<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Malatya Haber, Malatya Haberi, Malatya Son Dakika Haberleri</title>
        <link>https://www.malatyatime.com/</link>
        <description>Malatya haberleri, son dakika Malatya haberleri, Malatya bölgesel ve yerel haberler, Malatya Time&#039;da</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Şeker Miktarından Çok Tüketim Sıklığı Dişleri Eritiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/seker-miktarindan-cok-tuketim-sikligi-disleri-eritiyor-117099</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/seker-miktarindan-cok-tuketim-sikligi-disleri-eritiyor-117099</guid>
                <description><![CDATA[Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, diş çürümesinde tüketilen şeker miktarından ziyade gün içindeki tüketim sıklığının ve yapışkan gıdaların çok daha büyük bir risk oluşturduğunu açıkladı. Şeker ve asidin birleşmesiyle diş minesinin saatlerce savunmasız kalabildiğini belirten Yıldırım, şekerli besinlerin hemen ardından diş fırçalamanın ise mine kaybını artırabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şekerli ve yapışkan gıdaların sık tüketilmesinin, diş minesindeki mineral kaybını hızlandırarak çürük oluşumunu tetiklediğini belirten uzmanlar, diş çürüğü açısından tüketilen şeker miktarından çok gün içindeki tüketim sıklığının önemli olduğunu söylüyor. Şekerli besinlerle tüketilen asitli içeceklerin diş minesini saatlerce savunmasız bırakabildiğine dikkat çeken Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şeker ve asit içeren yiyeceklerin diş minesindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Yapışkan ve şekerli gıdaların, yüksek oranı ilave şeker içeren, çiğnendiğinde diş yüzeylerine ve dişlerin aralarına sıkıca yapışarak uzun süre temizlenemeden kalabilen yiyecekler olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Diş yüzeyinde uzun süre tutunduklarında ve tükürüğün etkisi ile kolayca temizlenemediklerinde ağız içindeki bazı bakteriler tarafından şeker fermente edilir."</p>

<p>Fermantasyon sonucu asit oluşumu gerçekleştiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ağız içi ortamın pH seviyesi düşer. Oluşan bu asitler ‘demineralizasyon’ yani çürük sürecini başlatır. Özellikle karamel, lokum, şekerleme, kuru meyveler ve yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde daha uzun süre kaldıkları için çürük riskini yükseltir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİŞ ÇÜRÜĞÜNÜN İLK BASAMAĞI DEMİNERALİZASYON</span></strong></p>

<p>Diş minesinin yaklaşık yüzde 96'sının hidroksiapatit adı verilen kalsiyum-fosfat minerallerinden oluştuğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, süreci şu sözlerle detaylandırdı:&nbsp;"Diş minesinde demineralizasyon, asidik ortamın etkisiyle mine yapısındaki hidroksiapatit kristallerinden kalsiyum ve fosfat iyonlarının çözünerek uzaklaşması sonucu meydana gelen mineral kaybı sürecidir."</p>

<p>Bu olayın, dental çürüğün başlangıç basamağını oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şu açıklamayı yaptı: "Demineralizasyon süreci şekerli gıdalar tüketilmesi ile başlar, ağızdaki bakteriler karbonhidratlı besinleri metabolize eder ve bakteri metabolizması sonucunda organik asitler meydana gelir. Ağız ortamının pH'ı yaklaşık 5,5'in altına düştüğünde ise mine yüzeyinde ilk mineraller çözünmeye başlar. Süreç tekrarladıkça mineral kaybı artar. Mine gözenekli hale gelir, beyaz lekeler ortaya çıkar ve diş hassasiyeti artar ve başlangıçta beyaz leke şeklinde görülen çürük lezyonları demineralizasyon ilerledikçe koyu renkli ve derin çürük lezyonları ile izlenir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİŞ ÇÜRÜĞÜ AÇISINDAN ŞEKERİN NE KADAR TÜKETİLDİĞİNDEN ÇOK NE SIKLIKLA TÜKETİLDİĞİ ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Sık şeker tüketimi ile tek seferde yüksek miktarda şeker tüketimi arasında risk farkı olup olmadığını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şunları söyledi:&nbsp;"Risk açısından şeker tüketim sıklığı, tüketilen toplam şeker miktarından daha önemlidir. Gün içinde sık aralıklarla şeker tüketimi, dişlerin asit saldırılarına daha fazla maruz kalmasına neden olduğundan çürük riskini artırır. Örneğin, aynı miktardaki şekerin tek seferde tüketilmesi ile gün boyunca birçok kez tüketilmesi karşılaştırıldığında, sık tüketim sonrasında ağız pH'ı tekrar tekrar kritik seviyenin altına düşer ve tükürüğün mineyi remineralize etmesi için yeterli zaman kalmaz. Bu nedenle demineralizasyon süresi uzar ve çürük oluşma riski artar."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEMİNERALİZASYON GERİ DÖNDÜRÜLEBİLİR BİR SÜREÇ</span></strong></p>

<p>Demineralizasyonun geri döndürülebilir bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şu bilgileri verdi: "Ağızdaki asit atağı bittiğinde, tükürük devreye girer. Tükürüğün içindeki kalsiyum, fosfat ve florür iyonları diş minesine yeniden kazandırılarak zayıflayan bölgeleri yeniden yapılandırır."</p>

<p>Bu sürece de "remineralizasyon" denildiği bilgisini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;"Ancak demineralizasyon hızı sık şeker tüketimi, kötü fırçalama gibi nedenlerle remineralizasyon hızından fazla olursa, diş minesi geri dönüşümsüz olarak mineral kaybeder ve geri dönüşümsüz diş çürüğü oluşur. Oluşan çürük dental tedaviler ile restore edilmelidir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASİT DİŞ MİNESİNİ DOĞRUDAN ZAYIFLATIYOR ŞEKER HASARI ARTIRIYOR</span></strong></p>

<p>Asitli ve şekerli gıdaların birlikte tüketilmesinin, diş çürüğü ve mine erozyonu riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şu uyarıda bulundu: "Bunun nedeni, asitlerin diş minesini doğrudan zayıflatırken, şekerin ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açmasıdır."</p>

<p>Tükürüğün, ağızdaki asidi nötralize etmek ve mineral takviyesi yapmakla görevli olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şunları aktardı:&nbsp;"Ancak ortamda hem dışarıdan gelen asit hem de içeride üretilen şeker asidi olduğunda, tükürüğün temizleme ve pH'ı normale döndürme süresi çok uzar. Diş minesi saatlerce savunmasız kalır. Örneğin kola, gazoz, enerji içecekleri, aromalı soğuk çaylar veya şekerli meyve suları çürük oluşturma riski yüksek içeceklerdir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİŞ MİNESİNİN EN BÜYÜK DÜŞMANLARINDAN BİRİ ŞEKER DİĞERİ DE ASİT</span></strong></p>

<p>Şeker tüketiminin ardından dişlerin hemen fırçalanmaması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şu tavsiyelerle sözlerini tamamladı:&nbsp;"Özellikle asitli ve şekerli gıdalar sonrasında yapılan fırçalama, mine kaybını artırabilir. Genel olarak önerilen yaklaşım; şekerli gıdaların ardından ağzın su ile çalkalanması ve şekersiz sakız çiğnenerek tükürük akışı sağlanmasıdır. Diş fırçalamak için yaklaşık 30–60 dakika beklenmesi önerilir."</p>

<p>Bir gıdanın paketinde "şekersiz" yazması veya tadının tatlı olmamasının, onun diş dostu olduğu anlamına gelmediği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şöyle konuştu: "Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şekerse, diğeri de asittir. Doğrudan asit içeren tehlikeler arasında; limon, sirke ve turşular, diyet / sıfır şekerli gazlı içecekler ve meyveli/aromalı maden suları sayılabilir. Yine tuzlu olarak bilinen nişasta açısından zengin cips, kraker ve bisküviler, beyaz ekmek, lavaş gibi birçok gıda çürük riskini arttıran gıdalardır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/seker-miktarindan-cok-tuketim-sikligi-disleri-eritiyor-1784136844.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz tatilinin görünmeyen riski: Havuz, deniz ve klimalar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-tatilinin-gorunmeyen-riski-havuz-deniz-ve-klimalar-116973</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-tatilinin-gorunmeyen-riski-havuz-deniz-ve-klimalar-116973</guid>
                <description><![CDATA[Uzman Eczacı Hülya Kayhan, “Yaz aylarında en büyük tehlike güneş değil, fark edilmeyen hijyen riskleri. Havuz ve deniz gibi ortak kullanım alanları ile klimalar enfeksiyonun asıl kaynağı olabiliyor” dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Yaz aylarında milyonlarca kişi serinlemek için havuzları ve denizi tercih ederken, uzmanlar tatil döneminde artış gösteren enfeksiyonların önemli bölümünün güneşten değil, ortak kullanım alanlarından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Hijyen koşulları yetersiz havuzlar ve deniz alanları ile düzenli bakımı yapılmayan klima sistemleri; bakteri, mantar ve çeşitli mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırlayarak özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi hassas kişiler açısından sağlık riski oluşturabiliyor.</p>

<p>Uzman Eczacı ve Aromaterapi Uzmanı Hülya Kayhan, yaz döneminde en sık yapılan hatanın yalnızca güneşten korunmaya odaklanmak olduğunu belirterek, “Yaz enfeksiyonlarının önemli kısmı gözle görülmeyen hijyen sorunlarından kaynaklanıyor. Tatil boyunca alınacak basit önlemler birçok sağlık probleminin önüne geçebilir” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Islak mayo ve kalabalık havuzlar riski artırıyor</strong></span></p>

<p>Kaypan’ın verdiği bilgiye göre, yaz aylarında uzun süre ıslak mayo ile kalınması, yoğun kullanılan havuzlar, hijyen koşulları yetersiz deniz alanları ve sıcak-nemli ortamlar; bakteri ve mantar oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Bu durum özellikle kadınlarda, çocuklarda ve hassas cilt yapısına sahip kişilerde enfeksiyon riskini artırabiliyor.</p>

<p>Kişisel hijyenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Hülya Kayhan, günlük bakım rutininin doğal içerikli aromaterapi uygulamalarıyla desteklenmesinin de koruyucu yaklaşımlardan biri olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu amaçla geliştirilen <strong>Cran &amp; Cris Mix Oil</strong>’in, kızılcık (cranberry) ekstresi ile birlikte seçilmiş aromatik uçucu yağları bir araya getiriyor. Formülünde yer alan doğal bitki özleri; cildin ve dış genital bölgenin doğal mikrobiyotasını desteklemeye, hassasiyet hissinin azalmasına yardımcı olmaya ve yaz aylarında sık karşılaşılan çevresel etkenlere karşı bakım sağlamaya destek oluyor. Özellikle havuz ve deniz sonrasında bakım rutininin tamamlayıcı bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Klimalar da yaz hastalıklarını tetikleyebiliyor</strong></span></p>

<p>Yaz boyunca kesintisiz çalışan klima ve havalandırma sistemlerinin de düzenli bakım yapılmadığında sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kayhan, filtrelerde biriken toz, küf sporları ve çeşitli mikroorganizmaların boğaz tahrişi, öksürük, burun tıkanıklığı ve alerjik şikâyetleri artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Kapalı alanların düzenli havalandırılması ve klima filtrelerinin periyodik olarak temizlenmesinin önemine işaret eden Kayhan, yaşam alanlarında doğal aromatik bileşenlerden yararlanılmasının da özellikle klima kullanılan ortamlarda daha konforlu bir atmosfer oluşmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>”Asıl tehlike göremediklerimiz”</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında alınacak basit önlemlerin tatilin sağlıklı geçmesine katkı sağlayacağını belirten Hülya Kayhan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Yaz aylarında herkes güneşten korunmaya odaklanıyor ancak çoğu zaman en büyük risk göremediğimiz hijyen sorunları oluyor. Ortak kullanılan havuzlar, hijyenik olmayan deniz alanları ve bakımı yapılmayan klimalar yaz enfeksiyonlarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ile uzun süre kalmamak, klima filtrelerini düzenli temizlemek, kişisel hijyene dikkat etmek ve yaşam alanlarını doğal aromaterapi uygulamalarıyla desteklemek yaz boyunca alınabilecek en basit ama etkili önlemler arasında bulunuyor. Tatilden güzel anılarla dönmek istiyorsak yalnızca güneşi değil, görünmeyen riskleri de ciddiye almalıyız.”</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında alınacak küçük önlemler ve doğru bakım alışkanlıklarının, tatilin enfeksiyonlarla değil sağlıklı ve keyifli anılarla hatırlanmasını sağlayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/yaz-tatilinin-gorunmeyen-riski-havuz-deniz-ve-klimalar-1783614036.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinsi Hastalık Hipertansiyon Hayati Organlarda Kalıcı Hasar Bırakıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sinsi-hastalik-hipertansiyon-hayati-organlarda-kalici-hasar-birakiyor-116911</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sinsi-hastalik-hipertansiyon-hayati-organlarda-kalici-hasar-birakiyor-116911</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, sinsi bir şekilde ilerleyen hipertansiyon hastalığına karşı hayati uyarılarda bulundu. Türkiye'de 18 yaş üzerindeki her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Afşin; düzenli ölçümün, sağlıklı beslenmenin ve hareketli yaşamın kritik önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, toplumda en yaygın görülen kronik hastalıkların başında gelen hipertansiyona ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ile kontrol altına alınabilen ancak çoğu zaman belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Afşin, düzenli tansiyon ölçümünün, sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin hastalığın önlenmesinde temel unsurlar olduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER ÜÇ ERİŞKİNDEN BİRİ HİPERTANSİYON HASTASI</span></strong></p>

<p>Hipertansiyonun hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ifade eden Dr. Afşin, kardiyoloji, iç hastalıkları, endokrinoloji ve nefroloji alanlarında yapılan epidemiyolojik çalışmaların, Türkiye'de 18 yaş üzerindeki erişkin bireylerin yaklaşık üçte birinde hipertansiyon bulunduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Hastalığın görülme sıklığının yaşam tarzındaki değişiklikler, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak her geçen yıl arttığını söyleyen Dr. Afşin, gerekli koruyucu önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki yıllarda bu yaygınlığın daha da artmasının beklendiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAYATİ ORGANLARDA KALICI HASARA YOL AÇABİLİYOR</span></strong></p>

<p>Hipertansiyonun yalnızca kan basıncının yükselmesi anlamına gelmediğini ifade eden Dr. Afşin, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun zaman içerisinde kalp, beyin, böbrek ve damar sistemi üzerinde ciddi hasarlar oluşturduğunu belirtti. Yüksek tansiyonun kalp yetmezliği, kalp krizi, ritim bozuklukları, inme, beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabildiğini vurgulayan Dr. Afşin, bu nedenle erken dönemde tespit edilerek tedavi edilmesinin büyük önem taşıdığını anlattı.</p>

<p>Hastalığın en önemli özelliklerinden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi olduğunu aktaran Dr. Afşin, hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin herhangi bir şikâyet yaşamadan yıllarca hipertansiyonla yaşayabildiğini bildirdi. Belirti görülen hastalarda ise en sık enseden başlayan zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, bulanık görme ve ritim bozukluğu gibi yakınmaların ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Afşin, birçok hastanın ise ilk kez kalp krizi, beyin kanaması veya böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolar nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurduğunda tanı aldığını dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜZENLİ TANSİYON ÖLÇÜMÜ ERKEN TANI İÇİN ŞART</span></strong></p>

<p>Hipertansiyon tanısının günümüzde oldukça kolay konulabildiğini belirten Dr. Afşin; aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, eczanelerde ve ev tipi otomatik tansiyon cihazlarıyla güvenilir ölçümler yapılabildiğini söyledi. 40 yaş ve üzerindeki bireylerin yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmelerini öneren Dr. Afşin, ailesinde özellikle genç yaşta hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde ise düzenli tansiyon takibine 30 yaşından itibaren başlanmasının uygun olacağını ifade etti. Hipertansiyonun genetik geçiş özelliği bulunan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Afşin, aile öyküsü bulunan bireylerde düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI BESLENME VE DASH MODELİ</span></strong></p>

<p>Hipertansiyon gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzının da belirleyici olduğunu belirten Dr. Afşin, özellikle yüksek tuz tüketimi, hazır ve işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi ile fiziksel hareketsizliğin hastalık riskini artırdığını ifade etti. Bilimsel çalışmalarla etkinliği gösterilen DASH beslenme modelinin hipertansiyon kontrolünde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Dr. Afşin, bu beslenme modelinin sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağlardan zengin; işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketiminin ise sınırlandırıldığı dengeli bir beslenme düzenini içerdiğini söyledi.</p>

<p>Beyaz ekmek ve rafine un yerine tam buğday, çavdar ve yulaf gibi tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini öneren Dr. Afşin, liften zengin beslenmenin hem kalp damar sağlığını desteklediğini hem de hipertansiyon kontrolüne katkı sunduğunu ifade etti. Baklagillerin kaliteli bitkisel protein kaynakları olduğunu belirten Dr. Afşin, mercimek, nohut, kuru fasulye ve bezelye gibi besinlerin düzenli olarak tüketilebileceğini söyledi. Balık ve hindi etinin dengeli beslenmenin önemli bileşenleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Afşin, işlenmiş et ürünlerinin ise yüksek tuz içerikleri nedeniyle mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini kaydetti. Şekerli içecekler, paketli ve hazır gıdaların fazla miktarda sodyum içerdiğine dikkat çeken Dr. Afşin, bu ürünlerin sık tüketiminin hipertansiyon gelişimini kolaylaştırabileceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAHVE VE ÇAY TÜKETİMİNDE ÖLÇÜLÜ DAVRANILMALI</span></strong></p>

<p>Kahve tüketimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Afşin, kan basıncı kontrol altında olan bireylerde ölçülü kahve tüketiminin genel olarak sorun oluşturmadığını ifade etti. Bununla birlikte, kan basıncı çok yüksek seyreden ve henüz kontrol altına alınmamış hipertansiyon hastalarının kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Afşin, tansiyon kontrolü sağlandıktan sonra hekim önerileri doğrultusunda tüketime devam edilebileceğini söyledi. Her gün bir kupa yeşil çayın da dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Dr. Afşin, kullanılan ürünlerin güvenilir kaynaklardan temin edilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜZENLİ FİZİKSEL AKTİVİTE KAN BASINCINI DÜŞÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Hipertansiyonla mücadelede ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de büyük önem taşıdığını belirten Dr. Afşin, teknolojinin gelişmesiyle birlikte günlük yaşamda fiziksel hareketliliğin belirgin şekilde azaldığını söyledi. Günlük yaşam içerisinde daha fazla hareket edilmesini öneren Dr. Afşin; kısa mesafelerde yürüyüşün tercih edilmesi, merdiven kullanımının artırılması ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesinin kalp damar sağlığı açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Haftada en az beş gün, 40-45 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini belirten Dr. Afşin, yürüyüşün yanı sıra yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin de hipertansiyon kontrolüne katkı sağladığını dile getirdi. Son yıllarda yapılan çalışmaların direnç egzersizlerinin de kan basıncı üzerinde olumlu etkiler gösterdiğini belirten Dr. Afşin; şınav, squat, plank ve "wall sit" gibi egzersizlerin uygun kişilerde düzenli uygulanmasının damar elastikiyetini artırarak tansiyon kontrolünü destekleyebileceğini ifade etti. Egzersiz programlarının bireyin yaşı, mevcut hastalıkları ve fiziksel kapasitesi dikkate alınarak planlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Afşin, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin egzersize başlamadan önce hekim değerlendirmesinden geçmelerinin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOÇ. DR. ABDULMECİT AFŞİN'İN AÇIKLAMALARI</span></strong></p>

<p>Hipertansiyonun önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, hastalıktan korunma ve erken tanının hayati önemine değinerek sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;"Hastaların Yaklaşık Yarısı Hipertansiyon Hastası Olduğunu Bilmiyor"</p>

<p>KAYNAK: MHA<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/sinsi-hastalik-hipertansiyon-hayati-organlarda-kalici-hasar-birakiyor-1783421297.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğanşehir Devlet Hastanesinde İlke İmza Atılarak İki Kritik Ameliyat Başarıyla Gerçekleştirildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehir-devlet-hastanesinde-ilke-imza-atilarak-iki-kritik-ameliyat-basariyla-gerceklestirildi-116889</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehir-devlet-hastanesinde-ilke-imza-atilarak-iki-kritik-ameliyat-basariyla-gerceklestirildi-116889</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’nde, ilçe tarihinde bir ilk olan mide perforasyonu ameliyatı ile Türkiye'de sınırlı merkezde uygulanabilen onkoplastik meme cerrahisi operasyonları başarıyla tamamlandı. Op. Dr. Ali Özgürcan Öcalan ve ekibinin gerçekleştirdiği müdahalelerin ardından iki hasta da şifa bularak taburcu edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen mide perforasyonu ameliyatı ile onkoplastik meme cerrahisi başarıyla tamamlandı. İl Sağlık Müdürlüğü, iki özellikli cerrahi girişimin başarıyla sonuçlandığını açıkladı.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran 23 yaşındaki hastada yapılan tetkiklerde mide perforasyonu (mide delinmesi) tespit edildi. Acil olarak ameliyata alınan hastanın mide delinmesi, başarılı bir cerrahi müdahaleyle onarıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202607061600-91b35f73-3a21-4ebb-9902-ce1cb151c359.jpeg" style="height:671px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'DE SINIRLI SAYIDA MERKEZDE UYGULANABİLİYOR</span></strong></p>

<p>Hastanede gerçekleştirilen bir diğer operasyonda ise 68 yaşındaki bir hastaya, Türkiye’de sınırlı sayıda sağlık merkezinde uygulanabilen onkoplastik meme cerrahisi kapsamında Paralelogram İntraglandüler Flep yöntemiyle meme kitlesi başarıyla çıkarıldı. Her iki hastanın da tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından sağlıklarına kavuşarak taburcu edildiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLÇE HASTANESİNDE SAĞLIKTA NİTELİKLİ DÖNEM</span></strong></p>

<p>Başarılı operasyonların, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Özgürcan Öcalan ile ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, ilçe hastanesinde ilk kez uygulanan bu cerrahi girişimlerin sağlık hizmetlerinde ulaşılan nitelikli seviyeyi ve uzman kadronun yetkinliğini ortaya koyduğu ifade edildi.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü açıklamasında, ilçe hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya, özellikli cerrahi işlemleri vatandaşların bulundukları ilçelerde erişilebilir hale getirmeye ve güçlü sağlık altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/dogansehir-devlet-hastanesinde-ilke-imza-atilarak-iki-kritik-ameliyat-basariyla-gerceklestirildi-1783344142.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sadece Fiziksel Değil Psikososyal Faktörler De Kalbinizi Tehdit Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sadece-fiziksel-degil-psikososyal-faktorler-de-kalbinizi-tehdit-ediyor-116880</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sadece-fiziksel-degil-psikososyal-faktorler-de-kalbinizi-tehdit-ediyor-116880</guid>
                <description><![CDATA[Tıp teknolojisindeki büyük gelişmelere rağmen kalp krizini önceden kesin olarak gösterecek bir tetkiğin henüz geliştirilemediğini belirten Dr. Serdar Biçeroğlu, klasik risk faktörlerinin yanı sıra kronik stres ve gelir düzeyi gibi psikososyal etkenlerin de kalp sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp sağlığını korumada erken tanı, düzenli egzersiz ve doğru beslenmenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Serdar Biçeroğlu, tıp teknolojisindeki büyük gelişmelere rağmen kalp krizini önceden kesin olarak gösterecek bir tetkiğin henüz geliştirilemediğini hatırlattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KALBİ TEHDİT EDEN PSİKOSOSYAL FAKTÖRLER: STRES VE GELİR DÜZEYİ</span></strong></p>

<p>Kalp rahatsızlıklarında obezite, sigara, alkol kullanımı, yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi klasik risk faktörlerinin yanı sıra psikososyal etkenlerin de belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Dr. Serdar Biçeroğlu; bireylerin gelir düzeyi, eğitim seviyesi, çevresel etkenler ve özellikle günlük hayatta maruz kalınan kronik stresin kalp hastalığı riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BESLENMEDE ALTIN KURALLAR: NELER TÜKETİLMELİ, NELERDEN KAÇINILMALI?</span></strong></p>

<p>Hayat boyunca sürekli çalışan ve tüm organlar için yaşamsal bir konumda olan kalbi korumak için beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Kalp sağlığını destekleyen ve kesinlikle uzak durulması gereken gıdalar şu şekilde sıralandı:</p>

<p>Tüketilmesi Önerilenler: Mevsimsel meyve ve sebzeler, tam tahıllar, bakliyat çeşitleri, zeytinyağı ve omega-3 yönünden zengin olan balıklar.</p>

<p>Kaçınılması Gerekenler: Tuz, şeker, doymuş yağlar, işlenmiş karbonhidratlar, işlenmiş et ürünleri ve katkı maddeli hazır gıdalar.</p>

<p>Düzenli egzersiz yapmanın ve sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinden tamamen uzak durmanın kalp sağlığını korumada en etkili kalkan olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKNOLOJİK GELİŞMELER ÖLÜM ORANLARINI DÜŞÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Kalp hastalıklarında erken tanı ve uzman hekim gözetiminde yürütülen tedavi süreçlerinin hastalara büyük avantaj sağladığını ifade eden Biçeroğlu, damar tıkanıklıklarına müdahalede teknolojinin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:&nbsp;"Kalbi besleyen damarların görüntülenmesi (koroner anjiyografi) hastalıkların anlaşılması için büyük fırsatlar vermiştir. Zaman içinde teknolojinin ilerlemesiyle artık en ince, kıvrımlı ve hatta tam tıkalı damarlara bile balon yapmak, stent yerleştirmek mümkün hale gelmiştir. Stent yerleştirmede hastalığın fazı ve tipi önem kazanırken, stentlerle birlikte kullanılan yeni nesil ilaçların gelişmesi tedavi başarısını artırmış ve ölüm oranlarını ciddi ölçüde azaltmıştır."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/sadece-fiziksel-degil-psikososyal-faktorler-de-kalbinizi-tehdit-ediyor-1783327430.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Sıcaklarında Kalbi Koruyacak Altın Değerinde Öneriler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklarinda-kalbi-koruyacak-altin-degerinde-oneriler-116816</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklarinda-kalbi-koruyacak-altin-degerinde-oneriler-116816</guid>
                <description><![CDATA[Yaz ayları birçok kişi için tatil ve açık hava aktiviteleri anlamına gelse de artan sıcaklıklar kalp ve damar sistemi üzerinde önemli bir yük oluşturabiliyor. Özellikle ileri yaş grubundaki bireyler ve kalp hastaları için sıcak hava dalgalarının ciddi sağlık riskleri yaratabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için basit ancak etkili önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
 ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz ayları birçok kişi için tatil ve açık hava aktiviteleri anlamına gelse de artan sıcaklıklar kalp ve damar sistemi üzerinde önemli bir yük oluşturabiliyor. Özellikle ileri yaş grubundaki bireyler ve kalp hastaları için sıcak hava dalgalarının ciddi sağlık riskleri yaratabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için basit ancak etkili önlemler alınması gerektiğini vurguladı.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yaz aylarında kalbin iş yükü artıyor</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda birçok kişinin daha çabuk yorulduğunu, merdiven çıkarken zorlandığını veya kısa yürüyüşlerde nefes nefese kaldığını belirten Prof. Dr. Karabay, bunun yalnızca sıcaklık hissiyle açıklanamayacağını söyledi. Prof. Dr. Can Karabay ”Vücut normal ısısını koruyabilmek için sıcak havalarda daha fazla çalışır. Damarlar genişler, ciltteki kan akımı artar ve kalp vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla efor sarf eder. Sağlıklı bireylerde bu durum genellikle sorun yaratmaz ancak kalp hastalığı bulunanlarda sıcak hava önemli bir stres faktörüne dönüşebilir” dedi.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kalp hastaları ve yaşlılar daha fazla risk altında</strong></span></p>

<p>Sıcak havaların herkesi etkilediğini ancak bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Karabay, kalp yetersizliği bulunan hastalar, koroner arter hastalığı olanlar, yüksek tansiyon nedeniyle tedavi görenler ve ileri yaş grubundakilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılarda sıvı kaybının fark edilmeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Karabay, yaz aylarında yeterli sıvı tüketiminin kalp sağlığının önemli bir parçası olduğunu vurguladı.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Susamayı beklemek geç kalmak anlamına gelebilir</strong></span></p>

<p>Sıcak havalarda vücudun susuz kalmasının kalp üzerinde ek yük oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Karabay, ”Susuzluk hissi ortaya çıktığında bazen vücut önemli miktarda sıvı kaybetmiş olabilir. Özellikle yaşlı hastaların düzenli sıvı tüketimine dikkat etmesi gerekir. Susamayı beklemek çoğu zaman geç kalmak anlamına gelir” diye konuştu.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlaçlar doktor kontrolü dışında değiştirilmemeli</strong></span></p>

<p>Kalp hastalarının önemli bir bölümünün düzenli ilaç kullandığını söyleyen Prof. Dr. Karabay, özellikle idrar söktürücü kullananlarda sıcak havalarda sıvı kaybının daha belirgin hale gelebildiğini söyledi. Bazı hastalarda yaz aylarında ilaçların yeniden değerlendirilmesinin gerekebileceğini belirten Karabay, ”Hastalar kendi kendilerine ilaç değişikliği yapmamalı. İlaçların azaltılması veya kesilmesi gerektiği düşünülüyorsa buna mutlaka doktor kontrolünde karar verilmeli” dedi.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Tatilde kalp sağlığını korumak mümkün</strong></span></p>

<p>Yaz aylarında alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini belirten Prof. Dr. Karabay, özellikle günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi. Açık havada yapılacak yürüyüş ve egzersizlerin sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde tercih edilmesini öneren Karabay, yeterli sıvı tüketimi, hafif beslenme ve düzenli uykunun da sıcak havalarla mücadelede önemli olduğunu ifade etti.<br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YAZ AYLARINDA KALBİ KORUYACAK 5 ÖNERİ&nbsp;</strong></span></p>

<p>Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Gün boyunca düzenli su tüketin.</p>

<p>• Öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalmayın.</p>

<p>• Egzersizleri sabah veya akşam saatlerinde yapın.</p>

<p>• İlaçlarınızı doktor önerisi dışında değiştirmeyin.</p>

<p>• Aşırı sıcak günlerde vücudunuzu zorlayacak aktivitelerden kaçının</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/yaz-sicaklarinda-kalbi-koruyacak-altin-degerinde-oneriler-1782998472.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şifa Aramaya Çalışırken Canından Oluyordu: Kulaktan Dolma Tavsiye Karaciğerini Bitirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sifa-aramaya-calisirken-canindan-oluyordu-kulaktan-dolma-tavsiye-karacigerini-bitirdi-116776</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sifa-aramaya-calisirken-canindan-oluyordu-kulaktan-dolma-tavsiye-karacigerini-bitirdi-116776</guid>
                <description><![CDATA[Kabızlık şikayetini gidermek için komşusunun tavsiyesiyle 10'dan fazla etken madde içeren bitkisel bir karışım kullanan 70 yaşındaki Medet Akhan, karaciğer yetmezliği nedeniyle organ nakli olmak zorunda kaldı. "Doğal olan zararsızdır" algısının ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten uzmanlar, kulaktan dolma bilgilerle bitkisel ürün tüketilmemesi konusunda hayati uyarılarda bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da kabızlık şikayeti için çevresinin tavsiyesiyle kullandığı bitkisel karışım, yıllarca sağlıklı bir yaşam süren 70 yaşındaki Medet Akhan’ı karaciğer nakline kadar götürdü. Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak tarafından gerçekleştirilen canlı vericili karaciğer nakliyle yeniden sağlığına kavuşan Akhan, vatandaşları uyarırken; Prof. Dr. Yaprak ise bilinçsiz kullanılan bitkisel ürünlerin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekip, ciddi karaciğer hasarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOMŞU TAVSİYESİ KARACİĞERİNİ BİTİRDİ</span></strong></p>

<p>Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Yaprak, 70 yaşındaki hastanın kabızlık şikâyeti nedeniyle komşusunun tavsiyesiyle bitkisel bir karışım kullandığını belirterek, “Hastamız yaklaşık 10 farklı etken madde içeren bitkisel bir karışımı bir hafta kadar kullanıyor. Ardından sarılık geçiriyor ve karaciğer enzimleri hızla yükseliyor. Üç-dört ay boyunca sarılığı düzelmeyen hastamız, farklı merkezlerde tedavi görmesine rağmen iyileşemiyor. En son olarak karaciğer nakli için bize başvurdu. Hastamızın kızından canlı vericili karaciğer nakli gerçekleştirdik. Şu anda sağlık durumu iyi ve kontrollerine düzenli olarak geliyor” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/istanbul.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞAL OLMASI ZARARSIZ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR</span></strong></p>

<p>Hastada bitkisel karışıma bağlı toksik hepatit geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Yaprak, “Kullanılan ürünlerin içeriği ilk bakışta masum görünebilir ancak hastamızda toksik hepatit gelişiyor. Karaciğerinde hafif siroz vardı ancak tek başına bu durum nakil gerektirecek düzeyde değildi. Bitkisel karışımın oluşturduğu toksik hasar mevcut tabloyla birleşince karaciğer yetmezliği gelişti. Bu nedenle içeriği bilinmeyen ürünleri, doğal bile olsalar bilinçsiz şekilde kullanmamak gerekiyor. Özellikle birden fazla etken madde içeren karışımların vücutta nasıl etki göstereceğini öngörmek mümkün olmayabiliyor” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOMŞUMA İYİ GELDİ DİYE KULLANMAYIN</span></strong></p>

<p>Bitkisel ürünlerin kişiden kişiye farklı sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Yaprak, “Reçeteli ilaçların güvenlik çalışmaları binlerce hasta üzerinde yapılıyor ve olası yan etkileri yakından takip ediliyor. Ancak reçetesiz satılan birçok bitkisel ürün için aynı bilimsel veriler bulunmuyor. ‘Komşuma iyi geldi, bana da iyi gelir’ düşüncesi son derece yanlış. Çünkü yan etkiyi belirleyen en önemli faktörlerden biri kişinin genetik yapısıdır. Ayrıca kullanılan bitkisel ürünler, kronik hastalıklar için alınan ilaçlarla etkileşime girerek bağışıklık sistemini tetikleyebilir ve ciddi karaciğer hasarına neden olabilir. Bu hastamız da bilinçsiz bitkisel ürün kullanımının oluşturabileceği risklerin en çarpıcı örneklerinden biri oldu” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLIYDIM BİR BİTKİSEL KARIŞIM HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ</span></strong></p>

<p>70 yaşındaki Medet Akhan, bitkisel karışımı kullanmadan önce herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığını belirterek, “Hiçbir rahatsızlığım yoktu. Top oynayabiliyor, merdivenleri rahatlıkla çıkabiliyordum. Sadece kabızlığa bağlı gaz ve şişkinlik şikâyetim vardı. Bir yakınımın tavsiyesi üzerine bitkisel bir karışım kullanmaya başladım. Yaklaşık bir hafta kullandım, kısa bir ara verdikten sonra birkaç gün daha içmeye devam ettim. İçeriğinin bu kadar fazla bitki içerdiğini bilmiyordum. Sonradan tavsiye eden kişi de kullanmayı bıraktığını söyledi ama artık iş işten geçmişti. İlacı bıraktım ancak o beni bırakmadı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİMSE KULAKTAN DOLMA TAVSİYELERLE BU ÜRÜNLERİ KULLANMASIN</span></strong></p>

<p>Bitkisel karışımı kullandıktan sonra halsizlik yaşamaya başladığını anlatan Akhan, “Bir anda kendimi sürekli yorgun hissetmeye başladım. Normalde oturduğum yerde uyuyan biri değilim ama koltukta uyuyakalacak kadar halsizleşmiştim. Çocuklarımı telaşlandırmamak için bir süre durumu paylaşmadım. Sonrasında Medipol’e başvurduk. Burada çok yakından ilgilendiler ve karaciğer nakli oldu. Bugün yeniden sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum. Benim yaşadıklarımı kimse yaşamasın. Kulaktan dolma tavsiyelerle, doğal diye bitkisel ürün kullanılmamalı. Mutlaka doktora danışılmalı” diye konuştu.</p>

<p><strong>KAYNAK: YENİ ŞAFAK&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/07/sifa-aramaya-calisirken-canindan-oluyordu-kulaktan-dolma-tavsiye-karacigerini-bitirdi-1782882280.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Sınırlarında Nefes Kesen Afet Senaryosu Gerçeği Aratmadı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-sinirlarinda-nefes-kesen-afet-senaryosu-gercegi-aratmadi-116775</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-sinirlarinda-nefes-kesen-afet-senaryosu-gercegi-aratmadi-116775</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da UMKE personeline yönelik düzenlenen medikal kurtarma eğitim programı, gerçeğini aratmayan geniş kapsamlı bir tatbikatla tamamlandı. Destek kurumların da katıldığı sahada ekipler, afet ve acil durumlara müdahale kabiliyetlerini test etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da afet ve acil durumlarda görev alan personelin bilgi ve becerilerini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla önemli bir adım atıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan 2026 Yılı Faaliyet Planı kapsamında kentte Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeline yönelik planlanan eğitim programı başarıyla tamamlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YİRMİ BİR KATILIMCIYA ZORLU EĞİTİM</span></strong></p>

<p>Gerçekleştirilen program kapsamında, toplam 21 katılımcının yer aldığı UMKE Temel Eğitimi ile UMKE Medikal Kurtarma ve Uygulamaları Eğitimi düzenlendi. Olası afet durumlarında personelin yetkinliğini geliştirmeyi amaçlayan eğitimlerde, yoğun teorik bilgilerin yanı sıra sahada doğrudan karşılaşılabilecek zorlu olaylara yönelik uygulamalı çalışmalar üzerinde de duruldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606301929-img-0272.jpeg" style="height:463px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAHADA GERÇEĞİNİ ARATMAYAN TATBİKAT</span></strong></p>

<p>Eğitim programının son gününde ise çeşitli destek kurumların aktif katılımıyla adeta nefes kesen ve gerçeği aratmayan bir tatbikat icra edildi. Önceden titizlikle hazırlanan senaryolar doğrultusunda hareket eden kurtarma ekipleri; yaralılara hızlı ulaşma, olay yeri yönetimi, medikal müdahale ve tahliye süreçlerini uygulamalı olarak başarıyla yerine getirdi. Yapılan bu sahada inceleme ve uygulama sayesinde katılımcıların acil durumlara müdahale kabiliyetleri pekiştirildi.</p>

<p>Yetkililer, her an afetlere hazırlıklı olmanın taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, benzer eğitim ve tatbikat çalışmalarının belirli aralıklarla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Eğitim ve tatbikat sürecine sağladıkları koordinasyon ve verdikleri büyük katkılar dolayısıyla; AFAD İl Müdürlüğü, Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Battalgazi Belediyesi, Battalgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Malatya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne teşekkür edildi.</p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606301929-img-0271.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/malatya-sinirlarinda-nefes-kesen-afet-senaryosu-gercegi-aratmadi-1782839968.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Tatilinde Oyalansın Diye Verilen Ekranlar Çocuklar İçin Tehlikeli Birer Alışkanlığa Dönüşüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-tatilinde-oyalansin-diye-verilen-ekranlar-cocuklar-icin-tehlikeli-birer-aliskanliga-donusuyor-116765</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-tatilinde-oyalansin-diye-verilen-ekranlar-cocuklar-icin-tehlikeli-birer-aliskanliga-donusuyor-116765</guid>
                <description><![CDATA[Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, yaz tatiliyle birlikte çocuklarda sınırları kaybolan ekran kullanımının tehlikeli alışkanlıklara dönüştüğünü belirterek, ucu açık ve sınırsız teknoloji kullanımına karşı ailelerin uygulayabileceği altın önerileri paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların dijital bir dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunu belirten Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, asıl meselenin sınırların kaybolması olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Okul dönemindeki düzenin tatille birlikte ortadan kalktığını ifade eden Usta; çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla gün boyu ilgilenememesi, sıcak havalar nedeniyle dışarı çıkma imkanlarının kısıtlanması ve dijital içeriklerin kolay erişilebilir olmasının bu süreci hızlandırdığını belirtiyor. İlk başta "oyalansın" düşüncesiyle verilen ekranlar, kısa sürede tehlikeli birer alışkanlığa dönüşebiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SORUN TEKNOLOJİ DEĞİL, KONTROLSÜZ BÜYÜME</span></strong></p>

<p>Teknolojinin çocukların yaşamındaki rolüne değinen Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, sorunun kaynağını şu sözlerle özetliyor:</p>

<p>"Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir. Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı, ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir".</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONTROLSÜZ EKRAN KULLANIMININ GİZLİ TEHLİKELERİ</span></strong></p>

<p>Saatler süren amaçsız ekran kullanımının çocuklar ve gençler üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler sadece zaman kaybıyla sınırlı kalmıyor:</p>

<p>Fiziksel Sağlık Sorunları: Hareketsizliğe bağlı olarak kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve ciddi göz yorgunlukları baş gösteriyor.</p>

<p>Uyku Düzeninin Bozulması: Özellikle gece geç saatlerde kullanılan telefon ve tabletler uykuya geçişi zorlaştırarak çocukların hem ruh halini hem de zihinsel performansını baltalıyor.</p>

<p>Kısalan Dikkat Süreleri: Sürekli değişen dijital uyarılara maruz kalan çocuklarda dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve sıkılmaya karşı düşük tolerans gelişiyor. Bu durum, gerçek hayatın doğal temposuna uyum sağlamalarını (kitap okuma, odaklanma vb.) zorlaştırıyor.</p>

<p>Özgüven Kaybı ve Kıyas Kültürü: Özellikle ergenlik döneminde sosyal medya kullanımı, gençlerin kendilerini başkalarının hayatlarıyla kıyaslamasına yol açarak yetersizlik duygusunu tetikliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKRANI FAYDALI HALE GETİRMEK MÜMKÜN</span></strong></p>

<p>Teknolojinin doğru kullanıldığında bir gelişim aracına dönüşebileceğini hatırlatan Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, kaliteli içerik tüketiminin önemine değiniyor. Eğitici içerikler, yabancı dil uygulamaları, yaratıcı oyunlar ve çevrim içi eğitimlerin çocukların gelişimine katkı sunabileceğini belirten Usta, amaçsızca saatler harcamak ile nitelikli kullanımın aynı kefeye konulmaması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI EKRAN KULLANIMI İÇİN AİLELERE ALTIN ÖNERİLER</span></strong></p>

<p>Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, ailelerin çocuklarıyla birlikte uygulayabileceği pratik çözüm yollarını şu şekilde sıralıyor:</p>

<p>Günlük ekran süresi ebeveyn tarafından tek taraflı dikte edilmemeli, çocukla birlikte konuşularak belirlenmelidir.</p>

<p>Ebeveynlerin rol model olduğu unutulmamalı; evde birlikte geçirilen zaman dilimlerinde yetişkinler de kendi teknoloji kullanımını kısıtlamalıdır.</p>

<p>Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak ucu açık ve sınırsız da bırakılmamalıdır.</p>

<p>Spor, sinema, sanat aktiviteleri ve kitap okuma eylemleri günlük rutinin birer parçası haline getirilmelidir.</p>

