Murat ÇETİN
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

BEN BÖYLE GÖRDÜM, YA SİZ!..

Murat ÇETİN yazdı...

 

SESLİ MAKALE 

 

 

 D_49

Fotoğraflar, dile getirilemeyen birçok konuyu aynı anda anlatır. “Fotoğrafın dili” diye bir tabir de vardır, edebi hayatımızda. Ben, “Fotoğrafın dili” meselesini “Yorum” diyerek tasvir ederim. Fotoğrafta anlatılanları ve anlatılmak istenenleri tercüme etmek ise; ayrı bir sanattır. Bunun için bilgi, birikim ve vizyon sahibi olmak gerekir.

Bundan kat-ı nazar, dün bir fotoğrafa denk geldim. Fotoğraf karesine yansıyanları samimi bir şekilde ve bütün içtenliğimle görmek istedim. İnanın herhangi bir önyargıdan kendimi soyutlayarak bakmak istedim fotoğrafa. Haksız olanın ben, haklı olanın da onlar olmasını o kadar çok istiyorum ki; size anlatamam!

Şoför mahallinde, Hakan Kahtalı tarafından çekildiğine kani olduğum fotoğraftaki kişiler, sanki bana şöyle diyordu:

Hakan Kahtalı:Sanmayın kalplerimizin ayrı ayrı görüldüğüne. Gerçek dışarıdan görüldüğü gibi değildir. Hepimiz bu yolun yolcusuyuz!”.

Öznur Çalık: Siyasi ruh, cesedin rağmına daha genç ve daha zindedir. Bu can, bu bedende durdukça, şehrimizi yönetmeye namzetim. Zaten gördüğünüz gibi direksiyona en yakın olan da benim…

Ahmet Çakır: Bunca kavgadan sonra, bana tükenmişlik sendromu isnadında bulunanların rağmına, “Ben yoruldum hayat gelme üstüme..” parçasını dinlemiyorum. Işıldayan gözlerle, geleceğe ümitle bakıyorum…

Selahattin Gürkan: Merhum Akif'in dediği gibi “Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.” Sözünden yola çıkarak Anadolu'yu anayurt yapan bu şehir için, bu “kavga” burada bitmez…
 
Bülent Tüfenkci: Sinerjiye önem veren bir insanım. Onun için yanımda İhsan Koca, karşımda Ahmet Çakır ve onun yanında da Selahattin Gürkan başkanımız var. Biz demeyi severim!  “Ben”  diyenlerle ise arama mesafe koydum

İhsan Koca: Tam da “Uzun ince bir yoldaydım” parçasını okuyarak geldiğim yerde, “Yukarıdan aşağıdan yolun sonu görünüyor.” Türküsüyle mırıldanır buldum kendimi. Bu karede bulunan arkadaşların, himmetine talibim! Arkalarda bir yer de olsa, bana da bir statü versinler…

SEN ENVERİ MİSİN?
Düşünüyorum da, Enveri'i olduğunu iddia eden biri bana denk gelse, “Enveri benim, şiirim de, adım da, namım da çalındı” dese, ona yapacağım ilk teklif; Gerçek Enveri olduğunu kamuoyuyla paylaşmasıdır. Zira Enveri olduğunu iddia ettiği halde, bu gerçeği kamuoyunda saklayanlar; çakma Enveri'lerdir! Çünkü gerçek Enveri, hakkın hatırını âlî tutandır. “Evet hakkın hatırı âlîdir. Hiçbir hatıra feda edilmez. Kimin hatırı kırılırsa kırılsın, yalnız hak sağolsun.” düsturunu prensip edinendir.

NOT: Geçtiğimiz haftalarda “ŞAİRİN ÇALINDIĞINI DA GÖRDÜK!..” başlıklı yazımla ilgili yaptığım muhasebemdir.

