Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Ak Partinin Erdoğan'a seçim darbesi

 

 

Timur İnce yazdı...

(Sesli Makale)

31 Mart günü ülkemizde yerel bir seçim gerçekleşti.

“Zararın neresinden dönersen kardır” desturu yerine zararı görmezden gelip dahada üzerine gitmek başlı başına bir intihar olsa gerek. Türkiye'de aslolan siyasal konjuktör gün itibariyle “zararın neresinden dönersen kâr” felsefesini gerektiriyor ve özelikle AK Parti il-ilçe teşkilatları ile bir kısım vekil hatalarını kabul edip gerçeklerle yüzleşmiyorsa ortada duran sorunların bilançosunun daha da derinleşeceği aşikar.

2019 yerel seçimlerinde şunu öğrendik. Siyasi partilerin güç zehirlemesi yaşayabileceğini, toplumdan kopuk, anti birer oligarşik dönüşüme evrilebileceğini, şımarık davranan, sonsuza dek sürecek ‘yenilmezlik' özgüveni, ceketimizi koysak alırız ilhamsız ilhamından gelen totaliter davranışlar bir yığın olumsuz etkenleri beraberinde doğurabiliyormuş. Bu bazen vatandaşın en zıt tarafa oy vermesini sağladığı gibi... Nitekim AK Partinin geldiği durum bunu özetlemektedir.

17 yıllık Partinin iptidadil gücünün içinde bir kesim rantçı, kastçı, ihaleci, muhafazakar burjuvazist kalabalığın iyice gizlenip bu gün Partiyi içten içe kemirdiğini, bazı il ve ilçe teşkilatları ile bir çok milletvekili kendi egoist kimliklerini ve sevilmeyen, hatta nefret gören klik kişiliklerini Erdoğan'nın halk sevgisini kullanarak kapatmaya çalışmaları toplum içinde artık kabul edilemez absürt bir gürültüye dönüştüğünü daha önce ki yazılarımızda yazmıştık. Hem Erdoğan olmadan nefes alamayacak kadar çaresiz zavallı embesiller bunlar, hemde Erdoğan'nın etrafını kuşatmış, gerçek; “davamız” diyenleri zamanla nasılda parti ve Erdoğan'dan kopartarak kenara atan gözü dönmüş profesyonel çıkar bağımlıları...

Dönüşümü değişime çevrilme aşamasını engelleyen partinin kendi içinde ki faş paraller yani. Özeti ve gerçeği bu!

31 Mart bu yüzden çok önemliydi.

AK Parti içinde basenleri yağ bağlamış, kilosu artmış, göbeği öne fırlamış, cüzdanları cepleri, çantaları, bagajları dolmuş müteahhit tipolojisinde ki kangrenli kişiliklerin yönettiği teşkilatlar sinsice Erdoğan'a açık bir seçim darbesi yaptığı için ÖNEMLİ.

Özelikle Erdoğan ve kurmayları seçim sonuçları üzerinden <mesajı> aldılar mı bilmiyorum fakat parti tabanından yükselen isyanın, sitemin, öfkenin, doymak bilmeyen aç gözlülere duyulan nefretin tepki oy'una dönüştüğünü artık birilerinin fark etmesi gerektiği açısından çok ÖNEMLİ.

Çünkü halk unutuldu ve pahalı arabalara binen, gösteriş ve kibir abidelerine dönüşmüş ego sahibi yeni jakobencilerin parti içinde aniden ortaya çıkmasını millet bir türlü sindiremediği için bunlardan hesap sormak istedi diye ÖNEMLİ.

Özelikle son 3 yılda her eleştiriye düşmanlık eden, nasıl olsa AK Parti arkamızda, bu zevk sefa sonsuza kadar sürecek diyen bu kitle hem Erdoğan'ın hemde partinin siyasi lokasyonunu darmaduman ettiği gerçeğini daha ne kadar saklayabiliriz.
AK Partiyi yoksulların iktidar yaptığını lügatlarından kaldırdı bu kesim. CEO'lar, varlıklı iş adamları, holdingler değil varoş, köylü, işçi, Anadolu'lu, 28 Şubat mağdurları AK Partiyi AK parti yaptı. Siz manşetlerle gelmediniz yoksullar dağ gibi arkanızda durdu dedikçe, bunlar bölgelerinde kast sistemi kurmuş Erdoğan'ı ve AK Partiyi bitiriyor, halka küfrediyorlar-aşağılıyorlar diye haykırdıkça damgaladılar, düşman ilan ettiler, ötekileştirdirler. Medya gücü her şey demek değildir, yarın yine bu halka ihtiyaç duyarsınız, çünkü ezilmiş insanlar yanınızdaydı, marka giyen patronlar değil, 15 Temmuz'da sel olup sokaklara akan fakir fukara çocukları arkanızda durdu dedikçe birileri “susun bu söylediklerinizi reis duymasın!” diye tüm imkanlarını kullanmaktan çekinmeyenlere bir akıl parası olur belki sebebinden ötürü ÖNEMLİ!