<p>Yemek saatlerinde ve aile içi sohbetlerde tüm telefonlar masadan uzaklaştırılmalıdır.</p>

<p>Kaliteli bir uyku için yatmadan en az 1 saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı tamamen sonlandırılmalıdır.</p>

<p>Dijital dünya ile gerçek yaşam arasında kurulacak dengenin kalıcı bir beceri olduğunu aktaran Usta, sözlerini şu şekilde tamamlıyor:</p>

<p>"Yaz tatili; arkadaşlıkların, açık havada oynanan oyunların, aileyle geçirilen zamanın ve gerçek yaşam deneyimlerinin öne çıktığı bir dönem olmalıdır. Çocuklara dijital dünya ile gerçek yaşam arasında sağlıklı bir denge kurmayı öğretebilirsek, bu yalnızca yaz tatili için değil, yaşam boyu sürdürecekleri önemli bir beceri olacaktır".<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/yaz-tatilinde-oyalansin-diye-verilen-ekranlar-cocuklar-icin-tehlikeli-birer-aliskanliga-donusuyor-1782817784.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doçent Doktor Burcu Polat Unutkanlığın Nedenini Ortaya Çıkaracak Dört Kritik Soruyu Paylaştı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/docent-doktor-burcu-polat-unutkanligin-nedenini-ortaya-cikaracak-dort-kritik-soruyu-paylasti-116764</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/docent-doktor-burcu-polat-unutkanligin-nedenini-ortaya-cikaracak-dort-kritik-soruyu-paylasti-116764</guid>
                <description><![CDATA[Doç. Dr. Burcu Polat, unutkanlığın sadece Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklardan kaynaklanmadığını, ruhsal yorgunluk ve depresyon gibi psikiyatrik nedenlerle de ortaya çıkabileceğini belirterek doğru teşhis için rehber niteliğinde bilgiler paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Unutkanlığın, Alzheimer gibi nörodejeneratif (beyin hücrelerinin yıpranmasına bağlı) hastalıkların yanı sıra psikiyatrik sorunların da ortak bir belirtisi olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Burcu Polat, iki tür arasındaki klinik farkları özetledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NÖROLOJİK UNUTKANLIK (BEYİN HÜCRELERİNİN YIPRANMASI)</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Burcu Polat'ın açıklamalarına göre nörolojik unutkanlık, genellikle yavaş ve sinsi bir şekilde başlayarak zamanla istikrarlı bir şekilde ilerleme gösteriyor. Bu tablonun ilk etabında hasta yakın zamanda yaşananları unutuyor ancak unuttuğunu fark etmeyebiliyor veya önemsemiyor. Zamanla dil kullanımı, yön bulma yeteneği ve yürütücü işlevler gibi diğer zihinsel alanlar da sürece dahil oluyor. Nörolojik muayenelerde yürüme bozukluğu veya güç kaybı gibi ek fiziksel bulgular tabloya eşlik edebilirken, yapılan nöropsikolojik testlerde gerçek bir öğrenme ya da hatırlama sorunu olduğu için hastaya ipucu verilse bile performansı düzelmiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PSİKİYATRİK UNUTKANLIK (RUHSAL YORGUNLUK VE ÜZÜNTÜ)</span></strong></p>

<p>Psikiyatrik unutkanlık ise genellikle yakın bir zamanda, daha ani bir şekilde ortaya çıkıyor. İlgisizlik, uyku ve iştah değişiklikleri, keyifsizlik ve isteksizlik gibi duygudurum bozuklukları ile eş zamanlı görülen bu durumda kişi, unutkanlığından yoğun bir şekilde şikayetçidir ve bu durumu çok fazla önemser. Depresif bireyler, zihinsel performanslarını gerçekte olduğundan daha kötü tanımlama eğilimindedir. Gerçek bir bellek depolama probleminden ziyade, dikkat ve konsantrasyon bozukluğunun ön planda olduğu bu grupta, testlerde veya günlük yaşamda ipucu ya da hatırlatma verildiğinde kişinin performansı belirgin şekilde düzeliyor. Altta yatan duygudurum bozukluğu tedavi edildiğinde, bilişsel şikayetler de genellikle ortadan kalkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NEDENİNİ BELİRLEYECEK 4 KRİTİK SORU</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Burcu Polat, ailelerin ve bireylerin doğru desteği alabilmesi için kendilerine ya da yakınlarına sorması gereken rehber soruları şu şekilde sıralıyor:</p>

<p>Şikayet kimden geliyor? Psikiyatrik durumlarda kişinin kendisi unutkanlığından yoğun şekilde yakınırken; nörolojik tablolarda kişi durumun farkında olmayabilir, şikayet genellikle çevresindeki yakınlarından gelir.</p>

<p>İpucu verilince hatırlıyor mu? Unutulan bir konu hatırlatılınca veya ipucu verilince kişinin aklına geliyorsa bu psikiyatrik; ipucuna rağmen hiç hatırlamıyorsa nörolojik bir duruma işaret edebilir.</p>

<p>Eşlik eden ruhsal bulgular var mı? Unutkanlığın yanında keyifsizlik, isteksizlik, uyku veya iştah sorunları gibi duygudurum değişiklikleri yaşanıyor mu?</p>

<p>Zaman içindeki gidişat nasıl? Durum zamanla istikrarlı bir şekilde kötüye mi gidiyor (nörolojik), yoksa kişinin ruh haline göre dalgalı bir seyir mi izliyor (psikiyatrik)?</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞRU DEĞERLENDİRME HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Her unutkanlığın aynı anlama gelmediğini ve ailelerin hemen panik yapmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Burcu Polat, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p>"Beyin hastalıklarına bağlı unutkanlık ilerleyici bir bilişsel bozulma ile seyrederken, psikiyatrik nedenli unutkanlıklar dikkat süreçlerinin bozulmasına bağlı ortaya çıkan ve çoğu zaman geçici olan şikayetlerdir. İkisini doğru ayırt etmek, hastaya uygun tedavi ve doğru desteği sağlamak açısından kritik bir rol oynamaktadır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/docent-doktor-burcu-polat-unutkanligin-nedenini-ortaya-cikaracak-dort-kritik-soruyu-paylasti-1782816758.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Aylarında Çocukları Tehdit Eden Gizli Tehlike: İshal Sürecinde İlk 24 Saate Dikkat</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-aylarinda-cocuklari-tehdit-eden-gizli-tehlike-ishal-surecinde-ilk-24-saate-dikkat-116740</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-aylarinda-cocuklari-tehdit-eden-gizli-tehlike-ishal-surecinde-ilk-24-saate-dikkat-116740</guid>
                <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcaklık ve nemin artmasıyla birlikte çocuklarda görülen yaz ishalleri vakalarında ciddi artış yaşanıyor. Uzmanlar, ishal sürecinde sadece suyun değil, sodyum ve potasyum gibi hayati minerallerin de kaybedildiğini belirterek, özellikle ilk 24 saatteki sıvı takviyesinin ve doğru beslenmenin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcaklık ve nemin artmasıyla birlikte mikropların hızla çoğalması, çocuklarda yaz ishalini tetikleyen en büyük faktörlerin başında geliyor. Genellikle kirli su veya bozulmuş gıdaların tüketimiyle bulaşan bu bağırsak enfeksiyonu, ani başlayan karın ağrısı, kramplar ve sulu dışkılamayla kendini gösteriyor. Belirtilerin şiddeti ise enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN TABLOLARA YOL AÇABİLMEKTEDİR"</span></strong></p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini belirterek şu uyarıda bulunuyor:&nbsp;"Dolayısıyla, özellikle küçük çocuklarda gelişen ciddi sıvı kaybı kısa sürede organ fonksiyonlarının bozulmasına ve acil müdahale gerektiren tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle, çocuklarda ishal tablosunda sıvı kaybının yakından takip ve takviye edilmesi hayati önem taşımaktadır."</p>

<p>Hastalığın ilk ve en yaygın belirtisinin normalden daha sık ve sulu dışkılama olduğunu söyleyen Dr. Berrin Arslan, "Buna mide bulantısı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve zaman zaman ateş de eşlik edebilmektedir. Özellikle enfeksiyona bağlı gelişen tablolarda genel bir kırgınlık hissi de oluşabilmektedir" diyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN SIK KİRLİ SU VE GIDALAR YOLUYLA BULAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Yaz ishallerinin yaklaşık yüzde 90’ından virüs, bakteri ve parazit gibi mikrobik etmenler sorumlu oluyor. Özellikle E. coli, rotavirüs, norovirüs, salmonella ve shigella gibi mikroorganizmalar yaz aylarında enfeksiyona daha sık neden olabiliyor.</p>

<p>Dr. Berrin Arslan, yaz ishalinin genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan bakteri ve virüslerden kaynaklandığını belirterek, "Sıcakta uzun süre bekleyen et, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, iyi klorlanmamış havuz suları, kirli içme suları ve yeterince yıkanmamış meyve ile sebzeler ishal riskini artırmaktadır. Ayrıca, yaz aylarında aşırı miktarda tüketilen bazı meyveler, içeriklerindeki yüksek fruktoz nedeniyle, özellikle çocuklarda ishale yol açabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde gıda ve su hijyenine dikkat etmek son derece önemlidir" bilgilerini veriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK 24 SAAT KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>İshalin ilk 24 saati, vücudun sıvıyı en hızlı kaybettiği dönem olması nedeniyle kritik önem taşıyor. Tedavide temel amaç, ishal sırasında kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konularak vücudun susuz kalmasını önlemek olarak belirtiliyor. Tedavide ilk 24 saatin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Dr. Berrin Arslan, şu ifadeleri kullanıyor: "Erken tanı ve tedavi ishalin yol açabileceği ciddi sıvı kaybını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. İshalin ilk dönemlerinde yeterli sıvı alımı ve uygun beslenme desteğiyle hastalık çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir."</p>

<p>İdrar miktarının takip edilerek olası sıvı kaybı belirtilerinin mutlaka izlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Berrin Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor:&nbsp;"İlk 24 saat içinde sık aralıklarla su, ayran veya hekim önerisine uygun sıvılar verilmesi, anne sütü alan bebeklerin daha sık emzirilmesi ve çocuğun yaşına uygun hafif beslenmenin sürdürülmesi çok önemlidir. Beslenmede muz, yoğurt, pirinç ve haşlanmış patates gibi sindirimi kolay gıdalar tercih edilmektedir. Bazı durumlarda hekim önerisiyle probiyotik veya çinko desteği verilebilir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOKTORA DANIŞMADAN ASLA</span></strong></p>

<p>Bu dönemde şekerli ve gazlı içeceklerin, yağlı ve ağır gıdaların belirtileri artırabileceği için tercih edilmemesi gerektiğini aktaran Dr. Berrin Arslan, "Çocuğu aç bırakmak da doğru bir yaklaşım değildir; az ve sık öğünlerle beslenmenin sürdürülmesi gerekir" diyor. Dr. Berrin Arslan, bunların yanı sıra doktora danışmadan ishal kesici ilaç veya antibiyotiklerin asla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde hastalığın seyrinin gizlenebileceğini, altta yatan enfeksiyonun ilerleyebileceğini ve sıvı kaybının fark edilmeden ağırlaşabileceğini aktarıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAZ İSHALİNDEN KORUMAK İÇİN 12 ÖNEMLİ ÖNERİ</span></strong></p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, çocuklarda yaz ishaline karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor:</p>

<p>Çocuğunuza düzenli olarak el yıkama alışkanlığını kazandırın.</p>

<p>Güvenilir içme suyu kullanın, güneş altında uzun süre beklemiş olan sulardan kaçının.</p>

<p>Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın.</p>

<p>Pişmiş yiyecekleri uzun süre oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun koşullarda saklayın.</p>

<p>Bebek mamalarını her öğünde taze hazırlayın.</p>

<p>Biberonlerin ve emziklerin temizliğine dikkat edin.</p>

<p>Hijyeninden emin olmadığınız havuzları kullanmayın.</p>

<p>Havuzdan veya denizden çıktıktan sonra mutlaka duş almasını sağlayın.</p>

<p>Havuz suyunu yutmaması konusunda bilinçlendirin.</p>

<p>Özellikle açıkta satılan ve uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerden kaçının.</p>

<p>Çözülmüş gıdaları yeniden dondurmayın.</p>

<p>Evde ishal geçiren biri varsa havlu, bardak ve çatal gibi kişisel eşyalarını ortak kullanmayın.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/yaz-aylarinda-cocuklari-tehdit-eden-gizli-tehlike-ishal-surecinde-ilk-24-saate-dikkat-1782735938.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak Havalarda Bu Hata Omurganıza Zarar Verebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sicak-havalarda-bu-hata-omurganiza-zarar-verebilir-116719</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sicak-havalarda-bu-hata-omurganiza-zarar-verebilir-116719</guid>
                <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sıcak havaların omurga sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyardı. Kas gevşemesi, susuzluk, aşırı fiziksel aktivite ve yanlış hareketlerin omurga sorunlarına yol açabileceğini belirten İnanır, yaz aylarında alınması gereken önlemleri sıraladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, yaz aylarında artan sıcaklıkların omurga sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>İnanır, sıcak havaların kas gevşemesi, susuzluk ve aşırı fiziksel aktivite nedeniyle bel ve boyun bölgesinde yaralanma riskini artırabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAS GEVŞEMESİ VE SUSUZLUK RİSKİ ARTIRIYOR</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Ahmet İnanır'a göre sıcak hava nedeniyle kasların gevşemesi, omurgayı destekleyen kasların zayıflamasına neden olabiliyor.&nbsp;Ayrıca yeterli sıvı tüketilmemesi sonucu oluşan dehidrasyonun kas kramplarına ve omurga üzerinde baskının artmasına yol açarak bel ve sırt ağrılarını tetikleyebileceği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AŞIRI AKTİVİTE VE YANLIŞ DURUŞA DİKKAT</span></strong></p>

<p>Yaz aylarında artan açık hava etkinlikleri ve yoğun egzersizlerin omurgayı zorlayabileceğini ifade eden İnanır, uzun süreli fiziksel aktivitelerin bel ve sırt bölgesinde yaralanma riskini artırabileceğini söyledi.&nbsp;Uzun süre yanlış oturma pozisyonunda kalmanın da omurganın doğal yapısını bozarak ağrılara neden olabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAZ AYLARI İÇİN ÖNEMLİ ÖNERİLER</span></strong></p>

<p>Uzman, omurga sağlığını korumak için gün içerisinde yeterli su tüketilmesini, fiziksel aktivitelerin dengeli yapılmasını, doğru oturma pozisyonuna dikkat edilmesini ve düzenli esneme egzersizlerinin ihmal edilmemesini önerdi.&nbsp;Ayrıca güneşten korunmanın ve açık alanda uzun süre kalınacaksa güneş kremi kullanılmasının da önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIĞ SUYA ATLAMAK CİDDİ YARALANMALARA NEDEN OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Ahmet İnanır, yaz aylarında serinlemek amacıyla yapılan dikkatsiz suya atlayışların ciddi omurga yaralanmalarına yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>İnanır şu uyarıda bulundu: "Atlama yapmadan önce suyun derinliğini kontrol etmemek kıymetli bir hata olabilir. Sığ sularda atlamak, baş ve boyun yaralanmalarına yol açabilir. Yol açabileceği yaralanmalar arasında omurga kırıkları ve çıkıkları yer alır. Yüksekten atlama, vücudu daha fazla darbeye maruz bırakır. Düşme anında omurgadaki baskı artar ve bu da yaralanma riskini yükseltir. Aniden soğuk suya girmenin de ani kas kasılmalarına ve omurga sorunlarına neden olabileceği unutulmamalıdır."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SAĞLIKLI BİR OMURGA, SAĞLIKLI BİR YAŞAMIN TEMELİDİR"</span></strong></p>

<p>Doç. Dr. Ahmet İnanır, yaz aylarında sağlık tedbirlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Sıcak hava, omurga sağlığımız üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Ancak, alacağımız önlemlerle bu etkileri azaltmak mümkündür. Unutmayın, sağlıklı bir omurga, sağlıklı bir yaşamın temelidir. Yaz aylarının tadını çıkarırken, sağlığınızı ön planda tutmayı ihmal etmeyin."</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/sicak-havalarda-bu-hata-omurganiza-zarar-verebilir-1782651971.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Uyuşturucu Raporu Endişelendiren Gerçeği Ortaya Koydu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dunya-uyusturucu-raporu-endiselendiren-gercegi-ortaya-koydu-116694</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dunya-uyusturucu-raporu-endiselendiren-gercegi-ortaya-koydu-116694</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu, küresel uyuşturucu kullanımındaki artışı gözler önüne serdi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, uyuşturucuyla mücadelede önleme çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirterek ailelere, eğitim kurumlarına ve topluma ortak mücadele çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 yılında yayımladığı Dünya Uyuşturucu Raporu, küresel tablonun giderek ağırlaştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde 316 milyon kişi uyuşturucu kullanırken, bu sayı 15-64 yaş grubundaki nüfusun yaklaşık yüzde 6’sına karşılık geliyor. Son on yılda uyuşturucu kullanımı yüzde 28 artış gösterirken, uyuşturucu kullanım bozukluğu yaşayan yaklaşık 64 milyon kişinin yalnızca yüzde 8,1’i tedavi hizmetlerine erişebiliyor.</p>

<p>Ülkemizde 15 yaş üstü bireylerde uyuşturucu kullanım oranı yüzde 0,9 düzeyinde seyrediyorken, bu oran Batı Avrupa’da yüzde 7-9 bandına ulaşıyor. Bu tablo, uzun yıllardır sürdürülen koruyucu önleme çalışmalarının ve toplumsal farkındalığın önemli bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen Türkiye’de uyuşturucu maddeye bağlı ölümler 2024 yılında bir önceki yıla göre %42 artarak 427’ye yükseldi. (Emniyet Genel Müdürlüğü-Türkiye Uyuşturucu Raporu) Bu ölümlerin büyük çoğunluğunda sentetik ve çoklu madde kullanımı ön plana çıkıyor. &nbsp;Veriler, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelede önemli bir noktada olduğunu gösterirken, önleyici çalışmaların kesintisiz sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“AGRESİF YÖNTEMLERLE GENÇLERİ HEDEF ALIYORLAR”</span></strong></p>

<p>Bağımlılıkların her geçen gün daha agresif yöntemlerle özellikle gençleri hedef aldığına dikkat çeken Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç şunları söyledi:&nbsp;“Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, uyuşturucu sorununun bireysel bir mesele olmanın çok ötesine geçtiğini; aileleri, eğitim sistemini, çalışma hayatını ve toplum güvenliğini derinden etkileyen çok boyutlu bir tehdit haline geldiğini gösteriyor. Uyuşturucu ile mücadele yalnızca kolluk kuvvetlerinin değil; ailelerin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve tüm toplumun ortak sorumluluğu. Bu noktada medyaya da kritik bir sorumluluk düşüyor. Uyuşturucu haberlerinde merak uyandıran, özendirici ya da kullanım yöntemlerini tarif eden bir dilden özellikle kaçınılmalı; bağımlılık bir suç ya da zayıflık olarak değil, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olarak ele alınmalıdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“EN GÜÇLÜ KALKANIMIZ ÖNLEME ÇALIŞMALARIDIR”</span></strong></p>

<p>Uyuşturucuyla mücadelede en etkili yöntemin önleme olduğunu vurgulayan Dinç şöyle devam etti:&nbsp;"Küresel tablo bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Uyuşturucu kullanım bozukluğu yaşayan kişilerin yalnızca yüzde 8'i tedavi hizmetlerine ulaşabiliyor. Bu nedenle önleme çalışmaları her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Bir gencimizin uyuşturucuya hiç başlamamasını sağlamak, başladıktan sonra tedavi etmeye çalışmaktan hem insani hem de ekonomik açıdan çok daha kıymetlidir. Türkiye'nin bugün sahip olduğu avantajı koruyabilmesi için bilimsel temelli önleme programlarına, aile eğitimlerine ve gençleri güçlendiren çalışmalara kararlılıkla devam etmeliyiz. Her çocuğumuzun ve her gencimizin bağımlılıklardan uzak, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe hakkı var. Bu sorumluluk hepimize aittir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“HER BAĞIMLILIĞIN BİR HİKÂYESİ VARDIR, HER HİKÂYENİN DE BİR UMUDU”</span></strong></p>

<p>Dinç açıklamasını umut vurgusunu öne çıkararak şöyle tamamladı:&nbsp;“Bağımlılık bir kader değildir. Doğru destekle, doğru zamanda ve bilimsel yöntemlerle insanlar hayatlarını yeniden inşa edebilir. Her bağımlılığın bir hikâyesi vardır, her hikâyenin de umudu. YEDAM çatısı altında bağımlılıklarla mücadele eden bireylere ve ailelerine ücretsiz, gizlilik ilkesiyle psikolojik ve sosyal destek sunuyor, iyileşme yolculuklarında yanlarında oluyoruz. Dünya küresel bir krizle boğuşurken Türkiye’nin bu tablonun dışında kalması mümkün ancak bunun için kararlı, sürekli ve toplumun tüm kesimlerinin katkı sunduğu bir mücade sürdürmemiz gerekiyor. 26 Haziran Uyuşturucu ile Mücadele Günü vesilesiyle, herkesi bu ortak sorumluluğun bir parçası olmaya davet ediyoruz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/dunya-uyusturucu-raporu-endiselendiren-gercegi-ortaya-koydu-1782483359.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Aylarında Kalbinizi Korumanın 9 Altın Kuralı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-aylarinda-kalbinizi-korumanin-9-altin-kurali-116645</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-aylarinda-kalbinizi-korumanin-9-altin-kurali-116645</guid>
                <description><![CDATA[Yaz mevsimiyle birlikte artan hava sıcaklıkları yalnızca günlük yaşam konforunu değil, kalp ve damar sağlığını da önemli ölçüde etkileyebiliyor. Özellikle kalp-damar hastalığı, kalp yetersizliği ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde sıcak havalar ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kalp, yaz aylarında vücudun ısı dengesini koruyabilmek için daha fazla çalıştığı için bu aylarda oluşabilecek her türlü belirtinin dikkate alınması gerekiyor. Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ferhat Işık, başta kalp hastaları olmak üzere tüm bireylerin kalp sağlığı hakkında dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yaz aylarında kalbinizi korumak için bunlara dikkat edin!</strong></span></p>

<p>Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısı dengesini koruyabilmek için damarları genişletir ve terleme yoluyla ısı kaybını artırmaya çalışır. Bu süreçte sıvı ve elektrolit kaybı meydana gelir. Kalp ise vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu nedenle yaz aylarında kalbi korumak için bazı önemli kurallara dikkat edilmesi gerekir.</p>

<ol>
	<li><strong>Susamayı beklemeden su için:&nbsp;</strong>Yaz aylarında düzenli olarak su tüketilmelidir. Susama hissi beklenmemeli, günde ortalama 3 litre civarında su içilmelidir. Yetersiz sıvı alımı tansiyon düşüklüğüne, çarpıntıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya neden olabilir. Kalp yetersizliği olan hastalar ise sıvı tüketimi konusunda mutlaka doktorlarının önerilerine uymalıdır.&nbsp;</li>
	<li><strong>Güneşin en yoğun olduğu saatlerden kaçının:&nbsp;</strong>Sıcaklığın ve güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Zorunlu durumlarda gölgede kalınmalı, şapka ve şemsiye kullanılmalıdır.&nbsp;</li>
	<li><strong>Hafif ve açık renkli kıyafetler tercih edin:&nbsp;</strong>Yaz aylarında açık renkli, bol ve hafif kıyafetler tercih edilmelidir. Bu tür kıyafetler vücudun serin kalmasına yardımcı olur ve sıcaklığın kalp üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilir.</li>
	<li><strong>Egzersizi doğru saatlerde yapın:&nbsp;</strong>Egzersiz kalp sağlığı için önemlidir ancak sıcak havalarda sabah erken saatler veya akşam serinliği tercih edilmelidir. Aşırı efor gerektiren aktivitelerden kaçınılmalıdır.</li>
	<li><strong>Ağır Fiziksel Aktiviteleri Sınırlandırın</strong>: Sıcak havalarda ani ve yoğun egzersizler kalp krizi riskini artırabilir. Bahçe işleri, ağır yük taşıma veya uzun süreli yoğun spor aktiviteleri dikkatli planlanmalı ve mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.</li>
	<li><strong>Beslenmenize dikkat edin, tuz ve kafeini sınırlayın:&nbsp;</strong>Tuz tüketiminin artması tansiyon kontrolünü zorlaştırabilir ve kalp yetersizliği hastalarında sıvı tutulmasına neden olabilir. Yaz aylarında daha hafif ve dengeli beslenme tercih edilmelidir. Alkol ve aşırı kafein tüketiminden kaçınılmalıdır. Bu içecekler sıvı kaybını artırarak çarpıntı ve ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir.</li>
	<li><strong>Kalbinizin verdiği sinyalleri ciddiye alın:&nbsp;</strong>Kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, nefes darlığı veya efor kapasitesinde belirgin azalma ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kalp yetersizliği hastalarında ani kilo artışı, bacaklarda şişlik, nefes darlığında artış veya gece nefes almakta zorlanma gibi belirtiler sıvı dengesinin bozulduğunu gösterebilir.</li>
	<li><strong>Tansiyon ilacı kullanıyorsanız düzenli ölçüm yapın:</strong>&nbsp;Artan sıcaklıklar, hipertansiyon hastalarında tansiyon değişikliklerine neden olabilir. Özellikle tansiyon ilacı kullanan hastaların düzenli ölçüm yapmaları ve olağan dışı değerlerde doktorlarına danışmaları önemlidir. Kalp ilaçları hekim önerisi olmadan kesinlikle bırakılmamalı veya dozları değiştirilmemelidir.</li>
	<li><strong>Sağlıklı olsanız da sıcak havanın verdiği sinyalleri dikkate alın:</strong>&nbsp;Unutulmamalıdır ki yaz sıcakları, sağlıklı bireylerde bile kalp üzerinde ek yük oluşturabilir. Özellikle ileri yaşta olanlar ve kalp-damar hastalığı bulunan kişiler, basit görünen önlemlerle ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Kalp sağlığını korumanın en etkili yolu, sıcak havalarda vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak ve hekim önerilerine uygun hareket etmektir.</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/yaz-aylarinda-kalbinizi-korumanin-9-altin-kurali-1782310845.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>40 Yaş Üstü Her 2 Kişiden 1’inin Ortak Sorunu Bel Fıtığı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/40-yas-ustu-her-2-kisiden-1inin-ortak-sorunu-bel-fitigi-116639</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/40-yas-ustu-her-2-kisiden-1inin-ortak-sorunu-bel-fitigi-116639</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmalar, ağrının var olup olmadığına bakılmaksızın toplumun genel popülasyonunda yapılan MR görüntülemelerin sonucunda 40 yaşın üzerindeki her 2 kişiden 1’inin bel fıtığı hastası olduğunu ortaya koyuyor. Omurlar arasındaki disklerin bozulmasıyla oluşan bel fıtığı genellikle bel ve bacak ağrısı, bacaklarda uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğüyle kendini gösteriyor. Hastalığın en fazla görülen belirtilerinden biri ise “siyatik” olarak nitelendirilen, belden bacağa doğru yayılan ağrılar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Tatarlı, hastalığın oluşumunda birçok farklı nedenin olduğunu söylüyor: “Ağır eşyaların kaldırılması, bilinçsiz yapılan sporlar, bilgisayar başındaki kişilerde uzun süre aynı pozisyonda oturma veya yanlış oturma pozisyonu, obezite, yaşlılık ve sigara tüketimi gibi etkenler hastalığın oluşumunda en sık karşılaştığımız nedenler. Özellikle bahar ve yaz aylarında kişilerin kilo verme istekleriyle bilinçsiz bir şekilde spora yönelmeleri de bel fıtığına davetiye çıkarıyor.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Belirtileri Göz Ardı Etmeyin!</strong></span></p>

<p>Prof. Dr. Necati Tatarlı, hastalığın en yaygın görülen belirtileriyle ilgili bazı önemli noktaları vurguluyor: “En fazla görülen belirtiler, bel ağrısı ve belden bacağa doğru uyuşma ve ağrıdır. Kaslarda güçsüzlük, eğilme veya dikilme gibi bel hareketlerinde zorlanma veya ağrı, uzun süre oturduktan veya ayakta kaldıktan sonra yaşanan ağrılar da sık sık karşımıza çıkıyor. Bu tip belirtileri gösteren hastaların en kısa zamanda, bu alanda uzman bir doktora muayene olması gerekir. Bel fıtığı teşhisi için ilk adımda nörolojik muayene çok önemli. Nörolojik muayenenin ardından doktor gerekli görürse, röntgen, bilgisayarlı tomografi, MR, miyelogram ve elektromiyogram (EMG) gibi ileri tetkikler isteyebilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">Bel Fıtığı Nasıl Tedavi Edilir? Cerrahi Seçenek Hangi Hastalar İçin Uygun?</span></strong></p>

<p>Bel fıtığı teşhisi konulan hastaların istirahat, ağrı kesiciler ve fizik tedavi yöntemleriyle şikâyetlerinin azaldığı görülmektedir. Bu tedavilere rağmen düzelme gerçekleşmeyen, yaşam kalitesi düşen, iş ve güç kaybı riskiyle karşı karşıya kalan, mesane ve bağırsak kontrolünde sorun yaşayan, bacaklarında veya ayaklarında güç kaybı olan hastaların tedavisinde cerrahi müdahale gereklidir. Cerrahi tedavi sonrasında hastalık tamamen geçer. Ancak tedavi edilen kişi ağır yük kaldırırsa hastalığın tekrarlama oranı yüzde 25’tir. Pilates, düz yolda yürüyüş ve yüzme bel sağlığını destekleyen sporlardır.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">Tedavi Edilmezse Kaslarda Felce Neden Olabilir</span></strong></p>

<p>Bel fıtığı, tedavi edilmediğinde felce dahi neden olabilen bir hastalık. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Tatarlı, tedavi edilmemesi durumunda hastalığın ilerleyen süreçleri hakkında şunları söyledi; “Bel fıtığı tedavi edilmediğinde kronik ve şiddetli ağrılara nede olur ki, bu durum hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler, kalıcı uyuşma ve hissizlik ile sinirlerin kontrol ettiği kaslarda felç ihtimali doğabilir. Dolayısıyla bu belirtileri gösteren kişilerin en kısa sürede doktora başvurmaları ve doktorun talimatlarına harfiyen uymaları gerekir.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/40-yas-ustu-her-2-kisiden-1inin-ortak-sorunu-bel-fitigi-1782302489.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastaneye Gitme Devri Kapanıyor! Kronik Hastalar İçin Evde Kesintisiz Sağlık Dönemi Sunuluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hastaneye-gitme-devri-kapaniyor-kronik-hastalar-icin-evde-kesintisiz-saglik-donemi-sunuluyor-116623</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hastaneye-gitme-devri-kapaniyor-kronik-hastalar-icin-evde-kesintisiz-saglik-donemi-sunuluyor-116623</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, yayımlanan yeni yönetmelikle evde sağlık hizmetlerinde devrim niteliğinde bir dönemin başladığını duyurdu. Yeni düzenlemeyle birlikte evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri tek çatı altında birleştirilirken; kronik hastalara yönelik tetkik, rapor yenileme ve tıbbi girişimsel işlemler artık ev ortamında kesintisiz olarak sunulacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik” ile evde sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başladığını açıkladı. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sağlık altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Memişoğlu, göreve geldikleri günden bu yana sağlık alanında 133 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdiklerini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EVDE SAĞLIK VE PALYATİF BAKIM TEK ÇATI ALTINDA ENTEGRE EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Yeni yönetmelikle evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin tek çatı altında entegre edildiğini vurgulayan Memişoğlu, böylece tıbbi bakımda bütüncül bir modelin uygulanacağını söyledi. Yönetmelik kapsamında sağlık tesislerinde tedavi planı oluşturulan ve ilk uygulaması gerçekleştirilen hastaların, hekim onayı doğrultusunda ev ortamında da sağlık hizmeti alabileceğini belirten Memişoğlu, sonda uygulamaları ve çeşitli girişimsel işlemlerin de uygun hastalar için evde sürdürülebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RAPOR YENİLEME VE İLAÇ HİZMETLERİ EVDE KESİNTİSİZ SUNULACAK</span></strong></p>

<p>Kardiyovasküler, nörolojik, ileri evre kronik veya nadir hastalıklara sahip vatandaşların yara ve yanık bakımı, tetkik işlemleri, reçete düzenlenmesi ile ilaç, mama ve bez raporlarının yenilenmesi gibi hizmetlerden evlerinde kesintisiz şekilde yararlanabileceğini ifade eden Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin daha da kolaylaşacağını dile getirdi. Başvuru süreçlerinde de yeni kolaylıklar getirildiğini belirten Memişoğlu, Evde Sağlık Hizmetleri İletişim Merkezi (ESHİM) üzerinden yapılan başvuruların eş zamanlı olarak ilgili koordinasyon merkezleri ve aile hekimlerine iletileceğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL ENTEGRASYON İLE SÜREÇLER HIZLANACAK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında kurulacak koordinasyon birimleri ve dijital entegrasyon sistemleri sayesinde sevk, kabul ve taburculuk süreçlerinin daha hızlı ve planlı yürütüleceğini vurgulayan Memişoğlu, “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik’in ülkemize, aziz milletimize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/hastaneye-gitme-devri-kapaniyor-kronik-hastalar-icin-evde-kesintisiz-saglik-donemi-sunuluyor-1782227131.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağrı Kesiciler Mide Ülserine Kadar Varabilen Sorunlara Yol Açabiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-116622</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-116622</guid>
                <description><![CDATA[Ağrı kesicilerin gereğinden fazla kullanılmasının mide ülserine yol açabileceğini söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her ağrı hissedildiğinde ağrı kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Gastrit ve reflüde beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘İKİ HASTALIKTA BELİRTİLER FARKLIDIR’</span></strong></p>

<p>Gastrit ve reflünün birbirinden farklı hastalıklar olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Gastrit ve reflü birbirinden farklı hastalıklardır. Reflünün asıl adı gastroözofageal reflüdür. Gastrit, mide mukozasının iltihaplanmasına verdiğimiz isimdir. Yani mide mukozası patolojik olarak iltihaplanır ve bunun teşhisini endoskopik olarak koyarız. Reflü ise mide içeriğinin, asidin ya da yiyeceklerin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan şikayetlere verilen isimdir” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘BESLENME VE YAŞAM TARZI ÖNEMLİ ROL OYNUYOR’</span></strong></p>

<p>Gastrit ve reflünün genellikle yaşam tarzı ve beslenme hatalarıyla ilişkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “İkisi arasındaki farklara baktığımızda; gastritte daha çok mide yanması ve mide ağrısı gibi şikayetler görürüz. Reflüde ise hasta, daha üst bölgede, yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hisseder. Gastrit ve reflü genellikle beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıklar ve yaşam tarzına bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Gastritte mide yanması, mide ağrısı, bulantı ve kusma gibi semptomlar görülebilir. Reflüde ise yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hissi ön plandadır. Bunun yanı sıra öksürük ve boğazda gıcık hissi gibi belirtiler de görülebilir” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘ALARM SEMPTOMLARINA DİKKAT EDİLMELİ’</span></strong></p>

<p>Alarm semptomlarının önemine değinen Uzm. Dr. Coşun, “Bazı durumlarda hastaların mutlaka doktora başvurması gerekir. Bunlara alarm semptomları diyoruz. Disfaji olarak adlandırdığımız yutma güçlüğü, yemek yerken direnç hissedilmesi, kilo kaybı, gece terlemesi, demir eksikliği anemisi ve bu şikayetlerin özellikle 45 yaşından sonra ortaya çıkması alarm semptomları arasında yer alır. Bu durumlarda mutlaka bir uzmanın değerlendirmesi gerekir” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘DOĞRU BESLENME ŞİKAYETLERİ AZALTABİLİR’</span></strong></p>

<p>Beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Beslenme konusunda da dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine, daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ŞİKAYETLERİN KONTROL ALTINA ALINMASINA KATKI SAĞLAR’</span></strong></p>

<p>Reflü hastalarında yaşam tarzı düzenlemelerinin etkili olduğunu belirten Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü semptomları olan hastalarda yatak başının yükseltilmesi veya çift yastıkla uyunması gibi önlemler faydalı olabilir. Ayrıca stresten uzak durmak, düzenli bir yaşam sürmek, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek de şikayetlerin kontrol altına alınmasına katkı sağlar” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘GASTRİT HASTALARINDA KULLANILAN BAZI İLAÇLARA DİKKAT EDİLMELİ’</span></strong></p>

<p>Ağrı&nbsp;kesici kullanımına dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Gastrit hastalarında kullanılan bazı ilaçlara da dikkat edilmelidir. Özellikle&nbsp;ağrı kesiciler&nbsp;zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her&nbsp;ağrı&nbsp;hissedildiğinde&nbsp;ağrı&nbsp;kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">‘45 YAŞ SONRASI ŞİKAYETLER CİDDİYE ALINMALI’</span></strong></p>

<p>Gastrit ve reflünün her yaşta görülebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü ve gastrit her yaşta görülebilen hastalıklardır. Ancak özellikle 45 yaşından sonra aniden başlayan reflü, mide ağrısı veya mide yanması gibi şikayetlerin daha ciddiye alınması ve mutlaka değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-1782224875.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Battalgazi İlçesinde Sulama Havuzuna Düşen Gebe İnek İçin Ekipler Zamanla Yarıştı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/battalgazi-ilcesinde-sulama-havuzuna-dusen-gebe-inek-icin-ekipler-zamanla-yaristi-116551</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/battalgazi-ilcesinde-sulama-havuzuna-dusen-gebe-inek-icin-ekipler-zamanla-yaristi-116551</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Battalgazi ilçesinde sulama havuzuna düşerek mahsur kalan gebe inek, itfaiye ekiplerinin yaklaşık iki saat süren titiz çalışması sonucu kurtarılarak sahibine teslim edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Battalgazi ilçesinde hareketli saatler yaşandı. Sulama havuzuna düşen bir büyükbaş hayvan, profesyonel ekiplerin müdahalesiyle kurtarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHBAR ÜZERİNE EKİPLER SEVK EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Olay, Battalgazi ilçesine bağlı Orduzu Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgedeki bir sulama havuzuna gebe bir inek düştü. Hayvanın havuzda mahsur kaldığını gören çevre sakinlerinin ihbarı üzerine, bölgeye hızla Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ SAATLİK TİTİZ ÇALIŞMA</span></strong></p>

<p>Havuz içerisinde mahsur kalan gebe hayvanı kurtarmak için itfaiye ekipleri tarafından hemen çalışma başlatıldı. Alanın fiziki şartları göz önünde bulundurularak yürütülen ve yaklaşık iki saat süren titiz müdahalenin ardından, gebe inek düştüğü yerden güvenli bir şekilde çıkarıldı.</p>

<p>Yapılan kontrollerde sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen inek, kurtarma operasyonunun ardından sahibine teslim edildi. Olayla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606191425-8508f458-20b0-4a38-8f8a-b9b75e0cdf73.png" style="height:800px; width:615px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/battalgazi-ilcesinde-sulama-havuzuna-dusen-gebe-inek-icin-ekipler-zamanla-yaristi-1781888824.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hiçbir Şikayeti Olmayan Hasta Aile Hekimliğindeki Tarama Testiyle Kanseri Erken Evrede Yendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hicbir-sikayeti-olmayan-hasta-aile-hekimligindeki-tarama-testiyle-kanseri-erken-evrede-yendi-116550</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hicbir-sikayeti-olmayan-hasta-aile-hekimligindeki-tarama-testiyle-kanseri-erken-evrede-yendi-116550</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hiçbir şikayeti olmayan bir hastaya aile hekimliğinde yapılan basit bir tarama testiyle kolon kanseri teşhisi konuldu; uygulanan başarılı kapalı ameliyatla kalın bağırsağı korunarak sağlığına kavuşturuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, koruyucu hekimlik uygulamaları ve modern cerrahi yöntemlerin birleştiği başarılı bir tedavi sürecine imza attı. Aile hekimliğinde yapılan rutin bir tarama testi, hiçbir şikayeti olmayan bir vatandaşın hayatını kurtardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARDI</span></strong></p>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından gerçekleştirilen kolonoskopik değerlendirme ve biyopsiler sonucunda, hastanın rektosigmoid bölgesindeki lezyonun kolon kanseri olduğu belirlendi. Sağ kolonda hepatik fleksura bölgesindeki diğer lezyon ise ileri derecede displazi içeren ve kansere dönüşme riski yüksek prekanseröz bir tümör olarak raporlandı.&nbsp;Bu tür olgularda kalın bağırsağın büyük bölümünün çıkarılmasını gerektirebilecek subtotal kolektomi önemli tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilirken, hasta için multidisipliner bir yaklaşım benimsendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda rektosigmoid bölgedeki kanser, Op. Dr. Cebrail Yetkin ve ekibi tarafından laparoskopik low anterior rezeksiyon ameliyatı ile tedavi edildi. Böylece hastanın kalın bağırsağının büyük kısmı korunurken, daha geniş rezeksiyon gerektirebilecek bir cerrahi girişimden kaçınıldı. Ameliyat sonrası dönemde herhangi bir komplikasyon gelişmeyen hasta, laparoskopik cerrahinin sağladığı avantajlar sayesinde hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci geçirerek şifa ile taburcu edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARAMA TESTLERİNİN ÖNEMİ VURGULANDI</span></strong></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Op. Dr. Cebrail Yetkin, bu vakanın hem Sağlık Bakanlığı'nın koruyucu hekimlik uygulamalarının başarısını hem de modern cerrahi yaklaşımların önemini gösteren güzel bir örnek olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Hastamızın hiçbir şikâyeti olmamasına rağmen aile hekimliğinde yapılan basit bir GGK tarama testi sayesinde kolon kanseri erken dönemde tespit edildi. Hastalık uzak organlara yayılmadan tanı konulmuş olması, koruyucu hekimlik ve kanser tarama programlarının ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü tarama programları sayesinde birçok kanser hastası erken dönemde teşhis edilerek tedavi imkanı elde etmektedir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGUN TEDAVİ PLANINI OLUŞTURDUK</span></strong></p>

<p>Uygulanan cerrahi teknik ve tedavi planlamasına dair detayları da paylaşan Op. Dr. Cebrail Yetkin ayrıca şunları kaydetti:&nbsp;"Bu vakada multidisipliner yaklaşım sayesinde hastamız için en uygun tedavi planını oluşturduk. Onkolojik prensiplerden ödün vermeden, laparoskopik ve organ koruyucu bir yaklaşım uygulayarak kalın bağırsağın büyük bölümünü koruyabildik. Modern endoskopik yöntemler, ileri laparoskopik cerrahi deneyimi ve ekip çalışması sayesinde hem kanser tedavisini başarıyla gerçekleştirdik hem de hastamızın ilerleyen yaşamındaki bağırsak fonksiyonlarını ve yaşam kalitesini korumayı hedefledik."</p>

