerek 4.652,39 dolar seviyesinde kaldı. Altın, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım programını artıracağını açıklamasının ardından başlayan yükselişini salı günü de sürdürerek mayıs ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 yükselerek 4.709,20 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER FED'İN ENFLASYON GÖSTERGESİNDE</span></strong></p>

<p>Yatırımcıların bugün odaklandığı başlıca veri, Fed'in para politikası kararlarında yakından izlediği temmuz ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Piyasalar ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh'ın cuma günü Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Warsh'ın faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların, eylül toplantısına yönelik beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜK ENFLASYON ALTINI DESTEKLEYEBİLİR</span></strong></p>

<p>Analistler, enflasyonun beklentilerin altında kalması ve Warsh'ın güvercin ya da dengeli bir mesaj vermesi halinde altın fiyatlarında yükselişin güç kazanabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda reel faizlerin gerileyeceği beklentisinin artması, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini yükseltebilir. ABD'de son dönemde açıklanan istihdam verilerindeki zayıflama ve tüketici enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi, eylül ayında faiz artışı beklentilerini sınırlamıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PİYASALAR FED'DEN FAİZ KARARI BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed'in gelecek ay faizleri sabit bırakma ihtimalini yüzde 63,6 olarak fiyatlıyor. Bu nedenle PCE verisi ve Jackson Hole'dan gelecek mesajların, önümüzdeki dönemde altının yönü açısından kritik olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HÜRMÜZ GELİŞMESİ DEĞERLİ METALLERİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Jeopolitik gelişmeler de değerli metal piyasalarının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin Umman ile görüşmeleri yeniden başlattığını açıklaması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Piyasalarda jeopolitik risklerin seyri ve petrol fiyatlarındaki hareketlerin yanı sıra dolar ve faiz beklentileri de altının yönü açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMÜŞ PLATİN VE PALADYUM YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Diğer değerli metallerde ise yükseliş öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,7 artışla 69,09 dolara, platin yüzde 0,6 yükselişle 1.869,22 dolara, paladyum ise yüzde 1,4 artışla 1.345,30 dolara çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1787725312.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okul Alışverişinde Planlı Dönem Başladı! Ailelerin yüzde 89’u Liste Yapmadan Alışverişe Çıkmıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okul-alisverisinde-planli-donem-basladi-ailelerin-yuzde-89u-liste-yapmadan-alisverise-cikmiyor-117982</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okul-alisverisinde-planli-donem-basladi-ailelerin-yuzde-89u-liste-yapmadan-alisverise-cikmiyor-117982</guid>
                <description><![CDATA[n11’in 500’ü aşkın ebeveynle gerçekleştirdiği ”Okula Dönüş Tüketici Araştırması 2026”, yeni eğitim dönemi öncesi velilerin alışveriş haritasını çıkardı. Araştırmaya göre ailelerin %78’i okul alışverişi için 5 bin TL ve üzeri bütçe ayırırken, %89’u liste odaklı ve planlı alışverişi tercih ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından n11, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin harcama alışkanlıklarını, karar alma mekanizmalarını ve bütçe yaklaşımlarını inceleyen "Okula Dönüş Tüketici Araştırması 2026" çalışmasını yayımladı. Türkiye genelinde okul çağında çocuğu olan 500’den fazla ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, ailelerin alışverişe planlı yaklaştığını gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÇELER YÜKSELİYOR PLANLI DÖNEM BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Araştırma bulgularına göre, artan maliyetler ve çeşitlenen ihtiyaçlar doğrultusunda ailelerin okula dönüş bütçelerinde belirgin bir artış yaşandı. Katılımcıların %78’i okula dönüş alışverişi için 5 bin TL ve üzeri bütçe ayırdığını belirtirken, %45’lik bir kesim bütçesinin 10 bin TL’nin üzerinde olduğunu ifade etti. Bütçelerdeki bu yükselişle birlikte katılımcıların %89’u alışverişe çıkmadan önce ihtiyaç listesi hazırladığını aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİYAT KALİTE VE MARKA GÜVENİ ÖN PLANDA</span></strong></p>

<p>Satın alma kararını etkileyen unsurlar arasında %82 ile fiyat ilk sırada yer aldı. Fiyat faktörünü %66 ile marka güveni ve %66 ile ürün kalitesi takip etti. Ebeveynlerin fiyat/performans dengesini gözetirken ürünlerin dayanıklılığı ve çocukların sağlığı için güvendikleri markaları tercih ettiği belirlendi. Karar mekanizmasında ise velilerin %61’i ve öğrencilerin %55’i satın alma kararlarını ortaklaşa aldıklarını beyan etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OKUL SEPETİNİN İLK SIRASINDA KIRTASİYE VAR</span></strong></p>

<p>Ailelerin alışveriş listelerinde ilk sırayı kalem, silgi, defter ve okul çantası gibi temel kırtasiye ürünleri aldı. Kırtasiyeyi günlük kullanımda öne çıkan suluk ve mataralar izledi. Liste düzeninde üst sıralarda yer alan diğer kategoriler ise ayakkabı, yardımcı ders kitapları ve okul kıyafetleri oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL KANALLAR VE KIYASLAMA SİTELERİ TERCİH EDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Alışveriş öncesi araştırma süreçlerinde velilerin en çok başvurduğu mecraların başında e-ticaret platformları ve fiyat karşılaştırma siteleri geldi. Katılımcıların marka tercihlerinde Faber-Castell, Adel, Adidas, Nike ve LC Waikiki öne çıkarken; indirim kampanyaları, taksit imkanları ve özel okul paketleri satın alma motivasyonunu artıran etkenler olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">N11’DEN OKULA DÖNÜŞ DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Tüketicilerin planlı alışveriş eğilimleri doğrultusunda hareket eden n11, bu dönemde geniş ürün yelpazesi, 9 taksit imkanı ve herkese kargo bedava avantajlarıyla ailelerin yanında yer aldığını duyurdu. Platform, ihtiyaç duyulan ürünleri tek noktada buluşturarak okula dönüş sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/okul-alisverisinde-planli-donem-basladi-ailelerin-yuzde-89u-liste-yapmadan-alisverise-cikmiyor-1787673917.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okula dönüşte çanta uyarısı: Hafif çanta, doğru taşıma ve bol hareket</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket-117980</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket-117980</guid>
                <description><![CDATA[Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, okulların açılmasına kısa bir süre kala ideal okul çantası seçimi hakkında uyarılarda bulundu. Uçgun, çantanın çocuğun fiziksel özelliklerine uygun olması gerektiğini belirterek, omurga sağlığı için en iyi yatırımın hareketli bir çocukluk olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasına kısa bir süre kala ailelerin hazırlıkları hız kazanırken, okul çantası seçimi de önemli gündemlerden biri haline geliyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, çanta seçiminde yalnızca renk, model ve dayanıklılığın değil, çantanın çocuğun fiziksel özelliklerine uygunluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGUN OLMAYAN ÇANTA AĞRILARA NEDEN OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Çocukluk ve ergenlik döneminin kas-iskelet sisteminin gelişmeye devam ettiği dinamik bir süreç olduğunu belirten Doç. Dr. Hikmet Uçgun, çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantanın uzun süre taşınmasının çeşitli yakınmalara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uçgun, "Çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantayı özellikle uzun süre taşımak; yürüyüş sırasında gövdenin öne doğru eğilmesine, omuzların öne gelmesine ve kasların normalden daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bunun sonucunda omuz, boyun ve sırt bölgesinde yorgunluk, hassasiyet ve ağrı görülebilir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"AĞIR ÇANTA MUTLAKA OMURGA BOZUKLUĞU YAPAR" DEMEK DOĞRU DEĞİL</span></strong></p>

<p>Çanta ağırlığının yanı sıra taşıma süresi ve çantanın nasıl taşındığının da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Uçgun, ağır okul çantaları konusunda ailelerin gereksiz kaygıya kapılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Uçgun, "Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak gerekir: ‘Ağır okul çantası çocukta mutlaka kalıcı omurga bozukluğu oluşturur’ şeklinde bir çıkarım bilimsel olarak doğru değildir. Mevcut araştırmalar okul çantasının ağırlığı ile çocuklarda bel ağrısı arasında tek başına doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu kesin olarak ortaya koymamaktadır. Çantanın ağırlığının yanı sıra ne kadar süre taşındığı, nasıl taşındığı, çocuğun yaşı, fiziksel kapasitesi ve günlük aktivite düzeyi birlikte değerlendirilmelidir." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İDEAL OKUL ÇANTASI NASIL OLMALI?</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Hikmet Uçgun, doğru okul çantası seçiminde önceliğin çocuğun vücut ölçülerine uygunluk ve kullanım kolaylığı olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uçgun, "Çanta mümkün olduğunca hafif olmalı ve çocuğun vücut ölçülerine uygun seçilmelidir. ‘Büyüyünce de kullanır’ düşüncesiyle çocuğun gövdesine göre çok büyük bir çanta almak doğru bir yaklaşım değildir. İki omuz askısı bulunan sırt çantaları tercih edilmeli; askılar geniş, mümkünse destekli ve ayarlanabilir olmalıdır. Çanta her iki omuza takılmalı ve sırta mümkün olduğunca yakın durmalıdır. Çantanın alt kısmının bel seviyesinin çok aşağısına sarkmaması önemlidir. Göğüs veya bel kemeri bulunan modeller, özellikle yükün fazla olduğu durumlarda çantanın vücuda daha yakın ve dengeli taşınmasına yardımcı olabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AĞIR EŞYALAR SIRTA YAKIN YERLEŞTİRİLMELİ</span></strong></p>

<p>Çantanın yalnızca dış görünüşünün değil, iç düzeninin de önemli olduğunu ifade eden Uçgun, ağır kitap ve materyallerin sırta yakın bölmelere yerleştirilmesini önerdi.</p>

<p>Uçgun, "Ağır kitap ve materyaller sırta yakın bölmelere, daha hafif eşyalar ise dış bölmelere yerleştirilebilir. Böylece yükün vücuttan uzaklaşarak çocuğu geriye doğru çekmesi azaltılabilir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇANTA AĞIRLIĞI İÇİN YÜZDE ON KURALI</span></strong></p>

<p>Ailelere çantayı zaman zaman tartmalarını da öneren Uçgun, literatürde çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 10’u civarında tutulmasının sık kullanılan pratik bir referans olduğunu belirtti. Ancak bu oranın kesin bir sınır olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uçgun, "Çocuğun çantayı taşırken zorlanması, ağrı hissetmesi veya duruşunu belirgin biçimde değiştirmesi rakamlardan daha önemli uyarı işaretleridir." uyarısında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OKULA YÜRÜYEN ÇOCUKLARDA TAŞIMA SÜRESİNE DİKKAT</span></strong></p>

<p>Çantaların fazla doldurulmasının yürüyerek okula giden çocukları nasıl etkilediği konusunda değerlendirmelerde bulunan Uçgun, taşıma süresinin belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uçgun, "Burada yalnızca ‘Çanta kaç kilogram?’ sorusuna değil, ‘Çocuk bu çantayı ne kadar süre taşıyor?’ sorusuna da bakmamız gerekiyor. Servisle okula gidip çantasını birkaç dakika taşıyan bir çocukla aynı ağırlıktaki çantayı 20-30 dakika yürüyerek taşıyan çocuğun maruz kaldığı yük aynı değildir. Taşıma süresi uzadıkça kasların çalışma süresi ve yorgunluk artabilir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ÇOCUK YÜRÜMEKTEN UZAKLAŞTIRILMAMALI"</span></strong></p>

<p>Çanta ağırlığı yüzünden çocukların yürüyüş yapmaktan engellenmemesi gerektiğini vurgulayan Uçgun, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Buradan ‘Çocuk ağır çanta taşıyor, o halde okula yürümemeli’ sonucu çıkarılmamalıdır. Tam tersine, yürüyüş çocuklar için son derece değerli bir fiziksel aktivitedir. Çözüm yürüyüşü azaltmak değil; gereksiz yükü azaltmak ve çantayı çocuğa uygun hale getirmektir. Okullar da her gün bütün kitapların taşınmasını gerektirmeyen ders programları, okul dolapları ve dijital materyaller ile günlük çanta yükünü azaltabilir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI GELİŞİM İÇİN HAREKET ŞART</span></strong></p>

<p>Sağlıklı bir kas-iskelet sistemi için çocuğun gün içerisindeki toplam hareketliliğinin önemine dikkat çeken Uçgun, "Çocukların koşmasına, zıplamasına, tırmanmasına, bisiklete binmesine, oyun oynamasına ve farklı sporları deneyimlemesine fırsat verilmelidir. Çocukluk dönemindeki hareket yalnızca kasları değil, kemik yapısını, denge ve koordinasyonu, kalp-akciğer kapasitesini ve motor becerileri de geliştirir." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"EN İYİ YATIRIM HAREKETLİ BİR ÇOCUKLUK"</span></strong></p>

<p>Ailelere mesajını ileten Doç. Dr. Hikmet Uçgun, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Hafif, çocuğun boyutlarına uygun ve iki omuzda taşınan bir çanta tercih edin; içine gerçekten o gün ihtiyaç duyulanları koyun ve çocuğunuzu hareket etmekten korumayın, hareket etmesi için fırsat yaratın. Sağlıklı bir omurga için en iyi yatırım yalnızca doğru çantayı almak değil; hareketli bir çocukluk oluşturmaktır."</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket-1787671038.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akran zorbalığı okul kapısında bitmiyor, çocuğun odasına kadar giriyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/akran-zorbaligi-okul-kapisinda-bitmiyor-cocugun-odasina-kadar-giriyor-117976</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/akran-zorbaligi-okul-kapisinda-bitmiyor-cocugun-odasina-kadar-giriyor-117976</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu’nun tutanak ve sunumlarından derlenen rapor, çocuklar arasındaki zorbalığın ulaştığı boyutları ortaya koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Komisyon tutanaklarının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sunumları ve TÜİK Türkiye Çocuk Araştırması verilerinin kullanıldığı çalışmada, hem geleneksel akran zorbalığı hem de giderek büyüyen siber zorbalık riski ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER YÜZ ÇOCUKTAN ON DÖRDÜ ZORBALIĞA UĞRUYOR</span></strong></p>

<p>Rapora göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akranları tarafından zorbalığa maruz kalıyor. En sık rastlanan zorbalık biçimi ise alay edilme olarak öne çıkıyor. Çocukların yüzde 7,2’si kasıtlı biçimde sosyal gruplardan dışlanırken, fiziksel şiddete maruz kalanların oranı yaklaşık yüzde 4,4 olarak bildiriliyor. Görme, duyma, yürüme, öğrenme, iletişim kurma veya öz bakım gibi alanlarda işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda ise zorbalığa uğrama oranı yaklaşık yüzde 27’ye yükseliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"HER ÇOCUK ÇATIŞMASI ZORBALIK DEĞİLDİR"</span></strong></p>

<p>Akran zorbalığının çocuklar arasındaki sıradan anlaşmazlıklarla karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Öncelikle zorbalığı doğru tanımlamak gerekiyor. Çocuklar ve ergenler zaman zaman tartışabilir, kavga edebilir, bir süre sonra da barışabilirler. Her tartışmayı, her ses yükseltmeyi veya çocuklar arasındaki her anlaşmazlığı akran zorbalığı olarak değerlendirmek doğru değildir. Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması gerekir. Planlı, sistematik ve karşı tarafı ezmeye, sindirmeye veya dışlamaya yönelik bir davranış varsa burada zorbalıktan söz ederiz." dedi.</p>

<p>Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, "Alay etme, lakap takma, hakaret, tehdit gibi sözel davranışların yanı sıra dedikodu çıkarma, gruba almama, kasıtlı olarak yalnız bırakma gibi ilişkisel zorbalık biçimleri de vardır." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ÇOCUK ÇOĞU ZAMAN BANA ZORBALIK YAPILIYOR DEMEZ"</span></strong></p>

<p>Zorbalığın fark edilmesinde aile ve öğretmenlerin çocuğun davranışlarındaki değişimi iyi gözlemlemesi gerektiğini dile getiriben Prof. Dr. Tarhan, çocuğun yaşadıklarını doğrudan anlatmayabileceğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, "Çocuk çoğu zaman ‘Bana zorbalık yapılıyor’ diye gelip söylemez. Özellikle eleştirilmekten, suçlanmaktan veya ‘Sen de karşılık verseydin’ denmesinden korkuyorsa yaşadıklarını içine atabilir. Daha önce severek okula giden bir çocuk okula gitmek istemiyorsa, sabahları karın veya baş ağrısı gibi yakınmalar geliştiriyorsa, ders başarısı düşüyorsa, içine kapanıyorsa, arkadaşlarından uzaklaşıyorsa, odasına kapanmaya başladıysa, uyku ve iştah düzeni değiştiyse bunun arka planına bakmak gerekir. Okul reddinin arkasından kimi zaman akran zorbalığı çıktığını görüyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p>Çocuğun sorgulanmak yerine dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, "‘Niye konuşmuyorsun, sana ne oldu?’ diye herkesin içinde çocuğu sıkıştırmak yerine, birebir konuşup ‘Senin için yapabileceğim bir şey var mı, anlatmak ister misin?’ denilmelidir. Çocuğu konuşturmanın yolu konferans vermek değil, yatay ilişki kurmak ve onu gerçekten dinlemektir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FARKLI OLAN ÇOCUK DAHA KOLAY HEDEF OLUYOR</span></strong></p>

<p>Raporda işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda zorbalık oranının yaklaşık yüzde 27’ye çıkmasını değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, farklılıkların okul ortamında kolaylıkla hedef haline getirilebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>"Özel yetenekli, sosyal iletişimde zorlanan veya takım ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çeken çocukların daha fazla zorbalığa maruz kalabildiğini görüyoruz." diyen Prof. Dr. Tarhan, akademik zekâsı yüksek bir çocuğun dahi sosyal ipuçlarını okumakta zorlanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, "Diğer çocuklarla aynı biçimde tepki vermeyince önce farklı görülür, ardından alay konusu olabilir ve süreç zorbalığa dönüşebilir. Akademik zekâ ile sosyal ve duygusal beceriler her zaman aynı ölçüde gelişmiyor. Bu nedenle çocuğu yalnızca ‘utangaç’, ‘uyumsuz’ veya ‘garip’ şeklinde etiketlemek yerine sosyal iletişim becerileri açısından değerlendirmek gerekir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YANLIŞ GÜÇ ALGISI VE SINIF İKLİMİ</span></strong></p>

<p>Zorbalığın merkezinde çoğu zaman yanlış bir güç algısının bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, "Zorbalığın temelinde çoğu zaman güç üzerinden kurulan yanlış bir ilişki vardır: ‘Ben güçlüyüm, o savunmasız; o halde onu ezebilirim.’ Empati ve merhametin zayıfladığı ortamlarda farklı olan çocuk daha kolay hedef haline gelir. Bir başka önemli sorun da sessiz kalan öğrencilerin görünmez hale gelmesidir. Zorbalık yalnızca zorbanın ve mağdurun sorunu değildir; sınıfın tamamını ilgilendiren bir okul iklimi problemidir." ifadesinde bulundu.</p>

<p>Bu noktada öğretmene önemli sorumluluk düştüğünü söyleyen Prof. Dr. Tarhan, sınıfın liderinin öğretmen olması gerektiğini belirterek, "İyi bir öğretmen sınıfındaki öğrencileri tanır; geride kalanı, sessizleşeni, dışlananı fark eder. Fakat bunu çocuğu herkesin önünde teşhir ederek değil, birebir ve empatik iletişim kurarak yapar." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORBALIK YAPAN ÇOCUĞUN DUYGUSAL İHTİYACI</span></strong></p>

<p>"Zorbalık yapan çocuk da sadece ‘kötü çocuk’ diye damgalanmamalıdır." diyen Prof. Dr. Tarhan, "Her şiddet davranışı aynı zamanda bir mesajdır. Çocuğun hangi duygusal ihtiyacının karşılanmadığına, ailede nasıl bir iletişim gördüğüne, kendisini değersiz hissedip hissetmediğine bakmak gerekir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, sevginin az, baskının ve eleştirinin fazla olduğu ailelerde çocuğun şiddeti problem çözme yöntemi olarak öğrenebildiğini belirterek, "Ailede sıcak bir ortamın olmaması hem fail olmaya hem de kurban olmaya zemin hazırlayabiliyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİBER ZORBALIKTA GÜVENLİ ALAN KAYBOLUYOR</span></strong></p>

<p>Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de dijitalleşmeyle birlikte zorbalığın okul dışına taşınması oldu. Siber zorbalık raporda; dijital platformlar üzerinden tehdit, taciz, alay, iftira, siber şantaj ve mahremiyet ihlali yoluyla çocukların psikolojik ve sosyal olarak hedef alınması şeklinde tanımlanıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan ise sosyal medyanın zorbalığın "seyirci kitlesini" büyüttüğünü belirterek, "Eskiden birkaç kişinin gördüğü bir alay veya dışlama olayı sınırlı bir çevrede kalırken, bugün sosyal medyanın viral etkisiyle onlarca, yüzlerce hatta çok daha fazla kişiye ulaşabiliyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SİBER ZORBALIKTA OKULUN KAPISI KAPANMIYOR"</span></strong></p>

<p>Siber zorbalığın yüz yüze zorbalığa göre en önemli farklarından birinin süreklilik olduğuna dikkat çeken Tarhan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yüz yüze zorbalık çoğunlukla belirli bir fiziksel ortamda meydana gelir. Çocuk okuldan çıktığında belli ölçüde güvenli alanına dönebilir. Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor. Bu durum mağdurda ‘kaçabileceğim güvenli bir alan yok’ duygusunu oluşturabiliyor."</p>

<p>Dijital ortamda bir fotoğraf veya videonun tekrar tekrar paylaşılmasının travmatik etkiyi sürdürebildiğini kaydeden Tarhan, çocuklarda okul reddi, akademik başarı düşüşü, içe kapanma, depresif belirtiler ve yoğun kaygının görülebileceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKRAN BAŞINDA GEÇEN UZUN SAATLER</span></strong></p>

<p>Raporda çocukların yaklaşık yüzde 80’inin günde üç saatten fazla aktif olarak dijital ekran karşısında kaldığı bildiriliyor. Raporda aşırı ekran maruziyetinin odaklanma zafiyeti ve öğrenilen bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılmasında sorunlarla ilişkilendirildiği de ifade ediliyor.</p>

<p>Kontrolsüz kullanımın gerçek ilişkilerin yerine sanal ilişkileri geçirebildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, "Ben sosyal medyanın akran ilişkilerinde zaman zaman toksik etki yaptığını düşünüyorum. Gerçek akran ilişkisinde yüz yüze iletişim, fiziksel temas, mimikleri okuma, karşı tarafın sevincini ve üzüntüsünü gözlemleme vardır. Empati bu ilişkiler içerisinde gelişir. Ekran ilişkisinde ise bunların önemli bir bölümü ortadan kalkıyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL ANESTEZİ UYARISI</span></strong></p>

<p>Uzun süreli ve amaçsız ekran kullanımını "dijital anestezi" kavramıyla açıklayan Prof. Dr. Tarhan, "Çocuk ekranın karşısına geçtiğinde zaman ve öncelik algısını kaybedebiliyor. Çocuğa amaçlı kullanmayı, zaman yönetimini, dijital ortamda karşısındakinin de duyguları olan gerçek bir insan olduğunu öğretmek gerekir. Empatiyi öğretmek burada çok değerlidir; çünkü empatiyi öğrenen çocuk siber zorbalığa daha az yönelir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYADA SOSYAL MEDYAYA YAŞ SINIRLAMASI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Raporda farklı ülkelerin çocukları dijital risklerden korumak amacıyla aldığı önlemlere de yer veriliyor. Çin’de 16 yaşından küçüklerin ebeveyn izni olmadan sosyal medya hesabı açmasına sınırlama getirildiği, Güney Kore’de 16 yaş altındaki çocuklara yönelik gece çevrimiçi oyun kısıtlamalarının uygulandığı, ABD’nin Florida eyaletinde küçük yaştaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğu aktarılıyor. Raporda ayrıca Avustralya, Yunanistan ve İrlanda’daki düzenleme tartışmaları ile Türkiye’de 13 yaş altının sosyal ağlara erişimine yönelik çalışma bilgileri de yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DIŞ DENETİMDEN İÇ DENETİME GEÇİŞ</span></strong></p>

<p>Küçük yaşlarda ekran kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, "Ergenlik döneminde yalnızca yasaklayıcı bir yaklaşım çoğu zaman ters etki yapabilir. Çocuk, anne babanın bulunmadığı ortamda yine dijital dünyayla karşılaşacaktır. Eğer iç denetim geliştirmemişse yasak kalktığı anda kontrolsüz kullanıma yönelebilir. Bu nedenle hedef dış denetimden iç denetime geçiş olmalıdır." dedi.</p>

<p>"Burada dijital ebeveynlik gerekiyor." diyen Tarhan, anne ve babanın hem sınır koyması hem de sınırın nedenini anlatması gerektiğini belirterek, çocuklara medya okuryazarlığı ve bilinçli dijital kullanım becerileri kazandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"AKRAN NEZAKETİ" VE DİJİTAL ETİK</span></strong></p>

<p>Raporda zorbalıkla mücadelede "akran nezaketi" ve "dijital nezaket" kavramları da öne çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum iş birliğiyle "Zorbalıktan Uzak Programı"nın pilot uygulamalarının yürütüldüğü, 12-13 yaş grubunda akrandan akrana eğitim programlarının gerçekleştirildiği belirtiliyor. Uzmanların ilkokul üçüncü sınıftan itibaren dijital etik kuralların müfredata alınmasını istediği aktarılırken, BTK’nın da siber zorbalığı "siber nezakete", akran zorbalığını ise "akran nezaketine" dönüştürmeyi amaçlayan çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"NEGATİFLE MÜCADELENİN YOLU POZİTİFİ ARTIRMAKTIR"</span></strong></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan da zorbalığı yalnızca yasaklama ve cezalandırma yaklaşımıyla çözmenin mümkün olmadığını belirterek "akran nezaketi" kavramının önemine dikkat çekti. Tarhan, "Akran zorbalığıyla mücadelede yalnızca negatifi ortadan kaldırmaya çalışmak yeterli değildir. Negatifle mücadelenin en etkili yollarından biri pozitifi artırmaktır. Bu nedenle ‘akran zorbalığı’nın karşısına ‘akran nezaketi’ni koymak gerekir. Nezaketin içerisinde empati vardır; karşı tarafın hakkını, ihtiyacını ve duygusunu dikkate almak vardır. Yalnızca karşı tarafı anlamak değil, onu incitmeden problemi çözme becerisi vardır." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"TEKNOLOJİ HIZ VERİR AMA DEĞERLER YÖN GÖSTERİR"</span></strong></p>

<p>Zorbalığı önlemede sosyal ve duygusal eğitimin ergenliğe bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Tarhan, "Bilgi yüklemekten önce çocuğun karakterine bir pusula kazandırılması önemlidir. Çünkü teknoloji hız verir ama değerler yön gösterir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Empatinin doğuştan değişmez bir özellik değil, öğrenilebilen bir beceri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, "Değer eğitimini yalnızca haftada bir saatlik ders olarak düşünmemek gerekir. Değer içerikli eğitim olmalıdır. Matematikte, edebiyatta, tarihte, hatta fen derslerinde bile olaylar üzerinden adalet, dürüstlük, merhamet, iş birliği ve sorumluluk tartışılabilir. Böylece değerler teorik bir bilgi olmaktan çıkar, günlük hayatın parçası haline gelir." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"İLAÇ EMPATİK İLETİŞİMDİR"</span></strong></p>

<p>Zorbalık gerçekleştikten sonra yalnızca cezalandırmaya odaklanmanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Zorbalık yapan çocuğun yaptığı davranışın sonucunu görmesi, mağdurun ne hissettiğini anlaması ve sorumluluk alması sağlanmalıdır. Akran zorbalığının karşısına akran nezaketini koymak gerekir. Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir. Bütün kötücül davranışların ortak noktalarından biri empati yoksunluğudur. Çocuğun vicdanını, merhametini ve empati kapasitesini geliştirirsek zorbalık ortaya çıktıktan sonra peşinden koşmak yerine daha ortaya çıkmadan önleyebiliriz."</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/akran-zorbaligi-okul-kapisinda-bitmiyor-cocugun-odasina-kadar-giriyor-1787664494.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Otizmde Erken Belirtilere Dikkat: Uzmanından Ailelere Önemli Uyarı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/otizmde-erken-belirtilere-dikkat-uzmanindan-ailelere-onemli-uyari-117966</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/otizmde-erken-belirtilere-dikkat-uzmanindan-ailelere-onemli-uyari-117966</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, otizm spektrum bozukluğunun temel özellikleri, erken dönemde görülebilen belirtileri ile dil ve sosyal iletişim alanında neden olduğu güçlükler hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Otizmin sosyal iletişim ve etkileşim alanlarında yaşanan güçlüklerin yanı sıra tekrarlayıcı, basmakalıp davranışlar ve duyusal hassasiyetlerle seyreden nörogelişimsel bir durum olarak tanımlandığını ifade eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Günümüzde otizm, tek bir tablo yerine farklı özellik ve düzeylerin bir arada bulunduğu ‘otizm spektrum bozukluğu’ kavramıyla ele alınıyor.” dedi.</p>

<p>Geçmişte Asperger sendromu ve atipik otizm gibi ayrı tanılarla ifade edilen bazı durumların da artık otizm spektrumu içerisinde değerlendirildiğini aktaran&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Spektrumda özellikle sosyal iletişim ve etkileşim alanındaki güçlükler ön plana çıkıyor.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlk belirtiler 1,5 yaş civarında görülebiliyor!</strong></span></p>

<p>Otizm spektrumuna ilişkin bazı belirtilerin yaklaşık 1,5 yaşından itibaren fark edilebildiğine işaret eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti:</p>

<p>“Çocuğun sosyal etkileşimde zorlanması, sosyal gülümsemeye karşılık vermemesi, ismiyle seslenildiğinde bakmaması veya seslenmeye tepki vermemesi erken dönemde dikkat çekebilen belirtiler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocukların ebeveynleriyle birlikte oynanan ‘ce-ee’ gibi karşılıklı oyunlara katılmaması, bir nesne ya da yöne işaret edildiğinde oraya bakmaması ve çevresindeki kişilere ya da olaylara beklenen düzeyde ilgi göstermemesi de sosyal iletişim açısından değerlendirilmesi gereken işaretler arasında bulunuyor.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Dil gelişimindeki farklılıklar dikkat çekiyor!</strong></span></p>

<p>Otizm spektrumunda dil gelişiminin de farklı şekillerde etkilenebildiğini vurgulayan&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Çocuğun hiç konuşmaması, konuşmanın yaşıtlarına göre gecikmesi veya konuşma gelişmiş olsa bile dilin sosyal iletişim amacıyla uygun şekilde kullanılmaması görülebiliyor.” dedi.</p>

<p>Özellikle ergenlik ve yetişkinlik döneminde ortaya çıkabilen durumlara da değinen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Mecazları anlamakta zorlanma, sosyal iletişimi kendiliğinden başlatamama ve farklı sosyal ortamlara uygun dil kullanımı konusunda güçlük yaşama gibi durumlar da görülebiliyor. Bu özelliklerin görülme biçimi ve şiddeti, otizm spektrumundaki bireyler arasında farklılık gösterebiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tekrarlayıcı davranışlar ve duyusal hassasiyetler görülebiliyor!</strong></span></p>

<p>Otizmin bir diğer önemli özelliğini davranışsal farklılıkların oluşturduğuna dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Tekrarlayıcı hareketler ve basmakalıp davranışlar bunlar arasında yer alıyor.” dedi.</p>

<p>Bunun yanında duyusal uyaranlara karşı aşırı hassasiyet (hipersensitivite) veya uyaranlara karşı beklenenden daha az tepki verme (hiposensitivite) görülebildiğini kaydeden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ses, ışık, dokunma veya diğer duyusal uyaranlara verilen tepkiler bireyden bireye değişebiliyor. Bu nedenle otizm spektrum bozukluğunun tek tip bir görünümünün olmadığı, belirtilerin farklı bireylerde farklı düzeylerde ve biçimlerde ortaya çıkabileceği unutulmamalı.</p>

<p>Erken dönemde fark edilen sosyal iletişim, dil gelişimi ve davranışsal farklılıkların uygun şekilde değerlendirilmesi, çocuğun ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gelişiminin desteklenmesi açısından önem taşıyor.”&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/otizmde-erken-belirtilere-dikkat-uzmanindan-ailelere-onemli-uyari-1787641207.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üniversiteyi Kazandım Ama Gitmeli Miyim? Adaylar Şimdi Bu Soruyu Soruyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/universiteyi-kazandim-ama-gitmeli-miyim-adaylar-simdi-bu-soruyu-soruyor-117965</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/universiteyi-kazandim-ama-gitmeli-miyim-adaylar-simdi-bu-soruyu-soruyor-117965</guid>
                <description><![CDATA[Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler ve aileler açısından yeni bir karar dönemi başladı. Beklediği sıralamayı elde edemeyen ya da hedeflediği üniversite ve bölüme yerleşemeyen bazı adaylar, kazandıkları programın sunduğu olanakları incelemeden “mezuna kalma” seçeneğine yöneliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca üniversitenin adı veya sıralama beklentisi üzerinden verilmemesi gerektiğini anlattı.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Kazanılan bölüm analiz edilmeden verilen kararlar sağlıklı olmayabilir”</strong></span></p>

<p>Yerleştirme sonrasında sıklıkla karşılaşılan örüntülerden birinin, adayların kazandıkları programları yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanmayı düşünmeleri olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:</p>

<p>“Üniversite yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte sıklıkla karşılaştığımız durumlardan biri, adayların yerleştikleri programları derinlemesine analiz etmeden doğrudan mezuna kalma eğilimi göstermeleridir. Kazanılan bölümün akademik profili, akreditasyonları, sektörel entegrasyonu ve mezun istihdam oranları nesnel ölçütlerle değerlendirilmeden verilen bu ani kararlar, çoğu zaman rasyonel bir kariyer planlamasından ziyade bilişsel çarpıtmalar ve çevresel dinamiklerin baskısıyla şekillenmektedir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Ya hep ya hiç düşüncesi başarıyı görünmez hale getirebiliyor”</strong></span></p>

<p>Mezuna kalma kararında özellikle mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının etkili olabildiğini kaydeden Özgür Akoğlan, “Çoğu zaman bu tercihi yöneten dinamik, hedeflerin uyuşmazlığından ziyade ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışan katı bir mükemmeliyetçiliktir. İlk birkaç binde yer almayı hayal ederken biraz daha geride bir sıralama elde eden aday, elindeki somut başarıyı bir anda yok sayar. Sosyal medyadaki filtrelenmiş başarı hikayeleri, ailelerin örtük beklentileri ve akranlar arası prestij yarışı birleştiğinde; birkaç popüler üniversite dışındaki tüm seçenekler adayın zihninde peşinen ‘değersiz’ etiketini alır. Sonuç, bir meslek edinme sürecinin salt bir statü mücadelesine indirgenmesidir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Mezun yılı doğrusal ve garantili bir denklem değil”</strong></span></p>

<p>Mezuna kalmanın bazı öğrenciler için doğru bir seçenek olabileceğini ancak bunun psikolojik ve akademik maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini ifade eden Özgür Akoğlan, “Oysa mezun yılı, dışarıdan zannedildiği gibi yalnızca ‘bir yıl daha soru çözüp sıralamayı katlamak’ kadar doğrusal ve garantili bir denklem değildir. Akranlar yeni bir yaşama adım atarken evde kalmanın yarattığı sosyal yalıtılmışlık, zamanla derinleşen motivasyon kayıpları ve ‘bu defa kesin başarmalıyım’ baskısının arttığı sınav anı kaygısı ciddi bir psikolojik direnç gerektirir. Üstelik bir programa yerleşmiş olmanın getirdiği %50 azalan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) kesintisi gibi sistemsel engeller, yeni yıla doğrudan puan dezavantajıyla başlanmasına yol açar.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Üniversiteye başlamak diğer seçeneklerin kapısını kapatmıyor</strong></span></p>

<p>Bir programa yerleşmenin öğrencinin kariyer yolunu geri dönülmez biçimde belirlemediğinin altını çizen Özgür Akoğlan, “Burada gözden kaçırılan temel gerçek şudur: Üniversite kapısından içeri girmek, diğer tüm seçenekleri yok etmez; aksine yeni geçiş koridorları açar. Günümüz yükseköğretim yapısı; merkezi puanla veya genel not ortalamasıyla yatay geçiş, çift ana dal (ÇAP), yan dal ve yurt dışı değişim programları gibi dinamik alternatifler<strong>&nbsp;</strong>sunar.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Üniversite öğrencinin yetkinlik sermayesini erkenden geliştirebilir”</strong></span></p>

<p>Üniversite yaşamının yalnızca derslerden ibaret olmadığını vurgulayan Akoğlan, “Zamanı tekrar eden sınav stresinde tüketmek yerine üniversite ekosistemine dahil olmak; öğrencinin çoktan seçmeli test kalıplarından çıkarak proje yönetimi, yabancı dil, kulüp organizasyonları ve sektörel bağlantılar üzerinden kendi yetkinlik sermayesini erkenden inşa etmesini sağlar.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Diplomanın üzerindeki bölüm adı tek başına kariyeri belirlemiyor</strong></span></p>

<p>İş dünyasının da son yıllarda ciddi biçimde değiştiğine işaret eden Akoğlan, şöyle devam etti:&nbsp;</p>

<p>“En kritik gerçeklerden biri de modern iş dünyasının dönüşen kariyer dinamikleridir. Günümüz istihdam piyasasında bireylerin çok büyük bir kısmı doğrudan lisans diplomalarının etiketine bağlı kalmadan, disiplinler arası alanlarda kariyer inşa etmektedir. Artık mesleki başarıyı belirleyen yegâne unsur üniversite diplomasındaki unvan değil; adayın edindiği aktarılabilir beceriler, problem çözme yetisi, yabancı dil yetkinliği, dijital okuryazarlık ve sektörel uyum kabiliyetidir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aileler kıyaslama yerine tabloyu birlikte değerlendirmeli</strong></span></p>

<p>Yerleştirme sonrasında ailelerin tutumunun öğrencinin karar sürecini doğrudan etkileyebildiğini belirten Akoğlan, “Bu kritik eşikte ailelere düşen rol, gençlerin hissettiği hayal kırıklığını küçümsemeden dinlemek ve onları kıyaslama tuzağından uzak tutmaktır. Bir sonraki yılın belirsizlikleri ile mevcut yerleşimin sunduğu somut iç geçiş fırsatları masaya baskısız, şeffaf bir tablo olarak yatırılmalı; nihai sorumluluğun gence ait olduğu hissettirilmelidir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Bazen en doğru rota yürürken ortaya çıkar”</strong></span></p>

<p>Üniversite tercihlerinin hayatın geri kalanını belirleyen tek ve değiştirilemez karar gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kağıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, mükemmel koşulların oluşmasını beklemek için hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etme cesaretini göstermektir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/universiteyi-kazandim-ama-gitmeli-miyim-adaylar-simdi-bu-soruyu-soruyor-1787640260.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez Bankası FAST İşlem Limitlerini 300 Bin Liraya Yükseltti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/merkez-bankasi-fast-islem-limitlerini-300-bin-liraya-yukseltti-117952</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/merkez-bankasi-fast-islem-limitlerini-300-bin-liraya-yukseltti-117952</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, FAST sistemindeki 100 bin TL’lik işlem tutar limitini 26 Ağustos 2026 itibarıyla 300 bin TL’ye yükselteceğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Finansal Kolaylaştırma ve Anlık Transfer (FAST) sistemindeki işlem tutar limitlerinde değişikliğe gidileceğini duyurdu. Yapılan düzenlemeyle birlikte kullanıcıların günlük para transferi sınırları genişletildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRANSFER LİMİTİ 300 BİN TL'YE ÇIKARILDI</span></strong></p>

<p>Alınan karara göre para transferleri ile Ödeme İste Katman Servisi üzerinden gerçekleştirilen ödemelerde mevcut 100 bin TL'lik işlem limiti, 300 bin TL'ye çıkarılacak. Böylece vatandaşlar tek seferde daha yüksek tutarlı transfer gerçekleştirebilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ YERİ ÖDEMELERİNE YENİ DÜZENLEME</span></strong></p>

