Necdet Akboğa
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Biz Ne Zaman Adam Oluruz?...

Necdet Akboğa yazdı...

Biz Ne Zaman Adam Oluruz?...

(Sesli Makale)

Tadı kalmadı Dünyanın. Tadını gözü doymayan insanlar bozdu, aç olanlar da onlara sırt verdi. Tok olanın ne kadar suçu varsa aç olanın da o kadar suçu var bu bozulan dünyada...

Bir mahallede, köyde zengin ile fakir aynı standartta yaşardı. Çocukları aynı giyinir, sokakta aynı oyunları oynar, aynı okula gider, aynı türküleri dinlerlerdi. Varlıklı olan cebini fakire karşı şişkin tutmaz, yaşamında farklı telden çalmazdı. Zengin ayrı sokakta, fakir ayrı semtte, fakir varoşta, zengin korunaklı sitede oturmazdı. Cuma gecesi karanlık çöktüğünde birbirlerine yemek götürür, komşunun yağı mı yok, tuzu mu eksik bilinirdi. Ramazan yardımları gece dağıtılırdı ki insanlar rencide olmasın. Veren el alan eli dışlamaz, aşağılamaz rızkın sahibi kendisiymiş gibi görmezdi. Fukara da bulunduğu konumu bilir, birinden aldığı yardımı kızara bozara kabul ederdi. Yani herkes kendi yardımını kendisi dağıtır,  aracı, komisyoncu tutmazdı.

Peki, ne oldu da bu toplumda dilenci toplum haline getirildi. Bunun bir dengesi yok muydu? Önce devlet başladı siyasi saiklerle dönüşüm ve dilenmeye... Sosyal dedi, dul dedi, yaşlı dedi, işsiz dedi, garip dedi, gureba dedi verdi de verdi..

Bunu yaparken neyin nasıl olacağını kimse hesaplamadı. Canı sıkılan sıkılma bilmeden, belediyelere, kaymakamlara, partilere, zenginlere, derneklere vakıflara hücum etti. Bir kapıdan alan öbür kapıya yöneldi. Onu gören de koştu. Biz olduk dilenci toplum. Ne yüz kaldı ne astar. Kayısı dibinde çürüdü işçi transferi için deplasmana çıktık. İnşaat sektörünü yabancıya kaptırdık. Karısı ölen adamlar yeni bir yuva kurmak için meledi, miyavladı ama bir eş bulamadı çünkü dul kalanın keyfi ağada yoktu.

Daha sonra bu alana hile, hurda, üçkâğıt, ahlaksızlık bulaştı. Veren el ile alan ele aracılık yapmak için derya deniz dernekler kuruldu. Büyük bir pasta var burada. Hayır, hasenat fatura yok fiş yok, al bu zekâtımı, fitremi, kurbanımı, adağımı sana zahmet fakire ver. Hay  hay olur baş göz üstüne zaten bizim işimiz bu abi Allah rızası için yapıyoruz dediler ve cukkaya indirdiler.

Şimdi bana doğuştan muhalif olanlar diyecekler ki; Akboğa yapma yine genelleme yapma, içinde iyileri de var öyle deme insaf et. Kabul, bu derneklerin % 90 ı dolandırıcı, üçkâğıtçı, hırsız, arsız, Allah ile aldatan, duygu arakçısı...

Türkiye'de tam 300 bin dernek var. Malatya'da 70 adet yardım derneği var. Bunlara belediyeler, vakıflar, kaymakamlıklar, sosyal yardımlaşmalar, hemşeri ve köy dernekleri dâhil değil ona göre düşünün.

Taktik FETO taktiği. Önce cemaat kurulur, ona bir ermiş bulunur, ermiş A takımını oluşturur, onlar saha çalışması yapıp taraftar toplar, sonra ek birimler oluşturulur, şirket tamam. Allah rızası A.Ş...