<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Cerrahi Endoskopi Ünitesi ve ileri laparoskopik cerrahi altyapısı sayesinde kanser şüphesi bulunan hastaların hızlı şekilde değerlendirildiğini belirten Yetkin, tarama testlerinde pozitif sonuç saptanan vatandaşların vakit kaybetmeden ileri değerlendirme için sağlık kuruluşlarına başvurmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 19:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/hicbir-sikayeti-olmayan-hasta-aile-hekimligindeki-tarama-testiyle-kanseri-erken-evrede-yendi-1781887307.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kronik Omuz Ağrısı Çekenlere Müjde: Doçent Doktor Serkan Akpancar&#039;ın Araştırması Dünyada Ses Getirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kronik-omuz-agrisi-cekenlere-mujde-docent-doktor-serkan-akpancarin-arastirmasi-dunyada-ses-getirdi-116467</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kronik-omuz-agrisi-cekenlere-mujde-docent-doktor-serkan-akpancarin-arastirmasi-dunyada-ses-getirdi-116467</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar’ın yer aldığı uluslararası bilimsel araştırma, kronik omuz ağrılarında uygulanan proloterapi tedavisinin etkinliğini kanıtladı. Saygın tıp dergilerinde yayımlanan ve hastaların yüzde 93'ünde tam memnuniyet sağlayan çalışma, ameliyatsız tedavi arayanlar için küresel çapta bir umut ışığı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar’ın yazarları arasında bulunduğu bilimsel çalışma, kronik omuz ağrısı yaşayan hastalar için yeni bir tedavi umudu oldu. Uluslararası alanda saygın yayınlar arasında gösterilen Orthopaedics &amp; Traumatology: Surgery &amp; Research dergisinde yayımlanan araştırma, omuz tendon yaralanmalarında uygulanan proloterapi tedavisinin başarılı sonuçlarını bilimsel verilerle ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜZDE DOKSAN ÜÇLÜK MEMNUNİYET ORANI</span></strong></p>

<p>Kronik rotator manşet (omuz tendon) yaralanmaları üzerine gerçekleştirilen çalışmada toplam 120 hasta değerlendirildi. Hastaların bir bölümüne egzersiz tedavisi uygulanırken, diğer gruba ultrason esliğinde proloterapi tedavisi yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre proloterapi uygulanan hastaların yaklaşık yüzde 93’ü tedaviden memnun kaldığını belirtirken, ağrı düzeylerinde ve omuz fonksiyonlarında belirgin iyileşme gözlendi.</p>

<p>Araştırmada, proloterapinin uygun hasta grubunda cerrahi müdahaleye alternatif olabilecek güçlü bir seçenek olduğu vurgulandı. Tedavi yöntemi, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirmeyi hedefleyen enjeksiyon temelli bir uygulama olarak öne çıkıyor. Özellikle tendon ve bağ dokusu kaynaklı rahatsızlıklarda kullanılan proloterapi, klasik yöntemlerden sonuç alamayan hastalarda dikkat çekici başarı oranlarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161303-c6108bcc-69ca-4f23-9489-0571f5381c18.jpeg" style="height:454px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA TIP LİTERATÜRÜNE BÜYÜK KATKI</span></strong></p>

<p>Uluslararası bilim dünyasında ilgi gören çalışma, farklı ülkelerde yürütülen çok sayıda araştırmada da referans gösterildi. Bu durum, elde edilen sonuçların yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de bilimsel karşılık bulduğunu ortaya koydu. Malatya’da hasta kabulüne devam eden Doç. Dr. Serkan Akpancar, spor yaralanmaları, tendon hastalıkları ve rejeneratif tedaviler alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekerken, proloterapi konusunda Türkiye’nin önde gelen uzmanları arasında gösteriliyor. Araştırmanın uluslararası alanda gördüğü ilgi, Malatya’dan çıkan bilimsel çalışmaların dünya tıp literatürüne katkı sunmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"SONUÇLAR BEKLENTİMİZİN DE ÜZERİNDE OLDU"</span></strong></p>

<p>Yürüttükleri çalışmanın detaylarına ve ulaştığı küresel başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Serkan Akpancar, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Uzun süredir omuz ağrısı yaşayan ve klasik tedavilere rağmen iyileşme sağlanamayan hastalarda proloterapinin etkisini araştırdık. Sonuçlar beklentimizin de üzerinde oldu. Doğru hasta seçimiyle bazı vakalarda ameliyatsız yöntemlerle de yüz güldürücü sonuçlar elde edilebileceğini bilimsel olarak ortaya koyduk."</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/kronik-omuz-agrisi-cekenlere-mujde-docent-doktor-serkan-akpancarin-arastirmasi-dunyada-ses-getirdi-1781608855.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Memişoğlu ve YÖK Başkanı Özvar&#039;dan Peş Peşe Tebrik: Türk Hekimler Küresel Ölçekte Tarih Yazdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-memisoglu-ve-yok-baskani-ozvardan-pes-pese-tebrik-turk-hekimler-kuresel-olcekte-tarih-yazdi-116464</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-memisoglu-ve-yok-baskani-ozvardan-pes-pese-tebrik-turk-hekimler-kuresel-olcekte-tarih-yazdi-116464</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, dünya tıp tarihine geçecek muazzam bir başarıya daha imza atarak ilk eş zamanlı 8'li çapraz karaciğer naklini gerçekleştirdi. Yaklaşık 22 saat süren tarihi operasyonun ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve YÖK Başkanı Erol Özvar, yayımladıkları mesajlarla Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve 150 kişilik dev sağlık ekibini tebrik etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleştirilen dünyanın ilk eş zamanlı 8’li çapraz karaciğer nakli, yalnızca Türkiye’de değil uluslararası sağlık camiasında da geniş yankı uyandırdı. Organ nakli alanında dünya tıp tarihine geçen operasyonun ardından tebrik mesajları peş peşe gelirken, Malatya bir kez daha sağlık alanındaki başarısıyla gündeme oturdu.</p>

<p>Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğindeki ekip tarafından gerçekleştirilen operasyon kapsamında 8 verici ve 8 alıcı olmak üzere toplam 16 ameliyat eş zamanlı olarak yapıldı. Yaklaşık 22 saat süren ve 150 sağlık çalışanının görev aldığı operasyon başarıyla tamamlandı. Daha önce dünyanın ilk canlıdan 4’lü, 5’li, 6’lı ve 7’li çapraz karaciğer nakillerini gerçekleştiren İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, bu operasyonla kendi rekorunu geliştirerek dünya tıp literatürüne bir başarı daha kazandırdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161108-01-inonu-universitesi-turgut-ozal-tip-merkezi-karaciger-nakli-enstitusu-muduru-prof-dr-sezai-yilmaz.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YÖK BAŞKANI ÖZVAR’DAN TEBRİK</strong></span></p>

<p>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, tarihi operasyonun ardından yaptığı açıklamada İnönü Üniversitesi ve sağlık ekibini kutladı. Özvar, “Dünyada ilk kez gerçekleştirilen bu nakil, Türk yükseköğretiminin, bilim insanlarımızın ve sağlık sistemimizin küresel ölçekte ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. Bu büyük başarıyla gurur duydum” ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesi’nin yıllardır organ nakli alanında öncü çalışmalar yürüttüğünü belirten Özvar, elde edilen başarının yalnızca akademik değil aynı zamanda insani açıdan da büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161108-03-dunya-tip-tarihine-gececek-basari-ilk-sekizli-capraz-karaciger-nakli-malatyada-inonu-universitesinde-yapildi.jpeg" style="height:530px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN MEMİŞOĞLU: “TÜRK HEKİMLERİMİZLE GURUR DUYUYORUZ”</span></strong></p>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tarihi başarıyı tebrik etti. Memişoğlu paylaşımında, “Türk hekimlerimizle gurur duyuyoruz. İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitümüzde dünyada bir ilke daha imza atıldı. Prof. Dr. Sezai Yılmaz hocamız ve kıymetli ekibi gerçekleştirdikleri 8’li çapraz karaciğer nakli ile tıp tarihine altın harflerle adını yazdırdı” ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin karaciğer naklinde dünya çapında marka haline geldiğini belirten Memişoğlu, İnönü Üniversitesi’nde yetişen bilim insanlarının bu başarıda önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161108-04-dunya-tip-tarihine-gececek-basari-ilk-sekizli-capraz-karaciger-nakli-malatyada-inonu-universitesinde-yapildi.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KÜRESEL LİDERİZ”</span></strong></p>

<p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ise Malatya’nın çapraz karaciğer nakillerinde dünyanın merkezi haline geldiğini belirtti. Küresel çapraz karaciğer nakillerinin yüzde 80 ila 90’ının Malatya’da gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, “Bugün 8’li çapraz karaciğer naklini gerçekleştirdi ancak uygun şartlar oluştuğunda 9’lu ve 10’lu çapraz nakilleri de yapabilecek kapasiteye sahibiz” dedi. Amaçlarının rekor kırmak olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Önceliğimiz organ bekleyen ve durumu kritik hale gelen hastalara umut olabilmek. Bu operasyon sayesinde birden fazla hastanın hayatına dokunma fırsatı bulduk” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161108-06-dunya-tip-tarihine-gececek-basari-ilk-sekizli-capraz-karaciger-nakli-malatyada-inonu-universitesinde-yapildi.jpeg" style="height:367px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA BİR KEZ DAHA DÜNYAYA ÖRNEK OLDU</span></strong></p>

<p>Canlı vericili karaciğer naklinde dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak gösterilen İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde bugüne kadar 400’ün üzerinde çapraz karaciğer nakli gerçekleştirildi. Bu sayı ile Malatya, dünya genelindeki çapraz karaciğer nakillerinin büyük bölümüne ev sahipliği yapıyor. Sağlık otoriteleri tarafından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilen 8’li çapraz karaciğer nakli, hem Türk tıbbının ulaştığı seviyeyi ortaya koydu hem de organ bekleyen hastalar için yeni umutların kapısını araladı. Malatya’da gerçekleştirilen operasyon, dünya sağlık literatürüne geçen önemli başarılar arasında yerini aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606161108-08-dunya-tip-tarihine-gececek-basari-ilk-sekizli-capraz-karaciger-nakli-malatyada-inonu-universitesinde-yapildi.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/bakan-memisoglu-ve-yok-baskani-ozvardan-pes-pese-tebrik-turk-hekimler-kuresel-olcekte-tarih-yazdi-1781602736.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Sıcaklarıyla Birlikte Geri Dönen Gizli Tehlike Malatya&#039;da Alarm Zillerini Çaldırdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklariyla-birlikte-geri-donen-gizli-tehlike-malatyada-alarm-zillerini-caldirdi-116415</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yaz-sicaklariyla-birlikte-geri-donen-gizli-tehlike-malatyada-alarm-zillerini-caldirdi-116415</guid>
                <description><![CDATA[Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte Malatya’da kene vakalarına karşı uyarılar yeniden gündeme geldi; uzmanlar, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen kene ısırıklarına karşı hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya’da da kene vakalarına karşı uyarılar yeniden gündeme geldi. Özellikle kırsal bölgelerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların daha fazla risk altında olduğu belirtilirken, uzmanlar kene ısırıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte açık alanlarda geçirilen sürenin artması, kene ile temas riskini de beraberinde getiriyor. Ormanlık alanlar, mera ve otlaklar ile tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak sürdürüldüğü bölgelerde görülen keneler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere çeşitli hastalıkların bulaşmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Malatya’da da özellikle kırsal mahallelerde zaman zaman kene vakaları görülürken, sağlık yetkilileri vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar; doğa yürüyüşleri, piknik ve tarımsal çalışmalar sonrasında vücudun detaylı şekilde kontrol edilmesini öneriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRTİLERE DİKKAT EDİLMELİ</span></strong></p>

<p>Kene ısırıklarının çoğu zaman ağrısız gerçekleştiğini belirten uzmanlar, vücuda yapışan kenenin fark edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Kene teması sonrasında yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">YANLIŞ MÜDAHALE RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>Uzmanlar, vücuda yapışan kenelere bilinçsiz şekilde müdahale edilmemesi konusunda da uyarıda bulunuyor. Kenenin üzerine kolonya, alkol veya benzeri maddeler dökülmesinin ya da yakılarak çıkarılmaya çalışılmasının enfeksiyon riskini artırabileceği belirtiliyor. Kene ile karşılaşılması halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KORUNMA ÖNLEMLERİ ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Yetkililer, kırsal alanlarda bulunacak vatandaşların açık renkli ve uzun kollu kıyafetler tercih etmesi, pantolon paçalarını çorap içerisine alması ve dönüşte vücut kontrolü yapmasının olası riskleri azaltacağını ifade ediyor. Her yıl yaz aylarında artış gösteren kene vakalarına karşı alınacak basit tedbirlerin, ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<p>KAYNAK: MHA<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/yaz-sicaklariyla-birlikte-geri-donen-gizli-tehlike-malatyada-alarm-zillerini-caldirdi-1781430290.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turgut Özal Tıp Merkezi Sekizli Çapraz Karaciğer Nakliyle Dünya Tıp Tarihinde Yeni Bir Sayfa Açtı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezi-sekizli-capraz-karaciger-nakliyle-dunya-tip-tarihinde-yeni-bir-sayfa-acti-116411</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezi-sekizli-capraz-karaciger-nakliyle-dunya-tip-tarihinde-yeni-bir-sayfa-acti-116411</guid>
                <description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü, dünyada ilk kez gerçekleştirilen sekizli çapraz karaciğer nakli operasyonunu başarıyla tamamlayarak dünya tıp literatürüne geçecek tarihi bir başarıya daha imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü, organ nakli alanında dünya tıp literatürüne geçecek tarihi bir başarıya daha imza attı. Daha önce dünyanın ilk dörtlü, beşli, altılı ve yedili çapraz karaciğer nakillerini gerçekleştiren merkez, bu kez dünyada ilk kez sekizli çapraz karaciğer naklini başarıyla tamamlayarak tıp tarihinde yeni bir sayfa açtı.</p>

<p>Karaciğer nakli alanında uluslararası ölçekte referans merkezlerden biri olarak kabul edilen Turgut Özal Tıp Merkezi, geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla dikkat çekmeye devam ediyor. Organ uyumsuzluğu nedeniyle uzun süre nakil bekleyen hastalar için geliştirilen çapraz nakil sistemi sayesinde birçok hasta yeniden yaşama tutunma fırsatı buluyor.</p>

<p>Merkezde gerçekleştirilen son operasyon ise yalnızca Türkiye’de değil, dünya tıp camiasında da büyük yankı uyandırdı. Dünyada ilk kez sekiz farklı verici ve alıcı arasında oluşturulan eşleştirme ağıyla sekizli çapraz karaciğer nakli başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606130405-img-8226.png" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROF. DR. SEZAİ YILMAZ: “AMACIMIZ REKOR KIRMAK DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, çoklu çapraz nakillerin temel amacının sayı artırmak ya da rekor kırmak olmadığını vurguladı. Yılmaz, “Dünyada genellikle ikili ve üçlü çapraz nakiller yapılabiliyor. Dörtlü ve üzerindeki çapraz karaciğer nakilleri ise bugüne kadar yalnızca merkezimizde gerçekleştirildi. Ancak bizim hedefimiz rekor kırmak değil, organ bekleyen hastalara umut olabilmektir” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ HASTANIN HAYATINI DEĞİŞTİREN EŞLEŞTİRME</span></strong></p>

<p>Sekizli çapraz naklin ortaya çıkış sürecine ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Yılmaz, bazı hastaların uzun süredir uygun donör bulunamadığı için beklediğini ve sağlık durumlarının giderek ağırlaştığını söyledi. Yılmaz, “Nakil bekleyen iki hastamızın durumu oldukça kritikti. Bu hastalara uygun organ bulunabilmesi ancak sekizli çapraz eşleştirme modeliyle mümkün olabildi. Bu nedenle gerçekleştirilen operasyon tamamen hastalarımızın ihtiyacından doğdu. Sonuçta iki hastamızın yeniden hayata tutunmasına vesile olduk” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TARİHİ OPERASYONUN ARDINDAN BÜYÜK SEVİNÇ</strong></span></p>

<p>Başarıyla tamamlanan ameliyatların ardından ekip olarak büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Yılmaz, operasyonda görev alan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Yılmaz, “Bugün ekip arkadaşlarımızla birlikte çok özel bir gece yaşıyoruz. Hastalarımıza umut olabilmek, onların yaşamlarına dokunabilmek bizim için her şeyden daha değerli” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA DÜNYA TIP LİTERATÜRÜNE YÖN VERİYOR</span></strong></p>

<p>Gerçekleştirdiği öncü çalışmalarla organ nakli alanında dünyanın sayılı merkezleri arasında gösterilen Turgut Özal Tıp Merkezi, daha önceki dörtlü, beşli, altılı ve yedili çapraz nakillerin ardından şimdi de sekizli çapraz karaciğer nakliyle tıp tarihine adını yazdırdı. Bu tarihi başarı, yalnızca Malatya’nın değil Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel gücünü bir kez daha ortaya koyarken, organ bekleyen binlerce hasta için de yeni umutların kapısını araladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/turgut-ozal-tip-merkezi-sekizli-capraz-karaciger-nakliyle-dunya-tip-tarihinde-yeni-bir-sayfa-acti-1781425630.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal Güvenlik Kurumundan Hastalara Müjde: Otuz İki İlaç Daha Geri Ödeme Kapsamına Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumundan-hastalara-mujde-otuz-iki-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-116403</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumundan-hastalara-mujde-otuz-iki-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-116403</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, 21’i yerli üretim olan toplam 32 ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme listesine dahil edildiğini açıklayarak vatandaşların tedavi imkanlarına erişiminin kolaylaştırıldığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını duyurdu. Sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya ve ilaç erişilebilirliğini sağlamaya yönelik atılan bu adımın, hastaların tedavi süreçlerine büyük kolaylık getirmesi hedefleniyor. Geri ödeme listesine dahil edilen ilaçların önemli bir kısmının Türkiye'de üretilen ilaçlardan oluşması dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKTA YERLİ VE MİLLİ KAPASİTE GÜÇLENİYOR</span></strong></p>

<p>Söz konusu ilaç yapılandırmasına dair detayları paylaşan Bakan Işıkhan, listeye eklenen 32 ilaçtan 21’inin yerli üretim olduğunu vurguladı. Bu durumun sağlıkta milli kapasitenin güçlenmesine ciddi katkı sağladığını belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Sağlıkta yerli ve milli kapasitemizi güçlendiriyor, vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmasını kolaylaştırıyoruz"</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/ila%C3%A7.jpg" style="height:487px; width:730px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/sosyal-guvenlik-kurumundan-hastalara-mujde-otuz-iki-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-1781283034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastalanmadan Önce Önlem Alan Yeni Sağlık Vizyonu Tüm Türkiye&#039;ye Yayılıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hastalanmadan-once-onlem-alan-yeni-saglik-vizyonu-tum-turkiyeye-yayiliyor-116354</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hastalanmadan-once-onlem-alan-yeni-saglik-vizyonu-tum-turkiyeye-yayiliyor-116354</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde "hastalanmadan sağlığı koruma" vizyonuyla hareket ettiklerini belirterek Türkiye genelinde koruyucu sağlık altyapısının güçlendirildiğini ve milyonlarca vatandaşın risk haritasının erken aşamada çıkarıldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının güçlendirildiğini belirterek yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, “Koruyan sağlık” vizyonu çerçevesinde Türkiye genelinde 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi (ASM), 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile geniş bir hizmet ağı oluşturulduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİLYONLARCA VATANDAŞA ERKEN TEŞHİS DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, kanser taramaları ve psikososyal destek gibi 17 farklı alanda hizmet verildiğini belirten Bakan Memişoğlu, 2026 yılının ilk 4 ayında bu merkezlere 96 binden fazla başvuru yapıldığını bildirdi. Paylaşımında önemli verilere yer veren Memişoğlu, ASM'lerde gerçekleştirilen 158 milyondan fazla tarama ile kronik hastalıkların erken tespiti ve yönetimine yönelik proaktif bir süreç yürütüldüğünü, 10,6 milyon vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerinin erken aşamada belirlendiğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade ederek, sahada görev yapan 31 bini aşkın aile hekimi başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına emeklerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/hastalanmadan-once-onlem-alan-yeni-saglik-vizyonu-tum-turkiyeye-yayiliyor-1781158791.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dikkat! Kalp çarpıntısına bu belirtiler eşlik ediyorsa!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dikkat-kalp-carpintisina-bu-belirtiler-eslik-ediyorsa-116324</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dikkat-kalp-carpintisina-bu-belirtiler-eslik-ediyorsa-116324</guid>
                <description><![CDATA[Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek “Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor.  Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor” diyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu,</strong>&nbsp;çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek “Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. &nbsp;Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor” diyor.&nbsp;</p>

<p>Kalp çarpıntısının her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Göğüs ağrısı</strong></li>
</ul>

<p>Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Nefes darlığı</strong></li>
</ul>

<p>Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Baş dönmesi ve bayılma hissi</strong></li>
</ul>

<p>Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Soğuk terleme</strong></li>
</ul>

<p>Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Halsizlik ve aşırı yorgunluk</strong></li>
</ul>

<p>Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Nabzın düzensiz hissedilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Çarpıntının uzun sürmesi</strong></li>
</ul>

<p>Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Dinlenirken ortaya çıkması</strong></li>
</ul>

<p>Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kalp ritmi bozukluğunda yeni nesil tedavi&nbsp;</strong></span></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirterek yeni nesil tedavi yaklaşımlarına yönelik şöyle konuşuyor: “Son yıllarda ritim bozukluklarına daha sık ve daha erken tanı koyabiliyoruz. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde kalpteki ritim bozukluğunun kaynağını daha net tespit edebiliyoruz ve uzun vadede daha yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Kısa vadede önemsenmeyen bazı ritim bozuklukları, ani ölüme neden olmasa da, uzun dönemde diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların zemininde kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Bu nedenle artık beklemeden müdahale etmeyi tercih ediyoruz. Tedavide pil ihtiyacı yoksa, hastaların büyük bir kısmında ablasyon yöntemleri uygulanabiliyor. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde işlem sırasında minimum radyasyon kullanılıyor ve anestezi desteğiyle daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor.”</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/dikkat-kalp-carpintisina-bu-belirtiler-eslik-ediyorsa-1781025620.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bölge Sağlığının Geleceğini Şekillendirecek Kritik Zirve Elazığ Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bolge-sagliginin-gelecegini-sekillendirecek-kritik-zirve-elazig-ev-sahipliginde-gerceklestirildi-116290</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bolge-sagliginin-gelecegini-sekillendirecek-kritik-zirve-elazig-ev-sahipliginde-gerceklestirildi-116290</guid>
                <description><![CDATA[Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz başkanlığında Elazığ’da düzenlenen bölge değerlendirme toplantısında, Malatya, Adıyaman ve Tunceli’nin de katılımıyla birinci basamak sağlık hizmetleri, bölgesel ihtiyaçlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da düzenlenen Halk Sağlığı Hizmetleri Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda, koruyucu sağlık hizmetleri, birinci basamak sağlık hizmetleri ve bölgesel sağlık ihtiyaçları ele alındı. Halk Sağlığı Hizmetleri Bölge Değerlendirme Toplantısı, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz ve Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Hamit Harun Bağcı başkanlığında Elazığ’da gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÖRT İLİN SAĞLIK MÜDÜRLERİ ELMADAĞ’DA BİR ARAYA GELDİ</span></strong></p>

<p>Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde, Fethi Sekin Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Malatya İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca, Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, Adıyaman İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şirik, Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ile hizmet başkanları ve idareciler katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606081305-img-7642.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÖLGESEL İHTİYAÇLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Toplantıda, koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkinliği, illerin mevcut sağlık göstergeleri, bölgesel ihtiyaçlar ve öncelikler değerlendirildi. Hizmet sunumunda karşılaşılan sorunlar ile çözüm önerileri de kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak, kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek ve vatandaşlara daha etkin sağlık hizmeti sunmak amacıyla gerçekleştirilen toplantıda, iller arasında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/bolge-sagliginin-gelecegini-sekillendirecek-kritik-zirve-elazig-ev-sahipliginde-gerceklestirildi-1780919158.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turgut Özal Tıp Merkezi Dünyanın En Büyük Karaciğer Nakli Üslerinden Biri Haline Geldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezi-dunyanin-en-buyuk-karaciger-nakli-uslerinden-biri-haline-geldi-116251</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezi-dunyanin-en-buyuk-karaciger-nakli-uslerinden-biri-haline-geldi-116251</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü, çeyrek asırlık süreçte imza attığı 4 bin 400 nakille adını dünyanın zirvesine yazdırdı; çoklu çapraz nakil ameliyatlarıyla küresel bir marka haline gelen merkez 25. yılını özel bir programla kutladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da 25 yılda 4 bin 400 karaciğer nakline imza atan Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde düzenlenen programda, merkezin dünyanın en yüksek hacimli nakil merkezlerinden biri olduğu vurgulandı. Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleştirilen karaciğer nakillerinin 25. yılı dolayısıyla program düzenlendi.</p>

<p>Programa, Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde başarılı bir ameliyat geçiren Yemen Bayındırlık ve Ulaştırma eski Bakanı Ghaleb Abdullah Mused, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, Karaciğer Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, STK temsilcileri, akademisyenler, doktorlar ve öğrenciler katıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇEYREK ASIRDA BÜYÜK BAŞARI</span></strong></p>

<p>Avrupa ve Türkiye’nin en büyük karaciğer nakli merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteren enstitüde, 25 yılda 4 bin 400 karaciğer nakli gerçekleştirildi. Merkezde bugüne kadar 63 ikili, 38 üçlü, 16 dörtlü, 6 beşli, 8 altılı ve 2 yedili çapraz karaciğer nakli yapıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606052055-da845905-337c-41a4-ab67-9bfd9b884e73.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYANIN EN YÜKSEK HACİMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLDUK</span></strong></p>

<p>Programda konuşan Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, ilk naklin 6 Mart 2002 tarihinde yapıldığını belirterek, “Şimdiye kadar 4 bin 400 kadar karaciğer nakli yaptık. Dünyanın en yüksek hacimli karaciğer nakil merkezlerinden biri olduk. Binlerce erişkin ve çocuk hastanın yeniden hayat bulmasına aracılık ettik. Yüzlerce akademik çalışma gerçekleştirdik ve dünyanın her yerinden gelen akademisyenlere karaciğer nakli eğitimi verdik” dedi.</p>

<p>Yılmaz, başarının tek kişiye ait olmadığını ifade ederek, “Karaciğer nakli bize çok önemli bir gerçeği öğretmiştir. Bir insanın hayatı bazen başka bir insanın fedakârlığıyla yeniden başlayabiliyor. Canlı vericilerimiz ve kadavra bağışçılarımız sadece organ vermediler; umut verdiler, gelecek verdiler, hayat verdiler” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’NIN EN ÖNEMLİ MARKA DEĞERLERİNDEN BİRİ</span></strong></p>

<p>Malatya Valisi Seddar Yavuz da Turgut Özal Tıp Merkezi ve Karaciğer Nakli Merkezi’nin Malatya’nın uluslararası alandaki en önemli marka değerlerinden biri olduğunu belirtti. Yavuz, “Bu merkezler, yalnızca Malatya’yı değil, Türkiye’yi de uluslararası alanda öne çıkaran çok önemli marka değerleridir. Bilim şehri Malatya’nın gelişmesi noktasında ilimizdeki iki üniversitenin de şehrimize çok önemli katkılar sunduğunu ifade etmek istiyorum” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606052055-2a6a33f4-2b72-4925-b1da-9e80685e1eb2.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/turgut-ozal-tip-merkezi-dunyanin-en-buyuk-karaciger-nakli-uslerinden-biri-haline-geldi-1780684584.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Uluslararası Pediatrik Aciller Kongresi İle Dünya Genelinden Çok Sayıda Bilim İnsanını Ağırlayacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-uluslararasi-pediatrik-aciller-kongresi-ile-dunya-genelinden-cok-sayida-bilim-insanini-agirlayacak-116225</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-uluslararasi-pediatrik-aciller-kongresi-ile-dunya-genelinden-cok-sayida-bilim-insanini-agirlayacak-116225</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve ATUDER iş birliğiyle 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Pediatrik Aciller Kongresi, çocuk acil tıbbındaki güncel gelişmeleri masaya yatırırken, bölgede ilk kez yapılacak uygulamalı kurslar ve kültürel tanıtım etkinlikleriyle Malatya'yı bilimsel bir merkez olarak öne çıkaracak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, Yeşilyurt Belediyesi ve Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) iş birliğiyle düzenlenecek Uluslararası Pediatrik Aciller Kongresi, 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirilecek. Çocuk acil tıbbına yönelik en güncel bilimsel gelişmelerin ve tedavi yöntemlerinin ele alınacağı kongrede, ulusal ve uluslararası alanda tanınan çok sayıda bilim insanı bir araya gelecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA BİLİMSEL BİR MERKEZ OLDUĞUNU GÖSTERECEK</span></strong></p>

<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Turgut Dolanbay, düzenlenecek kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını, aynı zamanda Malatya’nın akademik kapasitesini ve sağlık alanındaki birikimini ortaya koyacak önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.</p>

<p>Malatya’nın son yıllarda yaşadığı tüm zorluklara rağmen eğitim, bilim ve sağlık alanlarında üretmeye devam ettiğini belirten Dolanbay, kongre sayesinde kentin yalnızca sağlık hizmeti sunan bir şehir değil, aynı zamanda bilimsel üretim ve akademik paylaşım merkezi olduğunun da ulusal ve uluslararası platformda gösterileceğini ifade etti. Çocuk hastaların acil servislerde en hassas hasta gruplarından birini oluşturduğunu kaydeden Dolanbay, travmadan solunum yetmezliğine, zehirlenmelerden yoğun bakım gerektiren kritik vakalara kadar geniş bir yelpazede doğru ve güncel yaklaşımların hayati önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>Kongrede çocuk acil tıbbının güncel konuları, kritik hasta yönetimi, travma, zehirlenmeler, afetlerde çocuk sağlığı, ileri yaşam desteği uygulamaları ve yoğun bakım süreçlerinin ele alınacağını belirten Dolanbay, alanında uzman çok sayıda bilim insanının bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacağını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REBOA VE ECMO KURSLARI DÜZENLENECEK</span></strong></p>

<p>Kongrenin önemli bölümlerinden birini uygulamalı eğitimlerin oluşturacağını ifade eden Dolanbay, bölgede daha önce gerçekleştirilmeyen REBOA ve ECMO kurslarının da programda yer alacağını belirtti. İleri düzey ekipman ve uzmanlık gerektiren bu eğitimlerin sağlık çalışanları açısından önemli kazanımlar sağlayacağını kaydeden Dolanbay, kongrenin bilimsel yönünün yanı sıra eğitim boyutuyla da dikkat çektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALATYA’NIN TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİ TANITILACAK</span></strong></p>

<p>Kongre kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelecek sağlık profesyonellerinin Malatya’da ağırlanacağını belirten Dolanbay, bilimsel paylaşımın yanında kentin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin de tanıtılacağını söyledi. Levent Vadisi başta olmak üzere Arslantepe Höyüğü ve Malatya’nın önemli turizm noktalarına yönelik gezi programlarının düzenleneceğini ifade eden Dolanbay, organizasyonun şehrin tanıtımına da katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİLİMSEL İŞ BİRLİKLERİNE ZEMİN HAZIRLAYACAK</span></strong></p>

<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Sezer ise kongrenin çocuk acil tıbbı alanında çalışan sağlık profesyonellerini aynı çatı altında buluşturacağını söyledi. Kongrede güncel bilimsel çalışmaların, vaka sunumlarının ve klinik deneyimlerin paylaşılacağını belirten Sezer, organizasyonun yalnızca bilgi aktarımına değil, yeni akademik iş birliklerinin kurulmasına da katkı sağlayacağını ifade etti. Malatya’nın uluslararası nitelikte bir kongreye ev sahipliği yapmasının kent adına önemli bir kazanım olduğunu dile getiren Sezer, organizasyonun hem sağlık camiasına hem de şehrin tanıtımına değer katacağını kaydetti.</p>

<p>Uluslararası Pediatrik Aciller Kongresi’nin onursal başkanlığını Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli üstlenirken, kongre başkanlığını ise Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Cander yürütecek. Kongre, 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirilecek.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202606041556-54b3ddfe-55ca-42ba-80fa-f9ae9e090313.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/malatya-uluslararasi-pediatrik-aciller-kongresi-ile-dunya-genelinden-cok-sayida-bilim-insanini-agirlayacak-1780590904.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Onkoloji Alanının Tanınan İsmi Profesör Doktor Hakan Harputluoğlu İnönü Üniversitesine Geri Döndü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/onkoloji-alaninin-taninan-ismi-profesor-doktor-hakan-harputluoglu-inonu-universitesine-geri-dondu-116219</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/onkoloji-alaninin-taninan-ismi-profesor-doktor-hakan-harputluoglu-inonu-universitesine-geri-dondu-116219</guid>
                <description><![CDATA[Onkoloji alanındaki çalışmalarıyla bölgede geniş bir kesim tarafından tanınan Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu, 2023 yılında ayrıldığı İnönü Üniversitesi'ndeki onkoloji profesörlüğü görevine 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yeniden başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya sağlık camiasında ve onkoloji alanında önemli isimlerden biri olarak gösterilen Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu, bir süre önce ayrıldığı İnönü Üniversitesi’ne yeniden dönüş yaptı. 2023 yılında İnönü Üniversitesi’nden ayrılarak tıbbi çalışmalarını Memorial Hastanesi’nde sürdüren Prof. Dr. Harputluoğlu’nun, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla üniversitedeki onkoloji profesörlüğü kadrosunda görevine resmen başladığı belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTALAR VE SAĞLIK CAMİASI MEMNUNİYETLE KARŞILADI</span></strong></p>

<p>Uzun yıllar boyunca Malatya ve çevre illerden gelen çok sayıda kanser hastasına tıp alanında hizmet veren Harputluoğlu’nun yeniden kentte göreve başlaması, özellikle onkoloji hastaları ve hasta yakınları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Deneyimli hekimin dönüşü, bölgedeki sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KANSER TEDAVİSİNDE HASTA-HEKİM İLİŞKİSİNİN ÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Kanser tedavi süreçlerinin yalnızca tıbbi ve teknik uygulamalardan ibaret olmadığına dikkat çekilirken, hasta-hekim arasındaki köklü bağın tedavi başarısındaki rolüne de vurgu yapıldı. Hekimlerin bilgi ve derin deneyimlerinin yanı sıra kurdukları iletişim, güven ve empati yaklaşımının da bu hassas tedavi sürecinde kritik bir rol oynadığı ifade edildi.</p>

<p>Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu’nun yeniden Malatya’ya dönmesinin, bölgedeki onkoloji hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlaması ve hastaların zorlu tedavi süreçlerinde önemli bir destek mekanizması oluşturması bekleniyor. Malatya sağlık camiası ve çok sayıda hasta yakını, Harputluoğlu’na üniversitedeki bu yeni görev döneminde başarı ve kolaylık dileklerini iletti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/onkoloji-alaninin-taninan-ismi-profesor-doktor-hakan-harputluoglu-inonu-universitesine-geri-dondu-1780581695.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Kurulundan Rapor Alan Emeklilerin Yol ve Refakatçi Giderlerini Devlet Karşılıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-kurulundan-rapor-alan-emeklilerin-yol-ve-refakatci-giderlerini-devlet-karsiliyor-116205</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-kurulundan-rapor-alan-emeklilerin-yol-ve-refakatci-giderlerini-devlet-karsiliyor-116205</guid>
                <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), emeklilere yönelik kaplıca tedavisi desteğinin 2026 yılında da ücretsiz olarak devam ettiğini duyurdu. Belirli şartlar doğrultusunda kaplıca tedavilerine ait yol, gündelik ve refakatçi giderleri kurum tarafından karşılanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilere SGK tarafından sağlanan kaplıca tedavileri ücretsiz şekilde 2026 yılında da devam ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), kaplıca tedavilerine ait yol, gündelik ve refakatçi giderlerini bazı şartlar doğrultusunda karşılıyor. Emeklilere müjdeli haber hala devam ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) resmen duyurdu; kaplıca tedavileri belirli şartlar altında ücretsiz.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpeg" style="height:359px; width:640px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPSAMA DAHİL EDİLEN SAĞLIK PROBLEMLERİ</span></strong></p>

<p>Emekliler, Sağlık Bakanlığı'na bağlı kaplıca tedavi merkezlerinden şu tedavileri bedava alabilecek:</p>

<p>Romatizmal rahatsızlıklar</p>

<p>Solunum yolu hastalıkları</p>

<p>Cilt problemleri</p>

<p>Mide ve bağırsak sorunları</p>

<p>Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte-para-nasil-anlasilir-687x4.jpg" style="height:400px; width:687px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOL VE REFAKATÇİ GİDERLERİ DE DESTEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>SGK, emeklere Sağlık Bakanlığı'na bağlı kaplıca tesislerinden ömür boyu ücretsiz yararlanma hakkı tanıdı. Ulaşım desteği de verilecek. SGK tıbbi seans ücretini, en yakın tesise olan yol masrafınızı ve tıbbi zorunluluk var ise refakatçinizin giderlerini karşılamaktadır. Ancak otellerdeki lüks konaklama, ekstra yemek veya kişisel harcamaların kapsam dışında olduğunu belirtelim.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para(1).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURU İÇİN BEŞ İŞ GÜNÜ ŞARTI VAR</span></strong></p>

<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ya da Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji uzman hekimlerinin yer aldığı sağlık kurulları tarafından rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Raporun çıktığı gün dahil 5 iş günü içinde tesise müracaat edilmelidir. Süre aşılırsa 6 ay içinde yeni sevk alınması gerekir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar(1).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/saglik-kurulundan-rapor-alan-emeklilerin-yol-ve-refakatci-giderlerini-devlet-karsiliyor-1780560773.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağız içindeki değişiklikler konuşmayı etkileyebiliyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/agiz-icindeki-degisiklikler-konusmayi-etkileyebiliyor-116200</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/agiz-icindeki-degisiklikler-konusmayi-etkileyebiliyor-116200</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, protez uygulamalarının konuşma fonksiyonu, ağız yapısına uyumu ve protezlerin altında gıda birikimi hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Konuşurken dil, dudaklar ve dişler başta olmak üzere ağız içindeki birçok yapıyı kullandığımızı ifade eden&nbsp;Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bu yapılardan herhangi birindeki şekil bozukluğu veya eksiklik, konuşmayı etkileyebilir. Dolayısıyla dişlerin çekilmesi de konuşmayı bozabilir.” dedi.</p>

<p>Özellikle diş çekimi sonrası damak protezi kullanan hastalarda konuşma değişiklikleri görülebileceğini aktaran Prof. Dr. Bellaz, “Ancak genellikle birkaç aylık alışma sürecinin ardından konuşma yeniden düzelir. Hasta, dişsizliğe alıştıktan sonra yeni dişler yapıldığında konuşma tekrar kısa süreli olarak etkilenebilir. Bunun nedeni, ağız içindeki yeni yapıya uyum sağlama sürecidir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Protez yapılırken dişlerin boyu ve konumu konusunda hassas davranılmalı! &nbsp;</strong></span></p>

<p>Dişlerin ağız içinde bulunması gereken belirli bir konum olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu, takıp çıkarılabilen bir protez, sabit köprü veya implant üstü protez olabilir. Eğer dişler olması gereken yerden daha içeride ya da daha dışarıda konumlandırılırsa, doğuştan sahip olduğumuz konuşma mekanizması olumsuz etkilenebilir. Çünkü dilin temas etmesi gereken belirli noktalar vardır. Dişler çok geride olursa dil dişlere takılabilir; çok ileride olursa ise hava kaçakları meydana gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle protez yapılırken dişlerin hem boyu hem de konumu konusunda son derece hassas davranılması gerekir. Hareketli ya da sabit protezlerde bu kurallara dikkat edilmediğinde konuşma bozulabilir. Ancak planlama ve uygulama doğru yapıldığında protezler konuşma açısından herhangi bir sorun yaratmaz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Protezin uyumu ne kadar iyi olursa olsun, gıda birikimi oluşabilir!</strong></span></p>

<p>Gerek hareketli protezlerde gerekse sabit köprülerde, protezin altına gıda kaçmasıyla ilgili çeşitli durumlar söz konusu olabileceğine de işaret eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Burada temel amaç ağız dokularının korunmasıdır.” dedi.</p>

<p>Damak protezi kullanan kişilerde zamanla çene kemiğinde erime meydana gelebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Normalde alt çenenin yüksekliği yaklaşık 4-5 santimetreyken, dişlerin çekilmesinden sonra kemik erimesine bağlı olarak bu yükseklik 2-2,5 santimetreye kadar düşebilir. Biz protezlerle bu kaybı telafi etmeye çalışsak da protezin uyumu ne kadar iyi olursa olsun, bazı durumlarda kenarlarda az miktarda gıda birikimi oluşabilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Protezin ağız dokularına uyumu ne kadar iyi olursa, altında gıda birikimi de o kadar azalır!&nbsp;</strong></span></p>

<p>Protezin dokularla ve kaslarla uyumunun ne kadar iyi sağlanırsa gıda birikiminin de o kadar azalacağını kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz , “Ayrıca tutuculuğu yeterli olmayan protezlerde kullanılan protez yapıştırıcıları da protezin altında gıda birikmesini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu ürünler toz veya krem formunda bulunabilir.” dedi.</p>

<p>Buradaki temel faktörün, protezin doğru şekilde yapılması ve ağız dokularına iyi uyum sağlaması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bellaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Sabit köprülerde de benzer durumlar yaşanabilir. Eksik dişlerin yerine yapılan köprülerde, özellikle diş eti çekilmesine bağlı olarak bazı bölgelerde gıda birikimi görülebilir. Ancak burada söz konusu olan genellikle yoğun bir birikim değil, küçük kalıntılardır. Bu nedenle düzenli diş fırçalama, arayüz fırçası kullanımı ve ağız hijyenine dikkat edilmesi büyük önem taşır.</p>

<p>Diş eti çekilmesi meydana geldiğinde, kaybedilen dokuları tamamen geri getirmek her zaman mümkün olmayabilir. Diş çekildiğinde yalnızca diş değil, aynı zamanda onu çevreleyen kemik dokusu da kaybedilir. Bu durum zamanla bazı boşlukların oluşmasına ve gıda birikimine zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Biz protezleri planlarken bu boşlukları azaltmak amacıyla bazı düzenlemeler yapıyoruz. Ancak her tedavinin belirli sınırları vardır. Mükemmel sonuç her zaman mümkün olmasa da amaç, hastaya fonksiyonel, estetik ve hijyen açısından en iyi sonucu sunmaktır.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/agiz-icindeki-degisiklikler-konusmayi-etkileyebiliyor-1780505344.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Akciğer Embolisi Teşhisi Konulan 82 Yaşındaki Hasta İçin Sağlık Ekipleri Seferber Oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-akciger-embolisi-teshisi-konulan-82-yasindaki-hasta-icin-saglik-ekipleri-seferber-oldu-116184</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-akciger-embolisi-teshisi-konulan-82-yasindaki-hasta-icin-saglik-ekipleri-seferber-oldu-116184</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve akciğer embolisi tanısı konulan 82 yaşındaki A.Ö., durumunun ciddiyeti nedeniyle helikopter ambulans talebinde bulunularak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 82 yaşındaki bir hasta, akciğer embolisi tanısı konulmasının ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Yaşlı hastanın tedavi süreci için acil sağlık ekipleri zamanla yarıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK MÜDAHALE VE TEŞHİS İLÇE HASTANESİNDE YAPILDI</span></strong></p>

