Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Adil Başkan haraç vermez!

Timur İnce yazdı...

 

BENİM TANIDIĞIM ADİL BAŞKAN KİMSEYE HARAÇ MARAÇ VERMEZ

Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para yada değerli eşya, mal!

Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi ismine de deniliyordu.

Veya Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi…

Sözlükte “haraç” kelimesinin anlamı bunlarla sınırlı kalsada; günümüzde organize olmuş çeteler, terör örgütleri, mafya yapılanmaları aynı şekil hedef seçtikleri birey yada kişileri, işyeri, kurumsal herhangi bir şirketi haraca bağladığı örneklerini muhakkak duymuşsunuz.

Yani “haraç” günümüzde Mafya ya da (Cosa Nostra) yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan, çoğunlukla gizli ve hiyerarşik bir teşkilatlanmaya dayalı örgüt ya da bu örgütün mensubu kişilerin beslendiği önemli bir gelir kapısına dönüşen yoldur.

Tüm bunları niye anlattığıma gelince…

Antalyaspor maçı için kampta olan sarı-siyahlı takım Evkur Yeni Malatyaspor Orduzu Pınarbaşı'ndaki kulüp binasına gece saatlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahla ateş açılmasına altında yatan “haraç” mevzusuna getirmek istiyorum.

Daha sonraları ise tesis çevresinden iki kişinin kaçtığını gören güvenlik görevlileri, durumu derhal polise bildirmiş.

Çok geçmeden EVKUR Yeni Malatya spor kulüp binasına yapılan silahlı saldırının herhangi bir kızgın taraftar muhalafeti, holiganik bir saldırı olmadığını, daha başka boyutlarda bir haraç isteme mevzusu olduğunu kulüp başkanı Adil Gevrek'in şu açıklamalarından anlıyoruz:

Gelip tesise kurşun sıkacaksın, ondan sonra böyle bir şekilde haraç isteyeceksin. Böyle bir şeye bizim tarafımızdan asla taviz verilmeyecek. Biz Malatyaspor'un bir kuruşunu kimseye haraç olarak veremeyiz. Türkiye'deki 3 milyon taraftarın ve Malatyalı'nın hakkını biz burada en güzel şekilde temsil etmeye çalışıyoruz ama 3-5 çapulcuya da burada pabuç bırakacak değiliz.” şeklinde konuştukları her şeyi özetliyor aslında.

Evkur Yeni Malatyaspor Türkiye'de olgun, profesyonel, kendine özgün sergilediği futbolla yakaladığı başarı grafiği sonucu yeni bir heyecan dalgası yakaladığı, ard arda elde ettiği galibiyetlerle puanını zirveye yükseltmesi, son olarak Antalyaspor'u 2-0 yenilgiye uğratması derhal futbol mafyasının dikkatlerini üzerine çekmiş olmalı.

Büyük olasılıkla mafyavari yöntemler gereği önce bağış-yardım adı altında haracın talep edildiği, olumlu cevap alınmayınca takımın güvenliği yada sahalarda futbolcuların can güvenliğini sağladıkları için böyle bir meblanın ödenmesi gerektiğine dair ikinci talep iletilmiş, tekrar cevap gelmeyince kurkutma, şantaj veya tehdit edilmesi (ailesi, kendi şahsı, yakınları, birinci derece arkadaş-dostları) devreye girer, ki; halihazır istenilen haracın kopartılması için son olarak silahlı saldırı, yaralanmalara kadar süreç devam eder.

Şunu söylemek istiyorum.

Malatya Orduzu Pınarbaşı'nda bulunan kulüp binasının kurşunlanması derecesine iş varmış ise futbol mafyasının haraç isteme tarihi uzun süreden beri devam ettiğini rahatlıklar söyleyebiliriz. Yani önce adam akıllı bir şekilde “Sayın Adil Başkan şöyle bir yardım kuruluşumuz var, sizlerinde katılım sağlamanızı rica ederiz” nezaket dolu sözlerden “Adil Başkan sizin futbolcularınızın güvenliğini sağlamak bizim görevimiz, bundan gurur duyarız, lakin sizin de bunun karşılığın da şu meblağı tarafımıza bahşetmeniz hepimiz için iyi olacaktır” tavrından sonra “Başgan ne oldu bizim hesap” alışılagelmiş haliyle birlikte “şu gün son, sinirimizi zıplatma, yoksa.!!!” seviyesine ulaşması belli bir takvim içinde gelişen süreçtir.

Demek oluyor ki Adil Gevrek mafyanın öncesinde ki tüm haraç isteme taleplerine bir şekil boyun eğmediğini gösteriyor.