Geldiğimiz noktayı sorarsanız gittikçe Erdoğan'ın etki alanını daraktıkları haricinde başka somut bir mesafe elde edilememiştir.

Anadolu'da ve büyük metropol kentlerimizde ki teşkilatlanmaların performansına baktığımızda bunları gördük. İster kabul edin ister etmemeye devam bu günkü AK Parti 2007 yıllı Partisi diyebilir miyiz? Teşkilatlar sistematik şekilde bilinçli olarak Erdoğan'ı devirmenin yolunu açmak için parti içinde seçim çalışmalarını boşladılar. “Nasıl olsa Erdoğan'ı halk seviyor, zaten oy verecekler, biz yine bir şekil yerimizde kalmaya devam ederiz” hazırcılığına alışmış bu parazitlerin partiyi getirdikler nokta: İstanbul, Ankara, Bolu, Adana, Mersin gibi illerin elden çıkmasıyla sonuçlanan verilere dönüştü 31 Mart...

Benim kentim Malatya'da da durum farklı değildi. Selahattin Gürkan harici kendilerine yakın isimleri dayatmaya kalkışanlar derhal kamuoyu başlatı. Erdoğan'ı bir şekil ikna edebilirlerdi. Ve Malatya'da 1.8 trilyon borç üzerine oturmayı, yine özgürce at koşturmayı hesaplayanlar oyunlarının Gürkan'la bozulacağını beklemiyordu. O gün şunu söyledim ben. 31 Mart seçimlerinde AK Parti Malatya'da iki isim gösterirse kazanır ancak. Birincisi Recep Tayip Erdoğan, diğeri Selahattin Gürkan. Bu gün iki isim harici Malatya'da AK Parti hangi adayı, hangi vekil, akademisyenle girerse girsin yüzden bin kaybedecekti. Gürkan kim tarafından ve nasıl programize edildiyse bilmiyorum ama en isabetli karardı. Çünkü jakobenci, Erdoğan'a seçim darbesi yapan, kastçıların tarafında olmayan bir isimdi Gürkan.

Dolayısıyla tüm bu genel olumsuz tablo realitesi özelikle küresel alanda olmak üzere içeride de mücadele gösteren Erdoğan'ı ciddi şekilde zora soktuğunu konuşmanın zamanı. Bence artık bunları konuşalım. Tembel, beceriksiz, donanımsız, ezberci, hazırcı, torpille tepeye indirilmiş, a'politik ellere emanet edilmiş teşkilatlar 31 Mart seçimlerinin bu duruma gelmesinin yegane sebepleridir. Teşkilatlar ve bazı vekiller herhangi bir öz sorgulamaya gitmeyecekleri için ülkemiz ve AK Parti içinde yeni krizlere hazır olmalıyız cümlesini de ‘sonuna' eklemek istiyorum.

Bir gülle bahar gelmediği gibi yalnız bir Erdoğan'la da tüm sorunlar çözülmüyor ki! Ne yapsın Erdoğan; skalanın altına inmiş teşkilatların arkasını mı toplasın, dış siyasete mi yetişsin, iç sorunların üstesinden mi gelsin. Yazık değil mi? Üstelik AK Parti içinde ki kastçıların Erdoğan'a darbesi Başkanlık sisteminden tutun, FETÖ'yle mücadele, ekonomik rapsodiler, Suriye meselesi, yerel politikalara kadar Erdoğan'ı sorgulanır hale getireceği de unutulmasın.

Bu gün Erdoğan'nın elinden metropol kentlerin çıkmasına sebep olanlar aynı şekil yarın Başkanlık sitemini tartışmaya açacak serüvenin alt yapısını da hazırlamıyor diyebilir miyiz?