<p>1944 doğumlu A.Ö. isimli erkek hasta, ani rahatsızlanması üzerine Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada acil servis hekimleri tarafından yapılan ilk muayene ve ilk tedavisinin ardından hastaya akciğer embolisi tanısı konuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HELİKOPTER AMBULANS TALEBİNDE BULUNULDU</span></strong></p>

<p>Hastanede yapılan durum değerlendirmesi sonucu, hastanın ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı bulunduğu tespit edildi. Vakit kaybetmeden ambulansa alınan hasta, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanın sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle sevk işlemi sırasında helikopter ambulans talebinde bulunulduğu öğrenilirken, sevk ve tedavi sürecinin sağlık ekipleri tarafından çok yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/06/malatyada-akciger-embolisi-teshisi-konulan-82-yasindaki-hasta-icin-saglik-ekipleri-seferber-oldu-1780478675.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacılar Birliği Arasında İş Birliği...</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumu-ve-turk-eczacilar-birligi-arasinda-is-birligi-116112</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumu-ve-turk-eczacilar-birligi-arasinda-is-birligi-116112</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türk Eczacılar Birliği (TEB) arasında imzalanan protokoller sayesinde ilaca erişimde iyileştirmeler yapıldığını belirtti. Bakan Işıkhan, 2025 yılında sağlanan 5 milyar liralık destekle hem eczacıların yanında olduklarını hem de vatandaşların tedavi yöntemlerine erişimini kolaylaştırdıklarını ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabı üzerinden vatandaşların ilaca erişimi ve eczacılara sağlanan destekler hakkında önemli bir açıklamada bulundu. Bakan Işıkhan, yapılan kurumsal iş birliklerinin sağlık hizmetlerine ulaşmadaki rolüne dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SGK VE TEB ARASINDAKİ PROTOKOLLERİN ETKİSİ</span></strong></p>

<p>İlaca erişim süreçlerinde her dönem yeni iyileştirmeler yapıldığını vurgulayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Sosyal Güvenlik Kurumumuz (SGK) ve Türk Eczacılar Birliği (TEB) arasında imzaladığımız protokoller sayesinde ilaca erişimde her dönem iyileştirmeler gerçekleştirdik” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ BİN YİRME BEŞ YILINDA BEŞ MİLYAR LİRALIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından olan eczacılara sağlanan mali katkıya da değinen Bakan Işıkhan, “2025'te sağladığımız 5 milyar lira destek ile eczacılarımızın yanında olduk, vatandaşlarımızın ilaca ve tedavi yöntemlerine erişimini kolaylaştırdık” ifadelerini kullandı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 31 May 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/sosyal-guvenlik-kurumu-ve-turk-eczacilar-birligi-arasinda-is-birligi-1780224464.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Oftalmoloji Derneği Dünya Çapında Tek Olan Canlı Cerrahi Sempozyumuna Hazırlanıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turk-oftalmoloji-dernegi-dunya-capinda-tek-olan-canli-cerrahi-sempozyumuna-hazirlaniyor-116085</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turk-oftalmoloji-dernegi-dunya-capinda-tek-olan-canli-cerrahi-sempozyumuna-hazirlaniyor-116085</guid>
                <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği tarafından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen 10’uncu Canlı Cerrahi Sempozyumu, 11 – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında 70 farklı ameliyatı canlı yayınla ekranlara taşıyarak dünya çapında bir eğitim ortamı sunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliği ile gerçekleşen 10’uncu Canlı Cerrahi Sempozyumu, 11 – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak. Sempozyum kapsamında göz hekimlerinin T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 4 gün boyunca yapacağı ameliyatlar canlı yayınla diğer göz doktorlarının bulunduğu konferans salonuna aktarılacak.</p>

<p>Türkiye’deki göz doktorlarını temsil eden tek dernek olan Türk Oftalmoloji Derneği, Türkiye’deki göz hekimlerinin mesleki gelişimlerini sağlamak amacıyla dünya standartları kalitesinde etkinlik ve eğitim organizasyonları düzenlemeyi sürdürüyor. Canlı Cerrahi Sempozyumu, Türk Oftalmoloji Derneği’nin her yıl düzenlediği Ulusal Kongre’den sonra en önemli ve en çok ilgi gören toplantısı haline geldi. Göz doktorlarının bilgi birikimi ve tecrübelerini paylaşmalarına imkan sağlayan sempozyum kapsamında 70 farklı göz ameliyatı yapılacak ve ameliyatlar yüksek çözünürlükte canlı yayınla konferans salonundaki ekrana yansıtılarak salondaki hekimlerin izlemesi sağlanacak. &nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA ÇAPINDA CANLI CERRAHİ ORGANİZASYONU</span></strong></p>

<p>Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, “Bu yıl 10’uncusunu düzenlediğimiz ve taşıdığı özellikler nedeniyle dünya çapında tek olan TOD Canlı Cerrahi Sempoyumu 11-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Farklı dallarda 4 gün süren bir Canlı Cerrahi Sempozyumu göz hastalıkları alanında başka bir ülkede yok. Glokom, Katarakt ve Refraksiyon, Kornea ve Oküler Yüzey, Okülofasyal, Pediyatrik Oftalmoloji ve Şaşılık, Vitreoretinal cerrahi birimlerinin katkılarıyla T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ameliyathanelerinde gerçekleştirilecek canlı cerrahi uygulamaları internet üzerinden JW Marriott Otel ve Kongre Merkezi toplantı salonuna aktarılacak. Bu yıl canlı cerrahi sempozyumu kapsamında ilk kez uygulanacak olan programın 1. gününde, tek bir gün içerisinde üç ayrı birimin eş zamanlı olarak ameliyat gerçekleştireceği akışın katılımcılara farklı cerrahi yaklaşımları karşılaştırmalı olarak izleme ve değerlendirme fırsatı sunacak” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEMPOZYUMU DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN GÖZ HEKİMİ TAKİP EDİYOR</span></strong></p>

<p>Prof. Dr. Kıvanç Güngör , sempozyuma 4 gün boyunca ülkemizden ve dünyanın dört bir yanından fiziksel ve çevrimiçi olarak 2000’den fazla göz hekiminin takip edeceğini belirterek şöyle devam etti: “Deneyimli ve alanında uzman cerrahlar tarafından gerçekleştirilecek canlı cyanlı cerrahi uygulamaları, katılımcılara farklı tekniklerin ve güncel yaklaşımların doğrudan izlenebileceği nitelikli bir eğitim ortamı sağlayacak. Bu süreçte eş zamanlı olarak oteldeki sempozyum salonunda düzenlenecek tartışma oturumlarında, deneyimli meslektaşlarımızın katkılarıyla olgular kapsamlı şekilde değerlendirilecek; katılımcılar da aktif katılım göstererek soru, yorum ve deneyimlerini paylaşma fırsatı elde edeceklerdir. Bilimsel programın bir diğer önemli bileşeni olarak, endüstri destekli cerrahiler ve uydu sempozyumlarda güncel teknolojiler, yenilikçi uygulamalar ve klinik pratiğe yansıyan gelişmeler ele alınacak; böylece katılımcılara hem teorik hem de uygulamaya dönük bütüncül bir bakış açısı sunulacak. Geçtiğimiz yılda yine Ankara’da düzenlediğimiz sempozyum büyük ilgi gördü. Sempozyumda 4 gün boyunca 70 göz cerrah canlı ameliyat gerçekleştirdi. Yurt içinden bin, yurtdışında 42 ülkeden binin üzerinde yabancı göz hekimi tarafından takip edilen ameliyatlarda 250 sağlık personeli görev aldı. Bu ameliyatların içinde oldukça zor ve nadir yapılan ameliyatlar vardı ve hastalarımız sağlıklarına kavuştular. Bu yıl yine TC. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 70 hastamızı ameliyat etmeyi planlıyoruz. Ameliyatlarla ilgili planlamalarımız ve hasta seçimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYAYA ÖRNEK OLUYORUZ</span></strong></p>

<p>Prof. Dr. Kıvanç Güngör hem teknik özellikleri, hem canlı yayın kalitesi, hem de yapılan ameliyatların zorluk ve çeşitlilik derecesi gibi pek çok öne çıkan özellikleriyle dünya standartlarında bir Canlı Cerrahi Sempozyumu düzenlemeyi planladıklarını sözlerine ekleyerek şöyle konuştu:&nbsp;“TOD Canlı Cerrahi Sempozyumu yoğun emek harcayarak düzenlediğimiz bir etkinlik. Canlı cerrahi uygulamaları için hastanelerini tahsis eden T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi idarecilerine, hocalarımıza, meslektaşlarımıza, hemşire, teknisyen ve personeline; TOD birimleri aktif üyesi olarak cerrahi yapan ve katılan tüm göz hekimi meslektaşlarımın her birine teşekkür ediyorum. Baştan sona dünya standartlarında bir sempozyum olması için çalışıyoruz. Etkinliğimiz hem yurtiçinden hem de yurtdışından her yıl büyük ilgi görüyor. Her geçen yıl yurtdışı katılımın arttığı sempozyumumuzda simültane tercümede yer alıyor. Katılımcılar sadece cerrahi seyretmekle kalmayıp alanında uzman hocaların katıldığı tartışmaları juga izleyip sorularına yanıt alabiliyorlar.”</p>

<p><strong>KAYNAK: İGFA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/turk-oftalmoloji-dernegi-dunya-capinda-tek-olan-canli-cerrahi-sempozyumuna-hazirlaniyor-1779951573.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayramda et tüketimi günlük 150 gramı geçmemeli!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bayramda-et-tuketimi-gunluk-150-grami-gecmemeli-116061</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bayramda-et-tuketimi-gunluk-150-grami-gecmemeli-116061</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, Kurban Bayramı’nda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, Kurban Bayramı’nda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Günlük pişmiş et tüketimi 100-150 gram civarında olmalı</strong></span></p>

<p>Kurban Bayramı’nda sağlıklı kalmak ve sindirim sorunları yaşamamak için günlük et tüketim miktarına dikkat etmek gerektiğini ifade eden<strong>&nbsp;</strong>Beslenme Uzm.<strong>&nbsp;</strong>Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Yetişkin bir birey için günlük et tüketimi 100-150 gram (pişmiş ağırlık) civarında olmalıdır. Kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonları dikkate alındığında et tüketimi daha sınırlı miktarda (örneğin 70-100 gram) olmalıdır.” dedi.</p>

<p>Etin pişirme yönteminin sağlık üzerindeki etkilerine de değinen Kübra Şahin, özellikle Kurban Bayramı gibi et tüketiminin yoğun olduğu dönemlerde doğru pişirme yöntemlerinin önem kazandığını ifade etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Fırında pişirme besin değerini koruyor</strong></span></p>

<p>Haşlama yönteminin düşük kalorili olması ve sindirimi kolaylaştırması dolayısıyla önerildiğini kaydeden Şahin, yağın bir kısmının suya geçmesi sayesinde etin yağ oranının da azaldığını, fırında pişirmenin ise besin değerini büyük ölçüde koruduğunu ve ek doymuş yağ kullanılmadan sağlıklı pişirme imkânı sunduğunu belirtti. Şahin, ancak aşırı yüksek sıcaklıkta pişirmenin besin kaybına ve zararlı bileşiklerin oluşumuna neden olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kavurma ve kızartma yöntemlerine karşı da uyarılarda bulunan Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Kavurma sindirimi zorlaştırabilir. Yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Kızartmada ise yağ emilimi yüksek olduğu için kalori ve doymuş yağ miktarı artar, sindirim sistemi zorlanabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi sağlık açısından çeşitli riskler taşıyor</strong></span></p>

<p>Şahin, Kurban Bayramı’nda yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesinin sağlık açısından çeşitli riskler taşıdığına dikkat çekti. Etin kesim sonrası mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, erken tüketimin hem sindirim sistemi sorunlarına hem de gıda güvenliği risklerine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Yeni kesilmiş etin hayvan kesildikten sonra kasılıp sertleştiğini ifade eden Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Hemen tüketilen et serttir, çiğnenmesi ve sindirimi zordur. Bu durum şişkinlik, mide ağrısı, hazımsızlık, reflü ve gastrit şikayetlerinin artmasına neden olabilir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Et buzdolabında 12-24 saat dinlendirilmeli</strong></span></p>

<p>Etin buzdolabında 12-24 saat dinlendirilmesinin önemine vurgu yapan Şahin, “Dinlendirilen etin kas lifleri gevşer, daha yumuşak ve lezzetli hale gelir. Aynı zamanda sindirimi kolaylaşır. Ayrıca mikrobiyolojik açıdan da daha güvenli olur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hijyen koşullarına dikkat edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini kaydeden Şahin, “Uygun hijyen sağlanmazsa, taze ve ısısı düşmemiş et bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilir. Özellikle saklama koşulları uygun değilse ishal, mide bulantısı gibi gıda zehirlenmeleri görülebilir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Sebzeler sindirim sistemi için önemli bir destek sağlıyor</strong></span></p>

<p>Kurban Bayramı’nda yalnızca et tüketimine değil, yanında tercih edilen besinlere de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beslenme Uzm. Şahin, kırmızı etin protein ve yağ açısından zengin olmasına rağmen lif, C vitamini ve karbonhidrat bakımından yetersiz olduğunu söyledi.</p>

<p>Sebzelerin sindirim sistemi için önemli bir destek sağladığını ifade eden Şahin, “Sebzeler lif kaynağıdır. Sindirim sistemini destekler, bağırsak hareketlerini düzenler. Aynı zamanda antioksidan, vitamin ve mineral açısından da zengindir.” dedi.</p>

<p>Tam tahıllı ürünlerin önemine de değinen Şahin, “Tam buğday ekmeği ve bulgur pilavı gibi tam tahıllar karbonhidrat kaynağıdır. Enerji sağlar, kan şekerini dengede tutar ve lif içerikleri sayesinde etle birlikte daha uzun süre tokluk hissi oluşturur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yoğurt, ayran ve kefir sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlıyor</strong></span></p>

<p>Fermente süt ürünlerinin de sindirimi desteklediğini kaydeden Beslenme Uzm. Şahin, “Yoğurt, ayran ve kefir gibi probiyotik içeren besinler sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına katkı sağlar.” dedi.</p>

<p>C vitamini içeren besinlerin etle birlikte tüketilmesinin faydalı olduğunu belirten Şahin, “Limonlu salata, domates, yeşil biber, maydanoz, portakal ve nar gibi C vitamini kaynakları, kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Çocuklar yaklaşık 50-100 gram arasında et tüketmeli</strong></span></p>

<p>Şahin, Kurban Bayramı’nda özellikle çocuklar ve yaşlıların et tüketiminde daha dikkatli olunması gerektiğini belirterek, porsiyon kontrolü ve doğru pişirme yöntemlerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çocukların yaşlarına ve gelişim durumlarına göre daha az miktarda et tüketmesi gerektiğini ifade eden Öğr. Gör. Şahin, “Çocuklar yaklaşık 50-100 gram arasında et tüketmelidir. Etin hazırlanışında haşlama, fırında veya buharda pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Kızartmalardan ve çok yağlı kavurmalardan kaçınılmalıdır.” dedi.</p>

<p>Çocuklarda bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediğini vurgulayan Şahin, “Bu nedenle etin iyi pişmiş olması çok önemlidir. Et küçük parçalara ayrılarak tüketilmeli, yanında sebze, yoğurt ve tam tahıllı besinlerle dengeli bir öğün oluşturulmalıdır.” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yaşlılar için et yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalı</strong></span></p>

<p>Yaşlı bireylerde ise kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Şahin, “Yaşlılar et tüketimini daha sınırlı miktarda, yaklaşık 70-100 gram arasında tutmalıdır. Et yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p>Kavurma ve kızartma gibi ağır pişirme yöntemlerinden kaçınılması gerektiğini kaydeden Beslenme Uzm. &nbsp;Şahin, “Tansiyon problemleri nedeniyle aşırı tuz kullanımından uzak durulmalıdır. Yaşlılarda mide asidi azalır. Bu nedenle sert, yağlı ve yoğun baharatlı etler sindirim sorunlarına yol açabilir.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı, kramp görülebilir</strong></span></p>

<p>Bayramda aşırı et tüketiminin sindirim sistemi üzerinde çeşitli olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Öğr. Gör. Şahin, “Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı, kramp ve bağırsak hareketlerinde yavaşlama gibi sorunlar görülebilir.” uyarısında bulundu.</p>

<p>Bu etkileri azaltmak için lifli besinlerin artırılması gerektiğini belirten Şahin, “Yeterli su tüketmek, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, yemek sonrası hafif yürüyüşler gerçekleştirmek ve probiyotik besinler tüketmek sindirim sistemini rahatlatacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fiziksel aktivitenin önemine de değinen Şahin, “Hafif yürüyüşler sindirim sistemini hızlandırarak mide ve bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar, kabızlık riskini azaltır. Ayrıca metabolizmayı destekler, kan dolaşımını artırır, krampları ve şişkinliği hafifletir.” dedi.</p>

<p>Su tüketiminin de bayram döneminde ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Su tüketimi mide ve bağırsaklarda besinlerin çözülmesine ve emilmesine yardımcı olur. Lifli besinlerin bağırsakta hareketini kolaylaştırır, kabızlığı önler, vücudu detoksifiye eder ve mideyi rahatlatır.” Şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/bayramda-et-tuketimi-gunluk-150-grami-gecmemeli-1779784985.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurban Etini Hemen Tüketenler Dikkat: Dinlendirilmeyen Et Sindirim Sistemini Zorluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kurban-etini-hemen-tuketenler-dikkat-dinlendirilmeyen-et-sindirim-sistemini-zorluyor-116059</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kurban-etini-hemen-tuketenler-dikkat-dinlendirilmeyen-et-sindirim-sistemini-zorluyor-116059</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Kurban Bayramı’nda kırmızı et ve sakatat tüketiminde porsiyon kontrolü, doğru pişirme ve sindirim sistemini koruyacak beslenme yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte beslenme alışkanlıklarında yaşanan ani değişimler, özellikle kırmızı et tüketiminin artmasıyla sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, bayram sürecinde metabolik dengeyi korumanın yollarını ve et tüketiminde doğru bilinen yanlışları anlattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KIRMIZI ET TÜKETİMİNDE GÜN İÇİNDEKİ DENGE KORUNMALI</span></strong></p>

<p>Bayram döneminde porsiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını ifade eden Hülya Yiğit İspiroğlu, gün boyunca sadece et ağırlıklı beslenmenin sindirimi zorlaştıracağını belirterek şu uyarıyı yaptı:&nbsp;"Bu özel dönemde kırmızı et tüketiminin artması kaçınılmazdır; ancak önemli olan miktardan çok gün içindeki dengeyi koruyabilmektir. Yetişkin bir birey için günlük ortalama 120-150 gram pişmiş kırmızı et tüketimi yeterlidir. Gün içinde birden fazla öğünde et tüketilecekse porsiyonlar küçültülmeli; mutlaka sebze, salata veya yoğurt gibi besinlerle denge sağlanmalıdır. Sadece et ağırlıklı beslenmek lif alımını azaltarak bağırsak hareketlerini yavaşlatırken; aynı zamanda vücudu susuz bırakabilir ve sindirim sistemini zorlayabilir. Aynı gün içinde sık aralıklarla et tüketmek de beklenenden daha fazla sindirim yükü oluşturabilir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİNLENDİRİLMEDEN TÜKETİLEN ET SİNDİRİMİ ZORLAŞTIRABİLİR</span></strong></p>

<p>Kurban etinin kesildikten sonra saklanma ve dinlendirilme koşullarının sağlık açısından belirleyici olduğunu vurgulayan İspiroğlu, etlerin hemen poşetlenmemesi gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Etler öncelikle serin, temiz ve hava alabilen bir ortamda ilk sıcaklığını atacak şekilde bekletilmeli; ardından buzdolabında dinlendirilmelidir. Henüz sıcaklığını kaybetmeden kapalı ortama alınan etlerde terleme ve buna bağlı bakteri üremesi riski artabilir. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et daha sert olur ve sindirimi zorlaşabilir. Dinlendirme sonrası tüketilmeyecek etler, günlük kullanım miktarlarına göre porsiyonlanarak derin dondurucuya alınmalıdır. Donmuş etler oda sıcaklığında değil; buzdolabında çözündürülmeli ve çözüldükten sonra tekrar dondurulmamalıdır."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAKATATLAR YÜKSEK KOLESTEROL VE PURİN İÇERİĞİNE SAHİP</span></strong></p>

<p>Bayramda sıkça tüketilen sakatatların gizli tehlikelerine değinen uzman isim, belirli kronik hastalığı olan kişilerin çok daha dikkatli olması gerektiğini şu sözlerle aktardı:&nbsp;"Sakatatlar; özellikle karaciğer ve böbrek gibi organ etleri, yüksek kolesterol ve purin içeriğine sahiptir. Bu nedenle kalp-damar hastalığı, gut ve kolesterol yüksekliği olan bireylerin tüketimi sınırlandırması gerekir. Ayrıca sakatatlar hijyen açısından daha hassas ürünlerdir; güvenilir kaynaklardan temin edilmeli ve yeterli süre, uygun sıcaklıkta pişirilmelidir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİN PİŞİRME YÖNTEMİ EN AZ MİKTARI KADAR ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Mutfaklarda sıkça yapılan çiğ et yıkama alışkanlığının aslında bakterilerin yayılmasına yol açtığını belirten İspiroğlu, pişirme teknikleri hakkında da şu detayları paylaştı: "Çiğ et yıkandığında mikroorganizmalar, su sıçramasıyla mutfak yüzeylerine ve diğer besinlere yayılabilir. Bu nedenle et yıkanmamalı; hijyen, doğru pişirme ve mutfak ekipmanlarının temizliği ile sağlanmalıdır. Çiğ etle temas eden yüzeylerin ayrı tutulması ve iyi temizlenmesi büyük önem taşır. Kızartma ve yoğun yağlı kavurmalar yerine ızgara, fırınlama veya haşlama yöntemleri tercih edilmeli. Yüksek ısıda ve doğrudan ateşle temas ederek pişirilen etlerde besin kaybı artabilir ve istenmeyen bileşikler oluşabilir. Etin kendi yağıyla pişirilmesi yeterlidir; ekstra yağ eklenmesi gereksiz kalori alımına yol açar."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AMAÇ KUSURSUZ BESLENMEK DEĞİL GENEL DENGEYİ SÜRDÜREBİLMEK</span></strong></p>

<p>Aynı gün içinde hem ağır et yemeklerinin hem de şerbetli tatlıların tüketilmesinin kan şekerini dalgalandırdığını belirten İspiroğlu, bayramı sağlıklı atlatmak için önerilerini şöyle sıraladı:&nbsp;"Bu durum özellikle diyabet ve insülin direnci olan bireylerde daha belirgin etkiler yaratabilir. Tatlı tüketilecekse porsiyonlar küçük tutulmalı; mümkünse sütlü veya meyveli alternatifler tercih edilmeli. Yemek sonrasında yapılacak 20-25 dakikalık hafif yürüyüş de sindirimi destekleyebilir. Şişkinlik veya hazımsızlık hissedildiğinde zencefil, rezene veya nane gibi bitki çayları tercih edilerek sindirim sistemiti rahatlatılabilir. Bayram süresince birkaç gün yapılan beslenme değişiklikleri tek başına kalıcı kilo artışı oluşturmaz. Ancak gün boyu kontrolsüz tüketim bu süreci hızlandırabilir. Gün içinde en az bir öğünü sebze ağırlıklı planlamak; yeterli su tüketmek ve yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmak dengeyi korumaya yardımcı olur. Amaç kusursuz beslenmek değil; genel dengeyi sürdürebilmektir."<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/kurban-bayraminda-et-tuketiminde-denge-sart-1779784185.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanı Uyardı! Kurban Etini Kesilir Kesilmez Tüketmek Gizli Tehlikeler Barındırıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzmani-uyardi-kurban-etini-kesilir-kesilmez-tuketmek-gizli-tehlikeler-barindiriyor-115991</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzmani-uyardi-kurban-etini-kesilir-kesilmez-tuketmek-gizli-tehlikeler-barindiriyor-115991</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, Kurban Bayramı sürecinde kontrolsüz et tüketiminin kronik hastalık riskini artırabileceğini belirterek doğru saklama, pişirme ve dengeli beslenme kurallarına dikkat çekti. Aksoy, sindirim sistemi sağlığını ve yaşam kalitesini korumak adına hayati öneme sahip 5 temel öneri paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı et; kaliteli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra demir, çinko ve B12 vitamini açısından da insan vücudu için oldukça değerli bir besindir. Ancak Kurban Bayramı döneminde porsiyon kontrolüne ve hazırlama kurallarına dikkat edilmeden tüketildiğinde, bu değerli besin kronik hastalık riskini artırabiliyor. Bayram sürecinde doğru saklama, pişirme ve dengeli tüketim alışkanlıkları bu sebeple bir kat daha fazla önem kazanıyor. Özellikle kalp ve damar hastaları, hipertansiyonu olanlar, diyabet hastaları, kolesterol sorunu yaşayanlar, böbrek hastaları, gut hastaları ve sindirim sistemi hassasiyeti bulunanlar, et tüketimi açısından en riskli hasta gruplarını oluşturuyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bayram süresince de sürdürülmesinin sindirim sistemi sağlığını desteklediğini ve genel yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağladığını belirten İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, sağlıklı bir bayram geçirmek isteyen vatandaşlar için şu 5 öneriyi paylaştı:</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">1- ACELE ETMEYİN</span></strong></p>

<p>Kurban ibadetinin ardından en sık yapılan hataların başında etin tazeliğiyle hemen sofraya getirilmesi geliyor. Kesim sonrası kurban etini hemen tüketmemek gerekiyor. Kesimden sonra etin 12-24 saat aralığında buzdolabında dinlendirilmesi şarttır. Dinlendirildikten sonra tüketilen etler sindirimi daha olumlu etkiler.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2- DOĞRU SAKLAYIN GÜVENLE TÜKETİN</span></strong></p>

<p>Etlerin muhafaza edilme şekli, besin değerinin kaybolmaması ve bakteri üretmemesi açısından büyük önem taşıyor. Etleri büyük parçalar halinde değil, tek kullanımlık porsiyonlar şeklinde saklayın. Çözünen eti tekrar dondurmayın. Buzdolabında kısa süreli saklanacak etler 0–4°C arasında muhafaza edilmeli, daha uzun süre için derin dondurucu tercih edilmelidir. Çiğ etin; sebze, meyve ve diğer hazır gıdalarla temas etmesinden kaçının.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">3- SAĞLIĞINIZ LEZZETTEN DAHA ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Et pişirme şekli sadece damak tadını değil, doğrudan insan sağlığını yakından ilgilendiren bir husustur. Et tüketiminde en sık yapılan hatalardan biri de etlerin fazla yağ içinde yüksek ateşte pişirilmesidir. Oysa kızartma ve yağda kavurma yerine ızgara, haşlama ve fırınlama gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin. Kuyruk yağı, iç yağ gibi ekstra yağ eklemeyin.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">4- TADINDA BIRAKIN GÜZEL PİŞSİN YETER</span></strong></p>

<p>Masa başında ve açık alanlarda yapılan mangal aktivitelerinde etin ateşle olan mesafesi kanserojen maddelerin açığa çıkmaması için kritik bir eşiktir. Eti ızgarada veya mangalda pişiriyorsanız, et ile ateş arasında en az 15-20 cm’lik bir mesafeyi gözetin. Sık sök çevirerek kömürleşme olmadan pişirip tüketin.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">5- SAĞLIKLI ALIŞKANLIKLARINIZI KORUYUN</span></strong></p>

<p>Bayramın getirdiği ikram kültürüne karşı koyarken genel beslenme düzeninin bozulmaması gerektiğini hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, uyulması gereken dengeli yaşam kurallarını şu şekilde özetledi:</p>

<p>"Bayram boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmeyi koruyabilmek için öğün atlamayın, günlük su tüketiminizi artırın, sebze ve lif tüketimine dikkat edin. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünüze özen gösterin. Mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli gibi hafif tatlılar tercih edin."<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/uzmani-uyardi-kurban-etini-kesilir-kesilmez-tuketmek-gizli-tehlikeler-barindiriyor-1779450318.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evlerde Biriken Elektronik Atıklar Ve Piller Sağlığımızı Sessizce Tehdit Ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/evlerde-biriken-elektronik-atiklar-ve-piller-sagligimizi-sessizce-tehdit-ediyor-115923</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/evlerde-biriken-elektronik-atiklar-ve-piller-sagligimizi-sessizce-tehdit-ediyor-115923</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tuğçe Yılmaz Karan, Türkiye'de yılda yaklaşık 1 milyon tona ulaşan elektronik atıkların ve pillerin kontrolsüz şekilde çöpe atılmasının ağır metaller aracılığıyla insan sağlığı ve ekosistem üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Başkanı Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, evlerde biriken atık pil ve elektronik cihazların kontrolsüz şekilde bertaraf edilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturduğunu belirtti. E-atıkların içerdiği ağır metaller nedeniyle doğa ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli riskler oluşturduğunu söyleyen Karan, atık pil ve elektronik cihazlarda bulunan kurşun, cıva, kadmiyum, nikel ve lityum gibi maddelerin toprağa ve su kaynaklarına karışarak ekosistemi bozabildiğini ifade etti. Bu maddelerin doğada parçalanmadığını ve besin zincirinde birikerek canlılarda toksik etki oluşturduğunu aktardı. Kurşunun sinir sistemi üzerinde, cıvanın ise böbrek ve merkezi sinir sistemi üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceğini kaydeden Karan, kadmiyumun böbrek hastalıkları ve kanser riskiyle ilişkilendirildiğini, nikelin ise alerjik reaksiyonlara neden olabildiğini paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'DE ELEKTRONİK ATIKLAR YILDA 1 MİLYON TONA ULAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık oluştuğunu belirten Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, buna karşın geri dönüşüm oranlarının yüzde 6–7 seviyesinde kaldığını söyledi. Karan, bu durumun toplama ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti. Atık pillerin evsel çöplerle birlikte atılmasının büyük risk taşıdığını vurgulayan Karan, bu pillerin lisanslı tesislerde geri dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Aksi halde ağır metallerin toprağa ve yeraltı sularına karışarak uzun vadeli çevresel kirlilik oluşturduğunu ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİREYSEL ÖNLEMLER VE DÖNGÜSEL EKONOMİ MODELİ ÖNEM KAZANIYOR</span></strong></p>

<p>Bireysel önlemlere de dikkat çeken Karan, tek kullanımlık piller yerine şarj edilebilir pillerin tercih edilmesi gerektiğini, eski elektronik cihazların ise belediyeler ve lisanslı geri dönüşüm noktalarına teslim edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Gelecekte e-atık yönetiminde döngüsel ekonomi modelinin önem kazanacağını belirten Karan, üreticilerin ürünlerin geri dönüşüm sürecinden de sorumlu tutulmasını öngören sistemlerin yaygınlaştığını söyledi. Ayrıca yapay zekâ destekli ayrıştırma sistemleri ve dijital ürün pasaportlarının geri dönüşüm süreçlerini daha verimli hale getireceğini belirten Karan, temel hedefin atık üretimini azaltarak kaynakların daha uzun süre ekonomide tutulması olduğunu vurguladı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/evlerde-biriken-elektronik-atiklar-ve-piller-sagligimizi-sessizce-tehdit-ediyor-1779208854.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sistem Otomatik Olarak Düzenleyecek: Şartları Karşılayanlar Sağlık Durum Belgesini e-Nabız’dan Doğrudan İndirecek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sistem-otomatik-olarak-duzenleyecek-sartlari-karsilayanlar-saglik-durum-belgesini-e-nabizdan-dogrudan-indirecek-115919</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sistem-otomatik-olarak-duzenleyecek-sartlari-karsilayanlar-saglik-durum-belgesini-e-nabizdan-dogrudan-indirecek-115919</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni "Sağlık Raporları Yönetmeliği" ile rapor süreçlerinde dijital dönem resmen başladı. Yeni düzenlemeyle birlikte yazılı dilekçe zorunluluğu ortadan kalkarken, vatandaşlar lisansa tabi olmayan spor ve sosyal aktiviteler için sağlık durum belgelerini e-Nabız üzerinden hekime gitmeden otomatik olarak alabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle sağlık raporlarında dijitalleşme süreci başlatıldı. Yeni düzenlemeyle e-Nabız üzerinden başvuru dönemi başlarken, birçok rapor işlemi kolaylaştırıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik kapsamında sağlık raporlarının başvuru, değerlendirme ve düzenleme süreçlerinde önemli değişikliklere gidildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre tüm sağlık raporu başvuruları artık e-Nabız sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Böylece yazılı dilekçe ve benzeri uygulamalar sona erecek. Karar ile birlikte vatandaşların hastanelerde ve ilgili kurumlarda yazılı evraklarla uğraşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEKİME GİTMEDEN BELGE ALMA DÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Lisansa tabi olmayan spor ve sosyal aktiviteler için vatandaşlar, hekime gitmeden e-Nabız üzerinden “Sağlık Durum Belgesi” alabilecek. Karar Destek Sistemi sayesinde kişinin engel teşkil eden bir sağlık sorunu, ilaç kullanımı veya hastalık beyanı bulunmaması halinde belge otomatik olarak düzenlenebilecek. Elektronik ortamda hazırlanan raporların fiziki olarak alınması ve arşivlenmesi zorunluluğu da kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/sistem-otomatik-olarak-duzenleyecek-sartlari-karsilayanlar-saglik-durum-belgesini-e-nabizdan-dogrudan-indirecek-1779201110.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hipnoz, sanıldığı gibi kontrol kaybı değil!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hipnoz-sanildigi-gibi-kontrol-kaybi-degil-115914</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hipnoz-sanildigi-gibi-kontrol-kaybi-degil-115914</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoz hakkında merak edilen konulara açıklık getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hipnoz uyku hali değil, trans hali!</strong></span></p>

<p>Hipnozun uyku hali olarak tanımlanamayacağını aktaran&nbsp;Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Hipnoterapide kişinin dikkati en üst seviyede yoğunlaştığında trans hali oluşur. Telkinlere açık hale gelir.” dedi.</p>

<p>Her insanın hipnozdan etkilenişinin farklılık gösterebileceğini ifade eden Öztekin, “Bazı insanlar çok kolay hipnotik etki altına girerken bazılarında bu süre biraz daha uzayabilir. Uygulanan yöntemlere göre de &nbsp; değişebilir. Hipnotik halin en hafif noktasında kişide gevşeme meydana gelir. Kendisine söylenenleri hatırlar ancak hipnotik etkinin derin olduğu durumlarda trans hali oluşur. Bilinçaltı pasif durumdan aktif hale geçer. Kişi seansta trans halindeyken konuşmaları bilinçli olarak duymaz ve telkinleri seans sonrası hatırlayamaz. İster hafif ister ağır hipnotik durum olsun her iki halde de hipnoterapistin söylediği sözler ve telkinler etkili olur.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hipnoz altında bilinç dışı zihin telkinlere daha açık hale geliyor!</strong></span></p>

<p>Kişinin hipnozdan çıkamaması veya uyanamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydeden Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Hipnoterapist seansı sonlandırmadan ayrılsa bile kişi bir süre sonra seansı kendi sonlandırıp kalkar ve günlük yaşantısına devam eder.” dedi.</p>

<p>Hipnoz halindeyken beynin nasıl etkilendiğine değinen Öztekin, şunları söyledi:</p>

<p>“Bilinçli bir beyin daha eleştireldir, problem çözerken daha çok analiz yapmaya eğilimlidir. Direnç gösterebilir. Savunma mekanizmaları aktiftir. Bu durum kararsızlığa ve harekete geçmekte zorluğa sebep olabilir. Hipnoz altındayken ise bilincin bu analiz yeteneğinden ve direncinden kurtulan bilinç dışı zihin, beyin dalgası olarak alfa (hafif hipnoz) ve teta (derin hipnoz) durumlarında telkin ve talimatları &nbsp; almaya daha hazır hale gelir ve terapi gerçekleşir. Hipnoterapi tedavisi gören kişi bu süreçte hipnoterapistin destek ve rehberliğini hisseder. Onun talebi doğrultusundaki telkinleri kabullenir. Bu şekilde hipnoterapist bir çok şeyi yaptırabilir.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hipnotik etki altında olan bir kişi yapmak istemediği bir davranışta bulunmaz!&nbsp;</strong></span></p>

<p>‘Hipnoz sırasında kontrolümü kaybedip yapmak istemediğim şeyleri yapar mıyım, istemeden sırlarımı verir miyim?’ endişesi yaşayanlara konu hakkında bilgi veren Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Burada bilinmesi gereken nokta hipnoterapistin gücünün sınırsız olmadığıdır. Hipnotik etki altında olan bir kişi yapmak istemediği bir davranışta bulunmaz, istemediği hiçbir şeyi söylemez. Kişinin inançlarına, ahlaki değerlerine, değer yargılarına ters düşecek bir telkin, en derin hipnozda bile reddedilir. Medyada hipnoz adı altında rastladığınız, kişilerin kontrolsüz tuhaf davranışlar sergilediği tabloların, tıbbi hipnoterapi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Bunlar psikolojik alt yapısı, eğitimi olmayan kişiler tarafından, ilgi çekme amacı ile sergilenen sahne gösterileridir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Hipnozun tehlikesi ve zararı olup olmadığına da değinen Öztekin, “Seans sırasında da, seans sonrasında da hiçbir tehlike söz konusu değildir. Seansta ve sonrasında kişinin kan basıncı, kan şekeri, dolaşım, solunum gibi hayati fonksiyonları biyolojik olarak olumsuz etkilenmez. Aksine hipnoterapi sonrasında değerlerin daha stabil hale geldiği gözlenmiştir. Hipnoterapi tedavide çok güvenli ve tehlikesiz bir psikoterapi yöntemidir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/hipnoz-sanildigi-gibi-kontrol-kaybi-degil-1779193146.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal Medyadaki Psikolojik Şiddete Karşı Üç Kurum Harekete Geçti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-medyadaki-psikolojik-siddete-karsi-uc-kurum-harekete-gecti-115909</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-medyadaki-psikolojik-siddete-karsi-uc-kurum-harekete-gecti-115909</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle dijital çağın en büyük toplumsal sorunlarından biri olan sanal şiddete karşı önemli bir adım atılıyor. 21 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenecek "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı ile sosyal medyadaki nefret dili, dijital zorbalık ve gençlerin karşı karşıya kaldığı psikolojik baskılar uzmanlarca kapsamlı bir şekilde ele alınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle; dijital çağın önemli toplumsal sorunlarından biri hâline gelen linç kültürünü geniş kapsamlı boyutlarıyla ele almak amacıyla 21 Mayıs 2026 tarihinde saat 10:00’da Gedik Kültür Merkezi’nde “Linç Kültürü ve Psikolojisi” Çalıştayı düzenlenecek.</p>

<p>Alanında uzman akademisyenler, iletişim uzmanları, psikologlar, hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştayda; sosyal medyada nefret dili, dijital zorbalık, toplumsal kutuplaşma, bireysel travmalar, algı yönetimi ve linç kültürünün toplumsal etkileri kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Çalıştay kapsamında alanında uzman isimlerin sunumları, değerlendirme oturumları ve masa çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇLERİN KARŞILAŞTIĞI PSİKOLOJİK BASKILAR ELE ALINACAK</span></strong></p>

<p>Oturumlarda özellikle gençlerin dijital mecralarda karşı karşıya kaldığı psikolojik baskılar, sosyal medya kullanıcılarının sorumlulukları ve dijital etik konuları üzerinde durulacak. Programda ayrıca dijital çağın iletişim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği, sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliğinin bireyler üzerindeki etkileri ve toplumsal yargı mekanizmalarının sanal ortamlarda nasıl şekillendiği konusunda bilimsel sunumlar yapılacak. Katılımcılar, linç kültürünün sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal huzuru ve sosyal birlikteliği tehdit eden önemli bir sorun olduğuna dikkat çekecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL DÜNYADAKİ ŞİDDETE KARŞI ORTAK MÜCADELE...</span></strong></p>

<p>Çalıştayın ana hedefleri arasında; toplumsal farkındalık oluşturmak, dijital iletişimde etik bilincini artırmak, özellikle genç kuşaklarda sağlıklı sosyal medya kullanımına yönelik bilinç geliştirmek ve çözüm önerileri ortaya koymak yer alıyor. Gün boyunca sürecek panel, sunum ve değerlendirme oturumlarında katılımcılar, dijital dünyada karşılaşılan psikolojik şiddet biçimlerine karşı ortak mücadele yöntemlerini de tartışacak.</p>

<p>Toplumsal huzuru ve sosyal iletişim kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan çalıştaya, gençlik temsilcileri, STK üyeleri, akademisyenler ve vatandaşların yoğun katılım göstermesi bekleniyor. “Linç Kültürü ve Psikolojisi” Çalıştayı’nın, dijital çağda toplumsal bilinç oluşturulması ve sağlıklı iletişim kültürünün geliştirilmesi adına önemli çıktılar sunması bekleniyor. Özellikle gençlerin dijital medya kullanımı, sosyal medya dili, toplumsal duyarlılık ve iletişim bilinci konularında farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/sosyal-medyadaki-psikolojik-siddete-karsi-uc-kurum-harekete-gecti-1779183058.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Solunum Yetmezliği Yaşayan Yaşlı Hasta Hava Ambulansıyla Malatya&#039;ya Nakledildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/solunum-yetmezligi-yasayan-yasli-hasta-hava-ambulansiyla-malatyaya-nakledildi-115842</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/solunum-yetmezligi-yasayan-yasli-hasta-hava-ambulansiyla-malatyaya-nakledildi-115842</guid>
                <description><![CDATA[Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’nde solunum yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alınan 76 yaşındaki E.K., durumunun ağırlaşması üzerine Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ambulans helikopterle sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde ikamet eden 76 yaşındaki E.K., solunum yetmezliği şikâyetiyle Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada ilk müdahalesi yapılan hastanın durumu, yapılan incelemeler sonucunda ciddiyetini koruyunca sağlık ekipleri ileri tetkik ve tedavi için hastanın merkezdeki bir hastaneye nakledilmesine karar verdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖKYÜZÜNDE HAYAT MÜCADELESİ</span></strong></p>

