Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

AH CEMİL HOCAM...

Timur İnce yazdı...

 

SESLİ MAKALE 

 

Muhakkak insanoğlu doğan, yaşayan ve her canlı gibi sonuçta ölümle hayat evresi son bulan bir varlıktır. Ama bazı insanlar ardında iz bırakır giderken. Daha doğrusu derin bir sessizlik, sevgi ve saygınlık yuvası kurar geride. Görevi başında bulunduğu süre boyunca pek çok hastalığa teşhis koymuş, öğrenciler, akademisyenler yetiştirmiş, Allah'ın yardımı ve insanların gayretli araştırmalarıyla tedaviler yapmış önemli bir bilim insanı ve hekimi dün Koronavirüse kurban verdik.

 Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'nda bahsediyorum. O, derin sevgi ve saygıyı hakedenlerden biriydi. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi iç hastalıkları ana bilim dalı başkanı iken tanışmıştık. Yıl 2007, soğuk bir ocak ayıydı. Şehrin üzerini gri bir is kaplamış, tüm İstanbul bir katliam haberiyle çalkalanıyordu. Üzeri iki parça gazete ile kapatılmış, ayakkabısının altı delik Ermeni kökenli gazetecinin Şişli'de çalıştığı gazete önünde katledilmesi haberini veriyordu bütün televizyonlar…  

 Çapa hastanesi dahiliye bölümü 4'cü katındaki odasında, Hrant Dink'in katledildiği günün arifesinde bir şey sormak için uğramış “Hrant Malatyalıymış, senin hemşehrin demek” cümlesiyle söze başladığında ne denli üzüldüğü fark etmiştim. “Ne yazık öldürenler de benim hemşerilerim. Allah kahretsin. Trabzon'dan böyle adam çıkmaz!” sözcüklerini bir sitemle sıraladı. Ardından o meşhur gülümsemesi taştı dudakları arasından. “Bizim aramızda bir sıkıntı yok değil mi? Hani ben Trabzon sen Malatyalı olunca...” Karşılık aynı gülümseme ile “Yok, şimdilik her şey yolunda hocam” cevabını verdim. İlerleyen zamanlarda; samimiyetimiz daha da pekişti. Babacan halleri, yakınlığı, Prof. olduğu halde son derece mütevazı, herkesi kucaklayan insani tavırları sürekli ön plandaydı. Bir gün koridorun başında rastlamış, tam yanımdan geçerken “Plazma kanları bulabildin mi? diye sormuş, diğer yandan hızla koridorun ortalarında yer alan odasına doğru yürürken; ardından “arıyorum!” diyerek seslendiğimde; geriye doğru dönmüş “tamam, ben buldum! 5 dakika sonra çay demlenir, fincanını al gel, çayı içelim, beraber almaya gideriz!” dediğinde yaklaşık 20 m.  benden uzaklaşmıştı bile. Odanın kapısını anahtarla açarken “Florans Naytingel hastanesinde... Ben gelmezsem para alırlar senden. O yüzden beraber gideceğiz!” demişti.

 O günden sonra Cemil hocayla aramızda farklı bir diyaloğun geliştiği tarih kabul ettim. Çaydan sonra füme renkli Honda marka aracıyla yola çıkmıştık. Yolda şakayla karışık “Trabzonlular Kürtlerin deniz görmüş halidir” sözü de nezdimde patenti ilk Cemil hocaya aitti. Ve ilk ondan duymuştum bu İstanbul deyimini. Dönüşte yine bir hastasına çiçekçiden çiçek almak için durdu. Böbrek yetmezliğinden diyalize giren 18 yaşındaki genç bir kız hangi çiçekten hoşlanır sorusu üzerine her ne kadar aklıma ilk kırmızı gül gelmiş olsa da 3 plazma kan ile kocaman bir orkide ile arabanın arka koltuğunda hastaneye dönmüştük.

 Sonra Malatya-Trabzon konulu sohbetler çoğaldı da çoğaldı aramızda.

 Oğlu dün sosyal medya sayfasında babasını kaybettiği haberini açıklayınca; bir insan olarak Çapa'da beraber geçirdiğim 11 ay boyunca hemen her gün kısa da olsa aramızda meydana gelen diyaloglar tümden beynime hücum etti. Geçmiş güzel insanlarla güzeldir fakat o insanları kaybetmekte bir o kadar acı dolu.

 Türkiye'nin her alanında Cemil hocanın vefat haberi sonrası ne kadar üzüntü içinde olduklarını belirten yorumlar sıralanmıştı haberin altına. Demek ki Cemil hoca sadece bana iyi değil tüm mesleki tarihçesinde derin bir sevgi bırakmıştı insanların gönlünde.

 Aslında Cemil Hoca ile ilgili anlatacağım çok şey var. Hastanelere ve doktorlara bakış açımı ilk Cemil hoca sayesinde değiştiğini itiraf etmeliyim. Çünkü öncesinde Malatya'da doktorlar ücret almadıklarında hastalara yaptıkları köpek muamelesini en yakından bilenlerdenim. Ülkemizde ilk olarak bir hastasına Koronavirüsü teşhisini de o koydu. Teşhisi koyduğu gün mikrobu da almış ne yazık.

 Bugün dünyanın dört bir köşesine yayılan koronavirüsün de inşallah şifası bulunacaktır.