<p>Sistemdeki güncelleme ticari ödemeleri de kapsıyor. FAST-TR Karekod kullanılarak gerçekleştirilen dinamik doğrulamalı iş yeri ödemelerinde ise mevcut 250 bin TL'lik işlem limiti 300 bin TL'ye yükseltilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNÜN HER SAATİ KULLANILABİLİYOR</span></strong></p>

<p>FAST sisteminin 8 Ocak 2021'de kullanıma açıldığını ve günün her saati güvenli, hızlı ile kolay ödeme yapılmasına imkan sağladığını belirten Merkez Bankası, sistemin etkinliğini artırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ LİMİTLER 26 AĞUSTOS'TA YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR</span></strong></p>

<p>Banka tarafından yapılan bilgilendirmede, güncellenen yeni limitlerin 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü itibarıyla uygulanmaya başlayacağı bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/merkez-bankasi-fast-islem-limitlerini-300-bin-liraya-yukseltti-1787584393.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çeyrek ve Gram Altında Rekor Fiyatlar Sonrası Piyasalar Hareketlendi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ceyrek-ve-gram-altinda-rekor-fiyatlar-sonrasi-piyasalar-hareketlendi-117922</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ceyrek-ve-gram-altinda-rekor-fiyatlar-sonrasi-piyasalar-hareketlendi-117922</guid>
                <description><![CDATA[Küresel piyasalarda altının ons fiyatındaki yükseliş Malatya’daki kuyumcu vitrinlerine doğrudan yansıdı. Kentte 24 ayar altının gram satışı 7 bin 200 liraya, çeyrek altın 11 bin 850 liraya fırlarken, kuyumcu esnafı altın borcu olan vatandaşlara gecikmeden ödeme yapmaları yönünde uyarıda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel altın piyasasındaki yukarı yönlü hareketlilik ile iç piyasadaki dalgalanmalar, Malatya’daki kuyumcu tabelalarının yeniden değişmesine neden oldu. Ons altındaki yükselişin etkisiyle ziynet ve gram altın fiyatları tırmanışını sürdürürken, hem yatırımcılar hem de düğün hazırlığı yapan vatandaşlar piyasadaki canlı ekranları yakın takibe aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MALATYA PİYASASINDA GÜNCEL RAKAMLAR BELLİ OLDU</strong></span></p>

<p>Ons altının 4 bin 603 dolar seviyesini aştığı süreçte Malatya’daki güncel kuyumcu fiyat ekranına yansıyan rakamlar netleşti. Kent genelindeki serbest piyasada 24 ayar altının gramı 7 bin liradan alınıp 7 bin 200 liradan satılırken, çeyrek altın alışta 11 bin 250 TL, satışta ise 11 bin 850 TL seviyesine yükseldi. Ata lira 46 bin 290 TL alış ve 48 bin 750 TL satış fiyatıyla işlem görürken, Cumhuriyet 2,5’luk altın 112 bin 500 TL alış, 118 bin 500 TL satış rakamına ulaştı. Liralık altın 45 bin TL alış ve 47 bin 400 TL satıştan alıcı bulurken, yarım altın 22 bin 500 TL alışa karşılık 23 bin 700 TL’den satılıyor. 14 ayar altın 3 bin 950 TL alış seviyesindeyken, 22 ayar bilezik 6 bin 420 TL alış ve 6 bin 850 TL satış fiyatıyla vitrinlerdeki yerini aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608231122-736c9f29-5f91-43a4-bc6f-eb84bf2da7dd.png" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜK FİYAT DÖNEMİ BİR FIRSAT OLUŞTURDU</span></strong></p>

<p>Malatya’da faaliyet gösteren Asilzer Kuyumculuk Yetkilisi Muhammed Ali Hakkatapan, altın fiyatlarında son bir haftadır ivmeli bir yükselişin devam ettiğini belirtti. Fiyatların daha alt seviyelerde seyrettiği dönemin piyasalar açısından bir fırsat sunduğunu vurgulayan Hakkatapan, "Altının düşük olduğu dönem, altın borcu bulunanlar için iyi bir ödeme fırsatıydı. Düğün hazırlığı yapan vatandaşlarımız açısından da uygun bir alım dönemi oluştu. Vatandaşlar bu fırsatı değerlendirerek alışverişlerini yaptı" dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608231122-img-6764.jpeg" style="height:462px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTIN UZUN VADEDE DEĞERİNİ KORUYOR</span></strong></p>

<p>Altının hem geleceğe yatırım hem de takı amacıyla yoğun şekilde tercih edildiğine dikkat çeken Muhammed Ali Hakkatapan, borcu olan kişilerin elini çabuk tutması gerektiğini ifade etti. Hakkatapan, "Altın, yatırım yapmak isteyenler için önemli bir araç olmasının yanı sıra aksesuar olarak da tercih ediliyor. Altın borcu bulunan vatandaşlarımıza ödemelerini mümkün olduğunca geciktirmemelerini tavsiye ediyoruz. Uzun vadede değerlendirildiğinde altın, doğru yatırım araçlarından biri olmayı sürdürüyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608231122-img-6770.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ceyrek-ve-gram-altinda-rekor-fiyatlar-sonrasi-piyasalar-hareketlendi-1787475064.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sürücüleri Vuran Fiyat: Motorinin Litresi Malatya’da 85 Liraya Çıktı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/suruculeri-vuran-fiyat-motorinin-litresi-malatyada-85-liraya-cikti-117913</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/suruculeri-vuran-fiyat-motorinin-litresi-malatyada-85-liraya-cikti-117913</guid>
                <description><![CDATA[Motorin fiyatlarına gece yarısı yapılan 2,92 liralık yeni zammın ardından Malatya’da litrelik satış fiyatı bazı istasyonlarda 85 liraya dayandı. Son iki ayda yaşanan 18 liralık artış, araç sahiplerinin yanı sıra nakliye ve tarım sektöründe de maliyetleri zirveye çıkardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarındaki tırmanış hız kesmeden devam ederken motorine bir zam daha geldi. Gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatına 2,92 lira artış yapıldı. Yapılan bu güncellemeyle birlikte yeni fiyatlar doğrudan pompa fiyatlarına yansıtıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’DA BAZI İSTASYONLARDA FİYAT ZİRVEYE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Güncellenen rakamların ardından Malatya’nın Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerinde motorinin tavsiye edilen KDV dahil tavan satış fiyatı bazı akaryakıt firmalarında 85 liraya kadar yükseldi. Akaryakıt satıcıları ve dağıtım şirketleri arasında fiyatların farklılık gösterebildiği kaydedildi. Kent genelinde benzin ve LPG fiyatlarında da son durum netleşti. Malatya’da benzinin litresi 73,64 liradan satılırken, LPG’nin litre fiyatı ise 35,05 lira seviyesinde işlem görüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ AYDA TOPLAM ARTIŞ RAKAMI DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Motorin grubuna gelen son zamla birlikte tablo daha da ağırlaştı. Litre fiyatındaki toplam artışın son iki aylık zaman diliminde yaklaşık 18 liraya ulaştığı bilgisi verildi. Üst üste gelen bu artışlar, kentteki bireysel araç sahipleriyle birlikte doğrudan nakliye ve tarımsal üretim sektörlerinin girdi maliyetlerini de ciddi oranda yükseltti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL PİYASALAR VE KRİZLER FİYATLARI TETİKLİYOR</span></strong></p>

<p>Motorin fiyatlarında yaşanan bu sert yükselişte uluslararası faktörler belirleyici rol oynuyor. Küresel petrol piyasalarındaki hareketlilik, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan kritik gelişmeler ve Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıların arz-talep dengesi üzerindeki baskısı fiyat artışının ana nedenleri arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/suruculeri-vuran-fiyat-motorinin-litresi-malatyada-85-liraya-cikti-1787466168.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dr. Melda Koyuncu Yaz Aylarında Ortaya Çıkan Cilt Lekelerini Anlattı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dr-melda-koyuncu-yaz-aylarinda-ortaya-cikan-cilt-lekelerini-anlatti-117908</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dr-melda-koyuncu-yaz-aylarinda-ortaya-cikan-cilt-lekelerini-anlatti-117908</guid>
                <description><![CDATA[Özellikle yaz aylarında ciltte fark edilen beyaz, açık kahverengi veya pembe renkli lekeler yüzeysel vücut mantarının habercisi olabiliyor.  Özellikle sıcak ve nemli havalarda daha belirgin hale gelen bu lekelerin yaygın nedenlerinden birini, halk arasında ‘samyeli’ olarak bilinen tinea versikolor enfeksiyonu oluşturuyor. Peki tinea versikolor neden oluşur, kimlerde daha sık görülür ve nasıl tedavi edilir? Bu konuda merak edilen soruları Acıbadem Taksim Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Koyuncu anlattı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Bulaşıcı mıdır?&nbsp;</strong></span></li>
</ul>

<p>Ciltte mantar denildiğinde akla bulaşıcılık gelse de tinea versikolor genellikle bulaşıcı kabul edilmiyor.&nbsp;Tinea versikolor (pityriasis versikolor) deride renk değişikliklerine yol açan yüzeysel bir mantar enfeksiyonudur. Etkeni çoğunlukla deride normalde de bulunan Malassezia adlı mayadır. Bu mantar bazı kişilerde aşırı çoğalarak hastalık oluşturur.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Klinik belirtiler nelerdir?</strong></span></li>
</ul>

<p>Deride (genellikle gövde, omuz, boyun ve kollarda) görülen beyaz, kahverengi, pembe veya sarımsı lekeler, hafif kepeklenme veya ince pul pul dökülme, bazen hafif kaşıntı (özellikle sıcak, nemli ortamda), etkilenen bölgeler bronzlaşmadığı için, güneşe çıkınca lekelerin daha belirgin görünmesi (çünkü etkilenen bölgeler bronzlaşmaz).</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Hangi etkenler tetikler?&nbsp;</strong></span></li>
</ul>

<p>Yüzeysel mantar enfeksiyonunun başlıca tetikleyicileri şu şekilde sıralanabilir: Sıcak ve nemli hava, terleme, yağlı cilt, bağışıklığın baskılanması ve hormonal değişiklikler.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Kimler daha fazla etkileniyor?</strong></span></li>
</ul>

<p>Ergen ve genç yetişkinlerde, yaşlılar ve çocuklara göre daha yağlı deri yapısına sahip olduklarından, daha sık etkilenirler. Ayrıca bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de hastalık ortaya çıkabilir.</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Tanı nasıl konur?</strong></span></li>
</ul>

<p>Klinik muayene çoğu zaman yeterlidir. Bazen lekelerin üzerindeki ince kepeklerin mikroskopik incelenmesi ile tanı kesinleştirilir. Ayrıca Wood lambası sarımsı-yeşil renk değişikliğinin saptanması ile tanı doğrulanabilir.</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong></span></li>
</ul>

<p>Genellikle mantar karşıtı krem ve şampuanlar (selenyum sülfit, çinko prition, ketokonazol ve benzerleri gibi etken maddeler içeren) kullanılır. Yaygın ve tekrarlayan durumlarda ağızdan tabletler önerilir. Mantar temizlense bile cilt renginin normale dönmesi haftalar veya aylar sürebilir.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="color:#2980b9"><strong>Korunmak için nelere dikkat edilmesi gerekir?</strong></span></li>
</ul>

<p>Yüzeysel mantar risklerinden korunmak ve tekrarlamasını önlemek açısından dikkat edilmesi gereken noktaları Dr. Koyuncu şöyle özetliyor;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Terli giysinin üzerinizde uzun süre kalmaması. Egzersiz veya yoğun terlemeden sonra duş alınıp, kuru giysilerin giyilmesi,</li>
	<li>Sıcak ve nemli ortamlarda cildi mümkün olduğunca kuru tutmaya çalışmak,</li>
	<li>Bol ve pamuklu giysilerin tercih edilmesi,</li>
	<li>Çok sıcak ve uzun süreli banyolar yerine ılık duş alınması.</li>
	<li>Özellikle yaz aylarında veya daha önce sık nüks olmuşsa koruyucu amaçlı haftada bir veya ayda birkaç kez antifungal şampuanları gövde ve kollara sürüp 5 dakika bekletip, durulamak nüks riskini azaltabilir.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/dr-melda-koyuncu-yaz-aylarinda-ortaya-cikan-cilt-lekelerini-anlatti-1787328535.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oğuzhan Ata Sadıkoğlu Yeniden Adaylığını Açıkladı: “Şehrimiz İçin Desteklerinizi Bekliyoruz”</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/oguzhan-ata-sadikoglu-yeniden-adayligini-acikladi-sehrimiz-icin-desteklerinizi-bekliyoruz-117903</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/oguzhan-ata-sadikoglu-yeniden-adayligini-acikladi-sehrimiz-icin-desteklerinizi-bekliyoruz-117903</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yaklaşan oda seçimlerinde yeniden başkan adayı olduğunu duyurdu. Üyelere seslenen Sadıkoğlu, "Şahsımız için değil, şehrimiz için desteklerinizi bekliyoruz" mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı video ile yeni dönem için adaylık kararını kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"HERKESİN ODASI" ANLAYIŞI DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>Oda üyelerine seslenen Sadıkoğlu, bugüne kadar yürüttükleri “herkesin odası” anlayışını yeni dönemde de sürdürmek istediklerini belirtti. Sadıkoğlu, “Sizlerle birlikte bir dönem daha üyelerimize hizmet etmeye talibiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORLU SÜREÇLERDE ÜYELERİN YANINDA OLDULAR</span></strong></p>

<p>Görev süresi boyunca pandemi ve deprem gibi olağanüstü süreçlerle karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Sadıkoğlu, üyelerin yaşadığı sorunların çözümü için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜÇLÜ VE KAPSAYICI VİZYON ORTAYA KOYULDU</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ekonomik haklarını savunan güçlü ve kapsayıcı bir oda vizyonu ortaya koymaya çalıştıklarını ifade eden Sadıkoğlu, MTSO’nun kapılarını toplumun bütün kesimlerine açtıklarını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYRIŞTIRMAYAN KURUMSAL YAPI...</span></strong></p>

<p>Oda bünyesinde ayrıştırmayan ve her kesimin kendisini görebildiği kurumsal bir yapı oluşturduklarını dile getiren Sadıkoğlu, açıklamasında önemli ifadelere yer verdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ŞAHSIMIZ İÇİN DEĞİL ŞEHRİMİZ İÇİN DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ"</span></strong></p>

<p>Sadıkoğlu açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:&nbsp;“Bugüne kadar eksikliklerimiz olsa bile samimiyetsizliğimiz hiç olmadı. Önümüzde yeni bir seçim süreci var. Sizlerle beraber bir dönem daha göreve talibiz. Birilerinin talimatıyla değil, sizlerin desteğiyle buradayız. Makama değil, üyelerimize hizmete talibiz. Şahsımız için değil, şehrimiz için desteklerinizi bekliyoruz.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/oguzhan-ata-sadikoglu-yeniden-adayligini-acikladi-sehrimiz-icin-desteklerinizi-bekliyoruz-1787322323.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağırsak Tembelliğine Çözüm Sofrada!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bagirsak-tembelligine-cozum-sofrada-117897</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bagirsak-tembelligine-cozum-sofrada-117897</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, kabızlığın nedenleri, bağırsak hareketlerini destekleyen besinler ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiği hakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kabızlığın yalnızca tuvalete çıkamamak anlamına gelmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent<strong>,&nbsp;</strong>haftada üçten az dışkılama, sert dışkı, zorlanma hissi ve bağırsakların tam boşalmadığı düşüncesinin de kabızlık belirtileri arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle masa başı çalışanlar, yaşlı bireyler, hamileler ve yeterince lif tüketmeyen kişilerde kabızlığın daha sık görüldüğünü belirten Levent, uzun süren kabızlığın yaşam kalitesini düşürdüğünü ve bazı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini söyleyerek, ”Bağırsaklarımız yalnızca sindirim sistemi için değil, genel sağlık açısından da büyük önem taşır. Düzenli çalışan bağırsaklar metabolizmayı desteklerken, yaşam kalitesini de artırır. Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bağırsakları çalıştırmanın ilk şartı lif tüketmek</strong></span></p>

<p>Bağırsak hareketlerini artıran en önemli besin öğesinin diyet lifi olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, liflerin sindirilemeden kalın bağırsağa ulaştığını ve burada dışkının hacmini artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırdığını söyleyerek, lif açısından zengin beslenmenin; kabızlığı önlediğini, bağırsak florasını desteklediğini, kan şekerinin dengelenmesine katkı sağladığını, tokluk hissini artırdığını, kalp ve damar sağlığını desteklediğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kuru erik doğal bir bağırsak dostu</strong></span></p>

<p>Kabızlık denildiğinde akla ilk gelen besinlerden birinin kuru erik olduğunu belirten Levent, bunun bilimsel nedenleri bulunduğunu dile getirdi ve ”Kuru erik hem yüksek lif içerir hem de doğal sorbitol sayesinde bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Levent, sabah kahvaltısında birkaç adet kuru erik tüketmenin veya akşamdan suda bekletilmiş kuru eriğin suyuyla birlikte yenmesinin bağırsak hareketlerini destekleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İncir ve kayısı da etkili seçenekler arasında</strong></span></p>

<p>Kuru incir ve kuru kayısının da lif bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, bu meyvelerin düzenli ancak kontrollü miktarlarda tüketilmesini önererek, ”Özellikle kuru meyveler yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsak hareketlerini artırırken aynı zamanda vitamin ve mineral açısından da önemli kaynaklardır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeşil yapraklı sebzeleri sofradan eksik etmeyin</strong></span></p>

<p>Ispanak, semizotu, pazı, marul, roka ve brokoli gibi yeşil sebzelerin bağırsak sağlığını desteklediğini söyleyen Levent, günlük öğünlerde mutlaka sebzeye yer verilmesi gerektiğini belirterek, sebzelerin içerdiği çözünür ve çözünmez liflerin bağırsak hareketlerini doğal şekilde desteklediğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tam tahıllar bağırsakların düzenli çalışmasına katkı sağlar</strong></span></p>

<p>Beyaz ekmek ve rafine un ürünleri yerine tam buğday ekmeği, yulaf, çavdar ve bulgur gibi tam tahılların tercih edilmesini öneren Levent, rafine karbonhidratların lif açısından yetersiz kaldığını, tam tahılların hem bağırsak hareketlerini artırdığını hem de uzun süre tokluk sağladığını belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kurubaklagiller bağırsak bakterilerini de besliyor</strong></span></p>

<p>Nohut, mercimek, kuru fasulye ve barbunyanın yalnızca lif kaynağı olmadığını söyleyen Levent, bu besinlerin bağırsak mikrobiyotasını besleyen prebiyotik özelliklere de sahip olduğunu dile getirerek, ”Düzenli baklagil tüketimi hem bağırsak hareketlerini artırır hem de yararlı bağırsak bakterilerinin çoğalmasına katkıda bulunur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Meyveleri kabuğuyla tüketmek önemli</strong></span></p>

<p>Elma, armut, kivi ve erik gibi meyvelerin özellikle kabuklarının lif açısından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, mümkün olduğunca iyi yıkandıktan sonra kabuklarıyla tüketilmelerini önererek, kivinin bağırsak hareketlerini destekleyen en etkili meyvelerden biri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yoğurt ve kefir bağırsak florasını destekliyor</strong></span></p>

<p>Bağırsakların yalnızca lif değil, sağlıklı bakterilere de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Levent, probiyotik içeren yoğurt ve kefirin bağırsak mikrobiyotasını güçlendirdiğini, bağırsak florasının dengeli olmasının sindirim sistemi kadar bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hareketsizlik bağırsakları yavaşlatıyor</strong></span></p>

<p>Beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivitenin de bağırsak hareketleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Levent, düzenli yürüyüş yapan kişilerde kabızlığın daha az görüldüğünü ifade ederek, günde 30 dakikalık tempolu yürüyüşün bile bağırsak hareketlerini belirgin şekilde artırabileceğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun</strong></span></p>

<p>Kabızlığın bazı durumlarda ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini hatırlatan Dr. Ayhan Levent, şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>“Dışkıda kan görülmesi, ani başlayan kabızlık, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, demir eksikliği anemisi, ileri yaşta yeni başlayan kabızlık gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bağırsak dostu beslenme uzun vadeli sağlık yatırımıdır</strong></span></p>

<p>Bağırsak sağlığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, metabolizma ve genel sağlık üzerinde önemli rol oynadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>”Kabızlığı yalnızca bir sindirim problemi olarak görmek doğru değildir. Liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bağırsakların doğal ritmini korumanın en etkili yoludur. Küçük görünen günlük alışkanlıklar, uzun vadede hem bağırsak sağlığını hem de genel yaşam kalitesini belirler.”</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/bagirsak-tembelligine-cozum-sofrada-1787312945.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karademir’den TSO Başkan Adaylarına Çağrı: Malatya İçin Proje Üretin</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/karademirden-tso-baskan-adaylarina-cagri-malatya-icin-proje-uretin-117891</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/karademirden-tso-baskan-adaylarina-cagri-malatya-icin-proje-uretin-117891</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği’nde gerçekleştirilen buluşmada, Malatya’nın ekonomik geleceği, iş dünyasının sorunları ve yaklaşan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ele alındı. MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Malatya’nın yalnızca konut ve bina yapımıyla büyüyemeyeceğini belirterek yeni bir ekonomik vizyona ihtiyaç olduğunu ifade ederken, MTSO Başkan Adayı Mahmut Boyraz ise projelerini önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER), Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz ve beraberindeki heyeti konuk etti. Gerçekleştirilen ziyarette Malatya’nın ekonomik gündemi, iş dünyasının karşılaştığı sorunlar, Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ve şehrin geleceğine yönelik projeler etraflıca istişare edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMLERİN ÖNEMİ VURGULANDI</span></strong></p>

<p>MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, ziyarette yaptığı konuşmada Malatya’nın geleceğinin planlanması açısından Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin büyük bir önem taşıdığını belirterek, başkan adaylarına başarı dileklerini iletti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-21%20at%2012_08_04.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"BİZİM ÖNCELİĞİMİZ MALATYA’DIR"</span></strong></p>

<p>MAGİNDER olarak Malatya’nın sorunlarını gündeme getirmeye ve çözüm önerileri üretmeye devam ettiklerini ifade eden Karademir, seçim sürecinde tarafsız bir yaklaşım sergileyeceklerini belirtti. Karademir, "Biz her iki başkan adayına da tarafsız bir şekilde duracağımızı, ancak Malatya için projesi olan başkan adaylarımıza elimizden geldiği kadar destek vereceğimizi daha önce de ifade ettik. Bizim önceliğimiz Malatya’dır." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ŞEHRİNE GÜVENEN İŞ İNSANI KIYMETLİDİR"</span></strong></p>

<p>Mahmut Boyraz’ın deprem sürecinden bu yana Malatya’da kalarak yatırımlarını sürdürdüğünü vurgulayan Karademir, Boyraz’ın şehre güvenen iş insanlarından biri olduğunu belirtti. Karademir, "6 Şubat depremlerinin ardından şehrimizi terk eden iş insanlarımız, akademisyenlerimiz, doktorlarımız, esnaf ve tüccarlarımız oldu. Ancak biz her zaman şunu söylüyoruz: Bu şehirde kalan, bu şehre güvenen ve yatırım yapan insanlar bizim için kıymetlidir. Mahmut Başkanımıza da bu gözle bakıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-21%20at%2012_08_05%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ŞEHİR SADECE KONUTLA BÜYÜYEMEZ"</span></strong></p>

<p>Deprem sonrası Malatya’da büyük bir yeniden inşa sürecinin devam ettiğine dikkat çeken Karademir, şehrin yalnızca bina yapımıyla ayağa kalkamayacağını savundu. Karademir, "Devletimiz yaklaşık dört yıldır Malatya için büyük bir gayret ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımız, Bakanlarımız, Valimiz ve devletimizin tüm kurumları şehrimizin yeniden ayağa kalkması için çalışıyor. Allah devletimize zeval vermesin. Ancak Malatya sadece konut ve bina yaparak büyüyemez. Şehrin ekonomisinin de canlanması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR SIRALANDI</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ekonomik gündeminde bulunan başlıca sorunlara da değinen Karademir; küçük esnafın kira sorunu, konteyner çarşılardan kalıcı iş yerlerine geçiş, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki arsa sıkıntısı, sanayi koridoru, ulaşım ve hızlı tren konularının çözüm beklediğini dile getirdi. Malatya’ya ağır sanayi yatırımlarının kazandırılması gerektiğinin altını çizen Karademir, "Yeni bir şehir kuruluyor. Bu şehrin ekonomisinin canlanması için Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni bir vizyon ve yeni bir yol haritası ortaya koyması gerekiyor. Biz proje üreten, Malatya’nın geleceğine yönelik somut hedefleri olan bir yönetim anlayışı istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"TECRÜBELERDEN FAYDALANMAK İSTİYORUZ"</span></strong></p>

<p>MTSO Başkan Adayı Mahmut Boyraz ise MAGİNDER Başkanı Salih Karademir ve yönetim kuruluna ev sahiplikleri nedeniyle teşekkür etti. Yaklaşık iki aydır saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Boyraz, "Başkanımız deprem sonrası süreçte sahada olan, vatandaşlarımızın sorunlarını yakından bilen bir isim. Bu tecrübelerinden faydalanmak istiyoruz. MAGİNDER başta olmak üzere ekonomik sivil toplum kuruluşlarımızın ortaya koyacağı projeleri dikkate alarak çalışmalarımızı şekillendireceğiz." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROJELER YAKINDA AÇIKLANACAK</span></strong></p>

<p>Seçim çalışmaları kapsamında 33 komitede 97 meclis üyesi adayıyla saha çalışmalarını sürdürdüklerini açıklayan Boyraz, her sektörün sorunlarını ayrı ayrı ele aldıklarını belirtti. Boyraz, "Kendi sektörlerinde başarılı olan insanlarla bir ekip oluşturduk. Komitelerimizin sorunlarını ve sektör temsilcilerimizin projelerini tek tek değerlendiriyoruz. Proje ekibimiz şu anda ciddi bir çalışma içerisinde. Önümüzdeki bir hafta, on gün içerisinde projelerimizi hem kamuoyuyla hem de iş dünyamızla paylaşacağız." açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİYİZ"</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırılmasının ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurgulayan Boyraz, Ticaret ve Sanayi Odası’nın ekonomik STK’larla güçlü bir iş birliği yapması gerektiğini savundu. Boyraz, "Malatya’nın geleceğini sadece Ticaret ve Sanayi Odası tek başına şekillendiremez. MAGİNDER, ASKON, MÜSİAD, ANESİAD ve DAİMFED başta olmak üzere ekonomik STK’larımızla birlikte hareket etmeliyiz. Belediyelerimizi, milletvekillerimizi, valiliğimizi ve kamu kurumlarımızı aynı masa etrafında buluşturarak Malatya’nın haklarını birlikte savunmalıyız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplantı, Malatya’nın ekonomik geleceği ve seçim sürecine ilişkin karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/karademirden-tso-baskan-adaylarina-cagri-malatya-icin-proje-uretin-1787305492.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahmet EVCİL / Altın Bekler Mi, Yatırımcı Bekleyebilir Mi?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ahmet-evcil-altin-bekler-mi-yatirimci-bekleyebilir-mi-117889</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ahmet-evcil-altin-bekler-mi-yatirimci-bekleyebilir-mi-117889</guid>
                <description><![CDATA[Ahmet EVCİL yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın yine yatırımcının gündeminde.</p>

<p>Yükseliyor…<br />
Geri çekiliyor…<br />
Sonra yeniden toparlanıyor.</p>

<p>Peki küçük yatırımcı ne yapacak?</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTINDA YÖN NEREYE?</strong></span></p>

<p>Altının fiyatını artık yalnızca içerideki döviz hareketleri belirlemiyor.</p>

<p>Ons altın, faiz beklentileri, merkez bankalarının kararları, jeopolitik gelişmeler ve dolar/TL birlikte fiyat oluşturuyor.</p>

<p>Bu yüzden günlük düşüşlere bakıp “Altın bitti”, birkaç günlük yükselişe bakıp “Kaçırıyoruz” demek doğru değil.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN BÜYÜK HATA: ACELE</strong></span></p>

<p>Küçük yatırımcının en büyük problemi bazen piyasa değil, sabırsızlık.</p>

<p>Yükselirken alıyor.<br />
Düşerken korkup satıyor.</p>

<p>Sonra altın yeniden yükselince bu kez daha pahalıdan geri dönüyor.</p>

<p>Halbuki yatırımda kazanç kadar <strong>zamanlama ve sabır</strong> da önemlidir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTIN MI, DOLAR MI?</strong></span></p>

<p>Dolar daha çok kur hareketine bağlı.</p>

<p>Altın ise hem kurdan hem de dünya piyasalarındaki ons fiyatından besleniyor.</p>

<p>Bu sebeple belirsizliğin arttığı dönemlerde altın, yatırımcının güvenli liman arayışında yine öne çıkıyor.</p>

<p>Ancak hiçbir yatırım aracı tek yönlü hareket etmez.</p>

<p>Düzeltme de olur.<br />
Bekleme de olur.<br />
Sert dalgalanma da…</p>

<p><strong>...</strong></p>

<p><a href="https://www.malatyatime.com/makale/altin-bekler-mi-yatirimci-bekleyebilir-mi-78941"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ahmet-evcil-altin-bekler-mi-yatirimci-bekleyebilir-mi-1787301017.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Verilerini Kamuoyuna Duyurdu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-kacakcilikla-mucadele-verilerini-kamuoyuna-duyurdu-117888</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-kacakcilikla-mucadele-verilerini-kamuoyuna-duyurdu-117888</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026 yılının ilk 7 ayında düzenlediği 3 bin 901 operasyonla 71 milyar 913 milyon lira değerinde kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi. Yakalama değerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artış kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin verileri açıkladı. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, ocak-temmuz döneminde 3 bin 901 farklı operasyon imza atıldı. Bu operasyonlarda ele geçirilen ticari eşya ve uyuşturucu maddelerin toplam değeri 71 milyar 913 milyon liraya ulaştı. Yapılan çalışmalar sonucunda yakalama değerinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 72 oranında bir artış gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>YEDİ AYDA 41,3 TON UYUŞTURUCU YAKALANDI</strong></span></p>

<p>Ekiplerin gerçekleştirdiği operasyonlarda başta uyuşturucu maddeler olmak üzere çok sayıda kaçak ürüne el konuldu. Yılın ilk 7 aylık sürecinde 41,3 ton uyuşturucu madde, 1 milyon 727 bin makine aksamı, 923 bin 858 elektrik-elektronik eşya ve 4 milyon 865 bin tıbbi malzeme yakalandı. Operasyonlar kapsamında tütün mamulleri, akaryakıt, tekstil ürünleri ve tarihi eserler de dâhil olmak üzere geniş bir yelpazedeki kaçak ürüne el konuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">TEMMUZ AYINDA 8,1 MİLYAR LİRALIK OPERASYON</span></strong></p>

<p>Gümrükler Muhafaza ekipleri yalnızca temmuz ayında 469 farklı operasyon yürüttü. Bu süreçte 8 milyar 165 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Temmuz ayı yakalama değeri, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31 artış gösterdi. Ay boyunca yapılan operasyonlarda 3,3 ton uyuşturucu madde, 73 bin 347 tıbbi malzeme, 2,5 ton akaryakıt ve 84 araç yakalandı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>MÜCADELE 7 GÜN 24 SAAT SÜRECEK</strong></span></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, yürütülen operasyonların gelişmiş risk analiz sistemleri, teknolojik kontrol altyapısı ve uzman personelin çalışmalarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Kaçakçılıkla mücadele yalnızca ekonomik kayıpların önlenmesi açısından değil; haksız rekabetin engellenmesi, toplum sağlığının korunması ve suç örgütleriyle mücadele bakımından da önem taşıyor." ifadelerine yer verildi. Ayrıca özellikle uyuşturucu ve toplum sağlığını tehdit eden kaçak ürünlere karşı mücadelenin 7 gün 24 saat aralıksız sürdürüleceği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: Ticaret Bakanlığı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ticaret-bakanligi-kacakcilikla-mucadele-verilerini-kamuoyuna-duyurdu-1787295772.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tatil dinlenmekten çıkıp performansa dönüşmesin!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tatil-dinlenmekten-cikip-performansa-donusmesin-117876</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tatil-dinlenmekten-cikip-performansa-donusmesin-117876</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, tatillerde sosyal medyanın oluşturduğu karşılaştırma kültürünü, “mükemmel tatil” algısını ve bunun kişinin psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırmasının tek başına olumsuz bir davranış olmadığını dile getiren Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal karşılaştırmanın insanın toplum içindeki yerini anlamlandırmasında doğal bir işlevi olduğunu söyledi.</p>

<p>“İnsanoğlu zaten kendini konumlandırmak ve anlamlandırmak üzerine karşılaştırmaya çok meyilli.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, kişinin zaman zaman “Ben dünyada neredeyim, iş dünyasında neredeyim, mesleki veya akademik olarak neredeyim?” sorularını sormasının doğal olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çağrı Akyol Çevirir, “Kişinin kendini anlamlandırabilmesi için aslında bir öteki ile karşılaştırmak durumundayız. Çünkü biz insanlar olarak sosyal varlıklarız.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sosyal medyada karşılaştırmanın iki tarafı eşit değil!</strong></span></p>

<p>Sosyal medyadaki karşılaştırmanın “asimetrik” bir düzlemde gerçekleştiğini vurgulayan Çağrı Akyol Çevirir, insanların sosyal medya hesaplarında genellikle hayatlarının tamamını değil, en güzel ve görünür kılmak istedikleri bölümlerini paylaştığını anlattı.</p>

<p>“Kişi kendini en savunmasız, üzgün, kederli, keyifsiz haliyle ortaya sunmuyor. Genellikle insanlar ideal benliğini, yani kendisini görmek istediği yerden insanlara göstermeyi daha çok arzu ediyorlar.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, bu nedenle sosyal medyada karşılaştırılan iki hayatın aslında eşit koşullarda değerlendirilmediğini söyledi.</p>

<p>Sosyal medyada bir kişinin ailesinin, romantik ilişkisinin veya tatilinin çoğunlukla en iyi anlarının görüldüğünü ifade eden Çağrı Akyol Çevirir, “Genellikle bizim kendimizi karşılaştırdığımız taraf en iyi haliyle karşımıza çıkıyor. Kişiyi en iyi haliyle görüyoruz. Aile yapısını en iyi haliyle görüyoruz. Romantik ilişkisini en iyi haliyle görüyoruz. Yaptığı tatilleri en iyi haliyle görüyoruz. Haliyle kendimizi bu durumla karşılaştırdığımız noktada aslında aynı kulvarda değiliz.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kendi gerçekliğimizi çarpıtılmış bir görüntüyle kıyaslıyoruz</strong></span></p>

<p>Sosyal medyada görülen tatilin arka planında trafik, yorgunluk, tartışma, maddi kaygılar, kötü hava veya planların aksaması gibi birçok durum bulunabileceğini ancak bunların çoğunlukla paylaşılmadığını ifade eden Çevirir, “Tamamen gerçek dışı, çarpıtılmış veya abartılmış bir durumla kendi gerçekliğimizi kıyaslar hale geliyoruz.” dedi.</p>

<p>Bu durumun kişinin kendi tatilinden aldığı doyumu da azaltabileceğine işaret eden Çağrı Akyol Çevirir, “Tatil dediğimiz şeyin normalde dinlendirici ve keyifli olması gerekir. Tatil, kişinin gündelik yaşamın stresinden, yorucu temposundan ve zihnini meşgul eden uyaranlardan bir süreliğine uzaklaşmasını sağlayan, hepimizin ihtiyaç duyduğu bir dinlenme alanıdır. Ancak sosyal medyadaki kıyaslamalar nedeniyle tatilin bu temel işlevinden giderek uzaklaşabildiğini gözlemliyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tatil, “story” üretme yarışına dönüşebiliyor</strong></span></p>

<p>Tatilin esas amacının günlük yaşamın yorucu temposundan ve zihinsel meşguliyetlerden uzaklaşmak olduğuna dikkat çeken Çağrı Akyol Çevirir, “Kişi tatile çıkıyor, bir hikâye paylaşacak, bir ‘story’ paylaşacak. ‘Acaba bu story atılır mı, atılmaz mı? Yeterince iyi bir story mi? Şimdi burada aslında şunu gözlemliyoruz: Olay tatil yapmaktan ziyade bir performans yarışı haline geliyor. Tatil amacından tamamen sapmaya başlıyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Deneyimi yaşamak yerine görüntüsünü üretmeye çalışıyoruz</strong></span></p>

<p>Sosyal medya için sürekli paylaşılabilir an arayışının, kişinin içinde bulunduğu anla kurduğu ilişkiyi de değiştirebildiğini kaydeden Çağrı Akyol Çevirir, “Aslında yaptığımız deneyimi bile deneyimleyemiyoruz. Yani o eylemi yaşantılayamıyoruz.” dedi.</p>

<p>Tatil sırasında daha fazla paylaşılabilir içerik elde edebilmek için daha fazla yere gitmeye, daha fazla aktivite yapmaya ve daha fazla görüntü üretmeye çalışılabildiğini söyleyen Çağrı Akyol Çevirir, böylece dinlenmek amacıyla çıkılan tatilin yeni bir koşuşturma alanına dönüşebildiğini dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sosyal medya tatil bütçesini bile etkileyebilir</strong></span></p>

<p>Sosyal karşılaştırmanın yalnızca psikolojik değil, ekonomik sonuçları da olabileceğine dikkat çeken Çevirir, başkalarının tatil standartlarını yakalama isteğinin bazı kişileri kendi ekonomik sınırlarının dışına çıkmaya yöneltebildiğini ifade etti.</p>

<p>“Bunun tabii ekonomik boyutları da var. İnsanlar kendisini daha fazla zorlayabiliyor, bütçesinin dışına çıkabiliyor.” diyen Çevirir, sosyal medyada sergilenen yaşam biçiminin bir standart olarak kabul edilmesinin kişinin kendi imkânlarını değersiz görmesine neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Ben neden buna sahip değilim?” düşüncesi yetersizlik hissini besliyor</strong></span></p>

<p>Sürekli kıyaslamanın kişinin yeterlilik ve değerlilik algısını etkileyebileceğini vurgulayan Çevirir, “İnsanoğluna baktığımız zaman zaten kendini yeterli ve değerli hissetmek üzerine yaşayan canlılarız. Ne zaman ki yetersiz ve değersiz hissederiz, o zaman ruh sağlığımızda birtakım bozulmalar, keyfimizin kaçması, üzülmemiz, kaygılanmamız gibi durumlar ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>“Bazı insanlar kişilik özellikleri gereği daha yetersiz veya daha değersiz hissetmeye açık olabiliyor. Bu alanlarda hassasiyeti olan insanlar bu durumdan daha fazla etkileniyor.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyanın çoğu zaman kişinin zaten var olan hassasiyetlerini görünür ve sürekli hale getirdiğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“İdeal tatil” beklentisi gerçek hayatla uyuşmuyor</strong></span></p>

<p>Tatil öncesinde kurulan beklentilerin de kişinin tatilden aldığı doyumda belirleyici olduğunu dile getiren Çevirir, sosyal medyada görülen kusursuz görüntülerin insanlarda “ideal tatil” beklentisi oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>“İnsanlar tatile çıkacağı zaman belki biraz daha gerçekçi, ayağı yere basan beklentiler içerisinde olmalı. İdeal tatil peşinden koşuyoruz.” diyen Çevirir, idealize edilen tatili şöyle tarif etti:</p>

<p>“Yemek çok güzel olacak, hava çok güzel olacak, tartışma olmayacak, yorulma olmayacak… Böyle bir şey mümkün değil.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var</strong></span></p>