<p>Hastanın durumunun stabil tutulması ve nakil süresinin en aza indirilmesi amacıyla Malatya’dan ambulans helikopter talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, hastayı alarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ulaştırdı. Sevkiyat sırasında sağlık personelinin hastaya müdahalesi gökyüzünde de devam etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTANIN TEDAVİSİ MERKEZDE SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Ambulans helikopterin Malatya’ya inmesinin ardından hazır bekletilen kara ambulansına alınan E.K., Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakledildi. Yetkililer, 76 yaşındaki hastanın sağlık durumunun kontrol altına alınması için yoğun bir çaba sarf edildiğini ve tedavinin uzman doktorlar gözetiminde sürdüğünü bildirdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/solunum-yetmezligi-yasayan-yasli-hasta-hava-ambulansiyla-malatyaya-nakledildi-1778843662.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Kanserle Mücadelede Yeni Dönem: Hedef Erken Teşhisle Hayat Kurtarmak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-kanserle-mucadelede-yeni-donem-hedef-erken-teshisle-hayat-kurtarmak-115803</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-kanserle-mucadelede-yeni-donem-hedef-erken-teshisle-hayat-kurtarmak-115803</guid>
                <description><![CDATA[Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen Minimal Kalite Değerlendirme Toplantısı'nda, kanser tarama hizmetlerinin standartlarını yükseltmek ve erken teşhis oranlarını artırmak amacıyla uzmanlar bir araya gelerek yol haritasını belirledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Kanser Birimi koordinesinde "Minimal Kalite Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Sağlık yöneticileri ve uzman hekimlerin yoğun katılımıyla düzenlenen programda, kanser tarama süreçlerinin mevcut durumu analiz edilerek bu süreçlerin nasıl daha etkin hale getirilebileceği masaya yatırıldı. Toplantının ana gündem maddelerini; erken teşhis oranlarının artırılması ve vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinde kalite standartlarının en üst seviyeye çıkarılması oluşturdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UZMANLAR VE SAHA YÖNETİCİLERİ BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Toplantıya kamu hastanelerinde görev yapan doktorlar, ilçe sağlık müdürleri, Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimleri ile KETEM bünyesinde görev alan hekimler katılım sağladı. Akademik bilgi birikimi ile saha deneyiminin aynı zeminde buluşturulmasının önemine değinilen programda, sağlık kuruluşları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmet süreçlerinin verimli yürütülmesi için fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ERKEN TEŞHİS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></span></p>

<p>Kanserle mücadelede en güçlü silahın erken teşhis olduğunu vurgulayan uzmanlar, tarama hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların artırılması gerektiğini belirten yetkililer, eğitim ve koordinasyon çalışmalarının kararlılıkla süreceğini ifade etti. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, "Akademisyenlerin bilimsel katkıları ve saha yöneticilerinin özverili çalışmalarıyla toplum sağlığını önceleyen önemli çalışmalar yürütülüyor" denilerek, kalite standartlarını yükseltme hedefi yinelendi.</p>

<p>KAYNAK: MHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/malatyada-kanserle-mucadelede-yeni-donem-hedef-erken-teshisle-hayat-kurtarmak-1778690148.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Battalgazi Devlet Hastanesi Personelini Ödüllendirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-kemal-memisoglu-battalgazi-devlet-hastanesi-personelini-odullendirdi-115801</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-kemal-memisoglu-battalgazi-devlet-hastanesi-personelini-odullendirdi-115801</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi’nde görev yapan ebe ve hemşire Ayşe Tekedereli, sağlık hizmetlerindeki özverili çalışmaları nedeniyle Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından "Safiye Hüseyin Elbi Vefa Ödülü" ile onurlandırıldı. Türkiye genelinde sınırlı sayıda çalışana verilen bu ödül, Malatya sağlık camiasında büyük bir gurur kaynağı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya sağlık dünyası, ulusal düzeyde gelen prestijli bir ödülle büyük bir mutluluk yaşıyor. Battalgazi Devlet Hastanesi personeli ebe ve hemşire Ayşe Tekedereli, 12 Mayıs Hemşireler Günü ve Ebeler Günü kapsamında Ankara’da düzenlenen özel bir törenle başarısını taçlandırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU TARAFINDAN TAKDİM EDİLDİ </span></strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından "İlk Nefeste Siz, Her Umutta Siz" temasıyla düzenlenen törene katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin dört bir yanından gelen başarılı sağlık profesyonelleriyle buluştu. Kadın sağlığı ve anne-bebek bakımı gibi kritik alanlarda uzun yıllardır fedakarca hizmet veren Ayşe Tekedereli, mesleğine sunduğu değerli katkılar sebebiyle Safiye Hüseyin Elbi Vefa Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MESLEKİ ÖZVERİ VE FEDAKARLIK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Törende yapılan konuşmalarda, ebe ve hemşirelerin sağlık sisteminin temel taşı olduğu, doğumdan acil müdahalelere kadar her an insan hayatına dokundukları hatırlatıldı. Tekedereli’nin aldığı bu ödül, sadece kişisel bir başarı değil, aynı zamanda Battalgazi Devlet Hastanesi ve Malatya’nın sağlık vizyonunun bir yansıması olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖDÜLÜ TÜM MALATYA ADINA KABUL ETTİ</span></strong></p>

<p>Ödülünü Bakan Memişoğlu’nun elinden alan Ayşe Tekedereli, yaşadığı büyük onuru şu sözlerle dile getirdi: “Bu anlamlı ödülü Malatya’mız ve birlikte büyük bir özveriyle görev yaptığım tüm meslektaşlarım adına alıyorum. Bizler gece gündüz demeden insan sağlığı için çalışan büyük bir ailenin parçasıyız. Bizi bu ödüle layık gören Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’na teşekkür ediyorum. Ayrıca her zaman yanımızda olan Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimimize ve hastane yönetimimize de desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/saglik-bakani-kemal-memisoglu-battalgazi-devlet-hastanesi-personelini-odullendirdi-1778687203.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı Uluslararası Seyahat Gemisindeki Vatandaşların Hantavirüs Test Sonuçlarını Açıkladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakanligi-uluslararasi-seyahat-gemisindeki-vatandaslarin-hantavirus-test-sonuclarini-acikladi-115754</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakanligi-uluslararasi-seyahat-gemisindeki-vatandaslarin-hantavirus-test-sonuclarini-acikladi-115754</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve ambulans uçakla Türkiye'ye getirilen son üç vatandaşın hantavirüs test sonuçlarının negatif çıktığını duyurdu. Karantina ve gözlem süreci devam eden toplam beş kişide şu ana kadar herhangi bir hastalık belirtisine rastlanmadığı açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, uluslararası sular seyahat eden bir gemide bulunan Türk vatandaşlarının sağlık durumuna ilişkin beklenen açıklamayı yaptı. Gemide bulunan ve hantavirüs şüphesiyle takibe alınan son üç vatandaşın Türkiye'ye getirilmesinin ardından yapılan testler sonuçlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AMBULANS UÇAKLA TÜRKİYE’YE GETİRİLDİLER</span></strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son üç vatandaşın ambulans uçakla Türkiye'ye getirildiği, yurda giriş yapmalarının ardından derhal yakın takip ve izolasyon sürecinin başlatıldığı bildirildi. Daha önce ülkeye giriş yapan iki kişide uygulanan prosedürlerin bu kişiler için de geçerli olduğu ve gerekli numunelerin titizlikle alındığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SONUÇLAR NEGATİF ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Yapılan laboratuvar incelemelerinin ardından kamuoyuyla paylaşılan verilerde şu bilgilere yer verildi:&nbsp;"Üç vatandaşın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır. Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından klinik durumları sürekli değerlendirilmekte ve sağlık durumları yakından takip edilmektedir. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KLİNİK DURUMLARI SÜREKLİ DEĞERLENDİRİLİYOR</span></strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların karantina süresince uzman ekipler tarafından sürekli denetim altında tutulacağını vurguladı. Şu ana kadar gözlem altındaki toplam beş kişide hiçbir semptom görülmemesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, sürecin sonuna kadar önlemlerin en üst seviyede tutulacağı ifade edildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/saglik-bakanligi-uluslararasi-seyahat-gemisindeki-vatandaslarin-hantavirus-test-sonuclarini-acikladi-1778519167.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Kalp Hastalarına Şemsiye Operasyonu: Üç Genç Hasta Aynı Gün Sağlığına Kavuştu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-kalp-hastalarina-semsiye-operasyonu-uc-genc-hasta-ayni-gun-sagligina-kavustu-115734</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-kalp-hastalarina-semsiye-operasyonu-uc-genc-hasta-ayni-gun-sagligina-kavustu-115734</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde atrial septal defekt (ASD) tanısı konulan 24, 28 ve 32 yaşlarındaki üç hasta, açık ameliyata gerek duyulmadan kasık damarından uygulanan "şemsiye yöntemi" ile aynı gün içinde sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, erişkin doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde dikkat çekici bir başarıya imza attı. Kalplerinde halk arasında "kalp deliği" olarak bilinen atrial septal defekt (ASD) bulunan üç genç hasta, aynı gün içerisinde gerçekleştirilen operasyonlarla tedavi edildi. 24, 28 ve 32 yaşlarındaki hastaların tedavisi, cerrahi bir kesi yapılmadan kapalı yöntemle tamamlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KASIKTAN GİRİLEREK KALBE ŞEMSİYE YERLEŞTİRİLDİ</span></strong></p>

<p>Operasyonlarda, göğüs kafesi açılmadan kasık bölgesindeki toplardamar sistemi kullanılarak kalbe ulaşıldı. "Şemsiye yöntemi" olarak adlandırılan bu kapalı işlemle hastaların kalbindeki delikler kısa sürede kapatıldı. Operasyonun ardından aynı gün ayağa kalkan hastalar, sadece bir günlük gözetimin ardından ertesi gün hastaneden taburcu edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/nefes%20darl%C4%B1%C4%9F%C4%B1.JPG" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRTİLER ERİŞKİN YAŞLARDA ORTAYA ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Başarılı operasyonları gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi İbrahim Aktaş, bu rahatsızlığın doğumsal bir eksiklik olduğunu vurguladı. Aktaş, ASD’nin kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki yapının tam kapanmaması sonucu oluştuğunu ifade ederek şu bilgileri verdi:&nbsp;“Erişkin yaşlarda nefes darlığı, çarpıntı ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi şikayetlerle karşımıza çıkabiliyor. Uygun hastalarda ameliyata gerek kalmadan kasık bölgesinden toplardamar sistemi kullanılarak kalbe ulaşılıyor. Şemsiye benzeri kapatma cihazı yerleştirilerek delik kapatılıyor. Hastalar işlem sonrası kısa sürede günlük yaşamına dönebiliyor.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Malatya%20E%C4%9Fitim%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Hastanesi(1).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">CERRAHİ TEDAVİYE SADECE UYGUN OLMAYAN VAKALARDA BAŞVURULUYOR</span></strong></p>

<p>Hastanede bu yöntemin uzun süredir başarıyla uygulandığını hatırlatan Aktaş, kasıktan kapatılmaya uygun olmayan vakalarda ise cerrahi tedaviye başvurulduğunu bildirdi. Modern tıp teknikleri sayesinde hastaların uzun iyileşme süreçlerine ihtiyaç duymadan sağlıklarına kavuşabildiği kaydedildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/3%20Hastaya%20Ayn%C4%B1%20G%C3%BCn%20'%C5%9Eemsiye'%20Mucizesi.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/malatyada-kalp-hastalarina-semsiye-operasyonu-uc-genc-hasta-ayni-gun-sagligina-kavustu-1778483979.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar ve Akademisyenler Çarmuzu’da Anne Adaylarıyla Buluştu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzmanlar-ve-akademisyenler-carmuzuda-anne-adaylariyla-bulustu-115650</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzmanlar-ve-akademisyenler-carmuzuda-anne-adaylariyla-bulustu-115650</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde hayata geçirilen "Gebe Okulu" projesiyle anne adayları; doğum sürecinden bebek bakımına, beslenmeden emzirmeye kadar pek çok hayati konuda uzmanlar tarafından eğitildi. Çarmuzu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde düzenlenen program, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı eğitimlerle anne adaylarına büyük kolaylık sağladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, anne adaylarının gebelik ve doğum sonrası süreçleri daha sağlıklı geçirmeleri amacıyla başlatılan “Gebe Okulu” eğitimi büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yer alan Çarmuzu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde düzenlenen programa çok sayıda anne adayı, akademisyen ve sağlık profesyoneli katıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKADEMİSYENLERDEN KRİTİK BİLGİLENDİRMELER</span></strong></p>

<p>Turgut Özal Üniversitesi Ebelik Bölümü öğretim üyelerinin destek verdiği eğitimlerde, gebelik ve sonrası döneme dair en çok merak edilen konular masaya yatırıldı. Eğitim kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Bal “Doğum Sonrası Kanama ve Yara Bakımı” konusunda bilgilendirme yaparken, Araştırma Görevlisi Sinem Güven Santur ise “Anne Sütünün Önemi ve Emzirme” başlıklı sunumuyla anne adaylarını aydınlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202605061350-yesilyurt.jpeg" style="height:572px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI YAŞAM VE PSİKOLOJİK DESTEK</span></strong></p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezi’nin uzman personelleri de eğitimde aktif rol aldı. Gebelik sürecinde doğru beslenme alışkanlıklarından fiziksel aktivitenin önemine kadar geniş bir yelpazede bilgiler sunuldu. Özellikle bu hassas dönemde yaşanan ruhsal değişimlerle baş etme yöntemleri ve sigaranın hem anne hem de bebek sağlığı üzerindeki zararları detaylıca aktarıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202605061350-yesilyurt2.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGULAMALI EĞİTİM VE ANLAMLI HEDİYELER...</span></strong></p>

<p>Teorik sunumların ardından eğitim programı, anne adaylarının en çok çekindiği konulardan biri olan “bebek banyosu” eğitimiyle uygulamalı olarak devam etti. Programın sonunda Yeşilyurt Belediyesi, katılımcıların bu süreci daha bilinçli takip edebilmeleri için hamilelik kitabı ve gebelik takvimi hediye etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/05/uzmanlar-ve-akademisyenler-carmuzuda-anne-adaylariyla-bulustu-1778087450.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzman İsimden Kritik Uyarı Geldi: Şeker ve Tansiyonu İhmal Etmeyin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzman-isimden-kritik-uyari-geldi-seker-ve-tansiyonu-ihmal-etmeyin-115474</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzman-isimden-kritik-uyari-geldi-seker-ve-tansiyonu-ihmal-etmeyin-115474</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen konferansta, toplumda hızla yayılan diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıklarla mücadele yöntemleri anlatılarak sağlıklı yaşamın ipuçları paylaşıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik farkındalık çalışmaları aralıksız devam ediyor. Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi, kronik hastalıklar konusunda toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme programına imza attı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK BİLİNCİ İÇİN KADINLARIN ROLÜ BÜYÜK</span></strong></p>

<p>Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Kadın Meclisi Başkanı Saliha Bulut, meclis üyeleri ve konuşmacı olarak İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi İç Hizmetler Koordinatörü Nilgün Oymak katıldı. Programın açılışında konuşan Saliha Bulut, kadınların hem kendi sağlıklarını koruma hem de aile içindeki sağlıklı alışkanlıkları yönetme noktasında kilit bir noktada durduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604281843-e04aed68-f3a0-459b-90a6-17b2e223b7cb.jpeg" style="height:457px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİPERGLİSEMİ VE KOMPLİKASYON UYARISI</span></strong></p>

<p>Konferansta söz alan Nilgün Oymak, yüksek kan şekeri ve tansiyonun vücutta bıraktığı hasarları detaylandırarak şu bilgileri paylaştı:&nbsp;“Hiperglisemi ve yüksek tansiyon kontrol altına alınmadığında, kan şekeri seviyeleri uzun vadede sinir sistemi hasarı ve diyabetik nöropati gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Hiperglisemin başlıca nedenleri arasında insülin eksikliği, düzensiz ilaç kullanımı, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme bulunmaktadır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN</span></strong></p>

<p>Vatandaşların vücutlarından gelen sinyalleri iyi okuması gerektiğini vurgulayan Oymak, yönetim sürecine dair şunları kaydetti: “Sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, halsizlik ve bulanık görme gibi belirtiler hastalıkların habercisi olabilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, stres kontrolü ve rutin kan şekeri ölçümü hastalıkların yönetiminde hayati öneme sahiptir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</span></strong></p>

<p>Programda diyabetik ayak riskine de değinilerek ayak bakımının önemi hatırlatıldı. Hipertansiyonun kalp hastalıklarını tetiklediğini belirten Oymak konuşmasını şöyle sürdürdü:&nbsp;“Obezite, aşırı tuz tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzı en önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır. Yüksek tansiyon; diyabet ve kolesterol ile birlikte kalp hastalıklarına zemin hazırlıyor.”</p>

<p>Yoğun ilginin gösterildiği etkinlik, katılımcıların tansiyon ve kan şekeri ölçümlerinin yapılmasıyla tamamlandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/uzman-isimden-kritik-uyari-geldi-seker-ve-tansiyonu-ihmal-etmeyin-1777443740.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalbi Durma Noktasına Gelen Hasta İçin Ekipler Seferber Oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kalbi-durma-noktasina-gelen-hasta-icin-ekipler-seferber-oldu-115465</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kalbi-durma-noktasina-gelen-hasta-icin-ekipler-seferber-oldu-115465</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 73 yaşındaki H.Ö., durumunun ağırlaşması üzerine ambulans helikopterle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yetiştirildi. Zamanla yarışan ekiplerin hızlı müdahalesi, yaşlı adamı hayata bağladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki H.Ö. isimli vatandaş, evinde aniden fenalaşarak kalp krizi geçirdi. Yakınlarının ihbarı üzerine hızla olay yerine ulaşan ekipler, hastayı Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DURUMU KRİTİKLEŞİNCE HELİKOPTER TALEP EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Hastanede yapılan ilk muayene ve müdahalelerin ardından, H.Ö.’nün durumunun ciddiyetini koruduğu ve tam teşekküllü bir hastanede ileri tedavi görmesi gerektiği kararlaştırıldı. İlçenin konumu ve hastanın hayati tehlikesi göz önünde bulundurularak, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü’nden acil olarak ambulans helikopter talebinde bulunuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖKYÜZÜNDE HAYAT MÜCADELESİ</span></strong></p>

<p>Kısa sürede ilçeye ulaşan ambulans helikopter, 73 yaşındaki hastayı hastaneden alarak havalandı Kaybedilen her saniyenin büyük önem taşıdığı bu süreçte, hava ambulansının hızı ve sağlık ekiplerinin etkin koordinasyonu sayesinde hasta, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ulaştırıldı. Burada hazır bekleyen uzman doktorlar tarafından hemen tedavi altına alınan H.Ö.’nün hayati riskinin, hızlı sevk süreci sayesinde azaltıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK MÜDAHALE HAYAT KURTARIYOR</span></strong></p>

<p>Özellikle ulaşımın zor olduğu veya zamanın kritik önem taşıdığı vakalarda stratejik bir rol üstlenen ambulans helikopterler, Malatya genelinde can dostu olmaya devam ediyor. Sağlık ekiplerinin yoğun çabasıyla tedavisi süren H.Ö.’nün sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/kalbi-durma-noktasina-gelen-hasta-icin-ekipler-seferber-oldu-1777379331.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinsi Tehlike Bel Kayması Adım Atmanızı Bile Engelleyebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sinsi-tehlike-bel-kaymasi-adim-atmanizi-bile-engelleyebilir-115462</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sinsi-tehlike-bel-kaymasi-adim-atmanizi-bile-engelleyebilir-115462</guid>
                <description><![CDATA[Halk arasında bel kayması olarak bilinen spondilolistezis, günlük hayatı kabusa çevirebiliyor. Uzmanlar; bacaklarda uyuşma, güç kaybı ve şiddetli ağrıyla kendini gösteren bu rahatsızlığın, erken teşhis edilmediği takdirde cerrahi müdahaleye kadar varabileceği konusunda vatandaşları uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Modern çağın en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan bel ve sırt ağrıları, bazen sanıldığından çok daha ciddi bir tablonun habercisi olabiliyor. Tıbbi adı "spondilolistezis" olan bel kayması, omurgayı oluşturan kemiklerden birinin, altındaki diğer omur kemiğinin üzerinde öne veya arkaya doğru kaymasıyla oluşuyor. Bu durum, sinir kökleri üzerinde baskı kurarak hastanın hareket kabiliyetini kısıtlıyor ve dayanılmaz ağrılara zemin hazırlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTALIĞIN BELİRTİLERİNE DİKKAT</span></strong></p>

<p>Ortopedi ve beyin cerrahisi uzmanları, bel kaymasının pek çok farklı nedenden kaynaklanabileceğine işaret ediyor. Doğuştan gelen yapısal bozuklukların yanı sıra yaşın ilerlemesine bağlı yıpranmalar, ağır yük kaldırma ve ani travmalar hastalığı tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde yalnızca bel bölgesinde kalmıyor; bacaklara yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve ileri aşamalarda güç kaybı gibi ciddi şikâyetlerle kendini belli ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERKEN TEŞHİS CERRAHİ RİSKİNİ AZALTIYOR</span></strong></p>

<p>Uzmanlar, tedavi sürecinde erken farkındalığın hayati önem taşıdığını vurguluyor. Başlangıç seviyesindeki vakalarda fizik tedavi, özel egzersiz programları ve yaşam tarzında yapılacak köklü düzenlemelerle hastalığın kontrol altına alınabildiği belirtiliyor. Ancak ileri seviyeye ulaşmış, sinir basısının şiddetli olduğu durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelebiliyor. Uzmanlar, "Bel ağrısı yaşayan vatandaşların şikâyetlerini hafife almaması gerektiğini, özellikle uzun süren ve bacaklara yayılan ağrılarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini" ifade ediyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/sinsi-tehlike-bel-kaymasi-adim-atmanizi-bile-engelleyebilir-1777374388.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Sisteminin Gizli Kahramanları Malatya&#039;da Bir Araya Geldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-sisteminin-gizli-kahramanlari-malatyada-bir-araya-geldi-115455</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-sisteminin-gizli-kahramanlari-malatyada-bir-araya-geldi-115455</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen Ebeler Haftası etkinliğinde, sağlık sisteminin temel taşlarından olan ebelerin önemi vurgulandı. Sağlık yöneticilerinin katıldığı programda, anne ve bebek sağlığının korunmasında ebelerin üstlendiği kritik görevlere dikkat çekilerek fedakâr çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkür edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da Ebeler Haftası kapsamında düzenlenen özel bir etkinlikle, ebelerin sağlık sistemindeki vazgeçilmez rolü bir kez daha gündeme taşındı. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen kutlama programına İl Sağlık Müdürlüğü temsilcileri, hastane idarecileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Program boyunca, doğum öncesinden başlayarak anne ve bebek sağlığının korunmasında en ön safta yer alan ebelerin mesleki saygınlığına vurgu yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜVENLİ ANNELİK HİZMETLERİNDE EBELERİN ROLÜ</span></strong></p>

<p>Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde, ebelerin sadece doğum anında değil, güvenli annelik hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve toplum sağlığının geliştirilmesi süreçlerinde de kritik görevler üstlendiği belirtildi. Özellikle normal doğumun teşvik edilmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi noktasında ebelerin sunduğu profesyonel desteğin, modern sağlık sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğu ifade edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604281024-923d4a7d-9396-4a0a-954e-839ec0412a7b.jpeg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK YÖNETİMİNDEN EBELERE TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Hastane yönetimi ve sağlık birim başkanları, özveriyle görev yapan ebelerin insan odaklı hizmet anlayışıyla büyük bir sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini kaydetti. Malatya genelinde görev yapan tüm ebelerin haftasını kutlayan yetkililer, gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla çalışan ebelere emekleri için minnettar olduklarını belirttiler. Tören, ebelerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik verilen mesajlarla sona erdi.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604281024-a7beafd2-09a6-464e-90b1-b2c0c449c2be.jpeg" style="height:534px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/saglik-sisteminin-gizli-kahramanlari-malatyada-bir-araya-geldi-1777364885.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Ekiplerinden Kritik Müdahale: Durumu Ağırlaşan Hasta Helikopterle Malatya’ya Sevk Edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-ekiplerinden-kritik-mudahale-durumu-agirlasan-hasta-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-115410</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-ekiplerinden-kritik-mudahale-durumu-agirlasan-hasta-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-115410</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 75 yaşındaki B.K., durumunun ciddiyetini koruması üzerine bölgeye sevk edilen helikopter ambulansla Malatya’ya nakledildi. Sağlık ekiplerinin koordineli müdahalesiyle gerçekleştirilen sevk sonrası hastanın tedavisine ileri tetkik ve tedavi için şehir merkezinde devam ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki bir vatandaşın hayata tutunması için sağlık ekipleri tarafından yoğun bir çaba sarf edildi. 1951 doğumlu B.K. isimli erkek hasta, evinde aniden fenalaşması üzerine yakınları tarafından Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DURUMU AĞIRLAŞINCA GÖKYÜZÜ SEFERBERLİĞİ BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Hastanede yapılan ilk incelemelerde kalp krizi geçirdiği anlaşılan B.K., hemen tedavi altına alındı. Ancak hastanın durumunun kritik seyretmesi ve ileri tetkik ihtiyacının doğması üzerine doktorlar, Malatya şehir merkezine acil sevk kararı aldı. Karayoluyla nakil riskli görüldüğü için bölgeye ivedilikle helikopter ambulans talep edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK EKİPLERİNDEN KOORDİNELİ MÜDAHALE</span></strong></p>

<p>Kısa sürede ilçeye ulaşan Sağlık Bakanlığı’na ait helikopter ambulans, Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’nden alınan hastayı teslim aldı. Dakikalarla yarışılan süreçte helikopter, hastayı ileri tedavi ve tetkiklerin yapılacağı Malatya’daki tam teşekküllü hastaneye ulaştırdı. Başarıyla tamamlanan operasyonun ardından hastanın Malatya’daki tedavisinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/saglik-ekiplerinden-kritik-mudahale-durumu-agirlasan-hasta-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-1777207556.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Modern Tıbbın Tüm İmkanları Seferber Edildi! Cerrahi Müdahale İle Kansere Geçit Verilmedi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-modern-tibbin-tum-imkanlari-seferber-edildi-cerrahi-mudahale-ile-kansere-gecit-verilmedi-115379</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-modern-tibbin-tum-imkanlari-seferber-edildi-cerrahi-mudahale-ile-kansere-gecit-verilmedi-115379</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde karın ağrısı ve kanama şikayetiyle başvuran 66 yaşındaki Mehmet Özgül’e kalın bağırsak kanseri teşhisi konuldu. Op. Dr. Cebrail Yetkin ve ekibi tarafından gerçekleştirilen laparoskopik (kapalı) ameliyat sayesinde Özgül, kısa sürede sağlığına kavuşarak taburcu olma aşamasına geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla 66 yaşındaki Mehmet Özgül sağlığına kavuştu. Karın ağrısı, kabızlık ve makatta kanama şikayetleriyle hastaneye başvuran Özgül’ün yapılan tetkiklerinde kalın bağırsağın inen kolon proksimalinde tümöral lezyon tespit edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HIZLI MÜDAHALE VE KAPALI CERRAHİ YÖNTEM</span></strong></p>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından yürütülen süreçte alınan biyopsinin patoloji sonucu malign (kötü huylu) olarak değerlendirildi. Bunun üzerine hasta için hızlı şekilde ameliyat kararı alındı. Gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından Özgül, modern cerrahinin önemli yöntemlerinden biri olan laparoskopik (kapalı) teknikle ameliyata alındı. Operasyon kapsamında hastaya laparoskopik sol hemikolektomi uygulandı. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin minimal invaziv olması ve hastaya sağladığı konfor dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/Ba%C4%9F%C4%B1rsak%20Kanserine%20Kapal%C4%B1%20Ameliyatla%20M%C3%BCdahale%20MEAH%E2%80%99ta%20H%C4%B1zl%C4%B1%20%C4%B0yile%C5%9Fme%20D%C3%B6nemi.JPG" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOKTOR YETKİN: HIZLI İYİLEŞME SAĞLIYOR</span></strong></p>

<p>Ameliyat sonrası sürecin sorunsuz geçtiğini belirten Op. Dr. Cebrail Yetkin, hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve genel durumunun iyi olduğunu ifade etti. Yetkin, şu bilgileri verdi:&nbsp;“Hastamızı kısa süre içerisinde şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz. Günümüzde laparoskopik cerrahiler, deneyimli ekipler ve uygun altyapıya sahip merkezlerde daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve düşük komplikasyon riski nedeniyle öncelikli olarak tercih edilmektedir. Biz de kliniğimizde uygun vakalarda onkolojik prensiplere bağlı kalarak bu yöntemi başarıyla uyguluyoruz.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/Genel%20Cerrahi%20Klini%C4%9Fi.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTA MEHMET ÖZGÜL: HIZLI TOPARLANDIM</span></strong></p>

<p>Ameliyat sürecine ilişkin konuşan Mehmet Özgül ise rahatsızlığının kabızlıkla başladığını belirterek süreci şöyle anlattı: “Daha sonra tuvalete giderken kan gelmeye başladı. Hastaneye başvurdum, gerekli testler yapıldı ve kapalı ameliyat oldum. Ameliyattan sonra çok hızlı toparlandım. Hiçbir sorun yaşamadım. Hemşireler gece gündüz benimle ilgilendi, hepsinden çok memnunum.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/Op_%20Dr_%20Cebrail%20Yetkin.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/malatyada-modern-tibbin-tum-imkanlari-seferber-edildi-cerrahi-mudahale-ile-kansere-gecit-verilmedi-1777027392.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akçadağ ve Çevresindeki Elli Yerleşim Birimi Sağlık Hizmetine Kavuşuyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/akcadag-ve-cevresindeki-elli-yerlesim-birimi-saglik-hizmetine-kavusuyor-115378</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/akcadag-ve-cevresindeki-elli-yerlesim-birimi-saglik-hizmetine-kavusuyor-115378</guid>
                <description><![CDATA[Akçadağ ilçesi Esenbey mahallesinde, elliye yakın mahalle ve mezraya şifa dağıtacak olan sağlık ocağının temeli görkemli bir törenle atıldı. Bölgedeki üç ilçenin kesişim noktasında yer alan tesis, altı ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak hizmete açılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akçadağ İlçesine bağlı Esenbey mahallesine ve çevresindeki elliye yakın mahalle ve mezraya hizmet verecek olan sağlık ocağının temeli geniş katılımlı bir törenle atıldı. Temel atma törenine İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca, Akçadağ Kaymakamı Adem Topaca, Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, çeşitli kurum müdürleri, çevre köylerin muhtarları ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2013_20_28%20(2).jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELLİ YERLEŞİM BİRİMİNE HİZMET VERECEK </span></strong></p>

<p>Tohma boyu civarında Darende, Akçadağ ve Hekimhan ilçelerine bağlı birçok mahallenin bağlantı noktası üzerinde bulunan Esenbey Mahallesine yapılacak olan sağlık ocağının elliye yakın mahalle ve yerleşim birimine hizmet vereceğini belirten Esenbey Mahalle Muhtarı Mehmet Sarpkaya, “İkisi doktor olmak üzere altı personelin görev yapacağı bu hizmet binasının altı ayda tamamlanarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulmasını hedefliyoruz. Önemli bir kavşak noktasında olan Esenbey, ticarette, eğitimde ve sosyal faaliyetlerde çevresine hizmet verirken yapılacak sağlık ocağı ile sağlık alanında da önemli bir boşluğu dolduracaktır.” Dedi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2013_20_28%20(3).jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2013_20_28.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2013_20_27.jpeg" style="height:312px; width:800px" /></p>

<p><strong>HABER: Murat Atabey/Malatya Time</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/akcadag-ve-cevresindeki-elli-yerlesim-birimi-saglik-hizmetine-kavusuyor-1777026767.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nadir Görülen Sendromu Malatya’daki İleri Görüntüleme Teknolojisi Yakaladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/nadir-gorulen-sendromu-malatyadaki-ileri-goruntuleme-teknolojisi-yakaladi-115324</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/nadir-gorulen-sendromu-malatyadaki-ileri-goruntuleme-teknolojisi-yakaladi-115324</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, koroner BT anjiyografiden fetal MR’a kadar pek çok ileri tetkiki bünyesine katarak bölgesel bir sağlık merkezi haline geldi. Doç. Dr. Bülent Petik, yeni teknolojiler sayesinde nadir hastalıkların bile artık yerinde teşhis edilebildiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan ileri radyolojik tetkikler sayesinde tanı ve tedavi süreçlerinde yeni bir döneme girildi. Hastane, sunduğu gelişmiş görüntüleme yöntemleriyle sadece Malatya’ya değil, çevre illere de hitap eden güçlü bir sağlık merkezi konumuna yükseldi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve hastanede görevli Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, radyoloji alanındaki bu önemli gelişmelere dair detaylı bilgiler verdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604221102-doc-dr-bulent-petik.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KALP VE PROSTAT TEŞHİSİNDE MODERN YÖNTEMLER</span></strong></p>

<p>Hastanenin bir süre öncesine kadar bölgede koroner BT anjiyografi işlemini gerçekleştiren tek resmi kurum olduğunu hatırlatan Petik, bu yöntemin kalp damarlarını klasik anjiyografiye gerek kalmadan bilgisayarlı tomografiyle görüntülediğini belirtti. Ayrıca dünyada kalp kası ve kapak hastalıklarının değerlendirilmesinde ön sıralarda yer alan kardiyak MR teknolojisinin de devreye alındığını ekledi. Petik, daha önce yalnızca büyük şehirlerde yapılabilen multiparametrik prostat MR tetkikinin de artık Malatya’da uygulanabildiğini ve bunun erken teşhiste büyük avantaj sağladığını vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Malatya%20Turgut%20%C3%96zal%20%C3%9Cniversitesi%20Radyoloji%20Anabilim.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANNE KARNINDAKİ BEBEĞE FETAL MR TAKİBİ YAPILDI</span></strong></p>

<p>Hastanede hayata geçirilen fetal MR uygulamasıyla, anne karnındaki bebeklerin gelişim bozuklukları ve doğumsal anomalileri artık detaylı şekilde incelenebiliyor. Bunun yanı sıra difüzyon, perfüzyon ve MR spektroskopi gibi ileri teknolojiler de nörolojik hastalıklar ile tümörlerin analizinde sisteme dahil edildi. Girişimsel radyoloji alanında ise vasküler ve non-vasküler işlemlerin artık ameliyathane ortamında yapılabildiği bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604221101-emar-cekim-2.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NADİR HASTALIK YAMAGUCHİ SENDROMU TEŞHİS EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Uygulanan ileri teknolojilerin başarısını bir vaka örneğiyle açıklayan Doç. Dr. Bülent Petik, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;“Kalp yetmezliği şikâyetiyle başvuran bir hastada yapılan kardiyak MR incelemesi sonucunda nadir görülen Yamaguchi Sendromu tanısı konuldu. Erken tanı sayesinde hastanın tedavi süreci doğru şekilde planlandı ve ciddi risklerin önüne geçildi. Hastanede yapılan yatırımlar, teknik altyapı ve uzman kadroyla ileri görüntüleme alanında bölgesel bir merkez olma yolunda önemli mesafe kat edildi. Vatandaşların büyük şehirlere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesi hedefleniyor.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/BT%20anjiyografi.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/nadir-gorulen-sendromu-malatyadaki-ileri-goruntuleme-teknolojisi-yakaladi-1776849981.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşılar Vücutta Kalıcı Mı? Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Malatya&#039;da Açıkladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/asilar-vucutta-kalici-mi-turkiye-asi-enstitusu-baskani-malatyada-acikladi-115304</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/asilar-vucutta-kalici-mi-turkiye-asi-enstitusu-baskani-malatyada-acikladi-115304</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da düzenlenen konferansta konuşan Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, mRNA aşılarının vücutta sadece birkaç gün kalıp yok olduğunu belirterek, sosyal medyadaki yanlış bilgilere karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında düzenlenen konferansta, toplum sağlığı ve aşıların koruyucu gücü masaya yatırıldı. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa katılan Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, özellikle COVID-19 sürecinde tartışılan mRNA aşılarına dair önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">mRNA AŞILARI VÜCUTTA KALICI DEĞİLDİR</span></strong></p>

<p>mRNA teknolojisinin çalışma prensibini anlatan Ateş Kara, bu yöntemde vücuda virüsün kendisinin değil bilgisinin verildiğini vurguladı. Aşıların vücutta kalma süresine ilişkin merak edilenleri cevaplayan Kara, şunları söyledi:&nbsp;“Bu aşılar vücutta en fazla birkaç gün kalır, parçalanır ve yok olur. Aylar ya da yıllar sonra etkisinin devam etmesi mümkün değildir. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar da bunu açıkça ortaya koymaktadır.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604211312-ab1134aa-3515-47a1-83dd-4577fe650161.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE BİR DÖNEM DÜNYAYA AŞI SATIYORDU</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin aşı üretim tarihindeki başarısını hatırlatan Kara, Cumhuriyet’in ilk yıllarında pek çok ülkeye aşı ihraç edildiğini belirtti. Geçmişte ABD ve Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin’deki kolera salgınına da Türkiye’den gönderilen aşılarla müdahale edildiğini ifade eden Kara, günümüzde aşıların sorgulanmasını bu hastalıkların artık görülmemesine bağladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAN ETKİLER VE GÜVENLİK DENETİMLERİ...</span></strong></p>

<p>Aşıların hafif yan etkileri olabileceğini ancak ağır tabloların son derece nadir görüldüğünü belirten Kara, kullanılan aşıların hem ulusal hem de uluslararası denetimlerden geçtiğini söyledi. Malatya İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca da yaptığı açılış konuşmasında, aşının en etkili ve koruyucu tıbbi yöntem olduğunu hatırlatarak toplum bağışıklığının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Konferans sonunda, vatandaşların sosyal medyadaki dezenformasyon yerine bilimsel ve güvenilir kaynakları esas alması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>KAYNAK: MHA<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/asilar-vucutta-kalici-mi-turkiye-asi-enstitusu-baskani-malatyada-acikladi-1776768582.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Hava Kuvvetleri İzmir’den Malatya’ya Hayat Köprüsü Kurdu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turk-hava-kuvvetleri-izmirden-malatyaya-hayat-koprusu-kurdu-115250</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turk-hava-kuvvetleri-izmirden-malatyaya-hayat-koprusu-kurdu-115250</guid>
                <description><![CDATA[İzmir’den alınan karaciğer grefti, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait ambulans uçakla zamanla yarışılan kritik bir operasyonun ardından Malatya’daki hastaya ulaştırılarak hayata tutunma umudu oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Kuvvetleri, savunma görevlerinin yanı sıra insani yardım ve hayat kurtarma faaliyetlerinde de öncü rol üstlenmeye devam ediyor. İzmir’de acil nakil bekleyen bir hasta için temin edilen karaciğer grefti, askeri ambulans uçakla Malatya’ya ulaştırıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZAMANLA YARIŞ...</span></strong></p>

<p>Organ nakli süreçlerinde en kritik aşama olan transfer süresi, Türk Hava Kuvvetleri’nin profesyonel müdahalesiyle minimuma indirildi. Karayoluna oranla büyük bir hız avantajı sağlayan hava taşımacılığı sayesinde, karaciğer grefti en uygun koşullarda ve tam zamanında nakil merkezine ulaştırıldı. Bu hız, hastanın operasyona hazırlanma sürecini de doğrudan olumlu etkiledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOORDİNASYON DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından koordine edilen operasyon, Türkiye’nin sağlık altyapısı ile havacılık gücünün ne kadar entegre çalışabildiğini bir kez daha kanıtladı. İleri düzey tıbbi ekipmanlarla donatılmış askeri ambulans uçak, uçuş süresince organın muhafaza edilmesi görevini titizlikle yerine getirdi. Milli Savunma Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda operasyonun ruhunu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Rotamız hayat, yükümüz umut.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAYAT KURTARAN İŞ BİRLİĞİ...</span></strong></p>

<p>İzmir ve Malatya hattında gerçekleştirilen bu başarılı transfer, sağlık ve savunma kurumları arasındaki güçlü iş birliğini ortaya koydu. Uzman sağlık personeli ve askeri mürettebatın koordineli çalışmasıyla tamamlanan operasyon, acil organ bekleyen hastalar için hava ulaşımının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/turk-hava-kuvvetleri-izmirden-malatyaya-hayat-koprusu-kurdu-1776592865.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vasiyeti Yerine Getirildi: Rize’de Vefat Eden Refiye Kıdal Malatya’daki Hastaya Nefes Olacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/vasiyeti-yerine-getirildi-rizede-vefat-eden-refiye-kidal-malatyadaki-hastaya-nefes-olacak-115213</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/vasiyeti-yerine-getirildi-rizede-vefat-eden-refiye-kidal-malatyadaki-hastaya-nefes-olacak-115213</guid>
                <description><![CDATA[Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki Refiye Kıdal, vasiyeti üzerine bağışlanan karaciğeriyle Malatya’daki bir hastaya umut oldu. Askeri uçakla Rize’den havalanan organ, nakil bekleyen hastaya ulaştırılmak üzere Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da uzun yıllar yaşadıktan sonra eşinin vefatı üzerine Rize’ye yerleşen 96 yaşındaki Refiye Kıdal, beyin damar tıkanıklığı teşhisiyle kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybetti. Rize Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü gerçekleşen Kıdal’ın vasiyeti, kederli ailesi tarafından yerine getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VASİYETİ DOĞRULTUSUNDA ORGANLARI BAĞIŞLANDI</span></strong></p>

<p>Refiye Kıdal’ın durumunun kritikleşmesi ve beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından, çocukları annelerinin hayattayken dile getirdiği vasiyetine sahip çıktı. Doktorlarla görüşen aile, organ bağışı kararı aldı. Yapılan tıbbi incelemeler sonucunda Kıdal’ın sadece karaciğerinin nakil için uygun olduğu tespit edildi. Uzman ekiplerce gerçekleştirilen operasyonla alınan karaciğer, vakit kaybedilmeden askeri uçakla Malatya’ya gönderildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ACIMIZ BÜYÜK AMA UMUT OLDUK</span></strong></p>

<p>Annesini kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Mustafa Kıdal, bu anlamlı bağışın kendileri için büyük bir teselli olduğunu ifade etti. Toplumdaki bilinç düzeyinin artması gerektiğini vurgulayan Kıdal, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Sonuçta toprak oluyoruz ama belki bir başkasında yaşamaya devam ediyoruz. Biz bunu bir fidan dikmek gibi görüyoruz. Annemiz adına bir hayatın sürmesine vesile olmak bizim için çok kıymetli.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASKERİ UÇAKLA MALATYA’YA SEVK EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Karaciğerin, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakil Enstitüsünde organ bekleyen bir hastaya nakledileceği açıklandı. Süreci yöneten doktorlar, donörün ileri yaşına rağmen yapılan bilimsel değerlendirmelerin olumlu sonuç verdiğini belirterek, karaciğerin fonksiyonel açıdan kullanılabilir durumda olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/vasiyeti-yerine-getirildi-rizede-vefat-eden-refiye-kidal-malatyadaki-hastaya-nefes-olacak-1776409639.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal Güvenlik Kurumu Dijital Dünyanın Zirvesine Yerleşti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumu-dijital-dunyanin-zirvesine-yerlesti-115204</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sosyal-guvenlik-kurumu-dijital-dunyanin-zirvesine-yerlesti-115204</guid>
                <description><![CDATA[Bakan Vedat Işıkhan, dijitalleşmenin iş gücü piyasasını yeniden şekillendirdiğini belirterek, önümüzdeki 5 yıl içinde 92 milyon işin yok olacağını ancak 170 milyon yeni iş alanının açılacağını duyurdu. Gençlerin iş hayatına geç atılmasının aile kurma sürecini geciktirdiğine dikkat çeken Işıkhan, SGK'nın e-Devlet'te en çok kullanılan kurum olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda Türkiye’nin dijitalleşme karnesini ve iş gücü piyasasının geleceğini masaya yatırdı. Bakan Işıkhan, kamu hizmetlerinin dijitalleşmesinde SGK'nın üstlendiği kritik role dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SGK E-DEVLET SİSTEMİNİN LİDERİ OLDU</span></strong></p>

