Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Bazen Yetinmek Gerekir

Selma Karakaş Tutuş yazdı...

 

SESLİ MAKALE

Hayata, yaşamaya karşı ne şükrümüz var ne de sabrımız. Ya kendimizle barışık değiliz ya da sahip olduklarımızla yetinmeyi bilmiyoruz. Bu yetinememek bir sorun olarak görünse de aslında o soruna, bizler sebep olduk ki dış görünüşümüzde mükemmellik arayışına girdik. Sanki insanların gözüne estetik olarak hoş görünürsek her şey bitiyormuş gibi algıladık. Bu sebeple fiziksel olarak çok beğenilmiş olabilirsiniz fakat bilgeliğin ve samimiyetin değer gördüğü toplumda dış görünüş pek de rağbet görmemektedir. Bilakis çok güzel- çok yakışıklı olabilir böylece insanların gözüne hitap edebilirsiniz ama gönül teline dokunmayı beceremezsiniz! Bunun için az ile yetinmeyi bilip, sahip olduğunuz bedeninizi, zekanızla birleştirmeyi bilerek ruhunuzu doyurmalısınız, desem de maalesef çoğu kez bunu umursamayız ve çeşitli hastalıklarla adlandırılan, bedensel, fiziksel ve zihinsel olarak özrü olan kişilere engelli damgası vurmaktan geri durmayız. Lakin o bireylerin eğitim, iş ve sosyal hayatlarında başarılı olup engelleri aştığını gördüğümüzde şükürsüzlüğümüzden utanır; kin, nefret, kibir, ego, bürünmüş benliğimizi sorgulayarak kapıldığımız dünya şehvetinden uyanmamıza vesile olurlar. 

Engelli damgasıyla tabir ettiğimiz ama engeline rağmen halinden şikâyetçi olmayışıyla toplumu sorgulamaya teşvik eden o kişilerden biri de Kim Milyoner Olmak İster yarışmasına katılarak, solmayan gülümsemesiyle sevgi ve umut dolu bakışlarıyla farkındalığın alâsını öğreten Ümmü Gülsüm Genç'dir ve onu anmasak topluma, tarihe ve gençliğe ihanet etmiş oluruz. Nedeni soruyorsanız, nedenini sorgulamak bile şükre sebebiyet veriyorsa bunun üzerine konuşmamak bencilliktir, ahmaklıktır! Çünkü dört yaşında geçirdiği "ateşli hastalık" sonucunda konuşma kabiliyetini kaybeden ama gülümsemesinden, duyarlılığından, saygısından, sevgisinden bir gram eksiltmeyen Ümmü Gülsüm'ü gördük ya halimizden utanmadık değil. Hani bu aralar birilerinin şişirme medyası haline gelen Aleyna Tilki'leriniz, sosyal medya fenomenleriniz var, gençliğe kötü örnek olan. Kimisi sanattan, estetikten uzak şarkılarıyla birilerinin masasına meze olurken, kimisi sosyal medya üzerinden müstehcen yerlerini takipçilerine gösterir. Bizim genç kuşak da edep ve ahlaktan nasibini almamış kişileri örnek alır. Eğer birileri örnek alınacaksa, görüntü ve ses kirliliğine sebep olan kişileri değil de Ümmü Gülsüm gibi ufkumuzu aydınlatan kişiler örnek alınmalı.

 Niye mi? 

Çünkü katıldığı yarışma programında sorulara yazı tahtası aracılığıyla cevap verirken, doğru bildiği her soru karşısında şaşkınlığını gizleyemediği gibi o masum tavrıyla milyonların gönlünü fethetti. 250 TL'lik soruda "bazen yetinmek gerekir" diyerek 125 Tl ile yarışmadan çekildi. Dolayısıyla yarışma bitti ama Ümmü Gülsüm, üç kelimeye dünyaları sığdırdı. O, pozitif enerjinin başarıyla birleşmesinde ki manevi gücün, engel tanımadığını gösterdi. 

Oysa Kim Milyoner Olmak İster'in daha önceki bölümlerini izlediyseniz birçok kendi beğenmiş egoistlerin, programın başında yutamayacakları lokma büyüklüğünde hedefler belirlerken, diğer yanda eğitim ve iş hayatındaki dereceleri dile getirerek gösteri showlarından öteye gidemediklerini,  daha ilk soruda elenmeleriyle gördük. O zaman neymiş baylar, bayanlar egonuzun sarhoşluğuyla bir yere varamıyormuşsunuz. 

Bu yüzden davranış biçimimiz,  kişiliğimizi ve karakterimizi ön plana çıkarıyor. Saygı-sevgi çerçevesinde yetişen birey, kendini kimseden üstün görmediği için toplum tarafından sevilir. Buna ne engel ne menfaatler gölge düşürebilir. Bu örneği bize fazlasıyla yaşatan Ümmü Gülsüm ve onu bu değerler üzerine yetiştiren ailesini kutlamak gerekir ve bizler, beş duyu organımızı aktif halde kullanmamıza rağmen düşünce yoksunluğu yaşıyoruz.  Bedensel ve fiziksel bir engelimiz olmayabilir fakat bizler, halimizden şükredemeyen engelilerdeniz. 

