Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

1914’ten 2019'a Deniz Çakır meselesi

Timur İnce yazdı...

 

Aslında organizasyon büyük. Biz poşet'i ağzımızda sakız yapa dururken Türkiye'nin son yedi (7) gününü önce bir toparlayalım. Bakalım neler olmuş.

•Edirne'de Bizans heykeli özlemi
•Taksimdeki Suriyelilerin bayrak açması 
•Deniz Çakır meselesi
•Alaton'nun Ayasofya'da ki tahriki şeklinde çok hızlı gelişen olaylar silselesini ele aldığımızda büyük bir oyunun döndüğünü fark etmemek elde değil.

Yalnız ben bu günkü yazımda bence piyon Deniz Çakır'ı yazacağım.

Bakın nerden nereye…

Bismillah deyip başlayalım.

Kurtuluş savaşı başladığı yıllarda İstanbul Sirkeci'de tren vagonları dolusu bir kitle çantalarına, bavullarına doldurdukları kıymetli eşyaları, paraları, altın, mücevherleriyle birlikte farklı Avrupa ülkelerine gidip yerleşti. Yaklaşık 200 bin kişilik elit bir lümpen tabaka Kurtuluş Savaşını bahane gösterip Türkiye'den resmen kaçtı diyebiliriz. Anadolu'nun savunmasını fakir, köylü, gerçek Anadolulu çocukları illa vatanseverler omuzladı. Anadolu'nun düşmanla kıran kırana çarpıştığı afili yıllarda onlar Londra, Paris, Marsilya, Barselona, Roma, Frankfurt'da hangi Fransız şarap tadının gevrek olduğunu aralarında tartışmaktaydılar.

Burda bıraktıkları artıkları ise İngilizlere güzelleme döşüyorlardı gazete sütunlarından.

Ne hikmetse 200 bin olarak gidenler savaş bitikten sonra 350 bin nüfus olarak geri döndü. Bugün Suriyelileri konuşuyoruz, kedi köpek gibi ürüyorlar diyoruz ya 200 bin gidenlerin 3/5 yolda 350 bin oluşu bu mihvalde olmuştur. 

Yani gelirken kalabalıklaşmışlardı. Geldikleri gibi de İstanbul'un ve Anadolu'nun en kıymetli mülklerini, noktalarını hemen ele geçirmekle işe başladılar. Sadece mülk almadılar devleti aliyenin tüm kurumlarını ele geçirdiler, tüm memuriyeti ahvanı ele geçirdiler çünkü para vardı! Varlıklıydılar. Anadolu halkı savaş boyunca helak olmuş, açlık sussuzluktan kırılmış, çarıksız, evsiz barksız, Mehmetçik cephede günde bir öğün hoşafla düşmana meydan okumuş, yaralarını sarmakla meşgulken bu açıkgöz simsar takımı ülkeyi kendi aralarında parsellemişti bile. Böylece bu ülkenin sahibi olarak kendini görenler onlar oldu. Diğerleri ise yobaz, çürümüş, cahil, okumamış, bidon kafalı, öküz Anadolu'lu, zavallılardı onların gözünde.

Geçmişte bu konuyu daha detaylı yazdığımı anımsıyorum. Yazı arşivimde bulabilirsiniz.

İmdi!!!

Savaş başladığında kaçıp bittiğinde dönen kirli sekülerist zihniyetinin çocukları bu gün ülkesi için savaşan, canını verenlere racon kesiyor. Onlara her türlü meydan okuyabiliyor, bu topraklarda görmeye tahammül edemedikleri gibi varlıklarından rahatsız oluyor, hatta nefret ediyor, ellerinde gelse bir kaşık su da boğacaklar.

En yakın örnek daha bir iki gün önce botokslu, estetik ürünü oyuncu Deniz Çakır'ın bir alışveriş merkezin kafesinde oturan başörtülü genç kadın Elif Gürbüz ve arkadaşlarına “Burası Arabistan mı? Ne geziyorsunuz burda?” şeklinde sözlü tacizde bulunduğu iddiası gündeme düştü!

Tacize uğrayan 6 kadın başörtülüydü. Sırf kapalı oldukları için… Nasıl olsa, medya görmez, kimse bir şey diyemez, hem gücümüz de yeter, el altından bilahare yırtarız mantığı bunlara ayrı bir psikolojik üstünlük misyonu yüklediği gibi!

Tacize uğrayan kadınların tek suçları başları kapalı olmaları!

Tamam, tacize uğrayan kadınlar Çağlayan Adliyesinde savcılığa gidip suç duyurusunda bulundular ve ifade verdiler ama Deniz Çakır hanım ünlü olduğu için herhangi bir yaptırıma, cezai işleme tabi tutulacağını beklemek yanlış bir beklenti olur. 
Benjamin Franklin'nin bir sözünü hatırlatıyor bu konu. “Yasalar örümcek ağına benzer. Sadece zayıf sinekleri yakalar. Güçlüler gözünüz önünde deler geçer!” misali.