<p>Bakan Işıkhan, SGK’nın dijital dönüşümdeki başarısını rakamlarla ortaya koydu. 181 farklı uygulama ile vatandaşlara ulaştıklarını belirten Işıkhan, “Dünyanın en ileri uygulamalarından biri olan e-Devlet sisteminde, SGK olarak en fazla kullanılan ve en çok tıklanan kurum durumundayız.” dedi. Sistem üzerinden 1,5 milyardan fazla tıklanma sayısına ulaşıldığını ifade eden Işıkhan, hizmetlerin artık daha hızlı ve güvenli olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTALLEŞME İŞ GÜCÜ PİYASASINI DEĞİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Teknolojik değişimin rutin işleri ortadan kaldırdığını söyleyen Bakan Işıkhan, Dünya Ekonomik Forumu raporlarından çarpıcı veriler paylaştı. Işıkhan, önümüzdeki 5 yıl içinde 92 milyon işin tarihe karışacağını, buna karşın 170 milyon yeni iş sahasının açılacağını öngördüklerini belirtti. Bu süreçte niteliksiz işlerin azalacağını vurgulayan Bakan, iş gücünün kalitesini artırmanın bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BECERİLER ZİRVESİ İSTANBUL’DA DÜZENLENECEK</span></strong></p>

<p>Küresel ölçekte bir organizasyonun müjdesini veren Işıkhan, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’un “Beceriler Zirvesi”ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşecek zirveye 65 ülkeden temsilciler katılacak. Yapay zeka ve bilişim teknolojilerinin istihdama etkileri bu zirvede detaylıca ele alınacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇLER ÇALIŞMA HAYATINA GEÇ KATILIYOR</span></strong></p>

<p>SGK verilerine göre Türkiye'de ilk kez sigortalı olanların yüzde 43’ünün 30 yaş üzerinde olmasını değerlendiren Bakan Işıkhan, bu durumun ekonomik ve sosyal yansımalarına değindi. Gençlerin üretim sürecine erken dahil olmasının önemini belirten Işıkhan, geç istihdamın aile kurma süreçlerini de ötelediğini söyledi. Işıkhan, Gençliğin Üretim Çağı Programı ile bu tabloyu değiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/sosyal-guvenlik-kurumu-dijital-dunyanin-zirvesine-yerlesti-1776347216.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yargıtay Kararı Uygulanmıyor Mu? Malatya Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nda Kriz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yargitay-karari-uygulanmiyor-mu-malatya-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlari-sendikasinda-kriz-115153</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yargitay-karari-uygulanmiyor-mu-malatya-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlari-sendikasinda-kriz-115153</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendika Başkanı Mehmet Bingöl, Yargıtay kararıyla göreve iade edilmesine rağmen yetkilerinin kullandırılmadığını ve sendika faaliyetlerinin engellendiğini iddia ederek Adalet Bakanlığı’na destek çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendika Başkanı Mehmet Bingöl, sendika içerisinde yaşanan ve yargıya taşınan süreçlere ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Yargı kararıyla göreve iade edilmelerine rağmen sendikal faaliyetlerin hukuksuz şekilde engellendiğini öne süren Bingöl, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">32 AY HUKUKSUZ ŞEKİLDE UZAKLAŞTIRILDIK İDDİASI</span></strong></p>

<p>Yaklaşık 32 ay önce görevden uzaklaştırıldıklarını ve bu sürecin hiçbir yasal dayanağı olmadığını savunan Mehmet Bingöl, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Deprem sürecinde Malatya’ya destek talebimizi dile getirdikten sonra bir gün içinde yönetim kurulu üyelerimiz aranarak dilekçe vermeleri istendi ve akabinde görevden uzaklaştırıldık. Disiplin gerekçesiyle bir yıl süreyle uzaklaştırıldık ancak bu sürenin sonunda göreve iade edilmemiz gerekirken süreç farklı bir noktaya taşındı.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARGITAY KARARIYLA GÖREVE İADE EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ</span></strong></p>

<p>Süreç içerisinde yapılan olağanüstü seçimlerin ve uygulamaların hukuksuz olduğunu ileri süren Bingöl, Yargıtay kararıyla 16 Şubat itibarıyla görevine döndüğünü iddia etti. Genel merkezle yapılan görüşmelere rağmen resmi görevlendirme yazısının verilmediğini savunan Bingöl, sendikanın işlevsiz hale getirildiğini öne sürerek şunları kaydetti:&nbsp;“Yaklaşık 3 haftadır sendikaya gidiyoruz ancak sendikanın tüm hak edişleri gasp edilmiş durumda. Araçlarına el konulmuş, faaliyetleri durdurulmuş ve işlevsiz hale getirilmiş. Yargı kararına rağmen ‘bizim istediğimiz şekilde başkanlık yaparsınız’ anlayışıyla hareket ediliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ADALET BAKANLIĞINA DESTEK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Hukuki girişimlerini Ankara’da suç duyurusunda bulunarak sürdürdüklerini ifade eden Bingöl, Adalet Bakanlığı’na seslendi. Bingöl, “Yapılan usulsüzlükler ve hukuksuzluklarla ilgili belgelerimizi sunduk. Verdiğimiz suç duyurularının bir an önce değerlendirilmesini ve bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Sendikamızın yeniden işlevine kavuşması gerekiyor” dedi. Bingöl, sendikanın temelinde emek, adalet ve hak arama mücadelesi olduğunu vurgulayarak açıklamasını tamamladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/yargitay-karari-uygulanmiyor-mu-malatya-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlari-sendikasinda-kriz-1776180443.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her 10 Kişiden Birinde Görülen Huzursuz Bacak Sendromu Yaşam Kalitesini Düşürüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/her-10-kisiden-birinde-gorulen-huzursuz-bacak-sendromu-yasam-kalitesini-dusuruyor-115126</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/her-10-kisiden-birinde-gorulen-huzursuz-bacak-sendromu-yasam-kalitesini-dusuruyor-115126</guid>
                <description><![CDATA[Turgut Özal Tıp Merkezi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fatma Ebru Algül, toplumda her 10 kişiden birinde görülen huzursuz bacak sendromuna karşı uyardı. Özellikle geceleri artan karıncalanma ve hareket ettirme isteğinin yaşam kalitesini bozduğunu belirten Algül, tedavi edilmeyen vakaların depresyon ve anksiyeteye yol açabileceğini ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal Tıp Merkezi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fatma Ebru Algül, huzursuz bacak sendromunun toplumda sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalık olduğunu söyledi. Hastalığın özellikle geceleri ortaya çıktığını belirten Algül, bacaklarda huzursuzluk, uyuşma ve hareket ettirme isteğiyle kendini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">10 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Huzursuz bacak sendromunun santral sinir sistemi kaynaklı bir hareket bozukluğu olduğunu kaydeden Doç. Dr. Algül, şu bilgileri verdi:&nbsp;“Toplumda sık görülen bir hastalık. 10 kişiden birinde tanı koyabiliyoruz. Bacakların içinde bir şey dolaşıyormuş gibi his ve karıncalanma olur. Hareket ettikçe şikayetler azalır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEMİR EKSİKLİĞİ VE GENETİK FAKTÖRLER RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>Hastalığın nedenlerine değinen Algül; gebelik, Parkinson, romatoid artrit ve kronik böbrek yetmezliği gibi durumların risk oluşturduğunu vurguladı. Algül, konuşmasına şöyle devam etti:&nbsp;“Hastalığın en önemli nedenlerinden birinin demir eksikliği anemisi. Genetik yatkınlığın önemli bir faktör. Çay, kahve tüketimi, hareketsizlik, düzensiz uyku, sigara ve alkol şikayetleri artırabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYKU DÜZENİNİ VE RUH SAĞLIĞINI ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Hastalığın sadece fiziksel bir rahatsızlık olmadığını, uyku düzenini ciddi şekilde bozduğunu ifade eden Algül, şu uyarılarda bulundu: “Uykuya dalma güçlüğü ve sık uyanma nedeniyle gündüz yorgunluk ve yaşam kalitesinde düşüş görülür. Tedavi edilmediğinde şikayetler gündüz saatlerine de yayılabilir; kronik uykusuzluk depresyon ve anksiyete gibi sorunlara yol açabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDAVİDE DÜZENLİ YAŞAM VE ERKEN TANI ŞART</span></strong></p>

<p>Tedavi sürecinde öncelikle altta yatan nedenlerin araştırıldığını belirten Algül, düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Algül süreci şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Demir eksikliği varsa demir tedavisi uygulanır. Neden bulunamazsa ilaç tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilir. Şikayetlerin başlaması halinde vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulması gerekir.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604131639-6d5eff2f-c1b6-4e56-bfac-2c431f2dd68c.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/her-10-kisiden-birinde-gorulen-huzursuz-bacak-sendromu-yasam-kalitesini-dusuruyor-1776090601.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kritik Göreve Malatyalı İsim: Kenan Volkan Demirel Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğüne Atandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kritik-goreve-malatyali-isim-kenan-volkan-demirel-sagligin-gelistirilmesi-genel-mudurlugune-atandi-115089</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kritik-goreve-malatyali-isim-kenan-volkan-demirel-sagligin-gelistirilmesi-genel-mudurlugune-atandi-115089</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü görevine, teknik altyapısı ve idari tecrübesiyle tanınan Malatyalı yüksek mühendis Kenan Volkan Demirel getirildi. Muhammed Atak'ın yerine atanan Demirel'in, halk sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli çalışmalara imza atması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı bünyesinde önemli bir görev değişimi yaşandı. Toplum sağlığının korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılması noktasında kritik bir rol üstlenen Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü’ne, Malatyalı yüksek mühendis Kenan Volkan Demirel atandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAYRAK DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİ</span></strong></p>

<p>Geçtiğimiz günlerde yapılan atama ile Muhammed Atak’tan görevi devralan Kenan Volkan Demirel, Sağlık Bakanlığı’nın vitrin birimlerinden birinin başına geçti. Hem teknik mühendislik altyapısı hem de kamu yönetimi alanındaki idari tecrübesiyle dikkat çeken Demirel’in, bakanlık bünyesinde farkındalık yürütecek stratejik projelerde etkin rol oynaması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK PLANLAMADA YENİ BAKIŞ AÇISI</span></strong></p>

<p>Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü; hastalıkların önlenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının toplum tabanına yayılması ve geniş çaplı farkındalık kampanyalarının yürütülmesi gibi hayati görevleri icra ediyor. Demirel’in mühendislik disiplini ile birleşen idari deneyiminin, sağlık iletişimi ve stratejik planlama süreçlerine yeni bir soluk kazandırabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLUMSAL FARKINDALIK ÇALIŞMALARI HIZLANACAK</span></strong></p>

<p>Kamu politikalarının sahaya yansıması noktasında yeni bir dönemin kapısını aralaması beklenen bu atama, tıp dünyası ve bürokrasi çevrelerinde de ilgiyle karşılandı. Özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve halk sağlığı bilincinin artırılmasına yönelik yürütülecek çalışmalarda, Demirel’in liderliğinin toplumsal fayda sağlaması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/kritik-goreve-malatyali-isim-kenan-volkan-demirel-sagligin-gelistirilmesi-genel-mudurlugune-atandi-1775978556.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Çalışanlarını Bitiren Gizli Tehlike! Mobbing Sistemi İçten Çökertiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-calisanlarini-bitiren-gizli-tehlike-mobbing-sistemi-icten-cokertiyor-115070</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-calisanlarini-bitiren-gizli-tehlike-mobbing-sistemi-icten-cokertiyor-115070</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının maruz kaldığı mobbing ve şiddet vakaları, sistemin en büyük yarası haline geldi. SAHİM-SEN tarafından düzenlenen seminerde, sistematik baskı ve itibarsızlaştırmanın çalışanları mesleki kopuşa sürüklediği vurgulanarak acil çözüm çağrısı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları başta olmak üzere kamuda çalışanların maruz kaldığı mobbing ve şiddet vakaları, son dönemde artan yoğunluk ve görünürlükle birlikte sistemin en kritik sorunlarından biri haline geldi. Hizmetin temel taşı olan çalışanların kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda, nitelikli ve sürdürülebilir bir yapıdan söz etmek ise giderek zorlaşıyor. Sağlık kurumlarında giderek ağırlaşan mobbing ve şiddet olgusunu tüm yönleriyle ele alan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), çevrimiçi bir seminer düzenledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOBBİNG SAĞLIK SİSTEMİNİ İÇTEN ÇÖKERTİYOR</span></strong></p>

<p>Sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere mobbing; çoğu zaman açık çatışmalarla değil; sistematik baskı, değersizleştirme, dışlama ve görev tanımı dışı yüklemeler üzerinden ilerliyor. Seminerde konuşan SAHİMSEN Engelliler Komisyonu Başkanı Ayşe Sarı, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Mobbing, yalnızca bireyi değil, bulunduğu kurumu da zayıflatan bir süreçtir. Çalışanların yalnızlaştırıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda ne verimlilikten ne de sağlıklı bir hizmetten söz edilebilir. Mobbing, sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında başta olmak üzere kamuda çoğu zaman görünmez bir şiddet biçimi olarak ilerliyor ancak etkileri derin ve yıkıcıdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÜREKLİ BASKI VE SESSİZ YIPRANMA ŞİDDETİN YENİ YÜZÜ</span></strong></p>

<p>Seminerde öne çıkan bir diğer başlık ise kamuda şiddetin sadece fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığı gerçeği oldu. Günlük işleyiş içinde normalleştirilen baskı ve dışlama davranışlarının, çalışanlar üzerinde kalıcı izler bıraktığı vurgulandı. Uzmanlar, bu tür psikolojik şiddetin zamanla tükenmişlik, motivasyon kaybı ve mesleki kopuşa yol açtığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BU TABLO ARTIK BİR MESLEK SORUNU DEĞİL SİSTEM SORUNUDUR</span></strong></p>

<p>SAHİMSEN Genel Başkanı Özlem Akarken, mobbing ve şiddetin ulaştığı noktaya ilişkin yaptığı açıklamada sorunun çözümünün bireysel değil, kurumsal olması gerektiğini belirtti. Akarken şunları kaydetti:&nbsp;“Bugün gelinen noktada bu tabloyu sadece çalışanların sorunu olarak görmek mümkün değildir. Bu doğrudan sistemin sorunudur ve çözüm de sistemsel olmak zorundadır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının kendini güvende hissetmediği bir yapıda, toplum sağlığını korumak mümkün değildir.”</p>

<p>SAHİMSEN, çalışma ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi, çalışanların hak arama süreçlerinin etkinleştirilmesi ve yönetsel yaklaşımların iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, bu alandaki savunuculuk faaliyetlerini sürdüreceğini duyurdu.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/saglik-calisanlarini-bitiren-gizli-tehlike-mobbing-sistemi-icten-cokertiyor-1775828076.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu Yeni Geri Ödeme Düzenlemelerini Müjdeledi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-yeni-geri-odeme-duzenlemelerini-mujdeledi-115028</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-yeni-geri-odeme-duzenlemelerini-mujdeledi-115028</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kanser tanısından nadir hastalıklara kadar pek çok alanda kritik ilaç ve işlemlerin geri ödeme listesine alındığını, çölyak hastalarına yönelik gıda desteğinin ise yüzde 30 artırıldığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan yeni sağlık tebliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan düzenlemeyle kanser tanısında kritik rol oynayan işlemler ve pek çok nadir hastalığın ilacı geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, özellikle Türkiye’de üretilen yerli imkanların kamu hastanelerinde vatandaşın hizmetine sunulmasının mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİTİK İLAÇLAR VE YERLİ TANI YÖNTEMLERİ LİSTEDE</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte kanser hastaları için hayati önem taşıyan Kolin PET işleminin artık kamu hastanelerinde ücretsiz sunulacağını belirten Memişoğlu, yurt dışından temin edilecek ilaçlar hakkında da bilgi verdi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, süreci şu sözlerle aktardı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, şifaya vesile olacak adımları atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kapsamda; Ülkemizde üretilen ve kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz. Akondroplazi, Epilepsi ve Sistinüri gibi hastalıkların tedavisinde ihtiyaç duyulan ilaçları yurt dışından temin ederek hastalarımızın kullanımına sunuyoruz. Kalp, böbrek ve anjioödem tedavisinde kritik 3 ilaç daha geri ödeme listesine alındı.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA DESTEĞİ VE EVDE BAKIM HİZMETLERİNE GÜNCELLEME</span></strong></p>

<p>Düzenlemenin sadece ilaçlarla sınırlı kalmadığını, sosyal desteklerin de artırıldığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:&nbsp;“Çölyak ve metabolik hastalıklar için gıda desteği %30 arttırıldı. Kamu kurumlarının evde bakım merkezlerince yazılan reçete bedelleri karşılanacaktır. Bu şifa vesilelerinin milletimize ulaşmasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/saglik-bakani-memisoglu-yeni-geri-odeme-duzenlemelerini-mujdeledi-1775665569.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her Dört Kişiden Biri Risk Altında! Felç Sonrası İyileşmede Robot Desteği Kritik Önemde</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/her-dort-kisiden-biri-risk-altinda-felc-sonrasi-iyilesmede-robot-destegi-kritik-onemde-115015</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/her-dort-kisiden-biri-risk-altinda-felc-sonrasi-iyilesmede-robot-destegi-kritik-onemde-115015</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; her 4 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıyor. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 200-250 bin yeni inme vakası görülüyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, günümüzde inmenin sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığını ve genç yaş gruplarında da görülmeye başladığını belirterek, bunda hareketsiz yaşam tarzı, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi yanlış yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu söylüyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; her 4 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıyor. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 200-250 bin yeni inme vakası görülüyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, günümüzde inmenin sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığını ve genç yaş gruplarında da görülmeye başladığını belirterek, bunda hareketsiz yaşam tarzı, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi yanlış yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu söylüyor.</p>

<p>Felç sonrası iyileşmede zamanın kritik önem taşıdığını, bu süreçte robotik rehabilitasyonun da tedavinin başarısını artırdığını belirten Doç. Dr. Çorum “İnme ve beyin hasarı ile beyin ameliyatları sonrası gelişen nörolojik kayıplar ve omurilik yaralanmaları gibi durumlarda, erken dönemde başlanan nörorehabilitasyon, hastaların iyileşme sürecini belirgin şekilde hızlandırıyor” diyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FONKSİYON KAYIPLARINI GERİ KAZANDIRIYOR</span></strong></p>

<p>Felç sonrası iyileşmede zamanla yarış başlıyor. Yoğun ve hedefe yönelik rehabilitasyon; hareket, denge, konuşma ve yutma fonksiyonlarının daha hızlı geri kazanılmasını sağlıyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum “Erken dönemde başlanan, doğru planlanmış nörorehabilitasyon programları; hastanın yalnızca hareket kabiliyetini değil, yaşam kalitesini de yeniden kazandırır” diyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYNİN KENDİNİ YENİLEMESİNİ DESTEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Beyin, hasar sonrası özellikle ilk aylarda yeniden yapılanmaya en açık dönemindedir. Özellikle inme sonrası ilk haftalar ve aylar, beynin bu yeniden yapılanma kapasitesinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu kritik süreçte uygulanan doğru ve tekrarlı terapiler, yeni sinir bağlantılarının oluşmasını destekler.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR</span></strong></p>

<p>Multidisipliner yaklaşımın benimsendiği erken dönem rehabilitasyonda; hastaların robotik rehabilitasyon, fizyoterapi, ergoterapi ve konuşma-yutma terapisi alanlarında yoğun programlara alındığını belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum sözlerine şöyle devam ediyor: “Klinik durumlar anlık olarak değerlendirilerek gerektiğinde ileri tıbbi müdahale ve yoğun bakım desteği sağlanabiliyor. Bu bütüncül yapı, özellikle ağır etkilenmiş hastaların güvenli, kontrollü ve etkili bir rehabilitasyon süreci geçirmesine olanak tanıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ROBOTİK REHABİLİTASYON KRİTİK ROL OYNUYOR</span></strong></p>

<p>Robot destekli rehabilitasyon uygulamaları, günümüzde nörorehabilitasyonun önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Bu yöntemlerin iyileşme sürecine katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Çorum “Hastaya özel planlanan robotik programlar sayesinde erken dönemde güvenli mobilizasyon sağlanırken, yüksek tekrarlı egzersizlerle doğru hareketlerin öğrenilmesi destekleniyor. Aynı zamanda hastanın motivasyonu ve tedaviye katılımı da artıyor” diyor.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/image_1775642781698.jpg" style="height:474px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/her-dort-kisiden-biri-risk-altinda-felc-sonrasi-iyilesmede-robot-destegi-kritik-onemde-1775642984.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahar Yorgunluğu ve Alerjiyle Başa Çıkmanın Formülü...</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bahar-yorgunlugu-ve-alerjiyle-basa-cikmanin-formulu-115007</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bahar-yorgunlugu-ve-alerjiyle-basa-cikmanin-formulu-115007</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen konferansta, bahar aylarında artış gösteren alerjik rahatsızlıklar ve korunma yöntemleri ele alındı. Dr. Zeynep Kazgan, özellikle sabah saatlerindeki polen yoğunluğuna dikkat çekerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi, bahar aylarında sıkça görülen alerjik hastalıklara dikkat çekmek amacıyla “Bahar Alerjisi” konulu bir konferans gerçekleştirdi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa Kadın Meclisi Başkanı Saliha Bulut, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALERJİK ŞİKAYETLERDE ERKEN ÖNLEMİN ÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Konferansta katılımcıları bilgilendiren Aile Hekimi Dr. Zeynep Kazgan, bahar alerjisinin özellikle mevsim geçişlerinde yaygınlaştığını ifade etti. Belirtiler ve önlemler hakkında konuşan Kazgan, “Bahar alerjisi özellikle mevsim geçişlerinde yaygın olarak görülmektedir. En sık rastlanan belirtiler ise hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanmadır. Bahar alerjisi, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen üst solunum yolu rahatsızlıkları arasında yer alıyor. Bu noktada erken önlem alınması büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SABAH SAATLERİNDE POLEN YOĞUNLUĞUNA DİKKAT</span></strong></p>

<p>Özellikle dışarı çıkma saatleri konusunda uyarıda bulunan Dr. Kazgan, korunma yöntemlerine dair şunları söyledi: “Alerjik şikayetlerden korunmak için polen yoğunluğunun arttığı sabah saatlerinde dışarı çıkılmamalıdır. Özellikle 05.00 ile 10.00 saatleri arasında açık havada uzun süre kalınmamasını öneriyorum. Güneş gözlüğü kullanımı da polen temasını azaltmada etkili olabilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için antioksidan bakımından zengin beslenmek fayda sağlayacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEVSİM GEÇİŞLERİNDE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ</span></strong></p>

<p>Dr. Zeynep Kazgan, bahar yorgunluğu ve diğer sağlık risklerine de değinerek vatandaşlara rehberlik etti. Sürecin sadece alerjiyle sınırlı olmadığını belirten Kazgan, “Düzenli egzersiz yapılması, yeterli miktarda su tüketilmesi ve uyku düzenine dikkat edilmesi önem taşıyor. Mevsim geçişlerinde yalnızca alerjik rahatsızlıklar değil; üst solunum yolu enfeksiyonları, cilt sorunları ve sindirim sistemi problemleri de daha sık görülebilmektedir. Vatandaşlarımızın bu süreçte daha dikkatli olması gerekiyor.” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Programın sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Zeynep Kazgan, gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Katılımcılar ise bilgilendirme çalışmaları için teşekkür ederek bu tür programların devamını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/bahar-yorgunlugu-ve-alerjiyle-basa-cikmanin-formulu-1775627546.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu Anne Adayları İçin Her Gebeye Bir Ebe Dönemini Başlattı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-anne-adaylari-icin-her-gebeye-bir-ebe-donemini-baslatti-115004</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-anne-adaylari-icin-her-gebeye-bir-ebe-donemini-baslatti-115004</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Her Gebeye Ebe" projesiyle ilk kez anne olacak kadınlara, hamileliklerinin son 3 ayında birebir ebe desteği sağlanacağını duyurdu. Özel muayenehane veya üniversite ayrımı yapılmaksızın uygulanacak bu destekle ebeler, anne adaylarının hem danışmanı hem de arkadaşı olacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, anne ve bebek sağlığını korumak, doğum süreçlerini daha bilinçli hale getirmek amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarını yakından ilgilendiren "Her Gebeye Ebe" projesinin detaylarını paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİREBİR EBE DESTEĞİ GELİYOR</span></strong></p>

<p>Yeni uygulama kapsamında, anne adaylarının hamilelik süreçlerinin en kritik dönemi olan son 3 ayda profesyonel destek alması hedefleniyor. Bakan Memişoğlu, ilk gebeliğini yaşayan tüm kadınlara birebir ebe tahsis edileceğini açıkladı. Bu ebeler, doğum öncesi hazırlık süreçlerinde aktif rol üstlenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL VEYA ÜNİVERSİTE AYRIMI OLMAYACAK</span></strong></p>

<p>Sistemin kapsayıcılığına dikkat çeken Bakan Memişoğlu, anne adayının takibinin nerede yapıldığının bir önemi olmadığını vurguladı. Bakan Memişoğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"'Her Gebeye Ebe' uygulamamızla anne adaylarımıza, hamileliklerinin son 3 ayında birebir ebe tahsis ediyoruz. İster özel muayenehanede ister üniversitede olsun, ilk gebeliğini yaşayanlara bu destek sağlanıyor. Bu ebe, son 3 ayında gebemizin hem arkadaşı hem de danışmanı olacak."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/saglik-bakani-memisoglu-anne-adaylari-icin-her-gebeye-bir-ebe-donemini-baslatti-1775579265.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hipnoterapi Her Derde Deva Değil: Yanlış Uygulama Ciddi Riskler Taşıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hipnoterapi-her-derde-deva-degil-yanlis-uygulama-ciddi-riskler-tasiyor-114975</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hipnoterapi-her-derde-deva-degil-yanlis-uygulama-ciddi-riskler-tasiyor-114975</guid>
                <description><![CDATA[Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoterapinin ağır psikiyatrik vakalardan kişisel gelişime kadar geniş bir yelpazede kullanılabileceğini ancak ehil olmayan ellerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Özellikle psikoz vakalarında çok dikkatli olunması gerektiğini belirten Öztekin, bu yöntemin yalnızca yeterli eğitime sahip uzmanlarca uygulanması gerektiğinin altını çizdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Psikolog İhsan Öztekin, ağır psikiyatrik vakalarda hipnoterapi uygulanmadan önce mutlaka psikiyatrik muayene yapılması gerektiğine dikkat çekti. Hipnoterapinin geniş bir kullanım alanı olduğunu belirten Öztekin, buna karşın yöntemin sınırları ve riskleri konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİPNOTERAPİ BAZI DURUMLAR DIŞINDA PEK ÇOK VAKADA UYGULANABİLİR</span></strong></p>

<p>Hipnoterapide kişinin dikkatinin en üst seviyede yoğunlaştığında "trans" halinin oluştuğunu belirten Öztekin, “Birey telkinlere daha açık hale gelir. Ancak her bireyin hipnoterapiye verdiği yanıt farklıdır. Bazı kişiler kolaylıkla hipnotik etki altına girerken, bazılarında bu süreç daha uzun sürebilir.” dedi.</p>

<p>Ağır vakalarda önceliğin her zaman tıbbi tedavi olduğunu hatırlatan Öztekin, uygulamanın sakıncalı olduğu durumları şöyle sıraladı: “Pozitif semptomların görüldüğü dezorganize psikoz vakalarında, verilen telkinleri algılayamayacak düzeyde ağır zeka geriliklerinde, yaşlılık ve travmalara bağlı beyin fonksiyon bozukluklarında, 5 yaş altı çocuklarda ve işitme engelli bireylerde hipnoterapi uygulanması uygun değildir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PSİKOZ VAKALARINDA HİPNOTERAPİ ÇOK DAHA DİKKATLİ UYGULANMALI</span></strong></p>

<p>Psikoz tanısı almış hastalarda sürecin hassasiyetine değinen Öztekin, “Bu noktada uygulayıcının hem hipnoterapist hem de uzman bir klinisyen olması önemlidir. Hastanın remisyonda olması ve telkinleri alabilecek durumda bulunması da önem taşır. Bu tür vakalarda derinlemesine çalışmalardan ziyade, daha çok destekleyici ve ego güçlendirici telkinler tercih edilir.” bilgisini paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİPNOTERAPİ BİRÇOK PSİKOLOJİK SORUNDA DESTEKLEYİCİ BİR YÖNTEMDİR</span></strong></p>

<p>Yöntemin destekleyici olarak kullanılabileceği alanları listeleyen Öztekin, şu ifadeleri kullandı: “Duygudurum bozuklukları (depresyon, bipolar), anksiyete bozuklukları (kontrol edilemeyen kaygı, korku, panik, gerilim ve sıkıntı), somatoform bozukluklar, yeme bozuklukları (obezite, anoreksiya, bulimia), uyku bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, psikoz (remisyon döneminde), tikler, kekemelik, gece idrar kaçırma, bağımlılıklar (sigara, alkol, madde, kumar, sanal bağımlılıklar), fobiler, travmalar, travma sonrası stres bozukluğu ve performans kaygısı gibi birçok psikolojik sorunda destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM ALANINDA DA YARARLANILABİLİR</span></strong></p>

<p>Kişisel gelişim ve eğitim süreçlerinde de hipnoterapinin etkili olabildiğini belirten İhsan Öztekin, “Kendine güvensizlik ve özgüven eksikliği, sosyal ortamlarda aşırı heyecan ve korku, topluluk önünde konuşamama, göz teması kuramama, ‘herkes bana bakıyor’ düşüncesi, karşı cinsle ilişkilerde yaşanan sorunlar, kendini kontrol edememe, aşırı tepkiler verme, duygu ve düşünceleri ifade etmede zorluk, titreme, terleme, kekeleme, kızarma, öfke kontrol problemleri ve dürtüsellik gibi durumlarda hipnoterapi destekleyici olabilir. Ayrıca sporda performans artırma amacıyla da kullanılabilir.” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİPNOTERAPİ YALNIZCA KLİNİK PSİKOLOGLAR VE PSİKİYATRİSTLER TARAFINDAN UYGULANMALI</span></strong></p>

<p>Uygulamanın güvenliği konusunda son uyarısını yapan Öztekin, “Bununla birlikte hipnoterapinin yalnızca klinik psikologlar ve psikiyatristler tarafından uygulanması gerekir. İnsan psikolojisi konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmayan kişilerin vereceği yanlış telkinler, ciddi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle hipnoterapinin etkili ve güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için uygulayıcının hem psikoloji hem de hipnoterapi alanında eğitimli, donanımlı ve deneyimli olması büyük önem taşır.” diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/hipnoterapi-her-derde-deva-degil-yanlis-uygulama-ciddi-riskler-tasiyor-1775491391.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tansiyon Hastası Genç Kadın Böbrek Sinirlerine Yapılan Müdahaleyle Sağlığına Döndü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/tansiyon-hastasi-genc-kadin-bobrek-sinirlerine-yapilan-mudahaleyle-sagligina-dondu-114968</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/tansiyon-hastasi-genc-kadin-bobrek-sinirlerine-yapilan-mudahaleyle-sagligina-dondu-114968</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da yaşayan 31 yaşındaki tansiyon hastası H.T., kullandığı beş farklı ilaca rağmen düşmeyen tansiyonu ve ilaçların gebeliğe engel olması nedeniyle zor günler geçiriyordu. Turgut Özal Tıp Merkezi’nde bölgede ilk kez uygulanan “renal arter denervasyonu” yöntemiyle genç kadın hem sağlığına kavuştu hem de anne olma hayaline bir adım daha yaklaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da 31 yaşındaki tansiyon hastası H.T., beş farklı ilaç kullanmasına rağmen kontrol altına alınamayan ataklar ve bu ilaçların yan etkileri nedeniyle gebelik planını gerçekleştiremiyordu. Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir ve ekibi tarafından gerçekleştirilen özel bir operasyonla, hastanın tansiyon değerleri kontrol altına alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÖLGEDE VE MALATYA’DA BİR İLK</span></strong></p>

<p>Bölgede ilk kez uygulanan “renal arter denervasyonu” işlemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hasan Pekdemir, gebelik planı bulunan ancak ağır ilaç tedavisi nedeniyle bu süreci sürdüremeyen genç bir hastaya müdahale ettiklerini belirtti. Pekdemir, gebelik döneminde birçok tansiyon ilacının bebek sağlığı açısından kullanılamadığını ifade ederek, “Bu nedenle hastamız için en uygun seçenek renal arter denervasyonu oldu. İşlemi başarıyla gerçekleştirdik ve tansiyon değerlerini kontrol altına aldık” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Malatya%E2%80%99da%20Diren%C3%A7li%20Hipertansiyon%20Hastas%C4%B1na%20Umut%20Olan%20%C4%B0lk%20M%C3%BCdahale.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİRENÇLİ HİPERTANSİYONA KARŞI SİNİR SİSTEMİNE MÜDAHALE</span></strong></p>

<p>Hipertansiyonun dünya genelinde en yaygın sağlık sorunlarından biri olduğuna ve çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için "sinsi" olarak nitelendirildiğine dikkat çeken Pekdemir, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun felç ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Bazı hastalarda beşli tedavilere rağmen sonuç alınamadığını belirten Pekdemir, “İşlemi başarıyla gerçekleştirdik ve tansiyon değerlerini kontrol altına aldık” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÖBREK DAMARLARINDAKİ SİNYALLER KESİLDİ</span></strong></p>

<p>Yöntemin çalışma prensibini anlatan Prof. Dr. Pekdemir, renal arter denervasyonu ile böbrek damarları etrafındaki sempatik sinirlerin etkisiz hale getirildiğini söyledi. Bu sayede tansiyonu yükselten sinyallerin azaldığını ve vücuttaki tuz-su tutulmasının düştüğünü kaydeden Pekdemir, “Etkiler 24 saat içinde görülmeye başlıyor ancak kalıcı sonuçlar yaklaşık 3 ayda ortaya çıkıyor. Bu süreçte hastalar yakından takip ediliyor” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANNE OLMA YOLUNDA BÜYÜK ADIM</span></strong></p>

<p>İşlem sonrası hastanın ilerleyen süreçte tamamen ilaçsız kalabileceğini ya da çok daha düşük dozlarla hayatına devam edebileceğini belirten Pekdemir, gebelik durumunda da sınırlı ilaçlarla sağlıklı bir süreç yürütülebileceğini sözlerine ekledi. Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ileri düzey kardiyolojik tedavilerin başarıyla uygulandığını ifade eden uzmanlar, ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastaların bu yöntem açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>KAYNAK: MHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/tansiyon-hastasi-genc-kadin-bobrek-sinirlerine-yapilan-mudahaleyle-sagligina-dondu-1775482188.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalp Rahatsızlığı Geçiren 78 Yaşındaki H.A. İçin Zamanla Yarış Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/kalp-rahatsizligi-geciren-78-yasindaki-ha-icin-zamanla-yaris-basladi-114952</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/kalp-rahatsizligi-geciren-78-yasindaki-ha-icin-zamanla-yaris-basladi-114952</guid>
                <description><![CDATA[Darende ilçesinde kalp rahatsızlığı şüphesiyle hastaneye kaldırılan 78 yaşındaki H.A., durumunun ciddiyetini koruması üzerine Sağlık Bakanlığına ait hava ambulansı ile Malatya’daki tam teşekküllü hastaneye sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki H.A., aniden rahatsızlanması üzerine yakınları tarafından Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk incelemelerde yaşlı adamın kalp rahatsızlığı geçirdiği şüphesi üzerine sağlık ekipleri adeta zamanla yarıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİTİK DURUM ÜZERİNE HAVA AMBULANSI TALEP EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’nde görevli doktorlar tarafından ilk müdahalesi gerçekleştirilen H.A.’nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve ileri tetkik yapılması gerektiği belirlendi. İlçedeki imkanların ardından hastanın Malatya şehir merkezine en hızlı şekilde ulaştırılması için hava ambulansı talebinde bulunuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDAVİSİ MALATYA’DA SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, 78 yaşındaki hastayı alarak Malatya’ya doğru havalandı. Gökyüzünde kurulan yaşam köprüsüyle Malatya’daki hastaneye ulaştırılan H.A., burada yoğun bakım ve kardiyoloji uzmanları tarafından karşılandı. Hastanın tedavisine Malatya’daki hastanede devam edildiği ve durumunun takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/kalp-rahatsizligi-geciren-78-yasindaki-ha-icin-zamanla-yaris-basladi-1775400548.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Masum Görünen Bitkisel Ürünler Karaciğer Nakline Kadar Götürebiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/masum-gorunen-bitkisel-urunler-karaciger-nakline-kadar-goturebiliyor-114899</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/masum-gorunen-bitkisel-urunler-karaciger-nakline-kadar-goturebiliyor-114899</guid>
                <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ümit Ünal, 'karaciğer detoksu' ve bilinçsiz bitkisel ürün kullanımının karaciğer yetmezliğine yol açabileceği konusunda sert uyarılarda bulundu. Karaciğere ciddi hasar veren beş temel hatayı sıralayan Ünal, şok diyetlerden aşırı meyve tüketimine kadar dikkat edilmesi gereken hayati kuralları anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ümit Ünal, ‘karaciğer detoksu’ gibi masum görünen uygulamaların sorunun fark edilmeden daha da ilerleyerek karaciğer yetmezliği hatta nakil ihtiyacına kadar götürebildiği uyarısında bulunuyor. Buna karşın erken dönemde yapılacak basit yaşam tarzı değişiklikleriyle karaciğer yağlanmasını önlemenin ve karaciğer sağlığını korumanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ünal, karaciğere ciddi hasar veren 5 hatayı anlattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞOK DİYETLERLE HIZLI KİLO VERMEYE ÇALIŞMAK</span></strong></p>

<p>Kısa sürede verilen kilolar sağlıklı değil, aksine sağlığı tehlikeye atıyor. Çok düşük kalorili diyetler ve hızlı kilo kaybı, karaciğerde yağ depolanmasını artırabiliyor. Yapılan çalışmalar; haftada 1–1.5 kg’dan fazla kilo kaybının, karaciğer üzerindeki stresi artırarak zarar verebildiğini ve hastalığın ilerlemesini tetikleyebileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADECE DİYET YAPIP EGZERSİZİ İHMAL ETMEK</span></strong></p>

<p>Sadece diyet yapıp egzersiz yapmamak kas kaybına yol açıyor, metabolizmayı olumsuz etkileyiyor ve insülin direncini tetikleyerek karaciğer yağlanmasını artırıyor. Düzenli yürüyüş gibi egzersizler, kas dokusunu koruyarak insülin direncini düşürmede ve böylece karaciğer yağlanmasını azaltmada en etkili yöntemlerden birini oluşturuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MEYVE TÜKETİMİNDE AŞIRIYA KAÇMAK</span></strong></p>

<p>İçeriğindeki fruktoz nedeniyle meyve tüketiminde aşırıya kaçmak karaciğer yağlanmasını artırıyor ve sağlığa fayda yerine zarar getiriyor. Özellikle meyve suyu gibi liften arındırılmış tüketim, fruktozun daha hızlı emilmesine yol açıyor ve karaciğer yağlanmasını belirgin şekilde hızlandırıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİTKİSEL ÜRÜNLERİN BİLİNÇSİZ TÜKETİMİ</span></strong></p>

<p>Karaciğeri temizlediği düşüncesiyle tüketilen bazı ürünlerin tehlikesine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal şu uyarıda bulunuyor:&nbsp;“Toplumumuzda ‘tamamen bitkisel, hiçbir zararı yok’ denilerek içeriği ve dozu bilinmeyen ürünleri, ‘doğal’ algısıyla tüketmek, karaciğere zarar veren en büyük yanlışlardan birini oluşturuyor! İçeriği standardize edilmemiş bitkisel ürünler, karaciğer hasarı hatta nakil gerektiren toksisitelere yol açabiliyor.”</p>

<p>Literatürde, bitkisel ürün kullanımına bağlı akut karaciğer yetmezliği vakaları bildirildiğini belirten Prof. Dr. Ünal, şöyle devam ediyor: “Karaciğerin ekstra detoksa ihtiyacı yoktur; yapısı gereği bazı basit önlemlere dikkat edildiğinde zaten kendini yenileyebilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALKOLÜN ZARARSIZ SINIRI OLDUĞUNA İNANMAK</span></strong></p>

<p>Alkolün karaciğer üzerindeki tahribatına değinen Prof. Dr. Ünal sözlerini şöyle tamamlıyor:&nbsp;“Alkol karaciğerde inflamasyonu artırarak yağlanmanın siroza dönüşme riskini artırıyor. Özellikle karaciğer yağlanması olan kişilerde az miktarda alkol tüketimi bile hastalığın ilerlemesini hızlandırabiliyor. Bu nedenle alkol tüketiminden uzak durmak gerekir.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/masum-gorunen-bitkisel-urunler-karaciger-nakline-kadar-goturebiliyor-1775140263.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi Modern Donanımıyla Şifa Dağıtıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehir-sehit-esra-kose-basaran-devlet-hastanesi-modern-donanimiyla-sifa-dagitiyor-114872</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dogansehir-sehit-esra-kose-basaran-devlet-hastanesi-modern-donanimiyla-sifa-dagitiyor-114872</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi, 106 yatak kapasitesi, uzman hekim kadrosu ve modern tıbbi cihazlarıyla bölge halkına 7 gün 24 saat kaliteli sağlık hizmeti sunuyor. İleri görüntüleme sistemlerinden palyatif bakıma kadar geniş bir yelpazede hizmet veren hastane, ilçede sağlık standartlarını en üst seviyeye taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde hizmet veren Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi; güçlü hekim kadrosu, modern donanımı ve geniş branş yelpazesiyle vatandaşlara kesintisiz sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. 106 yatak kapasitesine sahip olan hastane, tek kişilik hasta odalarıyla modern, temiz ve hijyenik bir ortam sağlarken, ihtiyaç duyulması halinde kapasitesini 150 yatağa kadar artırabilecek bir altyapıya sahip bulunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604011607-whatsapp-image-2026-04-01-at-155132-2%20(1).jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENİŞ POLİKLİNİK VE TANI BİRİMLERİYLE GÜÇLÜ ALTYAPI</span></strong></p>

<p>Hastanede; Genel Cerrahi, Kulak Burun Boğaz, Göz Hastalıkları, Dahiliye, Çocuk Sağlığı, Kardiyoloji, Kadın Doğum, Ortopedi, Üroloji, Fizik Tedavi, Psikiyatri ve Diş poliklinikleri aktif olarak hizmet veriyor. Tanı sürecinde ise Mikrobiyoloji, Biyokimya, Anestezi ve Radyoloji birimleri kesintisiz destek sunuyor. Tomografi, ultrason, röntgen ve mamografi gibi ileri görüntüleme sistemlerinin yanı sıra gelişmiş laboratuvar imkanlarıyla hastalara hızlı ve doğru teşhis konulabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604011607-whatsapp-image-2026-04-01-at-155133%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ORTALAMA 100 AMELİYAT GERÇEKLEŞTİRİLİYOR</span></strong></p>

<p>Cerrahi operasyonlarda da aktif rol üstlenen hastanede; Genel Cerrahi, Ortopedi, Kulak Burun Boğaz, Üroloji ile Kadın Hastalıkları ve Doğum branşlarında, ayrıca endoskopi ve kolonoskopi işlemleri kapsamında aylık ortalama 80 ila 100 ameliyat başarıyla yapılıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604011608-whatsapp-image-2026-04-01-at-155132-1.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL BAKIM VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK HİZMETLERİ</span></strong></p>