<p>Tatil döneminde sosyal karşılaştırmanın etkisinden korunmak için “daha iyisini yapma ve gösterme” baskısı yerine tatilin gerçek işlevinin hatırlanması gerektiğini belirten Çevirir, “Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var. Tatil dinlenmektir. Daha fazla deneyim tabii ki çok güzel ama bir şeyleri daha fazla deneyimlemek yerine belki biraz daha sadeleşmekte fayda olacak. Böylece o tatilden sonuna kadar yarar görebiliriz. Sadeleştikçe bazı şeylerin yeterli olacağını ve kendimizi daha az kıyaslama içerisinde bulacağımızı da gözlemleyeceğiz.” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/tatil-dinlenmekten-cikip-performansa-donusmesin-1787233350.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okullar Açılmadan Kırtasiye Sektöründe Denetim Alarmı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okullar-acilmadan-kirtasiye-sektorunde-denetim-alarmi-117866</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okullar-acilmadan-kirtasiye-sektorunde-denetim-alarmi-117866</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye sektöründeki denetimlerini artırdı. 10-14 Ağustos tarihleri arasında 81 ilde 3 bin 612 işletmede 479 bin 847 ürün incelenirken, mevzuata aykırılık tespit edilen 367 işletmeye idari yaptırım uygulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, yaklaşan 2026-2027 eğitim öğretim dönemi öncesinde kırtasiye sektörüne yönelik denetimlerini artırdı.&nbsp;10-14 Ağustos tarihleri arasında 81 ilde gerçekleştirilen denetimlerde 3 bin 612 kırtasiye işletmesine gidilirken, toplam 479 bin 847 ürün incelendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DENETİMLER 81 İLDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde öğrencilerin güvenli ürünlere ulaşmasını sağlamak ve tüketicilerin ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla kırtasiye sektörüne yönelik denetimlerin ülke genelinde sıklaştırıldığı belirtildi.&nbsp;Bu kapsamda 10-14 Ağustos döneminde 81 ilde kırtasiye işletmeleri denetlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">3 BİN 612 İŞLETMEDE DENETİM</span></strong></p>

<p>Beş günlük denetim ve rehberlik çalışmaları kapsamında toplam 3 bin 612 kırtasiye işletmesine gidildi.&nbsp;İşletmelerde raf ve kasa denetimleri gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">479 BİN 847 ÜRÜN İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Denetimlerde kırtasiye işletmelerindeki ürünler tek tek incelendi.&nbsp;Bakanlığın açıklamasına göre raf ve kasa denetimleri kapsamında toplam 479 bin 847 ürün kontrol edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2 BİN 954 İŞLETMEYE UYARI</span></strong></p>

<p>Denetimler sırasında mevzuata uyumun sağlanması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi amacıyla 2 bin 954 kırtasiye işletmesine gerekli açıklama ve uyarılar yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">367 İŞLETMEYE İDARİ YAPTIRIM</span></strong></p>

<p>Beş günlük denetim sürecinde mevzuata aykırılık tespit edilen 367 işletme hakkında idari yaptırım uygulandı.&nbsp;Bakanlık, denetimlerin temel amacının güvenli ürünlere erişimin sağlanması ve tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKANLIKTAN DENETİM MESAJI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığının açıklamasında şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Ticaret Bakanlığı olarak, başta öğrencilerimiz ve velilerimiz olmak üzere tüm tüketicilerimizin güvenli ürünlere ulaşmasını sağlamak, piyasa düzenini korumak ve haksız uygulamalara karşı etkin mücadele yürütmek amacıyla denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DENETİMLER DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>Bakanlık, yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde kırtasiye sektörüne yönelik denetimlerin süreceğini açıkladı.&nbsp;Açıklamada, denetimlerin 81 ilde devam edeceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;“Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde kırtasiye sektörüne yönelik denetimlerimiz 81 ilimizde titizlikle ve aralıksız devam edecek.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VELİLERİN ALIŞVERİŞİ ÖNCESİ DENETİM</span></strong></p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerin ve velilerin kırtasiye alışverişi öncesinde Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen denetimlerin artırıldığı bildirildi.</p>

<p>Beş günlük denetimlerde yüz binlerce ürün incelenirken, mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere yönelik idari yaptırım uygulandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DENETİM RAKAMLARI DİKKAT ÇEKTİ</strong></span></p>

<p>10-14 Ağustos tarihleri arasındaki denetimlerde ortaya çıkan tablo şöyle oldu:</p>

<p>3 bin 612 kırtasiye işletmesi denetlendi.<br />
479 bin 847 ürün incelendi.<br />
2 bin 954 işletmeye açıklama ve uyarı yapıldı.<br />
367 işletmeye idari yaptırım uygulandı.<br />
Denetimler 81 ilde gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/okullar-acilmadan-kirtasiye-sektorunde-denetim-alarmi-1787217184.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarlada Maliyet Baskısı Sürüyor: Gübre Fiyatlarında Yüzde 51 Artış</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tarlada-maliyet-baskisi-suruyor-gubre-fiyatlarinda-yuzde-51-artis-117864</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tarlada-maliyet-baskisi-suruyor-gubre-fiyatlarinda-yuzde-51-artis-117864</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK’in Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerine göre tarımsal girdi maliyetleri yıllık bazda yüzde 32,06 arttı. Gübre ve toprak geliştiricilerdeki yıllık yüzde 50,99’luk yükseliş dikkat çekerken, haziranda aylık Tarım-GFE yüzde 0,92 geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarımsal üretimde maliyet baskısı yıllık bazda devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran 2026 dönemine ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerine göre Tarım-GFE, aylık bazda yüzde 0,92 gerilerken yıllık bazda yüzde 32,06 arttı. Özellikle gübre ve toprak geliştiricilerdeki yüzde 50,99’luk yıllık artış dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIM-GFE HAZİRANDA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>TÜİK, Haziran 2026 dönemine ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı.&nbsp;Verilere göre Tarım-GFE, haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,92 azaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK ARTIŞ YÜZDE 32,06</span></strong></p>

<p>Endeksin yıllık bazda yükselişi ise devam etti.</p>

<p>Tarım-GFE, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32,06 arttı. Endeks, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 16,92 yükselirken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 34,02 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMDA KULLANILAN MAL VE HİZMETLERDE GERİLEME</span></strong></p>

<p>Haziran ayında tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,20 geriledi.&nbsp;Buna karşılık tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde aylık bazda yüzde 0,93 artış kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK MALİYET ARTIŞI YÜZDE 33,88</span></strong></p>

<p>Yıllık değişimlere bakıldığında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin maliyetindeki artış yüzde 33,88 oldu.&nbsp;Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise yıllık bazda yüzde 21,49 yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜBREDE YÜZDE 50,99’LUK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Tarım-GFE’nin alt gruplarındaki değişimler içerisinde en dikkat çekici artış gübre ve toprak geliştiricilerde görüldü. Bu gruptaki fiyatlar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50,99 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜBRE MALİYETİ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Gübre ve toprak geliştiricilerdeki yaklaşık yüzde 51’lik yıllık artış, tarımsal üretimde önemli maliyet kalemlerinden birindeki yükselişi ortaya koydu.Tarım-GFE’nin genelinde yıllık artış yüzde 32,06 olurken, gübre ve toprak geliştiricilerdeki yükseliş bu oranın üzerinde gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ BİNA BAKIMINDA</span></strong></p>

<p>Haziran ayında Tarım-GFE alt grupları içerisinde aylık bazda en yüksek artış bina bakım masraflarında gerçekleşti. Bina bakım masraflarındaki aylık artış yüzde 3,88 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYET BASKISI YILLIK BAZDA SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Haziran ayında Tarım-GFE’nin aylık bazda gerilemesine rağmen yıllık bazda yüzde 32,06 oranında artması, tarımsal üretim maliyetlerindeki yükselişin devam ettiğini ortaya koydu.&nbsp;Özellikle gübre ve toprak geliştiricilerdeki yüzde 50,99’luk artış, endeksin dikkat çeken kalemlerinden biri oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMDA MALİYETLERİN SEYRİ DİKKATLE İZLENİYOR</span></strong></p>

<p>Haziran verileri, tarımsal girdi fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanmasına karşın yıllık maliyet artışlarının devam ettiğini gösterdi. Tarım-GFE’deki yıllık yükseliş yüzde 32,06 olurken, gübre ve toprak geliştiricilerdeki artış yüzde 50,99 seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/tarlada-maliyet-baskisi-suruyor-gubre-fiyatlarinda-yuzde-51-artis-1787214348.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okul güvenliğinde 5188 kapsamındaki profesyonel güvenlik modelinden daha etkin yararlanılmalı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okul-guvenliginde-5188-kapsamindaki-profesyonel-guvenlik-modelinden-daha-etkin-yararlanilmali-117856</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okul-guvenliginde-5188-kapsamindaki-profesyonel-guvenlik-modelinden-daha-etkin-yararlanilmali-117856</guid>
                <description><![CDATA[Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Turgay Şahan, okullarda güvenliğin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları desteklediğini belirterek, Türkiye’nin 5188 sayılı Kanun kapsamında yıllar içinde oluşturduğu özel güvenlik altyapısının bu süreçte daha etkin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, okul güvenliğinde farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek alternatif modellerin geliştirilmesi ve kamu ile özel sektörün mevcut kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim görmesi toplumun ortak öncelikleri arasında yer alıyor. Bu doğrultuda okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların, Türkiye’nin özel güvenlik alanında sahip olduğu mevzuat, yetişmiş insan kaynağı ve operasyonel tecrübeyle desteklenmesi önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Türkiye’de özel güvenlik hizmetleri, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile kapsamlı bir hukuki ve operasyonel çerçeveye sahip.</p>

<p>Kanun; özel güvenlik görevlilerinin taşıması gereken şartlardan temel ve yenileme eğitimlerine, güvenlik soruşturmalarından çalışma izinlerine, kimliklendirmeden görev alanları ve yetkilere kadar geniş bir sistemi düzenliyor. Bu yapı, özel güvenlik hizmetinin belirli bir noktada personel bulundurmanın ötesinde profesyonel standartlarla yürütülmesini mümkün kılıyor.</p>

<p>Özel güvenlik hizmeti; risk analizi, eğitim, organizasyon, saha yönetimi, denetim, raporlama, olaylara müdahale prosedürleri, güvenlik teknolojilerinin kullanımı ve genel kolluk kuvvetleriyle koordinasyonu kapsayan bütüncül bir güvenlik yönetimi anlayışını ifade ediyor.</p>

<p>Okullar; öğrenci ve çalışan yoğunluğu, ziyaretçi trafiği, giriş-çıkış kontrolü, çevre güvenliği ve acil durumlara müdahale gibi farklı güvenlik ihtiyaçlarının bir arada bulunduğu alanlar.</p>

<p>Bu nedenle güvenliğin yalnızca fiziki olarak personel görevlendirilmesi üzerinden değil; risklerin önceden belirlenmesi, görev ve sorumlulukların tanımlanması, personelin uygun eğitimlerden geçirilmesi ve hizmetin düzenli olarak denetlenmesi üzerinden ele alınması gerekiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>5188 sayılı Kanun’un uygulama alanı genişletilebilir</strong></span></p>

<p>Türkiye’de yıllar içinde oluşturulan özel güvenlik altyapısı, yalnızca mevcut kullanım alanları açısından değil, toplumun yoğun olarak bulunduğu ve güvenlik ihtiyacının yüksek olduğu alanlar bakımından da önemli bir kapasite taşıyor.</p>

<p>Bu nedenle 5188 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren profesyonel özel güvenlik sisteminin; okullar başta olmak üzere eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve yoğun kamusal kullanım alanlarında daha geniş ölçekte değerlendirilmesi gerektiği düşünülüyor. Böyle bir yaklaşım, mevcut güvenlik altyapısının daha etkin kullanılmasını sağlarken, görev ve yetkileri belirlenmiş, eğitimli ve denetlenebilir personelin kritik alanlarda daha yaygın biçimde görev yapmasına da olanak tanıyabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tek tip model yerine alternatif uygulamalar değerlendirilmeli</strong></span></p>

<p>Güvenlik uygulamalarında ihtiyaca ve risk düzeyine göre farklı modellerin geliştirilmesi daha etkin sonuçlar yaratabilir.</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<ul>
	<li>5188 sayılı Kanun kapsamında gerekli eğitim ve yeterlilikleri tamamlamış özel güvenlik görevlilerinin varlığı,</li>
	<li>Yetkilendirilmiş özel güvenlik şirketlerinin hizmet kapasitesi,</li>
	<li>Kamu destekli istihdam programlarının 5188 kapsamındaki eğitim ve yeterlilik süreçleriyle ilişkilendirilmesi,</li>
	<li>Kamu ve özel sektör kapasitesinin birlikte kullanıldığı hibrit modeller oluşturulması,</li>
	<li>Farklı risk seviyelerine sahip okullarda pilot uygulamalar gerçekleştirilerek sonuçların ölçülmesi</li>
</ul>

<p>gibi seçenekler faydalı sonuçlar doğuracaktır.</p>

<p>Bu modellerin belirli bölgelerde pilot olarak uygulanması ve sonuçlarının ölçülmesi, ülke genelinde yaygınlaştırılabilecek sürdürülebilir bir okul güvenliği sisteminin oluşturulmasına da zemin hazırlayabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeni istihdam aynı zamanda mesleki kapasiteye dönüşebilir</strong></span></p>

<p>Okul güvenliğine yönelik yeni istihdam olanaklarının oluşturulması, hem sosyal hem de ekonomik açıdan değerli bir adım.</p>

<p>Bu süreçte istihdam edilecek kişilerin 5188 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim ve yeterlilik süreçlerinden geçirilmesi ise yeni istihdamın aynı zamanda nitelikli ve sürdürülebilir bir meslek alanına dönüşmesini sağlayabilir.</p>

<p>Böylece oluşturulan insan kaynağı yalnızca belirli bir dönem veya proje için değil, Türkiye’nin uzun vadeli özel güvenlik kapasitesinin bir parçası haline gelebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Özel güvenlik, genel kolluğun alternatifi değil tamamlayıcısıdır”</strong></span></p>

<p>Türkiye’de özel güvenlik sektörü; yüz binlerce çalışanı, yöneticileri, eğitim kurumları ve yetkilendirilmiş özel güvenlik şirketleriyle önemli bir bilgi birikimine ve saha tecrübesine sahip.</p>

<p>Özel güvenlik sisteminin temel işlevlerinden biri de genel kolluk kuvvetlerinin görevlerini destekleyen tamamlayıcı bir yapı oluşturmaktır. Görev ve yetkileri açık biçimde tanımlanmış, eğitimli ve denetlenebilir özel güvenlik personelinin daha geniş alanlarda kullanılması, genel kolluğun asli görevlerine daha fazla odaklanmasına da imkân verebilir.</p>

<p>GÜSOD Başkanı Turgay Şahan,&nbsp;konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Çocuklarımızın güvenliği hepimizin ortak önceliğidir. Türkiye, 5188 sayılı Kanun ile özel güvenlik alanında uzun yıllar içerisinde güçlü bir mevzuat, insan kaynağı ve operasyonel tecrübe oluşturmuştur. Bu kapasitenin okul güvenliğine yönelik geliştirilecek modellerin doğal bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/okul-guvenliginde-5188-kapsamindaki-profesyonel-guvenlik-modelinden-daha-etkin-yararlanilmali-1787156612.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Komşu dairedeki ilaçlama bile zehirleyebilir!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/komsu-dairedeki-ilaclama-bile-zehirleyebilir-117853</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/komsu-dairedeki-ilaclama-bile-zehirleyebilir-117853</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ev ve apartmanlarda yapılacak güvenli ilaçlamanın temel koşullarını anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“Böcek ilacı” ifadesinin tek başına bir ürünün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için yeterli olmadığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Ev ve apartmanlarda yapılan biyosidal uygulamalarda sağlık riski; kullanılan aktif maddenin toksisitesi, formülasyonu, dozu, uygulama yöntemi, ortamın hacmi ve havalandırma koşullarına bağlı olarak büyük ölçüde değişir.” dedi.</p>

<p>Jel ve yem uygulamalarında riskin genellikle daha düşük olduğunu ifade eden Doç. Dr. Özay, şöyle devam etti:</p>

<p>“Püskürtme ve özellikle sisleme veya aerosol uygulamalarında solunum yoluyla maruziyet ciddi sağlık risklerine neden olabilir. Organofosfat ve karbamatlar gibi asetilkolinesteraz inhibitörleri akut nörotoksisite açısından daha yüksek risk taşırken, piretroitlerde insanlardaki akut toksisite genellikle daha düşük olmakla birlikte yüksek doz veya yoğun maruziyet yine zehirlenmeye yol açabilir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Gaz oluşturan ürünlerde risk çok daha yüksek!</strong></span></p>

<p>En kritik ayrımlardan birinin fumigant olarak adlandırılan gazla mücadele ürünleri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Özay, “Örneğin alüminyum fosfit nemle temas ettiğinde çok toksik fosfin gazı oluşturur ve kapalı alanlarda kısa sürede yaşamı tehdit eden maruziyet meydana gelebilir. Bu nedenle ‘böcek ilacı’ ifadesi tek başına risk değerlendirmesi için yeterli değildir. Ürünün aktif maddesi, formülasyonu, kullanım amacı ve ruhsatlı etikette belirtilen uygulama koşulları mutlaka bilinmelidir. Türkiye’de halk sağlığı alanında biyosidal ürün kullanarak zararlılarla mücadele eden gerçek veya tüzel kişilerin Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi alması ve uygulamaların mevzuatta öngörülen eğitimli personel tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Komşu dairedekiler de zehirlenebilir!</strong></span></p>

<p>İlaçlamanın gerçekleştirildiği dairenin dışındaki kişilerin de bazı uygulamalarda kimyasala maruz kalabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, özellikle apartmanlarda bu riskin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Özay, “Özellikle aerosol, sisleme veya gaz oluşturan ürünlerde, uygulamanın yapıldığı dairenin dışındaki kişilerin de maruz kalması mümkündür. Apartmanda hava hareketleri; ortak havalandırma ve klima kanalları, tesisat ve elektrik şaftları, asansör ve merdiven boşlukları, kapı altları ve duvar içindeki açıklıklar üzerinden gerçekleşebilir.” dedi.</p>

<p>Yayılımın her ilaçlamada aynı olmayacağını da ifade eden Doç. Dr. Özay, ürünün fiziksel özellikleri, partikül veya gaz boyutu, uygulama basıncı, bina içerisindeki basınç farkları ve havalandırma sisteminin çalışma şeklinin sonucu belirlediğini kaydetti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Kapıyı kapatmak yeterli değil!”</strong></span></p>

<p>Özellikle fumigantlarda tehlikenin daha yüksek olduğunun altını çizen Doç. Dr. Özay, gazların bina içerisindeki hava akımları ve bağlantılı boşluklar üzerinden beklenmeyen noktalara ulaşabileceğini belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Bu nedenle yalnızca ‘ilaçlanan dairenin kapısını kapatmak’ yeterli bir izolasyon yöntemi değildir. Kapsamlı uygulamalarda komşu daireler, ortak alanlar ve havalandırma sistemleri de risk değerlendirmesine dahil edilmeli, ilaçlanan alan izole edilmeli ve uygulama sonrasında güvenli yeniden giriş koşulları sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p>Gazla mücadele uygulamalarında ise yalnızca belirli bir süre beklemenin yeterli olmayabileceğini dile getiren Doç. Dr. Özay, “Ürünün ruhsatlı kullanım talimatları ve ortam ölçümleri esas alınmalıdır.” uyarısında bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Apartman sakinleri ilaçlamadan önce bilgilendirilmeli</strong></span></p>

<p>Kapsamlı apartman ilaçlamalarında bina sakinlerinin önceden haberdar edilmesinin temel bir güvenlik önlemi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Özay, “Özellikle püskürtme, ULV, sisleme veya gaz oluşturan uygulamalarda bina sakinlerinin önceden bilgilendirilmesi temel risk iletişimi ve önleme tedbiridir. Uygulama öncesinde kullanılacak ürünün adı ve aktif maddesi, uygulama yöntemi, etkilenecek alanlar, binanın ne kadar süreyle boşaltılacağı, havalandırma ve yeniden giriş koşulları belirlenmelidir. Uygulama sırasında işlem yapılan alan erişime kapatılmalı, gerekli ise ortak havalandırma sistemleri izole edilmeli ve çalışanlar ürünün gerektirdiği kişisel koruyucu donanımı kullanmalıdır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Her ilaçlamadan sonra iki saat havalandırın” yaklaşımı doğru değil</strong></span></p>

<p>İlaçlama sonrasında ne kadar süre bekleneceğine ilişkin standart bir sürenin her ürün için geçerli olmayacağını vurgulayan Doç. Dr. Özay, “Burada önemli olan her ilaçlamada iki saat havalandırma gibi genel bir süre belirlemek değil, kullanılan ürünün ruhsatlı etiketi ve güvenlik bilgi formundaki spesifik koşulları uygulamaktır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlaçlama firmasından bunları mutlaka isteyin!</strong></span></p>

<p>Vatandaşların ilaçlama yaptırmadan önce firmanın yetkisini sorgulaması gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, firmanın Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi bulunup bulunmadığının İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden doğrulanabileceğini söyledi.</p>

<p>Uygulamayı gerçekleştirecek kişinin de gerekli uygulayıcı sertifikasına sahip olması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Özay, “Vatandaş uygulama öncesinde ürünün ticari adını, aktif maddesini ve konsantrasyonunu, Bakanlık ruhsat veya tescil bilgisini, onaylı etiketini, Güvenlik Bilgi Formunu, kullanılacak uygulama yöntemini, uygulanacak miktarı ve yeniden giriş süresini yazılı olarak istemelidir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Gizli formül, çok güçlü ilaç” deniliyorsa dikkat!</strong></span></p>

<p>İlaçlama firmasının kullanılan kimyasalın içeriğini açıklamamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Doç. Dr. Özay, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Firmanın ‘gizli formül’, ‘çok güçlü ilaç’ veya ‘ruhsata gerek yok’ gibi gerekçelerle ürün bilgisini vermemesi önemli bir güvenlik uyarısıdır. Profesyonel uygulamada ürünün ne olduğunun, nerede ve hangi dozda kullanıldığının ve uygulamayı kimin yaptığının izlenebilir olması gerekir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aynı anda birkaç kişide bulantı ve baş dönmesi varsa dikkat!</strong></span></p>

<p>İlaçlama sonrasında aynı ortamda bulunan birden fazla kişide benzer şikâyetlerin görülmesinin kimyasal maruziyet ihtimali açısından ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Özay, belirtileri şöyle sıraladı:</p>

<p>“İlaçlama sonrası birden fazla kişide baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, halsizlik, göz veya solunum yolu irritasyonu gibi belirtiler ortaya çıkması kimyasal maruziyet açısından ciddiye alınmalıdır. Özellikle nefes darlığı, bilinç değişikliği, bayılma, nöbet veya ciddi dolaşım ve solunum bulguları varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlacın kokusunu kontrol etmek için eve geri dönmeyin!</strong></span></p>

<p>Zehirlenme şüphesinde yapılan en tehlikeli hatalardan birinin maruziyet alanına yeniden girmek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özay, “Zehirlenmeden şüphelenilen kişinin kaynağı araştırmak veya ilacın kokusunu kontrol etmek amacıyla tekrar maruziyet alanına girmesi kesinlikle doğru değildir. Öncelikle temiz havaya çıkılmalı, ürünün adı ve etiketi mümkünse güvenli bir yerden temin edilerek sağlık ekiplerine bildirilmelidir. Kıyafet veya deri teması varsa uygun dekontaminasyon uygulanmalıdır. Kişinin kendi kendine kusması sağlanmamalı, başka bir kimyasalla ‘nötralizasyon’ yapılmaya çalışılmamalı ve alana koruyucu ekipman olmadan tekrar girilmemelidir. Özellikle fumigant veya gaz şüphesinde havalandırma amacıyla bile olsa eğitimsiz kişilerin kapalı alana girmesi ikincil maruziyete neden olabilir. Türkiye’de zehirlenme danışmanlığı için 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezine bildirilerek, ciddi belirtilerde acil sağlık hizmeti alınmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/komsu-dairedeki-ilaclama-bile-zehirleyebilir-1787153769.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>A101 20 Ağustos’ta Elektrikli Kamyoneti Satışa Sunacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/a101-20-agustosta-elektrikli-kamyoneti-satisa-sunacak-117848</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/a101-20-agustosta-elektrikli-kamyoneti-satisa-sunacak-117848</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 20 Ağustos Perşembe günü teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı ihtiyaçlara yönelik ürünler, çeşitli fiyat seçenekleriyle satışa sunuluyor. Mobilite ürünlerinden televizyon modellerine, ev ve mutfak ihtiyaçlarından küçük elektrikli cihazlara kadar birçok ürün listede yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEKTRİKLİ ARAÇ VE MOTOSİKLET SEÇENEKLERİ</span></strong></p>

<p>Mobilite kategorisinde elektrikli araç ve motosiklet seçenekleri dikkat çekiyor.</p>

<p>VOLTA VMP1 4 Tekerlekli Elektrikli Kamyonet 279 bin 990 TL, VOLTA EV1 Elektrikli Araç ise 239 bin 990 TL fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p>Benzinli motosiklet seçenekleri arasında REVOLT RX5 250 CC Benzinli Cross Motosiklet 89 bin 990 TL, APEC PS4 50 CC Benzinli Moped ise 49 bin 990 TL fiyatıyla yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOBİLİTE ÜRÜNLERİNDE FARKLI FİYAT SEÇENEKLERİ</span></strong></p>

<p>Listede yer alan mobilite ürünleri farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ediyor. Elektrikli araçlardan motosikletlere kadar dört farklı seçenek bulunuyor.</p>

<p>Mobilite kategorisindeki ürünlerin fiyatları 49 bin 990 TL ile 279 bin 990 TL arasında değişiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TELEVİZYONLARDA EKRAN BOYUTU SEÇENEĞİ</span></strong></p>

<p>Televizyon kategorisinde farklı ekran boyutlarına sahip modeller listeleniyor.</p>

<p>HI-LEVEL HL65QUMLN-W02S 65” Frameless 4K UHD webOS Smart QLED TV 24 bin 999 TL fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p>IFFALCON 55” U65A UHD Smart Google TV 19 bin 999 TL, SAMSUNG 50U8000F 50” 4K Ultra Smart LED TV ise 23 bin 999 TL fiyatla listede yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">QLED TELEVİZYONLAR DA LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Televizyon seçenekleri arasında QLED modeller de bulunuyor.</p>

<p>NORDMENDE 55’’ Q55NM1105 QLED TV 17 bin 999 TL, ONVO 50VQ90F3UA 50” Frameless Ultra HD QLED Google TV 15 bin 999 TL fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p>HI-LEVEL HL43QFMLN-A14S 43” Frameless FHD Android 14 Smart QLED TV ise 11 bin 999 TL fiyatıyla televizyon kategorisindeki seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TELEVİZYONLARDA FİYATLAR 11 BİN 999 TL’DEN BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Listede yer alan televizyon modellerinin fiyatları 11 bin 999 TL ile 24 bin 999 TL arasında değişiyor.</p>

<p>Farklı ekran boyutları ve özelliklere sahip modeller arasında 43, 50, 55 ve 65 inç seçenekleri bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EV VE MUTFAK ÜRÜNLERİ DE LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Ev ve mutfak ihtiyaçlarına yönelik ürünler de farklı fiyat seçenekleriyle satışa sunuluyor.</p>

<p>SEG CM 911S INV Silver Çamaşır Makinesi 19 bin 999 TL, SEG BM 6001X Inox Bulaşık Makinesi ise 17 bin 999 TL fiyatla listeleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SU SEBİLİ VE KÜÇÜK EV ALETLERİ</span></strong></p>

<p>KIWI KWP-8555 Gizli Damacana ve 3 Musluklu Su Sebili 8 bin 499 TL fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p>Mutfak ürünleri arasında ENGLISH HOME KRM 5100 Gözleme ve Krep Makinesi 1.299 TL, PIERRE CARDIN Elektrikli Çelik Çay Makinesi 1.699 TL ve PIERRE CARDIN Çubuk Blender 899 TL fiyatla yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">599 TL’DEN BAŞLAYAN ÜRÜNLER</span></strong></p>

<p>Listede daha düşük fiyatlı küçük ev aletleri de bulunuyor.</p>

<p>KIWI KC-8232 2’si 1 Arada Şarjlı Mikser ve Doğrayıcı 599 TL fiyatla satışa sunulurken, ALTUS Kablolu Dik Süpürge 1.799 TL fiyatla listeleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİYATLAR ÜRÜNE GÖRE DEĞİŞİYOR</span></strong></p>

<p>Listede yer alan ürünler arasında fiyat açısından geniş bir aralık bulunuyor. En yüksek fiyatlı ürün 279 bin 990 TL ile VOLTA VMP1 4 Tekerlekli Elektrikli Kamyonet olurken, en düşük fiyatlı ürün 599 TL ile KIWI KC-8232 2’si 1 Arada Şarjlı Mikser ve Doğrayıcı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/a101-20-agustosta-elektrikli-kamyoneti-satisa-sunacak-1787144677.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de İşsiz Sayısı 2 Milyon 799 Bine Geriledi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyede-issiz-sayisi-2-milyon-799-bine-geriledi-117842</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyede-issiz-sayisi-2-milyon-799-bine-geriledi-117842</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 puan azalarak yüzde 7,9’a geriledi. İşsiz sayısı 84 bin kişi azalırken istihdam edilenlerin sayısı 155 bin kişi artarak 32 milyon 479 bine yükseldi. Genç işsizlik oranı ise 1 puanlık düşüşle yüzde 13,9 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin işgücü istatistikleri açıklandı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 0,3 puan azalarak yüzde 7,9’a geriledi.</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı da ikinci çeyrekte 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bin olarak gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 7,9’A GERİLEDİ</strong></span></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 0,3 puan düşerek yüzde 7,9 oldu.</p>

<p>İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7, kadınlarda ise yüzde 10,3 olarak kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>İŞSİZ SAYISI 2 MİLYON 799 BİNE GERİLEDİ</strong></span></p>

<p>15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azaldı.</p>

<p>Böylece işsiz sayısı 2 milyon 799 bin olarak gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>İSTİHDAM 32 MİLYON 479 BİNE YÜKSELDİ</strong></span></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 155 bin kişi arttı.</p>

<p>İstihdam edilenlerin toplam sayısı 32 milyon 479 bine yükseldi.</p>

<p>İstihdam oranı da 0,1 puan artarak yüzde 48,5 olarak kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>KADINLARDA İSTİHDAM ORANI YÜZDE 31,6</strong></span></p>

<p>İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,8, kadınlarda ise yüzde 31,6 oldu.</p>

<p>İşgücüne katılım oranındaki cinsiyet farkı da ikinci çeyrek verilerinde dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>İŞGÜCÜNE KATILIM YÜZDE 52,7 OLDU</strong></span></p>

<p>İşgücü, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 71 bin kişi artarak 35 milyon 278 bine çıktı.</p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 52,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,6, kadınlarda ise yüzde 35,3 olarak hesaplandı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>GENÇ İŞSİZLİK YÜZDE 13,9’A GERİLEDİ</strong></span></p>

<p>15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 1 puan azaldı.</p>

<p>Genç işsizlik oranı yüzde 13,9 olarak kaydedildi.</p>

<p>Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 11 olurken genç kadınlarda bu oran yüzde 19,3 olarak tahmin edildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>HİZMET SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM ARTTI</strong></span></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam, ikinci çeyrekte sektörlere göre farklılık gösterdi.</p>

<p>Tarım sektöründe istihdam 10 bin, inşaat sektöründe 25 bin, hizmet sektöründe ise 240 bin kişi arttı.</p>

<p>Sanayi sektöründe ise istihdam 121 bin kişi azaldı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>İSTİHDAMIN YÜZDE 59,8’İ HİZMET SEKTÖRÜNDE</strong></span></p>

<p>Toplam istihdamın yüzde 59,8’i hizmet sektöründe yer aldı.</p>

<p>İstihdamın yüzde 19,7’si sanayi, yüzde 13,7’si tarım ve yüzde 6,8’i inşaat sektöründe gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİ 42,3 SAAT OLDU</span></strong></p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,1 saat arttı.</p>

<p>Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saate yükseldi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 29,9</strong></span></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,2 puan azaldı.</p>

<p>Atıl işgücü oranı yüzde 29,9 olarak gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>DİĞER ATIL İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ</strong></span></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3 oldu.</p>

<p>Potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı ise yüzde 20 olarak hesaplandı.</p>

<p>İkinci çeyrek verileriyle birlikte işsizlik oranında düşüş, istihdamda ise artış kaydedildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/turkiyede-issiz-sayisi-2-milyon-799-bine-geriledi-1787133221.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı 7 Ayda Denetim Bilançosunu Açıkladı: Cezalar 19 Milyar TL’yi Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-7-ayda-denetim-bilancosunu-acikladi-cezalar-19-milyar-tlyi-asti-117841</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticaret-bakanligi-7-ayda-denetim-bilancosunu-acikladi-cezalar-19-milyar-tlyi-asti-117841</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında iç piyasaya yönelik gerçekleştirilen denetimlerin bilançosunu açıkladı. Bu dönemde 282 bin 153 firma ile 34 milyon 278 bin 291 ürün denetlenirken, aykırılık tespit edilen işlemler kapsamında 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu’nun 17,2 milyar TL’lik cezaları da eklendiğinde toplam rakam 19 milyar TL’yi aştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında iç piyasaya yönelik gerçekleştirilen denetimlerin sonuçlarını açıkladı.&nbsp;Bakanlığın verilerine göre yılın ilk 7 ayında 282 bin 153 firma ile 34 milyon 278 bin 291 ürün denetlendi. Aykırılık tespit edilen işlemler kapsamında toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">282 BİN 153 FİRMA DENETLENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan bilançoya göre, 2026 yılının ilk 7 ayında iç piyasada kapsamlı denetimler gerçekleştirildi.&nbsp;Bu dönemde toplam 282 bin 153 firma ve 34 milyon 278 bin 291 ürün denetlendi. Yapılan denetimlerde tespit edilen aykırılıklar kapsamında firmalara toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">48 BİN 735 FİRMA VE KİŞİ İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine ilişkin denetimler gerçekleştirildi.&nbsp;Bu kapsamda 48 bin 735 gerçek ve tüzel kişi incelendi. Denetimler sonucunda aykırılık tespit edilen 4 bin 686 firma ve kişiye toplam 633,4 milyon TL ceza uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAHİŞ FİYAT DENETİMLERİNDE 400 MİLYON TL</span></strong></p>

<p>İç Ticaret Genel Müdürlüğü denetimlerinde uygulanan cezaların yaklaşık 400 milyon TL’si fahiş fiyat nedeniyle kesildi.&nbsp;Otomotiv sektöründeki ihlaller nedeniyle yaklaşık 135 milyon TL ceza uygulandı. Emlak sektöründeki ihlallerin ceza tutarı 34,4 milyon TL olurken kuyum sektöründeki ihlaller nedeniyle 11,3 milyon TL ceza kesildi.&nbsp;Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara yönelik denetimlerde ise yaklaşık 51 milyon TL ceza uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜKETİCİ DENETİMLERİNDE 613,5 MİLYON TL CEZA</span></strong></p>

<p>Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yılın ilk 7 ayında 31 bin 446 firma denetlendi.&nbsp;Denetimlerde aykırılık tespit edilen 1.206 firmaya yaklaşık 613,5 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÖZLEŞME İHLALLERİNE 418,3 MİLYON TL CEZA</span></strong></p>

<p>Tüketici denetimleri kapsamında uygulanan cezaların 418,3 milyon TL’si ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur ve devre tatil gibi tüketici sözleşmelerindeki aykırılıklardan kaynaklandı. Reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 185,8 milyon TL ceza uygulandı.&nbsp;Ürün güvenliği denetimlerinde ise 9,4 milyon TL ceza kesildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">81 İLDE DENETİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 81 ilde denetimler gerçekleştirildi. Bu denetimlerde 201 bin 972 firma ve yaklaşık 34 milyon ürün incelendi.&nbsp;Aykırılık tespit edilen 39 bin 547 firmaya toplam 627,3 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REKABET KURUMU’NDAN 17,2 MİLYAR TL CEZA</span></strong></p>

<p>Açıklamada Rekabet Kurumu’nun 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin verilerine de yer verildi.&nbsp;Rekabet Kurumu, 2025 yılında 227 firmaya 13,2 milyar TL idari para cezası uyguladı. 2026 yılının ilk 7 ayında ise başta iş gücü piyasaları, bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv ve gıda sektörleri olmak üzere 218 firmaya toplam 17,2 milyar TL idari para cezası verildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLAM CEZA 19 MİLYAR TL’Yİ AŞTI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı’nın yılın ilk 7 ayında uyguladığı 1 milyar 874 milyon TL’lik idari para cezasına Rekabet Kurumu’nun 17,2 milyar TL’lik cezaları da eklendiğinde toplam tutar 19 milyar TL’yi aştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ticaret-bakanligi-7-ayda-denetim-bilancosunu-acikladi-cezalar-19-milyar-tlyi-asti-1787131392.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Haziranda 29,9 Milyon Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-haziranda-299-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-117840</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-haziranda-299-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-117840</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK’in Haziran 2026 Dış Ticaret İstatistikleri’ne göre Malatya’da 29 milyon 908 bin dolarlık ihracata karşılık 11 milyon 155 bin dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Kent, haziran ayında 18 milyon 753 bin dolarlık dış ticaret fazlası verirken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 268,1 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Haziran 2026 Dış Ticaret İstatistikleri kamuoyuna duyuruldu. Açıklanan resmî verilere göre Malatya, genel ticaret sistemi kapsamında haziran ayında dış ticaret performansıyla dikkat çeken kentler arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET RAKAMLARI AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Yayımlanan verilere göre Malatya’da haziran ayı boyunca genel ticaret sistemi sınırları dahilinde 29 milyon 908 bin dolarlık ihracat yapıldı. Kentin aynı dönemdeki ithalatı ise 11 milyon 155 bin dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT İTHALATIN 2,7 KATINA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Malatya’da haziran ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 268,1 gibi yüksek bir seviyede hesaplandı. İhracat rakamlarının ithalatın yaklaşık 2,7 katına ulaştığı kentte, net 18 milyon 753 bin dolarlık dış ticaret fazlası kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLAM DIŞ TİCARET HACMİ 41 MİLYON DOLARI AŞTI</span></strong></p>

<p>İhracat ve ithalat kalemlerindeki hareketlilikle birlikte Malatya’nın haziran ayındaki toplam dış ticaret hacmi 41 milyon 63 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Kent, ürettiği değerlerle bölge ekonomisine katkı sunmaya devam etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GENELİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTTI</span></strong></p>

<p>Ülke genelindeki tabloya bakıldığında ise haziran ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 oranında artarak 24 milyar 915 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat yüzde 23 artış göstererek 35 milyar 285 milyon dolar oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA TÜRKİYE GENELİNDEN POZİTİF AYRIŞTI</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde dış ticaret açığı yüzde 26,2 oranında bir artışla 10 milyar 370 milyon dolara çıkarken, ülke genelinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,6 seviyesine geriledi. Malatya ise elde ettiği ihracat fazlasıyla ülke genelindeki olumsuz tablodan pozitif yönde ayrışmayı başardı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-haziranda-299-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-1787128816.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaözü’nde Sel Yaraları Sarılmayı Bekliyor: 390 Ton Kayısı Ve Üç Ev İçin Destek Talebi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kocaozunde-sel-yaralari-sarilmayi-bekliyor-390-ton-kayisi-ve-uc-ev-icin-destek-talebi-117828</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kocaozunde-sel-yaralari-sarilmayi-bekliyor-390-ton-kayisi-ve-uc-ev-icin-destek-talebi-117828</guid>
                <description><![CDATA[MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, sel felaketinin yaşandığı Hekimhan'ın Kocaözü Mahallesi’ni ziyaret ederek, yaklaşık 390 ton kayısı ve üç evde oluşan zararın karşılanması için hükümet ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde sağanak yağış sonrası meydana gelen selden etkilenen vatandaşları ziyaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FENDOĞLU SAHADA İNCELEMELERDE BULUNDU</span></strong></p>

<p>Kocaözü Mahallesi Muhtarı Serkan Coşkun ve mahalle sakinlerinden afetin yol açtığı zararlara ilişkin bilgi alan Mehmet Fendoğlu, selden etkilenen evlerde incelemeler gerçekleştirdi. Fendoğlu, ziyaret kapsamında düzenlenen toplantıda vatandaşların talep ve beklentilerini dinledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608181623-59cbfda2-18bd-4e01-b5c9-4e3ca16445ac.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUHTAR COŞKUN ZARARIN BOYUTUNU AÇIKLADI</span></strong></p>