İyi niyetli, samimi hayırsever rolleri yapılıp, bu oluşumların arka bahçesi olan ve finansını sağlayan işler başlar. Bağışlar, yardımlar, kurban etleri, derileri, kermesler, paralar, zarflar derken tezgâh tamamlanır. Her cemaatin, her oluşumun mutlaka bir yardım derneği vardır. Buralar adeta kara para aklar gibi kaydı-kuydu olmayan toplanan paralardan güç ve saltanat devşirir. Bir yere sırtını dayamayan dernek varsa da, onlar da toplumda nüfuz elde eder. Dernek kimliği ile resmi kapılar açılır, siyasiler ziyaret eder, kurumda çalışıyorsa işe gitmez, yanına bir de müspet görünümlü bir hatun alınır, bu derneğin adının üstünde tepinmeler başlar.

Ne kadar iyiliksever bir millet olmuşuz be... Bu kadar veren verene ama yine de ortalık fukara dolu. Ne kadar yüzsüz olmuşuz be... Alıyoruz alıyoruz ama derdimiz bitmiyor. Ne kadar saf olmuşuz be... Bizim infak ettiklerimizin nereye gittiğini bir gün sorgulamıyoruz. Bir kaç fakire verilen paketin resmi, iki kare video yayınlayıp, işini gücünü bırakıp kendini insanlara feda eden ne iyilik melekleri varmış ta bizim haberimiz yok...

E vallahi de çalıyorlar, billahi de çalıyorlar. FETO bu dernekler ile insanların evine, gönlüne girme di mi? Şimdi aynı taktik aynı senaryo. Kızılay'a verelim de zekâtımızla şarap mı içsinler deniyordu. Bu söylemlerle derenin gevherini kendilerine çeviriyorlardı. Bir ceket parasına nasıl kurban alınıyor da benim adıma kesiliyor diye soran yok. Billboardlar, brandalar yardım derneklerinin ilanları ile doluyor. Bu kadar harcamayı yapan mübarek iyilik elçileri neden bu kadar masrafa girer de ortalığı reklam cennetine çevirirler düşünen oldu mu acaba?...

Malatya'da yüzlerce yardım kuruluşu var da, gurbette köy, mahalle, hemşeri dernekleri var da, gönderen gönderene de, neden bu kadar fukara bulduğu yere saldırıyor. Belediye ekmek büfelerinin önünde bedava ekmek dağıtılıyor, herkesin elinde banka kartı gibi kart var. Cihaza okutuluyor kredi kartı gibi. Kuyrukta olanlara baktım Rabbim sizi inandırsın en az yarısı sosyete tipli. Elinde üç bin liralık telefon, sırtında marka kıyafet ekmek kuyruğunda...

Bu milleti, bu insanları, bu toplumu kim, neden, niçin bu hale getirdi, getirmeye devam ediyor. Manevi duygularla yardımını Allah rızası için veren bu insanların parasına nasıl tenezzül edersiniz. Bir deniz feneri hadisesinde milyon dolarlar kayboldu. Bu işin büyük rantı var. Ben de yakın zamanda öğrendim sıkı durun.

Bir kişi camilere, Kur'an kurslarına, derneklere topladığı makbuzlu yardımın % 10 unu gider olarak kanunen alabilir. Asıl rant kermeste aslında. Bir kermesin gelirinin % 40 ını yine gider olarak düzenleyenler alabilir. Bahar geldi,  yine çadırlar kurulacak, yine çar-çaput, incik- boncuk, pasta- börek görücüye çıkacak... Yardım seven melekler iyilik kanatlarını açacak!...Malatya'da veya Türkiye'de dernekler, kanunlar ile ilgili her bilgiyi resmi olarak merak edenler, dernekler.gov.tr adresinden ulaşabilirler.

Adı dünyada bilinen yardım derneklerinin Malatya'da 5 yıldızlı otel kapattığını biliyorum. Bir organizasyona kendi adamlarına tam 10 kat fazla para ödeyenleri biliyorum. Kurban Bayramında keçi kadar, bir deri, bir kemik kalmış hasta büyükbaş hayvanları 7 kişi adına kesildiğini biliyoruz.