<p>Hastanenin bünyesinde yer alan 6 yataklı 1. basamak yoğun bakım servisi ile 6 yataklı palyatif bakım servisi, yatağa bağımlı bireylerin yaşam kalitesini artırmak için çalışıyor. Ayrıca 10 yataklı diyaliz ünitesinde 26 hastaya, fizik tedavi ünitesinde ise 34 hastaya aktif tedavi uygulanıyor. Evde Sağlık Hizmetleri birimi ise hastaneye gelemeyen yatağa bağımlı hastaların takip ve tedavisini evlerinde gerçekleştirerek ailelere büyük destek sağlıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202604011608-whatsapp-image-2026-04-01-at-155132-1.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/dogansehir-sehit-esra-kose-basaran-devlet-hastanesi-modern-donanimiyla-sifa-dagitiyor-1775051958.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Işıkhan: Kanser Hastaları İçin 72 İlaç Daha Geri Ödeme Listesine Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-isikhan-kanser-hastalari-icin-72-ilac-daha-geri-odeme-listesine-alindi-114857</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-isikhan-kanser-hastalari-icin-72-ilac-daha-geri-odeme-listesine-alindi-114857</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında kanser ve diğer pek çok hastalıkla mücadelede kritik öneme sahip 72 ilacın daha Sosyal Güvenlik Kurumu geri ödeme listesine eklendiğini açııkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sağlık alanında hastaların tedaviye ulaşımını kolaylaştıracak yeni bir düzenlemeyi kamuoyuyla paylaştı. Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla yapılan bu hamle ile kanser başta olmak üzere çeşitli kronik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan çok sayıda ilaç, artık SGK güvencesiyle ücretsiz olarak temin edilebilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SGK GERİ ÖDEME LİSTESİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ</span></strong></p>

<p>Bakanlık koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla sunulan sağlık hizmetlerinin niteliği artırılmaya devam ediyor. Yapılan son güncellemeyle birlikte, vatandaşların tedavi yöntemlerine ve gerekli tıbbi ilaçlara erişimi daha ekonomik ve hızlı hale getirildi.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">72 YENİ İLAÇ LİSTEYE EKLENDİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme ile geri ödeme listesine dahil edilen ilaçların büyük bir kısmının yerli üretim olması dikkat çekti. Toplamda 72 yeni ilacın sisteme dahil edilmesiyle birlikte, tedavi süreçlerinde kullanılan yerli ilaçların oranı da artış gösterdi. Listeye alınan 72 ilacın 69’unun Türkiye’de üretilen ilaçlardan oluştuğu belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“HASTALARIMIZA ŞİFA OLMASINI DİLİYORUM”</span></strong></p>

<p>Bakan Vedat Işıkhan, yapılan düzenlemenin önemine değinerek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle önemli bir adım attık. Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırıyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla geri ödeme listemizin kapsamını genişlettik. 69’u yerli üretim olmak üzere 72 ilacı daha listemize dahil ettik. Hastalarımıza şifa olmasını diliyorum.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/FOTO%C4%9ERAFLAR/image_1775029248794.jpg" style="height:680px; width:562px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/04/bakan-isikhan-kanser-hastalari-icin-72-ilac-daha-geri-odeme-listesine-alindi-1775031931.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zamana Karşı Yarış: 1,5 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Malatya’ya Sevk Edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/zamana-karsi-yaris-15-yasindaki-cocuk-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-114845</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/zamana-karsi-yaris-15-yasindaki-cocuk-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-114845</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde havale geçiren 1,5 yaşındaki çocuk, Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle kent merkezine sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Darende ilçesinde havale geçiren 1,5 yaşındaki çocuk, ilk müdahalenin ardından ambulans helikopterle kent merkezine sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, Ö.A.Y. isimli 1,5 yaşındaki çocuk, aniden fenalaşarak havale geçirdi. Ailesinin durumu fark etmesi üzerine çocuk, vakit kaybetmeden Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK MÜDAHALE DARENDE’DE YAPILDI</span></strong></p>

<p>Hastanede görevli sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi gerçekleştirilen küçük çocuğun, ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı bulunduğu değerlendirildi. Durumun ciddiyeti ve vakanın aciliyeti üzerine Sağlık Bakanlığı koordinesinde hızlıca bir ambulans helikopter talep edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖKYÜZÜ AMBULANSI ZAMANA KARŞI YARIŞTI</span></strong></p>

<p>Kısa sürede hastane bahçesine iniş yapan ambulans helikoptere alınan çocuk, Malatya’daki tam donanımlı Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Gökyüzünde kurulan sağlık köprüsüyle kent merkezine ulaştırılan minik Ö.A.Y., burada uzman doktorlar tarafından tedavi altına alındı. Küçük çocuğun tedavisinin sürdüğü öğrenilirken, sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/zamana-karsi-yaris-15-yasindaki-cocuk-helikopterle-malatyaya-sevk-edildi-1774966312.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlıklardan Tarihi İş Birliği: 72 Sağlık Tesisinde Yeni Dönem Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bakanliklardan-tarihi-is-birligi-72-saglik-tesisinde-yeni-donem-basladi-114837</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bakanliklardan-tarihi-is-birligi-72-saglik-tesisinde-yeni-donem-basladi-114837</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, vatandaşlar sağlık tesislerinde kurulan irtibat birimleri sayesinde hem sağlık hem de sosyal destek hizmetlerine aynı anda ulaşabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında vatandaşlara sunulan hizmetlerin verimliliğini artırmak amacıyla önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, imzalanan "Koruyucu Sağlık Hizmetleri ile Sosyal Hizmet Sunumu" protokolü kapsamında yürütülen çalışmaların detaylarını kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">72 SAĞLIK TESİSİNDE ALTYAPI TAMAMLANDI</span></strong></p>

<p>Sağlık ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında birleştiren yeni modelin ilk adımlarının atıldığını duyuran Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "İlk etapta 72 sağlık tesisimizde Sosyal Hizmet Merkezi İrtibat Birimi için gerekli altyapıyı tamamladık. İnşallah bu modeli kısa sürede ülke geneline yaygınlaştıracağız" bilgisini verdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMLA HIZLI ÇÖZÜM</span></strong></p>

<p>Yeni uygulama sayesinde vatandaşların ihtiyaç duyduğu hizmetlere erişimi kolaylaşacak. Sağlık tesislerine başvuran vatandaşların sadece tıbbi destek değil, sosyal hak ve desteklere de aynı noktadan ulaşabileceğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Artık vatandaşımız kapımızı çaldığında sağlık hizmetinin yanı sıra sosyal desteklere de aynı noktadan, bütüncül bir yaklaşımla ulaşabilecek. Bu birimler sayesinde hekimlerimiz ve sosyal hizmet uzmanlarımız birlikte çalışacak, özellikle yaşlı, engelli ve çocuklarımızın ihtiyaçları yerinde tespit edilerek hızlıca karşılanacaktır. Protokolümüzün ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK</span></strong></p>

<p>Kurulan irtibat birimlerinde hekimler ile sosyal hizmet uzmanlarının koordineli bir şekilde çalışması hedefleniyor. Özellikle hassas gruplar olarak nitelendirilen yaşlı, engelli ve çocukların ihtiyaçlarının anında tespiti ve çözümü için büyük kolaylık sağlayacak olan bu sistemin, pilot bölgelerin ardından tüm Türkiye'de uygulanması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/bakanliklardan-tarihi-is-birligi-72-saglik-tesisinde-yeni-donem-basladi-1774954773.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bipolar Bozukluk Görülme Sıklığı Son Yıllarda Artış Gösteriyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bipolar-bozukluk-gorulme-sikligi-son-yillarda-artis-gosteriyor-114805</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bipolar-bozukluk-gorulme-sikligi-son-yillarda-artis-gosteriyor-114805</guid>
                <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığının arttığına dikkat çekti. Genetik yükün ve döngüsel ritimlerin hastalık üzerindeki etkisini vurgulayan Kesebir, koruyucu tedavide psikoeğitimin hayati önem taşıdığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında bipolar bozukluğun belirtileri, eşlik eden rahatsızlıkları ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Hastalığın genellikle anksiyete, madde kullanımı ve metabolik sorunlarla birlikte görüldüğünü ifade eden Kesebir, son yıllarda görülme sıklığında bir artış eğilimi olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİPOLAR BOZUKLUK DEPRESYON VE MANİ DÖNEMLERİNDEN OLUŞUYOR</span></strong></p>

<p>Bipolar bozukluğun, yineleyen depresyon dönemleri ile bu durumun tam zıttı olan hipomani ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir tablo olduğunu belirten Prof. Dr. Sermin Kesebir, şu bilgileri verdi: “Depresyon sürecinde çökkün bir duygu durum, psikomotor aktivitede azalma; özsaygı, uyku, iştah ve cinsel istekte belirgin değişiklikler ile bilişsel işlevlerde gerileme görülür. Bu durumun bir adım ötesinde değersizlik ve yetersizlik hisleri, daha ileri aşamalarda ise suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri tabloya eşlik edebilir.” Hipomanik veya manik dönemlerin farkına da değinen Kesebir, “Bu dönemler depresyonun tam zıttı özellikler taşır; özgüvende, enerjide ve psikomotor aktivitede ciddi bir artış yaşanır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÖNGÜSEL RİTİMLERE KARŞI HASSASİYET</strong></span></p>

<p>Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yükün etkili olduğunu ve aile öyküsünde benzer tanılara rastlandığını söyleyen Prof. Dr. Kesebir, bozukluğun döngüsel ritimlere karşı hassasiyetine işaret etti. Kesebir, “Kendi içinde depresyon ve mani dönemlerinin bir seyri olmakla birlikte mevsim geçişleri, uyku düzenindeki bozulmalar, kadınlarda adet döngüsü değişiklikleri, menarş yaşı, menopoz yaşı, döngüsel ritimlerle ilişkili bir ve hatta iklim/coğrafya değişiklikleri klinik tabloyu doğrudan etkileyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KORUYUCU TEDAVİDE PSİKOEĞİTİM ŞART</span></strong></p>

<p>Tedavinin akut ve koruyucu dönem olarak ikiye ayrıldığını belirten Prof. Dr. Kesebir, akut dönemde farmakolojik ajanlar, psikoterapi ve somatik tedavilerin uygulandığını bildirdi. Koruyucu tedavinin ise ömür boyu sürdüğünü vurgulayarak psikoeğitimin önemine değinen Kesebir, sözlerini şöyle tamamladı: “Psikoeğitim; hastaya hastalığı tanıtmak, hasta yakınlarına o akut hastalık döneminin geldiğini anlamamızı sağlayan ön belirtileri bildirmek ve bu belirtiler görüldüğü zaman ilk olarak ne yapacaklarını öğretmektir.”</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/bipolar-bozukluk-gorulme-sikligi-son-yillarda-artis-gosteriyor-1774856313.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Alarm: Tedaviye Uyum Hayati Önemde</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-114716</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-114716</guid>
                <description><![CDATA[27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>27 Mart Dünya Tedaviye Uyum Günü kapsamında Kahramanmaraş KİGEM Kadın İşgücünü Geliştirme Merkezi’nde Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla hayata geçen “Türkiye 2030’da yüzde 50” projesi kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Tiyatro sanatçısı Mert Öner'in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte, kronik hastalıklarla mücadelede tedaviye uyumun hayati önemi vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'DE TEDAVİYE UYUM ORANI YÜZDE 36</span></strong></p>

<p>Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz, Türkiye’de hipertansiyonun erişkin nüfusun yüzde 31’inde, diyabetin ise yüzde 16’sında görüldüğünü belirtti. Tedaviye uyumun kritik olduğunu ifade eden Araz, “Hastaların tedaviye uyum oranı dünya genelinde yüzde 30 ila 50 arasında. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde” dedi. Araz, uyumun artmasıyla ölüm oranlarında yüzde 21, organ hasarlarında ise yüzde 50’ye varan düşüş sağlanabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">50 YAŞ SONRASI RİSK HIZLA ARTIYOR</span></strong></p>

<p>Kalp Damar Hastalıklarından Korunma ve Farkındalık Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene ise metabolik hastalıkların erken ölümlerin başlıca nedeni olduğunu söyledi. Ergene, “50 yaş sonrası 10 kişiden 9’unda bu hastalıklardan en az biri görülüyor” diyerek, Türkiye'de yaşam süresinin gelişmiş ülkelere göre yaklaşık 10 yıl daha kısa olduğuna dikkat çekti. Tansiyon kontrolünün önemine değinen Ergene, değerlerin 130/80 mmHg’nin altına indirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİYATRO HATIRLATIR UYUM YAŞATIR</span></strong></p>

<p>Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Mert Öner, Dünya Tiyatro Günü ile aynı tarihe denk gelen bu özel günde anlamlı bir mesaj verdi: “27 Mart’ın iki anlamı var: Dünya Tiyatro Günü ve Tedaviye Uyum Günü. Aynı günde buluşmaları, hayatın hem sahnede hem bedenimizde aynı incelikli dengeyle aktığını hatırlatıyor. Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-1774443889.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diş Eti Kanaması Diyerek Geçmeyin! Kalp Krizi Riskini Tetikleyebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dis-eti-kanamasi-diyerek-gecmeyin-kalp-krizi-riskini-tetikleyebilir-114713</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dis-eti-kanamasi-diyerek-gecmeyin-kalp-krizi-riskini-tetikleyebilir-114713</guid>
                <description><![CDATA[Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığı, sadece estetik bir kaygı veya diş kaybı ile sınırlı kalmayıp tüm vücut sağlığını etkileyen kritik bir dengedir. Toplumda sıkça karşılaşılan diş eti kanamaları, çoğu zaman önemsenmese de kalp krizinden Alzheimer’a kadar pek çok hastalığın tetikleyicisi olabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, diş eti hastalıklarının vücutta kronik iltihaplanmaya yol açarak hayati riskler oluşturduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALZHEIMER VE KANSERLE DOĞRUDAN İLİŞKİLİ</span></strong></p>

<p>Diş eti hastalıklarının sistemik etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Noyan, ağız hijyeninin bozulmasının kanser sonrası sağ kalım süresini dahi olumsuz etkilediğini ifade etti. Tedavi sürecinin önemine değinen Noyan, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Diş eti hastalıkları sistemik hastalıkların ortaya çıkması, var olan hastalığın da şiddetlenmesinde rol oynuyor. Tedavi edildiğinde; iltihap belirteci olan CRP azalır, kolesterol seviyesi düşer, kan şekeri olumlu etkilenir. Kalp ve damar hastalıklarının tekrarlama riski azalır. Alzheimer ve kanserin önemli nedenlerinden olan vücuttaki kronik enflamasyon ortadan kalkar.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KALP SAĞLIĞI ÇOCUKLUKTA BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Uluslararası çalışmalara atıfta bulunan Prof. Dr. Noyan, çocukluk dönemindeki ağız sağlığının yetişkinlikteki damar sertliği riskini belirlediğini vurguladı. Süt dişlerinin sürmesiyle fırçalamanın başlaması gerektiğini belirten Noyan, “Bu bize, süt dişlerinin sürmesini takiben, hemen diş fırçalama işleminin başlaması gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu halk sağlığı konusunda herkese büyük görev düşmektedir” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİKRO CERRAHİ VE HASSAS TEDAVİ DÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Hastalığın ilerlemesi durumunda cerrahi müdahalelerin kaçınılmaz olduğunu belirten Prof. Dr. Noyan, erken teşhis ile iltihabın kolayca tedavi edilebileceğini hatırlattı. Diş etlerinin fırçalarken kanamasının normal bir durum olmadığını ifade eden uzman, “Nasıl ki ellerimizi yıkarken kanama olmuyorsa, diş etlerimizin de fırçalarken kanamaması gerekir” uyarısında bulundu.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/dis-eti-kanamasi-diyerek-gecmeyin-kalp-krizi-riskini-tetikleyebilir-1774438154.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Genelinde Yataklı Tedavi Sunan Tek Merkez Hastalara Umut Oluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-genelinde-yatakli-tedavi-sunan-tek-merkez-hastalara-umut-oluyor-114705</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-genelinde-yatakli-tedavi-sunan-tek-merkez-hastalara-umut-oluyor-114705</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da yataklı tedavi imkânı sunan tek merkez olma özelliğine sahip Battalgazi Devlet Hastanesi Tüberküloz Servisi, modern donanımı ve uzman kadrosuyla hizmet veriyor. Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklama yapan Uzm. Dr. Zeynep Orhan, hastalığın erken teşhisinin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Battalgazi Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren ve Malatya genelinde yataklı tedavi imkânı sunan tek merkez olma özelliğine sahip Tüberküloz Servisi, modern altyapısı ve uzman kadrosuyla dikkat çekiyor. Dünya Tüberküloz Günü kapsamında, tüberküloz (verem) hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan açıklamalarda, merkezin hastaların teşhis ve tedavi süreçlerinde üstlendiği kritik role değinildi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Orhan, tüberkülozun hava yoluyla bulaşan ciddi ancak önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek erken teşhisin önemini hatırlattı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VEREM SADECE AKCİĞERLERİ ETKİLEMİYOR</span></strong></p>

<p>Tüberkülozun halk arasında "verem" olarak bilindiğini ifade eden Uzm. Dr. Zeynep Orhan, hastalığın yayılımı hakkında şu bilgileri verdi:&nbsp;"Bu hastalık çoğunlukla akciğerleri etkiler ancak vücudun diğer organlarında da görülebilir. Bulaşıcı olması nedeniyle erken tanı ve tedavi büyük önem taşır."</p>

<p>Hastalığın toplum sağlığı açısından yarattığı risklere değinen Orhan, belirtilerin doğru takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UZAYAN ÖKSÜRÜK EN ÖNEMLİ BELİRTİ</span></strong></p>

<p>Hastalığın semptomlarını sıralayan Orhan, vatandaşları uyararak şunları söyledi:&nbsp;"2-3 haftadan uzun süren öksürük, yüksek ateş, kanlı balgam, gece terlemesi, göğüs ağrısı ve ani kilo kaybı en sık görülen semptomlar arasındadır. Bu şikayetleri yaşayan vatandaşlarımızın vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerekmektedir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KORUNMAK VE TEDAVİ MÜMKÜN</span></strong></p>

<p>Tüberkülozdan korunmanın yollarından da bahseden Orhan; hijyen kurallarına uyulması, dengeli beslenme, düzenli uyku ve stresten uzak durmanın önemine değindi. Ayrıca kapalı alanların sık sık havalandırılmasının ve aktif hastaların maske kullanmasının bulaşın önlenmesinde etkili yöntemler olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/malatya-genelinde-yatakli-tedavi-sunan-tek-merkez-hastalara-umut-oluyor-1774426284.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sessizce İlerleyen Tehlikeye Dikkat: Ölüm Sebepleri Arasında İlk 10’da Yer Alıyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/sessizce-ilerleyen-tehlikeye-dikkat-olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-114684</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/sessizce-ilerleyen-tehlikeye-dikkat-olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-114684</guid>
                <description><![CDATA[Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor.  Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor. Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli  görevler üstleniyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir.  Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda  olmaktır” diyor.  Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız,  karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. &nbsp;Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor. Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli &nbsp;görevler üstleniyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız,&nbsp;</strong>bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir. &nbsp;Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda &nbsp;olmaktır” diyor. &nbsp;<strong>Gastroenteroloji Uzmanı</strong>&nbsp;<strong>Prof. Dr. Hakan Yıldız</strong>, &nbsp;karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Hepatit B&nbsp;</strong></span></p>

<p>Hepatit B, dünya genelinde en sık görülen viral hepatit olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla anneden bebeğe bulaşarak karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına &nbsp;yol açabiliyor. Bu inflamasyon yıllar içinde karaciğer hücrelerinin ölümüyle &nbsp;ve bunun sonucunda siroz ve/veya karaciğer kanseriyle sonuçlanabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Hepatit B aşısı çoğunlukla bizi yaşam boyunca bu enfeksiyondan koruyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Obezite</strong></span></p>

<p>Dünya genelinde en sık görülen karaciğer hastalığının “karaciğer yağlanması” olduğu belirtiliyor. Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan<strong>&nbsp;</strong>obezite, karaciğerde özellikle “metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer” olarak adlandırılan hastalığa yol açabiliyor. Karaciğerde yağlanma uzun vadede ciddi hasarlar oluşturabiliyor ve karaciğer nakli gerektiren hastalarda en sık görülen nedeni oluşturuyor. &nbsp;Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız,<strong>&nbsp;&nbsp;</strong>son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme sebebiyle karaciğer yağlanmasının giderek arttığını vurgulayarak, “Araştırmalar, obezite sorunu &nbsp;yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu göstermektedir” bilgisini veriyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Sağlıklı beslenmek, günde 30 dakika hafif tempolu yürüyüş yapmak, ideal kiloya ulaşmak veya mevcut kilonun yüzde 8-10’unu vermek, günde 2-3 fincan filtre kahve tüketmek, karaciğer yağlanmasının hafiflemesine destek oluyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İlaçlar ve bitkisel ürünler</strong></span></p>

<p>Zararsız gibi görünen bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler, bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihaplanma başlatabiliyor ve toksik hepatite neden olabiliyor. Bunun sonucunda halsizlik, sarılık ve ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği tablosu &nbsp;gelişebiliyor. &nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;İlaçları ve bitkisel ürünleri ‘masum’ görmemek; doktor önerisi olmadan hiçbir ürünü kullanmamak, toksik hepatiti önlemenin en basit yolunu oluşturuyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşırı alkol tüketimi&nbsp;</strong></span></p>

<p>Alkol, karaciğerde parçalanırken ortaya çıkan toksik ara ürünlerle hücreleri yıpratıyor. Bunun sonucunda zamanla yağlanma, iltihaplanma ve nihayetinde siroza uzanan sessiz bir hasar süreci başlıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>&nbsp;Alkolü güvenli sınırların altında ve seyrek tüketmek (haftada 2-3 kadehi geçmemek) karaciğer sağlığımız için çok önemli.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Genetik hastalıklar</strong></span></p>

<p>Bazı karaciğer hastalıkları genetik nedenlerle ortaya çıkıyor. Genler normalde karaciğer hücrelerinde görev yapan enzimlerin, reseptörlerin (alıcıların) ve taşıyıcı proteinlerin üretimini sağlıyor. Bu genlerde bir bozukluk olduğunda karaciğer bazı görevlerini tam olarak yerine getiremiyor. Örneğin, safra üretimi ve kullanımı bozulabiliyor veya bakır ile demir gibi minerallerin dengesi etkilenebiliyor. &nbsp;Ayrıca, bazı zararlı maddelerin vücuttan atılması zorlaşabiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?&nbsp;</strong>Bu tür hastalıklar erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Erken tanı için düzenli sağlık kontrolleri ve gerekli laboratuvar testlerinin yapılması büyük önem taşıyor.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Otoimmün hastalıklar</strong></span></p>

<p>Karaciğer otoimmün hastalıkları &nbsp;(otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit gibi) çoğunlukla genetik yatkınlığı olan kişilerde; enfeksiyonlar, ilaçlar ve karaciğerde inflamasyonun tetiklenmesi sonucu oluşuyor. &nbsp;</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?&nbsp;</strong>Erken dönemde tanı konulduğunda<strong>&nbsp;</strong>otoimmün hastalıkların tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yıldız, aile bireylerinde otoimmün karaciğer hastalığı bulunan kişilerin düzenli olarak takip edilmeleri gerektiğine vurgu yapıyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/sessizce-ilerleyen-tehlikeye-dikkat-olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-1774348153.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzun Ömrün Sırrı Genlerde Değil Yaşam Tarzında Saklı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/uzun-omrun-sirri-genlerde-degil-yasam-tarzinda-sakli-114667</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/uzun-omrun-sirri-genlerde-degil-yasam-tarzinda-sakli-114667</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan ömrünün uzamasıyla birlikte ortaya çıkan sağlık sorunlarına dikkat çekerek; hastalıkların %70'inin yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu ve uzun değil, "kaliteli" bir yaşam için beden ve zihin farkındalığının hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinde ortalama yaşam süresi hızla artarken, beraberinde yeni sağlık sorunlarını da getiriyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüzde Türkiye’de kadınlarda 78, erkeklerde ise 74-76 yaş aralığına çıkan ortalama ömrün, sağlıklı bir yaşam tarzıyla desteklenmediği takdirde Alzheimer gibi kronik hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalındığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAŞAM TARZI PSİKOTERAPİSİ DÖNEMİ BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Hastalıkların büyük bir kısmının beslenme, hareket ve stres yönetimiyle önlenebileceğini belirten Tarhan, “Artık yaşam tarzı psikoterapisi adı verilen bir yaklaşım uygulanıyor. Bu yöntem, hasta olmadan önce kişiye sağlıklı yaşama becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Buradaki amaç, sadece uzun yaşamak değil; sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmek” dedi. Sağlıklı yaşamın temelinde ise kişinin kendi bedenini ve zihnini tanıması yattığını dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANADOLU İRFANINI VE MEDİTASYONU UNUTTUK</span></strong></p>

<p>Günlük hayatın hızı içinde Anadolu irfanının ve kadim kültürün sunduğu sakinleşme yöntemlerinin unutulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, her gün yapılacak 20 dakikalık meditatif eylemlerin zihni sakinleştirdiğini belirtti. Mevlana’nın sema ve sufi meditasyon örneklerini veren Tarhan, kişinin tam bir odaklanma ile yaptığı ibadet ve ritüellerin de beynin tüm alanlarını aktive ederek iyileştirici etki sağladığını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADINLARIN UZUN YAŞAMA AVANTAJI VE MUTLU EVLİLİK</span></strong></p>

<p>Kadınların erkeklere oranla daha uzun yaşamasını biyolojik ve psikolojik nedenlere bağlayan Tarhan, kadın beyninin duygulara, şefkate ve empatiye odaklı çalışmasının büyük bir avantaj olduğunu söyledi. Ayrıca evlilik bağının ömrü uzattığına dair araştırmalara değinerek, “Eğer evlilik huzursuzsa, çiftler sürekli çatışma halindeyse, bu durumda uzun yaşamak pek mümkün değil. İdeal olan, yol arkadaşlığına dayalı, tamamlayıcı bir evliliktir” ifadelerini kullandı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-1774280365.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: Otuz Altı İlaç Daha Geri Ödeme Kapsamına Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-otuz-alti-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-114640</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-bakani-memisoglu-otuz-alti-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-114640</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 27’si yerli üretim olmak üzere toplam 36 ilacın daha geri ödeme kapsamına alındığını duyurdu. Diyabet, hemofili ve alerji aşıları gibi kritik kalemleri içeren bu adım, vatandaşların güncel tedavilere erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, yerli üretimi destekleme ve vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırma çalışmaları kapsamında önemli bir karara imza attı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, birçok kritik hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların geri ödeme listesine dahil edildiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YERLİ ÜRETİME STRATEJİK DESTEK</span></strong></p>

<p>Geri ödeme kapsamına alınan 36 ilacın büyük çoğunluğunun yerli üretim olması dikkat çekti. Bakan Memişoğlu, stratejik öneme sahip ilaçların Türkiye’de üretilmesinin önemine değinerek süreci şu sözlerle aktardı: “Bayramımızın bereketi, yerli şifa müjdesi. Diyabet, hemofili, enfeksiyon hastalıkları, alerji aşıları ve kan ürünleri başta olmak üzere; 27’si yerli olarak üretilen toplam 36 ilaç daha geri ödeme kapsamına alındı.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNCEL TEDAVİLERE ERİŞİM GÜÇLENİYOR</span></strong></p>

<p>Sağlık sisteminin teknolojik ve bilimsel gelişmelere uyum sağlamaya devam edeceğini vurgulayan Memişoğlu, bakanlığın kararlılığını ifade etti:&nbsp;“Vatandaşlarımızın en güncel tedavilere erişimini güçlendirmeye, sağlıkta yerli üretimi desteklemeye kararlılıkla devam ediyoruz. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.”</p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte özellikle kronik hastalıklarla mücadele eden vatandaşların tedavi maliyetlerinin düşürülmesi ve yerli ilaç sanayisinin teşvik edilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/saglik-bakani-memisoglu-otuz-alti-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi-1774092757.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli Üretim Ağırlıklı Yeni İlaçlar Sosyal Güvenlik Kapsamına Alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/yerli-uretim-agirlikli-yeni-ilaclar-sosyal-guvenlik-kapsamina-alindi-114625</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/yerli-uretim-agirlikli-yeni-ilaclar-sosyal-guvenlik-kapsamina-alindi-114625</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 27'si yerli üretim olmak üzere birçok ilacın daha geri ödeme listesine dahil edildiğini duyurdu. Hemofili, diyabet ve bağışıklık hastalıklarını kapsayan bu düzenleme, vatandaşların tedaviye erişimini kesintisiz olarak güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında önemli bir duyuru yaptı. Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde gerçekleştirilen yeni düzenleme ile birlikte kritik hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilaç geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDAVİ ALANLARI VE YERLİ ÜRETİM...</span></strong></p>

<p>Bakan Işıkhan, listenin kapsamını genişlettiklerini belirterek; hemofili, kan ürünü ve alerji aşısı başta olmak üzere diyabet, enfeksiyon, enzim eksikliği ve bağışıklık hastalıklarını kapsayan ilaçların listeye eklendiğini bildirdi. Yeni düzenlemede yerli üretimin önemi dikkat çekerken, listeye dahil edilen ilaçların 27 tanesinin yerli üretim olduğu kaydedildi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla vatandaşlarımızın ilaca ve tedaviye erişimini kesintisiz şekilde güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda; Hemofili, kan ürünü ve alerji aşısı başta olmak üzere, Diyabet, enfeksiyon, enzim eksikliği ve bağışıklık hastalıklarını kapsayan, Farklı tedavi alanlarına yönelik 27 tanesi yerli üretim olmak üzere toplam ilacı daha geri ödeme listemize dahil ettik. Hastalarımıza şifa olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür temenni ediyor, hayırlı bayramlar diliyorum."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/yerli-uretim-agirlikli-yeni-ilaclar-sosyal-guvenlik-kapsamina-alindi-1774021863.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Genelinde Yüz Binlerce Sağlık Çalışanı Bayramda Sahada</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelinde-yuz-binlerce-saglik-calisani-bayramda-sahada-114587</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turkiye-genelinde-yuz-binlerce-saglik-calisani-bayramda-sahada-114587</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Ramazan Bayramı süresince vatandaşların sağlığını korumak adına 381 binden fazla personelin binlerce sağlık tesisinde kesintisiz hizmet sunacağını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Ramazan Bayramı boyunca sağlık hizmetlerinin aksamaması ve vatandaşların tıbbi ihtiyaçlarının anında karşılanması için tüm hazırlıklarını tamamladı. Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bayram mesaisine dair kapsamlı verileri paylaşarak sağlık ordusunun teyakkuzda olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KESİNTİSİZ SAĞLIK HİZMETİ İÇİN GENİŞ KADRO</span></strong></p>

<p>Bayram süresince sağlık hizmetlerinin devamlılığına vurgu yapan Bakan Memişoğlu, "Ramazan Bayramı süresince milletimizin sağlığı için sağlık hizmetlerimizin devamlılığını kesintisiz şekilde sürdüreceğiz." açıklamasında bulundu. Yapılan planlama doğrultusunda Türkiye’nin dört bir yanındaki tesislerde personel görevlendirmeleri yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PERSONEL VE EKİP SAYILARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından paylaşılan rakamlara göre bayramda sunulacak hizmetlerin detayları şöyle şekillendi: 1.129 kamu sağlık tesisinde 335 bin 240 personel, 866 evde sağlık ekibi ve 112 acil sağlık hizmetlerinde görevli 4 bin 14 ekip ile 46 bin 319 çalışan sahada olacak. Toplamda 381 bin 559 sağlık çalışanı bayram tatili boyunca görevlerinin başında bulunarak vatandaşlara hizmet verecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN MEMİŞOĞLU’NDAN BAYRAM TEBRİĞİ</span></strong></p>

<p>Sağlık çalışanlarının fedakârlıklarına da değinen Bakan Memişoğlu, "Büyük sağlık ailemizin her bir ferdinin Ramazan Bayramı’nı gönülden kutluyor, milletimize sundukları özverili hizmet ve fedakârlıkları için teşekkürlerimi iletiyorum." dedi. Bakanlık, bayram süresince acil durumlar ve evde sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere tüm birimlerin aktif çalışacağını yineledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/image_1773909104683.jpg" style="height:680px; width:510px" /></p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/turkiye-genelinde-yuz-binlerce-saglik-calisani-bayramda-sahada-1773909734.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Memişoğlu: İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası Meyvelerini Verdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-memisoglu-ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-meyvelerini-verdi-114575</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bakan-memisoglu-ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-meyvelerini-verdi-114575</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında son 10 ayda 211 bin vatandaşın ücretsiz beslenme danışmanlığı aldığını ve toplamda 513 ton hafifleyerek sağlıklı bir hayata adım atıldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl mayıs ayında hayata geçirilen “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyası, toplum sağlığı üzerinde somut sonuçlar vermeye başladı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kampanyanın 10 aylık verilerini paylaşarak elde edilen başarıyı kamuoyuna duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRETSİZ DANIŞMANLIK HİZMETİNDEN BİNLERCE KİŞİ FAYDALANDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, yapılan ölçümlerle fazla kilolu olduğu belirlenen vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirildiği belirtildi. Bakan Memişoğlu, şu bilgileri aktardı:&nbsp;"Geçtiğimiz yıl mayıs ayında başlattığımız 'İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyamız meyvelerini veriyor. Sağlıklı bir geleceğe hep birlikte yürüyoruz. Ölçümler sonucunda fazla kilolu olduğu tespit edilerek Sağlıklı Hayat Merkezlerimize yönlendirilen 211 bin vatandaşımız, ücretsiz beslenme danışmanlığı hizmeti aldı."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLAMDA 513 TON HAFİFLEME SAĞLANDI</span></strong></p>

<p>Kampanyaya katılan vatandaşların gösterdiği azmin altını çizen Bakan Memişoğlu, sağlanan fiziksel değişimi şu sözlerle ifade etti: "Toplamda 513 ton hafifleyerek daha sağlıklı bir hayata adım attık. Büyük bir azim gösteren vatandaşlarımızı ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten kutluyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VATANDAŞLARA SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ DAVETİ</span></strong></p>

<p>Bakanlığın her zaman vatandaşların yanında olduğunu hatırlatan Kemal Memişoğlu, profesyonel destek almak isteyen herkesi merkezlere davet ederek açıklamasını şöyle tamamladı:&nbsp;"Sağlıklı yaşam yolculuğunuzda biz her zaman yanınızdayız. Ücretsiz uzman desteği almak için tüm vatandaşlarımızı en yakın Sağlıklı Hayat Merkezimize davet ediyorum."<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/bakan-memisoglu-ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-meyvelerini-verdi-1773847057.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayram Sabahı Şeker Şokuna Dikkat! Uzman Hülya Yiğit İspiroğlu Dengeli Kahvaltı Uyarısı Yaptı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/bayram-sabahi-seker-sokuna-dikkat-uzman-hulya-yigit-ispiroglu-dengeli-kahvalti-uyarisi-yapti-114574</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/bayram-sabahi-seker-sokuna-dikkat-uzman-hulya-yigit-ispiroglu-dengeli-kahvalti-uyarisi-yapti-114574</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan ayının ardından bayram döneminde değişen öğün düzeniyle ilgili uyarılarda bulunarak; ani geçişlerin sindirim sorunlarına ve şeker dalgalanmalarına yol açabileceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan Bayramı’nda beslenme düzeninin sağlıklı bir şekilde yeniden yapılandırılması için kritik bilgiler paylaştı. Bir ay süren oruç ibadetinin ardından vücudun yeni bir ritme adapte olduğunu belirten İspiroğlu, bu sürecin bilinçli yönetilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAYRAM SABAHINA DENGELİ BAŞLANGIÇ</span></strong></p>

<p>Bayram sabahı yapılacak ilk kahvaltının günün geri kalanı için belirleyici olduğunu ifade eden Hülya Yiğit İspiroğlu, şu önerilerde bulundu:&nbsp;“İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TATLI TÜKETİMİNDE PORSİYON YÖNETİMİ</span></strong></p>

<p>Tatlının tamamen yasaklanmaması gerektiğini ancak türünün ve miktarının önemli olduğunu kaydeden İspiroğlu, sağlık risklerine dikkat çekti: “Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİNDİRİM SİSTEMİNİ ADIM ADIM ALIŞTIRIN</span></strong></p>

<p>Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudun bir anda ağır öğünlerle yorulmaması gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı İspiroğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:&nbsp;“Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikâyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur. Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.”</p>

<p>İspiroğlu, sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin metabolik dengeyi güçlendireceğini hatırlatarak, “Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır” diyerek sözlerini noktaladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/bayram-sabahi-seker-sokuna-dikkat-uzman-hulya-yigit-ispiroglu-dengeli-kahvalti-uyarisi-yapti-1773846114.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Çıkışı Beslenme Rehberi: Bayram Soframız Nasıl Olmalı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-cikisi-beslenme-rehberi-bayram-soframiz-nasil-olmali-114565</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-cikisi-beslenme-rehberi-bayram-soframiz-nasil-olmali-114565</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik, bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik,<strong>&nbsp;</strong>bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Görkemli bayram sofraları biyolojik bir sınav</strong></span></p>

<p>Ramazan Bayramı’nın, toplumumuzda ”Şeker Bayramı” olarak da anılmasıyla daha en başından zihnimizde tatlı ve şekerleme çağrışımları uyandırdığını dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ancak bir ay süren oruç ibadetinin ardından kurulan o görkemli bayram sofraları, sadece kültürel bir gelenek değil, aynı zamanda vücudumuz için biyolojik bir sınav niteliği taşıyor. Yapılan araştırmalar, Ramazan ayı boyunca beslenme düzenindeki değişimlerin bayram sabahı kapımızı farklı bir hormonal tabloyla çaldığını gösteriyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Biyolojik olarak daha aç hissediyoruz</strong></span></p>

<p>Pek çok kişinin bayramda iştahına hakim olamamaktan şikayet etse de bilimin, bu durumun sadece iradeyle ilgili olmadığını kanıtladığını söyleyen Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ramazan sonunda, vücudumuzda ‘açlık hormonu’ olarak bilinen ghrelin seviyelerinde belirgin bir artış yaşanırken; tokluk hissi veren leptin hormonunda ise hafif bir düşüş gözleniyor. Yani biyolojik olarak hem daha aç hissediyoruz hem de doyma sinyali beynimize normalden daha geç ulaşıyor. Vücudumuz adeta ‘depoları doldur’ komutu verirken, insülin dengesi de bu ani şeker yüklemesiyle sarsılmaya açık hale geliyor.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşırı tatlı isteği değişen hormonların doğal bir sonucu</strong></span></p>

<p>Bayramda aşırı tatlı tüketme isteğinin aslında değişen hormonların doğal bir sonucu olduğunu kaydeden Arş. Gör. Ekin Çevik, bu biyolojik iştah dalgasını yönetme ve farkındalıkla yemenin ise bayramı sağlıklı atlatmanın anahtarı olduğunu söyledi.</p>

<p>Ramazan ayı boyunca vücudun, bazal metabolizma hızını ve enerji kullanımını düşük bir tempoya göre kalibre ettiğini dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Bayramla birlikte başlayan ani ve yüksek glisemik indeksli tatlı tüketimi, pankreasın üzerinde ciddi bir akut stres yaratır. Kan şekeri hızla yükselirken, vücut bu durumu dengelemek için hiper-insülinemi (aşırı insülin salgılanması) tepkisi verir. Bu ani dalgalanma, sadece enerji düşüklüğüne değil, damar endotel yapısında (damar iç zarı) mikroskobik hasarlara ve oksidatif strese yol açabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Diyabet ve kalp hastaları için ’kırmızı çizgiler’</strong></span></p>

<p>Özellikle diyabet, insülin direnci ve kalp hastaları için bayramın ”tadımlık” ile ”doyumluk” arasındaki ince çizginin hayati önem taşıdığı bir dönem olduğunun altını çizen Arş. Gör. Ekin Çevik, “En büyük kırmızı çizgi, tatlıyı tek başına ve aç karnına tüketmektir. Tatlı mutlaka ana yemeğin ardından, lifli gıdalar (sebze) ve proteinlerle birlikte tüketilmelidir. Bu, şekerin kana karışma hızını yavaşlatır. Şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Ancak ‘şeker ilavesiz’ olsa dahi meyve şekerinin de insülini yükselttiği unutulmamalıdır.&nbsp;Tatlının yanında içilen asitli/şekerli içecekler glisemik yükü ikiye katlar. Yanında sadece su, sade maden suyu veya ayran tercih edilmelidir. Hazır tatlılar ve hamur işleri sadece şeker değil, gizli sodyum ve trans yağ da içerir. Bu durum kan basıncını (tansiyonu) aniden yükselterek kalbe binen yükü artırabilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Porsiyonu elinizle ölçün!</strong></span></p>

<p>Şerbetli tatlıların basit karbonhidrat ve yüksek fruktoz içeriğiyle ”boş enerji” sınıfında olduğunu, sütlü tatlıların ise protein ve kalsiyum sayesinde kan şekerini daha yavaş yükselttiğini söyleyen Ekin Çevik, şöyle devam etti:</p>

<p>“Puding, muhallebi veya meyve salatası gibi kaseyle yenen tatlılar için ideal porsiyon küçük bir kaseye denk gelen bir avuç içi kadardır. Taze meyveler veya hafif meyve bazlı tatlılar için bir yumruk büyüklüğü idealdir. Baklava, kadayıf gibi enerji yoğunluğu çok yüksek şerbetli tatlılarda ise ölçü, birleştirilmiş iki parmağınız (işaret ve orta parmak) genişliğinde ve uzunluğunda olmalıdır. Bu ölçü, yaklaşık 40-50 gramlık (165-170 kalori) bir porsiyona denk gelir ve karşılığı olan 1-2 adet orta boy baklava dilimi genellikle yeterli bir porsiyondur. Şerbetli tatlılar yüksek oranda yağ içerdiği için porsiyonun kalınlığı başparmağınızın boğumunu geçmemelidir. Eğer tatlı daha kalınsa (örneğin havuç dilimi baklava), boyutu küçültmek gerekir. Bir dilim kekin porsiyonu, avucunuzun ayası (parmaklar hariç orta kısım) büyüklüğünde ve yaklaşık bir parmak kalınlığında olmalıdır.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Bayram ziyaretlerinde ”seçici denge” stratejisi</strong></span></p>

<p>Sosyal baskıyı ve yoğun ikramları yönetmek için kültürel ikramları tamamen reddetmek yerine ’seçici denge’ stratejisi uygulanmasını tavsiye eden Ekin Çevik, “Günlük toplam ilave şeker alımı, toplam kalori ihtiyacının %5-10’unu geçmemelidir. Bu da yetişkin bir birey için günde ortalama 2 dilim baklava veya muadili bir tatlıya tekabül eder. Birden fazla ziyaret yapılacaksa, ikramlar ‘paylaşılarak’ tüketilmelidir (örneğin; bir evde yarım dilim baklava, diğerinde küçük bir kase sütlü tatlı gibi). Vücudunuzun şeker dengesini sarsmamak için kendinize bir ”tatlı seçim hiyerarşisi” oluşturabilirsiniz. Birinci tercih; meyveli veya sütlü tatlılar (güllaç, sütlaç, kazandibi gibi hafif seçenekler). İkinci tercih; şeker ilavesiz, kuru meyvelerle (incir dolması gibi) hazırlanmış doğal tatlılar. Sınırlı tercih; şerbetli ve hamurlu tatlılar (baklava, kadayıf).” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aşırı şeker tüketimi ‘yemek sonrası çöküşü’ denilen ağır uyku haline yol açıyor</strong></span></p>