<p>Kocaözü Mahallesi Muhtarı Serkan Coşkun, afetin ilk anından itibaren kamu kurumlarının sahada çalışma yürüttüğünü belirterek şöyle konuştu:&nbsp;"İlk günden beri devletimizin burada olduğunu gördüm, bunu bize de hissettirdiler. Sayın Valimiz, milletvekillerimiz, sivil toplum kuruluşları, dernek başkanlarımız, siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileri buradaydı. Devlet Su İşleri, AFAD ve Kızılay ekipleri de bölgede görev yaptı. Ancak yaş kayısılarımız kurumadan sele gitti. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı tespitlere göre yaklaşık 390 ton kayısı zarar gördü. Mühendislerimiz bütün zararları tek tek değerlendirdi. Devletimizden destek ve zararımızın karşılanmasını bekliyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN BÜYÜK TESELLİ CAN KAYBININ YAŞANMAMASI OLDU</span></strong></p>

<p>Selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Milletvekili Mehmet Fendoğlu, en büyük tesellinin can kaybı yaşanmaması olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608181623-73b1df23-41da-4a7f-8950-0aba4292804b.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FENDOĞLU SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAKLARINI SÖYLEDİ</span></strong></p>

<p>Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından gerekli adımların atılacağını belirten Mehmet Fendoğlu şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu tür afetlerde can kaybı olmadığı müddetçe maddi zararların telafisi mümkündür. İl Müdürlüğümüzün hane hane yürüttüğü çalışmaları gördük. Toplam zararın 390 ton mu, 400 ton mu, 500 ton mu olduğu raporla netleşecek. Rapor tamamlandıktan sonra mağduriyetin en kısa sürede giderilmesi için hükümetimizden ve Cumhurbaşkanımızdan talepte bulunacağız. Sürecin takipçisi olacağız. Allah devletimize zeval vermesin. Çok geçmiş olsun, Allah beterinden saklasın."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ EVDE AFAD TARAFINDAN TESPİT YAPILDI</span></strong></p>

<p>Bakanlıklar ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde temaslarını sürdüreceklerini kaydeden Fendoğlu, AFAD tarafından üç evde hasar tespiti yapıldığını aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608181623-771edc7b-ab00-476d-9c19-61eaa64c8b89.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIRLANAN RAPOR CUMHURBAŞKANINA SUNULACAK</span></strong></p>

<p>Yürütülecek çalışmalara ilişkin ayrıntıları paylaşan Fendoğlu sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;"Mağduriyetlerinizin telafi edilmesi için çalışma yürüteceğiz. Evi zarar gören, AFAD tarafından tespiti yapılan üç vatandaşımız bulunuyor. Raporun tamamlanmasını bekliyoruz. Tarım Müdürlüğümüz de sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Hazırlanacak raporu Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize sunarak gerekli desteği talep edeceğiz. Zarar gören üç evin durumunu da AFAD Başkanlığına ileteceğiz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAMU KURUMLARINA VE SAHA EKİPLERİNE TEŞEKKÜR EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Milletvekili Mehmet Fendoğlu, afetin ilk anından itibaren sel bölgesinde aralıksız görev yapan kamu kurumlarına, idarecilere ve sahada çalışan ekiplere teşekkür etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608181623-83284088-a1a4-45b7-9d66-cc761f562e71.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/kocaozunde-sel-yaralari-sarilmayi-bekliyor-390-ton-kayisi-ve-uc-ev-icin-destek-talebi-1787062257.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-medyada-gorunurluk-ugruna-tehlikeli-akimlari-yapiyorlar-117826</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-medyada-gorunurluk-ugruna-tehlikeli-akimlari-yapiyorlar-117826</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, sosyal medyada görünürlük arayışının psikolojik nedenlerini, tehlikeli sosyal medya akımlarının neden hızla yayılabildiğini ve özellikle çocuklar ile ergenlerin bu akımlardan neden daha fazla etkilenebildiğini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada daha görünür olabilmek için sınırların zorlanmasının yalnızca “dikkat çekme isteği” ile açıklanamayacağını belirten Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Sosyal medyada görünür olma isteğinin arkasında çoğu zaman beğenilme, kabul görme, bir gruba ait olma, merak, heyecan arayışı ve sosyal onay ihtiyacı bulunur. Beğeni, yorum ve izlenme sayıları kişinin aldığı sosyal geri bildirimi görünür ve ölçülebilir hale getirir. Özellikle kişinin kendilik değerini dışarıdan aldığı onay üzerinden değerlendirmeye başladığı durumlarda, daha fazla ilgi çekebilmek için sınırları zorlama eğilimi ortaya çıkabilir. Burada yalnızca ‘dikkat çekme isteğinden’ değil, kişinin görülme ve kabul edilme ihtiyacının sosyal medya üzerinden karşılanmaya çalışılmasından söz ediyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Herkes yapıyorsa tehlikeli değildir” yanılgısı oluşabiliyor</strong></span></p>

<p>“Bir davranışın çok sayıda kişi tarafından yapılması, o davranışın normal ve kabul edilebilir olduğu algısını güçlendirebilir.” diyen Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Psikolojide sosyal kanıt ve sosyal normların etkisiyle açıklayabileceğimiz bu durumda kişi, çevresindeki insanların davranışlarını kendi kararına referans olarak kullanabilir. Özellikle olumsuz sonuçları videolarda görmüyorsa risk olduğundan daha düşük algılanabilir. Nitekim araştırmalar, ergenlerin çok sayıda beğeni almış içeriklere daha fazla yöneldiğini ve bunun riskli davranışları gösteren içerikler için de geçerli olabildiğini göstermektedir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlıklı paylaşım ne zaman riskli onay arayışına dönüşüyor?</strong></span></p>

<p>Kendini ifade etmenin, yaşadıklarını paylaşmanın ve sosyal çevreden geri bildirim almak istemenin doğal bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Doğantekin, “İnsanların kendilerini ifade etmek, yaşadıklarını paylaşmak ve çevrelerinden geri bildirim almak istemeleri son derece doğaldır. Burada belirleyici olan, sosyal medyadan alınan geri bildirimin kişinin kendilik değerini ne ölçüde belirlemeye başladığıdır. Paylaşım beklenen ilgiyi görmediğinde yoğun değersizlik, öfke veya kaygı ortaya çıkıyorsa; kişi daha fazla izlenmek için giderek daha uç, mahrem ya da tehlikeli davranışlara yöneliyorsa sağlıklı paylaşım ihtiyacının yerini riskli bir onay arayışı almaya başladığını düşünebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ergen için risk, aynı zamanda “gruba kabul edilme fırsatı” olarak görülebiliyor</strong></span></p>

<p>Tehlikeli sosyal medya akımlarında en önemli risk gruplarından birinin çocuklar ve ergenler olduğunu belirten Doğantekin, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ergenlik döneminde akranlar tarafından kabul edilmek ve bir gruba ait hissetmek gelişimsel olarak oldukça önemlidir. Aynı zamanda ödüle ve sosyal geri bildirime duyarlılık yüksekken, dürtü kontrolü, uzun vadeli sonuçları değerlendirme ve özdenetimle ilişkili sistemler gelişimini sürdürmektedir. Dolayısıyla bir yetişkinin ‘gereksiz bir risk’ olarak değerlendirdiği davranış, ergen için arkadaşları tarafından kabul edilme, eğlenme veya görünür olma fırsatı olarak algılanabilir. Araştırmalar da ergenlerde risk alma davranışlarının sosyal bağlamdan ve akranların davranışlarından önemli ölçüde etkilenebildiğini ortaya koyuyor.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“Daha çarpıcı içerik, daha fazla ilgi” döngüsü oluşabilir</strong></span></p>

<p>Sosyal medyada yeterince ilgi görmediğini düşünen bir çocuğun zaman içerisinde daha sıra dışı ve riskli içeriklere yönelmesinin mümkün olduğunu söyleyen Doğantekin, “Çocuk, sıradan paylaşımlarının az ilgi gördüğünü ancak daha sıra dışı veya sınırları zorlayan içeriklerin daha fazla izlendiğini fark ettiğinde, ‘daha çarpıcı içerik = daha fazla ilgi’ şeklinde bir öğrenme döngüsü oluşabilir. Beğenilerin ergenlerde ödül işlemeyle ilişkili beyin bölgelerinde daha güçlü yanıtlarla bağlantılı olduğunu gösteren çalışmalar da sosyal geri bildirimin bu yaş grubunda neden güçlü olabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tehlike, zarar görülmesine rağmen davranışın sürdürülmesiyle büyüyor</strong></span></p>

<p>Sürekli dikkat çekmeye çalışmanın tek başına psikolojik bir bozukluk göstergesi olmadığını vurgulayan Doğantekin, “Tek başına dikkat çekme isteği psikolojik bir bozukluk anlamına gelmez. Burada davranışın sıklığı, şiddeti, kontrol edilebilirliği ve kişinin yaşamına verdiği zarar önemlidir. Kişi daha fazla ilgi görmek için fiziksel güvenliğini tekrar tekrar tehlikeye atıyor, zarar görmesine rağmen aynı davranışları sürdürüyor, sosyal medyada ilgi görmediğinde yoğun değersizlik veya öfke yaşıyor ya da giderek daha tehlikeli davranışlara ihtiyaç duyuyorsa psikolojik değerlendirme faydalı olacaktır. Özellikle çocuk ve ergenlerde buna dürtüsellik, kendine zarar verme davranışları, belirgin duygu durum değişiklikleri, okul ve aile ilişkilerinde bozulma veya sosyal medyadan uzak kaldığında yoğun sıkıntı eşlik ediyorsa profesyonel destek alınması önemlidir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yasaklamak yerine düşündüren sorular sorun</strong></span></p>

<p>Ailelerin çocuklarını tehlikeli sosyal medya akımlarından korumak için yalnızca yasaklayıcı bir dil kullanmasının yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Doğantekin, “Çocukları tehlikeli akımlardan korurken yalnızca ‘Bunu yapma’ demek yerine, neden yapmak istediğini anlamaya çalışmak daha koruyucu bir yaklaşım olabilir. ‘Bu video çok izlendiği için mi sana güvenli geliyor?’, ‘Kamera olmasaydı bunu yine yapmak ister miydin?’ veya ‘Bir şeyin çok beğenilmesi onun güvenli olduğu anlamına gelir mi?’ gibi sorular çocuğun eleştirel düşünme ve risk değerlendirme becerisini destekleyebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/sosyal-medyada-gorunurluk-ugruna-tehlikeli-akimlari-yapiyorlar-1787058960.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depremde Hayatını Kaybeden 19 Üyenin TSO Borçları Tamamen Silindi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/depremde-hayatini-kaybeden-19-uyenin-tso-borclari-tamamen-silindi-117825</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/depremde-hayatini-kaybeden-19-uyenin-tso-borclari-tamamen-silindi-117825</guid>
                <description><![CDATA[Malatya TSO’nun aidat borçlarına yönelik başlattığı yapılandırmadan 107 günde yaklaşık 3 bin üye yararlandı. Gecikme faizlerinin silindiği uygulamada borçlar 3 eşit taksitte ödenebiliyor. Başvurular 30 Eylül 2026’ya kadar devam edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından üyelerin biriken aidat borçlarının daha kolay ödenebilmesi amacıyla başlatılan yapılandırma uygulaması yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>4 Mayıs 2026 tarihinde başlayan yapılandırma imkanından bugüne kadar geçen 107 günlük süreçte yaklaşık 3 bin üye faydalandı. Üyelerin aidat borçlarını gecikme faizleri silinerek 3 eşit taksitte ödeme imkanı bulduğu uygulamanın, üyeler tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>DEPREMDE HAYATINI KAYBEDEN 19 ÜYENİN BORCU SİLİNDİ</strong></span></p>

<p>Yapılandırma kapsamında 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 19 Oda üyesinin aidat borçlarının tamamı silindi.</p>

<p>Bunun yanı sıra işyerini kapatan ve Maliye nezdinde mükellefiyetini sonlandıran üyelerin de Odaya olan tüm borçları silinerek önemli bir kolaylık sağlandı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>ÜYELERİMİZİN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEK İSTEDİK</strong></span></p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yapılandırmanın üyelerin talepleri doğrultusunda hayata geçirildiğini belirterek, sürecin başlaması için önemli bir hukuki ve idari süreç yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Sadıkoğlu, “Biz öncelikle üyelerimizin üzerindeki aidat yükünü tamamen kaldırmak ve biriken tüm aidatları silmek istedik. Ancak bunun için bağlı bulunduğumuz TOBB ve Bakanlık tarafından Odamıza böyle bir yetki verilmedi. Bunun üzerine en azından üyelerimizin üzerindeki gecikme faizi yükünü ortadan kaldıralım istedik. Bunun için de yine TOBB ve ilgili Bakanlıktan resmi izin alınması gerektiği ifade edildi. Resmi görüşmeler ve hukuki süreç bizim dışımızda uzun sürdü. Gerekli izinlerin alınmasının ardından ilk Meclis toplantımızda kararımızı aldık ve üyelerimize gecikme faizlerini tamamen silerek borçlarını 3 eşit taksitte ödeme imkânı sunduk” dedi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>ÜYELERİMİZİN MEMNUNİYETİ ÖNCELİĞİMİZDİR</strong></span></p>

<p>Şu ana kadar yaklaşık 3 bin üyenin yapılandırmadan faydalanmasının uygulamanın üyeler açısından önemli bir karşılık bulduğunu ifade eden Başkan Sadıkoğlu, üyelerden olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi.</p>

<p>Sadıkoğlu, “Üyelerimizin yapılandırma imkânından memnun olduklarını görmek bizim için önemli. Çünkü biz Odamızı sadece belge veren, aidat tahsil eden bir kurum olarak görmüyoruz. Üyelerimizin zor zamanlarında onların yükünü hafifletmek, taleplerine çözüm üretmek ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek bizim temel görevlerimizden biridir. Üyelerimizin memnuniyeti bizim için her zaman önceliklidir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>SON BAŞVURU TARİHİ 30 EYLÜL</strong></span></p>

<p>Malatya TSO tarafından sunulan yapılandırma imkanından henüz yararlanmayan üyeler için başvuruların 30 Eylül 2026 Çarşamba günü mesai bitimine kadar devam edeceği bildirildi.</p>

<p>Başkan Sadıkoğlu, uygulamanın son başvuru tarihine kadar üyelerin yararlanabileceği önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Amacımız üyelerimizin işlerini kolaylaştırmak. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin ihtiyaçlarını ve taleplerini dikkate alarak çözüm üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/depremde-hayatini-kaybeden-19-uyenin-tso-borclari-tamamen-silindi-1787056147.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güzellik Uykusu Gerçekmiş! Uzman İsim Uyardı: Yetersiz Uyku Bütün Fizyolojiyi Sarsıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/guzellik-uykusu-gercekmis-uzman-isim-uyardi-yetersiz-uyku-butun-fizyolojiyi-sarsiyor-117818</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/guzellik-uykusu-gercekmis-uzman-isim-uyardi-yetersiz-uyku-butun-fizyolojiyi-sarsiyor-117818</guid>
                <description><![CDATA[Çoğumuz uykuyu, yoğun geçen bir günün ardından yalnızca dinlenmek ya da ertesi güne enerji toplamak için ayırdığımız pasif bir zaman dilimi olarak görüyoruz. Oysa uyku, bedenin adeta ”bakıma alındığı”, hücrelerin yenilendiği, organların onarıldığı ve biyolojik dengenin yeniden kurulduğu en aktif süreçlerden biri. Sağlıklı bir yaşamın temelinin kaliteli ve yeterli uykudan geçtiğini belirten Acıbadem Life Danışmanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, “Kalitesiz veya yetersiz uyku sadece ertesi günkü yorgunlukla sınırlı kalmaz; nöronal bağlardan hormonlara, kalbin kasılma dinamiklerinden bağışıklık ve üreme hücrelerine kadar tüm insan fizyolojisini sarsan sistemik bir çöküşe zemin hazırlar” diyor ve uyku sırasında bedenimizde değişen 10 hayati süreci sıralıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çoğumuz uykuyu, yoğun geçen bir günün ardından yalnızca dinlenmek ya da ertesi güne enerji toplamak için ayırdığımız pasif bir zaman dilimi olarak görüyoruz. Oysa uyku, bedenin adeta ”bakıma alındığı”, hücrelerin yenilendiği, organların onarıldığı ve biyolojik dengenin yeniden kurulduğu en aktif süreçlerden biri. Sağlıklı bir yaşamın temelinin kaliteli ve yeterli uykudan geçtiğini belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,</strong>&nbsp;“Kalitesiz veya yetersiz uyku sadece ertesi günkü yorgunlukla sınırlı kalmaz; nöronal bağlardan hormonlara, kalbin kasılma dinamiklerinden bağışıklık ve üreme hücrelerine kadar tüm insan fizyolojisini sarsan sistemik bir çöküşe zemin hazırlar” diyor ve uyku sırasında bedenimizde değişen 10 hayati süreci sıralıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>UYKUDA ASLINDA HİÇBİR ŞEY UYUMUYOR</strong></span></p>

<p>Günün yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz. Ancak uyuduğumuz saatlerde dinlenen aslında biz değiliz. Beynimiz toksinleri temizliyor, bağışıklık sistemimiz adeta yeniden programlanıyor, hormonlarımız dengeleniyor, kalbimiz ve damarlarımız günün yorgunluğunu atıyor, hücrelerimiz ise hasar gören dokuları onarmaya başlıyor.&nbsp;<strong>Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,</strong>&nbsp;”Kalitesiz veya yetersiz uyku, sadece ertesi günü yorgun geçirmenize neden olmaz. Uzun vadede insan fizyolojisinin temel yapı taşlarını etkileyerek sistemik bir çöküşe zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kaliteli uyku, sağlıklı yaş almak için de vazgeçilmezdir” diyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BEYİNDEN BAĞIRSAKLARA, METABOLİZMADAN CİLDE UYKU İLE DEĞİŞEN 10 HAYATİ SÜREÇ</strong></span></p>

<p><strong>1. Beyin gün boyu biriken yükü temizliyor</strong></p>

<p>Gün boyunca beynimiz durmadan çalışıyor; düşünüyor, öğreniyor, karar veriyor ve bunun sonucunda metabolik atıklar birikiyor. Kaliteli uyku sırasında beyin adeta gece vardiyasına geçerek bu atıkları temizliyor, gün içinde öğrendiklerimizi hafızaya yerleştiriyor ve ertesi güne hazırlanıyor. Bu temizlik süreci yeterince gerçekleşmez ise beyin zamanla ”toksik yük” altında kalıyor. Uzun süreli uykusuzluk Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların riskini artırabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>2. Kalbiniz de gece dinlenmeye ihtiyaç duyuyor</strong></p>

<p>Sağlıklı bir uykuda kalp atışları yavaşlıyor, tansiyon düşüyor ve damarlar günün yükünü atıyor. Ancak yetersiz uyku bu doğal dinlenme sürecini bozabiliyor. Kalp sürekli çalışmaya devam ettiği için damarlar daha fazla yıpranıyor; yüksek tansiyon, ritim bozukluğu, kalp krizi ve felç riski artabiliyor. Kalp krizi ve inme vakalarının sabahın erken saatlerinde zirve yapmasının temel nedeni, uykusuzluğun yarattığı bu sistemik stres yükü.&nbsp;</p>

<p><strong>3. Bağışıklık sistemi gece güç kazanıyor</strong></p>

<p>Uykuda bağışıklık sistemimizin adeta savunma tatbikatı geçirdiğini söyleyen&nbsp;<strong>Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu</strong>, “Vücudumuz enfeksiyonlarla mücadele edecek savunma hücrelerinin önemli bir bölümünü uyku sırasında hazırlıyor. Uykusuz kalan bir bireyde, vücudun virüsleri tanıma ve onlara karşı antikor üretme kapasitesi önemli ölçüde düşer. Araştırmalar, uyku süresi kısıtlı kişilerin, yeterli uyuyanlara göre soğuk algınlığına yakalanma ihtimalinin 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Hatta uykusuzluk aşılardan alınan koruyucu etkinliği bile azaltabiliyor” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>4. Kanserle mücadelede de uyku etkili</strong></p>

<p>Uyku sırasında vücudumuz yalnızca dinlenmiyor, hasar gören hücreleri de onarıyor. Gece salgılanan melatonin, yalnızca bir uyku hormonu değil; aynı zamanda hücre içi DNA hasarlarını onaran çok güçlü bir antioksidan olmasının yanı sıra tümör baskılayıcı genlerin çalışmasını destekliyor. Özellikle gece vardiyasında çalışanlarda veya sirkadiyen ritmi bozuk bireylerde meme, prostat ve kolon kanseri riskinin artması, uykunun kanserle mücadeledeki rolünün önemine dikkat çekiyor. &nbsp;</p>

<p><strong>5. Mikrobiyata uykusuzluğu</strong></p>

<p>Bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler de tıpkı bizim gibi bir biyolojik ritme sahip. Gündüz besinlerin sindirilmesine yardımcı olurken, gece bağırsak duvarını onarmaya başlıyorlar. Yetersiz uyku bu düzeni bozarak reflü, şişkinlik, hazımsızlık ve bağırsak problemlerini artırabiliyor.</p>

<p><strong>6. Doğal GLP-1 : uyku</strong></p>

<p>Az uyuduğunuz günün ertesi sabahı neden daha çok tatlı veya hamur işi istediğinizi hiç düşündünüz mü? Bunun nedeni sadece irade değil. Uykusuzluk, tokluk hissini azaltırken açlık hissini artıran hormonları değiştiriyor. Aynı zamanda kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırıyor ve zamanla diyabet riskini yükseltebiliyor.</p>

<p><strong>7. Böbrekler gece mesaisine çıkıyor</strong></p>

<p>Uyku sırasında böbrekler vücudun su ve mineral dengesini yeniden düzenliyor. Bu nedenle kaliteli uyku, böbreklerin daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor.&nbsp;<strong>Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,&nbsp;</strong>“Geceleri 5 saatten az uyuyan bireylerde böbrek fonksiyonlarında hızlı gerileme ve Kronik Böbrek Hastalığı gelişme riskinin, 7-8 saat uyuyanlara kıyasla iki katından fazla olduğu görülmüştür” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>8. Doğurganlık da uykudan etkileniyor</strong></p>

<p>Kaliteli uyku, kadın ve erkek üreme hormonlarının düzenli salgılanması için de büyük önem taşıyor. Uzun süreli uykusuzluk erkeklerde sperm kalitesini azaltabilirken, kadınlarda adet düzenini ve yumurtlamayı olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p><strong>9. Ruh halimiz gece şekilleniyor</strong></p>

<p>Uyku sırasında beyin yalnızca dinlenmiyor, gün içinde yaşadığımız olayları da işleyerek duygusal yükümüzü hafifletiyor. Bu süreç yeterince gerçekleşmediğinde kişi daha gergin, kaygılı, tahammülsüz ve mutsuz hissedebiliyor. Uzun süreli uykusuzluk depresyon ve anksiyete riskini de artırabiliyor.</p>

<p><strong>10. Güzellik uykusu gerçekten var</strong></p>

<p>Gece boyunca ciltte kan dolaşımı artıyor, kolajen üretimi hızlanıyor ve gün içinde oluşan hasarlar onarılıyor. Bu nedenle kaliteli uyku cildin daha canlı görünmesine katkı sağlarken, kronik uykusuzluk cildin daha mat görünmesine ve kırışıklıkların daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>UYKU, SADECE DİNLENME DEĞİL KENDİNE YAPACAĞINIZ BİR SAĞLIK YATIRIMI</strong></span></p>

<p>Kaliteli uykunun ertesi güne dinlenmiş başlamaktan çok daha fazlası olduğunu belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu</strong>, “Sağlıklı uyku döngüsü biyolojik yaşımızı da etkileyen en önemli yaşam alışkanlıklarından biri. ”Longevity yaklaşımında hedef yalnızca daha uzun yaşamak değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmaktır. Beyinden bağışıklık sistemine kadar tüm onarım mekanizmalarının çalıştığı kaliteli uyku da bu hedefin vazgeçilmez bir parçasıdır” diyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/guzellik-uykusu-gercekmis-uzman-isim-uyardi-yetersiz-uyku-butun-fizyolojiyi-sarsiyor-1787044358.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Geçer” Diye Beklemek Kalıcı Görme Kaybına Neden Olabilir!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/gecer-diye-beklemek-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-117816</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/gecer-diye-beklemek-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-117816</guid>
                <description><![CDATA[Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktivitelerinin yoğun olarak yapılması ile birlikte göz travmalarında da artış yaşanıyor. Özellikle top oyunları, bisiklet, tenis, padel gibi sporlar ile göze veya başa alınan darbeler retina yırtığı ve retina dekolmanı (retinanın tamamen yerinden ayrılması) gibi görme kaybına yol açabilecek sorunlara neden olabiliyor. Gözde ani başlayan ışık çakmaları, cisim uçuşması ve görüş alanında perde veya gölge oluşması retina yırtığı veya retina dekolmanının habercisi olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Giray Ersöz, retina yırtığı ve retina dekolmanı hakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktivitelerinin yoğun olarak yapılması ile birlikte göz travmalarında da artış yaşanıyor. Özellikle top oyunları, bisiklet, tenis, padel gibi sporlar ile göze veya başa alınan darbeler retina yırtığı ve retina dekolmanı (retinanın tamamen yerinden ayrılması) gibi görme kaybına yol açabilecek sorunlara neden olabiliyor. Gözde ani başlayan ışık çakmaları, cisim uçuşması ve görüş alanında perde veya gölge oluşması retina yırtığı veya retina dekolmanının habercisi olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Giray Ersöz, retina yırtığı ve retina dekolmanı hakkında bilgi verdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Retina dekolmanı yaz aylarında daha sık görülebiliyor</strong></span></p>

<p>Retina, gözün arka bölümünde bulunan ve ışığı algılayarak görüntünün oluşmasını sağlayan sinir dokusudur. Retina ile gözün içini dolduran jel kıvamındaki vitreus arasındaki ilişkinin bozulması sonucunda retinada yırtık meydana gelebilmektedir. Bu yırtıktan sıvı geçerek retinanın yerinden ayrılmasına neden olduğunda retina dekolmanı ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>Retina dekolmanının görülme sıklığında mevsimsel farklılıklar olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda retina dekolmanı vakalarının ilkbahar ve yaz aylarında daha fazla görülebildiği bildirilmiştir. Yaz aylarında açık hava aktivitelerinin, sporların ve göz travmalarının artması ise olası nedenler arasında değerlendirilmektedir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tatilde yapılan aktiviteler gözü travmaya açık hale getiriyor</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında açık havada geçirilen zamanın artması, spor ve eğlence amaçlı aktivitelerin çeşitlenmesi göz travmalarını da gündeme getirmektedir. Futbol, tenis, basketbol, squash, padel gibi top sporlarının yanı sıra bisiklet, paintball ve çeşitli açık hava aktiviteleri sırasında göze doğrudan darbe alınabilmektedir. Travmatik retina dekolmanı sadece aktivite sırasında görülmemekle birlikte trafik kazaları, iş kazaları ve çeşitli göz travmaları sonrasında ortaya çıkabilmektedir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Travma sonrası risk hemen ortadan kalkmıyor</strong></span></p>

<p>Göze alınan travmanın ardından yapılan ilk muayenenin normal olması, retina açısından riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Travmaya bağlı retina yırtıkları ve retina dekolmanlarının önemli bir bölümü ilk günler ve haftalar içinde ortaya çıksa da, özellikle bazı retina yırtıklarında süreç daha yavaş ilerleyebilmekte ve retina dekolmanı travmadan aylar sonra ortaya çıkabilmektedir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Gözün önünde şimşek çakması önemli bir uyarı</strong></span></p>

<p>Retina yırtığının en önemli özelliklerinden biri, başlangıç döneminde herhangi bir ağrıya neden olmamasıdır. Bu nedenle hastalar çoğu zaman sorunun ciddi olduğunu düşünmeyebilir.</p>

<p>Özellikle;</p>

<ul>
	<li>Aniden başlayan ışık çakmaları,</li>
	<li>Görüş alanında birdenbire ortaya çıkan çok sayıda siyah nokta veya uçuşan cisim,</li>
	<li>Örümcek ağı ya da kurum parçacıkları benzeri görüntüler,</li>
	<li>Görüş alanının bir bölümünde perde veya gölge oluşması,</li>
	<li>Ani görme azalması retina yırtığı veya retina dekolmanı açısından önemli uyarı işaretleri olabilir.&nbsp;</li>
</ul>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yüksek miyopisi olanlar yaz aktivitelerinde daha dikkatli olmalı</strong></span></p>

<p>Özellikle yüksek miyopisi bulunan kişilerde retina dekolmanı riski belirgin şekilde artabilmektedir. Yüksek miyopisi olan kişiler açısından yalnızca doğrudan göz travmaları değil, ani ve yüksek enerjili hareketlerin oluşturduğu mekanik kuvvetler de dikkat gerektirebilmektedir. Literatürde özellikle roller coaster gibi lunapark oyuncaklarında görülen yüksek hızda ani ivmelenme ve yavaşlamaların yaşandığı aktiviteler ile bungee jumping sonrasında retina dekolmanı gelişen olgular bildirilmiştir.&nbsp;</p>

<p>Bu nedenle yüksek miyopisi bulunan kişilerin göze darbe alma ihtimali yüksek temas sporlarında ve yüksek ivmelenme veya ani hareketlerin yaşandığı ekstrem aktivitelerde daha dikkatli olması önem taşımaktadır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Erken yakalanan retina yırtığı lazerle tedavi edilebilir</strong></span></p>

<p>Retina yırtıkları, retina dekolmanına ilerlemeden fark edildiğinde uygun hastalarda lazer tedavisiyle kontrol altına alınabilmektedir. Lazer uygulamasıyla yırtığın çevresinde retina ile altındaki doku arasında güçlü bir yapışıklık oluşturularak yırtığın genişlemesi ve retinanın yerinden ayrılması önlenebilmektedir. Bu nedenle özellikle göz önünde şimşek çakması, ışık çakmaları ve yeni ortaya çıkan yoğun uçuşmalar gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden retina hastalıkları konusunda deneyimli bir göz hekimi tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır.</p>

<p>Retina dekolmanı geliştiğinde ise tedavinin geciktirilmemesi gerekmektedir. Hastanın, vitreoretinal cerrahi konusunda deneyimli bir merkezde kısa süre içerisinde değerlendirilerek uygun cerrahi yöntemin belirlenmesi önemlidir. Cerrahi sırasında öncelikle retina yırtığı kapatılır ve yerinden ayrılmış olan retinanın yeniden yerine tutunmasını sağlamak amacıyla göz içerisine gaz veya silikon yağı uygulanabilmektedir. Gaz zaman içerisinde kendiliğinden gözden çekilirken, silikon yağı kullanılan hastalarda ise uygun görüldüğünde silikonun çıkarılması için ikinci bir cerrahi işlem gerekebilmektedir. Özellikle retina yırtığının henüz dekolmana yol açmadığı dönemde tanı konulması, tedavinin daha erken ve daha sınırlı bir müdahaleyle gerçekleştirilmesine olanak sağlayabilmektedir</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/gecer-diye-beklemek-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-1787042214.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimhan’da Üreticinin Zararı Yerinde İnceleniyor: Ekipler Sahada</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-ureticinin-zarari-yerinde-inceleniyor-ekipler-sahada-117807</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hekimhanda-ureticinin-zarari-yerinde-inceleniyor-ekipler-sahada-117807</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Hekimhan ilçesinde etkili olan aşırı yağışların tarım arazilerinde yol açtığı zararın belirlenmesi amacıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri sahadaki hasar tespit çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Hekimhan ilçesinde etkili olan aşırı yağışların tarım arazilerinde yol açtığı zararın belirlenmesi için hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, teknik ekiplerin sahadaki çalışmalarının aralıksız devam ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171925-54e6eb89-07ec-4358-9b0a-2a38cbc04fdd.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENİŞ KATILIMLI HEYET BÖLGEDE İNCELEME YAPTI</span></strong></p>

<p>Yağışın etkilediği tarım alanlarında incelemeler geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Hekimhan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Aslan, Turgut Özal Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Halil Yanardağ ve Kocaözü Mahalle Muhtarı Serkan Coşkun ile birlikte aşırı yağışlardan zarar gören tarım arazilerinde incelemelerde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171925-2746f4b3-66be-4245-9505-b5f807c27ef2.jpeg" style="height:449px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİFTÇİLERLE BİR ARAYA GELİNDİ</span></strong></p>

<p>Sahada üreticilerle bir araya gelen heyet, yağışların tarımsal üretim alanlarında oluşturduğu hasarı yerinde değerlendirerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171925-acb1f77c-97ad-4a82-b94c-97de6d7d73b7.jpeg" style="height:442px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKAR: "ÇALIŞMALARIMIZ ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR"</span></strong></p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekiplerinin yağışlardan etkilenen bölgelerde hasar tespit ve değerlendirme çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Üreticilerle de görüştüklerini kaydeden Akar, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Meydana gelen zararları yerinde değerlendirerek gerekli bilgilendirmeleri yapıyoruz. Aşırı yağışlardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171925-b1b98e8c-7baf-44e2-b475-7150f6a04af3%20(1).jpeg" style="height:449px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/hekimhanda-ureticinin-zarari-yerinde-inceleniyor-ekipler-sahada-1786986835.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dr. Celal Şalçini Çocukluktan Ergenliğe Beynin Gelişim Sürecindeki Kritik Evreye Dikkat Çekti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dr-celal-salcini-cocukluktan-ergenlige-beynin-gelisim-surecindeki-kritik-evreye-dikkat-cekti-117806</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dr-celal-salcini-cocukluktan-ergenlige-beynin-gelisim-surecindeki-kritik-evreye-dikkat-cekti-117806</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, sinaptik budamanın beynin gelişimi ve öğrenme süreçlerindeki rolü, çocukluk ve ergenlikteki önemi ve yaşam boyu beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklarla ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sinaptik budamanın beynin gelişimi için vazgeçilmez bir mekanizma olduğunu dile getiren&nbsp;Dr. Celal Şalçini, “İnsan beyni doğumdan sonra çok sayıda sinaptik bağlantı oluşturur. Ancak bu bağlantıların tamamının korunması mümkün değildir. Beyin, kullanılmayan veya işlevsel olmayan bağlantıları zamanla ortadan kaldırarak daha güçlü ve daha verimli sinir ağları oluşturur. Sinaptik budama olarak adlandırılan bu süreç, sağlıklı beyin gelişiminin doğal ve gerekli bir parçasıdır.” dedi.</p>

<p>Sinaptik budamanın yanlış anlaşılan bir konu olduğuna dikkat çeken&nbsp;Dr. Şalçini, “Toplumda daha fazla sinir bağlantısının daha yüksek zeka anlamına geldiği yönünde yaygın bir inanış var. Oysa önemli olan bağlantıların sayısı değil, etkinliğidir. Beyin gereksiz bağlantıları ortadan kaldırarak bilgi işlemeyi hızlandırır, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırır ve öğrenmeyi daha verimli hale getirir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlk yıllar ve ergenlik kritik dönemler!</strong></span></p>

<p>Sinaptik budamanın özellikle yaşamın ilk yıllarında ve ergenlik döneminde yoğunlaştığını vurgulayan&nbsp;Dr. Şalçini, “Bebeklik döneminde beyin çok hızlı yeni bağlantılar oluşturur. Çocuk büyüdükçe kullanılan bağlantılar güçlenirken kullanılmayanlar elenir.” dedi.</p>

<p>Ergenlikte ise beynin özellikle planlama, dikkat ve karar verme gibi işlevlerden sorumlu ön bölgesinin yeniden şekillendiğini dile getiren&nbsp;Dr. Şalçini, bu nedenle çocukluk ve ergenlik dönemindeki deneyimlerin, beynin gelişiminde kalıcı izler bıraktığını aktardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kullanılmayan sinir ağları zamanla zayıflıyor!</strong></span></p>

<p>Öğrenmenin sinaptik bağlantılar üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten&nbsp;Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti:</p>

<p>“Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, spor yapmak ve sosyal etkileşim içinde olmak beynin kullandığı sinir ağlarını güçlendirir. Kullanılmayan bağlantılar ise zamanla zayıflar. Beyin, yaşam boyunca deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahiptir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kaliteli uyku beyin için bir bakım süreci!</strong></span></p>

<p>Uyku ile sinaptik budama arasındaki ilişkiye değinen&nbsp;Dr. Şalçini, “Uyku yalnızca dinlenme zamanı değildir. Beyin uyku sırasında gün içinde öğrenilen bilgileri değerlendirir, önemli olanları pekiştirirken gereksiz olanları ayıklar. Özellikle çocuklar ve ergenler için yeterli ve kaliteli uyku, sağlıklı beyin gelişiminin temel unsurlarından biridir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları beyin gelişimini destekliyor!</strong></span></p>

<p>Dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin de önemli olduğuna işaret eden&nbsp;Dr. Şalçini, “Omega-3 açısından zengin beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve zihinsel olarak aktif kalmak, beynin sağlıklı işleyişini destekleyen yaşam alışkanlıklarıdır. Bu faktörler sinir hücrelerinin iletişimini güçlendirerek bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sinaptik budamadaki farklılıklar bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkili olabilir!</strong></span></p>

<p>Sinaptik budamanın bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkisini inceleyen çalışmaların sürdüğü bilgisini veren&nbsp;Dr. Celal Şalçini, “Bilimsel araştırmalar, sinaptik budama süreçlerindeki farklılıkların otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile şizofreni gibi bazı hastalıklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” dedi.</p>

<p>Dr. Şalçini, ancak bu hastalıkların tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığını hatırlattı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Beyin yaşam boyu değişmeye devam ediyor!</strong></span></p>

<p>Beynin gelişiminin çocuklukla sınırlı olmadığının altını çizen&nbsp;Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Eskiden erişkin beyninin değişmediği düşünülüyordu. Günümüzde ise beynin yaşam boyunca yeni bağlantılar kurabildiğini ve kullanılmayan bağlantıları yeniden düzenleyebildiğini biliyoruz. Bu nedenle öğrenmenin yaşı yoktur. Yeni beceriler kazanmak, zihinsel olarak aktif kalmak ve sosyal yaşamın içinde olmak beyin sağlığını destekleyen önemli alışkanlıklardır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/dr-celal-salcini-cocukluktan-ergenlige-beynin-gelisim-surecindeki-kritik-evreye-dikkat-cekti-1786986151.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şatafatlı Sınıflar Değil Niteliği Önemli: Anaokulu Nasıl Seçilmeli?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/satafatli-siniflar-degil-niteligi-onemli-anaokulu-nasil-secilmeli-117801</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/satafatli-siniflar-degil-niteligi-onemli-anaokulu-nasil-secilmeli-117801</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, yeni eğitim dönemi öncesinde kreş ve anaokulu seçerken ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Kreş seçimi yalnızca “hangi okul daha iyi?” sorusundan ibaret değil</strong></p>

<p>Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte ailelerin yoğun bir kreş ve anaokulu arayışına girdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Okul öncesi eğitim dönemi yaklaşırken binlerce aile, çocukları için doğru kreş ve anaokulu bulma arayışına girdi. Bu karar da çocuğun ilerideki okul deneyimi ve duygusal gelişimini doğrudan etkilediği için daha da önemli hale gelmektedir. Fakat bu süreçte veliler sıklıkla fiziksel imkanlara ve gösterişli donanıma odaklanmakta, oysa asıl belirleyici faktör çocuğun okula uyumunu etkileyecek gelişimsel ve psikolojik faktörler olmaktadır.” dedi.</p>

<p>Ailelerin karar verirken kurumun fiziksel özelliklerinin ötesine bakması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Aileler bir kurumu ziyaret ettiğinde genellikle bahçenin büyüklüğüne, sınıfların dekorasyonuna bakıyor. Elbette bunlar önemli, ama asıl sorulması gereken sorular çok daha temel: Öğretmen kadrosu ne kadar sık değişiyor? Sınıfta bir çocuğa gerçekten ne kadar zaman ayrılabiliyor? Sınıf mevcudu ne düzeyde oluyor? Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak bir oryantasyon programı uygulanıyor mu? Çocuk burada kendini güvende hissedecek mi?” diye konuştu.</p>

<p><strong>Okul eve yakın olmalı</strong></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, ailelerin öncelikle bakması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“Okul saatleri ve okul-ev arası mesafe; Çocuğun günlük ritmini bozmayacak, aşırı erken kalkış veya uzun yol gerektirmeyen bir düzen tercih edilmeli. </p>

<p>Sınıf mevcudu; Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu yakından tanımasını ve olası gelişimsel sorunları erken fark etmesini sağlar.</p>