NEŞTERİ VURURKEN, NARKOZU UNUTUYORUM

Bazen “Yaptığım yorumlar ve yazılarından dolayı, neden bu kadar feryat ediyorlar?” diye soranlara “Yaraya neşter vururken, narkoz vermeyi ihmal ediyorum galiba!” şeklinde cevap veriyorum…

 EĞİTİMİN NE HALDE OLDUĞUYLA İLGİLİ BİLGİNİZ VAR MI?

 Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 ya da bilinen adıyla “Koronavirüs Pandemisi”, ülkemizi ve ilimizi büyük oranda etkilemiş durumda. Sağlık başta olmak üzere; eğitim, ekonomi ve turizm dip yapmış durumda. Buna rağmen; şehrimizin yöneticilerinin sanki sadece “sağlık” konusunda sıkıntı varmış gibi, davranmalarını anlamış değilim.

Elbette her şeyin başı sağlıktır. Fakat sadece sağlık ile ilgili tedbir alıp gerisini bir tarafa atmanın akılla izah edilecek bir yanı yoktur. Sağlıktan sonra en önemli konu eğitim olmasına rağmen, yöneticilerin eğitim konusunda yaptıkları ciddi bir çalışma olmadığını düşünenlerdenim. Durum öyle bir hale gelmiş ki; parası olan, çocuğunu özel okula göndermekte ve yüz yüze eğitim almasını sağlamaktadır. Parası olmayan ise, evine internet dahi alamamaktadır. Bu durumun, müthiş bir eşitsizliğe sebep olacağı aşikardır. 

Yeri gelmişken, Milli Eğitim'in yeni eğitim üssü olan Eğitim Bilişim Ağı (EBA)'nın, birçok eksiğine rağmen, iyi bir uygulama olduğunu da belirtmek isterim. Fakat sistemi çalıştırmak için gerekli internet altyapısı maalesef rezil durumda. Malatya'da varlıklı insanların bulunduğu muhitlerde internet sıkıntısı pek yok. Fakat dar gelirli insanların yoğun olduğu yerlerde sıkıntı had safhada. Örneğin Fahri Kayahan, Tecde ve Bostanbaşı gibi yerler için internet başvurusu yaptığınız zaman, en fazla iki gün sonra bağlantınız yapılıyor. Taştepe, Hanımın Çiftliği veya Orduzu gibi yerlerde ise en erken 20 gün sonra bağlantınız yapılıyor. Hatta çoğu zaman çalışanlar evinize dahi gelmeden bağlantı talebinizi iptal edilebiliyor.

Bu durumda aklıma, “Kitabı bedava veren devlet, internetin parasını neden vermez?” gibi bir soru geliyor. Daha sonra da arka arkaya sorular sıralanıyor:

1-Bu şehrin mülki amirleri veya siyasileri bu konuda neler yaptı?

2-İnternet servis sağlayıcısı firmaların yetkilileri ile toplantılar yaptılar mı?

3-Sorunlu olan yerler için çözüm önerileri var mı?

4-Bağlantı problemi yaşayan vatandaş kimi nereye şikayet etmeli?

 Bu soruların cevaplarını bilen varsa beri gelsin. İnşallah yetkili birileri çıkar da bizi aydınlatır. 


150 MİLYONLUK YATIRIMA, ÇINAR İMZASI!
Yeşilyurt Belediyesinin yeni temelinin atıldığı yer, lokasyon olarak belki de Malatya'nın en değerli yerlerinden biri. Peki belediye binasının da içinde bulunduğu, yaklaşık 150 milyon civarındaki bu alan nasıl vatandaşa kazandırıldı? İşte bu sorunun cevabı, aldığım kulis bilgilerinde.

 Yeşilyurt belediye başkanı Mehmet Çınar, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'dan belediye binası yapmak için, yer talep ediyor. Yapılan talebe karşılık, Bakanlığın verdiği yer ise 10 dönüm. Mehmet Çınar, Bakan Kurum'dan 5 dönüm daha talep ediyor. Fakat bakanlık, bu talebe pek sıcak bakmıyor. Sivrice depremi sebebiyle, Malatya ve Elazığ arasında mekik dokuyan Murat Kurum, Malatya'da ilçe belediye başkanlarının da bulunduğu bir toplantıya iştirak ediyor. Bu arada, Bakan Kurum'un yorgunluğu da dikkatlerden kaçmıyor.