Yahu bu işler neden hep din iman üzerinden yürütülür. Neden bu kadar olay başımıza gelir de ders almayız. Neden kafamız birilerinin kirasında olur. Neden mutlak teslimiyet bayrağını peşin çekeriz. Neden Kur'an'ı dinlemeyiz “Hiç akıl etmez misiniz?” ayetini kendimize muhatap almayız. Neden duygularımız aklımızın hep önündedir. En yakınımıza senet yaparız da, din –iman bahsine hemen açık çek veririz. Neden bize şah damarından yakın olan Allah'a aracı tutarız. Neden bizim adımıza birilerine dua ettiririz. Neden kendi yardımlarımıza aracı, komisyoncu ararız. Neden özgür birey olmayız da ipi bir yere bağlarız. Neden yaratana rüşvet karşılığı pazarlığa yeltenir, ibadet ederiz. Neden cennetten başka hayal ve hedefimiz olmaz. Velev ki cennet olmasın, bu kadar mükemmeliyeti var eden güce şükran duyulmaz mı? Kulun kutsiyetini Allah'ın kutsiyetinin önünde tutarız da, bunu yine Allah adına yaptığımızı iddia ederiz. Allah bize yetmez mi? Neden anlımızın terine değil de, açılan avucumuzun merhametine düçar oluruz? Biz ne zaman adam oluruz. Bitti.

 



YORUMLAR

  1. tolga şahin

    19.03.2019 09:41:43

    bu nasıl adalet hani müslüman adildi. bak iktidar muhafazakların eline geçti ne oldu. adalet yok oldu. zina serbest oldu. yolsuzluk diz boyu. liyakat sıfır. heryer kan gölü şu dini çekin herşeyin içinden. imamlar 3600 göstergeyi hak edecek ne yaptı. diyanet kara kutu her sokakta imam hatip içi boş teneke iş-kur 6 aylık çalıştırır liste partiden. hani siz bir zamanlar şeriat getirecektiniz. işte sizin şeriatınız. bittiniz. bitirdiniz. sizinle olmaz başka kapıya bakıyor insanlar.

  2. Turan çakın

    12.03.2019 21:13:44

    Aslında az bile söylemiş din üzerinde ticaret yapan insanın dini yoktur.cunku din satıyor.sattigi dinin kendisinin olmayacağına göre.dinsizdir.allah ıslah eylesin bu toplumu

  3. Malik Sevinç

    11.03.2019 23:45:42

    Haklı olduğu birkaç ayrıntıyı acayip abartıp dalandirıp budaklandirıp anlatmişsin.Okurken gercekten sıkıldım.Kısaca demek istiyor hayir kurumları üzerinden sizi dolandirıyorlar.kimse sadaka ve yardımda bulunmasın.faturayı da caktirmadan hukümete yıkmak istiyor.öyle bir algı olusturmus.

  4. Hasan

    11.03.2019 20:45:16

    Bizim memlekette zenginler malına mal katıyor. Sigortalı çalışanlar dahi sosyal yardımlaşmadan yardım alabiliyor. Ancak gerçek mağdurlar yokluk içinde hakları yeniliyor. Dernekler oluşumlar zaten güvenilirliğini kaybetmiş durumda. Yardım edecekleri insanlar ihtiyaçları olduğu halde bin dereden su getiriyorlar. Ama yazıda geçtiği gibi şık giyinimli insanlar mağdur pozisyonu almış.

  5. tolga şahin

    11.03.2019 19:46:25

    oh be mükemmel bir yazı. şimdi birileri hoplayacak aman din elden gitti. komünist yazar,hükümeti hedef almış,algı yönetimi bilmem bir sürü kalıp ve cahil laflar gelecek biliyorum daha önce geldiği gibi.bu zamanda bu cesaretin yüreğinden öpüyorum. gözü dünyayı görmeyen, kitap okumayan, araştırmayan beyni pansiyon olanlara ben de bu yazıyı armağan ediyorum.iyiylik yapacaksan da kendin, kötülük yapacaksan da kendin ol demek istemiş. harika yazı. kürşet bey zaten özetlemiş

  6. Mahmut Kürşad Öndeş

    11.03.2019 19:11:46

    Benim hırsızım iyi seninki kötü demeden insanların kutsal değerlerini aracı yaparak kişisel çıkar elde etmeye çalışan kurum veya kuruluşlar malasef çoğunlukta. Masum ve iyi niyetli insanları kullanan varsa kendilerini de kullandıran birileri muhakkak vardır. Bu sebeple kendimizi kullandırmadan ve aracı kullanmadan ihtiyaç sahibi olan kişilere direk yardımda bulunmak toplumsal sorun haline gelen bu kötü niyetli kuruluşların sayısını azaltacaktır.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>