<p>Eğitim kadrosunun değişim oranı; Küçük çocuklar güven bağı kurdukları yetişkinin sürekliliğine ihtiyaç duyar; sık öğretmen değişimi kaygı ve uyum sorunlarını artırabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında bakım ve eğitim verenin değişmemesi önemli hale geliyor. 4-5 yaş itibariyle çocuklar için bu değişiklik daha tolere edilebilir hale gelebilir. Sanatsal ve sportif faaliyetler, Spor, resim, müzik, tiyatro, seramik gibi etkinlikler; motor beceri, duygu ifadesi ve sosyal beceri gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. </p>

<p>Güvenlik önlemleri; Güvenliğin bulunması, giriş-çıkış kontrolü, kamera sistemi ve ilk yardım eğitimli personel bulunup bulunmadığı incelenmeli.</p>

<p>Psikolojik danışmanlık hizmeti; Okulda tam zamanlı bir rehberlik biriminin bulunması, yalnızca sorun çıktığında değil, hem oryantasyon sürecinde hem de erken tanılama ve aile rehberliği açısından da önemli.</p>

<p><strong>Çocuğun günlük ritmi bozulmamalı</strong></p>

<p>Beslenme ve uyku düzeni; Bu yaş grubunda fiziksel ihtiyaçlar duygusal düzenlemeyle doğrudan bağlantılıdır; aç ya da uykusuz bir çocuk davranışsal olarak da zorlanacağından rutinlerin belirli olması önemli.</p>

<p>Eğitim modeli; Tek bir eğitim yaklaşımına bağlı kalmak yerine (Montessori, Orman Okulu gibi.) farklı modellerin güçlü yönlerini çocuğun ihtiyacına göre bütüncül bir şekilde harmanlayan okullar tercih edilmeli.”</p>

<p><strong>Her yaşta aynı kreş kriteri geçerli değil!</strong></p>

<p>Kreş ve anaokulu seçiminde en sık yapılan hatalardan birinin bütün yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, “Velilerin gözden kaçırdığı bir nokta da şu; Kreş ve anaokulu seçiminde tek bir kriter listesi her yaş için geçerli değil. 0-2 yaş aralığında en kritik unsur bakımın sıcaklığı ve sürekliliğidir. 2-4 yaş arasında çocuk evden ilk kez ayrılıyor; bu nedenle kademeli bir uyum sürecinin olup olmadığı sorulmalı. 4-6 yaşta ise artık kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade etme gibi sosyal beceriler ön plana çıkıyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sınıf mevcutlarında yasal sınır ne?</strong></p>

<p>Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırının 20 öğrenci olarak belirlendiğini kaydeden Dr. Kadıoğlu, “Ancak bu bir üst sınır, ideal bir hedef değil. Uluslararası uzman kuruluşların önerileri, yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün de küçülmesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre bebeklik döneminde 6-8 çocuğa karşılık birden fazla yetişkin bulunması önerilirken, 4-5 yaşta bu sayı 16-20 çocuğa kadar esneyebiliyor. Aileler bir kurumu değerlendirirken sadece kağıt üzerindeki yasal sınırı değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını sormalı. Küçük yaşta çocuk ne kadar bireysel ilgiye ihtiyaç duyuyorsa, grup o kadar küçük olmalı ve sınıf öğretmeninin yanında mutlaka bir yardımcı öğretmen bulunmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Okul yönetimine sorulması gereken sorular ne?</strong></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, veli görüşmelerinde sorulması önerilen somut soruları da “Öğretmen değişim oranınız nedir, son iki yılda kadroda kaç değişiklik oldu? Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum (adaptasyon-oryantasyon) programınız var mı, ne kadar sürüyor? Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izleniyor? Okulda tam zamanlı rehberlik birimi var mı, ailelerle ne sıklıkla görüşme yapılıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor, personelde ilk yardım eğitimi var mı, dolaplar sabitlenmiş mi? Uyku ve beslenme saatleri sabit mi, alerji veya özel durumlar nasıl takip ediliyor? Ailelerle günlük veya haftalık bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?” şeklinde dile getirdi.</p>

<p><strong>Gösterişten çok küçük detaylara bakılmalı</strong></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, sözlerini “Aslında en gösterişli imkanlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları da genelde küçük detaylarda gizlidir.” şeklinde tamamladı. </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:41:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/satafatli-siniflar-degil-niteligi-onemli-anaokulu-nasil-secilmeli-1786974063.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak Havadaki &quot;Sessiz Katil&quot;: Kalbinizi ve Tansiyonunuzu Aşırı Sıcaklardan Korumanın 10 Yolu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sicak-havadaki-sessiz-katil-kalbinizi-ve-tansiyonunuzu-asiri-sicaklardan-korumanin-10-yolu-117799</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sicak-havadaki-sessiz-katil-kalbinizi-ve-tansiyonunuzu-asiri-sicaklardan-korumanin-10-yolu-117799</guid>
                <description><![CDATA[Aşırı sıcaklar ve yüksek nem özellikle de kalp ve damar sağlığı üzerinde çok ciddi riskler oluşturuyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcakların sıvı ve mineral kaybının yanı sıra, damarlarda genişlemeye neden olduğunu, bu durumun da kan basıncında ani düşüşlere veya dalgalanmalara zemin hazırladığını söylüyor. Ülkemizde her 3 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Dr. Gürbüz “Ancak daha da tehlikelisi, henüz teşhis almamış ve tansiyon hastası olduğunun farkında bile olmayan devasa bir kitle bulunuyor. Hipertansiyonun ‘sessiz katil’ olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur. Özellikle bu aşırı sıcaklarda kan basıncı kontrolünün ihmal edilmesi; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve hatta felç gibi hayati sorunlara yol açabiliyor” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcaklarda hipertansiyon hastalarına 10 kritik yaz önerisinde bulundu, önemli mesajlar verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar ve yüksek nem özellikle de kalp ve damar sağlığı üzerinde çok ciddi riskler oluşturuyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz,&nbsp;</strong>aşırı sıcakların sıvı ve mineral kaybının yanı sıra, damarlarda genişlemeye neden olduğunu, bu durumun da kan basıncında ani düşüşlere veya dalgalanmalara zemin hazırladığını söylüyor. Ülkemizde her 3 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Dr. Gürbüz “Ancak daha da tehlikelisi, henüz teşhis almamış ve tansiyon hastası olduğunun farkında bile olmayan devasa bir kitle bulunuyor. Hipertansiyonun ‘sessiz katil’ olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur. Özellikle bu aşırı sıcaklarda kan basıncı kontrolünün ihmal edilmesi; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve hatta felç gibi hayati sorunlara yol açabiliyor” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcaklarda hipertansiyon hastalarına 10 kritik yaz önerisinde bulundu, önemli mesajlar verdi.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Su tüketimini mutlaka artırın</strong></span></p>

<p>Terlemeyle vücuttan ciddi oranda su ve sodyum, potasyum gibi hayati mineraller atılır. Bu sıvı kaybı, kanın akışkanlığının azalmasına ve kalbin kanı pompalarken daha fazla yorulmasına neden olur. Tansiyon hastalarının, susamayı beklemeden gün içinde yeterli sıvı (2,5 - 3 litre) tüketmesi büyük önem taşır. Ancak kalp yetmezliği ya da böbrek hastalığı gibi rahatsızlığınız varsa mutlaka hekiminize danışarak belirlemelisiniz.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İdrar söktürücü (diüretik) ilaçlara dikkat edin</strong></span></p>

<p>Hipertansiyon tedavisinde sıklıkla kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, vücuttan su ve tuz atılımını artırarak kan basıncını düşürür. Yaz aylarında terlemeyle zaten fazla miktarda sıvı kaybedildiği için, bu ilaçların dozu bazen fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine (hipotansiyon) yol açabilir. İlaçlarınızı mutlaka kardiyoloğunuza başvurarak yaz dozu ayarlaması talep etmelisiniz.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>11:00-16:00 arası mümkünse dışarı çıkmayın</strong></span></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz “Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla geldiği 11:00-16:00 saatleri arası, tansiyon hastaları için günün en tehlikeli zaman dilimidir. Bu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmak, damarlarda ani ve aşırı genişlemeye sebep olarak kan basıncını hızla düşürebilir ve sıcak çarpması riskini artırır. Dışarı çıkmanız zorunluysa, mutlaka gölgeli alanları tercih etmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanmalı ve dışarıdaki işlerinizi sabahın erken saatlerine veya akşamüstü serinliğine ertelemelisiniz” diyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Beslenmenizi hafifletin, Akdeniz diyetine geçin</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda ağır, yağlı, kızartma türü ve aşırı tuzlu yemekler tüketmek, sindirim sistemini zorlarken kalbin iş yükünü de ciddi şekilde artırır. Tuz tüketiminin kısıtlanması, hipertansiyon yönetiminin olmazsa olmazıdır. Yaz aylarında zeytinyağlı yemekler, bol posalı sebzeler, taze meyveler ve hafif ızgaralardan oluşan Akdeniz tipi beslenme tarzı benimsenmelidir. Mideyi çok doldurmadan, az az ve sık sık yemek yemek tansiyon dalgalanmalarının önüne geçecektir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Soğuk duştan kesinlikle kaçının</strong></span></p>

<p>Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Serinlemek amacıyla doğrudan buz gibi suyun altına girmek, damarlarda ani bir büzüşmeye (vazokonstriksiyon) neden olur. Bu ani damar daralması, kan basıncının saniyeler içinde fırlamasına ve kalbe giden kan akışının bozulmasına yol açarak kalp krizini tetikleyebilir. Tansiyon hastaları serinlemek için mutlaka ılık suyla duş almalı, vücudu yavaş yavaş suya alıştırarak şok etkisinden tamamen uzak durmalıdır” diyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Klimalı ortamlara geçişte vücudunuzu koruyun</strong></span></p>

<p>Dışarıdaki kavurucu sıcaktan, aniden çok düşük derecelere ayarlanmış klimalı buz gibi ortamlara girmek, tıpkı soğuk duş gibi damar sisteminde ani kasılmalara neden olur. Bu keskin ısı farklılıkları tansiyon ataklarına zemin hazırlar. İç mekanlardaki klima sıcaklığının 22-24 derece civarında, yani ideal oda sıcaklığında tutulması ve doğrudan klima havasına maruz kalınmaması, kan basıncının dengede kalması açısından kritik bir öneme sahiptir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Egzersiz rutininizi serin saatlere kaydırın</strong></span></p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite, tansiyon kontrolünde son derece faydalıdır; ancak bunun hangi saatte yapıldığı yaz aylarında hayati fark yaratır. Sıcakta yapılan egzersiz, sıvı kaybını maksimuma çıkarır ve kalbi aşırı zorlar. Bu nedenle tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi egzersizler için güneşin etkisini yitirdiği akşam saatleri veya sabahın erken serinliği tercih edilmelidir. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi kesinlikle ihmal etmeyin.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çay ve kahve tüketimini kısıtlayın, alkolden kaçının</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında serinlemek veya keyif yapmak için tüketilen soğuk kahveler, koyu çaylar ve alkollü içecekler sanıldığının aksine susuzluğu gidermez; aksine vücuttan su atılımını hızlandıran idrar söktürücü etkilere sahiptir. Aynı zamanda yüksek kafein ve alkol, kalp hızını artırarak ritim bozukluklarını ve tansiyon ataklarını tetikleyebilir. Bunların yerine şekersiz ev yapımı limonatalar, maden suyu, ayran veya taze sıkılmış meyve suları gibi sağlıklı alternatifler tercih edilmelidir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kıyafet seçiminde dikkatli olun!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda vücudun kendi ısısını dengeleyebilmesinin en önemli yolu terin ciltten buharlaşmasıdır. Dar, sentetik veya koyu renkli kıyafetler bu doğal soğuma mekanizmasını engelleyerek vücut ısısının artmasına neden olur. Vücudu sıkmayan, hava geçirgenliği yüksek, terletmeyen pamuklu veya keten kumaşlardan yapılmış, açık renkli ve bol giysiler tercih etmek; yaz sıcaklarında vücudun termoregülasyonunu sağlayarak tansiyonu dolaylı yoldan dengede tutar.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tansiyon ölçümlerinizi ve doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin&nbsp;</strong></span></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Yazın rehavetine kapılıp ”kendimi iyi hissediyorum” diyerek tansiyon ölçümlerini bırakmak veya tatil sebebiyle doktor kontrollerini ertelemek büyük bir hatadır. Düzenli ölçümler yaparak değerlerinizi bir yere not etmeli ve inatçı düşüklük veya yükseklik durumlarında beklemeden kardiyoloğunuzla iletişime geçmelisiniz” diyor.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/hipertansiyon-hastalari-dikkat-1786972604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocukluk Çağı Aşıları Kalıcı Hastalıklardan Koruyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor-117798</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor-117798</guid>
                <description><![CDATA[Bağışıklık sistemini belirli enfeksiyon etkenlerine karşı önceden hazırlayan aşılar, çocukların ciddi ve kalıcı hasara yol açabilecek hastalıklardan korunmasında önemli rol oynuyor. Aşılar, belirli bir mikrobun zayıflatılmış ya da etkisizleştirilmiş kısımlarını içererek, bağışıklık sisteminin bu mikrobu önceden tanımasını ve ona karşı savunma geliştirmesini sağlıyor. Böylece kişi gelecekte aynı mikroba maruz kaldığında, bağışıklık sistemi daha hızlı ve etkili şekilde harekete geçerek hastalığın ortaya çıkmasını engelleyebiliyor ya da hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlıyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Meltem Güneş Aslan, “1-31 Ağustos Ulusal Aşı Farkındalık Ayı” kapsamında çocukluk çağı aşılarının önemi, aşılama takvimi ve ailelerin merak ettikleri konular hakkında bilgi verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Aşılar, bağışıklık sistemini uyararak belirli bir enfeksiyon etkenine karşı koruma sağlayan biyolojik ürünlerdir. Virüs, bakteri, parazit veya mantar gibi mikropların vücuda girerek çoğalması hastalığa neden olur. Bağışıklık sistemi ise bu mikropları yok ederek hastalıkla mücadele etmeye çalışır.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bebekler enfeksiyonlara karşı daha savunmasız</strong></span></p>

<p>Bebeklik ve çocukluk döneminde aşılama büyük önem taşır. Yenidoğan bebekler, dış dünyadaki mikroplara karşı henüz tamamen gelişmemiş bir bağışıklık sistemine sahiptir. Anneden plasenta aracılığıyla bebeğe geçen koruyucu antikorlar da yaşamın ilk aylarında giderek azalır. Bu nedenle doğumdan sonraki ilk günler ve aylarda başlayan aşılama, bağışıklık sistemi henüz gelişmekte olan bebek ve çocukların ölümcül olabilen veya kalıcı hasara yol açabilen bulaşıcı hastalıklardan korunmasına yardımcı olur.</p>

<p>Aşılama yalnızca aşılanan çocuğun sağlığı açısından değil, toplum sağlığı açısından da önem taşır. Bir enfeksiyon etkenine karşı toplumun büyük bölümünün aşılanması, hastalığın yayılma zincirinin kırılmasına katkı sağlar. Sürü bağışıklığı olarak ifade edilen bu durum sayesinde, henüz aşılaması tamamlanmamış küçük bebekler ile kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi düşük bireylerin de enfeksiyonlardan dolaylı olarak korunması mümkün olur.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ulusal aşı takviminde hangi aşılar bulunuyor?</strong></span></p>

<p>Çocukluk dönemi ulusal aşı takvimi;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Difteri</li>
	<li>Boğmaca&nbsp;</li>
	<li>Tetanoz&nbsp;</li>
	<li>Çocuk felci&nbsp;</li>
	<li>Tüberküloz&nbsp;</li>
	<li>Kızamık&nbsp;</li>
	<li>Kızamıkçık&nbsp;</li>
	<li>Kabakulak&nbsp;</li>
	<li>Suçiçeği</li>
	<li>Hepatit A</li>
	<li>Hepatit B</li>
	<li>Hemofilus influenza tip b&nbsp;</li>
	<li>Streptococcus pneumonia&nbsp;</li>
</ul>

<p>Bunların yanı sıra influenza (grip) aşısı, rotavirüs aşısı, meningokok aşısı, RSV aşısı ve HPV aşısı da doktorun tavsiyesi doğrultusunda farklı yaş gruplarında uygulanabilecek aşılar arasında yer alır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşılama doğumdan hemen sonra başlıyor</strong></span></p>

<p>Bebek ve çocuklarda aşılama, doğumdan hemen sonra uygulanan Hepatit B aşısı ile başlamaktadır. Hayatın ilk 1-2 yılı içerisinde birincil koruma serisi tamamlanırken, ilerleyen yaşlarda farklı dönemlerde uygulanan pekiştirme dozlarıyla bağışıklığın devamlılığı sağlanmaktadır. Prematüre bebeklerde de aşılama süreci özel bir önem taşımaktadır. Prematüre bebeklere aşılar, gebelik haftasından bağımsız olarak takvim yaşına göre uygulanmaktadır. Aşılar tam doz olarak ve uygun aralıklarla yapılmaktadır. Hepatit B aşısının ilk dozunda ise bebeğin vücut ağırlığı dikkate alınarak ilk doz bebeğin vücut ağırlığı 2000 grama ulaştıktan sonra uygulanmaktadır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşı takibinde ailelerin rolü büyük</strong></span></p>

<p>Ailelerin çocuklarının aşılarını zamanında yaptırmaları ve aşı takvimini düzenli şekilde takip etmeleri da büyük önem taşır. Düzenli hekim kontrolleri sırasında çocukların aşı durumları değerlendirilerek takip edilmektedir. Herhangi bir nedenle aşı takviminde gecikme yaşanması veya bazı aşıların zamanında yapılamaması durumunda ise aşılama için süreç tamamen kaybedilmez. Kaçırılan aşıların, doktor tarafından belirlenen yeni bir takvim doğrultusunda tamamlanabilmektedir.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşıların yan etkileri çoğunlukla hafif ve geçici</strong></span></p>

<p>Aşı uygulamalarından sonra genellikle herhangi bir yan etki görülmezken, bazı kişilerde geçici ve hafif yan etkiler ortaya çıkabilir. Aşıya bağlı en sık görülen yan etkiler arasında aşının uygulandığı bölgede kızarıklık ve şişlik, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve döküntü olabilir. Nadiren alerjik reaksiyonlar gibi daha ciddi yan etkiler de görülebilir.</p>

<p>Aşıların güvenilirliğine ilişkin değerlendirmeler ise uzun ve titiz bilimsel süreçlerden geçer. Aşılar, etkinlikleri ve yan etki gelişimi açısından klinik çalışmaları tamamlandıktan sonra ruhsatlandırılır. Üretim ve dağıtım aşamalarında da çok sıkı kontrollerden geçirilir. Türkiye’de kullanılan aşılar; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa İlaç Ajansı (EMA), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) veya T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılmış aşılardan oluşur.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bilimsel araştırmalar aşılar ile otizm arasında ilişki olmadığını gösteriyor</strong></span></p>

<p>Aşılarla ilgili toplumda zaman zaman çeşitli yanlış inanışlar da gündeme gelebilir. Bunlardan biri, aşıların otizm spektrum bozukluğuna neden olduğu yönündeki iddialardır. Bu iddialar üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılmış ve aşılar ile otizm arasında bir ilişki olmadığı ortaya konulmuştur. Aşılama sonrasında ortaya çıkabilen hafif ateş ve kırgınlık gibi belirtiler, hastalık geliştiği anlamına gelmez. Bu belirtiler, bağışıklık sisteminin aşıya verdiği yanıtın bir sonucu olarak görülür.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşılar çocuk ve toplum sağlığı açısından hayati önem taşıyor</strong></span></p>

<p>Çocukların aşılarının düzenli olarak yaptırılması ve aşı takviminin sağlık çalışanlarıyla iş birliği içerisinde takip edilmesi gerekmektedir. Bağışıklama programları, bulaşıcı hastalıkların azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılmasında en etkin ve en ekonomik müdahale yöntemlerinden biridir. Bağışıklama sayesinde her yıl milyonlarca çocuğun hayatının korunmasına katkı sağlanmaktadır.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor-1786971409.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye İle Gana Arasında 10 Milyar Dolarlık Ticaret Anlaşması İmzalandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-ile-gana-arasinda-10-milyar-dolarlik-ticaret-anlasmasi-imzalandi-117795</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-ile-gana-arasinda-10-milyar-dolarlik-ticaret-anlasmasi-imzalandi-117795</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ve Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen, ticaret hacmini 10 milyar dolara ulaştıracak kapsamlı iş birliği anlaşması Ankara'da imzalandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gana heyeti, Ankara ziyaretinde kamu kurumlarının yanı sıra Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu üyesi çok sayıda şirket ve fabrikayı ziyaret ederek çeşitli temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında Türkiye ile Gana arasında inşaat, altyapı ve üstyapı, enerji, teknoloji, sağlık, tekstil, gıda, ilaç, savunma sanayii, altın madenciliği, petrol ve akaryakıt gibi stratejik sektörleri kapsayan ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmasına imza atıldı. Anlaşma, Türk şirketlerinin Afrika kıtasında faaliyet gösteren Afrika Küresel Acil Yatırımlar Merkezi ile SANKON arasında iş birliğinin geliştirilmesini ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari hacmin 10 milyar dolara ulaştırılmasını hedefliyor. Protokolün başta Gana olmak üzere Afrika kıtasındaki çeşitli projeleri kapsadığı belirtildi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>SANKON VE GANA ARASINDA İMZA TÖRENİ</strong></span></p>

<p>Ankara’da gerçekleştirilen imza töreninde anlaşmayı Türk şirketleri adına SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Gana Cumhuriyeti adına ise Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve eski Ekonomi Bakanı Dr. Akwasi Opong Fosu imzaladı.</p>

<p>Törende konuşan SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, "Anlaşmanın iki ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz; Türk şirketleri olarak Gana’daki projelerde görev almaya hazırdır" dedi. Cevahiroğlu sözlerini, "Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde önemli ölçüde güçlendi; iki ülke arasında güçlü ve stratejik bir ortaklık bulunmaktadır" şeklinde sürdürdü. Cevahiroğlu, anlaşmanın imzalanmasında Türkiye ve Gana hükümetlerine teşekkür ederek, Gana heyeti ve parlamento milletvekillerine de katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171432-whatsapp-image-2026-08-17-at-143135l.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>GANA HEYETİNDEN İLİŞKİLERİ İLERİ SEVİYEYE TAŞIMA VURGUSU</strong></span></p>

<p>Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ise Türkiye ile Gana arasında güçlü tarihi bağların bulunduğunu belirterek, ülkesinin Türkiye ile ilişkilere büyük önem verdiğini söyledi. Ankara ziyaretini iki ülke arasındaki ilişkileri daha ileri seviyelere taşımak amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Fosu, Türkiye’de verimli temaslarda bulunduklarını ifade etti.</p>

<p>Fosu, "Ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmasının imzalanmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getiriyor, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkılarından dolayı SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’na teşekkür ediyorum" dedi. Fosu ayrıca, "AGEC Başkanı sıfatıyla imzaladığım protokol, başta Gana olmak üzere Afrika kıtasındaki projeleri kapsamaktadır" diye açıkladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171432-whatsapp-image-2026-08-17-at-143135kk.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>BÜYÜKELÇİLİKTE VERİLEN YEMEK DAVETİYLE TEMASLAR TAMAMLANDI</strong></span></p>

<p>İmza töreninin ardından Gana Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abdul Nasıru Deen tarafından, Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu, Gana Parlamentosu milletvekilleri ve SANKON heyeti onuruna büyükelçilik konutunda yemek daveti verildi. Gana heyeti, Ankara’daki temaslarını tamamlamasının ardından Türkiye’den ayrıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608171432-whatsapp-image-2026-08-17-at-143135k.jpeg" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/turkiye-ile-gana-arasinda-10-milyar-dolarlik-ticaret-anlasmasi-imzalandi-1786967343.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Temmuz 2026 Verilerini Açıkladı: Malatya’daki Toplam Araç Sayısı 258 Bini Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tuik-temmuz-2026-verilerini-acikladi-malatyadaki-toplam-arac-sayisi-258-bini-asti-117791</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tuik-temmuz-2026-verilerini-acikladi-malatyadaki-toplam-arac-sayisi-258-bini-asti-117791</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz 2026 Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerine göre Malatya’da trafiğe kayıtlı toplam araç sayısı 258 bin 104’e yükseldi. Türkiye genelinde ise toplam taşıt sayısı 34 milyon 746 bin 396’ya ulaşırken, yeni otomobil tercihlerinde hibrit ve elektrikli araçların payı dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ait Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi verilere göre Malatya’da Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam araç sayısı 258 bin 104 olarak gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KENTTE EN ÇOK OTOMOBİL VE KAMYONET BULUNUYOR</strong></span></p>

<p>Malatya’da kayıtlı olan araçların dağılımı da netleşti. Kentteki araçların 136 bin 323’ünü otomobiller oluştururken, 46 bin 868 kamyonet, 33 bin 542 traktör ve 26 bin 495 motosiklet trafikte yer alıyor. Ayrıca kentte 7 bin 708 kamyon, 4 bin 430 minibüs, bin 889 otobüs ve 849 özel amaçlı araç trafiğe kayıtlı durumda.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GENELİNDE TOPLAM TAŞIT SAYISI 34 MİLYONU AŞTI</span></strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde Temmuz ayında 207 bin 508 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu dönemde kaydı yapılan taşıtların yüzde 48,1’ini motosiklet, yüzde 38’ini otomobil, yüzde 9,4’ünü kamyonet, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,6’sını traktör, yüzde 0,6’sını minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK VE AYLIK DEĞİŞİM ORANLARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 6,6 artış gösterirken, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 19,4 azaldı. Temmuz ayı sonu itibarıyla Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 746 bin 396’ya ulaştı. Ülke genelindeki toplam taşıtların yüzde 51,7’sini otomobil, yüzde 21,7’sini motosiklet, yüzde 14,4’ünü kamyonet ve yüzde 6,7’sini traktör oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEMMUZ AYINDA 907 BİNDEN FAZLA ARAÇ EL DEĞİŞTİRDİ</span></strong></p>

<p>İkinci el araç piyasasındaki hareketlilik rakamlara da yansıdı. Temmuz ayında Türkiye genelinde 907 bin 846 taşıtın devir işlemi gerçekleştirildi. Yapılan devir işlemlerinin yüzde 64,8 gibi büyük bir kısmını otomobiller oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK YEDİ AYDA NET ARAÇ ARTIŞI 1 MİLYONU GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Ocak-Temmuz dönemini kapsayan ilk 7 ayda Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,1 azalarak 1 milyon 170 bin 247 oldu. Aynı dönemde trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 21,2 artarak 35 bin 336’ya yükseldi. Böylece yılın ilk 7 ayında trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 134 bin 911 adetlik net artış gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ OTOMOBİLLERDE HİBRİT VE ELEKTRİKLİ PAYI YÜKSELİŞTE</span></strong></p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 534 bin 811 otomobilin yakıt türlerine göre dağılımında çevreci motorlar ön plana çıktı. Kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41’i benzinli, yüzde 31,8’i hibrit, yüzde 18’i elektrikli, yüzde 8,1’i dizel ve yüzde 1,1’i LPG’li araçlardan oluştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEMMUZ AYININ EN ÇOK TERCİH EDİLEN MARKALARI</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan 78 bin 761 otomobil arasında marka bazında Renault yüzde 11,2’lik pay ile ilk sırada yer aldı. Renault’yu yüzde 8,3 ile Fiat, yüzde 8,2 ile TOGG, yüzde 8 ile Hyundai ve yüzde 7,9 ile Volkswagen takip etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/tuik-temmuz-2026-verilerini-acikladi-malatyadaki-toplam-arac-sayisi-258-bini-asti-1786958169.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kayısıda Fiyat İstikrarı İçin Yeni Dönem Başlıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kayisida-fiyat-istikrari-icin-yeni-donem-basliyor-117779</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kayisida-fiyat-istikrari-icin-yeni-donem-basliyor-117779</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da kuru kayısı ticaretinin geleceği, lisanslı depoculuk ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sisteminin ele alındığı geniş katılımlı bir seminerle değerlendirildi. Sektör temsilcilerini buluşturan programda, üreticilerin pazarlık gücünü artıracak ve piyasadaki fiyat istikrarını sağlayacak stratejik adımlar konuşuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi, MAKLİDAŞ ve Malatya Ticaret Borsası iş birliğiyle düzenlenen “Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk Sistemi ve TÜRİB/ELÜS Ekosistemi, Piyasa Mekanizması ve ÜPAK Aracılık Faaliyetleri” konulu seminer, MAKLİDAŞ Eğitim Salonu’nda gerçekleştirildi. Kuru kayısı sektöründe lisanslı depoculuğun daha etkin kullanılması amacıyla düzenlenen programa; Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Demet Köksal, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Malatya Ziraat Odaları İl Koordinatörü ve Türkiye Ziraat Odaları Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Kılınç, Kayısı Araştırma Enstitüsü yetkilileri, ilçe tarım müdürleri, ziraat odası başkanları, KOBİ temsilcileri, ihracatçılar ve çok sayıda sektör paydaşı katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608161536-a1088aba-a351-40f8-a422-af86626813bd.jpeg" style="height:370px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİSTEMİN İŞLEYİŞİ VE AVANTAJLARI ANLATILDI</span></strong></p>

<p>Seminer kapsamında kuru kayısı sektöründe lisanslı depoculuk kullanımının yaygınlaştırılması, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) yapısı, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) süreci ve aracılık faaliyetleri detaylıca aktarıldı. Programda sunum yapan Türkiye Ürün İhtisas Borsası Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Necla Küçükçolak, "Lisanslı depoculuk, ürün ihtisas borsacılığı ve ELÜS ekosistemi sektörün geleceği açısından kritik bir rol üstleniyor" değerlendirmesinde bulundu. Ardından söz alan Mezopotamya ÜPAK Genel Müdürü Mesut Azad Kaplan ise "ELÜS piyasasının işleyişi, piyasa mekanizması ve aracılık hizmetleri üreticiye güvenli bir ticaret alanı sunuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soru-cevap bölümünde üreticiler ve sektör temsilcileri, lisanslı depoculuk ve ELÜS uygulamalarına dair merak ettikleri tüm hususları uzmanlara bizzat yöneltti. Programda ayrıca Malatya kuru kayısısının mevcut durumu ile ticaretin geleceğine ilişkin projeksiyonlar sunuldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608161536-f00947ac-f4b3-435b-9427-4f0ea2038e48.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAKLİDAŞ TESİSLERİNDE İNCELEME YAPILDI</span></strong></p>

<p>Etkinliğin ardından katılımcılar, sistemin uygulamadaki adımlarını yerinde görmek üzere MAKLİDAŞ tesislerini ziyaret etti. Gerçekleştirilen tesis turunda ürün kabul süreçleri, lisanslı depo altyapısı, Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvarı, Ürün İşleme ve Paketleme Tesisi ile sunulan elektronik hizmetler detaylı bir şekilde tanıtıldı.</p>

<p>Toplam 11 bin 500 metrekare kapalı alanda hizmet veren MAKLİDAŞ’ın, özellikle küçük ölçekli üreticilerin hasat döneminde ürünlerini düşük fiyatlardan elden çıkarmak zorunda kalmalarının önüne geçmesi, ürüne katma değer kazandırması ve piyasada fiyat istikrarını desteklemesi hedefleniyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/kayisida-fiyat-istikrari-icin-yeni-donem-basliyor-1786886740.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarımsal Ürün Depolamasında Sermaye Şartları Yükseltilerek Yeni Standartlar Getirildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tarimsal-urun-depolamasinda-sermaye-sartlari-yukseltilerek-yeni-standartlar-getirildi-117777</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tarimsal-urun-depolamasinda-sermaye-sartlari-yukseltilerek-yeni-standartlar-getirildi-117777</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, lisanslı depoculuk sektörüne yönelik yeni düzenlemeleri devreye aldı. Yeni yatırımlarda yatay depolara kuruluş izni verilmeyecek, lisanslı depolarda asgari kapasite 35 bin tona çıkarılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, tarımsal ürünlerin güvenli koşullarda muhafaza edilmesi, lisanslı depoculuk sisteminin etkinliğinin artırılması ve sektörde faaliyet gösteren işletmelerin finansal yapısının güçlendirilmesi amacıyla iki ayrı düzenlemede değişikliğe gitti.</p>

<p>Bu kapsamda, Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ ile Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliği yeniden düzenlendi. Bakanlık verilerine göre Türkiye genelinde 266 lisanslı depoculuk şirketi, toplam 14,4 milyon ton depolama kapasitesiyle faaliyet gösteriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YATIRIMLARDA YATAY DEPOYA İZİN VERİLMEYECEK</span></strong></p>

<p>Düzenlemeyle lisanslı depoculuk sektöründeki yeni yatırımlar için altyapı kriterleri yeniden belirlendi. Buna göre yeni kurulacak tesislerde yatay depolara kuruluş izni verilmeyecek.</p>

<p>Yeni tesislerde bulunması gereken asgari çelik silo sayısına yönelik kriter de getirilecek. Lisanslı depoların asgari depolama kapasitesi ise 35 bin ton olarak uygulanacak. Bakanlık, bu adımlarla depolama altyapısının daha modern ve etkin hale getirilmesini hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEVCUT İŞLETMELERE KAPASİTE ARTIŞI İMKÂNI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme yalnızca kurulacak tesisleri değil, halihazırda faaliyet gösteren lisanslı depoları da kapsıyor. Mevcut lisanslı depo işletmeleri, belirlenen şartları yerine getirmeleri halinde kapasitelerini artırmak için izin alabilecek. Böylece mevcut tesislerin depolama potansiyelinin geliştirilmesinin önü açılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SERMAYE ŞARTLARI ARTIRILDI</span></strong></p>

<p>Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliği’nde gerçekleştirilen değişikliklerle sektörün finansal yapısına ilişkin kriterler de güncellendi. Lisanslı depo işletmelerinin asgari sermaye tutarları artırılırken depolama kapasitelerine ilişkin şartlar da yukarı çekildi. Düzenlemeyle işletmelerin finansal dayanıklılığının ve operasyonel verimliliğinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DAHA GÜÇLÜ DEPOCULUK ALTYAPISI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemelerle lisanslı depoculuk sisteminin sürdürülebilir ve daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, tarımsal ürünlerin sağlıklı koşullarda depolanması ve üreticilerin ürünlerini daha etkin şekilde değerlendirebilmesi hedefleniyor. Ticaret Bakanlığı, tarımsal ticaretin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sağlayacak düzenlemelerin sektörün ihtiyaçları doğrultusunda devam edeceğini bildirdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/tarimsal-urun-depolamasinda-sermaye-sartlari-yukseltilerek-yeni-standartlar-getirildi-1786882445.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okul Alışverişi Öncesi Velilere Kritik Uyarı: Fiyattan Önce Buna Dikkat Edin</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/okul-alisverisi-oncesi-velilere-kritik-uyari-fiyattan-once-buna-dikkat-edin-117774</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/okul-alisverisi-oncesi-velilere-kritik-uyari-fiyattan-once-buna-dikkat-edin-117774</guid>
                <description><![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul alışverişi hareketlenirken, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken velileri özellikle çocukların doğrudan temas ettiği kırtasiye ve giyim ürünlerinde dikkatli olmaya çağırdı. Palandöken, güvenilir olmayan ve kaynağı belli olmayan ürünlerden uzak durulması gerektiğini belirterek, okul alışverişinde kalite ve güvenilirliğin fiyat kadar önemli olduğuna dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasına sayılı günler kala velilerin okul alışverişi telaşı da hız kazandı. Kırtasiye ve giyim mağazalarında hareketlilik artarken, Türkiye Esnaf Ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’den velilere önemli uyarılar geldi.&nbsp;Yaklaşık 26 milyon öğrencinin yeni eğitim öğretim yılına hazırlandığını belirten Palandöken, okul alışverişlerinde yalnızca fiyata değil, ürünlerin güvenilirliğine ve kalitesine de dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERDİVEN ALTI ÜRÜNLERE DİKKAT</span></strong></p>

<p>Palandöken, özellikle kaynağı belli olmayan ve merdiven altı olarak nitelendirilen ürünlere karşı aileleri uyardı. Çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerde güvenilirliğin önemine dikkat çeken Palandöken, velilerin alışveriş yaparken ürünün nereden geldiğine ve güvenilirliğine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“OKUL KIYAFETİNDE TERCİH VELİNİN OLMALI”</span></strong></p>

<p>Okulların belirli marka veya mağazaları zorunlu tutmaması gerektiğini savunan Palandöken, okul kıyafeti alışverişinde velilerin bütçelerine göre hareket edebilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi. Aynı kalitedeki ürünün farklı yerlerde daha uygun fiyatlara bulunabildiğine dikkat çeken Palandöken, “İlle buradan alacaksın” şeklindeki uygulamaların aileleri ekonomik açıdan zorlayabildiğini belirtti.&nbsp;Palandöken, çoraptan ayakkabıya, kıyafetten çantaya kadar okul ihtiyaçlarında son kararın velilere bırakılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KALEM VE SİLGİ GİBİ ÜRÜNLERDE KALİTE UYARISI</span></strong></p>

<p>Çocukların gün içerisinde doğrudan temas ettiği kırtasiye ürünlerinin seçiminde de dikkatli olunması gerektiğini belirten Palandöken, özellikle küçük çocukların silgi, kalem ve kalem açacağı gibi ürünleri ağızlarına götürebildiğine işaret etti. Bu nedenle kırtasiye ürünlerinin güvenilir yerlerden alınması gerektiğini vurgulayan Palandöken, ürünlerde kalite ve CE işaretine dikkat edilmesini istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“GÜVENDİĞİNİZ ESNAFTAN ALIŞVERİŞ YAPIN”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığının piyasada denetimler gerçekleştirdiğini ancak her noktayı aynı anda kontrol etmenin mümkün olmadığını belirten Palandöken, velilere korsan satış yapan veya güvenilirliği bilinmeyen yerlerden alışveriş yapmamaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Palandöken, yeni eğitim yılı öncesinde ailelerin hem bütçelerini hem de çocukların sağlığını gözeterek alışveriş yapmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanların ve sektör temsilcilerinin uyarıları doğrultusunda velilerin okul alışverişinde yalnızca fiyat avantajına değil, ürünün güvenilirliği, kalite belgeleri ve satış yerinin güvenilirliği gibi kriterlere dikkat etmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/okul-alisverisi-oncesi-velilere-kritik-uyari-fiyattan-once-buna-dikkat-edin-1786879384.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Ekonomisi İçin Dikkat Çeken Öneri: Ticaret ve Sanayi Odaları Öncülük Üstlenmeli</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ekonomisi-icin-dikkat-ceken-oneri-ticaret-ve-sanayi-odalari-onculuk-ustlenmeli-117769</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ekonomisi-icin-dikkat-ceken-oneri-ticaret-ve-sanayi-odalari-onculuk-ustlenmeli-117769</guid>
                <description><![CDATA[MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, MTSO Başkan Adayı Mahmut Boyraz’ın ziyareti sırasında Malatya ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akçin, kayısı ve tekstildeki başarının farklı sektörlere taşınması gerektiğini belirtirken, Boyraz ise MÜSİAD’ın deneyimi ve AR-GE çalışmalarından yararlanmak istediklerini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, Malatya ekonomisinin geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Kayısı ve tekstilde yakalanan başarının farklı sektörlere taşınması gerektiğini belirten Akçin, sektörel çeşitliliğin artırılmasında ticaret ve sanayi odalarının öncülük üstlenmesi gerektiğini söyledi. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz, saha çalışmaları kapsamında MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin’i kente kazandırdığı yeni işletmesinde ziyaret etti. Ziyarette Malatya’nın deprem sonrası ekonomik geleceği, sanayi ve üretim kapasitesi, sektörel çeşitlilik, esnafın durumu ve Ticaret ve Sanayi Odası’nın üstlenmesi gereken rol ele alındı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608161205-e4322a31-bb0c-4367-ad43-f9d423494304.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖREL ÇEŞİTLİLİK DİRENÇ SAĞLAYACAK</span></strong></p>

<p>MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, Malatya’nın ekonomik potansiyeline rağmen sektörel çeşitlilik açısından henüz istenilen noktaya ulaşamadığını ifade etti. Kentin kayısı ve tekstil sektörlerinde önemli bir üretim gücü ve tecrübeye sahip olduğuna dikkat çeken Akçin, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Sektörel çeşitliliğimizi artırmalıyız. Kayısı ve tekstilde elde ettiğimiz başarıyı farklı sektörlerde de ortaya koyabiliriz. Ticaret ve sanayi odaları öncülük üstlenerek bu süreçleri aşabilir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHRİ DEPREM MODELİNDEN ÇIKARMALIYIZ</span></strong></p>