Diğer bir husus ise tacize uğrayan kadınlar İfadelerine göre Çakır'ın yanında bulunan iki arkadaşı onun alkollü olduğunu söyleyerek, başörtülü kadınların anlayış göstermesini istemişler. Lakin Deniz hanımı yatıştırmak mümkün olmamış. O kafede oturan başka hiç kimse de bu terbiyesizliğe gıkını çıkarmadıkları için bir nevi ortak olmuşlar. İçip içip sarhoş kafayla ortalıkta gezen, insanlara sataşan, kafelerde rast gelen racon kesen, ki; oynadığı ikinci sınıf mafya dizisinden esinlenmiş olsa gerek, böylesine agresif altorta sınıfı bir kadının bu davranışı başörtülü kadınlara değil tüm topluma, Türk milletine yapmış olduğu alenen bir hakarettir.

Bir de “sarhoştuk” diyerek bir şişenin arkasına saklanan zavallıların hali ay öldürüyor beni. Madem sarhoştun neden AVM'de bir miniliye çatmadın kızım? Yırttık jeannli bir hatuna musallat olsaydın ya o zaman görürdün gününü… Gücün yetiyorsa şu elinde it dolaştıranlara bir şey söyle biz de alkışlayalım seni!

Yemezler değil mi?

Yani Deniz hanımın inançlı, başörtülü kadınlara göstermiş olduğu tepki bireysel bir tepki değil, Türkiye'nin asıl sahipleri biziz diyen bu gizli, batı argümanlı tağutçu burjuva tebasının varlığının devam ettiğini gösteriyor

Bu ülkenin yukarıda anlattığım ilk paragrafta ki zihniyettin dezenfekte edilmediği için bu güne sirayet etmiş düşünce sistemiyle kavgası haricinde hiç bir sorunu bulunmuyor. Savaş başladığında kaçan, bittiğinde dönenlerin egolarını bastırmak üzere yaptıkları sosyolojik kıyım dışında kimsenin kimseyle bir derdi yok! Bu jakobenci altortalar zımnen “biz, biz, biz” mantığıyla sürekli radikal bir ayırımcılık toplum merkezine enjekte edip durması toplumu ayrıştırdı, kutuplaştırdı. Kültürel ırkçılık, İnsanları inanışları, düşünce ve giyiniş şekillerine kadar karışma hakkını kendinden bulmalarının nedeni aralarında icat ettikleri sekülerizm modelinin oluşturduğu güçten aldılar.

Kendilerine gelince toz kondurtmayan, ögürlüğüne düşkün, hayat tarzına müdahalede hassas şekilde hareket eden sekülerizm objeleri kendinden olmayan herkese düşmanmış algısıyla Arabistan'ı gösterebiliyorsa bu işte bir çelişki var. Ya da iyi gitmeyen başka bir şeyler.

Savaş bittiğinde 350 bin olarak tekrar dönen ve Anadolu'nun en kıymetli şehirlerini, mülklerini, gelir düzeyi yüksek yerleri, iş sahalarını işgal eden bu altorta tayfası bu gün sayısı milyona kavuştuğu biliniyor. Ve Türkiye'de oldukça söz sahibi bir konumdalar. Bu güç sarhoşluğu bazı evrelerde dışa vurumu oldukça aşırı dozda bir seviyeye ulaşabiliyor.

Özelikle son iki yılda, 15 Temmuz darbesinden bu yana batı kökenli (bunlardan olan) önemli sermaye sahiplerinin bir çoğu neden Avrupa'nın farklı ülkelerine kapağı attığını araştırıp derinlere inebilirsek konuya biraz olsun vakıf olacağız.

Londra, Almanya, ABD başta olmak üzere birde hiç kimsenin aklına gelmeyen Malta adasına (Malta'nın önemi çok büyük) yerleşen sermaye sahiplerini bir araştırın altından kurtuluş savaşına kadar uzanan, batıyla kıyılmış nikahın izlerine rastlayacaksınız. Koç, Sabancı, Paşabahçe, Ülker, kuru kahveci Mehmet efendi vb bazı sermaye sahipleri 4.3 milyar dolar rezervelik tüm parasını ait oldukları yerlere götürüp teslim etti son iki yıldır.

Sebebi imam hatip mezunu birinin ülkenin başında bulunmasının onlarda yarattığı travma!

Madem öyleyse Deniz hanım biz de sizi burada görmek istemiyoruz! Hadi Malta'ya güzelim. Hadi! Ayıklarınız yetmezmiş gibi bir de sarhoşlarınız çıktı başımıza. Sarhoşlarla uğraşamayız. 

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Cemal çalanoğlu

    11.01.2019 10:42:14

    Senin bu Truva atı aldı başını gitti senin yalan haberin işe yaramadı, ha belki siz paranıza baktınız karınız o olmuştur da bizi kap Karademir in karı ne oldu onu anlamadık. Baksana akrabalarını işe sokacağı makamıda gitti vatandaşa hava attığı arabasıda korumasıda(burası Teksas ya!), vatandaşa atacağı fırça da gitti.vah vah vay başına gelene vay

  2. operasyon gazetesi mi oldunuz?

    09.01.2019 11:22:04

    helal olsun size malatya time. operasyona başladınız sizde. deniz çakır olayın tam tersi olduğunu açıkladı buna ne diyeceksiniz?

  3. İbrahim ünlü

    08.01.2019 07:42:28

    Tebrik ederim kardeşim güzel bir yazı olmuş

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>