 Toplantıda belediye başkanları, teker teker söz alıyor. Her başkanın, kendine göre bir derdi ve talebi var. Sıra Yeşilyurt belediye başkanı Mehmet Çınar'a geldiğinde ise “Allah sizden razı olsun sayın Bakanım. Malatya ve Elazığ için yaptıklarınıza hepimiz şahidiz!” şeklinde bir cümle kuruyor. Murat Kurum ise “İyi de benden bir şey istemiyor musun?” diye cevap verince, Mehmet Çınar “Allah razı olsun. Daha ne isteyelim? Yalnızca müsaitseniz, size yeni yapacağımız belediye binasının yerini göstermek isteriz.” Şeklinde mukabelede bulunuyor. Amacı ise; nezihane, nazikane ve kavl-i leyyin ile Bakan beyden yeşil alan için bir beş dönüm daha alabilmek.

 Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Eylül ayında bu davete icabet ediyor. Yapılan ziyarette, Murat Kurum'un bir şey dikkatini çekiyor. Yapılan hizmet binasının olduğu yerde, yeşil alanın yetersizliği hemen göze çarpıyor. Başkan Mehmet Çınar'ın, daha önceki ısrarlarını da göz önünde bulunduran Bakan Kurum, derhal TOKİ'yi arıyor. Arazinin değeriyle alakalı bilgi alıyor. Sonuç olarak bu 35 dönüm arazi için, Mehmet Çınar'a hitaben “ Başkan bey, burası imara açılırsa yüksek binalar yaparlar. Senin elinden de alırlar. Biz en iyisi burayı Millet bahçesi yapalım” diyor. Sonuç olarak Mehmet Çınar'ın ilmi siyaseti, 150 milyonluk yatırımı, Yeşilyurt'a kazandırılmasına vesile oldu.

 Selam ve dua ile…

Fiemanillah…



YORUMLAR

  1. Ahmet Aygün

    15.10.2020 14:53:34

    Dilerim belediyenin boşaltacağı yüzakı bulvarındaki alan kamu yararı bir proje ile değerlendirilir.

  2. İsrafil Çatalkaya

    15.10.2020 14:53:07

    CARMUZU hangi belediyeye bağlıdır

  3. Arif Koyun

    15.10.2020 14:52:43

    Yapması gerekeni yapmış başkanın işi zaten

  4. Bedirhan Önal

    15.10.2020 14:52:01

    Artık büyük bina yapma dönemi bitmeli devlet artık, belediye SARAYI, adliye sarayı, vali konağı vb...gibi hizmet binalarını devasa yapmak yerine 7 gün 24 saat home office tarzi çalışma prensibine geçmeli...salgın artık bunu gösterdi..insanlar buna uyum sağlayabilir..böylece devlet büyük binaların sadece ısıtma ve sogutmasindan bile kara gecse devasa kar yapar...trafik hafifler,makam arabalarından kurtulur, araç için ihaleler yapılmaz vs

  5. mert44

    14.10.2020 16:58:27

    Sayın Editör, fotoğraftaki yüz ifadelerini güzel anlatmışsınız, tebrik ediyorum. Mehmet Çınar Başkanı bu davranışından dolayı kutluyorum. Mesele memleket meselesi olmalı.

  6. Resmin öbür yüzü

    14.10.2020 12:56:37

    5+1 fotoğrafda herkes yarım görünüyor! Aslında asrımızın bir vebası bu: Kimseyi tam olarak görememek yani tam olarak tanıyamamak;tam olarak tanınamamak. Yüzler maskeli hep bir perde koyuyorlar araya ya korunmak ya tanınmamak için. Kim neyi ne maksatla yapıyor bilemsekte bir beklentimiz bir talebimiz var. Lütfen atın artık şu maskeleri çıkarın görelim yüzünüzü...!