<p>Malatya’nın deprem sonrasında ekonomik ve sosyal açıdan önemli bir süreçten geçtiğini belirten Akçin, şehrin artık deprem stresinden ve deprem odaklı yapıdan çıkarılması gerektiğini söyledi. Esnaf ve ticaret hayatının yeniden güçlendirilmesine dikkat çeken Akçin, çarşının daha canlı ve yaşanabilir hale getirilmesinin kent ekonomisinin toparlanması açısından önem taşıdığını kaydetti. Ticaret ve Sanayi Odası’nın bu süreçte güçlü bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Akçin, oda yönetiminden beklentilerinin yüksek olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MÜSİAD'IN AR-GE GÜCÜNDEN FAYDALANMAK İSTİYORUZ</span></strong></p>

<p>MTSO Başkan Adayı Mahmut Boyraz ise çalışan, üriting ve istihdam oluşturan bir Malatya hedefiyle yola çıktıklarını belirtti. MÜSİAD’ın Türkiye genelindeki kurumsal tecrübesine dikkat çeken Boyraz, göreve layık görülmeleri halinde bu deneyimden yararlanmak istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"MÜSİAD’ın deneyimi, birikimi ve AR-GE çalışmalarından yararlanmak istiyoruz."</p>

<p>Malatya’nın ekonomik potansiyelinin harekete geçirilmesinde iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak hareket edilmesinin önemine değinen Boyraz, üretim, sanayi ve istihdam kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüteceklerini kaydetti.</p>

<p>Akçin de Boyraz’a seçim çalışmalarında başarı dileyerek, iş dünyasındaki deneyiminin göreve gelmesi halinde Ticaret ve Sanayi Odası açısından önemli bir kazanım olacağını ifade etti. Ziyaretin sonunda Boyraz, ekonomi platformuna yönelik projelerinin de yer aldığı çalışma dosyasını Akçin’e sundu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-ekonomisi-icin-dikkat-ceken-oneri-ticaret-ve-sanayi-odalari-onculuk-ustlenmeli-1786872610.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnşaat Üretiminde Dikkat Çeken Gerileme: Yıllık Kayıp Yüzde 6 Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/insaat-uretiminde-dikkat-ceken-gerileme-yillik-kayip-yuzde-6-oldu-117754</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/insaat-uretiminde-dikkat-ceken-gerileme-yillik-kayip-yuzde-6-oldu-117754</guid>
                <description><![CDATA[İnşaat üretimi, 2026 yılı haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,0 azalırken, aylık bazda da yüzde 0,5 geriledi. Yıllık verilerde bina inşaatı yüzde 7,5, özel inşaat faaliyetleri yüzde 7,6 azalırken, bina dışı yapıların inşaatında yüzde 4,5 artış kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnşaat üretiminde 2026 yılı haziran ayına ilişkin veriler açıklandı.</p>

<p>İnşaat üretimi, haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,0 azaldı. Aylık bazda ise inşaat üretiminde yüzde 0,5 düşüş kaydedildi.</p>

<p>İnşaatın alt sektörlerinde yıllık ve aylık değişimler farklılık gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİNA İNŞAATINDA YILLIK YÜZDE 7,5 DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı haziran ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,5 azaldı.</p>

<p>Bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi ise aynı dönemde yüzde 4,5 arttı.</p>

<p>Özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksinde de yıllık bazda yüzde 7,6 düşüş yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE DE GERİLEME KAYDEDİLDİ</span></strong></p>

<p>İnşaat üretimi, 2026 yılı haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı.</p>

<p>Alt sektörler incelendiğinde bina inşaatı sektörü endeksi aylık bazda yüzde 0,4 geriledi.</p>

<p>Bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi ise yüzde 0,1 arttı.</p>

<p>Özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi, haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAATTA HAZİRAN TABLOSU</span></strong></p>

<p>Haziran 2026 verileri, inşaat üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p>Yıllık bazda bina inşaatı ve özel inşaat faaliyetlerinde düşüş görülürken, bina dışı yapıların inşaatı sektöründe artış kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/insaat-uretiminde-dikkat-ceken-gerileme-yillik-kayip-yuzde-6-oldu-1786725040.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşırı sıcaklarda böbrek hasarı riski artıyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/asiri-sicaklarda-bobrek-hasari-riski-artiyor-117753</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/asiri-sicaklarda-bobrek-hasari-riski-artiyor-117753</guid>
                <description><![CDATA[Genellikle belirti vermeden ilerlediği için “sessiz hastalık” olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık 674 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, özellikle aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek, “Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde, akut böbrek hasarına yol açabilmektedir” diyor.    Kronik böbrek hastalığı olanlar, ileri yaştakiler, diyabet veya hipertansiyon gibi kronik hastalıkları bulunanlar aşırı sıcakların etkilerine karşı daha hassas olabiliyor. Bu kişilerde eşlik eden hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlar, sıcak havalarda gelişebilen sıvı kaybı ve kan basıncındaki değişikliklerin etkisini artırabiliyor. Nefroloji Uzmanı  Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar,  yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken en önemli üç kuralı “Sıvı dengesini korumak, aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmak ve ilaçları bilinçsizce kullanmamak” olarak sıralıyor. Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle belirti vermeden ilerlediği için “sessiz hastalık” olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor.&nbsp;Dünya Sağlık Örgütü’nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık&nbsp;<strong>674 milyon kişi</strong>&nbsp;kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor.&nbsp;Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar,</strong>&nbsp;özellikle&nbsp;<strong>aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek,</strong>&nbsp;“Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde,&nbsp;<strong>akut böbrek hasarına yol açabilmektedir</strong>” diyor. &nbsp;<strong>&nbsp; Kronik böbrek hastalığı olanlar, ileri yaştakiler, diyabet veya hipertansiyon gibi kronik hastalıkları bulunanlar aşırı sıcakların etkilerine karşı daha hassas olabiliyor.</strong>&nbsp;Bu kişilerde eşlik eden hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlar, sıcak havalarda gelişebilen sıvı kaybı ve kan basıncındaki değişikliklerin etkisini artırabiliyor.&nbsp;<strong>Nefroloji Uzmanı &nbsp;Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, &nbsp;</strong>yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken en önemli üç kuralı “<strong>Sıvı dengesini korumak, aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmak ve ilaçları bilinçsizce kullanmamak” olarak sıralıyor.&nbsp;</strong><strong>Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar,</strong><strong>&nbsp;yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.&nbsp;</strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sıvı dengenizi koruyun</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı artabiliyor. Bu kayıp yeterince karşılanmadığında dolaşımdaki kan hacmi azalabiliyor ve bunun sonucunda böbreklerin kanlanması olumsuz etkilenebiliyor. Özellikle ileri yaştaki kişilerde ve kronik hastalığı bulunanlarda belirgin sıvı kaybı, akut böbrek hasarı riskini artırabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Günlük sıvı alımınızı sıcaklık, fiziksel aktivite ve terleme miktarınıza göre ayarlayın. Herkes için geçerli tek bir su miktarı olmadığını unutmayın. Kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa, hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçının</strong></span></p>

<p>Aşırı sıcaklarda vücut, ısısını kontrol altında tutabilmek için cilt kan akımını ve terlemeyi artırıyor. Buna yoğun egzersiz ve sıvı kaybı eklendiğinde ısı stresi artabiliyor ve böbrekler de bundan olumsuz etkilenebiliyor. Şiddetli ısı stresi ve sıcak çarpması, akut böbrek hasarına yol açabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem alalım?</strong>&nbsp;Egzersiz ve ağır açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapın. Açık havada çalışmak zorundaysanız serin veya gölgeli ortamlarda düzenli dinlenme ve sıvı alma molaları verin.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tansiyonunuzu takip edin, ilaçlarınızı kendi kendinize değiştirmeyin</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda damarların genişlemesi ve sıvı kaybı kan basıncının düşmesine neden olabiliyor. Özellikle idrar söktürücü kullananlarda sıvı kaybının etkilerinin daha belirgin olabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, bazı tansiyon ilaçlarını kullanan kişilerde de şiddetli sıvı kaybı durumunda böbrek fonksiyonlarının etkilenebildiğini söylüyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Çok sıcak günlerde, özellikle hipertansiyon tedavisi görüyorsanız tansiyonunuzu takip edin. Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmışın dışında tansiyon değerleriniz düşerse, ilaçlarınızı kendi kendinize kesmek yerine hekiminize danışın.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın</span></strong></p>

<p>Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan&nbsp;bazı ağrı kesiciler böbreğin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor. Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, ”Özellikle dehidratasyon, kronik böbrek hastalığı, ileri yaş veya kalp yetmezliği gibi ek risk faktörlerinin varlığında akut böbrek hasarı riski artabilmektedir. Yoğun terleme, kusma ve ishal gibi sıvı kaybına yol açan durumlarda bu risk daha da önem kazanmaktadır” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Özellikle böbrek hastalığınız varsa NSAİİ grubu ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmayın. Sıvı kaybettiğiniz dönemlerde kullandığınız ilaçlar konusunda hekiminizden bilgi alın.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Böbrek taşı öykünüz varsa, dikkat!</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı arttığında ve bu kayıp karşılanmadığında idrar hacmi azalabiliyor. Düşük idrar hacmi, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle yeterli sıvı alımı, özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde taş tekrarını önlemenin temel yöntemlerinden birini oluşturuyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Böbrek taşı olan hastalarda amaç yeterli idrar hacmini sağlamak. Güncel kılavuzlar, bu hastalarda&nbsp;<strong>günde en az 2,5 litre idrar hacmini sağlayacak miktarda sıvı alınmasını</strong>&nbsp;öneriyor. Ancak bunun içilecek su miktarı değil, hedeflenen günlük idrar miktarı olduğunu unutmayın. Dolayısıyla hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin. &nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybını önemseyin</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında sıvı kaybının tek nedeni terleme olmuyor. İshal ve kusma da kısa sürede önemli miktarda su ile elektrolit kaybına yol açabiliyor. Kayıp şiddetli olduğunda ve yerine konulamadığında dolaşımdaki kan hacmi azalabiliyor ve böbrek fonksiyonları bozulabiliyor. Özellikle ileri yaştaki kişilerde ve kronik hastalığı bulunanlarda akut böbrek yetmezliği gibi daha ciddi sonuçlar gelişebiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;İshal veya kusma sırasında sıvı kaybını karşılamaya dikkat edin. Sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma, ciddi baş dönmesi veya bayılma gelişirse sağlık kuruluşuna başvurun.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kronik böbrek hastalığınız varsa, bu belirtileri sıcaktan sanmayın</strong></span></p>

<p>Kronik böbrek hastalığı bulunan kişiler aşırı sıcakların, sıvı kaybının ve kan basıncındaki değişikliklerin etkilerine karşı daha hassas olabiliyor. Bu kişilerde kullanılan bazı ilaçlar da sıcak havalarda sıvı ve tansiyon dengesini etkileyebiliyor. Dolayısıyla havaların sıcak olduğu günlerde genel durumdaki değişikliklerin önemsenmesi gerekiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı, sıvı alamama veya belirgin ve devam eden halsizlik gelişirse, bu yakınmaları yalnızca sıcağa bağlamayın. Özellikle kronik böbrek hastalığınız varsa tıbbi değerlendirme için gecikmeyin.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hekim kontrollerinizi aksatmayın</strong></span></p>

<p>Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, kan basıncındaki değişiklikler ve diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünün bozulması, mevcut böbrek hastalığı açısından ek sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların etkileri sıcak hava ve sıvı kaybı dönemlerinde değişebiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Kan şekeri ve tansiyon takibinizi sürdürün, düzenli hekim kontrollerinizi aksatmayın. İlaçlarınızı havanın sıcak olması nedeniyle kendi kendinize kesmeyin veya dozlarını değiştirmeyin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/asiri-sicaklarda-bobrek-hasari-riski-artiyor-1786724666.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Deprem Sonrası İşyeri Mağduriyeti Sürüyor: Esnaf Eski Bölgesine Dönmek İstiyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/deprem-sonrasi-isyeri-magduriyeti-suruyor-esnaf-eski-bolgesine-donmek-istiyor-117749</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/deprem-sonrasi-isyeri-magduriyeti-suruyor-esnaf-eski-bolgesine-donmek-istiyor-117749</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da deprem öncesinde Kasap Pazarı, Ayakkabıcılar Çarşısı, Mısır Çarşısı, Şire Pazarı ve farklı iş hanlarında faaliyet gösteren bazı esnafların işyeri sorunu devam ediyor. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 25-30 yıldan uzun süredir aynı bölgelerde faaliyet gösteren esnafın sektöründen ve müşteri çevresinden koparılmaması gerektiğini belirterek taleplerin yeniden değerlendirilmesini istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın ticari hayatının yeniden ayağa kaldırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında yeni işyerlerinde kura ve teslim süreci devam ediyor. Birçok hak sahibi esnaf yeni işyerlerine kavuşmanın heyecanını yaşarken, bazı işletmeler için ise süreç henüz istenilen noktaya ulaşmış değil.</p>

<p>Özellikle deprem öncesinde Malatya çarşısının en hareketli ve belirli sektörlerin yoğunlaştığı bölgelerinde faaliyet gösteren bazı esnaflara hâlâ işyeri çıkmadı.</p>

<p>Kasap Pazarı, Ayakkabıcılar Çarşısı, Mısır Çarşısı, Şire Pazarı ve çeşitli iş hanlarında uzun yıllardır faaliyet gösteren esnafların bir bölümüne farklı bölgelerden işyeri alternatifleri sunuluyor. Ancak söz konusu esnaflar, 25-30 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdikleri, sektörlerinin bir arada bulunduğu ve müşteri alışkanlıklarının oluştuğu bölgelerde ticari hayatlarına devam etmek istiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608141438-whatsapp-image-2026-08-14-at-143523kkk.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“25-30 YILIN BİRİKİMİ YOK SAYILMAMALI”</span></strong></p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Deprem öncesi şehrimiz ekonomisine ciddi katkıları olan, ata dede mesleğini sürdürmek için mücadele gösteren birçok esnafımız hâlâ yeni işyerlerine kavuşamadı. Bugün bazı esnaflarımıza farklı bölgelerde dükkân alternatifleri sunuluyor. Elbette yeni bir işyerine kavuşmak önemli. Ancak 25-30 yıldan fazla aynı bölgede faaliyet göstermiş bir esnafımız açısından konu sadece metrekare veya bina değildir. Burada meseleyi yalnızca bir esnafımıza başka bir yerde işyeri verilmesi şeklinde değerlendirmemeliyiz. Yıllardır aynı sokakta, aynı çarşıda, aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerimizin oluşturduğu çok güçlü bir ticari hafıza var. Bu hafızanın bir karşılığı da müşteri alışkanlığıdır. Şimdi bu esnafımızı sektörünün ve müşterisinin olmadığı farklı bölgelere taşımak, sadece yer değişikliği anlamına gelmiyor, ticari düzenin de değişmesi anlamına geliyor” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608141438-whatsapp-image-2026-08-14-at-143524iii.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ESNAFIN MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİ”</span></strong></p>

<p>Kura ve teslim sürecinin devam ettiği bu dönemde ilgili kurumların mağduriyet yaşayan esnafın taleplerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Başkan Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz çok açık. Yeni çarşıda hak sahipliği ve kura süreçleri yürütülürken, yıllardır belirli bölgelerde faaliyet gösteren ve sektörleriyle bütünleşmiş esnaflarımızın talepleri de dikkate alınmalı. Mümkün olan yerlerde esnafımızın eski faaliyet alanlarına veya sektörünün yoğunlaştığı bölgelere dönmesinin önü açılmalı. Yıllardır aynı bölgede ekmeğini kazanan esnafımızın da sesini duymalıyız. 25-30 yıllık ticari geçmişi olan bir işletmenin müşterisinden, sektöründen ve ticari çevresinden kopmaması için mümkün olan her türlü kolaylık sağlanmalı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu esnaflarımızın taleplerini ilgili kurumlara taşıyarak, sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608141438-whatsapp-image-2026-08-14-at-143523ll.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/deprem-sonrasi-isyeri-magduriyeti-suruyor-esnaf-eski-bolgesine-donmek-istiyor-1786713139.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depremden önce kazanılacak 5 saniye bile hayat kurtarabilir!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/depremden-once-kazanilacak-5-saniye-bile-hayat-kurtarabilir-117745</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/depremden-once-kazanilacak-5-saniye-bile-hayat-kurtarabilir-117745</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla deprem hazırlıklarını değerlendirerek, erken uyarı sistemlerinin afet yönetimindeki önemine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Dünyada deprem erken uyarı sistemleri Japonya, Meksika, Çin, ABD (Batı Yakası), Tayvan, Güney Kore ve Türkiye deprem riski yüksek ülkelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Marmara bölgesinde EDİS firması tarafından fay hattına yakın çeşitli noktalarda hassas cihazlarla merkezler kurulmuştur. Burada depremin ilk öncü P dalgası ölçülerek, değerlendirerek konumuna göre 5 saniye ile 60 saniye arasında önceden depremi tespit ederek, büyüklüğü ve başlangıç noktası bilgilerini hizmet verdiği firmalara göndermektedir. Bu bilgiyi alan firmalarda bunu yapay zeka uygulamaları ile işleyerek olası zararı küçültmektedirler.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir</strong></span></p>

<p>Dr. Uçan, “Bu firmaya veya başka bir kuruluşa, bütün Türkiye’de deprem uyarı cihazları fay hattı bölgelerine yerleştirilmelidir. Böylece 5-60 saniye önce depremden bilgilenecektir. Bu sürede elektrik kesilebilir, doğalgaz sistemleri kapatılabilir. Fabrikalarda yapay zekâ ve otomasyon sistemleriyle yüzlerce güvenlik hareketi aktive edilebilir. Bu sayede deprem sonrasında meydana gelebilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zarar da azaltılabilir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Dikey yapılaşmadan vazgeçilmeli</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın devam ettiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dikey yapılaşma ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. 1999 Depreminin üzerinden 27 yıl, 2023 depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yanlış yapılanma devam ettirilmektedir. Bu sadece İstanbul’da değil 50 bin nüfuslu şehirlerde de aynıdır. Almanya’da deprem bölgesi olmamasına rağmen yapılar genellikle 3 katlıdır. Bu sistemi bozmuyorlar. Bizde ise bu yüksek katlı binaların bazıları acil deprem toplanma bölgelerinde yapıldı. Acilen dikey yapılanmadan vazgeçilmelidir. Halen bulunan deprem toplanma alanlarının korunması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ailenizin depremden sonra nerede buluşacağını belirleyin</strong></span></p>

<p>Depreme hazırlık için bireylerin ve ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini dile getiren Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlk 72 saat için hazırlıklı olun</strong></span></p>

<p>Afet ve acil durum çantasının deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Büyük depremden sağ kurtulsanız bile ilk 72 saatte yardım ekiplerinin size ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir afet ve acil durum çantasını kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde hazır bulundurmalıyız.” dedi.</p>

<p>Afet çantasının yalnızca deprem için düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Deprem, su baskını ve yangın gibi afetlerde kişilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürünleri ve ilk yardım malzemelerini içeren, kolay taşınabilir ve mümkünse su geçirmez bir çanta hazırlanmalı. Çantanın omuzda veya sırtta taşınabilmesi, afet sırasında hareket kabiliyeti açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Deprem çantasında neler bulunmalı?</strong></span></p>

<p>Çantanın kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bulunması gereken temel malzemeleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“El feneri, çok amaçlı katlanır çatal-kaşık seti, radyo, pil, plastik düdük, iş eldiveni, yağmurluk, su, korunma örtüsü, maske, sargı bezi, anında soğuk kompres, ikaz yeleği, polar battaniye, yedek anahtar (ev, işyeri, araç), termos veya matara, kuru gıda (kuruyemiş, çikolata, pestil gibi), konserve yiyecek ve bir miktar nakit para.”</p>

<p>Önemli belgelerin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Dr. Uçan<strong>,&nbsp;</strong>“Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopileri çantada yer alabilir. Bu belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanması da yararlı olacaktır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlaç listesini ve aile bireylerinin fotoğraflarını çantaya koyun</strong></span></p>

<p>Afet çantasındaki bazı malzemelerin kriz anında özel önem taşıdığını dile getiren Uçan, “Aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgiler mutlaka düşünülmeli. Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren bir görsel de çantada bulunabilir.” diye konuştu.</p>

<p>Dr. Uçan, çanta içindeki malzemelerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, ”Malzemeler; kullanacak kişilerin (bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile, hasta, evcil hayvan gibi) özelliklerine göre belirlenmeli, kolay kullanılabilecek ve birbirlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde yerleştirilmeli. Deprem çantası, evde sığınma alanı olarak düşündüğümüz yerde bulundurulmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Hijyen malzemelerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi temel ürünlerin ihtiyaçlara göre çantaya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Her deprem çantası aynı olmamalı</strong></span></p>

<p>Afet çantasının hazırlandıktan sonra bir köşeye bırakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Uçan, içindeki ürünlerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Malzemelerin son kullanma tarihleri mutlaka takip edilmeli.” diyen Uçan, “Çanta, kullanacak kişilerin özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan biri varsa onların özel ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Evcil hayvanı bulunan aileler de hayvanlarının su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını planlamalıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dr. Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli olduğu düşünülen bir noktada bulunması gerektiğini, ayrıca iş yerlerinde ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/depremden-once-kazanilacak-5-saniye-bile-hayat-kurtarabilir-1786702124.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akaryakıt Fiyatlarında Peş Peşe Değişim: Malatya’da Motorin 81,68 TL’yi Gördü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/akaryakit-fiyatlarinda-pes-pese-degisim-malatyada-motorin-8168-tlyi-gordu-117744</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/akaryakit-fiyatlarinda-pes-pese-degisim-malatyada-motorin-8168-tlyi-gordu-117744</guid>
                <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında hafta boyunca yaşanan hareketlilik sürücülerin gündeminde yer aldı. Motorine yapılması beklenen yüksek tutarlı zam ertelenirken, ÖTV düzenlemesinin ardından fiyatlar kısa süre içinde iki kez değişti. Malatya’da 14 Ağustos 2026 itibarıyla motorinin litre fiyatı 81,68 TL, benzinin litre fiyatı ise 73,58 TL oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında bu hafta yaşanan hareketlilik sürücülerin gündeminde ilk sıralarda yer aldı. Motorine gelmesi beklenen yüksek tutarlı zam önce pompaya yansıtılmazken, ÖTV düzenlemesinin ardından fiyat tabelaları kısa süre içinde iki kez değişti.</p>

<p>Hafta başında küresel petrol piyasalarındaki yükselişin etkisiyle motorine 6,85 TL, benzine ise 2 TL zam yapılması bekleniyordu. Eşel mobil uygulaması kapsamında bu artışın bir bölümünün ÖTV üzerinden karşılanması planlanırken, pompaya yansıyacak artışın motorinde 5,13 TL, benzinde ise 1,50 TL olması öngörülüyordu. Bu zam uygulanmış olsaydı motorinin litre fiyatı 90 TL sınırına dayanacaktı. Ancak beklenen artış ertelendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖTV SIFIRLANDI FİYATLAR PEŞ PEŞE DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Perşembe günü yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla motorinde uygulanan ÖTV sıfırlandı. Düzenlemenin ardından motorinin litre fiyatında yaklaşık 9,25 TL düşüş yaşandı. Ancak akaryakıt piyasasında indirim sevinci uzun sürmedi. Aynı gün motorine bu kez 8,89 TL zam geldi. Böylece gün içerisindeki fiyat hareketinin ardından motorin yeniden 80 TL seviyesinin üzerine çıktı. Benzinin litre fiyatına da 1,52 TL zam yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA MOTORİN 81,68 TL</span></strong></p>

<p>Malatya’da da akaryakıt fiyatları yeni zam sonrası 80 TL seviyesini aşmış durumda. 14 Ağustos 2026 tarihli güncel fiyat listesinde Malatya için benzinin litre fiyatı 73,58 TL, motorinin litre fiyatı ise 81,68 TL olarak yer aldı. Otogazın litre fiyatı da 34,37 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>İlçeler arasında motorin fiyatlarında küçük farklılıklar görülüyor. Petrol Ofisi verilerine göre motorin Doğanşehir’de 81,68 TL, Doğanyol’da 81,81 TL, Hekimhan’da 81,61 TL, Kale’de 81,75 TL ve Kuluncak’ta 81,57 TL seviyesinde bulunuyor. Diğer dağıtım şirketlerinde ise fiyatlar farklılık gösterebiliyor. Örneğin TP Petrol Dağıtım’ın 14 Ağustos tarihli listesinde Malatya genelinde benzin 73,54 TL, motorin ise 81,92 TL olarak gösteriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER PETROL PİYASALARINDA</span></strong></p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki hareketliliğin temelinde küresel petrol piyasalarındaki belirsizlik bulunuyor. ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Brent petrol fiyatlarının yanı sıra motorin ve benzinin uluslararası ürün fiyatlarında da sert dalgalanmalara yol açıyor. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde petrol fiyatları yukarı yönlü hareket ederken, ateşkes beklentileri piyasalarda zaman zaman gevşemeye neden oluyor.</p>

<p>Sektör kaynakları, mevcut fiyatlamaların ardından gelecek haftaya kadar akaryakıt ürünlerinde yeni bir fiyat değişikliği beklenmediğini belirtiyor. Ancak petrol piyasalarında yaşanabilecek yeni gelişmelerin motorin ve benzin fiyatlarına yeniden yansıması beklenebilir.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/akaryakit-fiyatlarinda-pes-pese-degisim-malatyada-motorin-8168-tlyi-gordu-1786701992.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-117742</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-117742</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e yükseldi. Yıllık bazda sanayide yüzde 1,1’lik gerileme yaşanırken, inşaat sektöründeki yüzde 7,1’lik artış dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ücretli çalışan sayısındaki artış haziran ayında da devam etti.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ücretli çalışan verilerini açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış kaydedildi.&nbsp;Haziran 2025’te 15 milyon 932 bin 665 olan ücretli çalışan sayısı, Haziran 2026’da yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e ulaştı. Rakamlar, bir yıllık dönemde söz konusu sektörlerde ücretli çalışan sayısına yaklaşık 402 bin kişinin eklendiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAAT İSTİHDAM ARTIŞINDA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Sektörel dağılımda en güçlü artış inşaatta görüldü.&nbsp;İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 7,1 artarken, ticaret ve hizmet sektörlerinde artış yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. Sanayi sektöründe ise diğer sektörlerin aksine düşüş kaydedildi. Sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 geriledi.&nbsp;Haziran ayı itibarıyla sanayide 4 milyon 834 bin 50, inşaat sektöründe 2 milyon 34 bin 406, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise 9 milyon 466 bin 295 kişi ücretli olarak çalıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER 10 ÜCRETLİ ÇALIŞANDAN YAKLAŞIK 6’SI TİCARET VE HİZMETLERDE</span></strong></p>

<p>Veriler, ücretli istihdamın ağırlığının ticaret ve hizmet sektörlerinde toplandığını gösterdi. Toplam 16,3 milyon ücretli çalışanın 9,4 milyondan fazlası bu grupta yer aldı.&nbsp;Ticaret ve hizmetler grubunun alt sektörleri incelendiğinde yıllık istihdam artışında ulaştırma ve depolama faaliyetleri yüzde 5,9 ile ilk sıraya yerleşti.&nbsp;Gayrimenkul faaliyetlerindeki artış ise yüzde 5,8 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE TÜM SEKTÖRLER ARTTI</span></strong></p>

<p>Ücretli çalışan sayısında yalnızca yıllık değil, aylık bazda da artış yaşandı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında çalışan sayısı mayıs ayına göre yüzde 1 yükseldi. Aylık değişimde de inşaat sektörü öne çıktı. Ücretli çalışan sayısı inşaatta yüzde 2, sanayide yüzde 0,9, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise yüzde 0,8 arttı.<br />
Böylece yıllık bazda sanayide istihdam kaybı görülmesine rağmen, haziran ayındaki aylık veriler üç ana sektör grubunda da ücretli çalışan sayısının yükseldiğine işaret etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1786699304.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Miras Kalan Taşınmazların Satışında Yeni Dönem Başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/miras-kalan-tasinmazlarin-satisinda-yeni-donem-basladi-117740</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/miras-kalan-tasinmazlarin-satisinda-yeni-donem-basladi-117740</guid>
                <description><![CDATA[TBMM'de kabul edilerek 17 Temmuz'da yasalaşan 12. Yargı Paketi ile miras kalan ev, arsa ve tarlaların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında yeni bir dönem başladı. Düzenlemeye göre, belirli şartları taşıyan taşınmazlarda ilk açık artırma yalnızca malik mirasçılar arasında gerçekleştirilecek, satış sağlanamazsa ihale üçüncü kişilere açılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Miras yoluyla edinilen taşınmazların satış sürecinde önemli değişiklikler içeren 12. Yargı Paketi yasalaşarak yürürlüğe girdi. Yeni sistem, özellikle mirasçılar arasında anlaşmazlık nedeniyle açılan ortaklığın giderilmesi davalarında uygulanacak satış yöntemini değiştirdi. Düzenlemeyle, aileden kalan taşınmazın doğrudan üçüncü kişilerin katıldığı bir ihale sürecine çıkmasından önce mirasçılara öncelik tanındı.</p>

<p>Mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, mahkemenin ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar vermesi halinde ilk açık artırmaya sadece malik mirasçılar katılabilecek. Bu yöntem yalnızca bir kez uygulanacak. Böylece mirasçılar, aileden kalan ev, arsa ya da tarlanın dışarıdan bir alıcıya geçmesinden önce taşınmazı kendi aralarında satın alma imkanına kavuşacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK SATIŞTA BEDELİN TAMAMI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>Mirasçılar arasında gerçekleştirilecek ilk artırmada farklı bir satış kriteri uygulanacak. Elektronik satış portalında yapılacak ilanda verilen teklifin, taşınmaz için belirlenen muhammen bedelin yüzde 100’ünü karşılaması gerekecek. Bu seviyeye ulaşılmaması halinde ilk artırmada satış gerçekleşmeyecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATILMAZSA İKİNCİ İHALE HERKESE AÇILACAK</span></strong></p>

<p>Mirasçılar arasındaki ilk artırmadan sonuç alınamaması durumunda taşınmaz için ikinci artırma gerçekleştirilecek. Bu aşamada mirasçı olma şartı aranmayacak ve üçüncü kişiler de ihaleye teklif verebilecek.</p>

<p>İkinci artırmada satışın gerçekleşebilmesi için teklifin, taşınmazın muhammen bedelinin yüzde 50’si ile ilgili alacak ve satış giderleri için mevzuat kapsamında aranan tutarı karşılaması gerekecek. Yeni düzenlemeyle ortaklığın giderilmesi sürecinde mirasçıların konumunun güçlendirilmesi ve aileden kalan taşınmazların üçüncü kişilere geçmesinden önce hak sahiplerine satın alma önceliği sağlanması hedefleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/miras-kalan-tasinmazlarin-satisinda-yeni-donem-basladi-1786697570.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaretin Siyaseti Olmaz Diyen Mahmut Boyraz CHP Yönetimiyle Bir Araya Geldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ticaretin-siyaseti-olmaz-diyen-mahmut-boyraz-chp-yonetimiyle-bir-araya-geldi-117731</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ticaretin-siyaseti-olmaz-diyen-mahmut-boyraz-chp-yonetimiyle-bir-araya-geldi-117731</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz, seçim çalışmaları kapsamında CHP Malatya İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Hakan Satılmış ile bir araya geldi. Ziyarette ticaretin siyasetten uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Boyraz, tüm partilere eşit mesafede duracaklarını belirtirken; Satılmış ise CHP olarak seçimde herhangi bir isim üzerinden taraf olmayacaklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz, seçim süreci kapsamında gerçekleştirdiği ziyaretlerini sürdürüyor. Boyraz, beraberindeki heyetle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Hakan Satılmış ve parti yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmede Malatya’nın ekonomik yapısı, ticaret ve sanayinin mevcut durumu ile kentin ekonomik kalkınmasına yönelik atılması gereken adımlar ele alındı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​EKONOMİK BAŞARI ORTAK AKILLA MÜMKÜN</strong></span></p>

<p>​Ziyarette konuşan Boyraz, CHP’nin Türkiye’nin köklü siyasi partilerinden biri olduğunu belirterek, siyasi partilerin Malatya’nın ticaret ve sanayisinin gelişmesine katkı sunmasının önemli olduğunu söyledi. Ekonomik kalkınmanın kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Boyraz, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü hatırlattı. Malatya ekonomisinin yeniden güçlendirilmesinin ortak akıl ve istişare kültürüyle mümkün olacağını kaydeden Boyraz, göreve gelmeleri halinde siyasi görüş ayrımı yapmadan hareket edeceklerini belirtti.</p>

<p>​Boyraz, “Kısmet olur göreve gelirsek tüm siyasi partilerimizle birlikte hareket ederek ilimizin sanayi ve ticari yükünü birlikte omuzlayacağız” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TİCARETİN SİYASETİ OLMAZ</strong></span></p>

<p>​MTSO’nun kentin ekonomik yapısında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Boyraz, odanın siyasi tartışmaların ve görüş ayrılıklarının dışında tutulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>​Boyraz, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>​“Biz ticarete siyaseti hiçbir zaman karıştırmadık. Bunu ısrarla dile getirmek zorundayız. Ticaretin siyaseti olmaz. Evet, siyasetle çatışılmaz. Fikir ayrılıkları, Ticaret ve Sanayi Odası gibi ilimizin omurgasını oluşturan bir odada asla olmamalı. Esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin çıkarları doğrultusunda, odamızın kimliğine ve duruşuna gölge düşürmeyecek şekilde tüm siyasi partilerimizle eşit mesafede, aynı masada olmak için gayret göstereceğiz.”</p>

<p>​Boyraz, MTSO yönetiminde esas önceliklerinin Malatya iş dünyasının ortak menfaatleri olacağını belirterek, kentin ekonomik sorunlarının çözümü noktasında siyasi partiler ve ilgili kurumlarla diyalog içerisinde hareket edeceklerini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​CHP YÖNETİMİNE TEBRİK</strong></span></p>

<p>​CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış ve yönetimini görevlerinden dolayı tebrik eden Boyraz, MTSO seçim sürecinin Malatya’nın geleceği açısından önemli olduğunu söyledi. Boyraz, seçimlerde kentin ve iş dünyasının menfaatleri doğrultusunda destek beklediklerini dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SATILMIŞ: İSİMLER ÜZERİNDEN TARAF OLMAYIZ</strong></span></p>

<p>​CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek MTSO seçimlerinin Malatya için hayırlı sonuçlanması temennisinde bulundu. CHP olarak seçim sürecinde herhangi bir isim üzerinden taraf olmayacaklarını belirten Satılmış, seçim sonucunda göreve gelecek yönetimle Malatya’nın menfaatleri doğrultusunda çalışacaklarını söyledi.</p>

<p>​Satılmış, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<p>​“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak isimler üzerinden bir tarafta olmamız söz konusu olamaz. Yapılacak olan seçimlerin sonucu ne olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi olarak odamızla her daim irtibat içerisinde olup gereken destekleri sağlayacağız.”</p>

<p>​MTSO seçimlerinde Malatya’nın menfaatlerinin ön planda tutulması gerektiğine dikkat çeken Satılmış, seçim sürecinin kent ekonomisi ve iş dünyası açısından hayırlı olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 20:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ticaretin-siyaseti-olmaz-diyen-mahmut-boyraz-chp-yonetimiyle-bir-araya-geldi-1786642644.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motosiklet ve Moped Modelleri 13 Ağustos’ta A101’de</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/motosiklet-ve-moped-modelleri-13-agustosta-a101de-117730</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/motosiklet-ve-moped-modelleri-13-agustosta-a101de-117730</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 13 Ağustos Perşembe günü teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Mobilitede Kaçırılmayacak Fırsatlar&nbsp;</strong></p>

<p><strong>VOLTA VM2 Üç Tekerlekli Moped</strong>&nbsp;69.990 TL,&nbsp;<strong>REVOLT RSX7 150 CC Benzinli Motosiklet</strong>&nbsp;109.990 TL ve&nbsp;<strong>REVOLT RS6 125 CC Benzinli Motosiklet</strong>&nbsp;44.990 TL fiyatlarıyla mobilite kategorisinde yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>Yeni Nesil Televizyon Teknolojileri</strong></span></p>

<p><strong>HI-LEVEL HL55QUPRL-W02S 55” Frameless UHD QLED webOS TV</strong>&nbsp;18.499 TL,&nbsp;<strong>ONVO 40VQ80F3FA 40” Frameless FHD Whale OS 10 QLED TV</strong>&nbsp;10.499 TL,&nbsp;<strong>NORDMENDE 65” Q65NM1105 4K Whale QLED TV</strong>&nbsp;24.499 TL,&nbsp;<strong>NORDMENDE 50” Q50NM1105 QLED TV</strong>&nbsp;14.999 TL,&nbsp;<strong>TOSHIBA 65UV2363DT/65UV1563DT 65’’ 4K UHD VIDAA TV</strong>&nbsp;28.499 TL,&nbsp;<strong>ONVO 55VQ90F3UA 55’’ Frameless 4K Ultra HD QLED Google TV</strong>&nbsp;18.499 TL ve&nbsp;<strong>ONVO 32VQ80F2HA 32” Frameless HD Whale OS 10 QLED TV</strong>&nbsp;7.299 TL fiyatlarıyla televizyon kategorisinde listeleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Beyaz Eşyada Dikkat Çekenler</strong></span></p>

<p><strong>SEG ST24220S0D Buzdolabı</strong>&nbsp;15.999 TL,&nbsp;<strong>SEG BM 4001 4 Programlı Bulaşık Makinesi</strong>&nbsp;14.999 TL,&nbsp;<strong>SEG STF 65 Mekanik Silindirik Termosifon 65 L</strong>&nbsp;8.999 TL ve&nbsp;<strong>MIDEA Tezgah Altı Buzdolabı</strong>&nbsp;6.499 TL fiyatlarıyla beyaz eşya kategorisinde satışa sunuluyor.</p>

<p><strong>Günlük Kullanıma Yönelik Küçük Ev Aletleri</strong></p>

<p><strong>PHILIPS FC9330/07 Toz Torbasız Süpürge</strong>&nbsp;6.499 TL,&nbsp;<strong>ONVO OVDSS03XPLUS Dikey Şarjlı Süpürge</strong>&nbsp;5.999 TL,&nbsp;<strong>KIWI KSI6344 Seramik Tabanlı Ütü</strong>&nbsp;899 TL,&nbsp;<strong>ONVO OVTM01 Dijital Çay Makinesi</strong>&nbsp;2.199 TL,&nbsp;<strong>PIERRE CARDIN Çelik Su Isıtıcı</strong>&nbsp;899 TL ve&nbsp;<strong>SINBO SMX-2774 El Mikseri</strong>&nbsp;599 TL fiyatlarıyla tüketicilerle buluşuyor.</p>