 Özelikle Cemil hocamız gibi zor yetişen bilim insanlarını kaybetmemek için bir an önce bu meçhul virüsün çaresi literatürlerce bulunur.

 Peki, şifasını kim bulacak? Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu ve değerli bilim kürsülerinin yetiştirdiği binlerce öğrenciden biri belki de.. O gayretli araştırmaları yapan insanları da o güzel insanların yetiştirdiğine inanıyorum.

 Tüm dünyanın koronavirüsün çaresini bulmak için seferber olduğu şu kritik süreçte popüler buluşun Türk tabip ve bilim adamlarına nasip olması tek temennimizdir. Neden olmasın? İtalya, ABD, İran ve Çin sahip oldukları teknolojiye rağmen koronavirüs ile mücadele edecek kültürleri bulamadı.

 Türkiye'nin son yıllarda silah, askeri teknoloji, siha-iha benzeri daha çok askeri malzeme, mühimmat, teçhizattaki üstün başarısını tıp alanında göstermesi için koronavirüsü bir fırsata çevirebilir. Sıfırlanmış faizler, evlerine kapanmış bütün dünya insanları, salgının ekonomik faturasını bir anda sabitlemeyi bizim topraklarımızdan çıkmış bilim insanlarının başaracağına saik duygularla inanmalıyız. Yapabiliriz.

 Avrupa'nın farklı ülkeleri her gün ana akım televizyonlarında yeni bir serum, aşı buldukları komplo teorilerini panik halindeki vatandaşlarıyla paylaşmaktan imtina etmedikleri gerçeğinin altında hala Avrupa'nın-Batı'nın üstünlüğünü başka milletlere kaptırmama gayreti var. Halbuki bu komplocular, salgının çaresini batı ve kapitalizmden medet bekliyormuş gibi davransalar da içten içe çareyi ‘sosyalist-komünist “Küba'dan” gelecek haberleri beklediklerini kimse inkar edemez. Batı emperyal milletinin üstün olduğu tezi Koronavirüs ile prestiji yerle bir olduğu... Bilim, yazılım, teknoloji, silah sanayide yıldızı hızla yükselen Türkiye, Hindistan, Küba, Pakistan gibi ülkelerin başarılı bilim insanlarının olduğu ve milyonlarca insanın hayatını kurtaracak aşıyı geliştirmek için çalıştıklarından emin olabilirsiniz.

 Ah Cemil Hocam...

 “Keşke!” demek çok geç ama Çin'in koronavirüs ile ilgili bilgileri bütün dünyayla paylaştığı şu günlerde aramızdan çekip gitmen daima bir eksiklik olarak kalacak. Koronavirüse karşı küresel bir dayanışmanın sergilendiği süreç içinde sende var olsaydın keşke. Dünyanın her yerinden yüze yakın bilimsel dergi, akademik topluluk, enstitü ve ilaç şirketinin bir taahhütname imzalayarak yeni tür koronavirüs COVID-19 ile ilgili yaptıkları bilimsel çalışmalarda Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu imzalı makaleleriniz dahil olsaydı. Olmadı, ömür vefa etmedi.

 Demiştim ya! Cemil Taşçıoğlu ile ilgili çok şey yazabilirim. Belki bir ağabeydi benim için. Belki bir dost, yada aile bireyine duymuş olduğum üzüntüyü duydum. Dilerim hakkınızı bizlere helal ettiniz. Şayet üzerinizde bir hakkımız varsa bizden yana helal olsun Hocam. Unutulmazsınız/unutmayacağız! O dönem sırf hasta kardeşimi mutlu etmek, moralini yüksek tutmak adına formaliteden bir doğum günü partisi düzenlemenizi nasıl unuturuz şimdi. Kaç doktor hastalarına yapar bunu. İçeri girdiğimde tam bir curcuna, göz kırpmıştın, pasta kesiyordunuz kardeşimle birlikte. Daha dün gibiydi. Ve ekibinden asistanlar, hemşire ve uzman  doktorlardan gelen alkışla birlikte kutlanan doğum günü hasta odasını mutlu anlara boğulması her şey Cemil Taşçıoğlu'nun rutin hasta ile diyaloglarından biriydi.

 İşte böyle bir hekim, böyle bir ağabey, merhametin genlerine işlediği gerçek bir bilim adamı, en önemlisi adam gibi bir adamı kaybettik. Cemil hoca hastane, doktor denildiğinden akla gelecek ilk kişidir. Ve bende böylesine iyi yürekli bir hocayı bu dünyada tanımaktan son derece gurur duyuyorum. 

 Bu ülkenin insanlarının sana, bilgine, tecrübene daha çok ihtiyacı vardı. Bu ülkenin sizin gibi bilim insanlarına ihtiyacı olacak.

67 yaşında koca bir çınar olarak kalacaksın Çapa'nın bahçesinde. Mekanın cennet olsun, Allah'tan rahmet, ailenize sabr-ı cemil niyaz ediyorum...

 (Rabbim, ülkemizi, kıymetli halkımızı bu beladan korusun!)

 

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Hasan

    03.04.2020 00:20:45

    NE MUTLU ARKASINDA BÖYLE GÜZEL SÖYLEMLER BIRAKANLARA... Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'na Allah rahmet eylesin. Ailesine ve sizlere de sabırlar diliyorum.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>