  7. Serkan Kahraman

    14.10.2020 11:33:05

    Fotoğraf yorumunuzu gayri ciddi bulduğumu belirtmekte beraber. Yeşilyurt belediye başkanı'nın memleketime kazandırdığı bu yatırımdan dolayı tebrik ederim.

  8. saliha

    14.10.2020 11:12:02

    Fotoğrafa bakınca Bülent TÜFENKÇİ nin asil duruşu, diğerlerinin de fotoda gözükme çabasını görüyorum.

  9. tezat var...

    14.10.2020 11:03:58

    bu haberi yaptığınız saatlerde başka bir haber sitesinde belediye başkalarının kavga ettiği haberi yer aldı..'Fotoğraf karesine yansıyanları samimi bir şekilde ve bütün içtenliğimle görmek istedim. İnanın herhangi bir önyargıdan kendimi soyutlayarak bakmak istedim fotoğrafa. Haksız olanın ben, haklı olanın da onlar olmasını o kadar çok istiyorum ki; size anlatamam!' cümleniz ne kadr da manidar. dakka bir gol bir...maalesef bu fotoğrafın anlattığı sizin de inanmadığınız ,.. arka taraftaki kavganın resmi...gözler yalan söylemez...gürkan çok gergin....en tatlı pozu öznur çalık vermiş en azından yüzü gülüyor. kahtalı şimdi kara kara düşünüyor dur acaba bu selfiyi çekmeseymişim. bir araba siyasetin ağır insanları aynı karede buluşmuşlarsa bu çok önemli...en rahatı Bülent tüfekçi ben lafa bakmam hizmete bakarım. ihsan kocanın işi zor . bu kadar büyük siyasetçileri idare etmek zor. çünkü fotoğraf ta zoraki bir poz verme olduğu bes belli...ihsan koca bir arıza çıkmadan miletveklleri belediye başkanlarını nasıl birbiriyle kavga etmeden olası bir seçime hazırlarım derdinde (bana bir yer verin derdinde değil burada size katılmıyorum.) Ahmet çakır her zamanki sakinliği fotoğrafa yansımış. bu karede eksik olan şey nedir ben sorsam. acaba nasıl yorum gelir...sonuç olarak keşke bu resimde göründüğü gibi her şey daha güzel olsa....(sevgili siyasetçiler ak partinin kalesi malatya . biz tayyip erdoğanı Allah için seviyoruz. lütfen samimi olun)

  10. Kınacı

    14.10.2020 10:57:31

    Benim merak ettiğim şey, bu resmin altını ne ile doldurdular? Yani kendilerini hizmetlerini hatırlatmak içinmi yoksa güç gösterisimi yapılıyor..(resmî yayınlayanı dahada merak ettim). Ayrıca iki veklin maskesi neden yok! Çıkarılan kanundan bi haberlermi?!Diğer konu Mehmet çınarın üslubu gerçekten anlamlı, akıllı biri olmalıki işini yapmayı sevdiği gibi yürütmeyide iyi biliyor gerçekten tebrik ediyorum daha fazla hizmet ve daha hayırlı işlere vesile olmasını temenni ediyorum...

  11. MustafaŞ.

    14.10.2020 10:50:28

    Mehmet Çınar'ı ben detebrik ediyorum.

  12. Yasemin

    13.10.2020 22:17:14

    Geçen gün annemle beraber bir güzellik merkezine gittik. E anne-kız olduğumuz için de yan yana oturalım dedik. Derken bir görevli bizi uyardı. Sosyal mesafeyi koruyun dedi. Tabi haklı görevini yapıyorsun dedim ama biz anne kızız olmaz bize bir şey dedik. Yabancı insanlarla mesafemizi koruduk. Derken içeriye polisler girdi ve bize ceza yazdı. Yan yana oturduk diye. Onlara da anne-kız olduğumuzu söyledik ama nafile... Şimdi bu fotoğraf da bu kadar vekil kaç dk. bu şekilde yolculuk etti? Ve bunu sosyal medyada paylaşmış. Ben de fotoğrafı bu boyutuyla inceledim. Sosyal mesafe sıfır. Biz annecimle yan yana oturduk sadece 8-9 dk. Ama ceza aldık. Tuhaf değil mi?