<p><strong>A101 Hakkında:</strong></p>

<p><em>Perakende sektörünün en yaygın zincirlerinden olan A101, Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde, 13.500’ü aşkın marketi ile faaliyet göstermektedir. Deloitte Perakendenin Küresel Güçleri 2022 Raporu’na göre, dünyanın en hızlı büyüyen ilk 10 perakende şirketi arasındaki tek Türk şirketi olup, listede 6.sırada yer almaktadır. A101, 71.000’den fazla çalışanı ve 1.200’ün üzerinde tedarikçisi ile perakende sektörünün öncü şirketleri arasındadır. Türkiye’nin en büyük 10 şirketi arasında yer alan A101 zincir marketleri; müşterilerine en ucuz fiyatlarla kaliteli gıda ve tüketim malzemeleri sunmaktadır. A101, müşterileri ile geliştirdiği güçlü bağı sürdürürken; geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de en çok istihdam yaratan, en çok kadın ve en çok engelli çalıştıran kurum unvanına da sahip oldu.&nbsp;</em></p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/motosiklet-ve-moped-modelleri-13-agustosta-a101de-1786638748.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Verilerine Göre Tarımda Üretici Fiyatları Yıllık Bazda Artış Gösterdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-117719</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-117719</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 18,81 arttı. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze, kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Tarım-ÜFE, temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 yükseldi. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,81, yılbaşına göre yüzde 10,22 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 35,12 artış kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER BAZINDA FİYAT DEĞİŞİMLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörler bazında değerlendirildiğinde, temmuz ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 2,52 artış görüldü. Balıkçılık ve su ürünleri ile balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,82 artış kaydedilirken, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde ise yüzde 1,66 düşüş yaşandı.&nbsp;Ana gruplar içerisinde tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,62 azalış gerçekleşirken; çok yıllık bitkisel ürünler yüzde 8,33, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ise yüzde 0,67 oranında arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEBZE VE KAVUN-KARPUZ GRUBUNDA REKOR ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yıllık değişimde en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Aylık bazda ise en yüksek değişim tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 13,61 geriledi.&nbsp;Açıklanan veriler, tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının yıllık bazda artışını sürdürdüğünü ortaya koyarken, ürün grupları arasındaki fiyat değişimlerinin ise önemli farklılıklar gösterdiğini gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1786620721.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-117718</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-117718</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmeler nedeniyle motorin fiyatlarında yaşanan artışın etkilerini sınırlamak amacıyla ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV’nin sıfırlanacağını açıkladı. Bakan Şimşek, yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan yüksek artışın vatandaş ve üreticiler üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğini açıkladı.&nbsp;Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin için getirilen kademeli Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ağustos ayının kalanında motorinden alınan ÖTV'nin sıfırlanacağını bildirdi. Şimşek, uygulamanın yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki maliyet baskısını hafifletmeyi değil, aynı zamanda enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri azaltmayı da amaçladığını belirtti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MALI ALAN DEZENFLASYON İÇİN KULLANILIYOR</strong></span></p>

<p>Bütçede harcama disiplini ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında oluşturulan mali alanın dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade eden Şimşek, motorin için yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV'yi sıfırlıyor ve yıl sonuna kadar kademeli uygulamaya geçiyoruz."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ÜRETİM VE ULAŞTIRMA MALİYETLERİ HEDEFLENİYOR</strong></span></p>

<p>Uygulamayla birlikte özellikle ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerindeki akaryakıt kaynaklı baskının azaltılması hedeflenirken, hükümetin fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarının sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Bakan Şimşek, kalıcı refah artışı ve daha adil gelir dağılımının ön koşulunun fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, bu doğrultudaki politikalara kararlılıkla devam edileceğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1786618934.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Genelinde Düşüş Yaşanırken Malatya&#039;da Satışlar İkinci Elde Yoğunlaştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelinde-dusus-yasanirken-malatyada-satislar-ikinci-elde-yogunlasti-117715</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelinde-dusus-yasanirken-malatyada-satislar-ikinci-elde-yogunlasti-117715</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK tarafından açıklanan temmuz ayı verilerine göre Malatya’da 730 konut ve 129 iş yeri el değiştirdi. Kentteki konut satışlarının büyük kısmını ikinci el gayrimenkuller oluştururken, Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 oranında geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Malatya’da Temmuz ayında toplam 730 konutun satışı gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA'DA SATIŞLARIN AĞIRLIĞI İKİNCİ ELDE</span></strong></p>

<p>Malatya'da gerçekleşen 730 konut satışının 182’si ilk el, 548’i ise ikinci el konutlardan oluştu. Bu sonuçlarla birlikte kentte temmuz ayında satılan konutların yaklaşık dörtte üçlük kısmını ikinci el gayrimenkuller oluşturdu.</p>

<p>İş yeri piyasasında ise kent genelinde temmuz ayında toplam 129 satış yapıldı. Kayıtlara geçen iş yeri satışlarının 43’ü ilk el, 86’sı ise ikinci el olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GENELİNDE SATIŞLAR YÜZDE 17 DÜŞTÜ</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 azalarak 123 bin 603 seviyesine geriledi. Ocak-temmuz dönemindeki toplam satışlar ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,5 düşüş göstererek 823 bin 119 oldu.</p>

<p>Ülke genelinde ilk el konut satışları temmuzda yüzde 8,6 azalışla 42 bin 529, ikinci el konut satışları ise yüzde 20,8 düşüşle 81 bin 74 olarak kayıtlara geçti. Satışlar içindeki ilk el konut payı yüzde 34,4, ikinci el konut payı ise yüzde 65,6 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İPOTEKLİ SATIŞLARDA YÜKSELİŞ TRENDİ</span></strong></p>

<p>Piyasadaki genel gerilemeye karşın ipotekli konut satışlarında artış gözlendi. Temmuz ayında ipotekli satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,7 artarak 23 bin 888’e ulaştı. Ocak-temmuz döneminde ise ipotekli satışlar yüzde 30,9 artışla 166 bin 682 olurken, diğer konut satışları yüzde 11,7 azalarak 656 bin 437’ye geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YABANCILARA SATIŞTA İLK SIRA RUSYA'NIN</span></strong></p>

<p>Yabancılara yapılan konut satışları temmuz ayında yüzde 1,9 artarak 2 bin 120 oldu ve toplam satışlar içindeki payı yüzde 1,7 olarak gerçekleşti. Ocak-temmuz döneminde ise yabancılara satışlar yüzde 7,3 azalarak 11 bin 203’e düştü. Temmuzda yabancılar arasında en çok konut alımını 394 satışla Rusya Federasyonu vatandaşları yaptı. Rusya’yı 189 satışla İran ve 145 satışla Ukrayna vatandaşları izledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ YERİ SATIŞLARI DA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye genelinde iş yeri satışları temmuzda yıllık bazda yüzde 4,1 azalarak 16 bin 733’e düştü. İlk el iş yeri satışları yüzde 16,4 artışla 5 bin 777 olurken, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,2 azalarak 10 bin 956’ya geriledi. İpotekli iş yeri satışları yüzde 57,6 artışla 695’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 5,7 azalışla 16 bin 38 olarak kayıtlara geçti. Ocak-temmuz dönemindeki toplam iş yeri satışı ise yüzde 5,1 azalarak 102 bin 261 oldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/turkiye-genelinde-dusus-yasanirken-malatyada-satislar-ikinci-elde-yogunlasti-1786615145.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya İş Dünyasından Bankalara Çağrı: İşletmelerimizin En Önemli İhtiyacı Finans</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-is-dunyasindan-bankalara-cagri-isletmelerimizin-en-onemli-ihtiyaci-finans-117707</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-is-dunyasindan-bankalara-cagri-isletmelerimizin-en-onemli-ihtiyaci-finans-117707</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki işletmelerin finansmana erişiminin büyük önem taşıdığını belirterek bankalara destek çağrısında bulundu. Halkbank ve VakıfBank Malatya bölge müdürlerinin ziyaretinde, kent ekonomisinin durumu ve işletmelerin finansman ihtiyacı ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki işletmelerin finansmana erişiminin büyük önem taşıdığını belirterek bankaların iş dünyasına daha fazla destek vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Göreve yeni başlayan Halkbank Malatya Bölge Müdürü Gökhan Yiğit ile VakıfBank Malatya Bölge Müdürü Habil Tunç, beraberindeki şube müdürleriyle birlikte MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nu ziyaret etti.</p>

<p>Ziyarette Malatya ekonomisinin mevcut durumu, deprem sonrası işletmelerin yaşadığı sorunlar ve oda üyelerinin finansmana erişim ihtiyacı değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“İŞLETMELERİMİZİN EN ÖNEMLİ İHTİYACI FİNANS”</span></strong></p>

<p>Depremlerin ardından geçen sürede işletmelerin yeniden ayağa kalkabilmesi için finansmana erişimin kritik hale geldiğini belirten Sadıkoğlu, özellikle işletme sermayesi ve yatırım finansmanı konusunda sağlanacak desteklerin kent ekonomisinin toparlanmasına katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen 1280 günlük süreçte en sık gündeme getirdikleri konuların başında işletmelerin finansman ihtiyacının geldiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde işletmelerimizin finansmana erişimi, üretimin ve istihdamın sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Malatya’nın güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmesi için finans kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bankalarımızın üyelerimizin ihtiyaçlarını yakından takip etmesi ve çözüm odaklı yaklaşımı, toparlanma sürecimize önemli katkı sağlayacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKALARDAN YAKIN TAKİP MESAJI</span></strong></p>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Sadıkoğlu, göreve yeni başlayan bölge müdürlerine görevlerinde başarı diledi.</p>

<p>Halkbank Malatya Bölge Müdürü Gökhan Yiğit ve VakıfBank Malatya Bölge Müdürü Habil Tunç ise MTSO Başkanı Sadıkoğlu’na ev sahipliği ve değerlendirmeleri için teşekkür ederek, oda üyeleriyle yakın iletişim içerisinde olacaklarını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ BİRLİĞİ...</span></strong></p>

<p>Görüşmede, Malatya iş dünyasının finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve işletmelerin toparlanma sürecinin desteklenmesine yönelik iş birliğinin sürdürülmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-is-dunyasindan-bankalara-cagri-isletmelerimizin-en-onemli-ihtiyaci-finans-1786550547.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Sektörde Rekor Üretim Rakamlarına Ulaştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-sektorde-rekor-uretim-rakamlarina-ulasti-117703</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-sektorde-rekor-uretim-rakamlarina-ulasti-117703</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan haziran ayı kümes hayvancılığı verilerine göre, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla dikkat çekici bir artış kaydedildi. Yılın ilk altı ayında 11 milyardan fazla yumurta üretilirken, sektördeki bu büyüme ekonomi gündeminde geniş yankı uyandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından duyurulan haziran ayı kümes hayvancılığı verileri, sektörün yılın ilk yarısındaki güçlü performansını gözler önüne serdi. Açıklanan rakamlar, hem tavuk eti hem de yumurta üretiminde önemli bir ivme yakalandığını net bir şekilde ortaya koydu.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>HAZİRANDA TAVUK ETİ ÜRETİMİ YÜZDE 14,7 YÜKSELDİ</strong></span></p>

<p>Haziran ayında toplam 232 bin 238 ton tavuk eti üretimi gerçekleştirildi. Bu sonuçla birlikte üretim, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 14,7'lik bir artış kaydetti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı da yüzde 14,4 oranında artarak 123 milyon 325 bine ulaştı. Aylık bazda incelendiğinde ise mayıs ayında 202 bin 336 ton olan üretim, haziranda yüzde 14,8 oranında artış gösterdi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>YUMURTA ÜRETİMİNDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 21 OLDU</strong></span></p>

<p>Tavuk yumurtası üretiminde yıllık bazdaki artış oranı çok daha belirgin bir seviyede gerçekleşti. Haziranda 1 milyar 838 milyon 966 bin adet yumurta üretilirken, bu miktar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21'lik bir artışa karşılık geldi. Bununla birlikte yumurta üretiminde aylık bazda sınırlı bir gerileme yaşandı; mayıs ayındaki 1 milyar 857 milyon 150 bin adetlik üretim, haziranda yaklaşık yüzde 1 oranında azaldı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>ALTI AYLIK DÖNEMDE 11 MİLYARDAN FAZLA YUMURTA ÜRETİLDİ</strong></span></p>

<p>Yılın ilk altı aylık dönemi bütünüyle ele alındığında sektördeki büyüme tablosu netleşti. Ocak-haziran döneminde tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18,6 artarak 11 milyar 184 milyon 595 bin adede yükseldi. Aynı zaman zarfında kesilen tavuk sayısı yüzde 1,2 artışla 735 milyon 587 bine çıkarken, tavuk eti üretimi yüzde 0,3 artışla 1 milyon 369 bin 534 ton olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/turkiye-sektorde-rekor-uretim-rakamlarina-ulasti-1786540820.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümrüklerde Denetimler Sıkılaştı: 7 Ayda 8,9 Milyar Liralık İşlem Yapıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-117699</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-117699</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uyguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla geçmiş dönem işlemlerine yönelik denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Denetimlerde ortaya çıkan tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19 BİN 638 GÜMRÜK BEYANNAMESİ İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, ileri veri analitiği tekniklerinden de yararlanılarak riskli işlemler mercek altına alındı. 18 Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Kontrol Şubeleri tarafından yürütülen İkincil Kontrol Beyanname İncelemeleri kapsamında 3 bin 223 firmanın tescil ettirdiği 19 bin 638 gümrük beyannamesi incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda 7,2 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">145 FİRMA DENETLENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından gerçekleştirilen Sonradan Kontrol Firma Denetimleri kapsamında ise 145 firma denetimden geçirildi. Bu denetimler sonucunda 1,7 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uygulandı. Böylece 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen ikincil kontrol ve sonradan kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Bakanlık, denetimlerin dış ticarette kurallara uygun hareket eden firmaların haklarının korunması, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması amacıyla önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1786536715.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadın, Genç ve Engellilere İstihdam Desteği: 2 Yılda 15 Teşvik Hayata Geçirildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kadin-genc-ve-engellilere-istihdam-destegi-2-yilda-15-tesvik-hayata-gecirildi-117689</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kadin-genc-ve-engellilere-istihdam-destegi-2-yilda-15-tesvik-hayata-gecirildi-117689</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadın, genç ve engelliler başta olmak üzere dezavantajlı grupların işgücüne katılımını artırmak amacıyla son iki yılda on beş farklı sigorta prim teşviki uygulandığını belirterek iki bin yirmi beş yılında toplam 435,65 milyar lira destek sağlandığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kayıtlı istihdamın artırılması ve çalışma hayatının güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen sigorta prim teşviklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Işıkhan, kadın, genç ve engelli vatandaşlar başta olmak üzere dezavantajlı grupların işgücüne katılımını artırmak, bölgesel, büyük ölçekli ve stratejik yatırımları desteklemek amacıyla son 2 yılda 15 farklı sigorta prim teşvikinin uygulamaya alındığını belirtti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>2025’TE 435,65 MİLYAR LİRALIK DESTEK</strong></span></p>

<p>Sigorta prim teşvikleri kapsamında sağlanan destek miktarlarına ilişkin de bilgi veren Işıkhan, 2025 yılında toplam 435,65 milyar lira, 2026 yılının ilk 5 ayında ise 180,81 milyar lira destek sağlandığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, uygulanan teşvik politikalarıyla kayıtlı istihdamın artırılmasını, işgücüne katılımın güçlendirilmesini ve çalışma hayatında fırsat eşitliğinin sağlanmasını hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Işıkhan, özellikle kadın, genç ve engelli vatandaşların istihdama katılımını artırmaya yönelik politikaların sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/kadin-genc-ve-engellilere-istihdam-destegi-2-yilda-15-tesvik-hayata-gecirildi-1786523138.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Solaklık ve Beyin İlişkisi: Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp Ezber Bozan Detayları Aktardı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/solaklik-ve-beyin-iliskisi-klinik-psikolog-zeynep-betul-alp-ezber-bozan-detaylari-aktardi-117679</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/solaklik-ve-beyin-iliskisi-klinik-psikolog-zeynep-betul-alp-ezber-bozan-detaylari-aktardi-117679</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Solak olmak daha zeki veya yaratıcı olmak anlamına gelmiyor!</strong></span></p>

<p>‘Solakların sağ beyni daha aktif çalıştığı için daha yaratıcı veya zeki olurlar’ algısının toplumda oldukça yaygın bir inanış olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Ancak günümüzde elde edilen bilimsel veriler, zekâ ya da özgün düşünme becerisinin yalnızca hangi elin kullanıldığıyla açıklanamayacağını gösteriyor.” dedi.</p>

<p>Solak bireylerde bazı beyin işlevlerinin yarım küreler arasındaki dağılımının sağ elini kullanan kişilere göre daha farklı olabileceğini aktaran Alp, “Yine de bu durum tek başına bilişsel üstünlük anlamına gelmez. İnsan beyni, karmaşık zihinsel süreçleri her iki yarım kürenin koordineli çalışmasıyla yürütür. Dolayısıyla bir kişinin yeteneklerini veya zihinsel performansını yalnızca el tercihine bakarak değerlendirmek doğru değildir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Solaklık bir hastalık değil, beynin doğal çeşitliliğinin bir parçası!</strong></span></p>

<p>Solaklık hem genetik hem de gelişimsel süreçlerin birlikte etkili olduğu doğal bir özellik olduğuna işaret eden Alp, “Tek başına solaklıktan sorumlu bir gen bulunmamakla birlikte, birçok genin küçük etkileri ve anne karnındaki beyin gelişimi el tercihinin şekillenmesinde rol oynar.” dedi.</p>

<p>Çocuklarda baskın el tercihinin erken yaşlarda ortaya çıkmaya başladığını ve zaman içinde belirginleştiğini kaydeden Alp, bu nedenle solaklığın bir hastalık ya da düzeltilmesi gereken bir durum değil, beynin doğal çeşitliliğinin bir parçası olduğunu vurguladı.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Solak olmak, bilişsel becerilerin daha iyi ya da kötü olduğu anlamına gelmiyor!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Solak bireylerin beyin yapısının, dil, motor beceriler ve mekânsal algı gibi nörolojik işlevler açısından sağ elini kullananlara göre farklılık gösterip göstermediğine değinen&nbsp;Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, şunları söyledi:</p>

<p>“Bazı farklılıklar görülebilir ancak bunlar her solak birey için geçerli değildir. Sağ elini kullanan kişilerin büyük çoğunluğunda dil işlevleri beynin sol yarım küresinde baskın olarak temsil edilir. Solak bireylerde ise dil işlevlerinin sağ yarım kürede veya her iki yarım küreye daha dengeli dağılması biraz daha sık görülebilir. Bunun yanında motor kontrol açısından da bazı farklılıklar bulunabilir. Ancak hafıza, dikkat, dil becerileri veya mekânsal algı gibi alanlarda yalnızca el tercihine bakarak kişinin performansı hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Solak bireyler de kendi içinde oldukça heterojen bir gruptur.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuğun baskın elini değiştirmek değil, motor becerilerini desteklemek hedeflenmeli!</strong></span></p>

<p><strong>Çocuğun yazı yazarken, resim yaparken veya ince motor beceri gerektiren günlük etkinliklerde baskın olarak kullandığı eli zorla değiştirmeye çalışmanın önerilmediğine dikkat çeken Alp, “Çünkü bu durum bazı çocuklarda motor becerilerin gelişimini olumsuz etkileyebilir, yazı yazmayı güçleştirebilir ve performans kaygısına yol açabilir.” dedi.</strong></p>

<p><strong>Bununla birlikte günlük yaşamda her iki elin de işlevsel olarak kullanılabilmesinin önemli bir beceri olduğunu dile getiren Alp, “Eğitim sürecinde amaç çocuğun baskın elini değiştirmek değil, motor becerilerini desteklemek ve ihtiyaç duyduğu durumlarda her iki elini de etkili şekilde kullanabilmesini sağlamaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/solaklik-ve-beyin-iliskisi-klinik-psikolog-zeynep-betul-alp-ezber-bozan-detaylari-aktardi-1786466810.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cildimizi tehdit eden en büyük risk: Güneş ışınları!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/cildimizi-tehdit-eden-en-buyuk-risk-gunes-isinlari-117678</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/cildimizi-tehdit-eden-en-buyuk-risk-gunes-isinlari-117678</guid>
                <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcak hava, güneş ve deniz keyifli anlar yaşatırken cilt sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Güneş ışınları, sıcak hava, bölgesel olarak artan nem ve terlemeye bağlı sıvı-mineral  kaybı nedeniyle ciltte oluşan hasar pek çok cilt hastalığının gelişmesine yol açabiliyor. Özellikle zararlı ultraviyole (UV) ışınları, yetersiz su tüketimi ile bilinçsizce güneşlenmek; egzama atakları, cilt enfeksiyonları ve cilt kanseri gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Dilara Tüysüz,  cilt hasarına karşı yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarından kaçınmanın ve yeterli su tüketmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Doğrudan güneş ışığına maruz kalmak cilt sağlığı açısından en büyük riski oluşturmaktadır. Bu nedenle güneşin etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınması, şapka ve koruyucu giysilerden yararlanılması çok önemlidir. Ayrıca, yaz aylarında sıcaklara bağlı artan terleme nedeniyle oluşan sıvı kaybını önlemek için her gün 2-2.5 litre su tüketimi asla ihmal edilmemelidir” diyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcak hava, güneş ve deniz keyifli anlar yaşatırken cilt sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Güneş ışınları, sıcak hava, bölgesel olarak artan nem ve terlemeye bağlı sıvı-mineral &nbsp;kaybı nedeniyle ciltte oluşan hasar pek çok cilt hastalığının gelişmesine yol açabiliyor. Özellikle zararlı ultraviyole (UV) ışınları, yetersiz su tüketimi ile bilinçsizce güneşlenmek; egzama atakları, cilt enfeksiyonları ve cilt kanseri gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Dilara Tüysüz, &nbsp;</strong>cilt hasarına karşı yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarından kaçınmanın ve yeterli su tüketmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Doğrudan güneş ışığına maruz kalmak cilt sağlığı açısından en büyük riski oluşturmaktadır. Bu nedenle güneşin etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınması, şapka ve koruyucu giysilerden yararlanılması çok önemlidir. Ayrıca, yaz aylarında sıcaklara bağlı artan terleme nedeniyle oluşan sıvı kaybını önlemek için her gün 2-2.5 litre su tüketimi asla ihmal edilmemelidir” diyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EGZAMA&nbsp;</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar, yoğun terleme ve güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak egzama ataklarını tetikleyebiliyor. Özellikle atopik dermatit hastalarında sıcak hava ve cilt bariyerinin zayıflaması ciltte kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve tahriş gibi sorunların belirginleşmesine neden olabiliyor. Deniz suyu bazı kişilerde cildi rahatlatırken, havuzlardaki klor ve uzun süre ıslak mayo ile kalmak cildi tahriş ederek egzama belirtilerini artırabiliyor. Düzenli cilt bakımı ve doğru korunma yöntemleri sayesinde yaz aylarında egzama ataklarının sıklığının ve şiddetinin önemli ölçüde azaltılabildiğini vurgulayan Dr. Dilara Tüysüz, “Egzama belirtilerinin şiddetlenmesi, ciltte iltihaplanma, akıntı veya enfeksiyon bulgularının görülmesi durumunda ise vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması son derece önemlidir” diye konuşuyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li>Her gün 2-2.5 litre suyu gün içine yayarak tüketmeye özen gösterin.</li>
	<li>Cildinizi düzenli olarak nemlendirmeyi alışkanlık edinin. &nbsp;Duşun ardından ilk birkaç dakika içinde parfümsüz ve hassas ciltlere uygun nemlendiriciler kullanın.&nbsp;</li>
	<li>Sıcak su yerine ılık suyla kısa süreli duş alın ve cildi tahriş edebilecek sert sabunlardan kaçının.&nbsp;</li>
	<li>Terleme sonrasında cildinizi temiz suyla durulayın ve kıyafetinizin kuru olmasına dikkat edin.&nbsp;</li>
	<li>Sentetik kumaşlar terlemeyi artırarak egzama belirtilerini kötüleştirebiliyor. Bu nedenle pamuklu, bol ve nefes alabilen giysiler tercih edin.&nbsp;</li>
	<li>Güneşe çıkmadan önce hassas ciltler için uygun, geniş spektrumlu ve en az SPF 50 güneş koruyucu kullanın.&nbsp;</li>
</ul>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>CİLT ENFEKSİYONLARI&nbsp;</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında en sık mantar, bakteriyel ve viral enfeksiyonlar görülüyor. Mantar enfeksiyonları yazın cildin hava alamaması ve nem gibi sebeplerle kolaylıkla oluşabiliyor. Çok kalabalık deniz, havuz ve su parkı gibi ortamlardan bulaşan virüs ve mantarlar &nbsp;nedeniyle mantar enfeksiyonları ile kıl kökü iltihaplanmaları gelişebiliyor. Bunların yanı sıra viral siğiller ile molluskum hastalıklarına neden olan virüsler de ortak kullanılan havuz ve su kaydırağı gibi ortamlardan kolayca bulaşabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>

<ul>
	<li>Kalabalık ve hijyen koşulları yeterli olmayan havuz, deniz ile su parklarından kaçının.&nbsp;</li>
	<li>Deniz ve havuz sonrasında mutlaka kısa bir duş alın.&nbsp;</li>
	<li>Duş sonrasında cildinizi iyice kurulayın, nemli kıyafetlerle uzun süre kalmayın.</li>
	<li>Özellikle ıslak veya nemli mayo ve deniz kıyafetleriyle uzun süre beklemeyin.</li>
	<li>Havlu, terlik ve kişisel bakım ürünleri gibi eşyaları ortak kullanmaktan kaçının.&nbsp;</li>
</ul>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>&nbsp;CİLT KANSERİ&nbsp;</strong></span></p>

<p>Cilt kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken, özellikle güneşe bağlı gelişen türlerinde artış dikkat çekiyor. Güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak ve solaryum kullanımı cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Dilara Tüysüz, erken teşhisin cilt kanserinde tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek, “Benlerde şekil ya da renk değişimi varsa, büyüme fark ediliyorsa vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır” diyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li>Ailenizde cilt kanseri öyküsü varsa güneşlenmekten kaçının.&nbsp;</li>
	<li>Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16:00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.</li>
	<li>Dışarıya çıkmadan önce en az SPF 50 güneş koruyucu kullanın. Koruyucuyu en geç iki saatte bir yenileyin.&nbsp;</li>
	<li>Bronzlaşmak amacıyla solaryum kullanımından kaçının.&nbsp;</li>
	<li>Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu özellikte kıyafetleri tercih edin.</li>
	<li>Açık alanlarda şapka ve güneş gözlüğü kullanın.&nbsp;</li>
	<li>Güneşten korunmaya destek amacıyla kullanılan bazı vitamin veya antioksidan içerikli takviyeleri hekiminizin tavsiyesiyle kullanabilirsiniz.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/cildimizi-tehdit-eden-en-buyuk-risk-gunes-isinlari-1786462219.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1.800 Rakımda Kayısı Bereketi! Kurşunlu’da Hasat Yeni Başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/1800-rakimda-kayisi-bereketi-kursunluda-hasat-yeni-basladi-117671</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/1800-rakimda-kayisi-bereketi-kursunluda-hasat-yeni-basladi-117671</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın birçok ilçesinde kayısı hasadı sona ererken, Hekimhan’a bağlı Kurşunlu Mahallesi’nde yaklaşık 1.800 rakımda yetişen kayısılarda hasat yeni başladı. Yüksek rakım nedeniyle geç olgunlaşan ürünler, üreticilere sezonun son döneminde hasat yapma imkânı sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın birçok ilçesinde kayısı hasadı sona ererken, Hekimhan ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi’nde yaklaşık 1800 rakımda yetişen kayısı ağaçlarında hasat yeni başladı. Yüksek rakım nedeniyle geç olgunlaşan kayısılar, bölgedeki üreticilere sezonun son döneminde ürün toplama imkânı sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608111249-img-4559.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SUSUZ TARIM VE İKLİM MUCİZESİ&nbsp;</span></strong></p>

<p>Kurşunlu Mahalle Muhtarı Hüseyin Gider, bu yıl kayısı veriminin oldukça yüksek olduğunu belirterek sezonun bereketli geçtiğini söyledi. Gider, Kurşunlu’da yetişen kayısının susuz tarım koşullarında üretildiği için farklı bir aroma ve kaliteye sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuzlukların ardından bu sezon üreticilerin yüzünün güldüğünü dile getiren Gider, “Geçen sene Türkiye’de neredeyse hiçbir meyve yoktu. Bu yıl ise Allah’a şükür bereketli bir sezon geçiriyoruz. Kayısımız çok verimli. Malatya’nın en iyi kayısısı Kurşunlu’da yetişiyor. Bunun en önemli nedeni susuz yetişmesi. Bu kalite ve lezzette kayısıyı başka yerde bulmak çok zor. Yaklaşık bir haftadır çiftçilerimiz hasada başladı. Şırnak ve Şanlıurfa’dan gelen işçiler de hasat çalışmalarına katılıyor. Ürün toplama işlemleri 2-3 hafta daha devam edecek. İnşallah bu yılı bereketli bir sezonla tamamlayacağız.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608111249-img-4571.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURŞUNLU GÖLETİ ÜRETİME CAN SUYU OLDU</span></strong></p>

<p>Kurşunlu Göleti’nin geçen yıl faaliyete geçtiğini de hatırlatan Gider, gölet sayesinde bazı bölgelerdeki bahçelerin sulanmaya başladığını belirtti. Sulama imkânının üretimde önemli fark oluşturduğunu vurgulayan Gider, “Göletin hizmete girmesiyle bazı bahçelerimiz artık sulu tarıma geçti ve bunun olumlu etkilerini görüyoruz. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kurşunlu Mahallesi’nde devam eden hasat çalışmalarının önümüzdeki haftalarda yoğun şekilde sürmesi beklenirken, üreticiler yüksek rakımın sağladığı kalite avantajıyla sezonu verimli geçirmeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608111249-img-4636.jpg" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608111249-img-4610.jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/1800-rakimda-kayisi-bereketi-kursunluda-hasat-yeni-basladi-1786446234.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Sıcakları Kurdeşen Ataklarını Artırıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklari-kurdesen-ataklarini-artiriyor-117670</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklari-kurdesen-ataklarini-artiriyor-117670</guid>
                <description><![CDATA[Toplumda en sık görülen cilt hastalıklarının başında gelen ürtiker, halk arasında kurdeşen olarak biliniyor. Yaz aylarında özellikle de Ağustos ayında sıcakların zirve çıkması ve terlemeyle birlikte daha sık görülen ürtiker, şiddetli kaşıntı ve döküntülerle bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Önemli ölçüde düşüren hastalıkta, doğru tanı ve zamanında tedavi büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Rıza Başaran, ürtikerin nedenleri, risk faktörleri ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tanısı doğru konularak doğru ürtiker tedavisi yapılması</strong></span></p>

<p>Sık görülen cilt hastalıklarından biri olan ürtiker, kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntıyla seyreden bir hastalıktır. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülür. Ancak bazı ciddi hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterdiği için ürtikere doğru tanı ve tedavi uygulanması gerekir. Özellikle yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları ve buna bağlı gelişen aşırı terleme, ürtiker hastaları için önemli bir risk faktörü oluşturur. Vücut ısısının artmasıyla ortaya çıkan kolinerjik ürtiker, küçük noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntıyla kendini gösterebilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Şiddetli kaşıntı iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebiliyor</strong></span></p>

<p>Ürtikerin akut ve kronik olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Akut ürtikerde döküntüler genellikle 15-20 dakika içinde kaybolabilir. Hatta hasta sağlık kuruluşuna başvurduğunda döküntülerin izi kalmamış bile alabilir. Ancak bu döküntüler bazen o kadar şiddetli kaşıntıya neden oluyor ki kişinin iş performansını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkiler. Altı haftayı aşan vakalar ise kronik ürtiker olarak değerlendirilir. Döküntüler kısa sürede kaybolabileceği gibi zaman zaman daha inatçı bir seyir de izleyebilir. Tedavide ilk aşamada antihistaminik ilaçlarla belirtiler kontrol altına alınmaya çalışılır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Döküntüler ağız içinde görülmeye başlarsa dikkat!</strong></span></p>

<p>Ürtikere bağlı döküntüler saçlı deri dahil olmak üzere vücudun her bölgesinde görülebilir. Ancak en kritik tablo, ağız içi ve solunum yollarının etkilenmesiyle ortaya çıkar. Bu durumda hasta nefes alma güçlüğü nedeniyle acil müdahaleye ihtiyaç duyulur. Solunum sıkıntısının geliştiği durumlarda adrenalin gibi özel ilaçlarla müdahale edilmesi gerekir. Bu nedenle ağız içi, dudak çevresi ve ağız mukozasında şişlik ya da döküntü gelişmesi veya nefes darlığı yaşanması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sıcak hava ve terleme ürtiker ataklarını tetikleyebiliyor</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık ve yoğun terleme, ürtiker şikayetlerinin şiddetlenmesine veya yeni atakların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kolinerjik ürtiker olarak adlandırılan bu tabloda, vücut ısısının yükselmesiyle birlikte küçük ve kaşıntılı döküntüler gelişebilir. Sıcak hava, yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler gibi faktörler de bu tür reaksiyonları tetikleyebilir. Bu nedenle ürtiker hastalarının yaz aylarında serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunmaları, pamuklu kıyafetler tercih etmeleri ve yeterli miktarda su tüketmeleri önerilir. Aşırı sıcak havalarda dışarı çıkılması gerekiyorsa güneşten koruyan şapka ve hafif giysiler kullanılmalı, gerekli durumlarda doktor kontrolünde ilaç tedavisi yeniden düzenlenmelidir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Stres, ürtikerin görünmeyen tetikleyicileri arasında yer alıyor</strong></span></p>

<p>Ürtiker çoğunlukla alerjik bünyeye sahip kişilerde görülse de alerjisi olmayan bireylerde de ortaya çıkabilir. Hastalık; tiroid rahatsızlıkları, mide-bağırsak sistemi hastalıkları ve kolajen doku hastalıkları gibi birçok sistemik hastalığın ilk belirtisi olabilir. Bunun yanı sıra stres de ürtiker gelişiminde önemli rol oynayan faktörlerden biridir. Vücudunda kızaran, kabaran, kaşıntılı ve sonrasında kendiliğinden kaybolan döküntüler fark eden kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Yapılacak kan, idrar ve dışkı testleriyle altta yatan nedenler araştırılarak gerekli tedavi planlanabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Nedeni bilinmeyen ürtikerde psikolojik destek tedaviyi güçlendirebilir</strong></span></p>

<p>Ürtiker tedavisinde ilk seçenek antihistaminik ilaçlar olur. Şikayetlerin devam etmesi halinde kortizon (steroid) tedavisine başvurulabilir. Tetkiklerde herhangi bir neden saptanamaması ve belirtilerin altı haftadan uzun sürmesi durumunda ise “Kronik İdiyopatik Ürtiker” tanısı konulur. Bu tür vakalarda tıbbi tedaviye ek olarak psikolojik veya psikiyatrik destek alınması da önerilebilir. Çünkü stres yönetimi, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli katkı sağlayabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Belirtiler kaybolsa bile tedavi yarım bırakılmamalı</strong></span></p>

<p>Ürtiker tedavisi sabır ve düzenli takip gerektiren uzun soluklu bir süreçtir. Döküntülerin geçmesi, tedavinin sona erdiği anlamına gelmez. İlaçların aniden bırakılması halinde hastalık daha şiddetli ataklarla tekrar ortaya çıkabilir. Tedavi genellikle aylık planlanır ve iyileşme sağlansa dahi ilaçlar doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılır. Şikayetlerin devam ettiği durumlarda ise tedavi süresi birkaç ayı hatta daha uzun dönemleri kapsayabilir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ürtiker hastaları bu önerilere dikkat etmeli</strong></span></p>

<ul>
	<li>Ürtikeri tetikleyebilecek alerjen gıdalardan uzak durulmalıdır. Özellikle çilek, yumurta sarısı, fındık, fıstık, çikolata ve deniz ürünleri dikkatli tüketilmelidir.&nbsp;</li>
	<li>Günlük yaşamda yapılan değişiklikler takip edilmeli; sabun, şampuan ve cilt bakım ürünleri gibi topikal ürünlerin şikayetleri artırdığı düşünülüyorsa kullanımı gözden geçirilmelidir.</li>
	<li>Çamaşırlar, deterjan kalıntısı kalmayacak şekilde çift durulanmalıdır.</li>
	<li>Çamaşır yıkarken yumuşatıcı kullanımından kaçınılmalıdır.</li>
	<li>Banyoda cilt sert kese veya lifle tahriş edilmemelidir.</li>
	<li>Tozlu ortamlardan uzak durulmalıdır. Solunum yoluyla alınan alerjenler ürtikeri tetikleyebilir.</li>
	<li>Yaz aylarında aşırı sıcak ve terlemeden korunmak için serin ortamlarda bulunulmalıdır.</li>
</ul>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/yaz-sicaklari-kurdesen-ataklarini-artiriyor-1786444521.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Malatya Havalimanı İstatistiklerini Duyurdu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-malatya-havalimani-istatistiklerini-duyurdu-117664</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-malatya-havalimani-istatistiklerini-duyurdu-117664</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Malatya Havalimanı’nın 2026 yılı Temmuz ayı ile ilk 7 aylık dönemine ait uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Malatya Havalimanı’nın 2026 yılı Temmuz ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre Temmuz ayında Malatya Havalimanı’nda yolcu trafiği iç hatlarda 73 bin 865, dış hatlarda 1 bin 564 olmak üzere toplamda 75 bin 429 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda 422, dış hatlarda 20 olmak üzere toplam 442 rakamına ulaştı. Kargo, posta ve bagajdan oluşan toplam yük trafiği ise 725 ton olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">İLK 7 AYLIK TOPLAM GERÇEKLEŞMELER</span></strong></p>

<p>Rapor kapsamında yılın ilk 7 aylık (Ocak-Temmuz) dönemine ait genel gelişmeler de paylaşıldı. Söz konusu dönem genelinde toplam yolcu trafiği 492 bin 774, toplam uçak trafiği 3 bin 162 ve toplam yük (kargo+posta+bagaj) trafiği ise 3 bin 934 ton olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-malatya-havalimani-istatistiklerini-duyurdu-1786436401.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Toplam Ciro Haziranda Yıllık Bazda %25,8 Arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/toplam-ciro-haziranda-yillik-bazda-258-artti-117663</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/toplam-ciro-haziranda-yillik-bazda-258-artti-117663</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu, haziran ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı. Açıklanan verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam ciro endeksi yıllık bazda yüzde 25,8 artış gösterirken, aylık bazda yüzde 0,3 geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, haziran ayına ilişkin ciro endekslerini kamuoyuyla paylaştı. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamından oluşan ciro endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,8 oranında bir yükseliş kaydetti.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>AYLIK BAZDA HAFİF GERİLEME YAŞANDI</strong></span></p>

<p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi incelendiğinde, haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3'lük bir düşüş yaşandığı görüldü. Sektörel bazdaki değişimler aylık hareketlilikte farklı tablolar ortaya koydu.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>SEKTÖRLERİN YILLIK VE AYLIK PERFORMANSLARI</strong></span></p>

<p>Sanayi sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi yıllık bazda yüzde 26,7 artarken, aylık bazda yüzde 2,7 düşüş kaydetti. İnşaat sektöründe ciro endeksi yıllık yüzde 29,9 artış gösterdi, aylık bazda ise yüzde 0,7 gerileme yaşandı. Ticaret sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi yıllık yüzde 23,5 yükselirken, hizmet sektöründeki yıllık artış yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/toplam-ciro-haziranda-yillik-bazda-258-artti-1786435287.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekran Süresi Arttıkça Çocuklar Güçsüzleşiyor!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ekran-suresi-arttikca-cocuklar-gucsuzlesiyor-117651</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ekran-suresi-arttikca-cocuklar-gucsuzlesiyor-117651</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapisti Emrullah Harun Kaya, ekran kullanımının artmasıyla çocukların daha az hareket etmesinin fiziksel, motor, bilişsel ve sosyal gelişimleri üzerindeki olası etkileri ve ailelerin çocukları aktif oyuna teşvik etmek için yapabilecekleri hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aktif oyunlar çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimini destekliyor!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Tablet, telefon ve bilgisayar gibi dijital araçların çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kapladığına dikkat çeken Emrullah Harun Kaya, “Aktif oyun ve açık hava etkinliklerine ayrılan zaman azaldı. Önceki nesillerin günlük yaşamında önemli bir yer tutan sokak oyunları, koşma, tırmanma, bisiklete binme ve arkadaşlarla hareketli oyunlar, günümüzde birçok çocuk için ekran temelli etkinliklerle yer değiştirdi.” dedi.</p>

<p>Çocukların daha az hareket etmesinin yalnızca fiziksel kondisyonu değil; motor becerileri, sosyal ilişkileri, problem çözme yetenekleri, özgüvenleri ve günlük yaşam aktivitelerine bağımsız katılımları üzerinde de etkili olabileceğini ifade eden Kaya, “Hareket çocuk gelişiminin temel taşlarından biridir. Çocuklar hareket ederek öğrenir, oynayarak gelişir. Hareket sırasında bedenlerini tanır, çevreleriyle ilişki kurar, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretir ve yeni beceriler kazanırlar. Aktif oyunlar çocukların kas kuvvetini ve dayanıklılığını geliştirirken denge, koordinasyon, dikkat, planlama ve sosyal iletişim becerilerine de önemli katkılar sağlar.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, denge ve koordinasyon sorunları görülebilir!</strong></span></p>

<p>Çocukların fiziksel olarak gelişebilmeleri için düzenli ve çeşitli hareket deneyimlerine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Kaya, “Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik, denge ve koordinasyon alanlarında güçlükler görülebilir.” dedi.</p>