<p>Aşırı şeker tüketiminin klinik etkileri hakkında çarpıcı detaylar veren Ekin Çevik,&nbsp;“Kısa vadede,<strong>&nbsp;</strong>yoğun şeker alımı sonrası insülin tavan yapar. Bu aşırı tepki, kan şekerinin normalin altına düşmesine neden olarak; titreme, soğuk terleme, baş dönmesi ve ani acıkma hissini tetikleyebilir. Kan şekerindeki sert dalgalanmalar, nöronal aktiviteyi etkileyerek konsantrasyon güçlüğü ve ‘yemek sonrası çöküşü’ dediğimiz ağır uyku haline yol açabilir. Şeker molekülleri, fiziksel yapıları gereği suyu kendilerine çekme özelliğine sahiptir ve bu nedenle bağırsaklara sıvı çekilir. Bu da bayramda sıkça rastlanan şişkinlik, gaz ve diyare (ishal) şikayetlerine neden olabilir.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Şeker karaciğeri yağlandırıyor</strong></span></p>

<p>&nbsp;Uzun vadede ise sürekli tekrarlanan yüksek şeker döngüsünün; visseral (iç organ) yağlanmayı artırdığını, leptin direncini tetikleyerek obeziteye zemin hazırladığını kaydeden Ekin Çevik, “Buna bağlı olarak hiperinsülinemi dediğimiz kanda insülin seviyelerinin sürekli yüksek olması durumu, hücrelerin bu hormona duyarsızlaşmasına neden olur. Bu nedenle, pankreas yorulur ve şeker hastalığı kronikleşmiş olur. Fazla fruktoz sadece karaciğerde işlenir. Kapasite aşıldığında karaciğer bu şekeri yağa dönüştürür; bu da alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına (NAFLD) yol açar. Yüksek şeker, LDL (kötü kolesterol) parçacıklarını küçülterek damar duvarına yapışmasını kolaylaştırır ve trigliseridleri yükseltir. Bu durum, damar sertliği (ateroskleroz) riskini doğrudan artırır. Kandaki ani glikoz artışı, sitokin adı verilen iltihap yapıcı maddelerin salınımını tetikleyerek eklem ağrılarını veya mevcut ödemleri artırabilir. Şeker molekülleri proteinlere bağlanarak ‘Gelişmiş Glikasyon Son Ürünleri’ oluşturur. Bu süreç cildin kolajen yapısını bozar (erken kırışıklık) ve damar esnekliğini kaybettirir.” ifadelerinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Şekerin panzehiri bol su ve yürüyüş</strong></span></p>

<p>Tatlı tüketiminin neden olduğu metabolik yükü hafifletmenin iki temel yolunun ’su tüketimi’ ve ’fiziksel aktivite’ olduğunu belirten Arş. Gör. Ekin Çevik, “Yoğun şeker ve karbonhidrat alımı, vücutta ‘ozmotik yük’ yaratarak hücrelerin su dengesini bozar ve böbreklerin fazla glikozu süzmek için normalden fazla çalışmasına neden olur. Bu süreçte yeterli su tüketmek, sadece susuzluğu gidermekle kalmaz; kandaki şeker konsantrasyonunu seyrelterek böbreklerin yükünü hafifletir ve şekerin idrar yoluyla atımını destekler. Ayrıca, tatlı tüketimiyle birlikte vücudun tuttuğu ödemin atılması ve bağırsaklarda şeker kaynaklı oluşabilecek şişkinlik, gaz gibi sindirim şikayetlerinin minimize edilmesi için su, en doğal ve etkili çözümdür. Gün boyu küçük yudumlarla yaygın bir şekilde içilen 2,5-3 litre su, bayram sonrası oluşabilecek ‘metabolik yorgunluğun’ önüne geçmek için temel şarttır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırmak için yürüyüş şart</strong></span></p>

<p>Tatlı bir ikramın ardından yapılan hafif tempolu bir yürüyüşün, vücudun insülin hormonuna olan ihtiyacı azaltan sihirli bir mekanizmayı devreye soktuğunu kaydeden Ekin Çevik, “Kaslar hareket halindeyken, kandaki glikozu insülinin rehberliğine ihtiyaç duymadan doğrudan yakıt olarak kullanmaya başlar; bu da kan şekerindeki ani ve keskin yükselişlerin önüne geçer. Yemeklerden yaklaşık 15-20 dakika sonra yapılacak kısa bir yürüyüş hem pankreasın üzerindeki baskıyı azaltır hem de bayramın getirdiği enerji fazlasının yağ olarak depolanmasını engeller. Hareket etmek, sadece ‘kalori’ yakmak değil, uzun süreli açlık döneminden çıkan ve ‘tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırarak enerji seviyenizi gün boyu dengede tutmaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/ramazan-cikisi-beslenme-rehberi-bayram-soframiz-nasil-olmali-1773834571.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da Avuç İçi Kadar Doğan Üç Bebek Yaşam Savaşını Kazandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-avuc-ici-kadar-dogan-uc-bebek-yasam-savasini-kazandi-114562</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-avuc-ici-kadar-dogan-uc-bebek-yasam-savasini-kazandi-114562</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 750 gramın altında doğan ve tedavi sürecinde kiloları kritik seviyelere düşen üç prematüre bebek, doktor ve hemşirelerin aylar süren titiz takibiyle hayata tutunarak sağlıkla taburcu edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde 750 gramın altında doğan 3 prematüre bebek sağlıkla taburcu edildi. Taburcu edilen minik bebeklerin kontrollerinde de sağlıklı gelişim gösterdiği bildirildi. Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yürütülen titiz takip ve tedavi süreci, erken doğumun getirdiği hayati risklere rağmen umut verici sonuçlar ortaya koydu. Doğum ağırlıkları 700-750 gram civarında olan, hatta tedavi sürecinde 400 gramın altına kadar düşen bebekler, uygulanan ileri düzey bakım, beslenme desteği ve enfeksiyon kontrolü sayesinde hayata tutundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUCİZE BEBEKLERİN SAĞLIK YOLCULUĞU</span></strong></p>

<p>Sürecin sadece tıbbi müdahale olmadığını belirten MTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Neonatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuriye Aslı Melekoğlu şunları söyledi:&nbsp;“Bugün bizim için çok özel bir gün. Uzun süredir takip ettiğimiz, gebeliğin oldukça riskli haftalarında doğan aşırı düşük kilolu bebeklerimizin sağlıklı şekilde taburcu edilmesi ve kontrollerde iyi durumda olduklarını görmek büyük bir mutluluk. Bu süreçte sadece tıbbi bakım değil, bebeklere sevgiyle yaklaşmak da son derece önemliydi. Gelecekte de uygun ekipmanlarla ve personellerle desteklendiğimiz takdirde çok daha güzel başarılara imza atacağımıza inanıyorum, ünite olarak en az onlar kadar savaşçı ve başarılı olmalıyız, biz gücümüzü onlardan alıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarımıza ve sabırla süreci yöneten ailelerimize teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİSİPLİNLER ARASI BİR BAŞARI HİKAYESİ</span></strong></p>

<p>Neonatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meral Alagöz, bakımın çok yönlü bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “25 hafta doğan üç bebeğimizi sağlıklı şekilde ayaktan izlem aşamasına getirdik. Prematüre bebeklerin takibi; doktorundan hemşiresine, yardımcı personelden aileye kadar herkesin aktif rol aldığı, yüksek sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Ekip olarak büyük bir özveriyle çalıştık.” dedi.</p>

<p>Yeni Doğan Yoğun Bakım 2. Basamak Sorumlu Hemşiresi İclal Belgen ise hemşirelerin rolünü şu sözlerle aktardı: “Bu bebekler çok hassas bir süreçten geçiyor. Ailelerinin yanlarında olamadığı zamanlarda onlara bir anne şefkatiyle yaklaşıyoruz. Beslenmelerinden bakımlarına kadar her aşamada büyük bir titizlik gösteriyoruz. Bu emeğin karşılığını sağlıklı taburculuklarla görmek bizim için en büyük mutluluk.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANNELERİN MUTLULUĞU TARİFSİZ</span></strong></p>

<p>Prematüre bebek annelerinden Semra Taş, süreci “mucize” olarak tanımlayarak, “Kanama ve su gelmesi nedeniyle hastaneye başvurdum. Bebeğimin durumu çok kötüydü. 700 gram doğdu, bir ara çok daha düşük kilolara indi. Şimdi 3 kiloya yaklaşmak üzere. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları sayesinde çocuğumu kucağıma aldım. Hepsinden Allah razı olsun.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir diğer anne Fatma Buğday ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bebeğim 750 gram doğdu, 490 grama kadar düştü. Enfeksiyon geçirdi ve yaklaşık 81 gün yoğun bakımda kaldı. Bu süreçte hem doktorlarımız hem de tüm ekip büyük bir özveriyle ilgilendi. Kendimizi her zaman güvende hissettik. Şimdi sağlıklı bir şekilde kontrollerimize geliyoruz.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Malatya%20E%C4%9Fitim%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Hastanesi.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/%C3%9C%C3%A7%20Premat%C3%BCre%20Bebek.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/malatyada-avuc-ici-kadar-dogan-uc-bebek-yasam-savasini-kazandi-1773829987.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Sonrası Sindirim Sistemine Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-114539</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-114539</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. Ramazan sonrasında normal beslenme düzenine geçişte sindirim sisteminin uyumunun sağlanması, önemli sağlık sorunlarının önlenmesinde etkili oluyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, iki öğün gibi özel bir beslenmenin uygulandığı bu dönemden normal yemek düzenine geçerken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Bayramlarda çok çeşitli ve yoğun enerji içeren beslenme düzeninin etkili olduğunu Prof. Dr. M. Emel Alphan, bayram geleneğinin bir sembolü olan kahvaltı ve yemek sofralarında ağır yemeklerden uzak durulması uyarısında bulunarak tatlı ve şeker tüketiminden kaçınılmasını tavsiye etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte, günde iki öğünlük özel beslenme düzeninden normal yemek yeme alışkanlığına geçiş süreci başlıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, bu geçiş döneminde sindirim sisteminin uyum sağlamasının kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAYRAMDA PSİKOLOJİK AŞIRI YEME EĞİLİMİNE DİKKAT</span></strong></p>

<p>Oruç döneminden sonra bireylerin psikolojik olarak daha fazla yemek yeme isteği duyabildiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, geleneksel ağır bayram sofralarının adaptasyonu zorlaştırdığını ifade etti. Alphan, süreci şu sözlerle değerlendirdi:&nbsp;“Oysa bir aylık oruç döneminden sonraki bayram günlerinde bireyler, genellikle psikolojik olarak aşırı yemek yeme eğilimindedirler. Bunun yanı sıra, geleneklerimize bağlı olarak, bayram yemeklerinin, günlük beslenme düzeninin dışında, çeşit olarak fazla ve içeriğinin ağır olması, bayram ziyaretlerindeki hamur tatlısı ağırlıklı ikramlar ve bu ikramların geleneklerimiz nedeniyle ısrarla yedirilmesi, sindirim sistemindeki adaptasyonu güçleştirir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIKLI BİR GEÇİŞ İÇİN PRATİK ÖNERİLER</span></strong></p>

<p>Sindirim sistemini yormamak için güne mutlaka hafif bir kahvaltı ile başlanması gerektiğini hatırlatan Alphan, öğünlerde porsiyon kontrolü için şu tavsiyelerde bulundu:&nbsp;“Öğüne çorba ve salata ile başlanmalı, çorba ile ekmek yenilmemelidir. Bu, o öğünde aşırı miktarda yemek yemeyi önler. Yemekler çok yağlı ve çok tuzlu yapılmamalıdır. Et ve tavuk yemeklerine pişerken yağ ilave edilmemeli, kızartılmış besinlerden kaçınılmalıdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRONİK HASTALIĞI OLANLARA KRİTİK UYARI</span></strong></p>

<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, özellikle diyabet, kalp ve tansiyon hastalarının bayram boyunca diyetlerini bozmamaları gerektiğinin altını çizdi. Kurallara uyulmadığı takdirde ciddi sağlık sorunlarının baş gösterebileceğini belirten Alphan, konuşmasını şöyle tamamladı:&nbsp;“Belirtilen hususlara dikkat edilmediği takdirde sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon ve şeker yükselmesi gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Bayramınızı sağlıklı geçirmek ve kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız bu hususlara dikkat etmeniz gerekir.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-1773741593.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya’da Sağlık Çalışanları Hem İftar Hem Tıp Bayramı Sofrasında Buluştu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-saglik-calisanlari-hem-iftar-hem-tip-bayrami-sofrasinda-bulustu-114527</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-saglik-calisanlari-hem-iftar-hem-tip-bayrami-sofrasinda-bulustu-114527</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Gözde Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı ve Ramazan ayının manevi atmosferini birleştiren özel bir programa ev sahipliği yaptı. Sağlık çalışanlarının onurlandırıldığı etkinlikte, deprem sonrası şehre sunulan katkılar dolayısıyla Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Karaman’a teşekkür plaketi takdim edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da sağlık sektörünün öncü kurumlarından Gözde Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı ve Ramazan ayı münasebetiyle bir organizasyon düzenledi. Hastane yönetimi ve sağlık personelinin yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik, sağlık camiasındaki dayanışma bağlarını güçlendirirken duygusal anlara da sahne oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İBRAHİM KARAMAN’DAN SAĞLIK ORDUSUNA TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Gözde Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Karaman, sağlık çalışanlarının toplumun temel taşı olduğunu vurguladı. Sağlık personelinin her türlü zorlukta en ön safta yer aldığını hatırlatan Karaman, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Başta doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum. Ramazan ayının bereketiyle birlik ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerekiyor. Yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı’nın ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VEFA DERNEĞİ’NDEN ANLAMLI PLAKET</span></strong></p>

<p>6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın yaralarını sarma noktasında gösterilen çabaların unutulmadığı etkinlikte bir de ödül töreni yapıldı. Vefa Derneği Başkanı Abdullah Şahin, deprem süreci ve sonrasında şehre ve sağlık camiasına sunduğu desteklerden dolayı İbrahim Karaman'a teşekkür plaketi takdim etti. Şahin, bu zorlu süreçte gösterilen fedakârlığın Malatya halkı için çok kıymetli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PASTA KESİMİ VE HATIRA FOTOĞRAFI</span></strong></p>

<p>Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği program, hastane çalışanları ile birlikte kesilen pasta ve çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu. Sağlık çalışanları, bu özel organizasyon sayesinde yoğun çalışma tempolarına kısa bir ara vererek moral depoladı.<br />
<img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/G%C3%B6zde%20Hastanesi%E2%80%99nde%20T%C4%B1p%20Bayram%C4%B1%20Ve%20Ramazan%20Bulu%C5%9Fmas%C4%B1.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/malatyada-saglik-calisanlari-hem-iftar-hem-tip-bayrami-sofrasinda-bulustu-1773725247.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Riskli Operasyon Başarıyla Tamamlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-riskli-operasyon-basariyla-tamamlandi-114509</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-riskli-operasyon-basariyla-tamamlandi-114509</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, karın ağrısı şikayetiyle başvuran 130 kilogram ağırlığındaki hastanın böbrek üstü bezinde tespit edilen 20 santimetrelik kitle, laparoskopik yöntemle yapılan başarılı operasyonla tahliye edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da yaşayan 48 yaşındaki Nida Seydo, yaklaşık dört hafta önce şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede gerçekleştirilen detaylı incelemeler ve ileri görüntüleme tetkikleri sonucunda, hastanın sol sürrenal (böbrek üstü) bezinde yaklaşık 20 santimetre büyüklüğünde bir kitle olduğu belirlendi. Ameliyatın teknik zorluklarına rağmen uzman ekip tarafından cerrahi müdahale kararı alındı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/Ersan%20%C3%96zkarde%C5%9Fler.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK KİLOYA RAĞMEN BAŞARILI OPERASYON</span></strong></p>

<p>Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler tarafından gerçekleştirilen operasyonla kitle kapalı yöntemle çıkarıldı. Uzm. Dr. Mehmet Güzel, hastanın 130 kilogram ağırlığında olmasının teknik açıdan zorlayıcı olabileceğini ancak işlemin sorunsuz tamamlandığını belirterek şunları söyledi:&nbsp;"Hastanın böbrek üstü bezinde tespit edilen yaklaşık 20 santimetrelik kitle laparoskopik yöntemle çıkarıldı. Ameliyat başarılı geçti ve operasyon sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Hasta 48 yaşında ve 130 kilogram ağırlığındaydı, bu durum teknik açıdan ameliyatı zorlaştırabilirdi ancak operasyon sorunsuz şekilde tamamlandı."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/malatya%20ba%C5%9Far%C4%B1l%C4%B1%20operasyon.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPALI CERRAHİ HASTANIN İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRDI</span></strong></p>

<p>Uygulanan yöntemin avantajlarına değinen Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler, laparoskopik transperitoneal sürrenalektomi yönteminin hastaya konfor sağladığını ifade etti. Özkardeşler, operasyon süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı:&nbsp;"Bu yöntemde karın içi kamera sistemiyle görüntüleniyor ve küçük kesilerden işlem yapılıyor. Büyük kesi olmadığı için hastalar daha az ağrı hissediyor ve daha hızlı toparlanıyor."</p>

<p>Hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edilen Nida Seydo’nun ailesi, başarılı geçen sürecin ardından doktorlara ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkürlerini iletti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-riskli-operasyon-basariyla-tamamlandi-1773649230.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Çalışanları Alkış Değil Kronikleşen Sorunlara Acil Çözüm Bekliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-calisanlari-alkis-degil-kroniklesen-sorunlara-acil-cozum-bekliyor-114483</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/saglik-calisanlari-alkis-degil-kroniklesen-sorunlara-acil-cozum-bekliyor-114483</guid>
                <description><![CDATA[SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, sağlık sistemindeki personel yetersizliği, ağır iş yükü, şiddet olayları ve ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Akarken, "14 Mart Tıp Bayramı’na yine alkışla değil, çözüm bekleyen sorunlarla giriyoruz" diyerek sistemdeki aksaklıkların giderilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla sağlık sektöründeki güncel durumu değerlendirdi. 2025 OECD verilerine atıfta bulunan Akarken, Türkiye’de bin kişiye düşen hekim sayısının 2,4, hemşire sayısının ise 2,9 olduğunu ifade etti. Bu kısıtlı personel sayısına rağmen, kişi başına yıllık hekime başvuru sayısının 11,4’e ulaştığını belirten Akarken, çalışanların üzerindeki yükün sürdürülemez boyutlara ulaştığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİSTEMİN AÇIKLARINI SAĞLIK ÇALIŞANLARI KAPATIYOR</span></strong></p>

<p>Sağlık çalışanlarının meslek sevgisi ile geçim kaygısı arasında sıkıştığını belirten Özlem Akarken, “14 Mart Tıp Bayramı’na yine alkışla değil, çözüm bekleyen sorunlarla giriyoruz. Hekimler yalnızca hastayı iyileştirmeye değil, sistemin açıklarını kapatmaya da zorlanıyor. Bugün birçok sağlık çalışanı için meslek sevgisinin önüne geçim kaygısı geçmiş durumda” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RANDEVU SAYISINDAKİ DÜŞÜŞ İŞ YÜKÜNÜ AZALTMADI</span></strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın MHRS verilerine göre randevu bekleyen hasta oranında yüzde 90 azalma sağlandığı yönündeki açıklamalarını hatırlatan Akarken, bu durumun sahaya yansımasının farklı olduğunu söyledi. Günlük ortalama 1,7 milyon randevu üretildiğini ve aile sağlığı merkezlerine on ayda 374 milyon başvuru yapıldığını aktaran Akarken, hekimlerin hastalarına yeterli zamanı ayıramadığını ve psikolojik baskı altında olduklarını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOĞUN NÖBET TEMPOSU VE ŞİDDET SORUNU</span></strong></p>

<p>Özellikle nöbet sistemindeki aksaklıkların bir güvenlik meselesine dönüştüğünü savunan Akarken, uykusuz çalışan personelin risk altında olduğunu belirtti. Sağlıkta şiddetin yapısal bir sorun olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:&nbsp;“Sağlıkta şiddet münferit bir olay değil, yapısal bir sorundur. Caydırıcı ve etkin yaptırımlar eksiksiz uygulanmadan, iş yükü azaltılmadan bu sorunun çözülmesi mümkün değildir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ HEKİMLER VE DİŞ HEKİMLERİ GELECEĞİ YURT DIŞINDA ARIYOR</span></strong></p>

<p>Çalışma koşulları ve yetersiz gelir düzeyi nedeniyle genç hekimlerin yurt dışına yöneldiğini ifade eden Akarken, bu durumun sağlık sisteminin geleceği için büyük risk teşkil ettiğini söyledi. Akarken, çözüm olarak emekliliğe yansıyacak tek kalem maaş, adil nöbet ücretleri ve vergi adaletinin sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: İGFA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/saglik-calisanlari-alkis-degil-kroniklesen-sorunlara-acil-cozum-bekliyor-1773475677.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimlerin Merakla Beklediği YDUS Başvuru Takvimi Netleşti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/hekimlerin-merakla-bekledigi-ydus-basvuru-takvimi-netlesti-114455</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/hekimlerin-merakla-bekledigi-ydus-basvuru-takvimi-netlesti-114455</guid>
                <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 yılı Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (YDUS) başvurularının başladığını duyurdu. Adaylar, 23 Mart 2026 tarihine kadar işlemlerini dijital platformlar veya başvuru merkezleri üzerinden tamamlayabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), tıp dünyasını yakından ilgilendiren 2026 yılı Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (YDUS) için süreci başlattı. Yayımlanan resmi duyuru ile birlikte, uzman doktorların yan dal uzmanlığı alabilmek için gireceği sınavın başvuru ekranları adayların erişimine açıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR İÇİN SON GÜN 23 MART</span></strong></p>

<p>YDUS’a katılmayı hedefleyen adaylar, başvurularını 23 Mart 2026 tarihine kadar gerçekleştirebilecek. Başvuru işlemleri; ÖSYM’nin "ais.osym.gov.tr" internet adresi, ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması veya yetkili ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla kolaylıkla yapılabilecek. Dijital kanallar sayesinde adayların işlemlerini hızlı ve güvenli bir şekilde tamamlamasına imkan tanındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KILAVUZDAKİ DETAYLARA DİKKAT</span></strong></p>

<p>Sınavın kapsamı, başvuru şartları ve sınav takvimine dair tüm merak edilenler, ÖSYM tarafından yayımlanan 2026-YDUS Başvuru Kılavuzu'nda toplandı. ÖSYM’nin resmi internet sitesinde yayımlanan kılavuz, sınav sürecine dair tek yetkili belge olma niteliği taşıyor.</p>

<p>Yetkililer, başvuru yapacak olan adayların herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için başvuru kılavuzunu dikkatle incelemeleri ve işlemlerini son güne bırakmadan tamamlamaları gerektiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/hekimlerin-merakla-bekledigi-ydus-basvuru-takvimi-netlesti-1773390380.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlaç Fiyatlarında Yeni Dönem Başlıyor: Euro Kuru İki Aşamalı Olarak Artırıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ilac-fiyatlarinda-yeni-donem-basliyor-euro-kuru-iki-asamali-olarak-artirildi-114445</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ilac-fiyatlarinda-yeni-donem-basliyor-euro-kuru-iki-asamali-olarak-artirildi-114445</guid>
                <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ilaç fiyatlandırmasında kullanılan euro kuru yeniden düzenlendi. İki aşamalı artış öngören karara göre euro kuru 29 lira 11 kuruşa yükseltilirken, yerli ilaç sanayisini korumaya yönelik kapsamlı değişiklikler hayata geçirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İlaç fiyatlarının belirlenmesinde temel alınan euro kuru, Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile güncellendi. İlaç sektöründe tedarik zincirini güçlendirmeyi ve ilaç bulunabilirliğini artırmayı hedefleyen düzenleme, fiyatlandırma sisteminde köklü değişiklikleri beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EURO KURUNDA İKİ AŞAMALI ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme ile daha önce 25 lira 33 kuruş olarak uygulanan euro kuru, ilk etapta 26 lira 87 kuruşa yükseltildi. Yarından itibaren geçerli olacak bu seviyenin ardından, kararın ikinci aşaması 1 Nisan 2026 tarihinde devreye girecek. Bu tarihten itibaren ilaç fiyatlandırmasında esas alınacak euro kuru 29 lira 11 kuruş olarak uygulanacak. Ayrıca, bir önceki yılın ortalama euro kurunun baz alınma oranı da yüzde 60’tan yüzde 65’e çıkarılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EŞDEĞER İLAÇLARA KADEMELİ TEŞVİK MEKANİZMASI</span></strong></p>

<p>Piyasaya yeni giren eşdeğer ilaçların desteklenmesi amacıyla yeni bir teşvik modeli oluşturuldu. Referans ilaç fiyatı üzerinden yapılacak hesaplamalarda ilk yıl yüzde 80, ikinci yıl yüzde 75 ve üçüncü yıl yüzde 70 oranları uygulanacak. Belirli bir pazar payına ulaşan ilaçlar için bu oranların daha da artırılabileceği ifade edildi. Bu adımın, uygun fiyatlı eşdeğer ilaçların hastaya ulaşım süresini kısaltması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YERLİ İLAÇ ÜRETİMİNE KORUMA KALKANI</span></strong></p>

<p>Yerli ilaç sanayisinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla fiyat koruma sisteminde de genişlemeye gidildi. Daha önce sadece 1987 yılından önce piyasaya çıkan ilaçları kapsayan sistem, artık 2000 yılından önce ruhsat almış tüm ilaçları kapsayacak. Yetkililer, bu kararla düşük fiyat baskısı sebebiyle üretimden çekilme riski bulunan yerli ilaçların korunacağını belirtti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/ilac-fiyatlarinda-yeni-donem-basliyor-euro-kuru-iki-asamali-olarak-artirildi-1773326276.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eczane Eczane Gezme Devri Bitiyor: İlaç Sorgulama Sistemi E-Nabız&#039;da</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/eczane-eczane-gezme-devri-bitiyor-ilac-sorgulama-sistemi-e-nabizda-114397</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/eczane-eczane-gezme-devri-bitiyor-ilac-sorgulama-sistemi-e-nabizda-114397</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, e-Nabız sistemine kazandırılan "İlacım Nerede?" özelliğini duyurdu. Yeni uygulama sayesinde vatandaşlar, reçetelerindeki ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu harita desteği ve nöbetçi eczane filtrelemesi ile anlık olarak görebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dijital sağlık uygulamalarına eklenen kullanıcı dostu yeni bir özelliği kamuoyuyla paylaştı. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" özelliği ile vatandaşların ilaç temin sürecinin hızlanacağını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLAÇ SORGULAMADA 5 GÜNLÜK REÇETE DÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Yeni sistemle birlikte vatandaşlar, son 5 gün içerisinde kendileri adına düzenlenen reçetelerde yer alan ilaçların, bulundukları il sınırları içindeki hangi eczanelerde stokta olduğunu e-Nabız üzerinden kolaylıkla sorgulayabilecek. Bu yenilik, özellikle bulunması zor olan ilaçlara ulaşımı kolaylaştırırken zamandan da tasarruf sağlayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HARİTA DESTEĞİ VE NÖBETÇİ ECZANE FİLTRESİ</span></strong></p>

<p>Kullanıcılar e-Nabız üzerinden sadece ilaç sorgulamakla kalmayacak, aynı zamanda nöbetçi eczaneleri anlık olarak filtreleyebilecek. Uygulama içerisinde yer alan harita desteği sayesinde, ilacın bulunduğu en yakın eczaneye ulaşmak için yol tarifi alınabilecek. Bu imkan, özellikle gece saatlerinde ve acil müdahale gerektiren durumlarda ilaç teminini çok daha hızlı hale getirecek.</p>

<p>Dijital sağlık hizmetlerini geliştirmeye kararlı olduklarını ifade eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Dijital Sağlık Uygulamalarımızı kullanıcı dostu yeniliklerle güçlendirmeyi sürdürüyoruz. e-Nabız’a kazandırdığımız ‘İlacım Nerede?’ özelliği ile vatandaşlarımız, son 5 gün içinde düzenlenen reçetelerindeki ilaçların il sınırları içerisinde hangi eczanelerde bulunduğunu kolayca sorgulayabilecek.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VATANDAŞLAR STOK BİLGİSİNE KATKI SAĞLAYACAK</span></strong></p>

<p>Sistemde kullanıcıların geri bildirimde bulunabileceği özel bir buton da yer alıyor. Bu özellik sayesinde vatandaşlar, eczanelerdeki ilaç stok bilgilerinin güncelliği hakkında bilgi vererek sistemin daha sağlıklı işlemesine katkıda bulunabilecek. Sağlık Bakanlığı’nın dijitalleşme vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen bu proje, sağlık hizmetlerinden daha etkin ve hızlı yararlanılmasını amaçlıyor.</p>

<p>KAYNAK: MHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/eczane-eczane-gezme-devri-bitiyor-ilac-sorgulama-sistemi-e-nabizda-1773151160.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gece Körlüğü Sinsi Başlıyor: Retinitis Pigmentosa Hakkında Bilmeniz Gerekenler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/gece-korlugu-sinsi-basliyor-retinitis-pigmentosa-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-114381</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/gece-korlugu-sinsi-basliyor-retinitis-pigmentosa-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-114381</guid>
                <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, halk arasında tavuk karası olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığına karşı ebeveynleri uyararak, çocukların görme yetisinin karanlık ortamda test edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “tavuk karası” olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığında, gece görme zorluğu ve karanlığa uyum süresinin uzaması en erken belirtileri oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, hastalığın doğuştan başlayabildiği gibi çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıktığını vurguladı. Hastalıkta ilk olarak loş ışıkta görmeyi sağlayan hücrelerin bozulduğunu belirten Kahraman, bu durumun zamanla görme alanında daralmaya yol açtığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENETİK FAKTÖRLER VE YAŞAM TARZI ETKİLİ</span></strong></p>

<p>Hastalığın genetik temellerine değinen Doç. Dr. Kahraman şöyle konuşuyor: “Retinitis pigmentosa, ışığı algılayan hücrelerimizin yer aldığı gözün iç kısmını bir duvar kağıdı gibi kaplayan retina tabakasının genetik bir hastalığıdır. Hastalıkta ilk olarak loş ışıkta görmeyi sağlayan hücreler bozulur. Bu nedenle hastalarda önce gece görme zorluğu ve karanlık adaptasyonunda güçlük gözlenir. Retina hastalıklarında 300, retinitis pigmentosadaysa 80’i aşkın gen tanımlanmıştır. Genetik bir hastalık olmasına rağmen; stres, düzensiz beslenme, sigara-alkol kullanımı, yetersiz uyku gibi faktörler hastalığın ilerleme hızını etkileyebilir. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıkları büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EBEVEYNLER İÇİN KARANLIKTA TEST ÖNERİSİ</span></strong></p>

<p>Özellikle akraba evliliklerinin sık görüldüğü bölgelerde riskin arttığını belirten uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarını gözlemlemesi gerektiğini hatırlatıyor. Doç. Dr. Kahraman anne-babalara şu tavsiyelerde bulunuyor: ”Görme alanı kaybı yanlardan başladığı için hasta tarafından algılanması zordur. Gece görme sorunu yaşayan, sık sık eşyalara çarpma ve takılma şikayeti olması durumunda bunu sakarlık ya da dikkatsizlik olarak görmeyip, hele de ailesinde benzer öykü varsa gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak kritik önem taşıyor. Çünkü hastalık ilerledikçe çevre görüşü daralır ve ‘hasta tünel’ görüşü dediğimiz sadece merkezden görmeye başlar. Bu nedenle ailelerin bu sinsi hastalığa karşı tetikte olmaları, çocuklarına ara sıra karanlıkta görme denemeleri yapmaları çok faydalıdır.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/gece-korlugu-sinsi-basliyor-retinitis-pigmentosa-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-1773131257.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyanın Vazgeçtiği Küçük Nuryiğit Şifayı Malatya&#039;daki Başarılı Nakilde Buldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/dunyanin-vazgectigi-kucuk-nuryigit-sifayi-malatyadaki-basarili-nakilde-buldu-114335</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/dunyanin-vazgectigi-kucuk-nuryigit-sifayi-malatyadaki-basarili-nakilde-buldu-114335</guid>
                <description><![CDATA[Kırgızistan'da son evre karaciğer kanseri teşhisi konulan ve birçok ülkede tedavi şansı bulamayan 3 yaşındaki Nuryiğit Maksatbekoğlu, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'nde babasından yapılan nakille sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kırgızistan’da uygulanan tedavilere rağmen sağlığına kavuşamayan 3 yaşındaki Nuryiğit Maksatbekoğlu, Malatya’da gerçekleştirilen karaciğer nakli operasyonuyla hayata tutundu. Ülkesinde son evre karaciğer kanseri teşhisi konulan ve 7 kür ağır kemoterapiye rağmen iyileşme sağlanamayan küçük Nuryiğit için ailesi farklı ülkelerde tedavi arayışına girdi. Kendi ülkesindeki hastanelerde nakil şansı bulamayan ailenin yolu, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi ile kesişti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8288.png" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BABASINDAN ALINAN DOKU UMUT OLDU</span></strong></p>

<p>Radyoloji Araştırma Görevlisi Dr. Eldiyar Saparbekov ile iletişime geçilmesinin ardından Türkiye’ye getirilen Nuryiğit, detaylı değerlendirmelerin ardından operasyona alındı. Zorlu geçen operasyonda tümörlü karaciğer dokusu çıkarılırken, eksik kalan bölüm babası Maksatbek Keneşbekov’dan alınan doku ile tamamlandı. Başarıyla tamamlanan sürecin ardından küçük çocuğun sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8289.png" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİZİM İÇİN DE BİR MUCİZEYDİ</span></strong></p>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Çelik, sürecin zorluğunu şu sözlerle aktardı:<br />
"Portal sistemin tamamen tromboze olması nakil şansını oldukça düşürüyordu. Ancak ekibimizle birlikte bir umut olabileceğini düşündük ve operasyonu başarıyla tamamladık. Nuryiğit’in iyileşmesi, diğer merkezlerde tedavi şansı tanınmamış bir çocuk olması nedeniyle bizim için de bir mucizeydi. Bu kadar agresif seyreden ve kemoterapiye cevap vermeyen vakalar oldukça nadirdir."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8285.png" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NURYİĞİT’İN GÜLÜMSEMESİ EN BÜYÜK ÖDÜLÜMÜZ</span></strong></p>

<p>Takip sürecinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Çelik, "Daha sonra aylık ve üç aylık kontrollerle süreç devam edecek. Bu takip süreci çocuğun sağlığı için hayati öneme sahip. Bugün Nuryiğit’in gülümsemesi ekibimizin emeğinin en güzel karşılığı oldu. Bu başarı Türk hekimlerinin özverili çalışmasının ve multidisipliner yaklaşımının somut bir göstergesidir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8287.png" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİFAYI TÜRKİYE’DE BULDULAR</span></strong></p>

<p>Oğluna donör olan baba Maksatbek Keneşbekov, "Başka hastaneleri de araştırdık. Damarlarının kapalı olması nedeniyle birçok yer ‘yapamayız’ dedi. Sonra buraya geldik. Allah’a çok şükür hocalarımız başardı. Sonuçlar beklediğimizden de iyi" ifadelerini kullandı. Anne Kayrinisa Koldoşkızı ise ülkelerinde 6 ay süren kemoterapi seanslarından sonuç alamadıklarını, ancak Türkiye'deki nakil sonrası çocuklarının hızla iyileştiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8283.jpeg" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603081158-img-8282.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/dunyanin-vazgectigi-kucuk-nuryigit-sifayi-malatyadaki-basarili-nakilde-buldu-1772962033.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turgut Özal Tıp Merkezi&#039;nde Bir İlk: Çapraz Böbrek Nakli Kapalı Yöntemle Yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezinde-bir-ilk-capraz-bobrek-nakli-kapali-yontemle-yapildi-114316</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/turgut-ozal-tip-merkezinde-bir-ilk-capraz-bobrek-nakli-kapali-yontemle-yapildi-114316</guid>
                <description><![CDATA[Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde doku uyumsuzluğu yaşayan iki aile arasında gerçekleştirilen 2’li çapraz böbrek nakli operasyonu başarıyla tamamlandı. Merkezde ilk kez uygulanan kapalı yöntemle yapılan nakiller sayesinde, yıllardır organ bekleyen hastalar tanımadıkları donörlerin fedakarlığıyla sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine bağış yaparak hastalara yeniden yaşam umudu oldu. Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen 2’li çapraz böbrek nakli operasyonu başarıyla tamamlandı. Bir hafta önce kapalı yöntemle gerçekleştirilen nakillerin ardından hastalar sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPALI YÖNTEMLE İLK ÇAPRAZ NAKİL...</span></strong></p>

<p>Böbrek Nakli Merkez Direktörü Prof. Dr. Turgut Pişkin, merkezde daha önce çapraz nakillerin açık yöntemle yapıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:&nbsp;“2013 yılında ilk çapraz nakli açık yöntemle gerçekleştirdik. Ancak bu hafta gerçekleştirdiğimiz operasyon, kapalı yöntemle böbrek donörlerini ameliyat ettiğimiz ilk çapraz nakil oldu. Bu yöntem hastalarımız için daha hızlı iyileşme süreci sağlıyor. Sürece yaklaşık 100 kişilik multidisipliner bir ekip katkı sağladı ve her aşamada titizlikle ilerledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603061515-whatsapp-image-2026-03-06-at-135041.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">34 BİN KİŞİ ORGAN BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye genelindeki tabloya dikkat çeken Prof. Dr. Pişkin, kadavradan organ bağışının önemine vurgu yaptı: “Ülkemizde yaklaşık 34 bine yakın kişi böbrek nakli için bekliyor. Merkezimizde ise 800’e yakın hastamız sırada. Kadavradan organ bağışını artırmazsak canlı donörlerin fedakarlığına ihtiyaç duymaya devam edeceğiz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük. Ülkemizde kadavradan organ bağışı hâlâ yetersiz. Eğer bağışı artırabilirsek, canlı donörleri riske atmadan hastalarımızı tedavi edebiliriz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük. Medya ve basın da bu konuda farkındalığı artırmada bize destek oluyor. Emeği geçen tüm ekibimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603061515-whatsapp-image-2026-03-06-at-135040.jpeg" style="height:564px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ALTI YIL SONRA YENİDEN NEFES ALIYORUM”</span></strong></p>

<p>Altı yıldır diyalize giren ve çapraz nakille sağlığına kavuşan Deniz Saygan, duygularını şu sözlerle ifade etti:&nbsp;“Şu an çok iyi hissediyorum, mutluyum. Nakil sayesinde tekrar nefes alabiliyorum. Altı yıldır diyalize giriyordum; bu süreç benim için ölümden beterdi. Şimdi eşimin ve ekibin sayesinde yeniden hayata bağlandım. İnsanlar korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilir. Organ bağışı konusunda bilinçlenelim, birbirimize destek olalım.”</p>

<p>Elazığ’dan gelen ve 15 yıldır böbrek hastası olan Taliha Cinyol ise, “Uzun yıllardır tedavi görüyordum, kendimde değildim. Şu an çok daha iyi hissediyorum. Bu süreç bana yeniden doğmuş gibi hissettirdi. Organ bağışından korkmasınlar, hayat kurtarmak çok değerli” dedi. Eşi Ahmet Cinyol ise, “Nakil süreci sorunsuz ve başarılı geçti. Verici olmak isteyenler korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilirler. İnsanlar bu konuda cesaretli olsun, destek olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/https___abone_malatyahaberajansi_com_tr_storage_news_images_202603061515-whatsapp-image-2026-03-06-at-135040-1.jpeg" style="height:545px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKİP ÇALIŞMASININ BAŞARISI...</span></strong></p>

<p>Operasyonun başarıyla tamamlanmasında 100 kişilik ekibin koordinasyonu büyük rol oynadı. Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Sibel Altunışık, “Organ nakli sürecinde enfeksiyon riskini minimuma indirmek çok kritik. Hastalarımızın sağlıklı bir şekilde taburcu olmaları için tüm ekibimiz büyük bir dikkat ve titizlikle çalıştı” dedi. Servis sorumlu hemşiresi Yıldız Demirci ise hastaların iyileşmesinin kendileri için en büyük motivasyon olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/turgut-ozal-tip-merkezinde-bir-ilk-capraz-bobrek-nakli-kapali-yontemle-yapildi-1772802735.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ailesinde Kanser Öyküsü Olanlar Dikkat: Risk Tam 4 Kat Artıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.malatyatime.com/haber/ailesinde-kanser-oykusu-olanlar-dikkat-risk-tam-4-kat-artiyor-114310</link>
                <guid>https://www.malatyatime.com/haber/ailesinde-kanser-oykusu-olanlar-dikkat-risk-tam-4-kat-artiyor-114310</guid>
                <description><![CDATA[Kolon kanseri, dünyada en ölümcül kanserler arasında ikinci sıraya yükselirken uzmanlar, hastalığın artık 40'lı yaşlardaki genç erişkinlerde de sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolonoskopi sayesinde poliplerin kansere dönüşmeden saptanabildiğini ve erken teşhisle tam şifanın mümkün olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanseri, günümüzde yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle 40’lı yaşlara kadar indi. Dünya genelinde her yıl 1.9 milyon kişiyi etkileyen bu hastalık, Türkiye’de ise 20 binden fazla kişiye teşhis ediliyor. Obezite, hareketsiz yaşam ve fast food tipi beslenmenin bu artışta anahtar rol oynadığı belirtiliyor. En yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alan kolon kanseri, sinsi ilerlemesi nedeniyle teşhis edildiğinde genellikle ileri evrede oluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARAMA PROGRAMLARI HAYAT KURTARIYOR</span></strong></p>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, düzenli taramaların önemine vurgu yaparak, “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır. Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal tarama programı kapsamında, 50-70 yaş aralığındaki vatandaşların iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi yaptırması öneriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜZDE 90'INDAN POLİPLER SORUMLU</span></strong></p>

<p>Kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi büyük bir bölümünün poliplerden kaynaklandığı ifade ediliyor. İyi huylu olarak başlayan bu lezyonlar, yıllar içinde genetik değişimlerle kansere dönüşebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, aile öyküsünün riski yaklaşık 4 kat artırdığını belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir. Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERKEN EVREDE TAM ŞİFA MÜMKÜN</span></strong></p>

<p>Hastalığın tedavisinde 2000’li yıllardan bu yana kullanılan akıllı ilaçlar ve 2017'den beri uygulanan immünoterapi yöntemleri, tedavi başarısını artırıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri veriyor: “Patolojiye ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.malatyatime.com/images/haberler/2026/03/ailesinde-kanser-oykusu-olanlar-dikkat-risk-tam-4-kat-artiyor-1772794217.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