  13. Adem

    13.10.2020 20:47:17

    Sayın Çetin güzel bakmışsın fotoğrafa. Fotoğrafı ilk gördüğümde 'bundan iyi bi yazı malzemesi çıkar' diye düşünmüştüm. Sizde aynı düşünmüş olmalısınız ki güzelce yorumlamışsınız. Olaya bir farklılık katalım. Mesela bu kişiler cuma namazına birlikte gitseler (sayın Çalık hariç) hepsi birbirinden sağdan soldan önden arkadan en az 1,5 metre mesafede duracaklar. Burda hepsi yanyana. Fıkra gibi... Buradaki saf sıkışıklığı camidekinin beş katı. Şu pandemi tedbirleri aşırı abartılı bence. Bu sebeple okulların bir an önce açılması gerekiyor. Aksi halde eşitsizlik çok daha fazla olacak. Okullara az öğrenci gittiği için servis sayısı kısıtlı. 10 metrekare serviste 20-25 öğrenci var. 50 metrekare sınıfta 10-15 öğrenci var. Müthiş bir tezat hali.

  14. Neşe

    13.10.2020 19:08:26

    Ahmet Çakır maskesiz, hem nerde mesafe?

  15. Siyaset...

    13.10.2020 18:59:18

    Bindik bir alamete gidiyoruz ziyafete... :)

  16. Emre Kaya

    13.10.2020 18:41:33

    Malatya'da her zaman çevre yolunun altı ve üstü farklı hizmet gördü. Bu olay yeni değil ki Murat Bey. Çevreyolunun altı denilince hizmetler geri planda kaldı. Yukarıdaki çocuklar bütün imkanlardan faydalanırken alttaki çocuklar gerek eğitim gerek sosyal projelerden gerek sportif etkinliklerinden kısıtlı olarak yararlanabildiler. Burada kıyaslama yaparken yanlış anlaşılmak istemem. İmkanı olan tabi ki imkanlarını kullanacak en güzel eğitimi alacak. Vurgulamak istediğim hizmetin eşit şekilde dağıtılmıyor olması! Üstelik bu pandemi sürecinde aynı evde 3-4 öğrencisi olan aileler var. Onların da evlerinde bir tane telefon var. Canlı ders saatleri çakışıyor. Biri bir derse girebiliyor, diğeri diğer dersine girebilmek için uğraş veriyor. EBA çok kapsamlı evet ama internet yok. Her eve öğrenciye bedava internet naraları atıldı. Günü geldi verilen internetlerin canlı dersler için olmadığı anlaşıldı:) Gel gör ki; hayat yine adil değil! Adalet yok! İmkan yok! Ama devletimiz sağ olsun diyoruz değil mi? Sonuç itibarıyla ........Yolunu bekleyen çocuklar hemen Hoca'nın etrafını sararak düdüklerini istemişler. Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış. Ötekileri bağırmaya başlamışlar: ... Nasrettin Hoca — 'Parayı veren düdüğü çalar' demiş. Bu haftaki hikaye de böyle olsun. Evet parayı veren düdüğü çalıyor. Özel okula gidebiliyor. Peki diğer çocuklar? Ama zamanı geldiğinde bu çocuklar aynı sınava girecekler. Eşit şartta çalışmadıkları sınava eşit bir şekildeymiş gibi girecekler. Kaleminize yüreğinize sağlık...

  17. Mehmet Sinan Özdemir

    13.10.2020 18:33:05

    Yedik içtik inek gibi sistikUlu ilahimiza şükür bize böyle mevki verdi bütün kusurlarımızı saklatti ..Diyiyor görüntü

  18. Ali

    13.10.2020 18:30:16

    İhsan Koca tam da başını biraz öne uzatarak arada yer almak istiyor. Yorumunuz muhteşem. Koca'nın fotoğrafını aynen böyle okudum. Arada bana da yer vermezler mi? der gibi.