<p>Hareketsiz yaşamın çocukların yorulma süresini de etkileyebileceğini aktaran Kaya, “Günlük hareket miktarı azalan çocuklar koşarken, merdiven çıkarken, uzun süre ayakta kalırken veya yaşıtlarıyla oyun oynarken daha çabuk yorulabilir. Top yakalama, tek ayak üzerinde durma, sıçrama, seksek oynama ve bisiklete binme gibi becerilerde zorlanabilirler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir!</strong></span></p>

<p>Motor becerilerin yalnızca spor yaparken ihtiyaç duyulan yetenekler olmadığını kaydeden Kaya, “Çocuğun okul ve ev yaşamındaki birçok etkinlikte bedenini etkili biçimde kullanması gerekir.” dedi.</p>

<p>Kaya, şöyle devam etti:</p>

<p>“Çantayı taşımak, sırada dengeli oturmak, kalem kullanmak, kıyafet giymek, ayakkabı bağlamak, yemek yemek, oyuncakları toplamak ve oyun alanında arkadaşlarına katılmak gibi günlük aktiviteler motor becerilerle ilişkili. Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında yalnızca koşma veya zıplama sırasında değil, günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir.</p>

<p>Ayrıca çocuklar oyun sırasında sürekli karar verir ve çözüm üretir. Bir engelin üzerinden nasıl geçeceğini düşünmek, topun nereye gideceğini tahmin etmek, düşmeden dengede kalmaya çalışmak veya arkadaşlarıyla bir oyunun kurallarını oluşturmak bilişsel süreçleri harekete geçirir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ergoterapide amaç yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek değil!</strong></span></p>

<p>Ergoterapinin çocukların fiziksel, bilişsel, duyusal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını birlikte ele aldığını hatırlatan Emrullah Harun Kaya, “Çalışmalar çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, ilgi alanlarına ve günlük yaşamda zorlandığı aktivitelere göre planlanır.” dedi.</p>

<p>Ergoterapide amacın yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek olmadığına değinen Kaya, “Çocuğun arkadaşlarıyla rahatça oyun oynayabilmesi, okul etkinliklerine katılabilmesi, günlük yaşam becerilerini mümkün olduğunca bağımsız yapabilmesi ve kendisini yeterli hissedebilmesi hedeflenir. Oyun ve hareket, çocuğun gelişimini destekleyen en önemli araçlar arasında yer alır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuğun günlük yaşam becerilerini zor gerçekleştirmesi değerlendirme gerektirebilir!</strong></span></p>

<p>Çocukların gelişim özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eden Kaya, “Bazı çocuklar hareketli oyunlara kolaylıkla katılırken bazıları denge, koordinasyon, motor planlama veya duyusal işlemleme alanlarında desteğe ihtiyaç duyabilir.” dedi.&nbsp;</p>

<p>Çocuğun sürekli düşmesi, merdiven çıkmakta zorlanması, top oyunlarından kaçınması, çabuk yorulması, kalem kullanımında güçlük yaşaması veya günlük yaşam becerilerini yaşıtlarına göre daha zor gerçekleştirmesi durumunda gelişimsel değerlendirme yapılabileceğini belirten Kaya,<strong>&nbsp;</strong>erken dönemde sunulan desteğin çocuğun katılımını ve özgüvenini artırabileceğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı planlamalı!</strong></span></p>

<p>Ailelerin evde bulunan malzemelerle çocukları hareket etmeye teşvik edebileceğini aktaran Kaya, “Yastık, minder ve güvenli mobilyalar kullanılarak mini engel parkurları hazırlanabilir. Çocuğun minderlerin üzerinden geçmesi, belirlenen çizgide yürümesi, sandalyelerin çevresinden dolaşması veya güvenli bir hedefe doğru emeklemesi gibi oyunlar denge, koordinasyon ve motor planlama becerilerini destekleyebilir. Parkurun çocuğun yaşına uygun hazırlanması ve mutlaka yetişkin gözetiminde kullanılması gerekir.” dedi.</p>

<p>Müzik eşliğinde dans etmenin de çocukların ritim, koordinasyon ve beden farkındalığını desteklediğini aktaran Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı planlamalı. Çocuğun yaşı, sağlık durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yaklaşık 30 ila 60 dakikalık hareketli oyun zamanları oluşturulmalı. Aktif oyun zamanı yalnızca çocuğun hareket ettiği, yetişkinlerin ekrana baktığı bir zaman olmamalı. Ebeveyn de oyuna katıldığında çocuğun motivasyonu, iletişimi ve oyundan aldığı keyif artar.</p>

<p>Aileler çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişimleri üzerinden değerlendirmeli. Her çocuk aynı hızda koşmak veya aynı yükseklikte zıplamak zorunda değildir. Çocuğun çabasını fark etmek ve küçük gelişimleri desteklemek önemlidir. ‘Arkadaşın senden daha hızlı’ demek yerine, ‘bugün daha uzun süre oynadın’ veya ‘topu yakalamak için çok güzel denedin’ gibi ifadeler kullanılabilir. Amaç çocuğun hareketten keyif alması ve kendisini güvende hissetmesidir.”</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ekran-suresi-arttikca-cocuklar-gucsuzlesiyor-1786373808.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depremden Kurtulan Bodrum Kat Esnafı Şimdi Kura Mağduru Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/depremden-kurtulan-bodrum-kat-esnafi-simdi-kura-magduru-oldu-117649</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/depremden-kurtulan-bodrum-kat-esnafi-simdi-kura-magduru-oldu-117649</guid>
                <description><![CDATA[Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem öncesi bodrum katlarda faaliyet gösteren ve kuraya dahil edilmeyen yaklaşık 150 esnafa teklif edilen bedellerin piyasa koşullarında bir yıllık kirayı bile karşılamadığını belirterek hakkaniyetli çözüm çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem öncesinde bodrum katlarda faaliyet gösteren ve kuraya dahil edilmeyen esnafın sesi olan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yaklaşık 150 esnafın yeniden ticaret hayatına dönmesi için gerçekçi ve hakkaniyetli bir çözüm üretilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa edilen işyerlerinde hak sahiplerine yönelik kura ve teslim süreçleri devam ederken, deprem öncesinde bodrum katlarda faaliyet gösteren işletmelerin durumu yeni bir mağduriyet oluşturdu.</p>

<p>Deprem öncesinde bodrum katlarda işyeri bulunan yaklaşık 150 esnafa yeni işyerleri için kura hakkı tanınmadı. Bu işletmelere, işyeri karşılığında belirli miktarda ödeme yapılması teklif edilirken, teklif edilen bedellerin mevcut piyasa koşullarında bir yıllık işyeri kirasını dahi karşılamadığı belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>BODRUM KATTAKİ İŞLETME DE BU ŞEHRİN TİCARETİNİN PARÇASIDIR</strong></span></p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Son günlerde saha ziyaretlerimizde bizlere iletilen sorunların başında deprem öncesi bodrum katta işyeri bulunan esnafların mağduriyeti geliyor. Deprem öncesinde bodrum katta faaliyet gösteren esnafımız bugün adeta yok sayılıyor. Oysa bu işletmelerimizin tamamı depremden önce Malatya'nın ticari hayatının bir parçasıydı. Babadan dededen beri esnaflık yapan, vergisini ödeyen, istihdam sağlayan, üretim yapan ve şehrin ekonomisine katkı sunan işletmelerimizdi. Deprem nedeniyle zaten işyerlerini kaybettiler, şimdi bir de yeni işyeri kura sürecinin dışında bırakılmaları kabul edilebilir değil. Bodrum kat dükkan sahiplerine işyerleri yerine para ödenmesi teklif ediliyor. Ancak konuşulan rakamlar, bugün Malatya'da bir işyerinin bir yıllık kira bedelini dahi karşılamıyor. Bu işletmelerimizin yeniden ticaret hayatına dönmesi için gerçekçi ve hakkaniyetli bir çözüm üretilmelidir" dedi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>DEPREMDE KAYBETTİLER, YENİDEN İNŞADA KAYBETMESİNLER</strong></span></p>

<p>Başkan Sadıkoğlu, "Bizim talebimiz çok açık, depremde işyerini kaybeden esnafımız, yeniden yapılanma sürecinde de kaybedilmesin. Yeni Malatya'yı inşa ederken yeni mağduriyetler oluşturulmamalı. Kura sürecinin dışında kalan bodrum kat esnafımızın durumu yeniden değerlendirilmeli, kendilerine adil ve uygulanabilir bir çözüm sunulmalıdır. Şehirleri binalar ayağa kaldırır ama şehir ekonomisini esnaf ve tüccar ayağa kaldırır. Dolayısıyla ticaretin yeniden canlanmasını istiyorsak, depremden etkilenen hiçbir işletmemizi geride bırakmamalıyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ</strong></span></p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak konunun takipçisi olacaklarını belirten Başkan Sadıkoğlu, bodrum kat işletme sahiplerinin taleplerinin ilgili bakanlıklara ve kurumlara resmi yazıyla aktardıklarını ifade ederek, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/sadikoglundan-depremzede-esnaf-icin-hakkaniyet-cagrisi-1786369792.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustos Sıcaklarında Pıhtı Riskini Azaltan 8 Öneri</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/agustos-sicaklarinda-pihti-riskini-azaltan-8-oneri-117647</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/agustos-sicaklarinda-pihti-riskini-azaltan-8-oneri-117647</guid>
                <description><![CDATA[Ağustos sıcakları yalnızca bunaltıcı etki yaratmıyor, damar sağlığını da tehdit ediyor. Sıvı kaybı, uzun süre hareketsiz kalmak ve sıcak havanın dolaşım sistemi üzerindeki olumsuz etkileri, özellikle risk grubundaki kişilerde pıhtı oluşma ihtimalini artırıyor. Tedavi edilmediğinde akciğer embolisi, inme ve kalp krizine kadar uzanabilen ciddi sonuçlara yol açabilen pıhtılaşma, erken fark edildiğinde ve doğru önlemler alındığında büyük ölçüde önlenebiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hidayet Demir, yaz aylarında pıhtı riskine karşı dikkat edilmesi gereken önemli noktaları anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>1. Pıhtıyı basit bir dolaşım sorunu olarak değerlendirmeyin</strong></span></p>

<p>Pıhtı, kanın damar içerisinde normalin dışında pıhtılaşarak damarı kısmen ya da tamamen tıkaması durumudur. En sık bacak toplardamarlarında görülür ve “derin ven trombozu” olarak adlandırılır. En büyük tehlike ise oluşan pıhtının yerinden koparak akciğere ulaşması ve yaşamı tehdit eden pulmoner emboliye neden olmasıdır. Pıhtılar ayrıca beyin damarlarında inmeye, kalp damarlarında ise kalp krizine yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi büyük önem taşır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2.Yaz sıcakları pıhtı oluşumu için uygun zemin hazırlıyor</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında aşırı terlemeyle birlikte vücut önemli miktarda sıvı kaybeder. Bu kayıp yeterince yerine konulmadığında kan yoğunlaşır ve pıhtılaşma eğilimi artabilir. Sıcak hava aynı zamanda damarların genişlemesine neden olur. Özellikle bacak toplardamarlarında kanın göllenmesi ve dolaşımın yavaşlaması, pıhtı oluşumu için uygun bir ortam hazırlar. Uzun süre hareketsiz kalındığında ise baldır kaslarının kanı kalbe taşıyan doğal pompa etkisi ortadan kalkar ve risk daha da yükselir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>3. Uzun yolculuklarda hareket etmeyi ihmal etmeyin</strong></span></p>

<p>Dört saatin üzerindeki uçak, otobüs veya otomobil yolculukları pıhtı riskini artırabilir. Özellikle uçak kabinindeki düşük nem oranı sıvı kaybını artırırken, saatlerce aynı pozisyonda oturmak bacak damarlarındaki kan akımını yavaşlatır. Yolculuk sırasında her 1-2 saatte bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmak, ayak bileği egzersizleri uygulamak, bol su içmek ve rahat kıyafetler tercih etmek riski önemli ölçüde azaltır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>4. Bazı kişilerde pıhtı riski çok daha yüksek</strong></span></p>

<p>Daha önce pıhtı geçirenler, 60 yaş üzerindeki bireyler, kanser hastaları, büyük ameliyat geçirenler, uzun süre yatağa bağımlı kalanlar, hamileler ve lohusalık dönemindeki kadınlar, obez bireyler, sigara kullananlar, diyabet ve kalp yetmezliği bulunan hastalar ile genetik pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler yüksek risk grubunda yer alır. Yaz aylarında bu kişilerin sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmeleri ve uzun süre hareketsiz kalmamaları gerekir.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>5. Günlük yaşam alışkanlıkları pıhtıyı önlemede kritik rol oynuyor</strong></span></p>

<p>Pıhtıyı önlemenin en etkili yolu sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmektir. Susamayı beklemeden düzenli su içmek, her gün yürüyüş yapmak, masa başında çalışanların her saat başı ayağa kalkması ve uzun süre aynı pozisyonda kalmaması oldukça önemlidir. Sağlıklı kilonun korunması, sigaranın bırakılması ve kronik hastalıkların düzenli takip edilmesi de riski azaltan önemli faktörler arasındadır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>6. Risk grubundakiler koruyucu önlemleri ihmal etmemeli</strong></span></p>

<p>Pıhtı riski yüksek olan kişilerde hekim önerisi doğrultusunda koruyucu kan sulandırıcı tedaviler veya basınçlı varis çorapları kullanılabilir. Ancak bu uygulamalar mutlaka doktor kontrolünde planlanmalıdır. Özellikle daha önce pıhtı geçirmiş hastaların yaz döneminde kontrollerini aksatmaması büyük önem taşır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>7. Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurun</strong></span></p>

<p>Tek taraflı bacakta şişlik, ağrı, sıcaklık artışı ve kızarıklık derin ven trombozunun önemli belirtileri olabilir. Pıhtının akciğere ulaşması durumunda ise ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve kanlı öksürük görülebilir. Bu belirtiler acil müdahale gerektirir ve vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>8. Basit önlemlerle hayati risklerin önüne geçilebilir</strong></span></p>

<p>Pıhtı, erken tanındığında ve doğru tedavi edildiğinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle yaz aylarında yeterli su tüketmek, düzenli hareket etmek, uzun süre hareketsiz kalmamak ve risk belirtilerini ciddiye almak; akciğer embolisi, inme ve kalp krizi gibi hayati sonuçların önlenmesinde kritik rol oynar.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/agustos-sicaklarinda-pihti-riskini-azaltan-8-oneri-1786368031.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara Eylül Ayında Türkiye İle Balkan Ülkelerini Bir Araya Getirecek Zirveye Ev Sahipliği Yapacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-117642</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-117642</guid>
                <description><![CDATA[SANKON ile SATKON iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" ile Türkiye ve Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) ile Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKON) iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ele alınacak.</p>

<p>SANKON ile SATKON iş birliğinde "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" düzenlenecek. Ankara’da 3, 4 ve 5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvenin, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostluk ilişkilerinin geliştirilmesi, ekonomik kalkınmanın desteklenmesi ve sağlık alanındaki stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>SANKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Altuntaş, yaptığı yazılı açıklamada zirveye Balkan coğrafyasından geniş katılım beklendiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BALKAN ÜLKELERİNDEN GENİŞ KATILIM BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Altuntaş, "Zirveye Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Slovenya başta olmak üzere Balkan coğrafyasından çok sayıda hükümet temsilcisi, Balkan ülkelerinin Ankara büyükelçileri, iş insanları, akademisyenler, sağlık sektörü temsilcileri ve yatırımcılar katılım sağlayacak." dedi.</p>

<p>Zirvede Türk şirketlerini SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nun, sağlık turizmi alanını ise SATKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haşmet Mesut Özsoy’un temsil edeceğini aktaran Altuntaş, organizasyonun Türkiye-Balkanlar ilişkileri açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ BİR VİZYONUN BAŞLANGICI OLACAK</span></strong></p>

<p>Zirvenin yalnızca bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Altuntaş, "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi yalnızca bir toplantı değil; Balkanlar ile Türkiye arasında sağlık, ekonomi, yatırım, ticaret, ithalat ve ihracat ve insani iş birliğini geleceğe taşıyacak yeni bir vizyonun başlangıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK TURİZMİ, TİCARET VE YATIRIM MASADA OLACAK</span></strong></p>

<p>Altuntaş, zirvede sağlık turizminin geliştirilmesinin yanı sıra ortak yatırım projeleri, ticaret hacminin artırılması, karşılıklı ekonomik iş birlikleri, eğitim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir kalkınma konularının görüşüleceğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Altuntaş, "Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağların, güçlü ekonomik ortaklıklarla daha da pekişeceğine inanıyoruz." dedi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1786355737.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanayi Üretiminde Aylık Sınırlı Artışa Rağmen Yıllık Gerileme Devam Etti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sanayi-uretiminde-aylik-sinirli-artisa-ragmen-yillik-gerileme-devam-etti-117641</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sanayi-uretiminde-aylik-sinirli-artisa-ragmen-yillik-gerileme-devam-etti-117641</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Haziran 2026 verilerine göre, sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artış gösterirken yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre sanayi üretimi, haziranda yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken aylık bazda yüzde 0,1 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALT SEKTÖRLERDE YILLIK DEĞİŞİM</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziranda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 1,5 azaldı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,1 artış gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA PERFORMANS DENGESİ</span></strong></p>

<p>Sanayi üretiminin alt sektörleri aylık bazda değerlendirildiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0,5 azaldı. İmalat sanayi sektörü endeksi bir önceki aya göre değişmezken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 yükseldi.</p>

<p>Böylece sanayi üretiminde haziran ayında aylık bazda sınırlı bir toparlanma görülürken, yıllık bazda düşüş devam etti.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608101117-chatgpt-image-10-agu-2026-11-16-29.png" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/sanayi-uretiminde-aylik-sinirli-artisa-ragmen-yillik-gerileme-devam-etti-1786354593.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trafik Sigortasında Tavan Fiyatlar Otomobillerde Elli Yedi Bin Lirayı Aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-otomobillerde-elli-yedi-bin-lirayi-asti-117640</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-otomobillerde-elli-yedi-bin-lirayi-asti-117640</guid>
                <description><![CDATA[Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Ağustos 2026 dönemine ait zorunlu trafik sigortası azami primlerini açıkladı. Yeni tarifeyle birlikte otomobillerde tavan fiyatlar 57 bin TL’yi geçerken, poliçesini geciktirenlere ve sigortasız trafiğe çıkanlara ağır yaptırımlar uygulanacağı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında Ağustos 2026 dönemine ilişkin azami primler açıklandı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) tarafından yayımlanan yeni tarifede otomobillerde primler risk basamağına göre 57 bin TL’yi aşarken, ticari araçlar ve otobüslerde tavan fiyatlar yüz binlerce liraya ulaştı.</p>

<p>Yeni tarife, Malatya’daki araç sahiplerini de yakından ilgilendiriyor. Trafik sigortasında ödenecek prim; aracın türü, kullanım şekli, sigortalının risk basamağı ve aracın kayıtlı olduğu ile göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle İstanbul, Ankara ve İzmir için açıklanan rakamların Malatya’daki tüm araç sahipleri açısından doğrudan geçerli olmadığı belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTOMOBİLLERDE PRİM 57 BİN TL’Yİ AŞIYOR</span></strong></p>

<p>Ağustos ayı tarifesine göre İstanbul’da dördüncü basamakta bulunan standart bir otomobil için azami prim 19 bin 71 TL olarak belirlenirken, en yüksek risk grubundaki sürücüler için bu tutar 57 bin 213 TL’ye yükseliyor. En düşük risk grubunda yer alan sekizinci basamak sürücüler ise 9 bin 535 TL seviyesinde prim ödüyor.</p>

<p>Ankara’da otomobiller için en yüksek risk grubunda prim 55 bin 594 TL, en düşük risk grubunda 9 bin 266 TL olurken, İzmir’de bu rakamlar 53 bin 974 TL ile 8 bin 996 TL arasında değişiyor.</p>

<p>Malatya’daki araç sahiplerinin ödeyeceği prim de aynı şekilde risk basamağı ve araç özelliklerine göre farklılık gösterecek. Özellikle hasar geçmişi nedeniyle yüksek risk basamağında bulunan sürücüler, daha yüksek primlerle karşı karşıya kalabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARİ ARAÇ SAHİPLERİ DE ETKİLENECEK</span></strong></p>

<p>Yeni tarifede ticari taksiler için belirlenen rakamlar da dikkat çekti. İstanbul’da ticari taksilerde primler risk durumuna göre 27 bin 702 TL ile 166 bin 214 TL arasında değişiyor. Ankara’da en yüksek prim 161 bin 510 TL, İzmir’de ise 156 bin 806 TL olarak açıklandı.</p>

<p>31 ve üzeri koltuk kapasitesine sahip otobüslerde ise primler daha da yükseliyor. İstanbul’da bu araç grubu için belirlenen azami prim 408 bin 348 TL’ye kadar çıkıyor.</p>

<p>Bu rakamlar Malatya’da faaliyet gösteren ticari araç, taksi ve toplu taşıma araçlarının sahipleri açısından da yeni sigorta döneminde maliyetlerin yakından takip edilmesini gerektiriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİGORTASIZ ARAÇLARA CEZA UYGULANIYOR</span></strong></p>

<p>Zorunlu trafik sigortası bulunmadan trafiğe çıkan araç sahipleri ise idari yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. 2026 yılı itibarıyla sigortasız araç kullanan sürücülere 1.246 TL idari para cezası uygulanırken, araç sigorta poliçesi düzenlenene kadar trafikten men ediliyor.</p>

<p>Sigortasız bir araçla kazaya karışılması halinde ise sürücü yalnızca idari para cezasıyla karşı karşıya kalmıyor. Karşı tarafın meydana gelen hasar masraflarından da sorumlu tutulabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">POLİÇEYİ GEÇ YENİLEYENE EK ÜCRET</span></strong></p>

<p>Trafik sigortasını zamanında yenilemeyen araç sahipleri için gecikme zammı uygulaması da devam ediyor. Poliçenin yenilenmesinde gecikilen her 30 günlük dönem için prim tutarı üzerinden yüzde 5 oranında ek ücret uygulanıyor. Bu ek ücretin toplamı yüzde 50'lik sınıra kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan Ağustos 2026 tarifesiyle birlikte Malatya’da araç sahiplerinin de poliçe yenileme dönemlerinde kendi araçlarının risk basamağı ve araç türüne göre oluşacak primi kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-otomobillerde-elli-yedi-bin-lirayi-asti-1786353658.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Benzin Fiyatları 72 Lira Sınırına Dayanıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/benzin-fiyatlari-72-lira-sinirina-dayaniyor-117624</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/benzin-fiyatlari-72-lira-sinirina-dayaniyor-117624</guid>
                <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş Malatyalı sürücülerin bütçesini zorlamaya devam ederken, benzinin litresine Salı gününden itibaren zam yapılması ve fiyatın 72 TL seviyesine yükselmesi bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt piyasalarında yaşanan hareketlilik pompa fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Benzine geçtiğimiz günlerde yapılan artışın ardından yeni bir zam daha gündeme geldi. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre benzinin litre fiyatına 10 Ağustos Pazartesi’yi 11 Ağustos Salı’ya bağlayan gece yarısından itibaren 1,56 TL zam yapılması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>MALATYA’DA LİTRE FİYATI 72 TL SEVİYESİNE ÇIKACAK</strong></span></p>

<p>Malatya’da dağıtım şirketlerine göre değişmekle birlikte benzinin litre fiyatı yaklaşık 70,50 TL seviyelerinde bulunuyor. Beklenen 1,56 TL’lik artışın pompaya yansıması halinde kentte benzinin litre fiyatı yaklaşık 72,00-72,07 TL bandına yükselecek. Böylece Malatya’da benzin fiyatı 72 TL sınırına ulaşmış olacak.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/benzin-fiyatlari-72-lira-sinirina-dayaniyor-1786275021.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esnaf Borç Batağından Çıkmakta Zorlanıyor: Palandöken’den Yeni Düzenleme Talebi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/esnaf-borc-batagindan-cikmakta-zorlaniyor-palandokenden-yeni-duzenleme-talebi-117619</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/esnaf-borc-batagindan-cikmakta-zorlaniyor-palandokenden-yeni-duzenleme-talebi-117619</guid>
                <description><![CDATA[TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, vergi ve SGK borçlarının yeniden yapılandırılmasında faiz yükünün azaltılması gerektiğini belirterek, mevcut sistemle esnafın ödeme yapmakta zorlandığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılandırmanın esnaf açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Palandöken, 25 günde 228 bin başvuru yapıldığını ve 206 milyar liralık borcun ödeme planına alındığını belirtti. Ancak yapılandırmanın esnafın borç yükünü gerçekten hafifletebilmesi için faiz konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu kaydeden Palandöken, geçmiş dönem faizlerinin silinerek hesaplamanın esas olarak anapara üzerinden yapılmasını istedi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>FAİZİN FAİZİYLE BORÇ ÖDENMEZ</strong></span></p>

<p>Esnafın borcunu ödemek istediğini ancak yüksek faiz nedeniyle borcun zaman içerisinde içinden çıkılmaz hale geldiğini belirten Palandöken, “Yapılandırma gerçekten önemli bir fırsat. 25 günde 228 bin başvuru yapıldı. 206 milyar liralık borcun ödeme planına alındığını gösteriyor. Ancak faizin faiziyle ödenmesi esnaf için çok büyük bir yük. İnsanlar bu borçlarını ödemek istiyor ama anaparanın faiziyle ödenmesi gerekirken, geride kalan anaparanın üzerinden değil, faizin de faizi hesaplandığında ödenmeyen bir borç miktarı ortaya çıkıyor” dedi. Palandöken, yapılandırmanın amacına ulaşabilmesi için esnafın ödeme gücünün dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, borçların makul taksitlerle ve daha düşük faiz yüküyle yeniden düzenlenmesini istedi.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>ESNAF KREDİYE ULAŞAMAZ HALE GELİYOR</strong></span></p>

<p>Yüksek borç yükünün esnafın finansmana erişimini de olumsuz etkilediğini dile getiren Palandöken, kamuya vergi ve SGK borcu bulunan işletmelerin kredi imkanlarından yeterince yararlanamadığını söyledi. Palandöken, borçlarını kapatmaya çalışan esnafın işletmesini ayakta tutmak, istihdamını sürdürmek ve yeni yatırım yapmak konusunda zorlandığını belirterek, “Kapatılan her işletme hem ekonomiye hem işsizliğe hem de istihdama önemli darbe vuruyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>KİRA STOPAJI YÜKÜ ARTIRIYOR</strong></span></p>

<p>Esnafın önemli sorunlarından birinin de iş yeri kira stopajı olduğunu ifade eden Palandöken, yüzde 20 oranındaki stopajın işletmeler üzerindeki yükü artırdığını söyledi. Palandöken, “Yıllardır ısrarla söylediğimiz stopaj vergisi de bunlardan birisi. Hem mal sahibi ödüyor hem de aynı şekilde dükkandaki veya iş yerindeki mükellef de ödüyor. Bu rakam da yüzde 20. Bunları biriktirdiğiniz zaman ne kadar borcunuzu ödemeye çalışsanız mümkün olmuyor” dedi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/teskten-esnafa-borc-yapilandirmasi-cagrisi-1786267615.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAGİNDER Başkanı Salih Karademir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına Aday Olacak Mı?</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/maginder-baskani-salih-karademir-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskanligina-aday-olacak-mi-117614</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/maginder-baskani-salih-karademir-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskanligina-aday-olacak-mi-117614</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, kamuoyunda merak uyandıran Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) başkan adaylığına ilişkin iddialara yanıt vererek, nihai kararlarını önümüzdeki hafta yapacakları net bir açıklamayla kamuoyuna duyuracaklarını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen "TSO Başkanlığına aday olacak mı?" sorusuna açıklık getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ"</span></strong></p>

<p>Malatya’nın ve sanayicilerin gelişimi için her zaman sahada olduklarını belirten Karademir, hemşerilerinden gelen destek mesajlarına teşekkür etti. Karademir, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Biz her zaman sanayicimizin, iş insanımızın, kısacası tüm Malatyalıların yanında yer alıyor; elimizden geldiğince kentin kalkınmasına destek olmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 'TSO başkanlığına adayım' yönünde doğrudan bir beyanım olmadı. Ancak hemşerilerimizin şahsımı ve ekibimizi bu göreve layık görmesi bizleri gururlandırdı. Gösterilen bu teveccüh için herkese teşekkür ediyorum.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>NİHAİ KARAR ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA AÇIKLANACAK</strong></span></p>

<p>Süreçle ilgili istişarelerin aralıksız devam ettiğini vurgulayan Karademir, adaylık durumuna ilişkin nihai kararın yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti. MAGİNDER yönetimi ve iş dünyasıyla görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Karademir, açıklamasına şöyle devam etti: “Yönetimimiz ve yol arkadaşlarımızla değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz. Önümüzdeki hafta bu konuyla ilgili net açıklamayı kamuoyuna yapacağız.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/maginder-baskani-salih-karademir-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskanligina-aday-olacak-mi-1786261568.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Ticareti İçin Artan Dükkanlar Kiracı Esnafa Satılsın</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticareti-icin-artan-dukkanlar-kiraci-esnafa-satilsin-117606</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-ticareti-icin-artan-dukkanlar-kiraci-esnafa-satilsin-117606</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem sonrası inşa edilen ticaret alanlarında kuralar çekildikten sonra fazla kalan işyerlerinin değerlendirilmesi için önemli bir çağrıda bulundu. Sadıkoğlu, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren esnafa bu dükkanların satılmasını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem sonrası yapılan ticaret alanlarında hak sahiplerine yönelik kuraların ardından fazla kalan işyerlerinin, deprem öncesinde kiracı olup halen konteyner ve geçici alanlarda faaliyet gösteren işletmelere satılmasını istedi. Deprem sonrası inşa edilen ticaret alanlarında iş yeri teslimleri devam ederken, Sadıkoğlu kura sonrasında fazla kalan işyerlerinin değerlendirilmesine ilişkin daha önce gündeme getirdiği talebini yineledi.</p>

<p>​Saha ziyaretlerinde ve üyelerden gelen taleplerde en fazla öne çıkan konunun, deprem öncesinde kiracı olup halen konteyner ve geçici işyerlerinde faaliyetlerini sürdüren esnafın kalıcı iş yeri talebi olduğunu belirtildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​BİNLERCE İŞLETME HALA KALICI İŞYERİNE KAVUŞAMADI</strong></span></p>

<p>​Depremin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen çok sayıda işletmenin kalıcı işyerine ulaşamadığını ifade eden Sadıkoğlu, hak sahiplerine işyerlerinin teslim edilmesinin şehir adına sevindirici olduğunu belirtti.</p>

<p>​Süreçte emeği geçenlere teşekkür eden Sadıkoğlu, “Ancak ticari hayatın tam anlamıyla canlanabilmesi için deprem öncesinde kiracı olan ve bugün hala konteynerlerde ve geçici alanlarda faaliyet gösteren işletmelerimizin de kalıcı işyerlerine kavuşması gerekiyor. Kura sonrası fazla kalan işyerlerinin satışında bu işletmelerimize öncelik tanınması hem sosyal adaletin gereği hem de ticaretin yeniden canlanması açısından en doğru yaklaşım olacaktır” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SADECE BİNALARI DEĞİL EKONOMİYİ DE AYAĞA KALDIRMALIYIZ</strong></span></p>

<p>​Kalıcı işyerlerine geçişin Malatya ekonomisinin normalleşmesi açısından önemine işaret eden Sadıkoğlu, “Kalıcı işyerlerine kavuşan her işletme daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve daha güçlü bir şehir ekonomisi demektir. Bugün atılacak doğru adımlar, yarının güçlü Malatya’sını inşa edecektir. Konteynerlerde ve geçici işyerlerinde faaliyet gösteren işletmelerimizin kalıcı işyerlerine taşınması, şehrimizin ekonomik normalleşme sürecini de hızlandıracaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TALEP RESMİ OLARAK DA İLETİLDİ</strong></span></p>

<p>​Sadıkoğlu, söz konusu taleplerini önceki aylarda da gündeme taşıdıklarını, Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlara resmi yazıyla ilettiklerini belirterek, sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatya-ticareti-icin-artan-dukkanlar-kiraci-esnafa-satilsin-1786125186.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkizce TOKİ Konutlarının OSB Çalışanlarına Faizsiz Satılması Teklif Edildi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ikizce-toki-konutlarinin-osb-calisanlarina-faizsiz-satilmasi-teklif-edildi-117603</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ikizce-toki-konutlarinin-osb-calisanlarina-faizsiz-satilmasi-teklif-edildi-117603</guid>
                <description><![CDATA[İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız’ı ziyaret eden MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, kentin ekonomi ve konut politikalarını değerlendirdi. Görüşmede Serdar Yıldız, İkizce’deki TOKİ konutlarının OSB çalışanlarına faizsiz ve uzun vadeli taksitlerle verilmesini teklif ederken; Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ise siyasete girmeyeceğini belirterek "Bizim derdimiz siyaset değil, Malatya" açıklamasını yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız’ı ziyaret etti.</p>

<p>Parti yöneticileri ile MTSO yönetiminin de katıldığı ziyarette, Malatya’nın sanayi yatırımları, deprem sonrası konut politikaları, Organize Sanayi Bölgesi’nin ihtiyaçları ve kentin geleceğine yönelik projeler değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİZCE İÇİN OSB ÇALIŞANLARINA KONUT ÖNERİSİ</span></strong></p>

<p>Toplantıda konuşan İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız, deprem sonrası İkizce bölgesinde inşa edilen konutların doğru planlanması gerektiğini belirterek, Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına yönelik özel bir konut modeli önerdi.&nbsp;Yıldız, “Depremden sonra İkizce bölgesine çok sayıda konut yapıldı. Geçtiğimiz günlerde TOKİ bu konutları satışa çıkardı ancak alıcı bulamadı. Şu anda bazı konutların kiraları 3 bin ile 5 bin lira seviyelerine kadar düştü. Eğer bu şekilde devam ederse, Malatya’nın belli bir eğitim ve ekonomik seviyedeki insanları bu bölgeye gitmeyecek. Konutlar boş kalacak ve çok düşük kiralarla kiraya verilecek” dedi.</p>

<p>Düşük kiraların farklı sosyal sorunları beraberinde getirebileceğini savunan Yıldız, bu durumun farklı bölgelerden düşük kira nedeniyle Malatya’ya yönelimi artırabileceğini ileri sürdü. Konuya ilişkin hazırladıkları dosyayı ilk olarak MTSO yönetimiyle paylaştıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608071749-img-4704.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“UZUN VADELİ VE FAİZSİZ KONUT İMKÂNI SAĞLANSIN”</span></strong></p>

<p>Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına yönelik konut desteği önerisini açıklayan Yıldız, “Eğer devletimiz Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan vatandaşlarımıza maaşlarından taksitleri kesilecek şekilde uzun vadeli ve faizsiz konut imkânı sağlarsa, çalışanlarımız İkizce’ye yerleşebilir. Ayrıca İkizce’den Organize Sanayi Bölgesi’ne doğrudan bağlantı yolları yapılırsa hem şehir içi trafik hem de köprü üzerindeki yoğunluk önemli ölçüde azalır. Böylece şehir trafiği rahatlar, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki iş insanları da istihdam konusunda yaşadıkları sorunları daha kolay aşar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADIKOĞLU: “BİZİM DERDİMİZ SİYASET DEĞİL, MALATYA”</span></strong></p>

<p>MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ise odanın kuruluşundan bu yana tüm siyasi partilere eşit mesafede durduğunu belirterek, temel hedeflerinin Malatya’nın kalkınmasına katkı sunmak olduğunu söyledi.</p>

<p>İki dönemdir görev yaptıklarını hatırlatan Sadıkoğlu, görev sürelerinin önemli bir bölümünün pandemi ve deprem gibi büyük afetlerin etkisi altında geçtiğini ifade ederek, önümüzdeki süreçte herhangi bir siyasi beklenti içerisinde olmadan Malatya’ya hizmet etmeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p>“Ticaret ve Sanayi Odası, şehrin ekonomisinin merkezidir” diyen Sadıkoğlu, güçlü bir Malatya’nın güçlü ticaret ve sanayiden geçtiğini belirterek, kentin tüm değerlerine sahip çıkmak için mücadele ettiklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608071749-img-4708.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“HİÇBİR SİYASİ PARTİDEN ADAY OLMAYACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Siyasete girmeyi düşünmediğini belirten Sadıkoğlu, “Bulunduğumuz her platformda hiçbir siyasi partiden aday olmayacağımızı açıkça ifade ediyoruz. Malatya’ya en fazla katkıyı Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında sunabileceğimize inanıyoruz. Buna rağmen bazı çevreler bizi sürekli siyasetin içine çekmeye çalışıyor. Oysa bizim derdimiz siyaset değil, Malatya’dır. İktidar ya da muhalefet ayrımı yapmadan tüm siyasi partilere şehrimizin sorunlarını iletiyor, çözüm arıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız ile uzun yıllara dayanan dostluklarının bulunduğunu da ifade eden Sadıkoğlu, Yıldız’ın ticaretin içinden gelmesinin ve daha önce MTSO Meclis Üyeliği yapmasının önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Sadıkoğlu, “Bizim tek hedefimiz Malatya’nın gelişmesi, üretimin artması ve şehrimizin hak ettiği noktaya ulaşmasıdır. Bu doğrultuda, hiçbir ayrım gözetmeden Malatya’nın menfaatine olacak her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/ikizce-toki-konutlarinin-osb-calisanlarina-faizsiz-satilmasi-teklif-edildi-1786119049.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Denetimlerden Kaçamadılar: Binlerce Ürün İncelendi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-denetimlerden-kacamadilar-binlerce-urun-incelendi-117593</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-denetimlerden-kacamadilar-binlerce-urun-incelendi-117593</guid>
                <description><![CDATA[Vatandaşların ekonomik menfaatlerini korumak ve piyasada adil bir ticaret ortamı sağlamak amacıyla Malatya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Temmuz ayı boyunca kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Marketlerden restoranlara kadar binlerce ürünün incelendiği denetimlerde kurallara uymayan işletmelere idari para cezası uygulanırken, 18 işletme Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşların ekonomik menfaatlerinin korunması ve piyasada adil, şeffaf bir ticaret ortamının tesis edilmesi amacıyla Malatya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Temmuz ayı boyunca kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. İl merkezi ve ilçelerde yürütülen denetimlerin sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>MARKET VE RESTORANLAR MERCEK ALTINDA</strong></span></p>

<p>Gerçekleştirilen saha çalışmalarında marketlerden yeme-içme sektörüne kadar birçok işletme denetim masasına yatırıldı:</p>

<p>Market Denetimleri: 451 market işletmesinde toplam 41 bin 498 ürün incelendi. Tespit edilen 118 aykırılık nedeniyle işletmelere 468 bin 814 TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Restoran, Kafe ve Lokantalar: 100 yeme-içme işletmesinde toplam 11 bin 736 ürün denetlendi. Belirlenen 13 aykırılık için 51 bin 649 TL idari para cezası kesildi.</p>

<p>Mevzuata Uygunluk Kontrolleri: Satıştan kaçınma, satış sonrası hizmetler, garanti belgesi, tanıtım ve kullanma kılavuzu, sipariş edilmeyen mal veya hizmetler ile ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 1.467 ürün kontrol edildi. Tespit edilen 6 aykırılık kapsamında 23 bin 838 TL idari para cezası kesildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202608071241-whatsapp-image-2026-08-07-at-095517-2.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#3498db"><strong>18 İŞLETME HAKSIZ FİYAT KURULU'NA SEVK EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Denetimler sırasında 18 işletmede fahiş fiyat artışı şüphesi tespit edildi. Söz konusu işletmelerden savunmaları ile birlikte alış faturaları ve satış belgeleri temin edilerek incelenmek üzere Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. Kurul değerlendirmesi sonucunda fahiş fiyat uygulandığının kesinleşmesi halinde, ilgili işletmelere mevzuat çerçevesinde ek idari para cezaları uygulanacak.</p>

<p>Yetkililer, tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi ve adil rekabet ortamının sürdürülebilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı koordinasyonundaki denetim faaliyetlerinin Ağustos ayında da il genelinde aralıksız bir şekilde sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/08/malatyada-denetimlerden-kacamadilar-binlerce-urun-incelendi-1786102807.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