Görmemize, duymamıza, konuşmamıza rağmen çoğumuz bu duyalara sahip olmayanların ya da farklı hastalıklarla savaşan kişilerin halini pek de umursamıyoruz.  Belki bizim herhangi bir engelimiz yok ama hayatımızı dünyevi işler üzerine tolere etmişiz. Sudan sebepleri biriktire biriktire olmayan dertler var ederek karamsarlığa zemin oluşturuyoruz. Bu da kalplerimizi mühürleten kibrimizin amortisi. Bu düşünceye sahip kişiler, bilgeliği ve başarıya dayalı soyut düşüncelerden acizdirler.  Genelde somut kaynaklara  odaklandıkları için hayatın zorluklarını elle tutulur, gözle görülür özelliklerle açıklarlar.  Dolayısıyla doğuştan veya daha sonradan farklı nedenlerden dolayı bedensel, fiziksel ve zihinsel engelli birine karşı değil duyarlı olabilmeyi aksine sahip olduğu hayata çemkirirler. 

Bundan ötürü engelli birinin başarısı  karşısında katranlaşmış beyinleriyle  iyiyi düşünmediklerinden,  özrü olan birini konuşmalarıyla rencide edecek alçaklar malesef ki var. Bunlardan biri de CHP'ye yakınlığıyla bilinen Tele1 ekranlarında yayınlanan "Gün Başlıyor" programını sunan Can Ataklı. Haddini aşan çirkin  sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Ümmü Gülsüm'ü hedef alarak konuşamayan bir yarışmacının başarısıyla ve gülüşüyle engelleri aşmasını  sindirememiş olsa gerek ki;  Erdoğan'ın  (izleyicinin tabiriyle) içimizi ısıtan, güzel gülüşlü kadını yani Ümmü Gülsüm'ü  sosyal medya üzerinden görüntülü arayarak tebrik etmesini kabullenemiyor.  Böyle kimseler iyi olan her şeye bir kulp bulacaklar ya Can Ataklı, kulpu ikiye katlayıp öyle sundu bizlere. Tebrik mesajıyla ilgili olarak toplumu kutuplaştırmaya götüren yorumuysa şöyle  "Cumhurbaşkanı, Ümmü Gülsüm Genç'i türbanlı olduğu için aradı." Can Ataklı'nın bu yorumu, sosyal medyada büyük tepkilere neden olmuşken ben de şunu söyleme gereği duyuyorum. Kişilikten bihaber Can Ataklı, gülen yüzüyle insanlığa örnek olup engellere rağmen Çevre Mühendisi olan bir yarışmacının üzerinden prim yapacak kadar zavallıdır. Çünkü her görüşten tüm Türkiyenin sevgisini kazanan Ümmü Gülsüm'ün başarısını kabullenememesinin yanında, böylesine küstahça yorum yapması gösteriyor ki gafleti gönül gözünü köreltmiş. Bu yüzden toplumu ayrıştırmaya çalışan zihniyetler, yerin dibine batsın ki yeryüzünde insanlık rahat etsin! 

Bu embesil şahsiyetleri, yerin dibine koyduğumuza göre şimdi de gel gelelim Cumhurbaşkanımızın, Ümmü Gülsüm'ü görüntülü arayıp hasbihal etmesine. Haber kanallarında bu manzarayı görenlerin kim bilir kaçı imrenmiştir Ümmü Gülsüm'e. Düşünsenize koskoca Cumhurbaşkanı sizi arayacak.  Ooo havanızdan geçilmez.  İhtiyacınız olmadığı halde her şeyi ikiye çarpıp öyle sıralarınız. Bir bakıma başınıza talih kuşu konmuş gibi hissedersiniz. Ego desen zaten tavan yapar bünyelerinizde, kaldıramazsınız. Dengesizleşir, patavatsızlaşırsınız. Fakat ne tuhaftır ki  Ümmü Gülsüm, bunların hiç birini yapmadı. Evet biraz heyecanlıydı, biraz şaşkın ama Erdoğan'ın "Benden arzun nedir?" sorusuna "Sağlığınız" diyerek bulunduğumuz dönemin menfaatçi insanlarına gözdağı verecek kadar yüreklidir. Belki bizim gibi konuşamıyor ama kağıt ve kalemle konuşmalara kısa ve öz cevaplar yazarak bir kelimeyle dünyaları anlatıyor. 

Bütün bunlara rağmen insan şöyle bir düşünüyor da bizim konuşma kabiliyetimiz var ama bunu söz sanatlarıyla bazen coştururken bazen de bir kelimeyle kalp kırarak, onarılmayacak yaralar açıyoruz.  Ağzımızdan çıkan sözü kulağımız duymuyormuşcasına gelişi güzel şappur şuppur konuşuruz. Konuşmanın dışında o bitmek bilmeyen isteklerimizin tetiklediği doyumsuz nefsimizle yetinmesini bilmeyiz. Hep daha fazlası diye diye vurdumduymaz bir toplum olduk. Ancak çevremizde, yarışmalar ve sosyal medya aracılığıyla herhangi bir engeli olmasına rağmen halinden memnun ve hayata sıkı sıkı bağlananları görünce halimizden utanırız.

O da bir kaç gün sürer, unutulup geçmişe katılınca şükürsüzlüğe, hoşnutsuzluğa tam gaz devam ederiz. Oysa Ümmü Gülsüm gibi nice birey varken, engeli olmayan bizler neyin tartışmasını yaşıyoruz ve sahip olduklarınızla yetinmeye var mısınız, desem kaçınız gönülden onaylarsınız bilmem ama engel tanımayan azimli insanları gördük ya siz söyleyin kim engelli?

  

Selma Karakaş Tutuş



YORUMLAR

  1. tek kelime ile harika bir yazı

    24.01.2020 15:10:40

    sayın selma hanım gerçekten çok kaliteli bir yazı olmuş. emeğinize sağlık. ümmü gülsüm belki de bir çok insana çok büyük ders verdi. inşallah ümmü gülsüm isteklerine kavuşur.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>