  19. Serap

    13.10.2020 18:28:58

    Bi selfi yapalım da millet bizi pazarda görsün. Haydi bakalım Erdoğan gelecek diye dur durak bilmeden çalışıyorlar. Bu aralar siyasilerimizi ve buna benzer pozlarını çokça göreceğiz.

  20. Volkan

    13.10.2020 18:27:05

    Tebrik ederim. İroni sanatını konuşturmuşsunuz. Belli ki Malatya'nın bütün siyasilerini çok yakından tanıyorsunuz. Tabiri caizse ciğerini biliyorsunuz. Yazınızın dikkatle okunması ve verilmek istenilen mesajların iyi anlaşılması çok önemli. Dikkat edilirse söylemek istediklerinizi farklı cümle ve yorumlarla anlatmışsınız. Leb demeden leblebiyi anlamak da biz okurlara düşmüş. Kaleminize sağlık.

  21. Kıvanç Yıldırım

    13.10.2020 18:26:57

    Büyük ve ihtişamlı belediye binaları yerine halka hitap eden projeler üretilmeli.Belediye emlak rayiş bedellerini çok yüksek tutuyor ve çok fazla emlak vergisi alıyor.Şahsımın bu konuda hiçbir sıkıntısı yoktur.Ama Malatya halkı bu konuda çok madur ve şikayetçi.Nerelerin arsa nerelerin arazi olcağına belediye karar vermemeli.Tarım bakanlığı veye Tarım İl müdürlüğünden görüş alınarak yapılmalı bu tespitler.Çınar başkanın bu konudaki duyarsızlığı bizleri fazlaca üzmektedir

  22. Mustafa

    13.10.2020 16:17:59

    Malatya iș aș hizmet bekliyor..deprem pandemi derken insanlar bitmiș durumda..her sey pahali..Allah sonumuzu iyi etsin

  23. Vahap

    13.10.2020 15:53:20

    Ders bir. Bir fotoğrafı okurken gözlere bakılır. Kim samimi kim değil, kim sahte, kim yalancı gözlerden anlaşılır. Şimdi tek tek gözlerine bakın ve okuyun lütfen. neyse ki maskeler gözleri kapatmıyor

  24. Ahmet

    13.10.2020 15:46:01

    Millet gider Mersin'e biz gideriz tersine de diyorlar. Fotoğrafı her boyutuyla iyi analiz etmişsiniz. Öte yandan Malatya'da eğitim pandemi zamanından önce de berbattı. Nasrettin Hoca misali hocam seni gençliğinde de bilirdik. Biz Malatya eğitimini pandemiden önce de bilirdik. Malatya'da işini hakkıyla yapan eğitimcileri tenzih ederek diyorum ki Malatya'da gerçek eğitimci sayısı bile YOK denecek kadar az. Her türlü ahlaksızlık var eğitimden başka. Başkan Çınar dürüst ve çalışkanlığı ile tanınıyor. Tebrikler Başkan Çınar. Kendisini Malatya Büyükşehir belediye başkanı olarak görmek de isterim.

  25. Orhan

    13.10.2020 15:29:54

    Mehmet çınar gerçekten çok iyi başardı o millet bahçesini.o akşam bende ordaydım.mehmet başkan çok iyi ikna etti bakanı.öznur hanımda bakanla güzelce konuşup son noktayı koydu,bu millet bahçesi malatyaya kazandırıldı.

  26. güldal

    13.10.2020 15:25:07

    fotoğrafı yanlış okumuşsunuz. bülent tüfenkçi ben diyenlerle arasına mesafe koyacaksa, malatyada en çok ben diyen selahattin gürkanla arasına mesafe koyması gerekirdi.

  27. Resim

    13.10.2020 15:04:31

    Murat çetin tükenmişliğin resmi ancak böyle izah edilebilirdi...Kendileride farkında olmalılar ki biraya gelmek mutlu insan resmî çizmek zorunda kalmışlar ... çok iyisiniz çok iyisiniz! Hizmetleriniz mükemmel!

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>