Erdoğan'nın kendi partisinden operasyon yiyeceği mücadele ajandasında yer almıyordu. Doğal olarak tüm plan ve programının sekteye uğraması Erdoğan'nın önüne yeni ciddi ekstra sorunlar getirdi bu kez.

Komplike, gereksiz, siyaset dehasıyla örtüşmeyen kirli sorunlar...

En küçük bir yapıcı eleştiri ya da sağduyulu yaklaşımı “hain” demeye varan damgalamalarla örten bu güruhun yaptığı en önemli çalışma halk ile Erdoğan arasında sağlam yüksek duvarlar örmek oldu. İkincisi, halkın Erdoğan'a oy vermemesini sağlayan gizli illegal bu güruh sözde birde Ak parti sevdalısı. “Savunmayı” samimiyetten uzaklaştırıp rant sağladıkları sektöre dönüştürdüler. Her bir sorunun farkedilmesini ve çözümünü sinsice engelliyorlar.

Teşkilatlar baştan sona iyi bir temizlik geçirmezse sanırım Ak parti bu hız ve hazla pek ileriye gidemeyecek. Ve bu gün seçimde yaptıkları telafisiz hataları yine Erdoğan'la temizlemeye çalışıyorlar. Hiç bir idealleri olmayan ihtişam düşkünü davasız dava adamları bu kez Ekrem İmamoğlu'ndan mazbatayı alacağız gibi kıt açıklamalarla trolluk yapmaya devam edenler yarın neler yapar mazallah düşünmek istemiyorum.

Son olarak AK Parti'nin önündeki en büyük sorun içerde ki rantçı, müteahit, kastçı paralel örgüttür. Gerçekleri örtmek propaganda değildir. Sorunları perdelemek yeni ve daha büyük sorunlar doğurur. AK Parti kendisini hızla aşağı çeken bu yapıdan acilen derhal kurtulmayı denemiyorsa Özal'ın Anavatan'ı aha orda, dönüp uzun uzun bakabilirsiniz.



YORUMLAR

  1. Battalgazili

    22.04.2019 17:10:27

    Duygularımıza tercüman olmuşsunuz, eline yüreğine sağlık. Ak parti bir an önce bu menfaatçi sığırlardan kurtulmalıdır ama nasıl?

  2. Serpil

    20.04.2019 07:40:41

    Timur üstadın yazıları dikkat ederseniz yıllardır Malatya’da Malatya milletvekillerine muhalefettir. Bunu bu gün ilk kez yazmıyor. Daima diyor ak parti içinde ki çürükler. Ve bu gün bir daha hatırlatıyor bizlere. Teprik ediyor ve yeni yazılarını merakla bekliyoruz.

  3. Hasan

    19.04.2019 18:25:59

    Gürkan'a halk güveniyor. Ama yanlış yaparsa da halkın gözünden kaçmayacak bir gerçek de var. Ak Parti Malatya'da kazandıysa bu Selahattin Gürkan sayesinde oldu. Ama ilçelerde hata yapıldı bu gerçek de yadsınamaz bir gerçek

  4. Hikmet

    19.04.2019 18:20:31

    Tespitler açıklamalar ve gelecekte olabilecekler çok kapsamlı ele alınmış. Evet ileride başkanlık sistemine de el atılacaktır. Artık kimse ceketine güvenmesin. Pembe gözlükler vatandaş tarafından siyasilerin gözünden çıkarıldı ki bununda görülmemesi için bir engel yok. Halk kimin ne yaptığını biliyor ve yanlışları affetmiyor. Merak ediyorum acaba ilimizden CHP'ye altın tepside sunulan ilçelerin hesabı Erdoğan'a verildi mi?

  5. tolga şahin

    19.04.2019 16:13:30

    yazar Necdet Akboğa halk dili ile bu konunun bam teline ilk dokunan kişi oldu. akp kazandı ak parti kaybetti diyerek müthiş bir tesbit ve başlık attı. sanırım bundan cesaret alan diğer yazarlar da aynı konuya farklı biçim geitrdiler ve ele aldılar. bu güzel bir şey. malatyatime ailesi topluma çok şey veriyor anlaşılan. yazarı kutluyorum ama necdet beyi üç kat daha fazla kutluyorum. sesler yükseliyor sessizlik bitiyor. kral çıplak diyenler kazanacak. koyunlara çoban hükmedecek özgürlük gerek islamı bulacak. uyuşukluk anlamsız olacak hadi kalemler mürekkebiniz olayım

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>