Evkur Yeni Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek herhangi bir çetenin, bir mafyalanma oluşumuna karşı, bir terör örgütü taşeron mensubu tarafından uzun süreden beri istenilen haraç olayına karşı direndiği, meydan okuduğu, bir Malatya çocuğu olarak hem kendi takımının şerefini ayakta tutmak adına, hem Malatyaspor taraftarını düşünerek canı pahasına taviz vermediği böylece açıklığa kavuşuyor.

Dahası mafya elemanları haraç taleplerine boyun eğmeyen Adil Başkanı korkutmak için kulüp binasını kurşunlatarak isteklerini yerine getirmek istemişlerdir.

Başkan Gevrek ise kameraların karşısına geçip açık açık “Benden haraç istediler bende vermedim, o yüzden kulüp binamıza saldırdılar” diyorsa tüm Malatya'nın/Malatyalıların bir tek yumruk olması gerekmez mi? Takımına, futbolcu ve başkanlarına bu saatten sonra sahip çıkmak hüviyetlerinde Malatya ismi yazan her bireyin öncelikli bir görevi olduğunu buradan hatırlatırım.

Haraç olayı artık Adil Gevrek'in Başkanı olduğu yeni Malatyaspor camiasının çok ötesine geçmiş, tüm spor severler ile Malatya milliyetini yakından ilgilendiren ciddi bir sorun olarak görmek bilincini doğurmuştur. Adil Başkanın şahsi bir hesabı, sorunu değil. Tüm futbol camiasının, Evkur yeni Malatyaspor kulübü ve taraftarları, Malatya halkı ve tüm Türkiye'nin sorunudur. Adil Gevrek Başkanı bu illegal kimselerle başbaşa bırakmak yerine kenetlenmiş/birlik olmuş bir Malatya dayanışması göstermek zamanıdır.

Tıpkı kendi ağzıyla söylediği gibi “4 değil 100 kurşun da sıksalar asla bu yoldan dönmeyeceğiz” sözlerini teyit edecek şekilde diyorum ki benim tanıdığım Adil Başkan kimseye haraç maraç vermez. Geçin siz o ayakları! Aksini düşünenler sadece avucunu yalayıp giderler.

Ayrıca Türkiye'de futbol mafyasının var olmadığını da kimse inkar edemez.

Gazeteci Neşe Düzel 2005 yılında bir söyleşide bunu açıkça dile getiriyor. “Futbol, Türkiye'nin belki de en karanlık noktasını oluşturuyor. Futbolun, Türkiye'nin bütün büyük sorunları içinde öylesine garip ve dokunulmaz bir özgürlüğü var ki, her türlü karanlık ilişki bu özgürlüğün içinde kurulabiliyor. Mafyanın futbol dünyasındaki ilişkileri neredeyse açıkça, isim isim bilinmesine rağmen kimse bir tedbir almıyor. Futbol-mafya ilişkisi hemen hemen meşrulaşmış durumda. Bir suç örgütünün lideri olmaktan yargılanan bir sanıkla yaptığı telefon konuşmaları gazetelerde yayımlanan biri, hiçbir itirazla karşılaşmadan Milli Takımlar Sorumlusu oluyor. Futbol Federasyonu, bu ilişkiyi normal karşılarken, devletin hiçbir birimi de bu konuda bir uyarıda bulunmuyor. Bütün bu görüntüler, futbol dünyasındaki saldırılar, yaralamalar, futbolun Susurlukvari bir yapılanmanın içine girdiğini ya da girmek üzere olduğunu gösteriyor” tespitini yapmıştır.

Düzel; dönemin Spordan Sorumlu Bakanı Mehmet Ali Şahin'e “Hıncal Uluç, Engin Verel, Abdullah Çevrim, Feridun Nidelioğlu, Kazım Kanat, Osman Tanburacı, Fatih Altaylı… En son da Ahmet Çakar kurşunlandı. Bu saldırılar hakkında ne yaptınız?” sorusunu yönelttiğinde “ Futbola ‘şike' işlerini karıştıran, haksız menfaat temin etmek için uğraşan bazı çevrelerin olduğu kamuoyunda çokça tartışılıyor. Futbola müdahale ederek haksız kazanç elde etmek isteyen insanların varlığını inkâr edemeyiz. Futbol sektörü haksız menfaat sağlamak isteyen insanların dikkatini çekmeye başladı son yıllarda.” demiştir. 

Velhasıl velkelam Allah doğrunun yar ve yardımcısı olsun.

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>